𝔽'𝕚𝕜𝕣𝕚𝕞𝕔𝕖 Arşiv
前往频道在 Telegram
@Fkrmce_bot Birçok güzel şeyden azına sahip olabilirsin. Senin için ne takdir edilmiş ise o vardır. O halde dünyada her hoşuna gidene gönül bağlama.
显示更多251
订阅者
无数据24 小时
无数据7 天
-830 天
帖子存档
159)-250. Ebû Zer anlatıyor: Bir gün Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) (ashâbına):
"Bu güneşin nereye gittiğini biliyor musunuz?" diye sordu.
Ashâb: "Allah ve Resûlü bilir" dediler. Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:
"O, Arş'ın altındaki karargâhına varıncaya kadar gider ve orada secdeye kapanır. Kendisine: «Yüksel ve geldiğin yerden dön!» denilinceye kadar bu şekilde kalır. O da geri dönüp sabah doğduğu yerden tekrar doğar. Sonra yine Arş'ın altındaki karargâhına varıncaya kadar akar durur ve yine secdeye kapanır. Kendisine: «Yüksel, geldiğin yerden geri dön!» deninceye kadar o halde kalır. Nihayet döner ve doğduğu yerden tekrar doğar. Daha sonra artık insanlar onun hiç bir durumunu (yani normal yörüngesini) yadırgamaz olarak Arş'ın altındaki o karargâhına gidip gelinceye kadar akıp gider.
Sonunda kendisine: «Kalk, (yarın sabah) battığın yerden doğ!» denilir; o da Batı'dan doğar» Sonra sözüne şöyle devam etti: «Bu ne zaman olacak biliyor musunuz? Bu: «Bir kimse daha önce inanmamışsa veya imanıyla bir iyilik kazanmamışsa, imanı ona fayda vermez» (En'âm 158) buyurduğu vakittir.
Buhârî 4803Enes b. Mâlik'in bildirdiğine göre . Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Birbirinize kin gütmeyin. Birbirinize haset etmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Allah'ın kardeş kulları olun. İki müslümanın üç günden fazla dargın kalması caiz değildir." (Buhârî ile Müslim}
Buhârî 6065, 6076; Müslim 2559; Tirmizî 1936Rasûlullah صلى اللّٰه عليه وسلم yüksek bir yerden Medinedeki taş binalara baktı ve:
“Benim gördüğümü siz de görüyor musunuz?
Fitnelerin evlerinize yağmur gibi indiğini görüyorum.”buyurdu.
Buhari 1878
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْبُخْلِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْجُبْنِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ أَنْ أُرَدَّ إِلَى أَرْذَلِ الْعُمُرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الدُّنْيَا وَعَذَابِ الْقَبْرِ
“Allah’ım! Cimrilikten sana sığınırım. Korkaklıktan sana sığınırım. Ömrümün sonunda güç ve takatten düşmekten sana sığınırım. Dünya fitnesi ve kabir azabından sana sığınırım.
Buhari,2822اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْبُخْلِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْجُبْنِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ أَنْ أُرَدَّ إِلَى أَرْذَلِ الْعُمُرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِتْنَةِ الدُّنْيَا وَعَذَابِ الْقَبْرِ
“Allah’ım! Cimrilikten sana sığınırım. Korkaklıktan sana sığınırım. Ömrümün sonunda güç ve takatten düşmekten sana sığınırım. Dünya fitnesi ve kabir azabından sana sığınırım.
Buhari,2822
Kişi, arzularından hiçbir şeye ulaşamaz,
Eğer o istediği şey hakkında yazılmamışsa.
El İbanetul Kübra 679Şüphesiz Rabbimizden korkman en hayırlı bağıştır,
Allah'ın izniyledir benim ağır hareket etmem ve acele edişim.
Kimi hayır yollarına iletirse, hidayet bulur,
Gönlü rahat olduğu halde; dilediğini de saptırır."
El İbanetul Kübra 679"İşte bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine ulaştıran bir yol tutar. Allah'ın dilemesi olmadıkça siz dileyemezsiniz. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir." (İnsan, 29-30)İmam Ahmed bin Hanbel Rahimehullah şöyle der;
"Allahım imanı bize sevdir. Kalplerimizi imanla süsle.
Küfrü, fiski ve isyânı bize çirkin göster Bizi doğruyu bulanlardan kıl!"
Müsned, III/424Olur öyle bazen
Olduramazsın bir türlü..
Artık o çiçekli bahçeyi sadece kendime vaad ediyorum.
Yetişemediklerim ise kalsın.
Benimde bir ömrüm var...
Ubeyd b. Umeyr şöyle demiştir:
"Bir mü'minin sahifesinde Allah'a hamd ederek yaptığı bir tesbih, onun için dünya dağlarının yanında altın olup yürümesinden daha hayırlıdır."
Hilyetu'l Evliya 3/272.
İnsan bazen neyi istemişse ondan mahrum,
Neye kavuşmak istemişse onunla arasında bir hicran,
Neye koşar adım gitmişse ondan yana bedbaht,
Neyi çok sevmişse onunla imtihan,
Neye çok yaklaşmışsa ondan o kadar ırak.
#alıntı
Müminlerin annesi Âişe der ki: Bir gece Resûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında uyurken bir ara yatakta olmadığını fark ettim. Karanlıkta elimle onu yoklarken elim ayaklarına değdi. Secdedeydi ve şöyle dua ediyordu:
«أَعُوذُ بِرِضَاكَ مِنْ سَخَطِكَ، وَبِمُعَافَاتِكَ مِنْ عُقُوبَتِكَ، وَبِكَ مِنْكَ، لَا أُحْصِي ثَنَاءً عَلَيْكَ، أَنْتَ كَمَا أَثْنَيْتَ عَلَى نَفْسِكَ»
“Allah’ım! Cezandan affına sığınıyorum. Öfkenden rızana sığınıyorum. Senden yine sana sığınıyorum. Seni ne kadar övmeye çalışsam da bunu yeteri kadar yapamam. Sen kendini övdüğün gibisin.”
• Ahmed, 25655. Muslim, 1090. İmam Mâlik, Muvatta.
