ES-SUNNE
رفتن به کانال در Telegram
نمایش بیشتر
کشور مشخص نشده استدسته بندی مشخص نشده است
600
مشترکین
-524 ساعت
-97 روز
-2530 روز
آرشیو پست ها
600
🧕Ey Kızım.. Rabbine giden yol
🎀3. Bölüm5️⃣
💝Allah Sevgisinin Alâmetleri ve Bu Sevginin Korunması
🪷Ey gönlümün çiçeği...
🎀Allah sevgisi, kalpte gizli kalan bir iddia değildir.
🎀Onun alâmetleri vardır.
🎀Meyveleri vardır.
🎀Eseri, kulun diliyle, kalbiyle ve amelleriyle ortaya çıkar.
Bu sebeple Rabî' b. Enes 💛 şöyle demiştir:
🌾عَلَامَةُ حُبِّ اللَّهِ كَثْرَةُ ذِكْرِهِ، فَإِنَّكَ إِذَا أَحْبَبْتَ شَيْئًا أَكْثَرْتَ مِنْ ذِكْرِهِ، وَعَلَامَةُ الدِّينِ الْإِخْلَاصُ لِلَّهِ، وَعَلَامَةُ الْعِلْمِ خَشْيَةُ اللَّهِ، وَعَلَامَةُ الشُّكْرِ الرِّضَا بِقَضَاءِ اللَّهِ وَالتَّسْلِيمُ لِقَدَرِهِ.»»
🌾"Allah sevgisinin alâmeti O'nu çokça zikretmektir. Çünkü sen bir şeyi sevdiğin zaman onu çok zikredersin. Dinin alâmeti Allah için ihlâslı olmaktır. İlmin alâmeti Allah korkusudur. Şükrün alâmeti ise Allah'ın hükmüne razı olmak ve kaderine teslim olmaktır."
Nadratü'n-Naîm fî Mekârimi Ahlâki'r-Resûli'l-Kerîm, cilt 6, sayfa 2123,
🩷Bu söz, Allah sevgisinin yalnız kalpte hissedilen bir duygu olmadığını göstermektedir. Seven kimsenin dili zikri çoğaltır; ihlâsı artar; Rabbi hakkında şüphe değil teslimiyet taşır.
Bu sebeple Fudayl b. İyâd ☝️şöyle demiştir:
🗺️طُوبَى لِمَنِ اسْتَوْحَشَ مِنَ النَّاسِ، وَأَنِسَ بِرَبِّهِ، وَبَكَى عَلَى خَطِيئَتِهِ.»
🗺️"İnsanlardan uzak kaldığında yalnızlık hissedip de Allah ile ünsiyet bulan kimseye ne mutlu!"
📕(El-hilye 8/108)✉️Allah ile ünsiyet kuran kimse, yalnızlıktan korkmaz. Çünkü Rabbiyle beraber olmanın huzuru, insanların beraberliğinden daha büyüktür. 💌Böyle bir kalp, dünya kalabalığında da Rabbiyle beraberdir; tenhada da Rabbiyle beraberdir. 🤎İşte bu sebeple Resûlullah ümmetine en büyük nimeti istemeyi öğretmiş ve şöyle dua etmiştir: 🎀إِنِّي أَسْأَلُكَ حُبَّكَ، وَحُبَّ مَنْ يُحِبُّكَ، وَالعَمَلَ الَّذِي يُبَلِّغُنِي حُبَّكَ... 🎀Allah'ım! Senden Senin sevgini, Seni sevenlerin sevgisini ve beni Senin sevgine ulaştıracak ameli isterim...
🎀Sünen-i Tirmizî (3490)🧕Ey kızım... 🔘Dünyada insanların peşinden koştuğu nimetler saymakla bitmez. 🌱Kimisi mal ister... 🌱Kimisi makam ister... 🌱Kimisi insanların sevgisini ister... Fakat Nebî 🤍 bize, bunların hepsinden daha değerli olan bir nimeti istemeyi öğretti: 🌿Allah'ın sevgisini... 🌱Çünkü Allah'ın sevgisini kazanan kimse... 🌿Kaybetse de kazanmıştır. 🌿Fakir olsa da zengindir. 🌿Yalnız kalsa da sahipsiz değildir. 🌿Musibete uğrasa da ümitsiz değildir. Zira o bilir ki... ✅Allah'ın sevgisini kazanan bir kul için, bundan daha büyük bir ikram yoktur. Allah'ım! 💛Kalplerimizi Senin muhabbetinle dirilt. 💛Bize Seni hakkıyla tanımayı ve Seni her şeyden daha çok sevmeyi nasip eyle. 💛Bizi Seni seven kulların arasına kat. 💛Bize Senin sevgine ulaştıracak salih amelleri kolaylaştır. 💛Kalplerimizi dünya sevgisinden temizle; yerine Senin muhabbetini yerleştir. 💛Canımızı Senden razı olmuş ve Senin de kendisinden razı olduğun kulların arasında al. 🌱Âmin.
600
📖EHLİ SÜNNETİN İTİKAD ESASLARI
3️⃣. ESAS /🔤
☝️Kaderin hayrı ve şerri Allah'tandır.
Allah Teâlâ'nın Mahlükâtın Meşîetinin Kendisinin Meşîetine Tabi Olduğunu, Hidâyete Ermesini Dilediği Kimsenin Hidayete Ereceğini, Sapmasını Dilediği Kimseninde Ebediyen Hidayete Eremeyeceğini Haber Verdiğinin Zikri Babı:
➖ وَلَوۡ شَاۤءَ ٱللَّهُ مَا ٱقۡتَتَلُوا۟ وَلَـٰكِنَّ ٱللَّهَ یَفۡعَلُ مَا یُرِیدُ ٢٥٣
Allah dileseydi savaşmazlardı fakat Allah dilediğini yapar.(Bakara,253)
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
🌕وَإِن كَانَ كَبُرَ عَلَیۡكَ إِعۡرَاضُهُمۡ فَإِنِ ٱسۡتَطَعۡتَ أَن تَبۡتَغِیَ نَفَقࣰا فِی ٱلۡأَرۡضِ أَوۡ سُلَّمࣰا فِی ٱلسَّمَاۤءِ فَتَأۡتِیَهُم بِـَٔایَةࣲۚ وَلَوۡ شَاۤءَ ٱللَّهُ لَجَمَعَهُمۡ عَلَى ٱلۡهُدَىٰۚ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡجَـٰهِلِینَ ٣٥
➖Şayet davetten yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse gücün yeterse yerde bir tünel ya da gökte bir merdiven ara da onlara bir âyet getir. Allah dileseydi onları hidayet üzere bir araya getirirdi. Şu hâlde sakın câhillerden olma!(En'âm,35)
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
✨وَٱلَّذِینَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔایَـٰتِنَا صُمࣱّ وَبُكۡمࣱ فِی ٱلظُّلُمَـٰتِۗ مَن یَشَإِ ٱللَّهُ یُضۡلِلۡهُ وَمَن یَشَأۡ یَجۡعَلۡهُ عَلَىٰ صِرَ ٰطࣲ مُّسۡتَقِیمࣲ ٣٩
➖ Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar karanlıklar içinde sağır ve dilsiz kimselerdir. Allah dilediğini saptırır, dilediğini de dosdoğru bir yol üzere kılar(En'am,39)
🟤ٱتَّبِعۡ مَاۤ أُوحِیَ إِلَیۡكَ مِن رَّبِّكَۖ لَاۤ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَۖ وَأَعۡرِضۡ عَنِ ٱلۡمُشۡرِكِینَ ١٠٦وَلَوۡ شَاۤءَ ٱللَّهُ مَاۤ أَشۡرَكُوا۟ۗ وَمَا جَعَلۡنَـٰكَ عَلَیۡهِمۡ حَفِیظࣰاۖ وَمَاۤ أَنتَ عَلَیۡهِم بِوَكِیلࣲ ١٠٧
➖ Rabbinden sana vahyedilene tabi ol. O'ndan başka ilah yoktur. Müşrikerden de yüz çevir Allah dileseydi şirk koşmazlardı. Biz seni onlara bekçi yapmadık. Sen onlara vekil de değilsin.(En'am,106-107)
⬅ وَلَوۡ أَنَّنَا نَزَّلۡنَاۤ إِلَیۡهِمُ ٱلۡمَلَـٰۤىِٕكَةَ وَكَلَّمَهُمُ ٱلۡمَوۡتَىٰ وَحَشَرۡنَا عَلَیۡهِمۡ كُلَّ شَیۡءࣲ قُبُلࣰا مَّا كَانُوا۟ لِیُؤۡمِنُوۤا۟ إِلَّاۤ أَن یَشَاۤءَ ٱللَّهُ وَلَـٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ یَجۡهَلُونَ ١١١
➖ Onlara melekleri indirseydik, ölüler onlarla konuşsaydı ve her şeyi önlerinde toplasaydık Allah dilemedikçe yine iman edecek değillerdi. Fakat çoğu bilmez.(En'am,111)
Yine Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur
▫️وَلَوۡ شَاۤءَ رَبُّكَ لَجَعَلَ ٱلنَّاسَ أُمَّةࣰ وَ ٰحِدَةࣰۖ وَلَا یَزَالُونَ مُخۡتَلِفِینَ ١١٨إِلَّا مَن رَّحِمَ رَبُّكَۚ وَلِذَ ٰلِكَ خَلَقَهُمۡۗ وَتَمَّتۡ كَلِمَةُ رَبِّكَ لَأَمۡلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنَ ٱلۡجِنَّةِ وَٱلنَّاسِ أَجۡمَعِینَ ١١٩
🍂Rabbin dileseydi insanları tek bir ümmet yapardı. Rabbinin merhamet ettikleri hariç ihtilaf halinde olmaya devam edeceklerdir Zaten onları bunun için yaratmıştır. Rabbinin 'Cehennemi cinlerden ve insanlardan dolduracağım sözü tamam olmuştur.(Hüd,118-119)
el-Hasen'e "Allah Teâlâ'nın 'Rabbinin merhamet ettikleri hariç ihtilaf halinde olmaya devam edeceklerdir. Zaten onları bunun için yaratmıştır. buyruğu?" diye sordum. "Rabbinin merhamet ettikleri ihtilâf hâlinde değildir." dedi.
✅ Zaten onları bunun için yaratmıştır" buyruğunu sordum. Dedi ki: "Evet. Bunları cennet için, şunları cehennem için yaratmıştır. Bunları rahmet için, şunları azap için yaratmıştır."
⏺️وَمَاۤ أَرۡسَلۡنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا بِلِسَانِ قَوۡمِهِۦ لِیُبَیِّنَ لَهُمۡۖ فَیُضِلُّ ٱللَّهُ مَن یَشَاۤءُ وَیَهۡدِی مَن یَشَاۤءُۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِیزُ ٱلۡحَكِیمُ ٤
🟠Gönderdiğimiz her resülü ancak kavminin diliyle gönderdik ki onlara açıklasın. Sonra Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayet eder. O Azizdir, Hakim'dir.(İbrahim,4)
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur
⏺️لَّقَدۡ أَنزَلۡنَاۤ ءَایَـٰتࣲ مُّبَیِّنَـٰتࣲۚ وَٱللَّهُ یَهۡدِی مَن یَشَاۤءُ إِلَىٰ صِرَ ٰطࣲ مُّسۡتَقِیمࣲ ٤٦
⏺️Gerçekten Biz açıklayıcı ayetler indirdik. Allah dilediğini dosdoğru bir yola iletir"(Nûr,46)
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
⚡️Şüphesiz sen sevdiğini hidayet edemezsin fakat Allah dilediğini hidayet eder O hidâyete erecek olanları en iyi bilendir.(Kasas, 56)
İmâm Acurri dediki:
⏩️İbret alın ey müslümanlar! Bütün bu okuduklarımda kaderi lehine herhangi bir hüccet var mıdır? Hayır! Ona ancak yardımsız bırakılma ve bedbahtlık vardır.
600
🧕Ey Kızım.. Rabbine giden yol
🎀3. Bölüm4️⃣
🌟Allah Sevgisinin En Büyük Meyvesi: Rabbine Kavuşmayı Özlemektir
📍Ey ahiret yolcusu...
Muhabbet arttıkça...
✨İştiyak da artar.
✨İnsan, sevdiğine kavuşmayı ister.
✨Mümin için de Allah sevgisinin en büyük meyvesi, Rabbine kavuşmayı arzulamasıdır.
Bu sebeple Resûlullah 🤍 şöyle buyurmuştur:
✨««مَنْ أَحَبَّ لِقَاءَ اللَّهِ أَحَبَّ اللَّهُ لِقَاءَهُ، وَمَنْ كَرِهَ لِقَاءَ اللَّهِ كَرِهَ اللَّهُ لِقَاءَهُ»»
✨"Kim Allah'a kavuşmayı severse Allah da ona kavuşmayı sever. Kim Allah'a kavuşmaktan hoşlanmazsa Allah da ona kavuşmaktan hoşlanmaz."
📋(Buhârî, 6507; Müslim, 2683)Hz. Âişe: "Ey Allah'ın Resûlü! Hepimiz ölümü hoş karşılamayız." deyince Nebî 🤍 şöyle buyurdu: ☁️««لَيْسَ ذَاكِ، وَلَكِنَّ الْمُؤْمِنَ إِذَا بُشِّرَ بِرَحْمَةِ اللَّهِ وَرِضْوَانِهِ وَجَنَّتِهِ أَحَبَّ لِقَاءَ اللَّهِ، فَأَحَبَّ اللَّهُ لِقَاءَهُ، وَإِنَّ الْكَافِرَ إِذَا بُشِّرَ بِعَذَابِ اللَّهِ وَسَخَطِهِ كَرِهَ لِقَاءَ اللَّهِ، وَكَرِهَ اللَّهُ لِقَاءَهُ»» ☁️"Kastedilen bu değildir. Mümin, ölüm anında Allah'ın rahmeti, rızâsı ve cennetiyle müjdelendiğinde Allah'a kavuşmayı sever; Allah da ona kavuşmayı sever. Kâfir ise Allah'ın azabı ve gazabıyla müjdelendiğinde Allah'a kavuşmaktan hoşlanmaz; Allah da ona kavuşmaktan hoşlanmaz."
🌷(Müslim, 2684)🪶Bu hadis, Allah'a kavuşmayı istemenin ölümü temenni etmek olmadığını göstermektedir. Bilakis bu, Allah'ın rahmetine güvenen ve O'nun sevgisini kazanmış bir kalbin iştiyakıdır. İşte İbrâhim b. Edhem bu makamı şöyle tarif etmiştir: 🪶««أَعْلَى الدَّرَجَاتِ أَنْ تَدَعَ كُلَّ شَيْءٍ دُونَ رَبِّكَ، وَتُقْبِلَ عَلَيْهِ بِقَلْبِكَ وَعَقْلِكَ وَجَمِيعِ جَوَارِحِكَ، فَلَا تَرْجُو إِلَّا اللَّهَ، وَلَا تَخَافُ إِلَّا ذَنْبَكَ، وَتَدْخُلَ مَحَبَّةُ اللَّهِ قَلْبَكَ، فَلَا يَبْقَى فِي قَلْبِكَ شَيْءٌ أَحَبُّ إِلَيْكَ مِنْهُ. فَإِذَا كُنْتَ كَذَلِكَ، كَانَ شَوْقُكَ إِلَى لِقَاءِ اللَّهِ كَشَوْقِ الظَّمْآنِ إِلَى الْمَاءِ الْبَارِدِ، وَالْجَائِعِ إِلَى الطَّعَامِ، وَيَكُونُ ذِكْرُ اللَّهِ أَحْلَى عِنْدَكَ مِنَ الْعَسَلِ، وَأَعْذَبَ مِنَ الْمَاءِ الْبَارِدِ لِلظَّمْآنِ فِي الْيَوْمِ الْحَارِّ، لَا يُبَالِي أَكَانَ فِي بَرٍّ أَوْ بَحْرٍ، أَوْ فِي جَبَلٍ أَوْ سَهْلٍ.»» 🪶"Derecelerin en yücesi; Rabbinden başka her şeyi terk etmen, kalbinle, aklınla ve bütün uzuvlarınla O'na yönelmen, Allah'tan başkasına ümit bağlamaman, günahından başka bir şeyden korkmaman ve Allah sevgisinin kalbine öyle yerleşmesidir ki artık sana O'ndan daha sevgili hiçbir şey kalmasın. İşte bu hâle ulaştığında Allah'a kavuşmayı özlemen, susamış kimsenin serin suya olan özlemesi; aç kimsenin yemeği arzulaması gibi olur. Allah'ı zikretmek sana baldan daha tatlı, sıcak bir günde susamış kimse için soğuk sudan daha lezzetli hâle gelir. Bundan sonra ister karada ol, ister denizde, ister dağda ol, ister ovada; bunların hiçbirinin önemi kalmaz." " İbnî receb el hanbeli Allah sevgisinin esintileri " 🌿İbrâhim b. Edhem'in anlattığı bu makam, Allah sevgisinin kemâle erdiği makamdır. Kalpte Allah'ın sevgisi yerleşince, dünya sevgisi oradan çekilir. Artık kulun en büyük arzusu, Rabbinin rızâsı ve O'na kavuşmaktır. Bunun için Fudayl b. İyâd şöyle demiştir: ▫️««الْمَحَبَّةُ أَفْضَلُ مِنَ الْخَوْفِ، أَلَا تَرَى أَنَّ الْمُحِبَّ يَخْدُمُ مَحْبُوبَهُ حَاضِرًا وَغَائِبًا، وَأَمَّا الْخَائِفُ فَرُبَّمَا خَدَمَ فِي الْحُضُورِ، فَإِذَا غَابَ مَنْ يَخَافُهُ خَانَ.»» ▫️"Muhabbet korkudan daha faziletlidir. Görmez misin? Seven kimse, sevdiğine yanında da yokluğunda da sadakat gösterir. Sadece korkan ise, korktuğu kimse yanındayken itaat eder; o ayrıldığında ise ona ihanet edebilir." İbnî receb el hanbeli Allah sevgisinin esintileri " 🤩İşte gerçek muhabbet budur. 🤩Kul, yalnız azaptan korktuğu için değil... 🌱Rabbini sevdiği için itaat eder. 🌱Yalnız cenneti istediği için değil... 🌱Rabbinin rızâsını kazanmak için yaşar. 🤩Ve her geçen gün, O'na kavuşacağı günü biraz daha büyük bir iştiyakla bekler.
600
📖 EHLİ SÜNNETİN İTİKAD ESASLARI
3️⃣. ESAS /🔤
☝️ Kaderin hayrı ve şerri Allah'tandır.
☝️Allah Teâlâ'nın Dilediği Kullarının Kalplerini Mühürleyeceğini, Bundan Sonra Hakkı Bulamayacaklarını, Onu İşitemeyeceklerini ve Göremeyeceklerini, Çünkü Onları Sevmediğini, Bundan Dolayı Kalplerini Mühürlediğini Haber Babı
🔴Allah azze ve celle Bakara Süresi'nde şöyle buyurmustur
✨إِنَّ ٱلَّذِینَ كَفَرُوا۟ سَوَاۤءٌ عَلَیۡهِمۡ ءَأَنذَرۡتَهُمۡ أَمۡ لَمۡ تُنذِرۡهُمۡ لَا یُؤۡمِنُونَ ٦خَتَمَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ وَعَلَىٰ سَمۡعِهِمۡۖ وَعَلَىٰۤ أَبۡصَـٰرِهِمۡ غِشَـٰوَةࣱۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ عَظِیمࣱ ٧
🟢"Küfredenler var ya, onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir iman etmezler. Allah kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinde de bir perde vardır. Onlara büyük bir azap vardır." (Bakara, 6-7)
Yine Allah azze ve celle şöyle buyurmuştur:
➖فَبِمَا نَقۡضِهِم مِّیثَـٰقَهُمۡ وَكُفۡرِهِم بِـَٔایَـٰتِ ٱللَّهِ وَقَتۡلِهِمُ ٱلۡأَنۢبِیَاۤءَ بِغَیۡرِ حَقࣲّ وَقَوۡلِهِمۡ قُلُوبُنَا غُلۡفُۢۚ بَلۡ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَیۡهَا بِكُفۡرِهِمۡ فَلَا یُؤۡمِنُونَ إِلَّا قَلِیلࣰا ١٥٥
🟠"Sözlerini bozmalarına, Allah'ın âyetlerini yalanlamalarına, nebileri haksız yere öldürmelerine ve 'Kalplerimiz kılıfıdır' demelerine karşılık (onları cezalandırdık). Bilakis Allah küfürleri sebebiyle kalplerini mühürlemiştir. Artık ancak pek az iman ederler" (Nisa, 155)
Yine Allah ☁️ şöyle buyurmuştur:
➖وَمِنۡهُم مَّن یَسۡتَمِعُ إِلَیۡكَۖ وَجَعَلۡنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ أَكِنَّةً أَن یَفۡقَهُوهُ وَفِیۤ ءَاذَانِهِمۡ وَقۡرࣰاۚ وَإِن یَرَوۡا۟ كُلَّ ءَایَةࣲ لَّا یُؤۡمِنُوا۟ بِهَاۖ ... ٢٥
😀"Onlardan sana kulak verenler vardır. Biz onu anlamasınlar diye kalplerine örtüler, kulaklarına da ağırlık koymuşuzdur. Bütün âyetleri görseler de bunlara iman etmezler." (En'am, 25)
Yine Allah ☁️ aynı sürede şöyle buyurmuştur:
▫️وَإِذَا قَرَأۡتَ ٱلۡقُرۡءَانَ جَعَلۡنَا بَیۡنَكَ وَبَیۡنَ ٱلَّذِینَ لَا یُؤۡمِنُونَ بِٱلۡـَٔاخِرَةِ حِجَابࣰا مَّسۡتُورࣰا ٤٥وَجَعَلۡنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ أَكِنَّةً أَن یَفۡقَهُوهُ وَفِیۤ ءَاذَانِهِمۡ وَقۡرࣰاۚ...٤٦
😀"Kur'ân'ı okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanlar arasına gizli bir perde çekeriz. Onu anlamasınlar diye kalplerine örtüler, kulaklarına da ağırlık koyarız..." (İsra, 45-46)
Muhammed b. el-Huseyn ☝️ dedi ki
😀Okuduğum bu âyetlerin tamamı akıl sahiplerine Allah Teâlâ'nın bir topluluğun kalplerini mühürlediğini, bunların kendisine ibâdet etmesini değil isyan dilediğini, bunları haktan bu yüzden bu kalplerin hakkı görmediğini, bunları hak karşısında sağır kıldığını, bu yüzden bu kalplerin hakkı işitmediğini, bu kalpleri rüsvay ettiğini ve temizlemediğini göstermektedir. O yarattıklarına dilediğini yapar.
🟣 Hiç kimse "Neden onlara bunu yaptı?" diyemez. Kim bunu söylerse yaptığı hususunda Allah Teâlâ'ya karşı çıkmış ve hak yolundan sapmış olur.
➿Sonra O kullarından sevdiklerini ayrıcalıklı kılmış, onların kalplerini imana açmış, imanı kalplerinde süslemiştir. Allah tarafından bir lütuf ve nimet olarak... küfrü, fiskı ve isyânıda size sevimsiz kıldı. İşte onlar rüşd yolunu tutanlardır. Allah Alim'dir, Hakim'dir. (Hucurât, 7-8)
✒️Muhammed b. el-Huseyn ☝️dedi ki:
✔️Ey müslümanlar! Allah'ın size yönelttiği hitabı akledin! O size şunu bildiriyor: "Ben kulların sahibiyim. Onlardan dilediğimi ayrıcalıklı kılarım da kalbini temizler, göğsünü açar, ona Bana itaat etmeyi süsler, Bana isyan etmeyi sevimsiz kılarım. Bunun sebebi ondan bana dokunan bir iyilik değildir. Ben kullarımdan müstağniyim. Onlar bana muhtaçtırlar."
➖ Bu Allah'ın dilediğine verdiği lütfudur. Allah büyük lütuf sahibidir. (Hadid, 21) İmana hidâyet edilen kimsenin üzerinde Allah Teâlâ'nın lütfu vardır.
🔸Allah size rahmet etsin! Kerim Mevlânızın buyruğunu işitmediniz mi? Bir topluluk İslâm'a girmelerini Nebi 🤍 in başına kaktığında Allah Teâlă şu buyruğunu indirmiştir:
🔴"İslâm'a girmelerini başına kakıyorlar. De ki: İslâm'a girmenizi başına kakmayın. Asıl Allah sizi imana hidayet ederek size lütufta bulunmuştur, doğru sözlüler iseniz." (Hucurât, 17)
📝İmâm el Acurri Kitabu'ş Şeriâ
600
🧕Ey Kızım.. Rabbine giden yol
🎀3. Bölüm3️⃣
🌟Allah Sevgisinin Meyvesi: Allah'ı Her Şeyden Üstün
🤩Ey cennet yolcusu...
▫️Kalpteki sevginin doğruluğu, sözle değil tercih ile ortaya çıkar.
▫️İnsan, sevdiğini nefsine tercih edebildiği kadar sadıktır.
🕯️Bu sebeple Allah sevgisi, kulu Allah'ın emirlerini nefsinin arzularının önüne geçirmeye sevk eder.
Allah Teâlâ buyurur:
🔑«﴿قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ ۗ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ﴾»
🔑"De ki: Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."
📖(Âl-i İmrân, 3/31)🌼Bu âyet, Allah sevgisinin iddia ile değil, Resûlullah 🌟e ittibâ ile ispat edileceğini göstermektedir. Allah'ı sevdiğini söyleyen herkes, sünnet karşısında imtihan edilir. Resûlullah 🌟 de Allah'ın sevdiği kulları şöyle haber vermiştir: 🌟««إِذَا أَحَبَّ اللَّهُ الْعَبْدَ نَادَى جِبْرِيلَ: إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ فُلَانًا فَأَحْبِبْهُ، فَيُحِبُّهُ جِبْرِيلُ، ثُمَّ يُنَادِي فِي أَهْلِ السَّمَاءِ: إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ فُلَانًا فَأَحِبُّوهُ، فَيُحِبُّهُ أَهْلُ السَّمَاءِ، ثُمَّ يُوضَعُ لَهُ الْقَبُولُ فِي الْأَرْضِ»» 🌟"Allah bir kulu sevdiğinde Cebrâil'e: 'Allah filân kulu seviyor, sen de onu sev.' diye seslenir. Cebrâil de onu sever. Sonra gök ehline: 'Allah filân kulu seviyor, siz de onu sevin.' diye seslenir. Gök ehli de onu sever. Ardından yeryüzünde o kul için kabul ve sevgi yerleştirilir."
🌟(Buhârî, 3209; Müslim, 2637)✅Allah'ın sevgisini kazanan kulun en büyük arzusu, artık insanların sevgisi değil; Rabbinin rızâsıdır. Bu sebeple Feth el-Mevsılî şöyle demiştir: 🌱««مَنْ دَاوَمَ عَلَى النَّظَرِ فِي قَلْبِهِ أَوْرَثَهُ ذٰلِكَ مَحَبَّةَ مَحْبُوبِهِ، وَمَنْ آثَرَ مَحْبُوبَهُ عَلَى هَوَى نَفْسِهِ أَوْرَثَهُ اللَّهُ حُبَّهُ، وَمَنْ اشْتَاقَ إِلَيْهِ، وَلَمْ يَلْتَفِتْ إِلَى غَيْرِهِ، وَحَفِظَ أَوَامِرَهُ وَنَوَاهِيَهُ، وَخَافَهُ بِالْغَيْبِ، رَجَا النَّظَرَ إِلَى وَجْهِهِ.»» 🌱"Kim kalbini sürekli murâkabe ederse bu ona sevdiğine karşı muhabbet kazandırır. Kim sevdiğini nefsinin arzusuna tercih ederse Allah da ona sevgisini ihsan eder. Kim O'na iştiyak duyar, O'ndan başkasına gönül bağlamaz, emir ve yasaklarını korur ve görmediği hâlde O'ndan korkarsa, O'nun vechine bakmayı ümit eder."
🤎(Ebû Nuaym rivayet etmiştir)🤎Feth el-Mevsılî'nin bu sözü, Allah sevgisinin meyvelerini bir araya toplamaktadır. 💛Nefse muhalefet... 💛Emirlere sarılmak... 💛Yasaklardan sakınmak... 💛Gaybta Allah'tan korkmak... 💛Ve O'na kavuşmayı özlemek... 💛Bunların hepsi, aynı ağacın dallarıdır. Bu sebeple İbrâhim b. Edhem şöyle demiştir: 🌙««أَعْلَى الدَّرَجَاتِ أَنْ تَقْطَعَ كُلَّ شَيْءٍ دُونَ رَبِّكَ، وَتُقْبِلَ عَلَيْهِ بِقَلْبِكَ وَعَقْلِكَ وَجَمِيعِ جَوَارِحِكَ، فَلَا تَرْجُو إِلَّا اللَّهَ، وَلَا تَخَافُ إِلَّا ذَنْبَكَ، وَتَكُونَ مَحَبَّةُ اللَّهِ قَدْ خَالَطَتْ قَلْبَكَ...»» 🌙"Derecelerin en yücesi; Rabbinden başka her şeyden gönlünü kesmen, kalbinle, aklınla ve bütün uzuvlarınla O'na yönelmen, Allah'tan başkasını ummaman, günahından başka bir şeyden korkmaman ve Allah sevgisinin kalbine tamamen işlemesidir." "İbnî recep el hanbeli Allah sevgisinin esintileri " 🧕Ey kızım... Allah sevgisi büyüdükçe... 🎀Nefis küçülür. 🎀Dünya küçülür. 🎀İnsanların övgüsü de yergisi de küçülür. Kalpte yalnız bir gaye kalır: ✉️Allah'ın sevgisini kazanmak ve onu kaybetmemek. @es_sunnne
600
📖 EHLİ SÜNNETİN İTİKAD ESASLARI
3️⃣. ESAS /🔤
➖ Kaderin hayrı ve şerri Allah'tandır.
İmâm İbn'i Batta el ukberi ☝️ dediki;
➖Ey kardeşlerim! Allah bizi ve sizi en doğru yola, yolların en iyisine muvaffak kılsın. O yol, Allah'ın seçip razı olduğu hak yoldur. Bilin ki hak yolu, yolların en orta ve en açık olanıdır. O yol, Allah'ın kitabında sınırlarını çizdiği, peygamberlerin ümmetlere gösterdiği yoldur. O yol, tabi olunan bir görüş, sonradan ortaya atılan bir hevâ veya uydurulmuş bir iftira değildir.
➖O yol. Allah'ın mülk, kudret ve saltanat sahibi olup tüm işleri istila ettiğini, tüm olacakları ezelde bildiğini ve dilemesinin dilediği şeyde nüfuz ettiğini ikrar etmektir. Mahlukatın tümü ve mahlukatta olan her şey, bir kaza ve tedbir (plan) iledir. Bu konuda O'nun ne bir ortağı vardır ne de bir zıddı.
➖Tüm işlerin tasarrufu, sadece O'nun elindedir. O, tüm canlıları alnından/perçeminden tutmuştur. Kalplerde gizli olanları, saklanıp görünmeyenleri bilir. Kime hidayet verirse o hidayete erer, kimi de kendi haline terk ederse o hüccet ve özrü olmaksızın sapıtır. Cennet ve cehennemi yaratmış, ikisi için içine yerleşecekleri halkını var etmiştir. Allah onların tümünün sayısını ve amellerini bilmiştir.
➖Mahlukatı said (bahtiyar) ve şaki (bedbaht) olmak üzere iki kısma ayırmıştır. Adem'i (▫️) yaratmış, sırtından kıyamete dek yaratacağı zürriyetini çıkarmıştır. Amellerini takdir etmiş, rızıklarını paylaştırmış, ecellerini saymış, amellerini bilmiştir. Herkes, kendisi için taksim edilen rızık ve hükme bağlanan amel uğrunda belli bir vakte kadar koşar durur.
➖Allah her nefsi yaratmadan önce onun ne kazanacağını bilmekteydi. Kulun O'nun ilminden kaçması imkansızdır. Kulların hareketlerini, arzularını, kalplerinden geçenleri ve akıllarına gelenleri takdir etmiştir. O'nun izni olmaksızın kimsenin hareket etmesi, düşünmesi veya bir şeyi arzulaması mümkün değildir. Hayrı ve şerri yaratmış, bu ikisi ile amel edenleri var etmiştir. Hiç kimse, yaratıldığı şeyden başkası için amel etmeye güç yetiremez. Bir topluluk için hidayeti dilemiş, onların göğüslerini genişletmiştir. Kullarına bazı emirler vermiş, bazı farzlar kılmıştır. Onlar, O'nun yardım ve muvaffak kılması olmaksızın kendilerine farz kılınan ibadetleri yerine getiremezler.
➖Yine onlara bazı şeyleri haram kılmıştır. Onlar, O'nun koruması olmaksızın haramlardan uzak durup el-etek çekemezler. Güç de kuvvet de O'nundur. Hücceti kullar üzerinde kaimdir. Onlar, hem kendi aralarında hem de O'na karşı olan sorumluluklarında mazeretli değillerdir. O, dilediğini saptırır, dilediğine hidayet verir "(Allah,) yaptıklarından sorumlu tutulmaz (O'na kimse hesap soramaz), oysa onlar (yaptıkları yüzünden) sorguya çekilirler." (Enbiya, 23)
➖İlk neslin tümü, bu görüş üzerinde kalmışlardır. Kalpleri bu görüşte birleşmiş, mezhepleri bu inançta ittifak etmiştir. Allah'ın kitabı onların koruyucusu, Muhammed Mustafa'nın (▫️) sünneti onların imamıdır. Selefimiz ve imamlanımız kader hakkında konuşmaktan hoşlanmazlardı. Kaderiye ile tartışmayı yasalkiiar ve onlarla aynı fikirde olmayı en sert şekilde yasaklardı. Allah hepsine rahmet etsin. Onlar bu konuda sünnete ve Muhammed Mustafa'dan (▫️) gelen rivayetlere uyarlardı.
✍ İmâm İbn-i Batta el ukberi el ibanet'ul kübrâ cild 1
600
🧕Ey Kızım.. Rabbine giden yol
🎀3. Bölüm2️⃣
🌷Allah Sevgisinin Lezzeti, Münâcâtın Tatlılığında Gizlidir
🌷Ey gözümün nuru...
🍃Allah'ı seven kimse...
📎O'nu yalnız diliyle zikretmez.
📎Kalbi de O'nu arar.
🖇İnsanlardan uzak kaldığında yalnızlık hissetmez.
🌷Çünkü Rabbi onunla beraberdir.
📎İşte bunun için Allah Teâlâ, kendisini çokça zikreden kullarını övmüştür.
Allah Teâlâ buyurur:
💐«﴿يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا اللَّهَ ذِكْرًا كَثِيرًا وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا﴾»
💐"Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin. O'nu sabah akşam tesbih edin."
🌙(el-Ahzâb, 33/41-42)Yine buyurur: 💛«﴿فَاذْكُرُونِي أَذْكُرْكُمْ﴾» 💛"Siz Beni anın ki Ben de sizi anayım."
🌱(el-Bakara, 2/152)💕Kul Rabbini zikrettikçe... 💕Rabbi de onu meleklerin yanında anar. ❔Bundan daha büyük bir şeref olabilir mi? Nitekim Resûlullah 🌟 şöyle buyurmuştur: 🌟««أَنَا عِنْدَ ظَنِّ عَبْدِي بِي، وَأَنَا مَعَهُ إِذَا ذَكَرَنِي، فَإِنْ ذَكَرَنِي فِي نَفْسِهِ ذَكَرْتُهُ فِي نَفْسِي، وَإِنْ ذَكَرَنِي فِي مَلَإٍ ذَكَرْتُهُ فِي مَلَإٍ خَيْرٍ مِنْهُمْ...»» 🌟"Allah Teâlâ buyurur ki: Ben kulumun Ben hakkındaki zannı üzereyim. O Beni andığında onunla beraberim. Eğer Beni kendi içinde anarsa Ben de onu kendi katımda anarım. Eğer Beni bir topluluk içinde anarsa Ben de onu onlardan daha hayırlı bir topluluk içinde anarım..."
🌟(Buhârî, 7405; Müslim, 2675)🌟Ey kızım... 🌟Allah'ın zikrine devam eden kalp zamanla O'nunla ünsiyet kurar. Bu sebeple zühd ve rekâik ehli, Allah sevgisinin en büyük meyvesinin münâcâtın lezzeti olduğunu söylemişlerdir. İbn Receb el-Hanbelî'nin naklettiği bir rivayette Hasan el-Basrî'ye nispet edilen şu hikmetli söz yer alır: 🌟««أُوصِيكُمْ بِتَقْوَى اللَّهِ، وَدَوَامِ التَّفَكُّرِ، فَإِنَّ التَّفَكُّرَ مِفْتَاحُ كُلِّ خَيْرٍ، وَبِهِ يَخُصُّ اللَّهُ مَنْ شَاءَ مِنْ عِبَادِهِ. وَاعْلَمُوا أَنَّ خَيْرَ مَا أُعْطِيَ الْعَبْدُ: التَّفَكُّرُ فِي آلَاءِ اللَّهِ، وَالشُّرْبُ مِنْ كَأْسِ مَحَبَّتِهِ. أَلَا وَإِنَّ أَحِبَّاءَ اللَّهِ قَدْ طَابَتْ عَيْشَتُهُمْ، وَذَاقُوا نَعِيمَ مُنَاجَاتِهِ، وَوَقَعَتْ مَحَبَّتُهُ فِي قُلُوبِهِمْ، فَإِذَا ذُكِرَ اشْتَاقُوا إِلَيْهِ، وَإِلَى الْمَقَامِ بَيْنَ يَدَيْهِ، وَإِلَى كَشْفِ الْحِجَابِ، وَالنَّظَرِ إِلَى وَجْهِهِ الْكَرِيمِ، وَسَمَاعِ كَلَامِهِ، وَمَعْرِفَةِ مَا أَعَدَّ لَهُمْ مِنَ الْكَرَامَةِ. فَقَدِ اسْتَوْلَتْ مَحَبَّتُهُ عَلَى قُلُوبِهِمْ، وَأَقْبَلَتْ بِكُلِّيَّتِهَا عَلَيْهِ. فَطُوبَى لِمَنْ اشْتَاقَ إِلَى اللَّهِ، وَطُوبَى لِمَنْ أَخْلَصَ لَهُ الْمَحَبَّةَ، فَوَاللَّهِ مَا يَنْبَغِي لِعَاقِلٍ أَنْ يَجْعَلَ فِي قَلْبِهِ مَحَبَّةً تُزَاحِمُ مَحَبَّةَ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ.»» 🌟"Size Allah'tan hakkıyla sakınmanızı ve sürekli tefekkür etmenizi tavsiye ederim. Çünkü tefekkür her hayrın anahtarıdır. Allah kullarından dilediğini onunla seçkin kılar. Biliniz ki kula verilen nimetlerin en hayırlılarından biri, Allah'ın nimetleri üzerinde tefekkür etmek ve O'nun sevgisinin kadehinden içmektir. Şunu iyi bilin ki Allah'ın dostları güzel bir hayat yaşamışlardır. O'na münâcât etmenin lezzetini tatmışlar, O'nun sevgisi kalplerine yerleşmiştir. Allah anıldığı zaman O'na kavuşmayı, huzurunda durmayı, perdenin kaldırılmasını, O'nun kerîm vechini görmeyi, kelâmını işitmeyi ve kendileri için hazırladığı ikramları düşünürler. Allah'ın sevgisi kalplerine tamamen hâkim olmuş, gönülleri bütünüyle O'na yönelmiştir. Allah'a iştiyak duyanlara ne mutlu! Muhabbetini yalnız Allah için hâlis kılanlara ne mutlu! Allah'a yemin olsun ki akıllı bir kimsenin kalbinde, Allah'ın sevgisiyle yarışacak başka bir sevgiye yer vermesi uygun değildir." 🌟Bu söz, Allah sevgisinin yalnız bir duygu olmadığını göstermektedir. 🌟Önce tefekkür gelir... Bunun için Müslim b. Yesâr رحمه الله şöyle demiştir: 🌟««مَا تَلَذَّذَ الْمُتَلَذِّذُونَ بِمِثْلِ الْخَلْوَةِ بِاللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ وَمُنَاجَاتِهِ.»» 🌟"Lezzet arayanlar, Allah ile baş başa kalmanın ve O'na münâcât etmenin verdiği lezzet gibi bir lezzet tatmamışlardır."
🌟(El-hilye 2/294)
600
📖 EHLİ SÜNNETİN İTİKAD ESASLARI
2️⃣. ESAS /🔤
☝️Kur'ân Allah'ın Kelâmıdır, İndirilmiştir. Hiçbir Yönüyle Mahluk Değildir.
Sahabe Ve Tabiinin "Kuran Allah'ın Kelamıdır, Mahluk Değildir" Görüşü
✒️عن ابن عباس قال: لما حكم عليّ الحكمين قال له الخوارج: حكمت رجلين؟ قال: ما حكمت مخلقًا إنما حكمت القرآن
مسائل حرب الكرماني ٣/١١٣٨ —
🩶İbn Abbas 💛 dedi ki: "Ali 💛 tahkim olayında iki hakem belirleyince Hariciler: "[Hakem olarak Allah'ı değil de] iki adamı hakem yaptın." Ali ▫️ : "Ben bir mahluku hakem kılmadım, hakem olarak yalnızca Kuran'ı kıldım. "
mesaili harb el kirmani💾عَنْ عِكْرِمَةَ قَالَ: كَانَ ابْنُ عَبَّاسٍ فِي جِنَازَةٍ، فَلَمَّا وُضِعَ الْمَيِّتُ فِي لَحْدِهِ قَامَ رَجُلٌ فَقَالَ: اللَّهُمَّ رَبَّ الْقُرْآنِ اغْفِرْ لَهُ. فَوَثَبَ إِلَيْهِ ابْنُ عَبَّاسٍ فَقَالَ: «مَهْ، الْقُرْآنُ مِنْهُ» ⦗٢٥٧⦘ زَادَ الصَّهْبِيُّ فِي حَدِيثِهِ فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ: الْقُرْآنُ كَلَامُ اللَّهِ لَيْسَ بِمَرْبُوبٍ، مِنْهُ خَرَجَ وَإِلَيْهِ يَعُودُ شرح أصول اعتقاد أهل السنة والجماعة ٢/٢٥٦ 🟧 İkrime ☝️ dedi ki: "İbn Abbas 💛 bir cenazeye katılmıştı. Meyyit lahdine konulunca bir adam ayağa kalkıp: "Kuran'ın rabbi olan Allah'ım! Meyyiti affet" dedi. İbn Abbas 💛 adamın üstüne yürüyerek "Kes sesini! Kuran, Allah'tan çıkmıştır" dedi. Suheybi, rivayet ettiği bir hadiste ziyade olarak İbn Abbas 💛'ın şöyle dediğini aktarır: "Kuran, Allah'ın kelamıdır, merbubu değildir. Kuran, O'dan çıkmış, tekrar ona döndürülecektir."
El lalekai..
600
🧕Ey Kızım.. Rabbine giden yol
🎀3. Bölüm1️⃣
🤍MUHABBETULLAH
🌷Allah Sevgisi, İmanın En Büyük Aslıdır
🌷بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
💕Canım kızım...
🌷Allah Teâlâ, kullarını yalnız kendisine ibadet etmeleri için yaratmıştır. İbadetin ruhu ise muhabbettir. Bu sebeple Kur'ân, kalpteki sevgilerin en büyüğünün yalnız Allah'a ait olmasını emretmiştir.
Allah Teâlâ şöyle buyurur:
💡«﴿قُلْ إِنْ كَانَ آبَاؤُكُمْ وَأَبْنَاؤُكُمْ وَإِخْوَانُكُمْ وَأَزْوَاجُكُمْ وَعَشِيرَتُكُمْ وَأَمْوَالٌ اقْتَرَفْتُمُوهَا وَتِجَارَةٌ تَخْشَوْنَ كَسَادَهَا وَمَسَاكِنُ تَرْضَوْنَهَا أَحَبَّ إِلَيْكُمْ مِنَ اللَّهِ وَرَسُولِهِ وَجِهَادٍ فِي سَبِيلِهِ فَتَرَبَّصُوا حَتَّىٰ يَأْتِيَ اللَّهُ بِأَمْرِهِ ۗ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِقِينَ﴾»
💡"De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, durgunluğundan korktuğunuz ticaretiniz ve hoşlandığınız evler size Allah'tan, Resûlünden ve O'nun yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah, fâsık toplumu doğru yola iletmez."
📖(et-Tevbe, 9/24)📋Bu âyet, müminin kalbini tartan en büyük terazidir. Allah Teâlâ, sevilmesi fıtrî olan nimetleri saymış; fakat bunların hiçbirinin kendi sevgisinin önüne geçirilmesine razı olmamıştır. Resûlullah 🤍 de bu ilâhî ölçüyü açıklamış ve imanın kemâlini Allah ve Resûlü'nün sevgisine bağlamıştır. Enes b. Mâlik rivayet eder: ✨««لَا يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَتَّىٰ أَكُونَ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِنْ وَالِدِهِ وَوَلَدِهِ وَالنَّاسِ أَجْمَعِينَ»» ✨"Sizden hiçbiriniz, ben kendisine babasından, evladından ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça (kâmil) iman etmiş olmaz."
📒(Buhârî, 15; Müslim, 44)🪶Bu sevgi, yalnız sözle söylenen bir iddia değildir. Gerektiğinde insanın kendi nefsini bile Allah ve Resûlü'nün rızâsının gerisine koyabilmesidir. Bunun en güzel örneklerinden biri Ömer b. el-Hattâb ➡️'dur. Abdullah b. Hişâm ➡️ şöyle rivayet eder: ⏺️««قَالَ عُمَرُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، لَأَنْتَ أَحَبُّ إِلَيَّ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ إِلَّا مِنْ نَفْسِي. فَقَالَ النَّبِيُّ ﷺ: لَا، وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ، حَتَّىٰ أَكُونَ أَحَبَّ إِلَيْكَ مِنْ نَفْسِكَ. فَقَالَ عُمَرُ: فَإِنَّهُ الْآنَ وَاللَّهِ لَأَنْتَ أَحَبُّ إِلَيَّ مِنْ نَفْسِي. فَقَالَ ⏩️: الْآنَ يَا عُمَرُ.»» ⏺️"Ömer dedi ki: 'Ey Allah'ın Resûlü! Sen bana nefsim hariç her şeyden daha sevgilisin.' Nebî ⏩️ buyurdu: 'Hayır! Ben sana nefsinden de daha sevgili olmadıkça olmaz.' Bunun üzerine Ömer dedi ki: 'Şimdi vallahi sen bana nefsimden de daha sevgilisin.' Nebî ⏩️ de: 'İşte şimdi oldu ey Ömer.' buyurdu.
💚(Buhârî, 6632)📎Ömer 💚'un bu sözü, Allah ve Resûlü sevgisinin öğrenilen ve kemâle eren bir hâl olduğunu göstermektedir. İşte bundan dolayı Resûlullah 💚 ümmetine, dünyalıkları değil; Allah'ın sevgisini istemeyi öğretmiştir. Davud aleyhisselam şöyle dua ederdi: 📎««اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ حُبَّكَ، وَحُبَّ مَنْ يُحِبُّكَ، وَالْعَمَلَ الَّذِي يُبَلِّغُنِي حُبَّكَ، اللَّهُمَّ اجْعَلْ حُبَّكَ أَحَبَّ إِلَيَّ مِنْ نَفْسِي، وَأَهْلِي، وَمِنَ الْمَاءِ الْبَارِدِ»» 📎"Allahümme! Senden Senin sevgini, Seni sevenlerin sevgisini ve beni Senin sevgine ulaştıracak ameli isterim. Allah'ım! Senin sevgini bana nefsimden, ailemden ve serin sudan daha sevgili kıl." 💚Ey kızım... 📝Kulun Allah'ı sevmesi büyük bir nimettir. Fakat bundan daha büyük bir nimet vardır ki o da Allah'ın kulunu sevmesidir. Nitekim Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem رحمه الله şöyle demiştir: ❕««إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْعَبْدَ، فَيَقُولُ: اذْهَبْ فَاعْمَلْ مَا شِئْتَ، فَقَدْ غَفَرْتُ لَكَ.»» ❕"Allah bir kulunu öyle sever ki ona: 'Git, dilediğini yap; seni bağışladım.' buyurur."
📚(Tirmizi, 3490)
600
📖EHLİ SÜNNETİN İTİKAD ESASLARI
2️⃣. ESAS /🔤
☝️Kur'ân Allah'ın Kelâmıdır, İndirilmiştir. Hiçbir Yönüyle Mahluk Değildir.
♥️ ...حَنْبَلُ بْنُ إِسْحَاقَ قَالَ: سَمِعْتُ أَبَا عَبْدِ اللَّهِ أَحْمَدَ بْنَ حَنْبَلٍ وَسَأَلَهُ يَعْقُوبُ الدَّوْرَقِيُّ عَمَّنْ قَالَ: الْقُرْآنُ مَخْلُوقٌ؟ فَقَالَ: مَنْ زَعَمَ أَنَّ عِلْمَ اللَّهِ وَأَسْمَاءَهُ مَخْلُوقَةٌ فَقَدْ كَفَرَ، يَقُولُ اللَّهُ تَعَالَى: ﴿فَمَنْ حَاجَّكَ فِيهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ﴾ [آل عمران: ٦١] أَفَلَيْسَ هُوَ الْقُرْآنُ؟ فَمَنْ زَعَمَ أَنَّ عِلْمَ اللَّهِ وَأَسْمَاءَهُ وَصِفَاتَهُ مَخْلُوقَةٌ فَهُوَ كَافِرٌ لَا يُشَكُّ فِي ذَلِكَ، إِذَا أَعْتَقَدَ ذَلِكَ، وَكَانَ رَأْيُهُ وَمَذْهَبُهُ وَكَانَ دِينًا يَتَدَيَّنُ بِهِ، كَانَ عِنْدَنَا كَافِرٌ
الشريعة للآجري ١/٥٠٣
▫️(...) Hanbel b. İshak tahdis etti, dedi ki: Ya'kûb ed-Devrakî'nin kendisine "Kur'ân mahluktur" diyen kimse hakkında sorması üzerine Ebû Abdullah Ahmed b. Hanbel'in şöyle dediğini işittim: "Kim Allah'ın ilminin ve isimlerinin yaratılmış olduğunu söylerse kâfir olur. Allah Teâlâ 'Artık sana gelen ilimden sonra onun hakkında kim seninle tartışırsa...' (Âli İmrân, 61) buyurmaktadır. Bu (yani ona gelen ilim) Kur'ân değil midir? Kim Allah'ın ilminin, isimlerinin ve sıfatlarının yaratılmış olduğunu söylerse kâfirdir. Bunda şüphe yoktur. Buna itikad ettiği, bu onun görüşü, mezhebi ve din edindiği bir din olduğu takdirde bizim nezdimizde kâfirdir."
⏺️...سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ إِدْرِيسَ: وَسَأَلَهُ رَجُلٌ عَمَّنْ يَقُولُ: الْقُرْآنُ مَخْلُوقٌ فَقَالَ: مِنَ الْيَهُودِ؟ قَالَ: لَا، قَالَ: مِنَ النَّصَارَى؟ قَالَ: لَا، قَالَ: مِنَ الْمَجُوسِ؟ قَالَ: لَا، قَالَ: فَمِمَّنْ؟ قَالَ: مِنْ أَهْلِ التَّوْحِيدِ، قَالَ: مَعَاذَ اللَّهِ أَنْ يَكُونَ هَذَا مِنْ أَهْلِ التَّوْحِيدِ، هَذَا زِنْدِيقٌ، مَنْ زَعَمَ أَنَّ الْقُرْآنَ مَخْلُوقٌ فَقَدْ زَعَمَ أَنَّ اللَّهَ تَعَالَى مَخْلُوقٌ، يَقُولُ اللَّهُ تَعَالَى ﴿بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ﴾ [الفاتحة: ١] فَالرَّحْمَنُ لَا يَكُونُ مَخْلُوقًا، وَالرَّحِيمُ لَا يَكُونُ مَخْلُوقًا، وَاللَّهُ لَا يَكُونُ مَخْلُوقًا، فَهَذَا أَصْلُ الزَّنْدَقَةِ...
الشريعة للآجري ١/٤٩٦
♦️(...)Abdullah b. İdris'i işittim. Bir adam ona "Kur'ân yaratılmıştır" diyen kimse hakkında sordu. Abdullah "O yahudilerden mi?" dedi. Adam "Hayır" diye cevap verdi. Abdullah "Hristiyanlardan mı?" diye sordu. Adam "Hayır" diye cevap verdi. Abdullah "Mecûsîlerden mi?" diye sordu. Adam yine "Hayır" diye cevap verdi. Abdullah "Peki kimlerden?" diye sordu. Adam "Tevhid ehlinden" dedi. Bunun üzerine Abdullah şunları söyledi: "Bu kimsenin tevhid ehlinden olmasından Allah muhafaza buyursun! Bu zındıktır. Kim Kur'ân'ın mahluk olduğunu söylerse Allah Teâlâ'nın yaratılmış olduğunu söylemiş olur. Allah Teâlâ Bismillahirrahmanirrahîm' buyurmuştur. Rahmân yaratılmış olamaz. Rahîm yaratılmış olamaz. Allah yaratılmış olamaz. Bu zındıklığın aslıdır."
⏺️...ثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ الْمُبَارَكِ قَرَأَ شَيْئًا مِنَ الْقُرْآنِ ثُمَّ قَالَ: مَنْ زَعَمَ أَنَّ هَذَا مَخْلُوقٌ، فَقَدْ كَفَرَ بِاللَّهِ الْعَظِيمِ
الشريعة للآجري ١/٥٠٠
▫️(... )Ahmed b. Yûnus ☝️ tahdis etti, dedi ki: Abdullah b. el-Mubarek'in ☝️ Kur'ân'dan bir şey okuduğunu işittim. Sonra dedi ki: "Kim bunun yaratılmış olduğunu söylerse Azîm Allah'a kâfir olur.
🌕...سَمِعْتُ مَالِكَ بْنَ أَنَسٍ، يَقُولُ: الْقُرْآنُ كَلَامُ اللَّهِ، وَكَلَامُ اللَّهِ مِنَ اللَّهِ، وَلَيْسَ مِنَ اللَّهِ شَيْءٌ مَخْلُوقٌ
الشريعة للآجري ١/٥٠١
🔸(...) Mâlik b. Enes'i ☝️ şöyle derken işittim: "Kur'ân Allah'ın kelâmıdır. Allah'ın kelâmı Allah'tandır. Allah'tan yaratılmış olan bir şey yoktur."
✨قَالَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ: لَوْ كَانَ لِيَ الْأَمْرُ لَقُمْتُ عَلَى الْجِسْرِ، فَلَا يَمُرُّ بِي أَحَدٌ يَقُولُ: الْقُرْآنُ مَخْلُوقٌ، إِلَّا ضَرَبْتُ عُنُقَهُ، وَأَلْقَيْتُهُ فِي الْمَاءِ
الشريعة للآجري ١/٥٠٢
📖(...) Abdurrahmân b. Mehdî ☝️dedi ki: "Otorite elimde olsaydı köprünün başında dikilirdim: Yanımdan geçip de 'Kur'ân yaratılmıştır' diyen her bir kimsenin boynunu vurur ve onu suya atardım."
Eş şeria c.1
600
💌Ey gönlümün emaneti...
❤️İşte Selef'in yolu buydu. Allah'ın haber verdiğine iman ettiler, Resûlullah 🌟'in bildirdiğini tasdik ettiler ve Allah'ın açıklamadığı hususlarda sustular. Bu sebeple akıllarını vahyin önüne geçirmediler; vahyin rehberliğinde yürüttüler. Kim bu yola sarılırsa selâmet bulur; kim bu yolu terk ederse hevâ ve ihtilaf yollarına açılan kapıları kendisine açmış olur.
🌟 اللهمَّ ارزقنا معرفتَكَ كما تُحبُّ وترضى، وثبِّتنا على الكتابِ والسُّنَّةِ، واجعلنا من أهلِ الاتباعِ، ولا تجعلنا من أهلِ الأهواءِ والبدعِ، واختم لنا بالحسنى، إنك سميعٌ قريبٌ مجيبُ الدعوات.
🌟"Allah'ım! Bize, razı olacağın şekilde Seni tanımayı nasip et. Bizi Kitabın ve Sünnet üzere sabit kıl. Bizleri Sünnet'e tâbi olanlardan eyle, hevâ ve bid'at ehli olanlardan eyleme. Akıbetimizi hayırla tamamla. Şüphesiz Sen işiten, yakın olan ve dualara icabet edensin."
🌟وَصَلَّى اللَّهُ وَسَلَّمَ عَلَى نَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ.
🌟وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ.
@es_sunnne
600
🧕 Ey Kızım... Rabbine Giden Yol
🎀2. Bölüm6️⃣
🌿 Selef, Allah'ın Sıfatlarını Keyfiyetlendirmedi; Vahyin Önünde Edeple Durdu
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
🌷Ey canım kızım...
📎Selef-i Sâlihîn, Allah'ın isim ve sıfatları hakkında ne Allah'ın kendisi için ispat ettiği sıfatları inkâr etti ne de onların keyfiyetini araştırdı. Onlar, Allah'ın ve Resûlü'nün haber verdiğine iman ettiler; bunun ötesinde ise durmaları gereken yerde durdular. Çünkü biliyorlardı ki, bu bâbın esası çok konuşmak değil, teslim olmaktır.
Velîd b. Müslim رحمه الله şöyle rivayet etmiştir:
💐«قال الوليدُ بنُ مسلمٍ رحمه الله:
«سألتُ الأوزاعيَّ ومالكَ بنَ أنسٍ، وسفيانَ الثوريَّ، والليثَ بنَ سعدٍ عن هذه الأحاديثِ التي فيها الصفاتُ، فقالوا: أمِرُّوها كما جاءت.»
الشريعة (رقم ٧٢٠)»
🌻"Evzâî'ye, Mâlik b. Enes'e, Süfyân es-Sevrî'ye ve Leys b. Sa'd'a sıfat hadislerini sordum. Onlar: 'Bunları geldikleri gibi kabul edin.' dediler."
🌸Ey yavrum...
🍃Bu kısa cevap, Selef'in bu konudaki en büyük kaidelerinden biridir. Onlar ne lafızları değiştirdiler ne de keyfiyetini araştırdılar. Sahih haber nasıl geldiyse öyle kabul ettiler.
Bunun en güzel misallerinden biri İmam Mâlik رحمه الله'ın şu meşhur cevabıdır:
📎«جعفرُ بنُ عبدِ اللهِ رحمه الله قال:
«جاء رجلٌ إلى مالكِ بنِ أنسٍ فقال: يا أبا عبدِ اللهِ، ﴿الرَّحْمٰنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوَى﴾ كيف استوى؟
📎فما رأيتُ مالكًا وجد من شيءٍ كوجدِه من مقالته، وعلاه الرُّحَضاءُ، وأطرق رأسَه مليًّا، ثم قال:
📎الاستواءُ غيرُ مجهولٍ، والكيفُ غيرُ معقولٍ، والإيمانُ به واجبٌ، والسؤالُ عنه بدعةٌ، وما أراك إلا رجلًا ضالًّا.
ثم أمر به فأُخرج.»
الصفات للدارقطني (٦٢)»
📎"Bir adam İmam Mâlik'e gelerek: 'Ey Ebû Abdullah! Rahmân Arş'a istivâ etti. Nasıl istivâ etti?' dedi.
İmam Mâlik'in rengi değişti, terledi, başını bir müddet önüne eğdi, sonra şöyle buyurdu:
🪴'İstivâ bilinmeyen bir şey değildir. Keyfiyeti akıl ile kavranamaz. Ona iman etmek vaciptir. Bu konuda soru sormak bid'attir. Seni ancak sapık bir kimse olarak görüyorum.'
Sonra da onun meclisten çıkarılmasını emretti."🪴
🌻Ey güzel kızım...
🌙İmam Mâlik'in cevabı, Selef'in edebini göstermektedir. Allah'ın haber verdiğine iman edilir; keyfiyeti ise Allah'a havale edilir. Çünkü bu konuda konuşulacak yer, vahyin durduğu yerden ileri geçmez.
Süfyân b. Uyeyne رحمه الله şöyle demiştir:
🕯«قال سفيانُ بنُ عيينةَ رحمه الله:
«كلُّ ما وصفَ اللهُ به نفسَه في كتابِه، فقراءتُه تفسيرُه، لا كيفَ ولا مثلَ.»
الصفات للدارقطني (٦١)
شرح أصول اعتقاد أهل السنة (٧٣٦)»
🕯"Allah'ın kitabında kendisini ne ile vasfetmişse, onun tefsiri onu okumaktır. Ne keyfiyet verilir ne de benzetme yapılır."
Yine Yahyâ b. Maîn رحمه الله şöyle rivayet etmiştir:
📎«قال يحيى بنُ معينٍ رحمه الله:
«شهدتُ زكريَّا بنَ يحيى سأل وكيعَ بنَ الجرَّاحِ فقال:
🌷يا أبا سفيانَ، هذه الأحاديثُ مثلُ حديثِ: "الكرسيُّ موضعُ القدمين"؟
فقال وكيعٌ:
🌷أدركتُ إسماعيلَ بنَ أبي خالدٍ، وسفيانَ، ومسعرًا يُحدِّثون بهذه الأحاديثِ، ولا يُفسِّرون منها شيئًا.»**
الصفات للدارقطني (٥٨)»
📘"Zekeriyyâ b. Yahyâ'nın Vekî' b. el-Cerrâh'a: 'Ey Ebû Süfyân! "Kürsî iki ayağın konduğu yerdir." hadisi gibi rivayetler hakkında ne dersin?' diye sorduğuna şahit oldum.
Vekî' şöyle dedi:
📎'İsmâîl b. Ebî Hâlid'i, Süfyân'ı ve Mis'ar'ı bu hadisleri rivayet ederken gördüm. Onlar bunlardan hiçbir şeyi tefsir etmezlerdi.'"
Ardından Ahmed b. Nasr رحمه الله şöyle rivayet etmiştir:
🔖«قال أحمدُ بنُ نصرٍ رحمه الله:
«سألتُ سفيانَ بنَ عيينةَ عن أحاديثَ، منها:
حديثُ ابنِ مسعودٍ: "إنَّ اللهَ يمسكُ السماواتِ على إصبعٍ..."
وحديثُ: "قلوبُ بني آدمَ بين إصبعينِ من أصابعِ الرحمنِ."
وحديثُ: "إنَّ اللهَ يضحكُ."
كيف نأخذُ بها؟
فقال:
أمِرُّوها كما جاءت،
نُقِرُّ بها،
ونُحدِّثُ بها،
بلا كيفٍ.»**
الصفات للدارقطني (٦٣)
العلو للذهبي (٣٨٤)»
🔖"Ahmed b. Nasr dedi ki: Süfyân b. Uyeyne'ye bu hadisleri nasıl anlayacaklarını sordum. O da şöyle dedi:
🖌'Bunları geldikleri gibi kabul edin. Onlara iman edin. Onları rivayet edin. Fakat keyfiyet vermeyin.'"
600
☁️Bizim zamanımızda güvenilir ilim ehli de, bir meselede Resûlullah 🤍'den sahih bir sünnet bulamadıklarında sahâbenin sözlerine dönerlerdi. Eğer sahâbe o meselede ittifak etmişse onların icmâını alırlardı. Eğer ihtilaf etmişlerse onların görüşlerinden birini tercih eder, fakat onların sözlerinin dışına çıkmazlardı. Eğer sahâbeden biri bir görüş söylemiş ve ona muhalefet eden başka bir sahâbî de bulunmamışsa, o görüşü esas alırlardı."
🩷Ey güzel kızım...
📎Hak yolunu arayan kimse için bu sözler büyük bir ölçüdür. Sahâbenin izinden ayrılmayan, onların yolunu koruyan Selef imamlarına sarılan kimse, Allah'ın izniyle hevânın yollarında kaybolmaz. Çünkü din, sonradan kurulacak yeni bir yol değil; Resûlullah 🤍'in bıraktığı ve ilk nesillerin emanet olarak muhafaza ettiği hidayet yoludur.✅
600
🧕 Ey Kızım... Rabbine Giden Yol
🎀2. Bölüm5️⃣
🌿Selef'in Yolu, Vahyi Emanet Bilmek ve İlk Nesillerin İzinden Yürümektir.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
📎Ey gözümün nuru...
🩷Allah Teâlâ bu ümmeti yalnız Kur'ân ile değil, Kur'ân'ı doğru anlayan bir nesille de nimetlendirmiştir. Resûlullah 🤍'in terbiyesinde yetişen sahâbe, onların ardından gelen tâbiîn ve etbâu't-tâbiîn, vahyi yalnız rivayet etmemiş; onu nasıl anlamak gerektiğini de ümmete miras bırakmıştır. Bu sebeple Selef, kendisinden önceki imamların yolunu terk edip yeni bir yol açmayı ilim değil, emanetin zedelenmesi olarak görmüştür.
İmam ed-Dârimî şöyle demiştir:
🏙️«قال الإمام الدارمي رحمه الله:
**«وقد أخذنا بقولِ رسولِ اللهِ ﷺ، فلم نقبلْ منها إلا ما رواه الأئمَّةُ الأثباتُ من أهلِ الحفظِ والإتقانِ والفقهِ، كمعمرٍ، ومالكِ بنِ أنسٍ، وسفيانَ الثوريِّ، وابنِ عيينةَ، وزهيرِ بنِ معاويةَ، وزائدةَ، وشريكٍ، وحمَّادِ بنِ سلمةَ، وابنِ المباركِ، ووكيعٍ، وأشباهِهم، ممَّن عُرفوا بروايةِ هذه الأحاديثِ، ومعرفتِها، والفقهِ فيها.
ففهمُهم لا يُشبِهُ فهمَ المريسيِّ وأصحابِه.
📎فما تلقَّوه بينهم بالقبولِ قبلناه، وما ردُّوه رددناه، وما لم يعملوا به تركناه؛ لأنهم كانوا أعلمَ بتأويلِ القرآنِ ومعانيه، وأعلمَ بما يُوافِقُه من الحديثِ وما يُخالِفُه.
فلذلك وثقنا بروايتهم، وقبلنا ما قبلوا، ورددنا ما ردوا...»**
النقض (ص ٣٤٣)»
📖"Biz Resûlullah 🤍in haberlerini aldık. Ancak bunlardan; Ma'mer, Mâlik b. Enes, Süfyân es-Sevrî, İbn Uyeyne, Zuheyr b. Muâviye, Zâide, Şerîk, Hammâd b. Seleme, Abdullah b. el-Mübârek, Vekî' ve benzeri hıfz, itkân ve fıkıh imamlarının rivayet ettiklerini kabul ettik. Çünkü onların anlayışı, el-Merîsî ve arkadaşlarının anlayışına benzemez. Onların kabulle karşıladıklarını biz de kabul ettik, reddettiklerini reddettik, terk ettiklerini terk ettik. Çünkü onlar Kur'ân'ın manalarını, Resûlullah 🤍'in muradını ve hadislerin hangisinin Kur'ân'a uygun olduğunu bizden daha iyi biliyorlardı. Bundan dolayı onların rivayetlerine güvendik; kabul ettiklerini kabul ettik, reddettiklerini reddettik."
🎀Ey yavrum...
🌱İşte Selef'in usûlü buydu. Kendilerini hakem yapmadılar; vahye en yakın yaşayan nesli rehber edindiler. Çünkü onlar biliyorlardı ki, vahyi en iyi anlayanlar, onun inişine şahit olan ve Resûlullah 🤍in terbiyesinde yetişen kimselerdir.
İmam eş-Şâfiî şöyle demiştir:
📖«قال الإمام الشافعي رحمه الله:
**«أثنى اللهُ تعالى على أصحابِ رسولِ اللهِ ﷺ في القرآنِ، والتوراةِ، والإنجيلِ، وجرتْ لهم على لسانِ رسولِ اللهِ ﷺ من الفضلِ ما ليس لأحدٍ بعدهم، فرحمهم اللهُ، وبلَّغهم بما آتاهم من ذلك غايةَ مراتبِ الصدِّيقينَ، والشهداءِ، والصالحينَ.
📋وقد نقلوا إلينا سننَ رسولِ اللهِ ﷺ، وشاهدوه حين ينزلُ عليه الوحيُ، فعرفوا ما أراد رسولُ اللهِ ﷺ عامًا وخاصًّا، وعزمًا وإرشادًا، وعلموا من سنَّته ما علمنا وما جهلنا، وهم فوقَنا في كلِّ علمٍ، واجتهادٍ، وورعٍ، وعقلٍ، وبآرائهم يُدركُ العلمُ ويُستنبط، وآراؤهم لنا أحمدُ وأولى بنا من آرائنا لأنفسنا.
🌱فمن ارتضيناه ممَّن أدركنا من أهلِ العلمِ ببلدِنا ممَّن نُقل إلينا عنه، إن لم يجدوا في المسألةِ سنَّةً عن رسولِ اللهِ ﷺ رجعوا إلى قولِ الصحابةِ، فإن اجتمعوا أخذوا بإجماعهم، وإن اختلفوا أخذوا بقولِ بعضِهم، ولا يخرجون عن أقوالهم، وإن قال واحدٌ منهم قولًا ولم يُخالفه غيرُه أخذوا به.»**»
🌱"Allah Teâlâ, Resûlullah 🤍'in ashâbını Kur'ân'da, Tevrat'ta ve İncil'de övmüştür. Resûlullah 🤍'in diliyle de onlara, kendilerinden sonra hiçbir kimseye nasip olmayan faziletler verilmiştir. Allah onlara rahmet etsin. Allah, kendilerine ihsan ettiği bu faziletlerle onları sıddîkların, şehidlerin ve sâlihlerin en yüksek mertebelerine ulaştırmıştır.
✅Onlar bize Resûlullah 🤍'in sünnetlerini naklettiler. Vahiy inerken ona bizzat şahit oldular. Bu sebeple Resûlullah 🤍'in sözlerinden hangisinin umumî, hangisinin hususî; hangisinin kesin emir, hangisinin irşad ve tavsiye olduğunu en iyi onlar bildiler. Onun sünnetinden bizim bildiklerimizi de, bilmediklerimizi de öğrendiler. Onlar ilimde, ictihadda, verâda ve akılda bizden üstündürler. İlim onların görüşleriyle elde edilir, hükümler onların anlayışıyla istinbat edilir. Onların görüşleri, bizim kendi görüşlerimizden daha övgüye lâyık ve bizim için daha önceliklidir.
600
📖 EHLİ SÜNNETİN İTİKAD ESASLARI
2️⃣. ESAS /🔤
☝️Kur'ân Allah'ın Kelâmıdır, İndirilmiştir. Hiçbir Yönüyle Mahluk Değildir.
☝️KUR'ÂN'IN ALLAH'IN KELAMI OLDUĞUNA DAİR RASULULLAH'IN SÜNNETİ İLE SAHABEDEN GELEN DELİLLER
〰️عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ: «إِنَّ فَضْلَ الْقُرْآنِ عَلَى سَائِرِ الْكَلَامِ كَفَضْلِ اللَّهِ عَلَى خَلْقِهِ»
الإبانة الكبرى - ابن بطة ٥/٢٢٥
➖Ebû Said el-Hudri'den 💛Rasûlullah 🤍 şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah'ın kelamının diğer kelamlara olan üstünlüğü, Allah'ın yarattıklarına olan üstünlüğü gibidir.
El ibanet'ul kubra🟤عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ: كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ يَعْرِضُ نَفْسَهُ عَلَى النَّاسِ بِالْمَوْقِفِ، فَيَقُولُ: «هَلْ مِنْ رَجُلٍ يَحْمِلُنِي إِلَى قَوْمِهِ، فَإِنَّ قُرَيْشًا مَنَعُونِي أَنْ أُبَلِّغَ كَلَامَ رَبِّي» الإبانة الكبرى - ابن بطة ٥ ➖Cabir bin Abdullah'tan; 💛 (Cabir) dedi ki: Rasûlullah 🤍 vakfe yerinde kendini insanlara arz eder, şöyle derdi: "Beni kavmine götürecek biri var mı? Doğrusu Kureyş, beni Rabbimin kelamını tebliğ etmekten alıkoydu. "
El ibanet'ul kubra▫️قَالَ مَسْرُوقٌ: عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، عَنِ النَّبِيِّ ﷺ قَالَ: «الْقُرْآنُ كَلَامُ اللَّهِ» قَالَ: وَسَمِعْتُ الدَّغْشِيَّ يَقُولُ: قَالَ مُجَالِدٌ: قَالَ عَامِرٌ: قَالَ مَسْرُوقٌ: قَالَ عَبْدُ اللَّهِ: مَنْ قَالَ غَيْرَ ذَا، فَقَدْ كَفَرَ الإبانة الكبرى - ابن بطة ٥/٢٤٠ ➖Mesruk'tan ☝️ , o Abdullah bin Mes'ud'dan 💛 ; Rasûlullah 🤍 şöyle buyurdu: "Kur'ân Allah'ın kelamıdır." 🔸Mesruk'tan 💛; Abdullah 💛dedi ki: "Kim bundan başkasını söylerse. gerçekten kâfir olmuştur." ⏳عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ﷺ قَالَ: «إِنَّمَا هُمَا اثْنَتَانِ: الْكَلَامُ وَالْهَدْيُ، فَأَحْسَنُ الْكَلَامِ كَلَامُ اللَّهِ،... الإبانة الكبرى - ابن بطة ٥/٢٤٢ ➖ Abdullah bin Mes'ud'dan 💛 Rasûlullah 🤍 şöyle buyurdu: "Onlar ancak iki tanedir; kelam ve yol. Kelamın en güzeli, Allah'ın Kelâmıdır... "
El ibanet'ul kubra İbn batta✒️عَنْ فَرْوَةَ بْنِ نَوْفَلٍ، قَالَ: قَالَ خَبَّابُ بْنُ ⦗٢٤٦⦘ الْأَرَتِّ، وَأَقْبَلْتُ مَعَهُ مِنَ الْمَسْجِدِ إِلَى مَنْزِلِهِ، فَقَالَ: «إِنِ اسْتَطَعْتَ أَنْ تَقَرَّبَ إِلَى اللَّهِ ﷿، فَإِنَّكَ لَا تَقَرَّبُ إِلَيْهِ بِشَيْءٍ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِنْ كَلَامِهِ» قَالَ ابْنُ أَبِي الْعَوَّامِ: اشْهَدُوا عَلَيَّ أَنَّ دِينِي الَّذِي أَدِينُ اللَّهَ ﷿ بِهِ أَنَّ الْقُرْآنَ كَلَامُ اللَّهِ غَيْرُ مَخْلُوقٍ، وَأَنَّ مَنْ زَعَمَ أَنَّ الْقُرْآنَ مَخْلُوقٌ، فَهُوَ كَافِرٌ، وَهَذِهِ كَانَتْ مَقَالَةَ أَبِي الإبانة الكبرى - ابن بطة ٥/٢٤٤ 💳Ferve bin Nevfel dedi ki: Birlikte mescitten çıkıp evine doğru yöneldiğimizde Habbab bin Eret 💛 bana şöyle dedi: "Eğer Allah Teâlâ ya yakınlaşmaya gücün yeterse, bil ki O'na O'nun kelamından daha sevimli herhangi bir şeyle yaklaşamazsın.
ibn batta⏺️Ravilerden İbn Ebi'l Avvâm dedi ki: "Şahit olun ki kendisiyle Allah Teâlâ ya kulluk ettiğim dinim, Kur'ân'ın Allah'ın kelamı olduğu, yaratılmış olmadığıdır. Her kim Kur'ân'ın mahluk olduğunu söylerse, o kimse bir kafirdir. Babamın görüşüde böyleydi. 📍 İbn Abbas 💛 dedi ki: Allah'ın Rasûlü 🤍 , Hasan ve Hüseyin'i "Sizi her şeytandan, haşereden ve her kem gözden Allah'ın tastamam olan kelimelerine sığındırırım" ..
Ahmed, müsned 6/21🪶İbn Batta ☝️ şöyle der: Allah size rahmet etsin! Şu hadisleri anlamaya çalışın. Acaba Rasûlullah'ın 🤍 herhangi bir yaratılmışa sığınması, hatta kendi sığınmasıyla birlikte ümmetine de mahluka sığınmalarını emretmesi olur iş midir? 🔸Peki, insanın kendisine veya kendi gibi yaratılmış olan başkasına sığınıp "Kendimi semaya, dağlara, peygamberlere, Arş'a, Kürsi'ye, yere... sığındırıyorum" vb. sözler söylemesi caiz midir? 🩶Şayet kişinin kendi gibi bir yaratılmışa sığınması caizse, şu halde kendine sığınması da başkasını kendisine sığındırıp "Seni kendime sığındırıyorum" demesi de caizdir. ✔️Abdullah bin Mes'ud 💛Kur'ân üzerine yemin eden kimsenin (yeminini bozduğunda) her âyet için kefaret ödemesi vacip kılmadı mı? Peki, herhangi bir mahluk ile yemin edenin kefaret vermesi vacip mi?
El ibanet'ul kubra c.2 s.401
600
🧕 Ey Kızım... Rabbine Giden Yol
🎀2. Bölüm4️⃣
🌿 Selef, Sahih Haber Karşısında Teslimiyeti Seçti
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
🌟Ey gönlümün emaneti...
⭐️Marifetullahın ilk meyvesi, kulun kendi aklının sınırını bilmesidir. Rabbini tanıyan kimse, O'nun hakkında kendi görüşüyle konuşmayı değil; Kitabına ve Resûlü 🤍'in sahih haberine teslim olmayı seçer. İşte Selef-i Sâlihîn'in yolu da buydu. Onlar için ölçü, insanların sözleri değil; Allah'ın kelâmı ve Resûlü 🤍'in sahih sünnetiydi.
et-Teymî el-Asbehânî şöyle demiştir:
📋«قال التَّيْمِيُّ الأَصْبَهَانِيُّ رحمه الله:
«قولُ أهلِ السُّنَّةِ: إنَّ ما صحَّ عن رسولِ اللهِ ﷺ بإسنادٍ صحيحٍ في الصفاتِ، فكلُّه حقٌّ.»
الحُجَّة في بيان المحجَّة (١/٤٣٦)»
📋"Ehli Sünnet'in sözü şudur: Allah'ın sıfatları hakkında Resûlullah 🤍'den sahih isnadla gelen rivayetlerin tamamı haktır."
✨Ey güzel kızım...
🪶Bu söz, Selef'in bütün bu bâbdaki usûlünü özetlemektedir. Onlar sahih olarak gelen haberleri akıllarına arz etmediler; vahyin haberi olarak kabul edip teslim oldular. Çünkü Resûlullah 🤍 Rabbi hakkında ancak vahiy ile konuşur.
Ardından Ebû Nasr es-Siczî bu usûlü biraz daha açıklayarak şöyle demiştir:
🌷«قال أبو نصر السِّجْزِيُّ رحمه الله:
«ولا يجوزُ أن يُوصَفَ اللهُ سبحانه وتعالى إلا بما وَصَفَ به نفسَه، أو وَصَفَه به رسولُه ﷺ. وذلك إذا ثبتَ الخبرُ وصحَّ، وزالَ الشكُّ في صحَّته. فأمَّا الأخبارُ المُعلَّةُ والطرقُ الواهيةُ، فإنَّه لا يجوزُ عندَ علماءِ الأثرِ أن يُعتقَدَ شيءٌ منها في ذاتِ اللهِ سبحانه، ولا في صفاتِه.»
رسالة الحرف والصوت (ص ١٢١)»
📖"Allah Teâlâ ancak kendisini vasfettiği veya Resûlullah 🤍'in O'nu vasfettiği sıfatlarla vasfedilir. Bu da haber sahih olarak sabit olduğu zaman böyledir. İlletli rivayetlere ve zayıf tariklere gelince, Eser ehli âlimlere göre bunlarla Allah'ın zâtı ve sıfatları hakkında inanç kurulmaz."
🌷Ey yavrum...
📒Selef yalnız sahih habere teslim olmakla kalmamış, hangi haberin sahih olduğuna da büyük bir titizlik göstermiştir. Çünkü Allah hakkında söylenecek her söz, en ağır emanetlerden biridir.
💡Bu usûlün nasıl yaşandığını İmam Ahmed رحمه الله'ın şu sözü açıkça göstermektedir.
☁️««سألتُ أبا عبدِ اللهِ عن الأحاديثِ التي تُروى: أنَّ اللهَ يُرى، وينزلُ إلى سماءِ الدنيا، ويضعُ قدمَه، فقال: نؤمنُ بها ونُصدِّقُ بها، لا نردُّ منها شيئًا إذا كانت بأسانيدَ صحاحٍ، ولا نردُّ على رسولِ اللهِ ﷺ قولَه.»
لمعة الاعتقاد لابن قدامة (ص ٣٩)»
☁️"Ebû Abdullah'a (İmam Ahmed'e), Allah'ın görüleceği, dünya semasına ineceği ve ayağını koyacağına dair rivayet edilen hadisleri sordum. Şöyle buyurdu: 'Bunlara iman ederiz, bunları tasdik ederiz. İsnadları sahih olduğu müddetçe bunlardan hiçbirini reddetmeyiz. Resûlullah 🤍'in hiçbir sözünü geri çevirmeyiz.'"
📎Ey canım kızım...
📋İmam Ahmed'in ilk sözü dikkat çekicidir: "نؤمن بها" — "Bunlara iman ederiz." Çünkü Selef biliyordu ki, sahih olarak Resûlullah 🤍'den gelen haber karşısında müminin vazifesi tartışmak değil; iman etmek ve teslim olmaktır. İşte onların ilmi de, edebi de, selâmeti de bu teslimiyet üzerine kurulmuştur.
