🌏 BirlikNET
Open in Telegram
🇹🇷 2002 yılında kurulan Türkiye nin ilk Askeri / İstihbari fikir Klubüdür. 📍ANALİZ İSTİHBARİ BAKIŞ ÖNGÖRÜ İÇERİR
Show more647
Subscribers
-124 hours
-17 days
-530 days
Posts Archive
647
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fuhuş ve para aklama soruşturması kapsamında, Yeni Parti İstanbul Milletvekili Cemal Engin Yurt’un danışmanı Cem Tekinoğlu Ankara’da gözaltına alındı.
Tekinoğlu’nun ikametinde yapılan arama faaliyetlerinin sürdüğü öğrenildi.
#Omay
647
Rusya, Kuzey Ukrayna'da potansiyel yeni bir cephe için 600.000 askere kadar hazırlanıyor
İlk raporlar, Moskova'nın Çernihiv Oblastı'nda olası bir taarruz için 500.000 ila 600.000 askerlik devasa bir seferberlik planladığını iddia ediyor.
Doğruysa, bu tam ölçekli işgalden bu yana Rusya'nın savaş çabalarındaki en önemli potansiyel tırmanışlardan biri olarak tarihe geçerdi.
#SentinaL
647
+1
MELİH GÖÇEK HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILDI.
ANKARA CUMHURİYET BAŞAAVCILIĞI:
Bazı basın ve yayın organlarında, İbrahim Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönünde öne sürülen iddialara ilişkin olarak, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmıştır.
#Remora
647
30 Ağustos, NATO'ya selam duranların değil, emperyalizme karşı mücadele edenlerindir!
Emperyalist işgale karşı kazanılan zaferin 104. yılındayız.
Anadolu'nun emperyalist devletler tarafından işgaline karşı verilen kurtuluş mücadelesinin en önemli ayağı olan 30 Ağustos, emekçi halkın birliğinin emperyalizmden daha güçlü olduğunun da kanıtı olmuştur. 104 yıl sonra, 30 Ağustos zaferinin anlamı açıktır: Emperyalizm gelebilir, açık bir şekilde işgal edebilir, yerli işbirlikçileri aracılığıyla ülkeyi parsel parsel satın alabilir ama emekçi halkın mücadele azmi ve birliği karşısında er geç yenilir!
104 yıl önce kazanılan zafer, sadece emperyalizmin ülkemize kölelik zincirleri takmayı hedefleyen Sevr'ini yırtıp atmakla kalmamış, aynı zamanda saltanatın da gerçek yüzünü göstermiştir. İmzalanan Mondros ve Sevr teslimiyet antlaşmalarıyla "Payitahtın" çıkarını halkın bağımsızlık ve özgürlüğüne tercih eden saltanat da 30 Ağustos’la tarihe gömülmüştür.
30 Ağustos Zaferi, sadece emperyalizme ve Yunan işgaline karşı değil, Vahdettinlerin, Damat Feritlerin, Ali Kemallerin ve bilumum uğursuz gericinin işbirlikçiliğine karşı da kazanılmıştır. Emperyalizm yenildiği gibi gericilik ve işbirlikçilik de aynı şekilde yenilmiştir.
30 Ağustos Zaferi, Kuvâ-i Milliye'nin isimsiz kahramanlarının, yoksul köylü ve emekçi halkın bağımsızlık için gösterdiği fedakarlığın, Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının mücadelesinin eseri olarak kazanılmıştır.
30 Ağustos Zaferi’nde, aynı zamanda "Yunanistan'ın Anadolu'yu işgali İngiliz emperyalizminin marifetidir, yoksul köylü Anadolu'daki kardeşlerimize silah sıkmayacağız" dedikleri için kurşuna dizdirilen Yunan komünistlerinin, Büyük Taarruz'un planlanması ve gizlenmesi esnasında verdiği destekle Sovyetlerin, başından beri kurtuluş mücadelesine siyasi, ekonomik ve askeri destek veren Lenin'in de payı vardır.
30 Ağustos'un bu açık politik anlamına rağmen, aradan geçen 104 yılda ülkemiz adım adım emperyalizme ve gericiliğe teslim edilmiştir. Silahla ve emekçi halkın azmi ile kovulan emperyalizm, askeri, siyasi ve ekonomik olarak geri gelmiştir. NATO'su, IMF'si, Gümrük Birliği ile işbirliğini sürdürmeyi temel politikası haline getiren iktidarlar, 30 Ağustos'un siyasal sonuçlarının tam tersini temsil etmektedir.
Bugün ülkemiz ve emekçi halkımız, aynı 100 sene önce olduğu gibi büyük bir felaketin eşiğine sürüklenmektedir. Türkiye'de toplanan NATO Zirvesi, AKP'nin büyük propagandasına rağmen, bir kez daha emekçi halkımızı emperyalizmin çıkarları uğruna cepheye sürmek istendiğini göstermiştir.
Zirve sonrası alelacele Suudi Arabistan ve Pakistan ile Türkiye'nin imzaladığı askeri pakt, Türkiye'nin emekçi halkını Yemen'e asker olarak göndermesinin önünü açmıştır.
Yüzyıl önce İngiliz, Alman ve Fransız emperyalizmine boyun eğen sultanlar, Türkiye'nin yoksul köylüsünü, emekçisini Yemen çöllerine göndermişti. Bugün AKP, bu sefer ABD ve İsrail'in çıkarları uğruna emekçi halkımızı Yemen'in çöllerine-denizlerine göndermektedir.
30 Ağustos, Türkiye'nin emperyalizmin sömürgesi olması kaderini tarihin çöplüğüne atmıştı.
Dün emekçi halkın mücadelesi, kendine ihanet eden saltanatı da emperyalistlerle birlikte göndermişti.
Bugün de aynı şekilde, emekçi halk emperyalizmi ve istibdadı bir kez daha yenecektir.
#Alaz
647
Cem Yılmaz, tatil için bulunduğu Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Assos bölgesinde aniden rahatsızlandı.
• Kalp spazmı geçirdiği belirtilen ünlü sanatçıya ilk müdahale Ayvacık Devlet Hastanesi acil servisinde yapıldı.
• Doktorların ilk müdahalesinin ardından durumu kontrol altına alınan Yılmaz, ileri tetkik ve tedavi amacıyla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi.
#Omay
647
Finlandiya Rusya'nın kara kuvvetlerini büyük ölçüde genişletmeye hazırlandığı konusunda uyarıyor; Moskova'nın, Ukrayna'daki savaşın yarattığı koşullar buna izin verdiğinde kara tabanlı askeri gücünü üçe katlamayı planladığı bildiriliyor.
Finlandiya Savunma Kuvvetleri komutanına göre, Rusya şu anda Batı'ya doğrudan konvansiyonel bir askeri tehdit oluşturmuyor, ancak Finlandiya sınırları yakınında askeri altyapısını güçlendirmeye devam ederken bilgi operasyonları ve diğer etki biçimlerini kullanmaya da devam ediyor. Daha büyük kuvvet birikiminin zamanlaması, Ukrayna'daki savaşın nasıl geliştiğine ve Moskova'nın kaynakları NATO'ya bakan birliklerin yeniden inşası için ne kadar hızlı yönlendirebileceğine büyük ölçüde bağlı olacak.
Finlandiya ve daha geniş İttifak için bu uyarı, şu anda olanlar kadar Ukrayna'dan sonrasına da yönelik. Hemen bir saldırı tehdidi olmasa bile, NATO'nun kuzey sınırında kara kuvvetlerini dramatik şekilde genişletebilen bir Rusya, bölgesel dengeyi temelden değiştirecektir. Helsinki'nin mesajı bu nedenle basit: caydırıcılığı güçlendirme penceresi şu anda var, Moskova'nın bu birikimi tamamlamak için özgürlük ve kaynaklara sahip olmadan önce.
En son güncellemeleri bizimle takip edin
#BirlikNETDefence
647
#AkşamBülteni
#Nadam42Sunar
🛡️ Polonya Başbakanı Donald Tusk:
Rusya için bu sonbahar ve kışın kritik geçmesi bekleniyor. Ruslar 600 bin askeri seferber etmek istiyor.
Önümüzdeki yedi ay kesinlikle kritik olacak. Ukrayna-Rusya savaşı bir dönüm noktasında.
🛡️ "Bunun adı ekonomik terörizmdir."
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin uyguladığı yaptırımlara tepki göstererek diğer ülkeleri yaptırımlara katılmamaya çağırdı.
🛡️ RUSYA UKRAYNA'YI VURMAYA DEVAM EDİYOR
Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna’ya gece düzenlenen saldırılarda lojistik merkezleri, mühimmat depoları ve İzmail ile Nikolayev limanlarındaki askeri ve yakıt altyapısının vurulduğunu açıkladı.
🛡️ Gurbetçi sezonunun gelmesiyle birlikte Trakya’daki sınır kapılarında yolcu ve araç yoğunluğu zirveye ulaştı.
— 27 Ağustos’ta 5 bin 587 aracın çıkış yapmasıyla son 3 yılın en yüksek günlük çıkış rekoru kırıldı.
— 22 Haziran’dan bu yana ise yaklaşık 3,7 milyon yolcu ile 1 milyon araç giriş-çıkış yaptı.
🛡️ Darbe girişiminin gerçekleştiği Nijer'de devlet televizyonunun yayınları kesildi.
🛡️ EBOLA TEHİDİDİ BÜYÜYOR
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde hızla yayılan Ebola salgınında 5 bin 794 vaka ve 2 bin 786 ölüm kaydedildi.
🛡️ Darbe girişiminin devam ettiği Nijer'de ordudan ilk açıklama geldi.
🗣 Nijer Ordusu:
İsyancılara karşı ülkeyi savunmak için seferberlik halindeyiz.
🛡️ NEPAL'DEKİ FELAKETİN FATURASI BELLİ OLDU
Nepal Maliye Bakanı Swarnim Wagle, Çin sınırındaki bölgeleri vuran yıkıcı sel felaketinin ardından ülkenin yeniden inşa maliyetinin 4 ila 5 milyar dolar arasında olabileceğini açıkladı.
🛡️ Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy:
Rusya yaptığı her şeyin karşılığını alacak.
🛡️ Muğla Datça’da 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
🛡️Japonya’dan Malezya’ya giden yolcu uçağının iniş takımlarında, kimliği henüz belirlenemeyen bir erkeğin cesedi bulundu.
🛡️ Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi, Karadeniz'de vurulan bir Türk gemisi ile onu çekmek için gönderilen başka bir geminin hedef alınmasıyla ilgili Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldı.
🛡️ "ABD üzerine düşeni yapmalı”
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Hürmüz Boğazı'nın açılmasının ancak İslamabad Mutabakatı şartlarına uyulması halinde gerçekleşebileceğini belirtti.
🛡️ İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, İranlı yetkilileri uyararak halkın moralini bozacak açıklamalar yapmayı yasakladı.
🛡️KADIN HÜKÜMLÜLER DE CEPHEYE SÜRÜLEBİLİR!
Ukrayna istihbaratı, Rusya’nın cephedeki ağır kayıplar ve gönüllü asker bulmakta yaşanan düşüş nedeniyle 2026 ve 2027 yıllarında toplam 600 bin kişiyi daha silah altına alma kararı aldığını iddia etti.
🛡️ Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov:
Şu anda Rusya ile Avrupa Birliği arasında ilişkileri iyileştirmek için hiçbir gerekçe yok.
Avrupalılar, Rusya'ya karşı askeri kaynaklarını seferber ediyor.
🛡️ Birleşik Krallık, Brontanax’ı geliştiriyor
BAE Systems, Eurofighter Typhoon’larla birlikte görev yapacak Brontanax insansız savaş uçağını geliştiriyor.
🛡️ Finlandiya’dan RBS 70 NG siparişi
Finlandiya, Saab’a 1,2 milyar İsveç kronu değerinde RBS 70 NG kısa menzilli hava savunma sistemi siparişi verdi.
#Nadam42Global
647
🛡️ Nasıl bir kışkırtma...
Tam bir yabancı gizli servis işi!
Bu gelişmelere tedbir alınız ey yetkililer!
Şaibeli biçimde süper lige çıkan, sosyal medya üzerinden devamlı kışkırtıcı paylaşımlar yapan bu takım üzerinden, toplumsal gerilim yaratılıp kitlesel çatışma ortamı oluşturulmaya çalışılıyor, görmüyor musunuz?
#MustafaÖNSEL
#Nadam42
647
Ada sokakları, çoluk çocuğun çığlıklarıyla geçilmez bir hâle geldi.
Ölümü bir uyku, rahat bir uyku gibi arayarak sabahı ettik. İlk vapurun görünmez köşesine sığınarak, iki büklüm köprüye indik.
Bütün Türkleri yas içinde bulacağımı sanıyordum. Meğer ne kadar soysuzluğa uğramışız. Acaba sokaktakilerin hepsi, şu veya bu muhipler cemiyeti üyeleri mi idi? Bizimkiler utançlarından evlerinde mi kalmışlardı? Bu gülüşler, bu çırpınışlar, bu el sıkışlar ne idi?
Meğer bütün karargâhı ile Başkomutan Mustafa Kemal değil, Yunan Başkomutanı Trikopis esir olmuş...
Size, kalbin ne kadar dayanıklı bir maddeden yapılmış olduğunu yukarıda söylemeseydim,
burada söylerdim. Bir çocuk gibi sıçramaya başladım.
Habere, havadise, telgrafa koşuyordum. Hani dün kızdığımız o sürüm gazetesi yok mu, meğer resmî tebliğlerin kilometrelerce gerisinde imiş. Yunan ordusunu yok etmişiz ve İzmir’e iniyormuşuz.
Ben, ömrümde hiçbir edebiyat eserinde, ordulara ilk hedefin Akdeniz olduğunu bildiren günlük emri okurken duyduğum zevki duymadım. Bu, bütün heyecanların üstünde bir heyecan, bütün şiirlerin üstünde bir şiirdi.
Ne olmuştuk, biliyor musunuz? Kurtulmuştuk.
Ah Mustafa Kemal, Mustafa Kemal, sana ölünceye kadar o günün sevincini ödeyebilmekten başka bir şey düşünmeyeceğim.
Nemiz varsa;
bağımsız bir devlet kurmuşsak,
hür vatandaş olmuşsak,
şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu Batı’nın,
vicdanımızı Doğu’nun pençesinden kurtarmışsak,
şu denizlere bizim diye bakıyor,
bu topraklarda ana bağrının sıcağını duyuyorsak,
belki nefes alıyorsak;
hepsini, her şeyi 30 Ağustos Zaferi’ne borçluyuz.”
☆ Bkz: Falih Rıfkı Atay, Çankaya, Pozitif Yayınları, s. 361-363, İstanbul
☆OSK/ 29 Ağustos 2026/
#Bilgesem
647
FALİH RIFKI
30 AĞUSTOS'U
ANLATIYOR...
“... Gazeteye geldiğim vakit, Anadolu'nun birdenbire kapandığını söylediler. İstanbul ve Türkiye'nin işgal altındaki köyleriyle, memleketin öbür kısmı arasında hiçbir temas yapmaya imkân yoktu.
Aradan 30 yıl geçti. O sabahki heyecanımın şimdi bile gönlümü ürperttiğini duyuyorum.
– Acaba Yunanlılar mı taarruza geçtiler?
– Belki de bizimkiler...
Tarihte hiçbir perde bu kadar ağır bir kader sırrı üstüne inmemiştir.
Ne Rumca ne Ermenice gazetelerde ne İngiliz veya Fransız ağzı konuşanların sözlerinde merak giderici bir yayıntı bile yoktu.
– Canım, biz taarruz edebilir miyiz? Daha geçenlerde Fethi Bey mütareke aramak için Londra'ya gitti. Ummam ki böyle bir delilik yapalım.
– İhtimal ne cepheyi ve ne de cephe gerisini tutamaz hâle geldikleri için bir son çare aramışlardır.
Hepimiz Mustafa Kemal’in dehâsına inanırdık. Onun her şeyi, vara olduğu kadar, yoka da çevirecek bir zar atamayacağını biliyorduk.
Fakat nasıl haber almalı idi?
Bütün günümüz, âdeta merak sancısı içinde geçti. Yalnız yemekten değil, düşünmekten de kesilmiştik.
Zırhlıları ile, tümenleri ve alayları ile Birinci Dünya Harbi düşmanlarının zaferi, hâlâ İstanbul'un sularında ve sokaklarında idi.
Bir tek umut, bir avuç askerde ve Mustafa Kemal denen bir isimdedir. Kapkara perdenin arkasında yalnız onların yaklaşıp uzaklaşan hayaletlerini sezinliyoruz.
Nihayet Rumca gazetelerde ilk rivayetler çıktı, taarruza biz geçmiştik ve başımızı Yunan ordusunun çelik kayasına boş yere çarpıp duruyorduk.
Türk ordusunun bir taarruz savaşına giremeyeceği fikri, bizim kuşağımız için değişmez gerçeklerden biri idi. Ordumuzun kahramanlığına bel bağlardık, fakat onun ancak dayanma mucizeleri verebileceğini sanırdık. Onun son destanları 1877 Harbinde Plevne, 1912 Harbinde Edirne, sonra da Çanakkale idi.
Rumca gazetelerin haberi ile merakımız biraz azalsa bile, kaygımız ateş gibi yanıyordu.
Zaman geçtikçe umutsuzluğumuz arttı. Havadis duyurmakta Beyoğlu gazeteleriyle yarış eden ve üst üste kasabalar alındığı rivayetlerini uyduran bir Türkçe sürüm gazetesine kızıyorduk.
– Taarruz sökmüş olsa, bir tebliğ verirlerdi. Durduk mu, geriledik mi? Ah, hiç olmazsa bir iki kasaba alsak da öyle dursak.
Bir iki kasaba alıp durmayı nimet saymaya başlamıştık. Az da olsa bir başarıyı, halk güvenini artırma yolunda kullanmak kolaydır. Bu bir edebiyat işidir. Fakat ya hiçbir şey yapamadıksa
ya geriledikse?
Mustafa Kemal’e kızanlar ağızlarını açmışlardı bile...
Akşamüstü gene beynimizin içinde aynı burgu, kalbimizin içinde aynı ağrı Büyükada’ya gidiyordum. Aydınlık, ferah bir ağustos akşamı. Köpüklü, uyanık ve neşeli bir deniz. Güverte tıka basa dolu...
Türkçe konuşmayanlarda birbirinin sözünü kapan bir sevinç var. Sadece bu sevinç, bizi yıkmaya yeterdi.
'Ne olmuştu’ diye sormaktan korkuyorduk.
Bir fena şey vardı. Kimseye bir şey sormaksızın onu zihnimizde hafifletmeye uğraşıyorduk. İhtimal durmuştuk. Belki de bir iki noktada gerilemiştik. Ordu bozulmamışsa bundan ne çıkardı? Yunanlılar da artık bitkin bir halde değil mi idiler? Aşağı yukarı bir uzlaşma yapabilirdik. Bu da elbette Sevr Antlaşması’ndan daha iyi olurdu.
Fakat içimizdeki sorunun, kimseden aramaya cesaret edemediğimiz cevabı kendiliğinden yayılıverdi: Başkomutan Mustafa Kemal Paşa bütün karargâhı ile beraber esir olmuş...
Keder insanları öldürmez derlerse, bu söze inanınız. Kalp denen şeyin ne dayanıklı bir maddeden yapılmış olduğunu ben, o akşamüstü Büyükada vapurunun güvertesinde öğrendim.
Türkleri Büyükada Yat Kulübü’nden kovmuşlardı. Yalnız bir iki sırnaşık, yolunu bularak içlerine sokulabilmişlerdi. Bunlar o akşam cezalarını çekmişlerdir. Çünkü kulüpte, Mustafa Kemal’in esir olması şerefine kulübün bütün şampanyaları patlıyor ve Türkler de dağıtılan kadehleri içmeye zorlanıyordu.
647
ABD’nin Ukrayna’ya yardımı 2025’ten beri %99 oranında çöktü.
ABD'nin Ukrayna'da sergilediği tutum Avrupa tarafından İran'da cezalandırıldı. Avrupa ülkeleri de Trump'a yardım etmediler.
Trump döneminde ABD, Rus gölge filosuna ait sıfır gemiye yaptırım uyguladı.
#SentinaL
647
Gülistan Doku soruşturması kapsamında 10 kişi daha gözaltına alındı!
Dosyada çok ilginç veriler var, sizler için özetliyorum:
1– Gülistan’ın son görüldüğü konumdan en son geçen aracın İl Jandarma Vekiline ait olduğu ve onun da o esnada valinin eşiyle görüştüğü belirtiliyor.
2– Suya giren dalgıçların, intihar süsü vermek için suya bazı eşyalar bıraktığı belirtiliyor.
3– İki kişinin Gülistan’ın Instagram hesabına girdiği ve 2 kişiyi engellediği tespit ediliyor.
Gülistan’ın ahı, bu işe bulaşan kimseyi bırakmasın!
#Remora
647
Nijer'de darbe girişiminde son gelişmeler:
-Rus paralı askerler rejimi korumak için başkentte kritik noktalarda konuşlandı.
-İsyancılar, cunta yönetimi ve Rus müttefikleri için hayati önem taşıyan başkentteki hava üssünü kontrol etmeye devam ediyor.
-Cunta yönetimi lideri Abdurrahman Tiani, sarayında gelişmeleri takip ediyor.
-Cunta yetkilileri olayın bir darbe olmadığını, ordu içindeki bir anlaşmazlıktan kaynaklanan isyan olduğunu söylüyor.
#Roscoe
647
EVRİM.
Bilim adamı Will, istedikleri teknolojik yardımı yapmadığı için bir terörist grubun saldırısına uğrar ve cinayete kurban gider. Kendisi gibi bilim adamı olan eşi Evelyn, Will'in beynini gelişmiş bir süperbilgisayara entegre eder. Will'in bedeni ölmüştür ama beyni eşiyle yeniden iletişime geçer.
#BirlikNETSinemaKlubü
647
Vakıfbank Genel Müdürü Osman Arslan:
“Dünya Bankası'ndan 1,5 milyar euroluk bir kaynak getirdik.
Bu kaynağın önemli bir kısmını hızlıca Diyarbakır'a ve bu bölgeye tahsis etmeye başladık.” demiş.
Hayırdır Osman Aslan…
Neden ayrımcılık yapıyorsunuz. Diyarbakır ve bu bölge dediğin yerde fakirlik var da, memleketin diğer yerlerinde yok mu?
Dışarıdan faizle borç alıp ayrımcılık yaparak dağıtıyorsunuz. Peki bu borç ödenirken de dağıttığınız bölgeden toplanacak vergilerle mi ödeyeceksiniz. Oradan vergi toplayabiliyor musunuz?
Faizle borç al. Ayrımcılık yaparak dağıt. Sonra Türk milletine ödet.
Oh ne güzel dünya…
#FatihERYILMAZ
647
ŞEREFİNİ ÜLKESİNDEN DEĞİL YABANCI ÜLKE TOPRAKLARINDAN ALAN BİR BÜYÜKELÇİ T.C. DEVLETİ'Nİ TEMSİL EDEMEZ..!
Bunu şunun için söylüyorum:
Türkiye’nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, “Hiçbir zaman büyükelçi olmak gibi bir hayalim yoktu. Ben, Şam'da büyükelçilik nasip olduğu için çok şükrediyorum Allah'a. Büyükelçi olduğum için değil… Buradaki gerçek şeref büyükelçi olmak değil, Şam Büyükelçisi olmak. Şam-ı Şerif kendi şerefinden, bana da Şam’da büyükelçi olarak bir şeref nasip ettiği için çok memnunum” demiş.
Bu ifade, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni hiçe saymak ve milli onuru ayaklar altına almaktır. Derhal görevden alınmalıdır...
Dr. #VecdetÖZ
