Selefin izinde Ashabu'l Âsar
Открыть в Telegram
Muhammed b. Sirin (rahimehullah) dedi ki "Kişi esere uyduğu sürece doğru yol üzeredir." {Sunen ed- Darimi, 1} Deşifre kanalı ➡️ https://t.me/AshabulSunnah
Больше932
Подписчики
-124 часа
-67 дней
+1530 дней
Архив постов
قال الإمام الشافعي رحمه الله:
تَعَلَّمُوا مِمَّنْ هُوَ أَعْلَمُ مِنْكُمْ، وَعَلِّمُوا مَنْ أَنْتُمْ أَعْلَمُ مِنْهُ، فَإِذَا فَعَلْتُمْ ذَلِكَ عَلِمْتُمْ مَا جَهِلْتُمْ، وَحَفِظْتُمْ مَا عَلِمْتُمْ.
el-İmâm eş-Şâfiî رحمه الله dedi ki:
“Sizden daha bilgili olandan ilim öğrenin ve kendisinden daha bilgili olduğunuz kimseye ilim öğretin. İşte bunu yaptığınız zaman, bilmediğiniz şeyleri öğrenmiş ve öğrendiğiniz şeyleri muhafaza etmiş olursunuz.”
[İbn Asâkir, Târîhu Medîneti Dimaşk, (s.408)]
Sabah akşam Nebi'ye salâvat getiren Sünnet ehlinin durumu ne iyi güzel birşeydir. Derecesi ne güzel yüksek bir derecedir. Kötülükleri ne çok iyiliğe dönüşen birşeydir. Sıkıntılardan beladan ne çok kurtulan kimsedir. Hele ki Cuma gecesi ve günü ne çok mustehaptır Sünnet ehlinin yerine getirmesi gereken bir amel. Ey Sünnet ehli.! Nebimize çokça salâvat getirelim.
اللهم صل وسلم على نبينا محمد
Allah'ım Nebimiz'e yarattıkların adedi sayısınca Salât ve Selam eyle.
Eğer kerih görmüyor olsaydım bu şehirde gıybetimi yapmayan kimsenin kalmamasını isterdim
📝Ebu’ş Şeyh et-Tevbîh adlı eserinde şöyle rivayet eder:
Muhammed bin Ahmed bin Amr bize rivayet etti, bize Ruste rivayet etti, dedi ki: Abdurrahman bin Mehdî'yi şöyle derken işittim:
لولا أنى أكره أن يعصى الله، أحببت أن لا يبقى في هذا المصر أحد إلا وقع في، واغتابني، وأي شىء أهنأ من حسنة يجدها الرجل في صحيفته يوم القيامة، لم يعملها، ولم يعلم بها.
Eğer Allah’a isyan edilmesini kerih görmüyor olsaydım, bu şehirde benim hakkımda konuşup gıybetimi yapmayan kimsenin kalmamasını isterdim. Kıyamet günü kişinin amel defterinde yapmadığı ve bilmediği bir iyilik/sevap bulmasından daha tatlı ne olabilir ki?
Et-Tevbih ve’t Tenbih Ebu’ş Şeyh, 1/101
Ben derim ki:
Benim ve kardeşlerimin selamette olması, benim kurtulup kardeşlerimin helâk olmasından daha hayırlıdır.
أخبرنا عبد الرحمن المسعودي عن القاسم بن عبد الرحمن قال: قال عبد الله بن مسعود:
"لوددت أنيّ من الدنيا فرد كالراكب الرائح الغادي."
Bize Abdurrahmân el-Mes'ûdi, Qâsım b. Abdurrahmân'dan haber verdi dedi ki:
Abdullah b. Mes'ûd رضي الله عنه dedi ki:
"İstedim ki dünyadan, tek başına yoluna devam ederek giden bir binekli olayım."
[ Vekî' b. Cerrah, Zuhd; 68 ]Surah_Al_Qasas_The_Stories_سورة_القصص_Mohammed_Mosad_محمد_مسعد_Qur'an.mp325.61 MB
Emiru'l Mü'minun Ömer b. KHattap (➡️) şöyle demiştir:
وجدنا خير عيشنا بالصبر
"Biz hayatımızın hayrını sabretmekte bulduk."
Buhari Kitabu’r Rikak, 20"Rablerine tevekkül ederler" Kavli:
Bize babam tahdis etti, bize Ebû Salih tahdis etti, bana Muâwiya b. Salih tahdis etti. Âli b. Ebî Talha'dan, -o- İbn Abbas'tan (👍) "Rablerine tevekkül ederler" kavli hakkında dedi ki:
“O'ndan başkasından ummazlar.”
[Tefsîr İbn Ebî Hatim: 7/18262]
Ahmed bin hanbel'e (rahimehullah)
Tevekkül hakkında sorulduğunda şöyle cevap vermiştir: "İnsanlardan gelecek olandan ümidini kesmektir."
[ Tabakatu'l Hanabıle, 1/416 ]
قال الحسين رضي الله عنه:
"علامة أهل السُّنة كثرة الصلاة على النبي ﷺ"
el-Husayn Rahimehullah dedi ki:
"Sünnet ehlinin alâmeti, Rasûlullah ﷺ 'e çokça salât etmektir."
[et-Terğibu we't Terhib, el-İsbahani]
اللهم صل و سلم على نبينا محمد...
قال ابن بطة رحمه الله:
فإني أجعل أمام القول إيعاز النصيحة إلى إخواني المسلمين، بأن يتمسكوا بكتاب الله وسنة رسوله صلى الله عليه وسلم، واتباع السلف الصالح من الصحابة والتابعين، ومن بعدهم من علماء المسلمين الذين شرح الله بالهدى صدورهم، وأنطق بالحكمة ألسنتهم، وضرب عليه سرادق عصمته، وأعاذهم من كيد إبليس وفتنته، وجعلهم رحمة وبركة على من اتبعهم، وأنساً وحياة لمن سلك طريقهم، وحجة وعمى على من خالفهم.
قال الله عز وجل:
﴿وَمَن يُشَاقِقِ الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ الْهُدَى وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَبِيلِ الْمُؤْمِنِينَ نُوَلِّهِ مَا تَوَلَّى وَنُصْلِهِ جَهَنَّمَ وَسَاءَتْ مَصِيرًا﴾
[سورة النساء: 115]
İbn Battah رحمه الله şöyle demiştir:
Ben söze başlamadan önce, Müslüman kardeşlerime şu nasihati hatırlatmayı gerekli görüyorum:
Allah’ın Kitabı’na ve Rasûlunun ﷺ sünnetine sımsıkı sarılsınlar. Sahâbe, Tâbiîn ve onlardan sonra gelen Müslüman âlimlerden oluşan Selef-i Sâlihîn’in yoluna tâbi olsunlar.
Onlar öyle kimselerdir ki Allah, göğüslerini hidayetle genişletmiş, dillerini hikmetle konuşturmuş, onları kendi korumasının himayesi altına almış ve şeytanın hilesinden ve fitnesinden onları korumuştur.
Allah onları, kendilerine tâbi olanlar için rahmet ve bereket, onların yolunda yürüyenler için ünsiyet ve hayat, kendilerine muhalefet edenler için ise hüccet ve körlük kılmıştır.
Allah عز وجل şöyle buyurmuştur:
“Kim kendisine doğru yol apaçık belli olduktan sonra Rasûl’e muhalefet eder ve müminlerin yolundan başka bir yola tâbi olursa, onu yöneldiği şeye yöneltir ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir!” [en-Nisâ, 4/115]
[el-İbâne, (1/212-215)]
Adamın biri gelir ve Süfyan bin Uyeyne'ye karısından şikayetçi olur. Adam der ki: "Ben karımın nezdinde çok değersiz biriyim." Bunun üzerine Süfyan bin Uyeyne O'na: "Oysa sen O'nunla itibar kazanabilmek için evlenmiştin değil mi?" diye sorar.
Adam cevaben şöyle der: "Evet, ya Ebu Muhammed." Adamın bu sözüne karşılık olarak Süfyan bin Uyeyne şöyle der: "Evlilikte her kim izzet ararsa alçaltılmak ile denenir. Her kim mal ve mülk ararsa O da fakirlik ve yokluk ile denenir. Her kim de dini ararsa O kimseye Allah, din ile beraber izzet ve mülk de verir."
(Hilyetu'l-Evliya, 7/289)El-Asmaî anlatıyor:
“Bir adamın Kâbe’yi tavaf ettiğini gördüm. Sırtında yaşlı bir adam taşıyor ve ona şöyle diyordu: ‘Sen beni küçükken de büyüdüğünde de yordun.’
Ben de adama: ‘O sana nasıl iyilik ettiyse, sen de ona iyi davran.’ dedim.
Bana: ‘Sence bu adam benim neyimdir?’ diye sordu.
Ben: ‘Baban veya deden olmalı.’ dedim.
Adam: ‘O benim oğlumdur.’ dedi.
‘Peki onu bu hâle getiren nedir?’ diye sordum.
Şöyle cevap verdi: ‘Karısının kötü ahlakı.’”
[Muhâdarâtü’l-Üdebâ, 2/204.]*️⃣Secde Halinde Tesbih ve Dua Etmek Babı:
وعنْ عائشةَ رضي اللَّه عنْهَا قَالَتْ : كانَ النبي صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم يُكْثِرُ أنْ يقولَ في رُكُوعِهِ وَسُجُودِهِ : سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ رَبَّنَا وَبِحَمْدك ، اللَّهُمَّ اغْفِرْ لي » متفقٌ عليهِ .
Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi:
Rasûlullah (➡️) rükû ve secdede şu duayı çok okurdu:
“Sübhâneke’llâhümme rabbenâ ve bi-hamdik. Allâhümm’ağfir lî:
Allahım! Yüce Rabbimiz! Seni ulûhiyyet makamına yakışmayan sıfatlardan tenzih eder ve sana hamdederim. Allahım! Beni bağışla.”
Buhârî, Ezân 123, 139; Müslim, Salât 217.
Rükû' ve Secdelerde Söylenmesi Sünnet Olan Duâlar
*سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ رَبَّنَا وَبِحَمْدِكَ اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي*
Subhânekellâhumme rabbenâ ve bihamdik. Allâhummeğfir lî.
"Allah'ım! Rabbimiz! Seni hamdinle tenzih eder ve noksan sıfatlardan uzak tutarım. Allah'ım, beni bağışla."
*سُبُّوحٌ قُدُّوسٌ رَبُّ الْمَلَائِكَةِ وَالرُّوحِ*
Subbûhun Guddûsun Rabbu'l-Melâiketi ve'r-Rûh.
"O (Allah), bütün noksan sıfatlardan münezzehtir, mukaddestir, meleklerin ve Ruh'un (Cebrail'in) Rabbidir."
ثنا سُلَيْمَانُ ، ثنا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَحْمَدَ بْنِ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنِي يَحْتَى بْنُ مَعِين، ثنا حَجَّاج بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالَ : سَمِعْتُ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ، يَقُولُ: " أَوْحَشَتُ الْيَلادُ فَاسْتَوْحَشْتُ، وَلا أَرَاهَا تَزْدَادُ إِلَّا وَحْشَةً "
Süfyân es-Sevri der ki:
Beldeler ıssızlaştı, ben de kendimi yalnız hissediyorum.Gördüğüm kadarıyla da beldeler giderek daha da ıssızlaşacak.
[hilyetu'l evliya]Arkadaşına sahip çık.
Onu bulduğunda artık onu koruman gerekir. Ona İyilikle davranmalı, ona saygı göstermelisin. Şu anda yakın bir arkadaşınla, belki de bir arkadaştan daha ötesi bir bağla bağlı olduğun biri olabilir. Önemli olan dostluğun eski ya da yeni olması değil, asıl önemli olan onu koruma ve yüceltme becerimizdir. Bu dostluğu, Allah için sevmenin en yüce mertebelerine taşımalıyız.
Onu samimiyetle sev ki, sevginin karşılığını göresin. Aranıza kötü niyetler sokma. Onunla güzel bir zan üzere ol ve onu dikkatle, gönülden dinleyerek sevgisini kazan. Sürekli yanında olman gerekmez, ama her fırsatta onunla hayrı paylaşmalısın. Bazı dostlarla sık sık bir araya gelmeyiz, ama onlarla başardıklarımız hayal gücünü bile aşar. Dostluk krallığı, ancak iyi niyet, ihsan, sabır ve fedakârlık temelleri üzerine kurulabilir. Bunlar, dostluğun temel sütunlarıdır. Unutma ki, o da senin gibi bir insandır, hata da yapar, isabet de eder. Hatalarına karşı hemen sert davranma. Aksine, hatırlatma ve güzel bir nasihatle, nazikçe yönlendirme konusunda akıllı ol. Özellikle günahlar ve zor zamanlar geldiğinde bunu yapmaya daha çok özen göster.
Zubeyr İbni Ebû Bekir şöyle demiştir:
Babam, Irak'tan mektup yazıyor ve bana şu öğüdü veriyordu: "Oğlum, ilim öğren. Çünkü fakir düşersen ilim, senin için en kıymetli sermaye olur. Zengin olursan ilim, senin için bir süs ve güzellik olur.
Osman bin Ebi Şeybe dedi ki: İbn Uyeyne’yi şöyle derken işittim:
Allah Tebâreke ve Teâla buyuruyor ki: "Hased eden kişi, benim nimetime düşmandır, kadâma/hükmüme öfkelidir ve kendisi için taksim ettiğim, taksimimden râzı değildir.
Tefsir İbn Ebi Hatim, 3/978
Müslümanın güzel ahlaklarından biri de kendisinde bulunmayan bir nimeti, kardeşinde gördüğünde bundan rahatsız olmak yerine onun için sevinmesidir. Çünkü mümin, kardeşinin hayrını kendi aleyhine görmez. Allah’ın lütfunun kulları arasında taksim edilmesine razıdır. Kardeşinin yükselmesi onu küçültmez, kardeşinin nimeti onun rızkından eksiltmez. Bunun zıddı ise kalbin hastalığıdır: Kardeşinin nimetine üzülmek, onun iyiliğinin son bulmasını istemek, onun sahip olduğu şeyi kendisine dert edinmek ve görünüşte kardeşlik gösterirken kalben onun düşüşünü arzulamak.
Mümin kardeşinin hayrına sevinir; münafık ise dilinde muhabbet, kalbinde rekabet taşır. Bu sebeple insan kendi kalbini sık sık yoklamalıdır: “Kardeşimde gördüğüm bu nimete gerçekten seviniyor muyum? Yoksa onun benden üstün olmasından dolayı içimde bir darlık mı meydana geliyor?” Zira Allah’ın kullarına verdiği nimetlere sevinmek, Allah’ın taksimine razı olmanın alametlerindendir. Haset ise yalnızca kardeşine değil, kişinin kendi kalbine de zarar verir.
*Alıntı
Repost from Selefin izinde Ashabu'l Âsar
İmam Şafii (🌟) dedi ki:
“Allah Rasulune ﷺ her hâldeyken salât etmeyi severim. Cuma günü ve gecesinde salât etmek ise daha da şiddetli bir mustehaptır.”
[ Kitabu'l Umm | İmam Şafii ]
Sabit b. Ubeyd bildiriyor;
Evinde Zeyd b. Sâbit kadar neşeli ve esprili, meclisinde de onun kadar ağır başlısını görmedim.
-ibn Ebi'd-Dünyâ 1/564.
