en
Feedback
Risale-i Nur Dersleri (Edessa)

Risale-i Nur Dersleri (Edessa)

Open in Telegram
4 665
Subscribers
-124 hours
+47 days
+1330 days
Posts Archive
20190714 28. Söz 8. Ders.mp363.31 MB

20190713 28.Söz Cennet Hakkında 7.Ders Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Ashabımın bahsi geçince, haklarında mücadele edildiği zaman sükût edin, yıldızlardan bahsedildiği zaman ve kaderden bahsedildiği zaman sükût edin, mücadeleye girmeyin. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Arab milleti zelil olduğu zaman İslam da zelil olur. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz güzel bir rüya gördüğünde onu tâbir ettirsin, başkalarına da anlatsın. Kötü bir rüya gördüğünde ise ne tâbir ettirsin, ne de başkalarına anlatsın. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz kötü bir rüya gördüğü zaman sol tarafına üç defa tükürsün ve Ellah’a sığınsın sonra da hangi tarafta yatıyorsa diğer tarafa dönsün. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz sevdiği bir rüya görürse bu Ellah'tandır. Bu sebeple Ellah'a hamdetsin. Ve başkalarına anlatsın. Sevmediği bir rüya gördüğünde ise bu şeytandandır. Ondan Ellah'a sığınsın ve onu hiç kimseye anlatmasın. Böyle yaparsa o rüya ona zarar vermez. Vukuu yaklaşmış olan bazı hadiseler hissi kablel vuku’ ile olay meydana gelmeden önce rüyada görülebilir. Velime, düğün yemeğine icabet etmek cumhurun re’yine göre vacib olmakla beraber bazı fukahaya göre sünnet, bazılarına göre ise farz-ı kifayedir. Normal yemek davetlerine iştirak ise sünnettir. İnsan iki nev’dir; kadınlara cins-i latif, erkeklere cins-i kesif denilir. Hissi müşterek ve hayal ile dünyayı hayalen bir anda gezebilirsin, cennette ise şu cesed-i insani, o his gibi cevelan eder. Diğer letaifleri buna kıyas edebilirsin. Biz güzelliği takdir ettiğimiz ülfete münhasır ediyoruz, mesela beyaza güzel deriz; bir de güzelliği göz’e münhasır ederiz, bu düşünceler yanlıştır. Güzellik sadece beyaz değildir, her rengin kendine mahsus güzellikleri vardır, siyah bir renk bazen bin beyazdan daha güzel görünür. Zahir ve batın bütün letaif ve havaslar madde ve mananın güzelliğini beraber görür, hisseder ve kendilerine mahsus güzellikleri alırlar. Cennette aşkı mecazi yoktur, bir tarafta güzelliğe bakılırken aynı anda tecelliyatı esma ve sıfata nazar edilir. /Muş

20190713 28.Söz 7.Ders.mp384.30 MB

Eman! Eman! İktisad! İktisad! İktisad! Çocuğunuzu küçükken iktisada alıştırın, çocuklara verilen çikolata ve benzeri işlenmiş ürünler hep hastalıktır, bu tür yiyecekler te’sirini yavaş yavaş gösterir, bu tür yiyeceklerde illa ki, vücudu bozacak maddeler mevcuttur; çocuklarınıza bu tür şeyleri yedirerek çocuklarınızın bünyesine hastalık sokuyorsunuz. Piyasada imal edilen işlenmiş maddeleri mümkün mertebe kullanmayın. Et aldığınız zaman da merada otlayan hayvanların etini tercih edin, mümkün mertebe sebze cinsini yemeyi tercih edin. Beşerin elinin karıştığı fabrika mallarından uzak kaçın, saçınızı sabun ile yıkayın, şampuan içerisine konulan kimyasal maddeler yüzünden, şampuan kullanan gençlerin çoğunun saçı dökülüyor. İktisaddan ayrılmayalım, Rızayı İlahiyyeyi kazanmaya çalışalım. /Muş

13/07/2019 19.Lema İktisad Risalesi Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; İktisad eden, derd-i maişeti, fakirliği ve aile sıkıntısını çekmez. Şu hadis bir mucizedir, kainata baktığımız zaman en büyüğünden en küçüğüne kadar her şeyde iktisad hâkimdir. İktisad, orta hali tutmak ve israf etmemektir. İnsan Cenab-ı Hakkın yarattığı en güzel mahlûkudur, insanı tetkik ettiğimiz zaman hiçbir hissiyatında fuzuliyyat yoktur, hepsi mücessem hikmettir, iktisattır. Bir ağacı tetkik ettiğimiz zaman, ağaçta hiçbir fuzuliyyat yoktur, ağaçtaki herşey iktisad üzerine yaratılmıştır, ağaçta fuzuli olan, yararsız bir şey yoktur. Güneş sisteminden yıldızlara kadar, yıldızlardan ay’a; ay’dan yer’e, yer’den dağlara, taşlara, hayvanata, nebatata kadar; git gide ta insan’a kadar âlemin her yerinde hikmet cereyan eder, âlemde her şey muntazamdır, hiçbir şeyde israf yoktur. Âlem tekvinen iktisad üzerine yaratılmıştır. Alemde tekvinen iktisad hakim olduğu gibi Cenab-ı Hakk teklifen de bizden iktisadı istiyor. İktisada riayet eden kâinatın hâkim isminin tecellisine muvafık hareket etmiş olur, hal böyle olunca tekvin ile teklif kardeş olur, hakikat ile şeriat birleşir. Onun için iktisad ussul esasdır, iktisadı kaybeden hâkim ismine karşı isyan etmiş olur. Mesela Resul-u Ekrem asm abdsette bazı uzuvların üç defa yıkanmasını emrediyor. Denizin kenarında bile olsan dört defa yıkaman israftır. Dinen oruç, hac, zekât, uyku gibi her hal-u kar hikmet üzerine bina edilmiştir; her şey iktisad üzerinedir, ne ifrattır ne tefrittir, orta yoldur. Din devamlı oruç tut demediği gibi devamlı yemek ye de demiyor; belki, yiyin, için israf etmeyin diyor. Aynen bunun gibi malının hepsini dağıt demiyor; belki belli oranlarda fakirin hakkı olan zekâtı verin diyor. Âlem iktisad üzerine kurulmuştur, Kur’andaki bütün emir ve nehiyler hep iktisad üzerinedir, hikmet üzerinedir. Evlerde ve medreselerde aşırı et kullanılıyor, aşırı et tüketimi genç, ihtiyar, kadın, erkek fark etmeksizin herkesin asabını bozar, vücuduna zarar verir, şehevani hislerini uyandırır, kuvve-i şeheviye ve gadabiyeyi kamçılar, bununla beraber kuvve-i akliyeyi de cerbezeye sevkeder. Aşırı et yenilmesi zararlı olduğu gibi, kırk günden fazla süre ile et yemeğini terk etmek te vücuda zarar verir, insanın dengesiz konuşmasına sebep olmakla beraber vücutta da kötülük meydana getirir. Onun için her konuda olduğu gibi yemek içmek noktasında da orta yolda gitmek en isabetli olandır. Her gün et yemeği yemeyin, daha iştihanız varken elinizi sofradan çekin. Resul-u Ekrem sav insana belini düzeltecek birkaç lokma kâfidir diyor. Hadiste geçen birkaç lokmadan murad, lokmaların küçük olmasıyla beraber, dokuz lokmayı geçmemesidir. Yemek yerken midenizin üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de havaya olmak üzere midenizi üçe bölün. Ayet ve hadislere uyun, iktisada riayet edin. ﻭَﻛُﻠُﻮﺍ ﻭَﺍﺷْﺮَﺑُﻮﺍ ﻭَﻟﺎَ ﺗُﺴْﺮِﻓُﻮﺍ Ayette yiyin için, israf etmeyin emri var. Fukahayı İslam yeme içmeye şöyle bir ölçü getiriyor: -Ölmeyecek kadar yemek içmek farz, -Ayakta duracak, rahat ibadet edebilecek kadar yemek içmek müstehab, -İsrafa girmemek şartıyla bol yemek içmek helaldir. Çok yemek hastalık sebebi olduğu gibi, az yemek te hastalık sebebidir, yeme içmede orta yolu bulup ölçülü davranın. Tam aç olmadan yememeli, daha gözümüz sofradayken kalkmalıyız. Vücud tok olunca kan kaynamaya başlar ve hemen akabinde şeytan damarların içerisinde vesvese verir. Şeytanın kanallarını kesmek için gırtlağımızdan yemeği az göndermeliyiz. Nefis aşağıdan bağlanmaz, nefsi yukarıdan bağla ki; tehlikesinden kurtulasın. Misafire çeşitli yemek yapmak, aydınlatma için birden fazla lamba yakmak caizdir. Yemek işinizde et ile ot’u dengeli götürün. Sadece et yemek doğru olmadığı gibi sadece sebze cinsini yemek te doğru değildir. İkisini ortada götürmeniz en isabetli olandır.

20190713 19.Lem'a İktisad Risalesi.mp346.77 MB

09/07/2019 28.Söz Cennete Dairdir 6.Ders Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz düğün yemeğine davet edildiğinde icabet etsin. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz bir yemeğe çağrıldığında gitsin. Oruçlu değilse yesin. Oruçlu ise bereketlenmesi için duâ etsin. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Kelle paça yemeğine davet edildiğiniz zaman tenezzül edip davete icabet edin. Cennette hem sureten güzellik görülürken, hem de güzelliğin arkasındaki tecelliyatı esma ve sıfat seyredilir. Dünyada aşık olunan güzelliğin, yani aşkı mecazinin aşkı hakikiye inkılabı çok müşkilatlıdır. Cennette ise aşkı mecazi yoktur, bir tarafta güzelliğe bakılırken aynı anda tecelliyatı esma ve sıfata nazar edilir. Cennette görülen güzelliklere fena ve zeval arız olmadığı gibi, böyle bir düşünce de hatıra gelmez. Cennetteki güzellikler daimidir, çünkü o güzelliğin arkasında esma ve sıfatın tecellîyatı görülür, böylelikle o güzellik aynı anda baki bir güzelliğe inkılab eder. Hırs ve ahlakı seyyie gibi duygular insanın fıtratında yaratılmıştır; mürşidlerin ve alimlerin sofivari bir şekilde bu duyguları ıslah et, bu duyguları terk et diyerek halkı ikaz etmeleri yanlıştır; insanın fıtratında dercedilen bu duyguları terk et demek yerine, yüzünü çevirerek tatmin et, demek lazımdır. Nasıl ki; insanda cihad ruhu var, insandaki bu cihad duygusunu tatmin için, git devletin riyasetinde cihad et denilir, çünkü insandaki cihad hırsı ancak bu şekilde tatmin olur; aksi takdirde cihad etme, kendini değiştir demek yanlıştır. Aynen öyle de, sağ yanağına tokat vurulduğu zaman, sol yanağını çevir ancak böyle yapmakla güzel ahlak sahibi olursun, şeklindeki sözler yanlıştır. Bu duygunu şeriat ölçüsünde kimsenin kalbini kırmayarak sarfedeceksin ki; cennetteki ahlakı İlahiyye ile ahlaklanasın. İnsanda bulunan kabiliyyeti nutuk, insanın ebedi aleme namzed olduğunu gösterir. Son zamanlarda gözüm za'fa uğradığı ve kitap takibinde sıkıntı hasıl olduğundan hadisten muktebes olan bu duanın gözümün şifası niyetiyle okunmasını kardeşlerimden rica ederim. اللّٰهُمَّ اِنِّى اَسْئَلُكَ وَاَتَوَجَّهُ اِلَيْكَ بِنَبِىِّ مُحَمَّدٍ نَبِىِّ الرَّحْمَةِ يَا مُحَمَّدُ اِنِّى اَتَوَجَّهُ بِكَ اِلٰى رَبِّكَ اَنْ يَكْشِفَ عَنْ بَصَرِى اَللّٰهُمَّ شَفِّعْهُ فِى ّ َ /Muş

20190709 28. Söz Cennete Dairdir 6.Ders.mp396.34 MB

20190708 28.Söz Cennete Dairdir 5.Ders Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Erkek özel ihtiyacı için hanımını çağırdığında, kadın ocak başında olsa dahi bırakıp kocasının isteğini yerine getirsin. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Erkek özel ihtiyacı için hanımını çağırdığında, kadın devenin üstünde olsa dahi bırakıp kocasının isteğini yerine getirsin Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Bir erkek hanımını yatağına çağırdığında hanımı gelmemekte di­retir, kocası da kızgın olarak sabahlarsa melekler sabaha kadar o ka­dına lanet ederler. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Birisi duâ ettiğinde kabul edilmese bile kendisine bir sevap yazılır. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Dua ettiğinde elinin içiyle Ellah'a duâ et, tersiyle değil. Duayı bitirdiğinde de iki elini yüzüne sür. Cennetteki dünya kadınları hurilerden daha güzel olacak ve hurilerin reisi olarak yaşayacaklardır. İnsanda bulunan havas ve letaifin sayıca hududu yoktur. Cennette her latife ayrı bir lezzet alacaktır. Cenab-ı Hakk hurileri ve dünya kadınlarını öyle bir şekle getirecek ki, insanda bulunan letaiflerin hepsini tatmin edecektir. Kalb hurilerde bulunan cemalullahı görür mest olur, akıl ondaki güzelliği görür mest olur, göz ayrı bir güzelliği alır, kulak ayrı bir güzelliği alır mest olur. İnsanın ne kadar hüsünperver ve zevkperest ve ziynete meftunve cemâle müştak duyguları ve hasseleri ve kuvâları ve lâtifeleri varsa, umumunu memnun edip doyuracak ve her birisini ayrı ayrı okşayıp mes'ut edecek, maddî ve mânevî her nevi ziynet ve hüsn-ü cemâle huriler câmidirler. İşte insan böyle bir cennete namzeddir, böyle bir cennete namzet olan insanın fani şeylerle uğraşması akıl karı değildir, böyle bir cenneti kaybeden insanın vay haline. Cennetin tapusu imandır, iman ve ameli salih inkişaf eder cennet olur . İnsanın nefsen ihtiyacı mesken, ekl ve şürb'dür. Cennette bunların en a'lası vardır. Cennette yemek içmekten gelen kazurat yoktur, cennet sadece lezzet yeridir. /Muş

20190708 28.Söz Cennete Dairdir 5.Ders.mp390.43 MB

20190707 28.Söz Cennete Dairdir 4.Ders Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Bir eve girdiğinizde ev halkına selâm veriniz. Çıktığınızda da on­ları selâmla Ellah'a ısmarlayınız. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Bir hastanın yanına vardığında sana duâ etmesini iste. Çünkü onun duası meleklerin duası gibidir. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz duâ ettiğinde, isteğinde kararlı olsun. "Ellah'ım, dilersen bana ver" demesin. Şüphesiz Ellah'ı zorlayan hiç kimse yoktur. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz duâ ettiğinde kendi duasına "Âmin" desin. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Birisi yanında bulunmayan kardeşine duâ ederse bu işe görevli melek "Sana da bir misli verilsin" der. Cennette camid varlık yoktur, herşey canlıdır, cennette taşlar hayvanat derecesine, ağaçlar insaniyyet derecesine çıkar. İnsan cennette hayal süratinde gezer, beş yüz senelik mesafeyi bir anda görür, beş yüz senelik mesafeden hurilerin nağmelerini işitir. Cennette bir iş bir işe mani olmaz. İnsan cennette bir anda binlerce yerde bulunabilir. Cennette dağıyla, taşıyla, toprağıyla her şey canlıdır. Ellah insanı cennette sultan eder, işte insan böyle bir aleme namzettir. İnsan, cazibe sahibidir, hayy ve kayyum isminin tecellisine mazhardır, kendisinde bulunan cazibe ile zerreleri kendine çeker, o cazibe ile insanın vücuduna giren zerreler bir anda hayatlanır. İnsan merecel bahreyndir, alemi vücub ile alemi imkana bakabilir kabiliyettedir. Bu dünyada bu hal tam anlaşılmıyor, ahirette ise insan, bir yanda imkan alemiyle meşgul olurken, aynı anda vücub alemini seyreder. İnsan, cennette imanının kuvveti, iman ve Kur'an hizmetindeki kabiliyetinin inkişafı nisbetinde zevk alır. /Muş

20190707 28.Söz Cennete Dairdir 4.Ders.mp395.94 MB

06/07/2019 22.Mektub Uhuvvet Risalesi Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Ateşin odunu yiyip bitirdiği gibi, gıybet te ameli salihi bitirir. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; kulun Ellah’a en yakın olduğu zaman secde anıdır. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; hikmet mü’minin yitiğidir, nerde bulursa onu alsın. Kur’an nazarında sağ da sol’dur, sol da sol’dur. Laiklik ve sosyalistlik Kur’andan gelmemiştir, bunların menbaı ecnebi diyarlarıdır; Mekkeden, medineden, kuds-i şeriften veya peygamberlerden gelen bir üslub değildir, bunlar hep beşeri sistemlerdir, Kur’andan, hadisten tereşşüh etmiş değillerdir. Hiçbir semavi kitaptan -tahrifinden evvel- gelmemişlerdir. Kur’an nazarında bu gibi cereyanların sağı da soldur, solu da soldur. Lafızdan ibaret olmayan gerçek sol, fakir fukaraya biraz daha bakar, sefahati biraz daha azdır. Kur’anın takib ettiği sağ, Kur’anı Azimuşşanın kendine mahsus bir cadde-i kübrasıdır, hem tevratın hem incilin hem zeburun hem de bütün suhufu semaviyyenin hülasası Kur’anda dercedilmiştir. Çünkü Kur’an geçmiş suhufu semaviyyenın yanlışlarını tashih, doğrularını tasdik, zamanı geçmiş ahkamlarını da neshetmiştir. Biz mü’miniz, ittihadımız sadece iman üzerinedir, Kur’an üzerinedir. Bununla beraber biz silahlı bir örgüt değiliz, sağda da ve solda da Müslümanlar var, fakat aldatılmışlardır. Sağa da sola da tavsiyemiz şudur; mü’min, mü’minin kardeşidir, Kur’anın etrafında toplanın, birleşin, hükmü İlahi ile amel edin, başta farz namaz olmak üzere Kur’anda geçen hükümlerle amel edin. Vahyi İlahiyeye dayanan siyaset Kur’ana mahsus bir siyasettir ki, bugün küre-i arzda yoktur. Biz kalben bunun taraftarıyız; fakat fiilen tatbikatına çalışamıyoruz, çünkü gücümüz sarmıyor, fitneye ve katlu kitale sebebdir. Her iki tarafta da Müslümanlar var. Yani sağda da solda da müslümanlar var. Müslüman kardeşlerimizi fitneye sokmamak için hem sağı hem solu idare edin. Kimseye kafir demeyin. Size tavsiyem şudur; laikçileri, sosyalistleri, tarikatçileri, vehhabileri, şiileri veya hiçbir sünniyi tekfir etmeyin, yanlışları var diyebilirsiniz, ehli bid'a diyebilirsiniz; fakat tekfir edip kafirdir demeyin. Her kim ki, yüzünü kıbleye çeviriyorsa tekfir etmeyin. /Muş

20190706 22.Mektub Uhuvvet Risalesi.mp371.41 MB

06/07/20190 28.Söz 3.Ders Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Misafir, bir topluluğa geldiğinde rızkıyla beraber gelir. Ayrıldığın­da da o topluluğun günahları bağışlanmış olarak ayrılır. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; İzin istemeden evinize gelen kişiye taam vermeyin, isteğini de vermeyin. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır, şeytanlar zincire vurulur. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Bir hastayı ziyaret ettiğinizde, daha çok yaşayacağını söyleyin. Çünkü bu söz bir şey değiştirmez, fakat hastanın gönlünü hoş tutar. Letaif-i aşereden olan nefis, tasfiyeden sonra ruh’dan büyük olur. Bu dünyada ibadet eden cesettir. Sahabeyi kiram hem dini hem dünyayı beraber yürütmüşlerdir. Nefsin hakkını vermeyip, gidip bir dağda yaşamak ve dini İslamın hakikati budur demek yanlıştır. Haramı helal; helali haram etmeye hakkımız yoktur. Kumandan odur ki; bütün askerlerini kurtara, yalnız kendini kurtardıysa ne hayrı var ki! Bu ümmetin rehbaniyeti cihad iledir, rehbaniyet istiyorsan cihada git, evini terk edersin cihada gidersin, sonra gelirsin. Kainatın neticesi hayat; hayatın neticesi insandır, insan ise hem bütün alemin hülasası, hem binbir ismi İlahiyyenin ayinesidir. Bu itibarla insanda hem kainatın hazain-i rahmetini çözecek, hem ihsanatını bildirecek, hem de esmayı anlayacak cihazatlar vardır. Elbette, şu seyl-i kâinatın bir havz-ı ekberi ve bu kâinat destgâhının işlediği mahsulâtın bir meşher-i âzamı ve şu mezraa-i dünyanın bir mahzen-i ebedîsi olan dâr-ı saadet, şu kâinata bir derece benzeyecektir. Hem cismanî, hem ruhanî bütün esâsâtını muhafaza edecektir. Madem bu âlemde cesed ve ruh beraber çalışır; cesedin, bu âlemin maddi hazinelerini tarttığı gibi, kalb ve ruhun da esmayı İlahiyenin ayinesidir, bu alemde cesed ve ruh beraber oldukları gibi ebedi alemde de beraber olacaklardır. Ellah insanı ibadet için yaratmıştır, bu dünyada yemek, içmek, bekà-yı şahsî için; evlenmek ise, bekà-yı nev'î içindir, neslin devamı içindir; dar-ı ahirette ise sadece lezzet içindir. Kudreti İlahiyye, İnşallah bu derslerimizi bomba gibi yapar İslamın nurunu söndürmek isteyenlerin başına vurur ve onların isteklerini ğırtlaklarında bırakır. Sesimiz buradan çıkar fakat; İnşaallah hava vasıtasıyla, melekler vasıtasıyla, yer-gök vasıtasıyla hepsinin dilini tıkatır. Bu derslerimiz manen Müslümanlara bir güç verecek, kuvvet verecek ve ehl-i küfrün fitnesi sönecektir. Ellah’ın rahmetinden ümit varım. Ders buradan oluyor; fakat bütün kafirleri susturuyor, nasıl oluyor onu anlamıyoruz, o bizim vazifemiz değildir. Hacı Hulusi Bey’in Risaleyi nurdan alınan hutbeleri Sedd-i Zülkarneyn gibi olup dinsizliğin bu memlekete girmesine engel olduğu gibi, İnşaallah şu durus-u Kur’aniyye de bu fitnelere engel olup bitirecektir. /Muş

20190706 28.Söz 3.Ders.mp399.79 MB

03/07/2019 28.Söz 2. Ders (Cennete Dairdir) Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz din kardeşine misafir olduğunda ikram edilen yemekten yesin, ikram edilen su'dan içsin ve ikram edilen yemek ve su hakkında sual etmesin. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Oruçlu bir şekilde bir eve misafir gittiğin zaman tuttuğun oruç ramazan orucu, ramazanın kazası veya nezir orucu değilse verilen yemekten ye. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz, bir topluluğun yanına vardığında kendisine yer açılırsa otursun. Çünkü bu Ellah tarafından Müslüman kardeşinin kendisine yaptığı bir ikramdır. Eğer yer açılmazsa baksın, boş yer neresi ise oraya otursun. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; biriniz camiye girdiği zaman, evine girdiği zaman ve evinden çıktığı zaman iki rekat namaz kılsın, evine girerken iki rekat namaz kılsa Ellah bu namaz sayesinde evine hayru bereket koyar. Cennette kadın, eşini hangi surette görmek isterse Cenab-ı Hakk kocasını o şekle koyar, bundan dolayı kadına ikinci, üçüncü bir eş verilmesine ihtiyaç yoktur. Cennetin asıl ağaçlarının kökleri yukarıdadır, meyveleri ise aşağı doğru sarkmıştır. İnsanın amelinden meydana gelen ağaçların ise kökleri yerde, meyveleri yukarıdadır. Elláhu a'lem. Cennette dört nehir dışında bir su yukarıdan geçer, Ellah'u a'lem yukarıdan geçen su Kevser nehrinin suyudur. (Bu konu hakkında tafsilatlı izahat isteyen ilgili dersleri dinleyebilir.) İnsan bütün Kainatın hülâsası, binbir ismi ilahinin ayinesidir ve bu iki alemin sırlarını açacak anahtarların külüçesidir, insan hadsiz ihtiyaçları ve hadsiz düşmanları var olmakla beraber aciz ve fakirdir. Öyleyse insanın a'mali için bir muhasebe açılacaktır. Nur-u Muhammedi itibarıyla ve Resul-u Ekremin de yerde bulunması sebebiyle toprak unsuru bütün dünyanın reisidir. Maddeten diğer unsurlar toprağın üstünde olmasına rağmen, toprak unsuru manen hepsinin üstündedir. İnsanın tezkiyesi inen ahkamla olur. Bu din saray dinidir, çadır dini değildir. Hz Adem’den şimdiye kadar gelen şeriatler bütün saltanatları yıkmış; dini, sarayda oturtmuşlardır. Din devlet tarafından tatbik edilecek bir hakikattir. Din, sadece ruha hitap etmediği gibi sadece cesede de hitab etmiyor. Onun için cennet cismanidir. Tezkiye-i Kur’aniye, ahlakı hasenedir. İhlas, Ellah’a karşı samimiyettir. /Muş

20190703 28.Söz 2. Ders (Cennete Dairdir).mp3108.29 MB

02/07/2019 28.Söz Cennete Dairdir. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Geceleyin evinizden çıktığınızda kapılarınızı kapatın. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz bir kadınla evlenmek istediğinde, gayesi sadece evlenmek olması şartıyla ona bakmasında hiçbir sakınca yoktur, îsterse evlenmek istediği kimsenin bundan haberi olmasın. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz bir kadınla evlenmek istediğinde saçını siyaha boyuyorsa bunu ona haber versin. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Günah gizli kaldıkça sadece sahibine zarar verir. Ortaya çıktığında düzeltilmezse topluma zarar verir. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz camiye girince Peygambere salâvat getirsin ve şöyle desin: "Ellah'ım! Bana rahmetinin kapılarını aç." Camiden çıkınca da Resûlullaha salât ve selâm getirsin ve şöyle desin: "Ellah'ım, Senden fazl ve ihsanını diliyorum. Ne mutlu o adama ki; günde ayet-i Kur’aniyeden bir-iki ayeti, veyahut hadisten bir-iki hadisi duyar muktezasıyla amel eder. Elhamdulillah hayatımız hergün Kur’anı ve iki üç hadisi okumakla geçer, Risale-i Nur ki, Kur’anı ve hadisi açıklıyor veyahut ta tefekküre sevkediyor bunu da okuyoruz şükürler olsun. Amellerin en büyüğü kelime-i şehadettir. İman, ameli salihsiz olmaz. İmanın ikrarı ameli salihdir. Nassı hadis ile sabittir ki, kıyamet gününde en büyük amel lailahe illallah muhammederresulullah sözüdür. En büyük ibadet kelime-i tevhidi ders vermek ve okumaktır. İnsan Kur’ani derslerde masivadan kurtulur. İnsandaki ğayz, düşmanlarının cehennemdeki halinin Cenab-ı Hakk tarafından gösterilmesiyle teskin olur. Cennete giren her kişi hem kendini, hem cenneti Cemal-i İlahiyyenin ayinesi görür. Cennette tüm nimetler ihtiyaçtan değil, telezzüz için yenilir. /Muş

20190702 28.Söz (Cennete Dairdir).mp3105.56 MB