fa
Feedback
Tevhid Taifesi

Tevhid Taifesi

رفتن به کانال در Telegram

Başkasına Işık Olup Kendini Karanlıkta Bırakanlardan Olma zira ihmal edilen herşey ölür.

نمایش بیشتر
1 149
مشترکین
اطلاعاتی وجود ندارد24 ساعت
-57 روز
+1330 روز

در حال بارگیری داده...

جذب مشترکین
ژوئیه '26
ژوئیه '26
+12
در 0 کانال‌ها
ژوئن '26
+65
در 0 کانال‌ها
Get PRO
مه '26
+67
در 0 کانال‌ها
Get PRO
آوریل '26
+68
در 0 کانال‌ها
Get PRO
مارس '26
+53
در 0 کانال‌ها
Get PRO
فوریه '26
+38
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژانویه '26
+40
در 0 کانال‌ها
Get PRO
دسامبر '25
+52
در 0 کانال‌ها
Get PRO
نوامبر '25
+55
در 0 کانال‌ها
Get PRO
اکتبر '25
+67
در 0 کانال‌ها
Get PRO
سپتامبر '25
+57
در 0 کانال‌ها
Get PRO
اوت '25
+78
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژوئیه '25
+95
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژوئن '25
+74
در 0 کانال‌ها
Get PRO
مه '25
+49
در 1 کانال‌ها
Get PRO
آوریل '25
+104
در 1 کانال‌ها
Get PRO
مارس '25
+117
در 0 کانال‌ها
Get PRO
فوریه '25
+71
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژانویه '25
+97
در 0 کانال‌ها
Get PRO
دسامبر '24
+168
در 0 کانال‌ها
Get PRO
نوامبر '24
+126
در 0 کانال‌ها
Get PRO
اکتبر '24
+153
در 0 کانال‌ها
Get PRO
سپتامبر '24
+123
در 1 کانال‌ها
Get PRO
اوت '24
+113
در 1 کانال‌ها
Get PRO
ژوئیه '24
+130
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژوئن '24
+141
در 0 کانال‌ها
Get PRO
مه '24
+167
در 0 کانال‌ها
Get PRO
آوریل '24
+210
در 5 کانال‌ها
Get PRO
مارس '24
+233
در 1 کانال‌ها
Get PRO
فوریه '24
+140
در 1 کانال‌ها
Get PRO
ژانویه '24
+60
در 1 کانال‌ها
Get PRO
دسامبر '23
+591
در 0 کانال‌ها
تاریخ
رشد مشترکین
اشارات
کانال‌ها
05 ژوئیه+2
04 ژوئیه+2
03 ژوئیه+3
02 ژوئیه+4
01 ژوئیه+1
پست‌های کانال
İmam Mâlik (rahimehullah) şöyle demiştir: “İhtiyaç olmadıkça evinden sık sık çıkma. Sana ilim kazandırmayan bir mecliste de oturma.” Tertîbü’l-Medârik/2/63

2
İbrâhim b. Edhem رحمه الله şöyle demiştir: “Cihadın en zoru, nefis ve hevâ ile yapılan cihaddır. Kim nefsini hevâsından alıkoyarsa, dünya ve onun sıkıntılarından kurtulmuş olur; dünyanın zararlarından korunur ve selâmete erer.” Hilyetu’l-Evliyâʾ, 2/484
212
3
İbn Kudâme el-Makdisî (rahimehullah) şöyle demiştir: “Erkek, eşinin kendisinden izin almadan evinden çıkmasını engelleme hakkına sahiptir. Kadın, babasının hakkını yerine getirmek, hasta ziyaret etmek veya başka herhangi bir sebeple evden çıkamaz; ancak kocasının izniyle çıkabilir. Bu, kadın evlilik bağı altında olduğu ve kocasının himayesi altında bulunduğu sürece geçerlidir.” el-Muğnî/9/295
211
4
Ömer bin Hattab (radıyallahu anh) şöyle demiştir: “Kardeşine olan sevgiyi tazelemek şu şekilde olur: •Onunla karşılaştığında önce sen selam ver. • Ona en çok hoşuna giden ismiyle hitap et. • Ve meclislerde ona yer ver (yer aç, saygı göster).” Bahcetü’l-Mecâlis/1/34
208
5
Saray şakşakçılığından uzun zamandır soytarılığa soyunan bir zındık emir almış ardından gelen mahremiyet gözetilmeden müslümanlara şafak operasyonu Rabbim bu zalimleri sana şikayet ediyoruz Allahümme amin
192
6
İbn Kayyım (rahimehullah) şöyle demiştir: Eski yeni bütün müşriklerin mantığı aynıdır. Onlar taptıkları bu ilahların Allah katında kendilerine şefaat edeceklerini zannederler! Böyle bir şey bizzat şirkin kendisidir. Allah bu anlayışı kitabında çürüterek bütün şefaatin O'nun iznine bağlı olduğunu bildirmiştir. İzin vermediği kimselerin huzurunda şefaat edemeyeceklerini açık bir şekilde âyetinde bildirmiştir. Şefaat edecek kimselerin Allah'ın, sözünden ve amelinden razı olduğu, kendisine hiçbir şey ortak koşmayan kullar olduğunu söylemiştir. Bunlar tevhid ehli kimselerdir ve kesinlikle Allah dışında şefaatçi edinmemişlerdir. MEDÂRİCU’S SÂLİKÎN/313-314
243
7
بدون متن...
257
8
İbn Kayyim el-Cevziyye (rahimehullah) şöyle demiştir: “Tevhid, kula hayrın, sevincin, lezzetin, gönül ferahlığının ve mutluluğun kapılarını açar.” Zâdü’l-Meâd/4/186
293
9
İbnü’l-Cevzî (rahimehullah) şöyle demiştir: “İçinde bulunduğun hâle bir bak. Eğer bu hâl, ölüm ve kabir için uygun bir hâlse, o hâlde kalmaya devam et. Ancak eğer hâlin, bu ikisine (ölüm ve kabre) uygun değilse, Allah’a tevbe et ve bu hâli düzeltecek olana dön.” Bustan el-Vâ’izîn ve Riyâz es-Sâmi’în/1/192-193
326
10
İbn Kayyım (rahimehullah) şöyle demiştir: Bazı kimseler eşek gibidir. İnsan sûretinde olsalar bile böylesi insanların nefisleri, tabiat ve ahlâkları eşeğinkine benzemektedir. Ot yemek ve sıkıntı çekmek için yaratılmıştır. Otunu fazlalaştırdığında sıkıntısı artar. Hayvanlar arasında en dilsiz ve en basîretsiz olandır. Bundan dolayı Allah, verdiği kitabı akletmeyenleri sırtında kitap yükü taşıyan eşeğe benzetmiştir. Evet, nasıl ki sırtında taşıdığı kitaplar eşeği bilgiye, amele ve anlayışa sevk etmiyorsa aynı şekilde kendilerine kitap verilen kimseler de bu kitaptan istifade etmemeleri yönü ile eşeğe benzerler. MEDÂRİCU’S SÂLİKÎN/343-344
323
11
İbn Kayyım (rahimehullah) şöyle demiştir: Bir âyetinde Kur'ân şöyle der: "Allah'a yalan ve iftira atandan daha zalim birisi var mıdır?" En'âm/21 Bid'at ehlinin işlemiş olduğu günahların tümü bu âyetin kapsamına girmektedir. Böylesi insanlar bu tür bid'atten tövbe edip vazgeçmedikleri sürece tövbeleri kabul edilmez. Bir şeyin bid'at olduğunu bilmeyen birisi ondan nasıl tövbe edebilir! Çünkü adam yaptığı bid'ati sünnet zannetmekle kalmıyor bir de milleti ona davet ediyor ve onları bu bid'ati işlemeye teşvik ediyor. İşte böyle birisinin işlemiş olduğu bu korkunç günahtan tövbe etmesi için sünneti bilip uygulaması gerekir. Bid'ati ortadan kaldırmak sünnetle mümkündür. Bu hastalığın ilacı sünnettir. Sünnet güneşi kalbe doğduğunda orayı etkilemiş olan bid'at sisinden eser kalmaz ve bütün sapkınlıkların karanlığını söker atar. Çünkü güneş doğunca hâkimiyet aydınlığa geçer ve karanlığın hükümranlığı yok olur. Bazen kul sünnet ve bid'at arasındaki farkı kavrayıp bulunduğu kötü ortamdan çıkamaz. Onu bu karanlık ortamdan çıkarıp feraha kavuşturacak şey Peygambere (ﷺ) tabi olmasıdır. Aynı zamanda kalbi ile sürekli Allah'a hicret etmesi gerekir. Bununla da yetinmeyip samimi bir şekilde Allah'tan yardım istemeli, O'na yönelmeli, söz, yaşam ve eylemler tarzı ile Allah Rasûlü'ne (ﷺ) tabi olup ona hicret etmelidir. Kimin hicretinde asıl hedef Allah ve Rasûlü (ﷺ) ise hak ettiği sevabı Allah ona verir. Hicretinde hedef Allah ve Rasûlü (ﷺ) olmayan kimseler ise hem dünyada hem de ahirette niyetlerine göre karşılık alırlar. MEDÂRİCU’S SÂLİKÎN/342
276
12
İbn Teymiyye (rahimehullah) şöyle demiştir: “Allah’a ve Resûlü’ne iman etmek, mutluluğun kaynağı ve temelidir.” MECMÛ’U’L FETÂVÂ/20/193
276
13
Vehb bin Münebbih (rahimehullah) şöyle demiştir: “Belâ (imtihan), kişiyi duaya yöneltmek ve dua etmeye sevk etmek için iner.” Kitâbü’ş-Şükr – İbn Ebî’d-Dünyâ
335
14
el-Hattâb el-Mahzûmî şöyle demiştir: “Ey oğul! Kadın, erkeğin huzur ve sükûnet kaynağıdır. Aralarında uyum olmadığı sürece erkek onunla mutlu bir şekilde yaşayamaz. Eğer bir kadınla evlenmek istiyorsan, onun ailesini araştır. Çünkü sağlam kökler, tatlı meyveler verir.” er-Ravda/202
372
15
İbn Teymiyye (rahimehullah) şöyle demiştir: “Çocuğun velisi, onu temizlik (abdest ve gusül gibi) konusunda, namaza ve haramlardan uzak durmaya alıştırmakla yükümlüdür.” Câmi‘u’l-Mesâil/5/224
387
16
• Daralan zikirlerini çoğaltsın • İmtihanı uzun süren istiğfarı çogaltsın
374
17
Muhammed bin Abdülvehhâb (rahimehullah) şöyle demiştir: “Kendisine karşı samimi olan kimse için, bu mesele (tekfir) hakkında ancak Allah’tan gelen ilim ve delillere dayanarak konuşması vaciptir. Herkes, kendi anlayışına ve aklının tercihine dayanarak herhangi bir kimseyi İslam’dan çıkarmaktan sakınsın. Şüphesiz, bir kimsenin İslam’dan çıktığına hükmetmek veya onun İslam’a mensup olduğuna hükmetmek, dinin en önemli meselelerindendir.” ed-Dürerü’s-Seniyye/8/217
451
18
Ya rabbi ben amelimi erteledikçe ruhumda tarif edemediğim huzursuzluklar boğulmalar haykıramadığım fırtınalar çıktı çok pişmanım merhametine sığınıyorum. • Debberun
443
19
Muhammed b. el-Münkedir (rahimehullah) şöyle demiştir: “Günahların bağışlanmasına ve Allah’ın rahmetinin kazanılmasına vesile olan amellerden biri de aç bir Müslümanı doyurmak ve onun ihtiyacını gidermektir.” Uddetü’s-Sâbirîn/488
486
20
İbnü’l-Cevzî (rahimehullah) şöyle demiştir: “Sana Allah adına soruyorum: Erkek kimdir, biliyor musun? Allah’a yemin olsun ki erkek; haram olan bir arzuyla baş başa kaldığında, ona ulaşmaya gücü yettiği ve ona karşı şiddetli bir istek duyduğu hâlde, Allah’ın ona baktığını hatırlayan, Allah’ın hoşlanmadığı bir şeyi arzulamaktan haya eden kimsedir. Bunun üzerine içindeki o arzu kaybolur.” Saydü’l-Hâtır/155
518