İngilizce Öğren - Bilgi Ve Quiz
Open in Telegram
İngilizce ile alakalı yararlı şeyler bulabilirsin, belkiiiii yani kim bilebilir? iletişim @CatPeare Sohbet için burası bir seçenek olabilir https://t.me/offTopicEng
Show more2 549
Subscribers
+824 hours
+277 days
+3530 days
Posts Archive
Enormous ɪˈnɔməs
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
My room has enormous in size.
-- devasa, kocaman (adjective)
Cümle çevirisi:
Odam devasa büyüklükte.
Prospect prɒspekt
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Even the dream prospect of being a programmer puts a smile on my face.
-- olasılık, ihtimal (noun)
Cümle çevirisi:
Bir programcı olma hayali bile yüzümü gülümsetiyor.
Utter ədər
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The utter silence in the room was deafening.
-- mutlak, tam, kesin (adjective)
-- söylemek, dile getirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Odadaki mutlak sessizlik sağır ediciydi.
'Tutumlu - Mantıklı' anlamını hangi ingilizce kelime verir?
Attitude ætɪtu:d
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Berk has a bad attitude against his brother
-- tavır, davranış (noun)
Cümle çevirisi:
Berk'in erkek kardeşine karşı kötü bir huyu var.
Impending ɪmˈpendɪŋ
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The dark clouds signaled an impending storm.
-- eli kulağında, yaklaşmakta olan, olası (adjective)
Cümle çevirisi:
Kara bulutlar yaklaşmakta olan fırtınanın habercisiydi.
'Kalıtsal öğe' anlamını hangi ingilizce kelime verir?
Trim trim
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I need to trim the overgrown branches in my backyard before they become a safety hazard.
-- budamak, düzeltmek (verb)
-- süsleme, düzen (noun)
Cümle çevirisi:
Arka bahçemdeki aşırı büyümüş dalları güvenlik tehlikesi oluşturmadan kesmem gerekiyor.
'Detrimental' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Creep krēp
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I think someone is creeping around the house.
-- sürünmek, yavaş yavaş ilerlemek (verb)
-- emekleme, ürperme (noun)
Cümle çevirisi:
Sanırım birisi evin içinde sürünüyor.
'İstihbarat' anlamını hangi ingilizce kelime verir?
Chase CHās
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Police chased criminals after the robbery
-- kovalamak, peşinde olmak (noun)
Cümle çevirisi:
Polis, soygunun ardından suçluları kovaladı.
