İngilizce Öğren - Bilgi Ve Quiz
Kanalga Telegram’da o‘tish
İngilizce ile alakalı yararlı şeyler bulabilirsin, belkiiiii yani kim bilebilir? iletişim @CatPeare Sohbet için burası bir seçenek olabilir https://t.me/offTopicEng
Ko'proq ko'rsatish2 606
Obunachilar
+224 soatlar
+137 kun
+8530 kun
Postlar arxiv
Decade dekeɪd
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
It's been a decade since I didn't see you.
-- onyıl (noun)
Cümle çevirisi:
Seni görmeyeli on yıl oldu.
'Deteriorate' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Overwhelm ōvər(h)welm
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
Sevgi overwhelms by anything I say.
-- (duygu, durum) kapılmak, etkilemek, gark etmek (verb)
Cümle çevirisi:
Sevgi söylediğim her şeyden bunalıyor.
'Prospect' kelimesinin eş anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?
Concern kənsɜrn
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
My friend concerned about my car accident
-- ilgilendirmek, alakadar etmek, endişelendirmek (verb)
Cümle çevirisi:
Arkadaşım araba kazam hakkında endişelendi.
'Impervious' Bu kelimenin türkçe karşılığı nedir?
Why waɪ
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I wonder why you called me yesterday?
-- neden, niye, ne için, ne sebepten dolayı (adverb)
Cümle çevirisi:
Merak ediyorum beni dün niye aradın?
'köklü, kökten' anlamını hangi ingilizce kelime verir?
Stretch streCH
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I stretched my dress after the wash.
-- germek, uzatmak, gerinmek (verb)
-- esneme, gerinme (noun)
Cümle çevirisi:
Yıkandıktan sonra elbisemi gerdirdim.
Imagine ɪˈmædʒɪn
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I hardly imagine where will I be in two years
-- düşünmek, hayal etmek (verb)
Cümle çevirisi:
İki yıl sonra nerede olacağımı zoraki hayal ediyorum.
'pace' kelimesinin eş anlamlısı aşağıdakilerden hangisidir?
Indication ındi'keıʃən
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
This gift is an indication of my love for you.
-- belirti, anlatma, gösterge (noun)
Cümle çevirisi:
Bu hediye sana olan sevgimin bir göstergesidir.
in/into a state
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
I am in a real state because of my current situation
-- sinirli, canı sıkkın (noun)
Cümle çevirisi:
Şuanki durumumdan sebep ciddi bir bunalımdayım.
litigate ˈlɪtəˌɡeɪt
Cümle içinde kullanımı & kelime bilgisi:
The two companies decided to litigate the dispute in court.
-- dava açmak, yargıya başvurmak (verb)
Cümle çevirisi:
İki şirket, anlaşmazlığı mahkemede yargılamaya karar verdi.
