ar
Feedback
İrina Beznosenko Nalbantoğlu

İrina Beznosenko Nalbantoğlu

الذهاب إلى القناة على Telegram

Türkçe dilinde TDM ve kurucusunu tanıtıyorum. Spiritüel mentörüm Hayatının en iyi versiyonuna geçmeye hazırsan, kullandığım enstrümanlarla yolunuzun hızlı olmasını sağlayacağım.

إظهار المزيد
1 473
المشتركون
-124 ساعات
-57 أيام
-630 أيام

جاري تحميل البيانات...

جذب المشتركين
سبتمبر '26
سبتمبر '26
+30
في 0 قنوات
أغسطس '26
+46
في 0 قنوات
Get PRO
يوليو '26
+60
في 0 قنوات
Get PRO
يونيو '26
+24
في 0 قنوات
Get PRO
مايو '26
+19
في 1 قنوات
Get PRO
أبريل '26
+17
في 0 قنوات
Get PRO
مارس '26
+25
في 1 قنوات
Get PRO
فبراير '26
+12
في 1 قنوات
Get PRO
يناير '26
+19
في 0 قنوات
Get PRO
ديسمبر '25
+26
في 1 قنوات
Get PRO
نوفمبر '25
+24
في 1 قنوات
Get PRO
أكتوبر '25
+17
في 0 قنوات
Get PRO
سبتمبر '25
+28
في 1 قنوات
Get PRO
أغسطس '25
+12
في 0 قنوات
Get PRO
يوليو '25
+25
في 0 قنوات
Get PRO
يونيو '25
+37
في 0 قنوات
Get PRO
مايو '25
+16
في 0 قنوات
Get PRO
أبريل '25
+20
في 0 قنوات
Get PRO
مارس '25
+36
في 1 قنوات
Get PRO
فبراير '25
+17
في 1 قنوات
Get PRO
يناير '25
+29
في 0 قنوات
Get PRO
ديسمبر '24
+24
في 0 قنوات
Get PRO
نوفمبر '24
+22
في 0 قنوات
Get PRO
أكتوبر '24
+69
في 0 قنوات
Get PRO
سبتمبر '24
+72
في 1 قنوات
Get PRO
أغسطس '24
+78
في 1 قنوات
Get PRO
يوليو '24
+64
في 1 قنوات
Get PRO
يونيو '24
+66
في 0 قنوات
Get PRO
مايو '24
+49
في 1 قنوات
Get PRO
أبريل '24
+57
في 1 قنوات
Get PRO
مارس '24
+43
في 1 قنوات
Get PRO
فبراير '24
+18
في 0 قنوات
Get PRO
يناير '24
+45
في 0 قنوات
Get PRO
ديسمبر '23
+32
في 1 قنوات
Get PRO
نوفمبر '23
+36
في 0 قنوات
Get PRO
أكتوبر '23
+94
في 2 قنوات
Get PRO
سبتمبر '23
+25
في 0 قنوات
Get PRO
أغسطس '23
+18
في 0 قنوات
Get PRO
يوليو '23
+65
في 0 قنوات
Get PRO
يونيو '23
+72
في 0 قنوات
Get PRO
مايو '23
+27
في 0 قنوات
Get PRO
أبريل '23
+7
في 0 قنوات
Get PRO
مارس '23
+13
في 0 قنوات
Get PRO
فبراير '23
+112
في 0 قنوات
Get PRO
يناير '23
+55
في 0 قنوات
Get PRO
ديسمبر '22
+5
في 0 قنوات
Get PRO
نوفمبر '22
+4
في 0 قنوات
Get PRO
أكتوبر '22
+40
في 0 قنوات
Get PRO
سبتمبر '22
+4
في 0 قنوات
Get PRO
أغسطس '22
+34
في 0 قنوات
Get PRO
يوليو '22
+965
في 0 قنوات
التاريخ
نمو المشتركين
الإشارات
القنوات
29 سبتمبر0
28 سبتمبر+1
27 سبتمبر+1
26 سبتمبر+1
25 سبتمبر+3
24 سبتمبر+2
23 سبتمبر+2
22 سبتمبر+1
21 سبتمبر+1
20 سبتمبر+1
19 سبتمبر+4
18 سبتمبر0
17 سبتمبر0
16 سبتمبر+1
15 سبتمبر+1
14 سبتمبر+1
13 سبتمبر+1
12 سبتمبر0
11 سبتمبر0
10 سبتمبر0
09 سبتمبر0
08 سبتمبر0
07 سبتمبر0
06 سبتمبر+1
05 سبتمبر+1
04 سبتمبر+1
03 سبتمبر+2
02 سبتمبر+1
01 سبتمبر+3
منشورات القناة
Ve daha derinde: "Profesyonel olarak büyürsem kendime ayıracak alanım kalmaz." İşte burada program artık sadece danışanlarla ilgili olmaktan çıkıyor. Profesyonel büyümenin önüne geçiyor. Çünkü daha fazla danışan, daha fazla gelir ve daha fazla görünürlük bilinçaltında "daha az ben, daha az özgürlük, daha az sessizlik" demekse — sistem neden büyümek istesin? Belki bazı uygulayıcıların ilerlemek isterken kendilerini sürekli başlangıç noktasına geri getirmesinin sebebi budur. Büyümek istemiyor değiller. Büyürken dengelerini kaybetmek istemiyorlar. Ve bilinçaltı henüz üçüncü seçeneği bilmiyor olabilir: daha fazla danışanla çalışmak ve aynı zamanda sınırlarını, zamanını, enerjisini ve merkezini korumak. Kendinizde olup olmadığını kas testi ile kontrol edebilirsiniz. (Kas testi nasıl yapılır https://youtu.be/oqZoIysZa7s ) Ve bir not: bu program üzerinde daha önce çalışılmış olmasına rağmen geri dönebiliyor. Geri dönen bir program, çalışılmamış bir program değildir — hâlâ besleniyor demektir. O durumda bakılacak yer programın kendisi değil, danışanla kurulan sınır. Çünkü sorun danışan istememek değil. Sorun, bilinçaltının danışanla çalışmayı kendinden uzaklaşmakla eşleştirmiş olması. #sürprizlerledolubilinçaltı

2
"Sürprizlerle dolu bilinçaltı" serisine devam ediyorum. Bugünkü program, yıllar içinde tek bir danışanda değil, birçok kişide karşıma çıktı. Ama ilk bulduğumda beni gerçekten şaşırtmıştı.😳😳 Karşımda gelirini ve danışan sayısını artırmak isteyen bir uygulayıcı vardı. Hedefi çok netti. Testte çıkan kayıt ise şuydu: "Danışanlarım dengemi bozuyor." İlk bakışta tuhaf durur. Danışanlarla çalışmayı meslek olarak seçmiş biri, neden danışanını kendi dengesi için bir tehdit olarak kaydetsin? Ama bilinçaltı açısından bakınca mekanizma çok net. Kişi danışan almak ister. Daha görünür olmak, seans sayısını artırmak, işinden daha fazla gelir elde etmek ister. Eğitim alır, kendini geliştirir, sosyal medyada daha aktif olmaya çalışır. Ama aynı sistemde şu kayıt varsa — "danışanlarım dengemi bozuyor" — danışan sayısının artması artık yalnızca "işimin büyümesi" demek değildir. Bilinçaltı için aynı zamanda şu demektir: Daha fazla insanın duygusuyla karşılaşmak. Daha fazla sorumluluk. Daha fazla mesaj. Kendi düzeninin bozulması. Dinlenme alanının azalması. Başkalarının problemlerini zihinde taşımak. Seans bittikten sonra bile danışanla ilgilenmeye devam etmek. Ve ortaya şu çelişki çıkar. Bilinç düzeyinde: "Daha fazla danışan istiyorum." Bilinçaltında: "Daha fazla danışan = dengemin daha fazla bozulması." Bu durumda bilinçaltının direnç üretmesi mantıksız değil. Fazlasıyla mantıklı. Nasıl görünür 🐈 Kişi bunu çoğu zaman "danışan gelmiyor" diye yaşar. Ama program genelde daha ince yerlerden belli eder: Paylaşım yapmak istersiniz, ertelersiniz. Canlı yayın açmayı düşünürsünüz, bir türlü başlayamazsınız. Seans duyurusu yapmak gereksiz derecede ağır gelir. Danışan geldiğinde çok mutlu olursunuz, birkaç seans sonra "biraz ara vermeliyim" hissi gelir. Takvim dolmaya başlayınca bedensel yorgunluk artar. Bir danışanın mesajı geldiğinde, daha mesajı açmadan içeride hafif bir gerilim oluşur. Ya da kişi profesyonel alanını farkında olmadan öyle düzenler ki hiçbir zaman gerçekten yoğunlaşmaz. Çünkü sistem bir yandan danışanı isterken, diğer yandan kendi dengesini koruyordur. Asıl soru❔ Danışan gerçekten mi dengenizi bozuyor — yoksa danışanla çalışırken kendi dengenizi korumayı bilmiyor musunuz? Bu ikisi tamamen farklı şeyler. Çünkü bu program çoğu zaman sınırların sürekli ihlal edildiği bir çalışma biçiminden doğar. Sınır defalarca aşıldığında bilinçaltı kendini korumak ister. Ve elindeki en basit çözüm şudur: danışandan uzak durmak. Yani "danışanlarım dengemi bozuyor" bir sebep değil, çoğu zaman bir sonuçtur. Şunlara bakın: Seans bittikten sonra danışanın sorununu düşünmeye devam ediyor musunuz? Danışanın sonucundan kendinizi sorumlu hissediyor musunuz? Mesai saatiniz dışında gelen mesajlara hemen cevap verme zorunluluğu duyuyor musunuz? Bir danışana "hayır" demek sizin için zor mu? Seans için ayırdığınız süre bittiğinde seansı gerçekten bitirebiliyor musunuz? Danışanın duygusuyla kendi duygunuzu ayırabiliyor musunuz? Bunlardan herhangi biri varsa, danışan gerçekten yorucu hale gelir. Ve bilinçaltı bundan şu sonucu çıkarır: "Danışanlarla çalışmak yorucudur." Oysa doğru soru şu: ben danışanlarla nasıl çalışıyorum ki bu çalışma dengemi bozuyor? Ve bir sınır daha var ki, onu danışan ihlal etmiyor Düşük fiyat.💡 Fiyatınızı olduğundan düşük tuttuğunuzda, finansal sınırınızı danışan aşmıyor. O sınırı siz kendiniz açıyorsunuz. Ama sonuç aynı: emeğinizin karşılığını almadığınız her seanstan sonra içeride bir eksilme birikir. Ve bilinçaltı bu eksilmenin faturasını size değil, danışana keser. "Onlar yüzünden bu kadar çok çalışıyorum." "Onlar yüzünden yoruldum." "Onlar dengemi bozuyor." Oysa sınırı kendiniz açtınız. Danışan sadece açık kapıdan girdi. Yanında duran kayıtlar🖊 "Danışanın sonucundan ben sorumluyum." "İyi bir uzman danışanı yalnız bırakmaz." "Danışanın ihtiyacı benim ihtiyacımdan önce gelir." "Danışana hayır demek profesyonel değildir." "Danışanı anlamak için onun hissettiğini hissetmeliyim." "Danışanla arama sınır koyarsam yeterince iyi bir uzman değilim."
92
3
Bu başvuru formu, “Bilgi Balonunun Ötesinde Görünürlük” konusu ile gerçekleştirilecek Yaşam Dengesi oyunlarına katılmak isteyenler içindir. Oyunlar 3 kişilik, yarı bireysel formatta gerçekleştirilecektir. Her katılımcı kendi hedefi ve kendi oyun alanı üzerinden ayrı ayrı çalışacaktır. Katılım bedeli: 4.800 TL (Ödeme yalnızca banka/kredi kartı ile kabul edilmektedir.) Başvurular, formun gönderilme sırasına göre değerlendirilecektir. İlk başvurudan başlayarak sırayla ilerleyeceğiz. Uygun bir oyun tarihi oluştuğunda sizinle formda belirttiğiniz e-posta adresi üzerinden iletişime geçeceğiz. Bu formu doldurmanız oyuna kesin katılım garantisi oluşturmaz; yerleşim, başvuru sırası ve uygun tarihler doğrultusunda yapılacaktır. https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLScUY01J9H-nS4yQkMrAvfeZYQUfGR7_ShOAuo0dP3UA1vuamw/viewform?usp=sharing&ouid=110955311006960061087
174
4
Bugünkü yayının kaydı sonunda hazır. Teknik olarak biraz maceralı geçti ama galiba konuya da fazlasıyla uygundu. 😄 Çünkü bugün tam olarak şunu konuştum: Neden artık birbirimizi görmek ve duymak daha zor hale geliyor? Son dönemde üzerinde çalıştığım teknoloji, yapay zekâ ve insan ilişkisi araştırmasında yeni bir katman fark etmeye başladım. Her insan zaten kendi gerçekliği içinde yaşıyordu. Ama şimdi bu gerçeklikler giderek daha kişiselleştirilmiş, daha yoğun ve bazen daha kapalı hale geliyor. Takip ettiklerimiz, algoritmamız, yapay zekâ sohbetlerimiz, hatta sorduğumuz sorular bile bize göre şekilleniyor. Ve bir noktadan sonra insan fark etmeden kendi bilgi-gürültü gerçeklik balonunun içinde yaşamaya başlayabiliyor. Bu yayında bunun sadece sosyal medya ile ilgili olmadığını; iletişimimizi, görünürlüğümüzü, yeni insanlarla temas kurma biçimimizi ve hatta dış dünyaya karşı dayanıklılığımızı nasıl etkileyebileceğini anlattım. Özellikle şu soru benim için önemli: Teknoloji hayatımızda büyürken, biz açık ve canlı bir sistem olarak kalabiliyor muyuz? Yayının kaydı burada: 🔗 https://youtu.be/uSmhqlEFWyU
161
5
Yorumunuzu uraya yazınız l
191
6
Maalesef youtubede yayın açılmıyor, o halde buradan açıyorum yayını
186
7
Neden artık birbirimizi görmek ve duymak daha zor hale geliyor? Son zamanlarda bunu giderek daha fazla gözlemliyorum: Her bir
Neden artık birbirimizi görmek ve duymak daha zor hale geliyor? Son zamanlarda bunu giderek daha fazla gözlemliyorum: Her birimiz kendi bilgi alanımızın, kendi takiplerimizin, kendi algoritmalarımızın ve artık kendi yapay zekâ sohbetlerimizin içinde yaşamaya başlıyoruz. Aslında insan her zaman kendi gerçekliğinin içindeydi. Ama şimdi bu gerçekliklerin sınırları sanki daha yoğun, daha kapalı hale geliyor. Ve bunun sonuçlarını yavaş yavaş yaşamaya başlıyoruz. Yeni insanlara ulaşmak zorlaşıyor, duyulmak ve görülmek zorlaşıyor. İnsanların dünyaları birbirine daha az temas ediyor. Canlı iletişimin yerini giderek daha fazla, bize göre şekillendirilmiş dijital alanlar alıyor. Son birkaç aydır İnna Goloviznina ile teknoloji, teknosfer, yapay zekâ ve insanın teknolojik dünyada kendi canlılığını nasıl koruyabileceği üzerine çok yoğun bir araştırma içindeyiz. Ve son günlerde bu araştırmada benim için yeni bir parça yerine oturdu: Ya teknoloji yalnızca hayatımızdaki bir araç olmaktan çıkıp, yavaş yavaş yaşadığımız gerçekliğin şeklini de değiştirmeye başladıysa? Yarınki canlı yayında tam olarak bunu konuşmak istiyorum. Bilgi balonlarının nasıl oluştuğunu, neden artık başka insanların gerçekliğine ulaşmanın zorlaştığını ve bütün bunların iletişimimizi, ilişkilerimizi, görünürlüğümüzü ve hayatla temasımızı nasıl etkileyebileceğini birlikte inceleyeceğiz. Ve en önemli soruyu soracağız: Dijital dünya giderek büyürken, insan nasıl açık ve canlı bir sistem olarak kalabilir? Canlı yayın başladığında bağlantıyı ayrıca paylaşacağım. İsterseniz şimdiden YouTube kanalına abone olup bildirimleri açabilirsiniz. Böylece yayın başladığında YouTube size otomatik olarak haber verir. ⚪️ https://youtube.com/@titresimlerledonusummetodu8521?si=XTMZWl_IQLw6iDCI 28 Eylül — 09.45 TDM YouTube Kanalı — Canlı Yayın Yarın canlı yayında görüşürüz.
194
8
Bereketimi erteliyorum» paylaşımının ( https://t.me/irinaNalbantoglu/2174 ) altına bir takipçim şunu yazdı: "Gerçekten evet. Değişirsem kendimi kaybederim." O cümleyi okuyunca durdum. Çünkü önceki postta bu, bir sonuçtu. Oysa kendi başına bir program. Ve bereketten çok daha geniş çalışıyor. Yanında genelde şunlar durur: "Ben buyum, değişemem." "Değişirsem beni sevmezler." "Asıl ben, eski halim." "Değişmek, kendime ihanet etmektir." Peki bu neden kuruluyor Kimlik, bilinçaltı için bir fikir değil. Bir hayatta kalma yapısı. Kim olduğunuzu bilmek güvenliktir. Nasıl tepki vereceğinizi, neyi kaldırabileceğinizi, nerede duracağınızı bilirsiniz. Bu bilgi rastgele oluşmadı — zor dönemlerden geçerken toplandı. Ve işte kritik nokta burada: Bugünkü halinizle hayatta kaldınız. Bilinçaltı bunu unutmuyor. Onun mantığına göre sizi buraya getiren bu kimlik. Dayanıklılığınız, kontrolünüz, fedakârlığınız, hep hazır oluşunuz — hangisiyse, işe yaradığı kanıtlanmış olan o. Değişmek ise kanıtsız bir alana geçmek demek. Yeni halinizin hiçbir hayatta kalma kaydı yok. Bilinçaltı için bu, iyileşme değil — risk. Bu yüzden direnç mantıksız değil. Fazlasıyla mantıklı. Sadece eski bir veriyle çalışıyor. Takipçilerimden biri bunu çok net söylemişti: sabitlik daha güvenli bir liman. Belirtiler Yeni bir şeyin önünde "bu bana göre değil" cümlesi çok hızlı geliyorsa. Düşünmeden önce geliyorsa. Kendinizi tarif ederken yıllardır aynı beş cümleyi kullanıyorsanız. Biri "çok değişmişsin" dediğinde içinizde gurur değil tedirginlik oluşuyorsa. Ve en netti: istediğiniz şey gerçekleştikten sonra açıklanamayan bir boşluk geliyorsa, sizi eski düzene geri çeken bir huzursuzluk. Bu sonuncusu şaşırtıcıdır. İnsan kazandığında sevinmeyi bekler. Oysa kazanmak, o yapının bozulması demekse, sistem alarma geçer. Ve burası bereketle birleşiyor Bu program varken bereketi ertelemek çok mantıklı bir çözüme dönüşüyor. Zengin olmak istiyorsunuz ama zengin hâlinizi tanımıyorsunuz. Görünür olmak istiyorsunuz ama görünür hâliniz kimliğinizde kayıtlı değil. İlişki istiyorsunuz ama o ilişkideki hâliniz size yabancı. Bilinçaltı hedefinize karşı değil. Sizi tanımadığı birine dönüştürmeye karşı. Kendinizde olup olmadığını kas testi ile kontrol edebilirsiniz. Çıkarsa, çalışılacak yer hedefleriniz değil — kimliğinizin güvenlikle kurduğu bağ. #sürprizlerledolubilinçaltı
233
9
Canlı yayına bu linkten katılın https://www.youtube.com/live/TpXykWmkl44?si=_AzIdSC68e0GgjYA
233
10
Canlı yayın başladığında bağlantıyı ayrıca paylaşacağım. İsterseniz şimdiden YouTube kanalına abone olup bildirimleri açabili
Canlı yayın başladığında bağlantıyı ayrıca paylaşacağım. İsterseniz şimdiden YouTube kanalına abone olup bildirimleri açabilirsiniz. Böylece yayın başladığında YouTube size otomatik olarak haber verir. ⚪️ https://youtube.com/@titresimlerledonusummetodu8521?si=XTMZWl_IQLw6iDCI 25 Eylül — 09.45 TDM YouTube Kanalı — Canlı Yayın
300
11
Bereketimi erteliyorum ⠀ Bu programı ilk gördüğümde uzun süre bir para programı sandım. Değilmiş. ⠀ İlk bakışta tuhaf durur.
Bereketimi erteliyorum ⠀ Bu programı ilk gördüğümde uzun süre bir para programı sandım. Değilmiş. ⠀ İlk bakışta tuhaf durur. İnsan parayı, imkânı, rahatlığı gerçekten isteyebilir. Öyleyse neden ertelesin? ⠀ Ama bilinçaltı bereketi bazen "şimdi" ile değil, gelecekteki daha uygun bir anla ilişkilendirir: ⠀ "Biraz daha hazırlanayım." "Önce şu meseleyi çözeyim." "Çocuklar biraz büyüsün." "Şu dönem bir kapansın." "Bir eğitim daha alayım." "Sonra zaten daha rahat yaşarım." ⠀ Kişi bereketten vazgeçmiyor. Tam tersine, onu çok istediğinden emin olabilir. ⠀ Sadece sürekli sonraya taşıyor. ⠀ Ve o zaman imkânlar, para, destek hayata gerçekten gelebilir — ama kişi onları sonuna kadar kullanmaz. Kararı erteler. Teklifi almaz. "Şu an henüz zamanı değil" der. ⠀ Yanında şu programlar durur: ⠀ "Önce bereket için hazır olmalıyım." "Şimdi daha fazlasına sahip olmak için çok erken." "Önce sorunlarımı çözmeliyim, sonra bereket içinde olabilirim." "Benim bereketim gelecekte." ⠀ Yani mesele bereketin olmaması değil. Bilinçaltının onu sürekli bir sonraki hayat aşamasına taşıması. ⠀ Peki bu neden kuruluyor ⠀ Burası programın asıl ilginç yeri. Çünkü bu program yalnızca parada değil, her türlü değişimde çalışıyor. ⠀ Bir yanınız şunu söylüyor: "Daha fazlasını istiyorum. Başka bir yaşam seviyesi istiyorum." ⠀ Öteki yanınız şunu: "Ama bu gerçekten olursa hayatım değişir. Ben değişirim. Statüm, çevrem, alıştığım rolüm — belki kim olduğuma dair fikrim bile." ⠀ İşte insanın içindeki o sessiz korku burada: zenginleşirsem kendimi kaybederim. ⠀ Ve bilinçaltının bu noktada bereketi tamamen kapatması gerekmiyor. "Para istemiyorum" fazla açık olurdu. Çok daha zarif bir çözüm var: ⠀ "Reddetmiyorum. Sadece sonra alacağım." ⠀ Bu, iki taraf arasında bir denge noktası. İsteğiniz de duruyor, değişmeme ihtiyacınız da. İkisi birden karşılanıyor. ⠀ Ve şunlar aynı anda korunuyor: ⠀ İstek — bereket yönünde ilerliyorum. Umut — bir gün bu bende olacak. Alıştığım kimlik — bugün başka biri olmam gerekmiyor. İstikrar — bugün radikal hiçbir şey değişmiyor. Ve sonucun yokluğunun açıklaması — hedeften vazgeçmedim ki, hâlâ yoldayım. ⠀ Yani program paradan çok, kimlik değişiminin ertelenmesi. ⠀ Aynı yapı başka yerlerde ⠀ Bu kapı açıldığında arkasında çok şey görünüyor: ⠀ "Başarımı erteliyorum." "İlişkimi erteliyorum." "Görünür olmayı erteliyorum." "Yeni seviyeye geçişi erteliyorum." "Kendimi iyi hissettiğim hayatı erteliyorum." ⠀ Çünkü "sonra", her şeye sahip olunabilen ve bugün hiçbir şeyin değişmediği son derece rahat bir yer. ⠀ En net belirti ⠀ Bu programla yıllarca aktif olarak bereket üzerine çalışılabilir. Eğitim alınır, program dönüştürülür, hedef konur, plan yapılır. ⠀ Dışarıdan direniyormuş gibi görünmez. ⠀ Tam tersi görünür. ⠀ Kendinizde olup olmadığını kas testi ile kontrol edebilirsiniz. Çıkarsa, çalışılacak yer bereket değil — değişme izni. ⠀ #sürprizlerledolubilinçaltı
418
12
TDM KULÜBÜ 15 — KAYITLAR AÇILDI 8 Ekim 2026, Perşembe 15. Kulüp için iki ana tema seçtim. Üçüncü bölüm ise şimdilik sürpriz.
TDM KULÜBÜ 15 — KAYITLAR AÇILDI 8 Ekim 2026, Perşembe 15. Kulüp için iki ana tema seçtim. Üçüncü bölüm ise şimdilik sürpriz. :) 1. YETERLİ “Bana yetiyor” hissi neden gelmiyor? Bunu en kolay yemek ve para alanında görebiliriz. Yemek yersiniz ama sanki doymamışsınızdır. Para gelir, ihtiyaçlarınızı karşılarsınız ama içinizde hâlâ “para yok” hissi devam eder. Ve burada çok önemli bir ayrım var: **Gerçekten yeterli olmadığı için mi eksiklik hissediyoruz? Yoksa sistemimiz “yeterli” sinyalini artık üretemediği için mi ne gelirse gelsin eksik hissediyoruz?** Çünkü bazen miktar değişir ama içsel durum değişmez. Daha fazla gelir. Daha fazla alınır. İhtiyaç karşılanır. Ama “tamam, bu bana yetiyor” noktası bir türlü oluşmaz. 15. Kulüp'te bu mekanizmanın kendisiyle çalışacağız. 2. FİNANSAL YETİŞKİNLİĞİN KAYNAKLARINI KABUL ETMEK Para ve Separasyon Son canlı yayınlarda para ile separasyon arasındaki bağlantıya sık sık geldik. Geçmiş deneyimlerimizde tamamen bağımlı olduğumuz dönemler de var, her şeyi tek başımıza yapmak zorunda kaldığımız deneyimler de. Ve bazen bugünkü finansal davranışlarımız hâlâ bu eski uçlardan biri tarafından yönetiliyor: Ya kaynak almak bağımlılık gibi geliyor, ya da bağımsız olmak için hiçbir şeye ve hiç kimseye ihtiyaç duymamamız gerektiğini düşünüyoruz. Oysa finansal yetişkinlik başka bir şeydir. Kaynak alabilmek ama bağımlı olmamak. Kendi kaynağınızı oluşturabilmek ama bunu “kimseye ihtiyacım yok” üzerinden yapmak zorunda kalmamak. Bu çalışmada finansal yetişkinlik ve separasyon deneyimlerinde bulunan kaynakları bugünkü hayatımıza kabul edeceğiz. Ve üçüncü bölüm… Onu şimdilik açıklamıyorum. Bu kez kulübün içinde açacağımız, biraz farklı ve çok boyutlu bir dönüşüm alanı olacak. Bir de 15. Kulüp benim için kişisel olarak çok güzel bir tarihe denk geliyor: 8 Ekim — doğum günümün hemen ertesi günü. Yani yeni yaşımın, yeni sayfamın ilk buluşmalarından biri olacak. Ve bu yeni sayfayı sizinle açmak bana ayrıca güzel geliyor. Katılım ücreti: 3.800 TL Kayıtlar açıldı. donusumfelsefesi@gmail.com
337
13
Canlı yayına bu linkten katılın https://www.youtube.com/live/BCCacXaKNWc?si=wnf2Tk4xomYk_ZL9
317
14
Canlı yayın başladığında bağlantıyı ayrıca paylaşacağım. İsterseniz şimdiden YouTube kanalına abone olup bildirimleri açabili
Canlı yayın başladığında bağlantıyı ayrıca paylaşacağım. İsterseniz şimdiden YouTube kanalına abone olup bildirimleri açabilirsiniz. Böylece yayın başladığında YouTube size otomatik olarak haber verir. ⚪️ https://youtube.com/@titresimlerledonusummetodu8521?si=XTMZWl_IQLw6iDCI 21 Eylül — 09.45 TDM YouTube Kanalı — Canlı Yayın
345
15
DOĞRU TAVSİYE, YANLIŞ ÖZ DAVRANIŞ paylaşım serisine az önce üç tavsiyeyle devam etmiştik: "Başladığınız işi bitirmeden yenisine geçmeyin." → https://t.me/irinaNalbantoglu/2159 "Fazla düşünmeyin, hemen başlayın." → https://t.me/irinaNalbantoglu/2160 "Akışta kalın ve ne hissediyorsanız onu yapın." → https://t.me/irinaNalbantoglu/2165 Her birinde aynı soruyu sormuştuk: bu tavsiye hangi öz davranışta doğal olarak çalışıyor, hangisinde baskıya dönüşüyor? Şimdi aynı bakış açısını farklı bir alana taşıyorum: para. Çünkü para tavsiyeleri de aynı şekilde çalışıyor. Bir arkadaşınızda mucize gibi işe yarayan bir bütçe kuralı, sizde üçüncü haftada terk edilmiş bir tabloya dönüşebiliyor. Ve genelde sebep disiplin eksikliği değil — tavsiyenin sizin öz davranışınızın diliyle yazılmamış olması. Devam etmeden önce sizi dinlemek istiyorum: başka birinde gayet iyi işlediğini bildiğiniz ama sizde hiç tutmayan bir para tavsiyesi var mı? Yorumlarda paylaşın — sıradaki incelemeyi bu cevaplar üzerinden kuracağım.
346
16
Seansın Dönüm Noktası "Annem artık hayatıma karışmıyor… ama ben hâlâ kararlarımı ona göre veriyorum." Bir seansta danışanımla karar verme konusu üzerinde çalışıyorduk. İlk bakışta anneyle ilgili belirgin bir sorun yoktu. Annesi artık yetişkin kızının hayatına müdahale etmiyordu. Ne yapacağını söylemiyor, bir şeyi yasaklamıyor, birçok konuda kararlarına saygı gösteriyordu. Dışarıdan baktığınızda insan rahatlıkla şunu söyleyebilir: "burada separasyonla ilgili ne kaldı ki?" Fakat karar verme mekanizmasına biraz daha yakından baktığımızda çok ilginç bir şey ortaya çıktı. Danışan herhangi bir seçim yapacağı zaman zihninde otomatik olarak şu sorular beliriyordu: "annem buna ne derdi? Bunu doğru bulur muydu? Hayal kırıklığına uğrar mıydı?" Anne artık dışarıdan kontrol etmiyordu. Ama yıllar içinde oluşmuş anne figürü içeride yaşamaya devam ediyordu. Seansın dönüm noktası tam burada geldi: bir ebeveynin hayatınıza artık müdahale etmemesi, separasyonun tamamlandığı anlamına gelmeyebilir. Gerçek separasyon "annem bana karışmıyor" demek değil. Bir noktada "annem farklı düşünse bile ben kendi seçimimin arkasında kalabiliyorum" diyebilmek. Burada çok ince bir fark var. Annenizin fikrini merak edebilir, deneyiminden yararlanabilir, hatta aynı fikirde olabilirsiniz — sorun bu değil. Sorun, içinizdeki karar mekanizmasının hâlâ şu sırayla çalışması: ben ne istiyorum → annem ne düşünür → onaylıyor mu → o zaman güvenle seçebilirim. Böyle olduğunda insan yetişkin olabilir, kendi parasını kazanabilir, başka bir şehirde yaşayabilir, kendi ailesini kurmuş olabilir… Ama bazı seçimlerde hâlâ içsel olarak izin bekleyen çocuk pozisyonuna dönebilir. Bu mekanizmanın altında test edilebilecek bazı kısıtlayan programlar: — "Büyükler benden daha iyi bilir." — "Onay almadan karar verirsem hata yapabilirim." — "Annem üzülürse benim seçimim yanlış demektir." — "Ailemden farklı bir hayat seçersem onlardan uzaklaşırım." — "Seçimlerimin sonuçlarını tek başıma taşımak güvenli değildir." Ve burada separasyonun başka bir boyutu açılıyor: ebeveyninizden farklı düşünme hakkı. Onları sevmeye ve saygı duymaya devam ederek, bağınızı koparmadan. Ama kendi hayatınızla ilgili son kararı artık içerideki anneye, babaya ya da başka bir otoriteye değil, kendinize bırakarak. Çünkü bazen insan ebeveyninden fiziksel olarak çoktan ayrılmıştır. Ama zihnindeki her önemli kararın karşısında hâlâ görünmez bir sandalye vardır. Ve o sandalyede anne oturuyordur. Seansın sonunda asıl soru şuydu: "annem tamamen farklı düşünseydi, ben yine de bu seçimin bana ait olduğunu hissedebilir miydim?"
463
17
Canlı yayına bu linkten katılabilirsiniz https://www.youtube.com/live/Jq2YnT4OCLo?si=OY-qtnQ5fp-cy02E
427
18
Yarın, 17 Ekim Saat 09:30'da canlı yayın yapacağım Konu: Para neden sadece ihtiyaçlarım ve borçlarım kadar geliyor? Bu yayında para ile kurduğumuz görünmeyen ilişkiye bakacağız. Neden bazı insanlar parayı daha çok ihtiyaçlar, borçlar ve zorunlu ödemeler için yaratabiliyor da; para sadece kaynak, birikim ve genişleme için geldiğinde aynı akış oluşmuyor — bunu konuşacağız. Ayrıca şu sorulara da bakacağız: Para sizin için neyi temsil ediyor? Para sadece bir ihtiyacı kapatmak için mi geliyor? “Daha fazlasını istemek” ile “gerçekten ihtiyaç duymak” arasındaki fark sistemde nasıl çalışıyor? Neden para bazen kaynak değil de yalnızca sorun çözücü gibi işliyor? Canlı yayın başladığında bağlantıyı ayrıca paylaşacağım. İsterseniz şimdiden YouTube kanalına abone olup bildirimleri açabilirsiniz. Böylece yayın başladığında YouTube size otomatik olarak haber verir. ⚪️ https://youtube.com/@titresimlerledonusummetodu8521?si=XTMZWl_IQLw6iDCI 17 Eylül — 09.30 TDM YouTube Kanalı — Canlı Yayın
460
19
DOĞRU TAVSİYE, YANLIŞ ÖZ DAVRANIŞ "Akışta kalın ve ne hissediyorsanız onu yapın." Özellikle kişisel ve ruhsal gelişim alanınd
DOĞRU TAVSİYE, YANLIŞ ÖZ DAVRANIŞ "Akışta kalın ve ne hissediyorsanız onu yapın." Özellikle kişisel ve ruhsal gelişim alanında bu tavsiyeyi çok sık duyuyoruz. Kulağa özgürleştirici geliyor. Kontrolü bırakmak, kendini dinlemek, hayatın akışına güvenmek… Fakat burada önemli bir soru var: "hissetmek" her öz davranış için aynı şey mi? Hayır. Filozof için hissetmek yüzeysel bir duygu değildir. Dünyanın hareketini, görünmeyen bağlantıları ve bir şeyin nereye doğru geliştiğini derinden algılamaktır. Filozof kendi hissettiği şeyi tanıdığında yaşamla daha senkronize hareket edebilir. Fakat çevresindeki insanların fikirlerini kendi içsel cevabının önüne koyduğunda bu bağlantıyı kaybedebilir. Bu yüzden "ne hissediyorsanız onu yapın" tavsiyesi Filozof için doğal olabilir — ama şu hâliyle daha doğru çalışır: derin içsel cevabınızı fark edin ve onu küçük bir adımla gerçekliğe taşıyın. Çünkü hissetmek tek başına yeterli değildir; algıladığı şeyin dünyada bir karşılık bulması için harekete dönüşmesi gerekir. Sihirbaz da duygu ve ilham üzerinden ilerler. Ancak Filozofun derin hissedişi ile Sihirbazın duygusal hareketi aynı değildir. Sihirbaz bir fikirden heyecan duyduğunda hızla canlanır, kendini ifade etmek ve bu enerjiyi çevresine yaymak ister. Bu tavsiye ona özgürlük verebilir. Fakat Sihirbazın riski, yoğun duyguyu her zaman doğru yön zannetmesidir. Başlangıç heyecanıyla gereğinden fazla büyütebilir, birçok yöne açılabilir. Ona gereken: ilhamını takip etmek, ama her güçlü duyguyu hemen yeni bir yöne dönüşmek zorunda olmadığını hatırlamak. Ana yön sabit kalabilir, ifade biçimi özgürce değişebilir. Öncü için ise yeni olan zaten güçlü bir uyarıcıdır. Bu yüzden her yeni fikir ona "akış beni buraya götürüyor" gibi gelebilir. Ama yenilik hissetmek ile gerçek yönünü değiştirmek aynı şey değildir. Ona gereken: yeni dürtüyü küçük bir eylemle test etmek, ama her yeni fikir geldiğinde ana yönünü değiştirmemek. Hakem için yalnızca "akışta kalın" demek yetersiz kalabilir. Hakem hissettiği yönün pratikte nasıl uygulanacağını, hangi yapı içinde çalışacağını görmek ister. Plansızlık onun için özgürlük değil belirsizlik yaratabilir. Ona gereken: önce yönünü hissetmek, ardından onu uygulanabilir bir plana ve somut adımlara dönüştürmek. Simyacı içinse "akış" fazla belirsiz bir kavram olabilir. Simyacı nereye gittiğini, hangi sonucu oluşturduğunu ve sürecin ne zaman tamamlandığını bilmek ister. "Akışta kalmak" onun tarafından amaçsız hareket etmek gibi algılanabilir. Ona gereken: içsel yönünü fark etmek, ardından bu yönün hangi somut sonucu yaratacağını belirlemek. Akışta kalmak, herkes için planı, hedefi ve sınırları bırakmak anlamına gelmiyor. Her öz davranış aynı akışı farklı bir kanaldan yaşıyor — kimi derinden hissederek, kimi ilhamla canlanarak, kimi harekete geçirerek, kimi bir yapıya dönüştürerek, kimi de sonuca ulaştırarak. Akış, kendi doğal enerjinizin hareketini tanımak ve onu gerçekliğe doğru biçimde aktarmaktır.
476
20
🦎. 9. KULÜP — PARA Eğer özellikle finansal sınırlar ve para alanı üzerinden çalışmak istiyorsanız, 9. Kulüp daha doğrudan bu alana giriyor. 3 saatlik çalışmada Yaşam Dengesi, Yaşam Enerjisi ve Altın Gölgem: Öz Davranışların Hazineleri farkındalık ve dönüşüm oyunlarını PARA hedefiyle kullandık. Çalıştığımız başlıklar: • Finansal sınırları iyileştirmek • Para alanında güvende olma halini güçlendirmek • Para kapsamında almayı ve kabul etmeyi çalışmak • Özgüven ve kişisel değer alanını iyileştirmek Bedeli: 3.800 TL --- KİŞİSEL SINIRLAR + 9. KULÜP Bugünkü yayında kendinizi özellikle kişisel/finansal sınırlar alanında gördüyseniz, bu iki çalışma birbirini çok güzel tamamlıyor. “Kişisel Sınırlar Nedir? Ne Değildir?” Semineri: 6.800 TL 9. Kulüp PARA: 3.800 TL Normal toplam bedel: 10.600 TL 21 Eylül’e kadar iki çalışma birlikte: 8.000 TL --- Hangisini seçmeniz gerektiğini de şöyle ayırabilirsiniz: Aile, anne-baba, kıtlık bilinci ve nesilden nesile tekrar eden senaryolar öne çıkıyorsa → Ebeveynlerden Ayrışma “Para benim ama onu koruyamıyorum / hayır diyemiyorum / başkalarının ihtiyaçları sürekli benim finansal alanıma giriyor” diyorsanız → Kişisel Sınırlar Doğrudan para, finansal sınırlar, alma-kabul etme ve para alanında güven üzerinde çalışmak istiyorsanız → 9. Kulüp PARA Kişisel sınırlar konusunu temelden öğrenip ardından bunu para alanına taşımak istiyorsanız → Seminer + 9. Kulüp Bilgi ve kayıt için: ✉️ donusumfelsefesi@gmail.com
397