en
Feedback
HAKİKAT ÂLEMİ....{ن}🍃🍃

HAKİKAT ÂLEMİ....{ن}🍃🍃

Open in Telegram

İstemez misin, Ey Ömer! Dünya onların, âhiret de bizim olsun! - Hz. Muhammed (sav.)🌹 https://instagram.com/meftunnn571?igshid=ZDdkNTZiNTM= @gayb571 💚 https://whatsapp.com/channel/0029Vb5iwgNCnA7lvDQ2k82W @Nur_ilk 💚الكنور.........ن

Show more
2 283
Subscribers
-224 hours
+57 days
-430 days
Attracting Subscribers
September '26
September '26
+34
in 0 channels
August '26
+47
in 3 channels
Get PRO
July '26
+32
in 0 channels
Get PRO
June '26
+22
in 0 channels
Get PRO
May '26
+60
in 0 channels
Get PRO
April '26
+70
in 2 channels
Get PRO
March '26
+102
in 2 channels
Get PRO
February '26
+198
in 1 channels
Get PRO
January '26
+178
in 2 channels
Get PRO
December '25
+110
in 1 channels
Get PRO
November '25
+121
in 2 channels
Get PRO
October '25
+185
in 1 channels
Get PRO
September '25
+139
in 2 channels
Get PRO
August '25
+162
in 2 channels
Get PRO
July '25
+131
in 1 channels
Get PRO
June '25
+159
in 2 channels
Get PRO
May '25
+110
in 4 channels
Get PRO
April '25
+173
in 4 channels
Get PRO
March '25
+54
in 4 channels
Get PRO
February '25
+163
in 1 channels
Get PRO
January '25
+75
in 4 channels
Get PRO
December '24
+134
in 0 channels
Get PRO
November '24
+210
in 3 channels
Get PRO
October '24
+315
in 1 channels
Get PRO
September '24
+377
in 3 channels
Get PRO
August '24
+332
in 3 channels
Get PRO
July '24
+182
in 14 channels
Get PRO
June '24
+158
in 28 channels
Get PRO
May '24
+182
in 34 channels
Get PRO
April '24
+190
in 24 channels
Get PRO
March '24
+253
in 12 channels
Get PRO
February '24
+124
in 7 channels
Get PRO
January '24
+53
in 1 channels
Get PRO
December '23
+42
in 1 channels
Get PRO
November '23
+7
in 1 channels
Get PRO
October '23
+35
in 3 channels
Get PRO
September '23
+10
in 0 channels
Get PRO
August '23
+41
in 0 channels
Get PRO
July '23
+40
in 0 channels
Get PRO
June '23
+53
in 0 channels
Get PRO
May '23
+67
in 0 channels
Get PRO
April '23
+47
in 0 channels
Get PRO
March '23
+120
in 0 channels
Get PRO
February '23
+77
in 0 channels
Get PRO
January '23
+113
in 0 channels
Get PRO
December '22
+111
in 0 channels
Get PRO
November '22
+115
in 0 channels
Get PRO
October '22
+153
in 0 channels
Get PRO
September '22
+119
in 0 channels
Get PRO
August '22
+162
in 0 channels
Get PRO
July '22
+126
in 0 channels
Get PRO
June '22
+81
in 0 channels
Get PRO
May '22
+144
in 0 channels
Get PRO
April '22
+201
in 0 channels
Get PRO
March '22
+127
in 0 channels
Get PRO
February '22
+296
in 0 channels
Date
Subscriber Growth
Mentions
Channels
09 September+5
08 September+2
07 September+1
06 September+5
05 September+7
04 September+3
03 September+2
02 September+7
01 September+2
Channel Posts
Ayasofya cami de Hızır as. Parmağını koyup kıbleye azıcık eksik olanda caminin yönünü kıbleye hizaladigi yer diye bilinir. Ba
Ayasofya cami de Hızır as. Parmağını koyup kıbleye azıcık eksik olanda caminin yönünü kıbleye hizaladigi yer diye bilinir. Bayanlar bölümündedir

2
Aziz Mahmut Hüdayi hazretleri+1
Aziz Mahmut Hüdayi hazretleri
99
3
Gizlice evliya hazerati (ks.)
Gizlice evliya hazerati (ks.)
78
4
olursa, namazı, taâtı ne kadar fazlaysa, Allah rızasını talep etmek insanda ne kadar çoksa, imanı da o derece kâmil olur.İnsan her günah işledikçe, emre muhalefet ettikçe imanı zayıflar, sonunda gider. Bundan dolayıdır ki Rabbü'l Alemin şöyle buyurmuştur: "Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et." (Hîcr, 99) İman-ı kâmil, Allah'ın hoşnutluğunu gözetmekle, taât ve ibadete devamla elde edilir. İmanın zayıflaması, gitmesi, neuzubillah imansız kalmak, günah yüzündendir, günah işlendiğindendir.
91
5
karnından çıkarıp dünyaya iade etti.İşte böyle Rabbü’l Alemin, Peygamberlerinin bile emrine uymamalarından razı olmamışken nasıl olur da emrine muhalefet eden insandan razı olur. İnsandan yaptıklarının hesabını sorup da intikamını almaz. Öyleyse dünyada insan, kandırılmamaya bakmalı çünkü Rabbü’l Alemin bu dünyaya insanı imtihan için göndermiştir. Eğer insan bir günah işlediği vakit Allah onu yüzüne vursaydı o zaman imtihan olmazdı. Şu halde insan, yüzünü Allah'a çevirmeye, emrine muhalefet yapmamaya ve günah işlememeye mecburdur. Şayet muhalefet edildiğinde Rabbü’l Alemin tarafından yüzlerine vurulsaydı o zaman hiç kimse emirlere karşı gelmez, muhalefet etmez, günah işlemezdi. O vakit de dünya imtihan dünyalığından çıkardı. Halbuki Rabbü’l Alemin insanlara günah işledikleri zaman ömürlerinin sonuna kadar mühlet vereceğim, kıyamet gününde ise hesap soracağım, buyuruyor. İşte şimdi insanlar günah işliyor, Rabbü’l Alemin de mühlet veriyor. Bu sefer insan daha da azıyor, Rabbini unutuyor Allah korkusu birden içinden çıkıyor. Böylece insan aldatılmış oluyor. Şeytan onu kandırıp Allah yolundan uzaklaştırıyor. Rabbü’l Alemin, insanın zerre-i miskal kadar yaptığından gâfil değil. İnsan ne yaparsa, hayır ve günah, karşılığını mutlaka görecek; iyilik yapmışsa mükâfatını, kötülük yapmışsa cezasını çekecektir. Ehlullah'tan olan zatlar bir günah işleyecekleri zaman kendilerini azâblarla denemişlerdir. Bir seferinde Ğavs (k.s) şöyle buyurdu: "Bir gün birisinin canı günah işlemek istemiş, zina yapmak istemiş, kalkmış elini ateşe sokup yakmış da acısı ciğerlerine kadar işlemiş. Sonra da nefsine dönüp: 'Ey zalim nefis şu hafif ateşe bile tahammül edemedin. Sabrın, tahammülün yoktur. Peki Allah'ın azabına cehennem ateşine nasıl tahammül edeceksin. Madem ki bu ateşe tahammül edemeyecek kadar zayıf ve sabırsızsın, tahammül ve tâkâtın yoktur, ne cüretle günah işlemeye kalkıyorsun? Nasıl, Allah'ın emirlerine muhalefet etmek istiyorsun?' diye nefsini tezkiye edip te'dib etmiştir.İşte kâmil insanlar böyle tekamül etmiş, nefisleri icabı Allah'ın emirlerine muhalefet mevzuubahis olduğu zaman imanlarının tezahürü olarak cehennem ateşinde yanacaklarını tam idrak etmişlerdir. Allah korkusu bu derece içlerine işlemişti. " Allah'ın emirlerine muhalefet etmenin sebebi imanların zayıf olmasıdır. İtikadın zayıf olmasıdır. Hakikatte cennet ve cehenneme tam itikadın olmamasıdır. Allah korkusunun kalblerde hakkıyla yer etmemesidir. Aksi halde kimse günah işleyip emirlere uymamazlık yapamazdı.İnsanda hakiki Allah korkusu hâsıl olsa yerinden bile kıpırdamaz. İşte hakiki Allah korkusuna Seyda (Abdurrahman-i Tâği) misâldir. Seyda Ğavs'ın yanında amel yaptığı sıralarda kendisine bir korku hali, bir Havf-i İlâhî hâsıl olmuştu. Allah korkusu kendisini o kadar kaplamıştı ki ne yaptıysa camide duramadı, idare edemedi, camiden kalktı, çöle çıktı, orada da karar kılamadı. Allah korkusundan, gidip bir ağaç kovuğuna girdi, orada ağlamaya, feryad ve figan etmeye başladı. İşte Allah korkusu Ehlullah zatlarda böyle hakimdi. İmanları böyle tekamül etmişti. Kendilerine bu derece hakim olan Allah korkusu, Allah havfi dolayısıyladır ki ilâhî emirlere muhalefet etmezlerdi. Yoksa aslında onlar da bizim gibi insandırlar, onlar da bizim gibi beşerdirler, onlarda da şehvet vardır, onlarda da dünya muhabbeti, dünya aşkı bulunur. Dünya lezzetini onlar da bilirler, çünkü onlar da bizim gibi insandırlar ama imanları müstakim, imanları kâmil olduğu için onları günahtan, emre muhalefetten alıkoyar men eder. İnsanın imanının müstakim kâmil olması, ancak Allah'ın taât ve ibadetiyle, Allah'ın rızasıyla mümkündür. İnsanın taât ve ibadeti ne kadar çok
80
6
değildi. Peygamberin (s.a.v) zamanında, diğer zamanlarda böyle şey yoktu. Bu çok yenidir, aşağı yukarı yüz senelik bir şey Seyda'nın zamanında Ğavs'ın zamanında bile yoktu fakat şimdi ise bu vasıtalar sebebi ile birbirine karıştılar, birbirinin ahlâkını aldılar, bozuldular. Zaten insan bozulmayana kadar dünyanın sonu olmaz. İşte bu da bir alamettir. Bunlar Peygamber (s.a.v) ümmeti üzerine bir musibettir, bütün bu vasıtalar çıktıktan sonra kâfirler Müslümanların içine girerek, kendi âdetlerini, kendi görüşlerini, kendi bozuk fikirlerini yaymaya başladılar. Artık öyle olmuş ki, bu zamanın insanı ne namaz kılıyor, ne oruç tutuyor ve ne de Allah'tan haberi vardır. Sadece kalbimize bak diyor, bizim kalbimiz temizdir, diyor. Esas olan kalb temizliğidir, diyor. Halbuki onlara bu telkinatı yapıp kandıran şeytandır. İnsan aynen bir bakır kaba benzer. O bakır kap, kalaylanıp temizlenmez, içi pas tutar, kirlenir ve çürürse artık onda yemek yenmez. Şayet yemek yiyen olursa pastan dolayı zehirlenip ölür. İşte aynen böyle, insan da bakır kap gibidir. Hem zahirî hem de batınî ibadetle, namazla, oruçla, Allah'ın taâtiyle ve Allah rızasını gözetmekle temizlenir. Başka neyle temizlenebilir? Hâşâ Peygamber (s.a.v) kalbim temizdir diyen kadar bilmiyor mu idi ki? "Esas kalbtir, insanın kalbi temiz olursa hiçbir şeye hacet kalmaz" buyurmuş mu? İyilikler de zâhire göre bilinir. Rabbü’l Alemin'in emrettiği bu namaz, bu taât ve ibadet bizi tecrübe içindir. Eğer insan yüzünü Allah’a döndürmemişse, taât ve ibadet etmiyorsa, kalbi neye yarar. Böyle insanın kalbi şeytanın yeridir. Şeytanın tasarruf sahasıdır. Ahlâkı güzel olan kâfirler de vardır. Hiç güzel ahlâkları onları kurtarır mı? İnsan öyle kanaate varıyor ki yüzünü Allah'a çevirmeyen, namaz kılmayan, taât ve ibadetini yapmayan, Allah'ın emirlerine itaat etmeyen Rabbü'l Alemin elinden kurtulamaz, halâs olamaz. Hâşâ Rabbü'l Alemin kandırılmaya gelmez. İntikamını insanda bırakmaz. Rabbü’l Alemin insanın taatına bakar; ne kadar çoksa taatı, onu o kadar sever, ondan o kadar razı olur. Peygamberler ki Allah'ın peygamberleridir. Allah-û Teâlâ onları evveliyatından peygamber olarak halk etmiştir, günahlardan masum kılmıştır. Bununla beraber Rabbü'l Alemin onlardan da taât ve ibadet istemiş, taât ve ibadetsiz olmalarına razı olmamış, emirlerine itaat etmemelerini kabul etmemiş, zaman zaman emir almadan hareket eden peygamberler olmuşsa Rabbü’l Alemin onları cezalandırmıştır. Meselâ Yunus peygamber.. Rabbü’l Alemin ona emredip kavmini imana davet ettiyse de kimse imana gelmedi O'da darılıp kavminden ayrıldı. Deniz kenarına gelip bir gemiyle oradan uzaklaştı. Deniz ortasına gelen gemi orada durup gitmedi, kaptanı ne yaptıysa gemiye hakim olamadı. Gemide bir kâhin (müneccim)(9) vardı, geminin hareket etmeme sebebini öğrenmek için. kur'a çekti, neticede gemimizde efendisine muhalefet eden, emrini dinlemeyen biri var, buna sebep olan odur, dedi. Bunun üzerine gemide dellal çağırıp efendisine muhalefet eden, emir dinlemeyen kimse meydana çıksın, yoksa onun yüzünden gemimiz batacak diye bağırdılar. Yunus peygamber kalkıp "Vallahi, efendisinin emrini tutmayan, Rabbi'nin emrini yerine getirmeyen benim. Vazifeli bulunduğum kavmimin içinden Rabbi'min emrini almadan ben ayrıldım. Bu suçlu benim. Ben efendimin emrini dinlemedim." diyor. Derhal Yunus peygamberi tutup denize atıyorlar. Oradan bir balık çıkıp Yunus peygamberi yutuyor. Balığın karnında kaldığı süre içinde devamlı olarak şu zikirle meşgul oluyor:. "Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni bütün noksanlıklardan tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden Oldum." (Enbiyâ, 87) Yapmış olduğu bu zikrinin hürmetine, Rabbü’l Alemin onu balığın
64
7
Yunus as kıssası La ilahe illa ente subhaneke inni kuntu minezzâlimin "Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni bütün noksanlıklardan tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden Oldum." (Enbiyâ, 87) "Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et." (Hîcr, 99) Gavs Seyid Abdulhakim Elhüseyni K.s Hazretleri Sohbetler 6.Sohbet Hazret (k.s) Şöyle sohbet etti: "Nefsini yenmiş kişiler kavak ağacına benzer, onun gibi o da yüksektir. Nakşibendî Sâdât'ının, Allah dostlarının tabiatı ve ahlâkı dosdoğrudur. Kim onlara gider, sohbet ve cemaatlarında bulunursa ahlâk ve kemalâtı yükselir aşağılarda olsa bile. Onun için insan Allah bahsinin yapıldığı cemaatlara devam etmeli ki ondan menfaat görsün." Nakşibendî adabında da şöyle der: "Dünya adamlarından, dünyaya gönül bağlayanlardan aslandan kaçar gibi kaçılmalıdır. Dünya ehlinin cemaatlarına gidildiğinde oralarda Allah bahsi olmadığı görülür, oralarda sadece dünya bahsi, dünya işi, gıybet ve dünya muamelesi bulunur. Bu gibi yerlere devam eden kimsenin hayası gider, ahlakı değişir, Allah'tan dünyaya döner. İnsan, elinden geldiği kadar dünyaya, dünya işlerine gönül vermemeli; dünya ehlinin toplantılarına, sohbetlerine gönül vermemeli; çünkü zararı insanın dinine olur, menfaati ise hiç yoktur. Ğavs (k.s) bir seferinde şöyle buyurdu: "Bir yerde bir cemaat toplandığı zaman oraya Allah'ın melekleri gelir ve bakarlar, Allah sohbeti oluyor mu diye. Şayet oluyorsa melekler de onların arasında oturur, günahlarının affı için Rabbü’l Alemine niyazda bulunurlar; yok eğer o cemaatte Allah bahsi değil de dünya bahsi yapılıyorsa o zaman o cemaatten nefret ederek şöyle derler: 'Sizler Allah'a kul olsaydınız Allah'ın bahsini yapardınız. Siz Allah'ın kulu değilsiniz.' ve nefret ederek oradan uzaklaşırlar. " Allah bahsi kadar menfaatli hiçbir şey yoktur. Allah muhabbeti, Allah aşkı da vaaz ve nasihatla, Allah dostlarının sohbetiyle, Sâdât'ın sohbetiyle meydana gelir. İnsanın içi Allah hasretiyle dolar. Allah bahsi, Ehlullah’ın sohbeti insanın gönlünde muhabbet-i İlâhi doğuracağından namaz oruç vesair ibadetler, Allah-û Teala'nın razı olacağı istikamete ve kemalâta ulaşır. Dünya ehlinin cemaatları kadar insana zarar veren hiç bir şey yoktur. İnsan oralara devam ederse sohbetlerine giderse Allah’a muhabbeti kesilir, taât ve ibadeti azalır, kendisinde Allah aşkı kalmaz. Eski zamanda müslümanlık çoktu, Allah aşkı, Allah muhabbeti çoktu, daima Allah bahsi, Ehlullah’ın bahsi yapılırdı. Dünya bahsi yoktu. Dünya bahsi çok azdı, tek tük dünyaya gönül bağlayan vardı ki güçsüzdüler, onlardan korunmak çok kolaydı. İnsan kendini onlardan koruyabilirdi. Şimdi ise bu zamanda insanlar bozulmuş, Allah bahsi kalkmış, hangi cemaate gidersen dünya bahsi, gıybet, hakaret, zulüm ve iftirayla karşılaşırsın. Tabii ki insanın muhabbeti azalır. Allah sevgisi gider ve Allah bahsi de yapılmaz olur. Zamanımızda insanın yüzü Allah'tan dünyaya dönmüş, dünya işine ve muamelesine dönmüş; onun içindir ki insanda büyük zararlar meydana gelmiş, kötü ahlâk, haram hakim olmuştur. Eski zamanda şimdiki gibi tayyare ve benzeri vasıtalar olmadığı için kâfirler İslâmın içine böyle girmemişlerdi. İslâmın içinde de daima Allah bahsi, Allah ehlinin sohbeti olurdu. Birbirleriyle görüşür, birbirleriyle düşüp kalkarlardı. Ne zamanki bu vasıtalar çoğaldı, o vakit Müslümanlarla kâfirler iç içe girip birbirine karıştılar. Kâfirin kıyafeti, kâfirin ahlâkı, kâfirin elbisesi İslâmın içine karıştı. Müslümanın huyuna, ahlâkına tesir etti. Hepsini değiştirdi. Bu da, alamettir, büyük bir alamettir Müslümanlara ahir zaman için. Yoksa İslâm böyle kolay kolay bozulmazdı. Eski zamanın vasıtaları böyle
73
8
No text...
78
9
Dünyaya tapıp hakikatten kopanلari da ölülerden say.....ن
Dünyaya tapıp hakikatten kopanلari da ölülerden say.....ن
80
10
"Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı, söz ola agulu aşı bal ile yağ ede bir söz." “Yunus Emre” 💫 https://t.me/bir_nefe
"Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı, söz ola agulu aşı bal ile yağ ede bir söz." “Yunus Emre” 💫 https://t.me/bir_nefeslik_dunya TELEGRAMIN EN GÜZEL KANALLARI (İSLAMİ, EDEBİYAT, TEST)
58
11
No text...
94
12
İmam Muhammed Bakır (a.s) “Her nerede olursanız olun, Allah sizleri bir araya getirecektir.” (Bakara Suresi, 148. Ayet) ayetinin tefsiri hakkında şöyle buyurmuştur: “Bundan maksat 313 kişiden oluşan Kaim İmam’ın yaranlarıdır. Allah’a andolsun ki o kişiler bu ayette geçen kişilerdir: “Andolsun, eğer biz onlardan azabı sayılı bir süreye kadar ertelesek, mutlaka «Onun gelmesini engelleyen nedir?» derler. Bilesiniz ki, onlara bunun geleceği gün, bir daha onlardan geri çevrilecek değildir. Ve alay etmekte oldukları şey, onları çepeçevre kuşatacaktır.” (Hud Suresi, 8. Ayet) Allah’a andolsun ki sonbahar bulutunun rüzgarın etkisiyle toplanıp yoğunlaştığı gibi bu kişilerin hepsi bir saat içinde bir araya gelecektir.” (Nuru’s Sakaleyn, c. 1, s. 139 ve Biharu’l Envar, c. 52, s. 342) Bazı hadislere göre İmam Mehdi’nin (a.s) 313 kişiden oluşan özel ashabının tamamı acemlerdendir. (Arap milleti dışındaki halklar) (İsbatu’l Hudat, c. 7, s. 92) şu anda İran, Afganistan, Pakistan ve … görüldüğü gibi imam Mehdi’nin (a.s) yaranları çok dirençli ve yorgunluk bilmeyen ihlaslı insanlardan oluşmaktadır. Bu kişiler imam Mehdi’nin (a.s) ordusunun merkez çekirdeğini acem ülkelerinde kurarak onu kısa bir sürede yayarak geliştirebilirler… 5- قَالَ لَوْ اَنَّ لٖى بِكُمْ قُوَّةً اَوْ اٰوٖى اِلٰى رُكْنٍ شَدٖيدٍ “Keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim” dedi. (Hud Suresi, 80. Ayet)” (o zaman size ne yapacağımı ben bilirdim.) İmam Cafer Sadık (a.s) ayette geçen “kuvvet”/güçten maksadın Kaim İmam Mehdi (a.s) ve “rüknin şedid”/sağlam destek’ten maksadın ise imam Mehdi’nin (a.s) 313 yaranı olduğunu buyurmuştur. (İsbatu’l Hudat, c. 7, s. 100) 6- İmam Cevad (a.s) Abdulazim Hasani’ye (a.s) şöyle buyurmuştur: “Onun (İmam Mehdi) için ihlas sahibi 313 kişi toplandığında Allah onun emrini aşikar edecektir…” (Kemalu’d Din, c. 2, s. 377) 7- Seyyid İbn Tavus, Hz. İmam Ali’den imam Mehdi’nin ashabı hakkında şu rivayeti nakletmiştir: “… Onların sayısı Bedir Ashabının sayısı olan 313’tür…” (Et-Teşrifu bilminen, s. 288-294) 8- وَلَئِنْ اَخَّرْنَا عَنْهُمُ الْعَذَابَ اِلٰى اُمَّةٍ مَعْدُودَةٍ “Andolsun, onlardan azabı sayılı bir topluluğa kadar ertelesek… (Hud Suresi, 8. Ayet)” ayetinin açıklamasında imam Muhammed Bakır ve İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuşlardır: “Sayılı topluluk/ümmet İmam Mehdi’nin ahir zamandaki 313 ashabıdır. Onların sayısı Bedir ashabının sayısıdır. Onlar bir saat içinde bir araya gelip toplanacaklardır…” (Yenabiu’l Meveddet, s. 509) 9- Kaim İmam, zuhur eder etmez Cebrail-i Emin’den (a.s) sonra ilk olarak ona 313 kişi biat edecektir. 10- Kıyam ettikten sonra Bedir ve Talut’un ashabının sayısı olan 313 kişi ona doğru toplanacak. Bu cengaverler kaldıkları yerlerden demir parçaları gibi çıkacak. Onlar sağlam dağları yerinden kaldırmayı isteseler kesinlikle yerinden söküp kaldırırlar. İşte onlar Mehdi’in vesilesiyle Allah’ın vahdaniyetini hakkıyla eda ederler. Onlar geceleri Allah Teala’nın korkusundan genç yaşta çocuğunu kaybeden annelerin sesleri gibi ağlayarak ibadet ederler. Geceleri ibadet eder, gündüzleri oruçludurlar. Sanki onları bir baba terbiye edip eğitmiştir. Kalpleri birbirlerine karşı muhabbet ve öğütle bir bütündür. (Nevaibu’d Duhur fi alaimu’z Zuhur, c. 2, s. 114)
97
13
Muhammed Bâkî  Billah (k.s.)  Hazretleri'nin annesi, evinde kendisine hizmet eden kadın hizmetçileri olduğu halde, dergahın hizmetini kendisi görürdü. Hatta tandıra bile ekmeği kendisi kor, pişirirdi. Yemekleri pişirip hazırlardı. Taze ekmeği dergahda bulunanlar için verir, kendisi kuru ekmek yerdi. Çoğu zaman bir kuru hasır üzerinde yatardı. Birgün Muhammed Bâkî  Billah (k.s.) Hazretleri, annesinin güçsüz ve takatsiz bir hal almış olduğunu görerek, dergahın yemek pişirme işini bir başkasının yapmasını söyledi. Fakat annesi böyle bir hizmetten mahrum kaldım diye ağlayarak; —Bilmiyorum, ne kabahatim oldu ki, Allahü Teâlâ beni bu hizmetten mahrum eyledi. Yaptığım en iyi iş, o faziletli oğlum Muhammed Bâkî Billah (k.s.) Hazretleri'ne ve talebelerine ekmek ve yemek pişirmek idi. Onu da benden aldılar dedi. Tevâzuunun, inkisarının ve edebinin çokluğundan, bu durumu oğlu Muhammed Bâkî  Billah (k.s.) Hazretlerine açıklamadı. Annesinin bu ızdırabı, Muhammed Bâkî  Billah (k.s.) Hazretlerine bildirilince, bir ni'met olan bu hizmeti tekrar annesine verdi Arifler Yolu
101
14
sticker.webp
97
15
Muhammed Bâkî Billah (k.s.) Hazretleri, salihleri ve meczubları aramakta çok gayret gösterir, birçok memleketi dolaşır ve temiz kalbi olanları bulur, onlardan nasibini alırdı. Bu seyahatleri sırasında Silsile-i aliyye-i Nakşibendiyye büyüklerinden birinin sohbetine kavuştu. Ona talebe olmak ve tam bağlanmak istedi. Bunun için istihare yaptı. Rü'yasında Muhammed Pârisâ hazretlerini gördü. Muhammed Pârisâ (k.s.) rü'yasında ona buyurdu ki: —Tasavvuf yolunda ilerlemek en iyi ahlak ile ahlaklanmaktır. Bu büyük nimet ve saâdet ele geçince, bu yolda elde edilecek faide, elde edilmiş demektir Arifler Yolu
101
16
Sıkıntı neden gelir ?
Sıkıntı neden gelir ?
132
17
No text...
144
18
Şu 🫵🏻 Beyaz saçlı Ehli gafleti dinlemeyin lütfen .... Bide biliyormuş gibi cevap veriyor 🫩 Kimi dinlediğinize dikkat edin.
Şu 🫵🏻 Beyaz saçlı Ehli gafleti dinlemeyin lütfen .... Bide biliyormuş gibi cevap veriyor 🫩 Kimi dinlediğinize dikkat edin. Dinini iyice öğrenmeyen musluman, duyduğunu din sanır.. Allah muhafaza .. Suratında sünnetin ibaresi yok (sakalsiz) 🫢😑
178
19
No text...
147
20
ㅤㅤ 〰️〰️〰️〰️〰️〰️〰️〰️〰️〰️ 𝐊𝐚𝐥𝐤, 𝐬𝐢𝐥𝐤𝐞𝐥𝐞𝐧 𝐤𝐞𝐧𝐝𝐢𝐧𝐞 𝐠𝐞𝐥. 𝐔𝐦𝐮𝐭𝐬𝐮𝐳𝐥𝐮𝐠̆𝐚 𝐬𝐚𝐫ı𝐥𝐦𝐚. 𝐔𝐦𝐮𝐭𝐬𝐮
ㅤㅤ 〰️〰️〰️〰️〰️〰️〰️〰️〰️〰️ 𝐊𝐚𝐥𝐤, 𝐬𝐢𝐥𝐤𝐞𝐥𝐞𝐧 𝐤𝐞𝐧𝐝𝐢𝐧𝐞 𝐠𝐞𝐥. 𝐔𝐦𝐮𝐭𝐬𝐮𝐳𝐥𝐮𝐠̆𝐚 𝐬𝐚𝐫ı𝐥𝐦𝐚. 𝐔𝐦𝐮𝐭𝐬𝐮𝐳𝐥𝐮𝐤 𝐬̧𝐞𝐲𝐭𝐚𝐧𝐝𝐚𝐧, 𝐮̈𝐦𝐢𝐭 𝐞𝐭𝐦𝐞𝐤 𝐢𝐬𝐞 𝐀𝐥𝐥𝐚𝐡'𝐭𝐚𝐧𝐝ı𝐫. - 𝐒̧𝐞𝐦𝐬-𝐢 𝐓𝐞𝐛𝐫𝐢𝐳𝐢 🌸🌸🌸🌸🌸🌸
137