𝔽'𝕚𝕜𝕣𝕚𝕞𝕔𝕖 Arşiv
Kanalga Telegram’da o‘tish
Birçok güzel şeyden azına sahip olabilirsin. Senin için ne takdir edilmiş ise o vardır. O halde dünyada her hoşuna gidene gönül bağlama.
Ko'proq ko'rsatish265
Obunachilar
-124 soatlar
-17 kunlar
-630 kunlar
Postlar arxiv
1899.
Ca'fer, Mâlik'in şöyle dua ettiğini nakleder: "Allahım! Kalbimizi kendine yönelt ki seni iyi
tanıyalım; Senin ahdine riâyet edelim, Senin vasiyetlerini
yerine getirelim. Allahım, bize iman
simasını ver, takva elbisesi giydir.
Allahım, ölmeden önce tevbe ediyoruz. Allahım bize dünya
ve âhiret hayırlarını
getirecek bir nazar ile bak." Râvi der ki: "Mâlik burada durarak:
'Benim
dünya hayrından para kasdettiğimi mi düşünüyorsunuz? Hayır, ben sâlih
amel kasdediyorum.
Seninle mülâkî olacağım güne kadar. Ta ki o gün benden razı olasın. Ey arzın ve semanın sahibi,
Sana rağbet ediyor ve Senden korkuyorum'
dedikten sonra içten ağlamaya başladı, biz de
beraberinde ağladık.
Kitabu’z Zühd, 1899Tabiatın hızına uymayan insan, bunun bedelini arkasından koştuklarını kaybetmekle öder.
Allahu teâlâ şöyle buyurmuştur:
"Eğer Allah kalplerinizde hayr olduğunu bilirse, O da size hayr olanı verir..."
"Şüphesiz ki Mü’minlerin kalbi sâlih amelleri işleme, fâcirlerin kalbi ise çirkin amelleri işleme heyecânıyla kaynayıp durur. Allah azze ve celle ise heyecândan sizi dertlendiren şeyin ne olduğunu görmektedir. Öyleyse Allah size rahmet etsin, dert edindiğiniz şeyin ne olduğuna bir bakın."
Malik Bin Dinar (رحمه الله)
قال تعالى:
﴿إنْ يعلمِ اللهُ في قلوبكم خيرًا يُؤتكم خَيرا﴾
قال مالك بن دينار:
إن صدور المؤمنين تغلي بأعمال البر، وإن صدور الفجار تغلي بأعمال الفجور، والله تعالى يرى همومكم، فانظروا ما همومكم رحمكم الله.
(الزهد للإمام أحمد بن حنبل, ص/٢٦٢)
2310- Aişe radıyallahu anha dedi ki:
"Öncelikle en yakın akrabalarını uyar" (Şuara 214) âyeti indiği zaman Allah Resûlü (sallallahu aleyhi vesellem):
"Ey Safiyye binti Abdilmuttalib! Ey Fâtıma binti Muhammed! Ey Abdulmuttalib oğulları! Allah'ın azabı karşısında sizi koruyacak gücüm yoktur. Ancak malımdan dilediğinizi isteyin" buyurdu.
Müslim,205۲۳۱۰ - حَدَّثَنَا أَبُو الأَشْعَثِ أَحْمَدُ بْنُ الْمِقْدَامِ العِجْلِيُّ ، قَالَ : حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الطَّفَاوِيُّ ، قَالَ : حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عُرْوَةَ ، عَنْ أَبِيهِ ، عَنْ عَائِشَةَ ، قَالَتْ : لَمَّا نَزَلَتُ هَذِهِ الْآيَةُ ﴿وَأَنْذِرْ عَشِيرَتَكَ الأَقْرَبِينَ ﴾ قَالَ رَسُولُ اللهِ ﷺ : يَا صَفِيَّةٌ بِنْتَ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ يَا فَاطِمَةُ بِنْتَ مُحَمَّدٍ يَا بَنِي عَبْدِ الْمُطَّلِبِ إِنِّي لَا أَمْلِكُ لَكُمْ مِنَ اللَّهِ شَيْئًا ، سَلُونِي مِنْ مَالِي مَا شتم.
2173- Nu'mân b. Beşîr dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın sınırları üzerinde duran ile o sınırların içine düşen kimselerin durumu, bir gemiyi paylaşmak için kura çeken ve kimine geminin üst tarafı, kimine de alt tarafı düşen kimseler gibidir. Geminin alt kısmında bulunanlar susadıkları zaman su almak için hep üst taraftakilerin yanlarından geçerlerdi. Aşağıya taşırken de üstte bulunanların üzerine dökülürdü. Üst tarafta bulunanlar: «Su için yukarı çıkıp bize eziyet etmenize İzin vermeyiz» deyince, alttakiler: «O zaman su için geminin alt tarafında bir delik açarız karşılığını verirler. Eğer üst taraftakiler alttakilerin bunu yapmasına engel olurlarsa hep birlikte kurtulurlar. Ancak bunu yapmalarına müsaade ederlerse hep birlikte boğulurlar."
Bu hadis hasen sahihtir.
Tirmiz’i,2173
2173- Nu'mân b. Beşîr dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın sınırları üzerinde duran ile o sınırların içine düşen kimselerin durumu, bir gemiyi paylaşmak için kura çeken ve kimine geminin üst tarafı, kimine de alt tarafı düşen kimseler gibidir. Geminin alt kısmında bulunanlar susadıkları zaman su almak için hep üst taraftakilerin yanlarından geçerlerdi. Aşağıya taşırken de üstte bulunanların üzerine dökülürdü. Üst tarafta bulunanlar: «Su için yukarı çıkıp bize eziyet etmenize İzin vermeyiz» deyince, alttakiler: «O zaman su için geminin alt tarafında bir delik açarız karşılığını verirler. Eğer üst taraftakiler alttakilerin bunu yapmasına engel olurlarsa hep birlikte kurtulurlar. Ancak bunu yapmalarına müsaade ederlerse hep birlikte boğulurlar."
Bu hadis hasen sahihtir.
Tirmiz’i,2173
۲۱۷۳ - حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ ، قَالَ : حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ ، قَالَ : حَدَّثَنَا الْأَعْمَشُ ، عَنِ الشَّعْبِيِّ ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ : مَثَلُ القَائِمِ عَلَى حُدُودِ اللَّهِ وَالمُدْهِنِ فِيهَا كَمَثَلِ قَوْمِ اسْتَهَمُوا عَلَى سَفِينَةٍ فِي البَحْرِ فَأَصَابَ بَعْضُهُمْ أَعْلَاهَا ، وَأَصَابَ بَعْضُهُمْ أَسْفَلَهَا ، فَكَانَ الَّذِينَ فِي أَسْفَلِهَا يَصْعَدُونَ فَيَسْتَقُونَ الْمَاءَ فَيَصُبُّونَ عَلَى الَّذِينَ فِي أَعْلَاهَا فَقَالَ الَّذِينَ فِي أَعْلَاهَا : لا نَدَعُكُمْ تَصْعَدُونَ فَتُؤْذُونَنَا ، فَقَالَ الَّذِينَ فِي أَسْفَلِهَا : فَإِنَّا نَنْقُبُهَا مِنْ أَسْفَلِهَا فَنَسْتَقِي ، فَإِنْ أَخَذُوا عَلَى أَيْدِيهِمْ فَمَنَعُوهُمْ نَجَوْا جَمِيعًا وَإِنْ تَرَكُوهُمْ غَرِقُوا جَمِيعًا.
هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ.
4713. Müminlerin annesi Âişe radıyallahu anha der ki:
Allah Resûlü (sallallahu aleyhi vesellem), Ensâr'dan bir çocuğun cenazesi getirildi. Kendisine: "Ey Allah'ın Resûlü! Bu çocuğa ne mutlu! O cennet kuşlarından bir kuş olmuştur. Ne bir kötülük etmiş, ne de kötülüğün ne olduğunu bilmiştir" dedim. Bunun üzerine Allah Resûlü (sallallahu aleyhi vesellem) şu karşılığı verdi: "Ey Âişe! Belki de başka bir durum olacaktır. Zira Allah cenneti yaratırken onun için ahali de yaratmıştır. Cehennemi de yaratırken onun için ahali yaratmıştır. Her iki ahaliyi de daha babalarının sulbündeyken bunlar (cennet ve cehennem) için yaratmıştır."
Müslim 2662; Nesâî 1949; Ibn Mâce 82.٤٧١٣ - حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ ، عَنْ طَلْحَةَ بْنِ يَحْيَى ، عَنْ عَائِشَةَ بِنْتِ طَلْحَةَ ، عَنْ عَائِشَةَ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ ، قَالَتْ : أُتِيَ النَّبِيُّ ﷺ بِصَبِيٌّ مِنَ الْأَنْصَارِ يُصَلِّي عَلَيْهِ، قَالَتْ : قُلْتُ يَا رَسُولَ اللهِ ، طُوبَى لِهَذَا لَمْ يَعْمَلْ شَرًّا وَلَمْ يَدْرِ بِهِ ، فَقَالَ : أَوْ غَيْرُ ذَلِكَ يَا عَائِشَةُ ، إِنَّ اللهَ خَلَقَ الْجَنَّةَ وَخَلَقَ لَهَا أَهْلاً ، وَخَلَقَهَا لَهُمْ وَهُمْ فِي أَصْلَابِ آبَائِهِمْ ، وَخَلَقَ النَّارَ وَخَلَقَ لَهَا أَهْلاً ، وَخَلَقَهَا لَهُمْ وَهُمْ فِي أَصْلَابِ آبَائِهِمْ.
4713. Müminlerin annesi Âişe radıyallahu anha der ki:
Allah Resûlü (sallallahu aleyhi vesellem), Ensâr'dan bir çocuğun cenazesi getirildi. Kendisine: "Ey Allah'ın Resûlü! Bu çocuğa ne mutlu! O cennet kuşlarından bir kuş olmuştur. Ne bir kötülük etmiş, ne de kötülüğün ne olduğunu bilmiştir" dedim. Bunun üzerine Allah Resûlü (sallallahu aleyhi vesellem) şu karşılığı verdi: "Ey Âişe! Belki de başka bir durum olacaktır. Zira Allah cenneti yaratırken onun için ahali de yaratmıştır. Cehennemi de yaratırken onun için ahali yaratmıştır. Her iki ahaliyi de daha babalarının sulbündeyken bunlar (cennet ve cehennem) için yaratmıştır."
Müslim 2662; Nesâî 1949; Ibn Mâce 82.916- Ayyaş b. Abbas'ın Malik b. Abdullah'tan rivayet ettiğine göre şöyle dedi: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) İbn Mes'ud'a şöyle
dedi:
"Çok dert etme, takdir edilen olur. Rızkında olan da sana gelir."
Ehl-i Sünnet Ve'l Cemaat'in İtikadı, 260٤٧٠٩ - حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ ، عَنْ يَزِيدَ الرِّشْكِ ، قَالَ : حَدَّثَنَا مُطَرِّفٌ ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ ، قَالَ : قِيلَ لِرَسُولِ اللهِ ﷺ : يَا رَسُولَ اللَّهِ ، أَعْلِمَ أَهْلُ الْجَنَّةِ مِنْ أَهْلِ النَّارِ ؟ قَالَ : نَعَمْ قَالَ : فَفِيمَ يَعْمَلُ الْعَامِلُونَ ؟ قَالَ : كُلِّ مُيَسَّرٌ لِمَا خُلِقَ لَهُ.
4709. İmrân b. Husayn der ki: Resûlullah'a (sallallahu aleyhi vesellem): "Ey Allah'ın Resûlü! Cennetlikler ile cehennemliklerin kimler olduğu şimdiden malum mu?" diye sorulunca: "Evet!" buyurdu. "O zaman neden amel ediliyor?" diye sorulunca, Allah Resûlü (sallallahu aleyhi vesellem): "Herkes kendisi için kolaylaştırılan şeye göre amel ediyor" karşılığını verdi.
Buhârî 6596, 7551; Müslim 2649.…Sünnet üzere durma hususunda sebat et! Hayırlı neslin durduğu yerde sende dur! O bidatçilerin söyledikleri hususunda 'Onların geri durduklarından sizde geri durun!' de!
Salih selefinin yoluna koyul! Çünkü onlara yeterli olan sana da yeter…
El İbanetul Kübra,589
İmam Süfyan bin Uyeyne رحمه الله şöyle demiştir:
"Geçmiş âlimler birbirlerine şu sözleri yazarlardı:
Kim içini/gizli halini düzeltirse, Allah da onun dışını/açık halini düzeltir.
Kim Allah ile arasını düzeltirse, Allah da onunla insanlar arasını düzeltir.
Kim ahireti için çalışırsa, Allah onun dünya işine yeter."
Mecmûʿu’l-Fetâvâ (9/7–10)
Rasûlullah şöyle buyurdu:
"Âdemoğlu, malım malım deyip duruyor. Ey âdemoğlu! Yeyip tükettiğin, giyip eskittiğin veya sadaka olarak verip sevap kazanmak üzere önden gönderdiğinden başka malın mı var ki?"
Kitabuz Zühd, Ahmed Bin Hanbel
