fa
Feedback
diraase

diraase

رفتن به کانال در Telegram

Hayatı Sana giden bir yol bildim.. O ne benim dileğimdir, ne hedefim olabilir ne de huzur bulduğum evim… • telegram ve youtube dışında sosyal medya kullanmıyorum. | youtube.com/@diraase

نمایش بیشتر
5 740
مشترکین
-324 ساعت
-177 روز
+3430 روز

در حال بارگیری داده...

جذب مشترکین
سپتامبر '26
سپتامبر '26
+169
در 9 کانال‌ها
اوت '26
+164
در 6 کانال‌ها
Get PRO
ژوئیه '26
+183
در 8 کانال‌ها
Get PRO
ژوئن '26
+133
در 5 کانال‌ها
Get PRO
مه '26
+234
در 13 کانال‌ها
Get PRO
آوریل '26
+476
در 12 کانال‌ها
Get PRO
مارس '26
+301
در 14 کانال‌ها
Get PRO
فوریه '26
+386
در 17 کانال‌ها
Get PRO
ژانویه '26
+254
در 15 کانال‌ها
Get PRO
دسامبر '25
+168
در 14 کانال‌ها
Get PRO
نوامبر '25
+179
در 14 کانال‌ها
Get PRO
اکتبر '25
+203
در 23 کانال‌ها
Get PRO
سپتامبر '25
+267
در 24 کانال‌ها
Get PRO
اوت '25
+296
در 15 کانال‌ها
Get PRO
ژوئیه '25
+221
در 31 کانال‌ها
Get PRO
ژوئن '25
+243
در 26 کانال‌ها
Get PRO
مه '25
+232
در 28 کانال‌ها
Get PRO
آوریل '25
+262
در 29 کانال‌ها
Get PRO
مارس '25
+503
در 37 کانال‌ها
Get PRO
فوریه '25
+310
در 26 کانال‌ها
Get PRO
ژانویه '25
+273
در 25 کانال‌ها
Get PRO
دسامبر '24
+414
در 29 کانال‌ها
Get PRO
نوامبر '24
+304
در 19 کانال‌ها
Get PRO
اکتبر '24
+420
در 17 کانال‌ها
Get PRO
سپتامبر '24
+290
در 28 کانال‌ها
Get PRO
اوت '24
+475
در 28 کانال‌ها
Get PRO
ژوئیه '24
+340
در 21 کانال‌ها
Get PRO
ژوئن '24
+283
در 24 کانال‌ها
Get PRO
مه '24
+389
در 24 کانال‌ها
Get PRO
آوریل '24
+319
در 15 کانال‌ها
Get PRO
مارس '24
+380
در 24 کانال‌ها
Get PRO
فوریه '24
+277
در 13 کانال‌ها
Get PRO
ژانویه '24
+273
در 7 کانال‌ها
Get PRO
دسامبر '23
+629
در 2 کانال‌ها
تاریخ
رشد مشترکین
اشارات
کانال‌ها
29 سپتامبر+8
28 سپتامبر+4
27 سپتامبر+3
26 سپتامبر+2
25 سپتامبر+3
24 سپتامبر+9
23 سپتامبر+3
22 سپتامبر+4
21 سپتامبر+4
20 سپتامبر+4
19 سپتامبر+6
18 سپتامبر+5
17 سپتامبر+3
16 سپتامبر+9
15 سپتامبر+5
14 سپتامبر+6
13 سپتامبر+9
12 سپتامبر+2
11 سپتامبر+10
10 سپتامبر+9
09 سپتامبر+8
08 سپتامبر+8
07 سپتامبر+6
06 سپتامبر+7
05 سپتامبر+12
04 سپتامبر+5
03 سپتامبر+9
02 سپتامبر+5
01 سپتامبر+1
پست‌های کانال
Eğer okuduğun her âyette muhâtabın ‘sen’ olduğunu hissedersen, Kur’ân’ın sen hissetmeden seni değiştirdiğini fark edersin.
Eğer okuduğun her âyette muhâtabın ‘sen’ olduğunu hissedersen, Kur’ân’ın sen hissetmeden seni değiştirdiğini fark edersin.

2
«De ki: Pis olan ile temiz olan bir olmaz. Velev ki pis olan(lar)ın çokluğu senin hoşuna gitse bile. Ey akıl sâhipleri, Allah’a karşı takvâlı olun ki, kurtuluşa eresiniz.» Mâide: 100
503
3
Evinden sıklıkla çıkan kadın, zamanla: •Hicâbında/tesettüründe gerilemeye başlar. Bunun nedeni; erkekleri çok görmesinin, kadını süsünü ve güzelliğini gösterme arzusuna itmesidir. Gizlilik, gizlenmeyi ve hayâyı daha da sevdirdiği gibi; göz önünde olmak da dikkat çekmeyi ve beğenilmeyi kalbe daha sevimli gösterir. Böylece dış kıyafeti, esâsında kadının hayâsına göre şekillenir. •İffetini muhâfaza etme gayretinin (kıskançlığının) azaldığını fark eder. Zira yabancı erkekleri sürekli görmek, onlarla bir arada -ihtilât ortamında- bulunmak ve onlarla iletişim kurmak; iffetine karşı olan hırsın zayıflamasına, kendisini korumaya karşı kıskançlığının azalmasına sebep olur. •Önceden hayâ ettiği pek çok şeye karşı utanç duygusunu kaybetmeye başlar. Dışarıdaki duruşunu ciddi ve vakûr kılmaktan ödün vermek, erkeklerle konuşmaya karşı çekingenliğini yitirmek gibi durumlar buna örnektir. •Kadınsı fıtratın, hanımefendiliğin ve kadınlığın zarâfetini; erkeksi -kaba- tavır, rahat ve laubali karakter alır. Zira kadının eve bağlılığının onun hanımlığını ve zarifliğini koruduğu, nisâî mizâcını ve kadınsal yönünü beslediği inkâr edilemez bir hakîkattir. •İbâdetinde -hâssaten namaz- ve tahâretindeki hassasiyeti zayıflar. •Kadın dışarı çıkmayı artırdığında, zamanla kendisinde güzelliğini gösterme, erkekler tarafından beğenilme eğilimi doğar. Hâlbuki belki de bu düşüncelerden uzak, afîfe bir kız/kadınken, sürekli dışarıda bulunması onu erkeklerin bakışlarından hoşlanan, bunu arayan ve kasteden bir kişiye dönüştürür. Müslüman bir kadının kalbinin bu ahlâka evrilmesi -Allah’a sığınırız- onun çöküşünün başlangıcıdır.. İşte bu yüzden, yarattığını en iyi bilen ve yarattığının salâhını -sâlihliğine yardımcı olacak olanı- da en iyi bilen Allah tebârake ve teâlâ, Mü’min kadınlara şöyle buyurdu: «Evlerinizde kalın / karâr kılın / vakârla oturun..» Ve âyeti kalplere dokunan şu hitapla hitâma erdirmiştir: «Allah sizden, sadece günâhı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.» Azîm ve Alîm olan Allah, muhakkak ki doğru söyledi.
1 549
4
Ev, sâliha kadının göz bebeğidir. Sekînetidir, huzurudur, emânıdır. Onu huzursuz edecek şeylerden kalbini koruyan meskenidir.
Ev, sâliha kadının göz bebeğidir. Sekînetidir, huzurudur, emânıdır. Onu huzursuz edecek şeylerden kalbini koruyan meskenidir. Her türlü fitneden ve masiyetten nefsini selâmette kılan emniyet yeridir. Ev, kadının kadınlık rûhunu besler. Onun fıtratını muhâfaza eder. Onda kalmayı çoğaltmak kadının hayâsını artırır, dînine bağlılığını güçlendirir, ibâdetlerinin lezzetini büyütür, setrini/tesettürünü en güzel hâle getirir. Zira bu, her şeyden önce emredilen ilâhî buyruğa itaattir, böylece ibâdettir. Bunu ihtisâb eden kadın bunda benzersiz bir taat lezzeti bulur ve evinde geçirdiği zamanla mutlu olur. Evde karâr kılmak ve eve bağlılığı sevmek, afîfe ve sâliha kadının vasıflarından biridir.
1 427
5
تراويح ليلة ٣ من رمضان الماضي..
1 291
6
Faydalı ilmi unutmanın veya onunla amelî olarak faydalanamamanın sebeplerinden biri; faydasız şeylere vakit harcamak, gereksiz işlerle ve alâkanın bulunmadığı kişilerle oyalanmaktır. Şunu tecrübe ettim ki, dünyâ veya âhirette kişiye faydası olmayan şeylere biraz bile zaman ayırmak, faydalı olan kazanımların da elden kaybolmasına sebebiyet veriyor.. Nimetlerin korunması, ancak onları hak ettiği yere koymakla mümkündür.
1 309
7
Nasihati başkalarına fayda veren kimseyi görürsen bil ki o, nasihatini kardeşinden önce kendi nefsine veriyordur. Başkalarından çok nefsine vâiz olan kimsenin öğüdünde, Allah bereket var eder ve sözlerini insanların kalplerinde tesirli kılar.
1 257
8
« Kadın kapıları üst üste, sıkıca kapattı ve çirkin bir günâhı işlemek için “haydi gel” dedi. O ise hemen kapıya doğru kaçtı.
« Kadın kapıları üst üste, sıkıca kapattı ve çirkin bir günâhı işlemek için “haydi gel” dedi. O ise hemen kapıya doğru kaçtı. Yûsuf aleyhisselâm, kapalı olduğu hâlde kapıya koştu, hâlbuki biliyordu ki kapı ‘kapalı’ydı! İşte bu, Allah dostlarının yakînidir (sarsılmaz îmânı).. Onlar, mümkün olan bütün her şeyi yaparlar, mevcut tüm imkânları ortaya koymaya çalışırlar. Güçlerinin yettiği son noktaya ulaştıklarında ise, Allah’ın yardımı ve ferahlığı gelir.. Demek ki ne olursa olsun, harekete geçmek gerekir. Hâlin nasıl olursa olsun, güç yetirebileceğin şeyler ne olursa olsun.. Ayağını yere vur. Allah, bu sözü hastalıktan bitkin düşen Eyyûb’e söylüyor. Hurma ağacını silkele. Allah, bu sözü yeni doğum yapmış ve hâlsiz düşmüş olan Meryem’e söylüyor. Asânla denize vur. Allah, bu sözü Mûsâ’ya söylüyor. Hâlbuki bir asâ koca bir denize ne yapsın?! Târih de hayât da bu örneklerle doludur. Öyleyse sen de ayağını yere vur, hurma ağacını silkele ve o kapıya koş... » Dr. Murdî el-Anezî
1 513
9
• Selefin düşüncelere ve hatırda (nefiste) dönen fikirlere verdiği önem Ebû Hafs rahimehullah dedi ki: “Her kim fiillerini/ya
• Selefin düşüncelere ve hatırda (nefiste) dönen fikirlere verdiği önem Ebû Hafs rahimehullah dedi ki: “Her kim fiillerini/yaptıklarını ve hâllerini/duygularını, 'her ân' Kur’ân ve Sünnet ile tartmaz ve aklına gelen düşüncelerini hesâba çekip suçlu bulmazsa, onu 'adamlar' (sâdık kullar) divânına kaydetme.” el-Hilye (Tehzîbi) 3/351
1 471
10
الصادق هو الذي لا يبالي لو خرج كل قدر له في قلوب الخلق من أجل صلاح قلبه. الحارث المحاسبي | بستان العارفين للنووي ٢٨/١ Sâdık o kimsedir ki, kendi kalbinin salâhı (sağlığı, düzgünlüğü) için insanların kalplerinde olan tüm değerinin yok olmasını umursamaz. Hâris el-Muhâsibî | Bustânu’l-Ârifîn 1/28
1 324
11
«O gün ki Allah, Nebî’yi ve Onunla birlikte îmân edenleri utandırmayacaktır. Onların nûrları önlerinden ve sağlarından aydınlatıp gider de, “Ey Rabbimiz! Nûrumuzu bizim için tamama erdir (de bizi Cennetine girdir), ve bizi bağışla; çünkü Sen her şeye kâdirsin” derler.» Tahrîm: 8
1 272
12
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, «atın vurulur/kesilir» derken at kelimesini “hısân, hayl, feres” gibi genel bir kelimeyle değil, “soylu, asil, hızlı at” demek olan “cevâd” kelimesiyle ifâde etmiştir. Sanki O -aleyhissalâtu vesselâm-, şöyle demek ister gibidir; Allah yolunda, sahip olduğun şeylerin en güzelini, en kıymetlisini, nefse en sevgilisini fedâ edersin. Hadisleri aslî nasstan okumak işte bu gibi incelikler nedeniyle önemlidir. İlim talebesinin Arap dilindeki incelikleri ve derinlikleri incelemesi onun şerîate bakış açısını, fehm ve fıkhını/anlayışını, aklını ve basîretini genişletecek en büyük nedenlerden biridir.
1 343
13
Sa’d bin Ebî Vakkâs radıyallâhu anh’dan rivâyetle: Bir adam, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize namaz kıldırırken sa
Sa’d bin Ebî Vakkâs radıyallâhu anh’dan rivâyetle: Bir adam, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize namaz kıldırırken safa geldi. Safa girince şöyle dedi: “Allah’ım, bana sâlih kullarına verdiğin şeylerin en fazîletlisini ver.” Nebî sallallahu aleyhi ve sellem namazı bitirince: «Az önce konuşan kimdi?» diye sordu. Adam: “Bendim ey Allah’ın Rasûlü” dedi. Bunun üzerine aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurdu: «O takdirde (duânın karşılığı olarak), atın vurulup öldürülür ve sen de Allah yolunda şehîd edilirsin.» «اللَّهُمَّ آتِنِي أَفْضَلَ مَا تُؤْتِي عِبَادَكَ الصَّالِحِينَ» «Allah’ım, bana sâlih kullarına verdiğin şeylerin en fazîletlisini ver.» [Sahîhi İbn Hibbân 4640] #dualar
1 545
14
Kehf Sûresindeki bu çalışmayı faydalı buluyor musunuz?
1 306
15
Sûrenin 24. âyetindeki (يَهْدِيَنِ - yehdiyeni) kelimesinde nûn harfinin harekesi uzatmadan okunur; kesradan sonra ي-ye harfi
Sûrenin 24. âyetindeki (يَهْدِيَنِ - yehdiyeni) kelimesinde nûn harfinin harekesi uzatmadan okunur; kesradan sonra ي-ye harfi yoktur, bu nedenle ‘yehdiyenîî’ şeklinde değil “yehdiyeni” şeklinde okunması doğrudur. #kehfsuresi
1 320
16
Kehf Sûresinin 19. âyetindeki (بِوَرِقِكُمْ - biveriqikum) kelimesinin doğru telaffuzu bu şekildedir; vâv harfi yumuşak ve in
Kehf Sûresinin 19. âyetindeki (بِوَرِقِكُمْ - biveriqikum) kelimesinin doğru telaffuzu bu şekildedir; vâv harfi yumuşak ve ince bir harftir, bu nedenle kelime “bi[va]riqikum” şeklinde değil “bi[ve]riqikum” şeklinde okunur. #kehfsuresi
1 358
17
« {İbâdeti yalnız Sana ederiz ve yardımı yalnız Senden dileriz} âyetini gerçekten yaşayan ve bu iki esâsı hakkıyla yerine getiren kimseye gelince; Hak üzere olan her -sâlih- insan ona ünsiyet/yakınlık duyar, onunla huzur bulur. Her günâhkâr kimse ise ondan ürker ve çekinir. O, düştüğü her yere fayda getiren bereketli bir yağmur gibidir. Yaprakları hiç dökülmeyen, her şeyi, hattâ dikenleri bile faydalı olan hurma ağacı gibidir.. Bu benzetme (dikenlerinin faydalı oluşu); onun, Allah’ın emrine karşı gelenlere karşı sertliğinin ve Allah’ın harâmları çiğnendiğinde öfkesinin tecelli ettiği yerdir. O, sadece Allah içindir, sadece Allah iledir ve Allah ile beraberdir. O, aradan bütün yaratılmışları çıkarıp yalnızca Allah ile ünsiyet/bağlılık kurmuş; insanlarla beraberken de kendi nefsini (egosunu) yok sayarak onlarla beraber olmuştur. Bilakis o Allah ile olduğu zaman artık O’nunla arasında hiçbir yaratılmışı bırakmaz, herkesten bütünüyle sıyrılır. O’nun kulları ile olduğunda ise, kendi nefsinden (şahsî çıkarları ve bencilliğinden) sıyrılır ve nefsini terk eder. Heyhât! İnsanlar arasında o ne kadar da gariptir! Ve onlardan yana yalnızlığı ne kadar da şiddetlidir. Fakat onun Allah ile olan ünsiyeti (huzuru ve bağı), O’nunla bulduğu sevinci, O’nunla bulduğu tatmin ve O’nda bulduğu dinginlik ve sekînet ne kadar da büyüktür! Her dâim yardım dilenecek yalnız Allah’tır. Ve tasalar karşısında güvenilip dayanılacak da yine yalnız O’dur. » İbnu’l-Kayyim | Medâricu’s-Sâlikîn 1/139
1 860
18
مدارج السالكين ١/‏١٣٩
مدارج السالكين ١/‏١٣٩
1 505
19
إذا طالت أحزانك فعليك بالصبر والصلاة. ابن عثيمين رحمه الله Hüzünlerin uzarsa, sana düşen sabra ve namaza sarılmandır. İbn Useymîn rahimehullah
1 638
20
تسجيل جديد 221.m4a
1 620