❇️: Konu, bedeni güçlendirmek hakkında.
“Ben halsizim, ne yapmalıyım?
Sabahtan akşama kadar et yesem yine de halsizliğim geçmiyor.”
Bir kişinin halsizliğinin kökü ne olabilir?
Nelerden kaynaklanabilir?
🧕: Öncelikle halsizliğin iştahsızlıktan mı kaynaklandığına bakmalıyız... Çok fazla yiyecek tüketmekten mi... Kansızlıktan mı... Vücutta toksin birikiminden mi?
Bir şok mu yaşanmış?
Mizaç bozukluğu mu var?
Yoksa kişi ağır fiziksel faaliyetler mi yapıyor?
❇️: Güzel.
Halsizliğin birkaç çeşidi vardır.
Bunlardan biri beyin zayıflığıdır.
Bu durum; hafızanın zayıflaması, duyuların yavaşlaması ve zihinsel becerilerin gerektiği gibi kullanılamamasıyla kendini gösterir.
Genel olarak bir organın sağlıklı mı yoksa zayıf mı olduğunu anlamak istiyorsanız, o organın yapması gereken görevleri doğru şekilde yapıp yapmadığına bakın.
🧕: Hocam, sıcaklıktan dolayı da beyin zayıflayabilir mi?
❇️: Güneş başına vurduğunda düşünebiliyor musun?
Sinirlerin yerinde kalıyor mu?
Akıl ve dikkatin yerinde oluyor mu?
İster sıcaklık ister soğukluk olsun, fazlalık ve aşırılık hastalıktır.
Bir öğrenci, zihinsel gücünü artırmak amacıyla bir süre günlük bol miktarda buhur, ak günlük ve sıcak özellikli şeyler tüketmişti.
Sonunda beyni durmuştu, hastalanmıştı.
❇️: Bugün koronavirüs geçiren ve hafızasının kalmadığını söyleyen insanlara bakın.
Aşırı hararetle birlikte meydana gelen zayıflık nedeniyle beyin adeta işlevini kaybediyor.
İnsan sanki yılan tarafından sokulmuş gibi oluyor.
Hem sıcaklığı var...
Hem de halsiz.
Yılan sokmuş bir insan canlı ve dinç olur mu, yoksa halsiz mi olur?
Üşür mü, yoksa içi yanar mı?
Öyleyse birini halsiz gördüğünüzde, hemen “balgamı yükselmiştir, şu müncizatı verelim, şu müshili kullanalım” demeyin.
Halsizliğin birçok farklı sebebi olabilir.
❇️: Peki...
Günümüzde halsizliğin en temel sebeplerinden biri hareketsizliktir.
Bir insan gün içerisinde bir kilometre bile yürümüyorsa ve bedenini çalıştırmıyorsa, bedende zayıflık meydana gelir.
Canı yoktur.
Gücü yoktur.
Çünkü bedenini kullanmamıştır.
Bir bilim insanının 60 yaşındaki beyninin, sıradan bir insanın beyniyle aynı olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Asla.
Çünkü o insan beynini sürekli çalıştırmış ve güçlendirmiştir.
Günümüzde insanların yaşadığı halsizliğin temel meselesi de budur:
Bedeni çalıştırmamak.
Makineleşmiş yaşam tarzı herkesi mahvetti.
Kadın evde hiçbir iş yapmıyor.
Bulaşık makinesi de istiyor...
Evde yapılabilecek iki dakikalık hareketi bile bırakıp Instagram'ın başına geçiyor.
❇️: Bir diğer sebep ise gıdaların besleyiciliğinin azalmasıdır.
Hormonal tavukları, ev tavuğunun ve doğal etin yerine koyduk.
Eskilerin sahip olduğu güç ve dayanıklılığa sahip olabilir miyiz?
Bütün bitkiler, meyveler, baklagiller ve diğer gıdalar...
Gübre ve ilaçlarla, yapay yöntemlerle yetiştiriliyor.
Peki günümüz insanlarının en büyük hastalığı nedir?
Genel halsizlik ve güçsüzlük.
İnsanların bugün en büyük derdi nedir?
Söyleyin, dinliyorum.
🧕: Halsizlik.
❇️: Hepiniz “halsizlik” deyin.
Halsizlik.
Günümüzde bu kadar çok kan alma (fasd), hacamat ve sülük tedavisi yapılabilir mi?
🧕: Hayır.
❇️: “Yılda birkaç kez mutlaka hacamat yaptırın” gibi söylenen bu uygulamaların aklî ve mantıksal bir dayanağı yoktur.
Hayır.
Hacamat bir tedavi yöntemidir ve bir hastalığı gidermek amacıyla yapılır.
Hasta olan kişi, durumuna göre hacamat yaptırabilir.
Bakın; fasd, hacamat ve sülük üç ayrı tedavi uygulamasıdır.
Bunlar hasta kişiler için, onların özel durumlarına göre uygulanır.
Hekim, hastanın bunlardan hangisine ihtiyacı olduğunu teşhis eder.
“Kim geldiyse hacamat yapalım...
Fasd yapalım...
Sülük koyalım...” şeklinde olmaz.
Her insanın durumuna göre bu uygulamaların gerekip gerekmediğine hekim karar verir.
Kişinin bu işlemler için uygun şartlara sahip olup olmadığını belirlemek de halkın kendi işi değil, hekimin işidir.
Hacamat, fasd ve sülük; tedavi amacıyla uygulanan yöntemlerdir.
Her sağlıklı insana rutin olarak uygulanmaz.
Allah'ım, Muhammed'e ve Muhammed'in Ehl-i Beyt'ine salat ve selam eyle.
✍️ Asel Kahtan