FIRKATU'N NÂCİYE
رفتن به کانال در Telegram
Mekhûl (rahimehullah) dedi ki: "Kur'an'ın, sünnete olan ihtiyacı, Sünnetin Kur'an'a olan ihtiyacından fazladır." [Harb b. İsmaîl el-Kirmânî'nin Mesâili] @mhmdhsne1
نمایش بیشتر1 149
مشترکین
اطلاعاتی وجود ندارد24 ساعت
-17 روز
+830 روز
آرشیو پست ها
1 149
Namaz Dininin Alâmetidir / Şeyh Alî biz Abdulazîz eş-Şibl (hafizahullah)
Cabir b. Abdillahı, şöyle derken işitmiş. RasliluIlah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’i:
“Kişi ile şirk ve küfür arasında namazın terk edilmesi vardır” buyururken dinledim.
(Sahîh Muslim)
Büreyde (r.a.)’den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:
«Bizimle onlar arasında (aktedilen) ahit, namazdır. Kim namazı terkederse kafir olmuştur.
(Sünen-i İbn Mâce)
1 149
Tevhid Ve İmanın Elden Alınmasından Korkmak
Mücîb b. Mûsâ (rahimehullah) der ki:
“Süfyân es-Sevrî ile Mekke’ye doğru aynı binek üzerinde yolculuk ediyordum. Süfyân’ın çokça ağladığını gördüm. Ona:
“Ey Ebû Abdullah! Bu ağlaman günahlardan korktuğun için midir?” diye sordum.
Bunun üzerine bineğin semerinden bir çubuk aldı, onu yere attı ve şöyle dedi:
“Günahlarım bana bundan daha hafif gelir. Fakat ben tevhidin benden alınmasından korkuyorum.”
|📚Akhbâru Asbahân, (2/295)|Zâhid Zuheyr b. Nuaym el-Bânî, şöyle demiştir: “Benim en büyük endişem günahlarım değildir. Asıl korktuğum, günahlardan daha büyük bir şeydir: Tevhidin benden alınması ve onun dışında bir hâl üzere ölmemdir.”
|
📚 Kûtu’l Kulûb, (388)|
1 149
Günahların Prangaları ve İtaatten Mahrum Kalmak
Fudayl b. İyâd (rahimehullah) şöyle demiştir:
“Gece namazını kılmaya ve gündüz oruç tutmaya güç yetiremiyorsan bil ki, mahrum bırakılmışsındır. Günahın seni zincire vurmuştur.”
Bir genç, gece namazına kalkamadığından Hasan el-Basrî’ye (rahimehullah) şikâyette bulundu. Hasan el-Basrî (rahimehullah) ona şöyle dedi:
“Seni günahların bağlamıştır.”
| 📚Siyeru A’lâmi’n Nubelâ (8/435)|
1 149
Şükreden mi Sabreden mi Daha Faziletlidir? Şeyh Abdurrezzâk el-Bedr (hafizahullah)
Suheyb -radıyallahu anh-‘dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«Müminin hayranlık verici bir hali vardır ki, onun her işi hayırdır. Bu hal, Müminden başka hiç kimsede bulunmaz. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.»
(Sahih-i Müslim - 2999)
1 149
Allah ﷻ şöyle buyurdu:
“Kim izzeti istiyorsa, bilsinki bütün izzet Allah'ındır.” (Fâtır, 10)
Katâde (rahimehullah) dedi ki:
“Kim izzeti istiyorsa Allah Te’âlâ’ya itaat ederek izzetlensin.”
|📚Tefsîr İbni Ebî Zemenîn, (4/26)|https://t.me/frktnnacyye
1 149
İbrâhim Suresi 47, 52. Ayetler (Harika Bir Kıraat) / Şeyh Ebu Bekr el-Kurdî (hafizahullah)
1 149
Bir Şey İstediğin Zaman Allah’dan İste / Şeyh Sâlih Fevzân (hafizahullah)
İbn Abbas -radıyallahu anhuma-‘dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:
Bir gün Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in bineğinin terkisinde oturuyordum. «Ey çocuk! Sana birkaç kelime öğreteceğim. Sen Allah’ı (dinini) koru ki, Allah da seni korusun; sen Allah’ı (dinini) koru ki, Allah’ı yanında bulursun. İstediğin zaman Allah’tan iste, yardım dilediğin zaman Allah’tan yardım dile. Bil ki, bütün insanlar eğer sana bir şeyle fayda vermek üzere toplansa, sana ancak Allah’ın senin lehine yazdığı şey ile fayda verebilirler ve eğer sana bir şey ile zarar vermek üzere toplansa ancak Allah’ın senin aleyhine yazdığı şeyle sana zarar verebilirler. Kalemler kaldırıldı ve sahifeler kurudu.»
|Sünen-i Tirmizî - (2516)|
1 149
Mevlit Kandilini Kutlamak Sapıklık Bir Bidattır
Bazı cahil kimseler Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in “Kim islamda güzel bir çığır açarsa” hadisini kendine delil getirerek bunu yapmanın islamda güzel bir çığır açmak olduğunu söyler. Oysa ümmetin tamamı bu mevlit kandilinin daha sonradan ortaya çıktığı konusunda söz birliği içindedir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem başka bir hadiste “Her bidat sapıklıktır” buyurmuştur. Şu halde mevlit kandili kendilerine delil olarak getirdikleri hadisin ikinci kısmı olan “Kim islamda kötü çığır açarsa” kısmına dahildir.
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Kim, İslâm’da iyi bir çığır açarsa, o kimseye bunun sevabı vardır. O çığırda yürüyenlerin sevabından da kendisine verilir. Fakat onların sevabından hiçbir şey eksilmez. Her kim de İslâm’da kötü bir çığır açarsa, o kişiye onun günahı vardır. O kötü çığırda yürüyenlerin günahından da ona pay ayırılır. Fakat onların günahından da hiçbir şey eksilmez.»
[Sahih Muslim]
1 149
İbrahim el-Bûşencî (rahimehullah) şöyle dedi:
“Ahmed b. Hanbel’in cenaze namazı musallada kılındı. Kerâbîsî’ye yönelik lânet açıkça ortaya çıktı. Bu durum Mütevekkil’e haber verilince, “Kerâbîsî kimdir?” diye sordu. Ona, “Kendisinden önce hiç kimsenin söylemediği yeni bir görüş ortaya atan bir adamdır” denildi. Bunun üzerine Mütevekkil, ölünceye kadar evinden çıkmamasını emretti.”
Ca‘fer b. Muhammed en-Nesevî şöyle dedi:
“Ahmed b. Hanbel’in cenazesine şahit oldum. Cenazede çok büyük bir kalabalık vardı. Kerâbîsî’ye yüksek seslerle defalarca lânet ediliyordu. Merîsî’ye de aynı şekilde lânet ediliyordu.”
|📚Menâkıbu’l İmâm Ahmed, (s. 561)|https://t.me/frktnnacyye
1 149
Ebû Talha -radıyallahu anh-‘den rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«İçinde köpek ve suret bulunan eve melekler girmez.»
|Muttefekun aleyh, Sahih-i Buhârî - (3322)|
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- içinde köpek veya herhangi bir canlı resmi bulunan eve rahmet meleklerinin girmeyeceğini haber vermiştir. Çünkü ruhu olan bir şeyin suretini yapmak büyük bir günah olup, Allah’ın yaratmasıyla rekabet etmeye çalışmaktır. Şirke vesile olmayı içerir ve bu suretlerin bir kısmı da Allah’ın yerine tapınılanların suretleridir. İçinde köpek bulunan bir evden uzak durmalarının sebebi ise; köpeğin çokça necis şeyler yemesidir. Bazı köpeklerin de şeytan olarak isimlendirilmesidir. Çünkü melekler şeytanların zıddı varlıklardır. Köpeğin kötü kokusu sebebiyle; melekler kötü kokudan nefret ederler. Köpekleri sahiplenmek haram olduğundan; onları sahiplenen, rahmet meleklerinin evine girmesinden, orada dua etmesinden, o kimse için istiğfar etmesinden, kendisine ve evine bereket getirmesinden ve Şeytan’ın zararını ondan uzaklaştırmasından mahrum bırakılarak cezalandırılır.
1 149
Nefis İçin En Çok Korkulması Gereken Şey / Şeyh Abdurrezzâk el-Bedr (hafizahullah)
1 149
Ömer İbnu’l-Hattâb -radıyallahu anh-‘tan rivayet edildiğine göre:’’Hişâm b. Hakîm’i Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hayattayken Furkan suresini farklı şekillerde okurken dinledim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana bu şekillerden hiçbiriyle okumamıştı. Namazın içinde adamın üzerine atılacak oldum. Kendimi zorla zabtedip namazı bitirmesini bekledim. Selamı verir vermez ridasından tutup kendime doğru çektim ve: “Sana bu sureyi (böyle okumayı) kim öğretti?” diye sordum. Hişâm: “Onu bana Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- öğretti!” demez mi! (Tepem attı)- Yalan söylüyorsun onu Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana da öğretti ama senin okuduguna hiç benzemiyor!” dedim. Adamı derdest edip dogru Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e götürdüm.- Ey Allah’ın Rasûlü dedim bu adamı Furkan suresini bana hiç okumadiğin çok farklı şekillerde okuyor gördüm!”Rasûlullah sükünetle: “ Hele yakasını sal!” diye emretti ve ona dönerek: Ey Hişâm oku bakalım!” dedi. Hişâm kendisinden isittiğim şekilde sureyi yeniden okudu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana yönelerek. Evet sure bu şekilde indirildi!” buyurdu. Sonra bana: “ Ey Ömer dedi. Sen de oku!”Aynı sureyi ben de bana öğretmiş olduğu şekilde okudum. Bunun uzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- su açıklamayı yaptı. Evet sure bu şekilde (de) nazil oldu. Biliniz ki bu Kur’an yedi harf (şekil) uzere indirilmiştir. Bunlardan hangisi kolayınıza gelirse onunla okuyun.”Buhârî rivayet etmiştir.
1 149
Kur’ân Yedi Harf Üzerine İndirildi (Hadisinden Kastedilen) Şeyh Alî Abdulazîz eş-Şibl (hafizahullah)
1 149
Namazda Huşûya Yardımcı Olan Sebeplerden biri de Secde Yerine Bakmaktır.
İmam Ahmed, “en-Nâsihu ve’l Mensûh” adlı eserinde tâbiînden Muhammed b. Sîrîn’in (rahimehullah) şöyle dediğini rivayet etmiştir:
“Rasûlullâh ﷺ gözlerini gökyüzüne doğru çevirirdi. Bunun üzerine ‘Onlar namazlarında huşû içerisindedirler’ [Mü’minûn, 23/2] âyeti nazil oldu ve o, başını eğdi.”
Başka bir rivayette ise şöyle geçmektedir:
“Bunun üzerine Rasûlullâh ﷺ secde edeceği yere bakmaya başladı.”
Saîd b. Mansûr, Sunen’inde İbn Sîrîn’den (rahimehullah) şöyle rivayet etmiştir:
“Onlar, kişinin bakışlarını namaz kıldığı yerin ötesine geçirmemesini müstehap görürlerdi. Çünkü bu, huşûya daha uygun ve bakışlarını daha fazla kontrol altında tutmaya vesile olur.”
İbrahim en-Nehaî ise şöyle demiştir:
“Bir kimsenin bakışının secde edeceği yere düşmesi müstehap görülürdü.”
Katâde ise namazdaki huşûyu bu şekilde tefsir etmiştir.
İmam Ahmed b. Hanbel (rahimehullah) şöyle demiştir:
“Namazdaki huşû, kişinin secde yerine bakması ve namaz esnasında bakışlarını başka bir yere çevirmemesidir. Kişinin namazına yönelmesi gerekir. Çünkü namazda insanı meşgul eden bir durum vardır.”
|Zâdu’l Musâfir, (2/205)|
İbnu’l Munzir (rahimehullah) şöyle demiştir:
“Secde yerine bakmak daha güvenli ve daha uygundur. Zira bu, namaz kılan kişinin kendisini namazından alıkoyacak şeylere bakarak oyalanmasını engellemeye daha elverişlidir. Mâlik dışında ilim ehlinin geneli de bu görüştedir.”
|📚el-Evsatu Fi’s Sunen, (3/273)|
https://t.me/frktnnacyye
