ch
Feedback
FIRKATU'N NÂCİYE

FIRKATU'N NÂCİYE

前往频道在 Telegram

Mekhûl (rahimehullah) dedi ki: "Kur'an'ın, sünnete olan ihtiyacı, Sünnetin Kur'an'a olan ihtiyacından fazladır." [Harb b. İsmaîl el-Kirmânî'nin Mesâili] @mhmdhsne1

显示更多
1 145
订阅者
-424 小时
-47 天
+230 天
帖子存档
Yağmur yağarken/Allah’ın rahmeti inerken çokça dua etmek gerekir

Değerli Bir Vasiyet İmam Ebû Osman es-Sâbûnî (rahimehullah) dedi ki: “Kardeşlerim, (Allah onları korusun) bidat ehlinin çoklu
Değerli Bir Vasiyet İmam Ebû Osman es-Sâbûnî (rahimehullah) dedi ki: “Kardeşlerim, (Allah onları korusun) bidat ehlinin çokluğu ve sayılarının fazlalığı sizi aldatmasın. Çünkü bu, kıyametin yaklaşmasının alametlerindendir. Nitekim seçilmiş Rasûl ﷺ şöyle buyurmuştur: “Kıyametin alametlerinden biri de ilmin azalması ve cehaletin çoğalmasıdır.” İlim sünnettir, cehalet ise bid’attir. Kim Rasûlullah’ın ﷺ sünnetine sarılır, onunla amel eder, onun üzere dosdoğru olur ve ona davet ederse, onun ecri, İslam’ın ve dinin ilk zamanlarında bu yol üzere yürüyenlerin ecrinden daha bol ve daha büyük olur. Çünkü seçilmiş Rasûl ﷺ şöyle buyurmuştur: ‘Onun için elli kişinin ecri vardır.’ Denildi ki: “Onlardan elli kişi mi?” Buyurdu ki: “Bilakis sizden elli kişi.” Rasûlullah ﷺ bunu, ümmetinin bozulduğu zamanlarda onun sünnetiyle amel eden kimse için söylemiştir.” |📚 Kaynak: Sâbûnî, Akîdetu’s-Selef ve Ashâbu’l-Hadîs | https://t.me/frktnnacyye

Nefsi Harama Bakmaktan Alıkoymak / Şeyh Sa’d eş-Şesrî (rahimehullah)

“Allah ‘nerede?’ diye nitelenmez” demek, açık bir küfürdür. İmam Osman b. Saîd ed-Dârimî (rahimehullah) şöyle demiştir: “Senin, ‘Allah nerede diye nitelenmez’ şeklindeki sözün ise Cehm’in sözlerinin temelidir.” |📚en-Nakd ‘Ale’l Merîsî, (1/508)| İmam Osman b. Saîd ed-Dârimî (rahimehullah) yine şöyle demiştir: “Onları ayrıca şu sözlerinden dolayı da tekfir ederiz: Onlar Allah’ın nerede olduğunu bilmiyorlar ve O’nu ‘nerede’ diye nitelemiyorlar. Hâlbuki Allah, kendisini ‘nerede’ ile nitelemiştir.” |er-Reddu ‘Ale’l Cehmiyye, (199)| Muhammed et-Tirmizî (rahimehullah) ise şöyle demiştir: “Müzenî’nin şöyle dediğini işittim: ‘Bir kimsenin tevhidi, Allah’ın sıfatlarıyla birlikte Arş’ın üzerinde olduğunu bilmedikçe sahih olmaz.’” |📚el-‘Ulûvvu Li’l ‘Aliyyi’l Ğaffâr, (186)| İmam Abdulganî el-Makdisî (rahimehullah) şöyle demiştir: “Şeriat sahibinin açıkça ‘Allah nerede?’ buyurmuş olmasına rağmen, ‘Allah hakkında nerede diye sormak caiz değildir’ diyen kimseden daha cahil, aklı daha kıt ve yolu daha sapık kim olabilir?” (📚el-İktisâdu Fi’l İ’tikâd, Abdulğanî el-Makdîsi) Günümüzde Eş‘arîlerin ilk söyledikleri söz ise şudur: “Allah ne üsttedir ne alttadır, ne âlemin içindedir ne dışındadır, ne âlemle bitişiktir ne de ondan ayrıdır. O’nun hakkında ‘nerede?’ diye de sorulmaz!!!” https://t.me/frktnnacyye

Osman’ın (Radiyallâhu Anh) Kabir Hakkındaki Sözüne Dikkat Et! / Şeyh Sa’dûn Hamâdî Osman’ın (radıyallahu anh) azatlı kölesi Hâni’den rivayet edildiğine göre; Osman (radıyallahu anh) bir kabrin başında durduğu zaman sakalını ıslatıncaya kadar ağladı, kendisine şöyle denildi: Cennet ve Cehennem hatırlatılınca ağlamıyorsun da bu kabirden dolayı mı ağlıyorsun? Osman (radıyallahu anh) şöyle dedi: Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Şüphesiz ki kabir, ahiretin merhalelerinin ilkidir. Eğer ölen kimse, ondan (kabir azabından) kurtulursa, ondan sonraki merhaleler daha kolaydır. Ondan kurtulamazsa, ondan sonraki merhaleler daha zordur.” |Sünen-i Tirmizî, (2308)|

Ben Selefiyim De Şeyh Sâlih Âlu’ş Şeyh (hafizahullah)

Namaz Dininin Alâmetidir / Şeyh Alî biz Abdulazîz eş-Şibl (hafizahullah) Cabir b. Abdillahı, şöyle derken işitmiş. RasliluIlah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’i: “Kişi ile şirk ve küfür arasında namazın terk edilmesi vardır” buyururken dinledim. (Sahîh Muslim) Büreyde (r.a.)’den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Bizimle onlar arasında (aktedilen) ahit, namazdır. Kim namazı terkederse kafir olmuştur. (Sünen-i İbn Mâce)

Tevhid Ve İmanın Elden Alınmasından Korkmak Mücîb b. Mûsâ (rahimehullah) der ki: “Süfyân es-Sevrî ile Mekke’ye doğru aynı bin
Tevhid Ve İmanın Elden Alınmasından Korkmak Mücîb b. Mûsâ (rahimehullah) der ki: “Süfyân es-Sevrî ile Mekke’ye doğru aynı binek üzerinde yolculuk ediyordum. Süfyân’ın çokça ağladığını gördüm. Ona: “Ey Ebû Abdullah! Bu ağlaman günahlardan korktuğun için midir?” diye sordum. Bunun üzerine bineğin semerinden bir çubuk aldı, onu yere attı ve şöyle dedi: “Günahlarım bana bundan daha hafif gelir. Fakat ben tevhidin benden alınmasından korkuyorum.”
|📚Akhbâru Asbahân, (2/295)|
Zâhid Zuheyr b. Nuaym el-Bânî, şöyle demiştir: “Benim en büyük endişem günahlarım değildir. Asıl korktuğum, günahlardan daha büyük bir şeydir: Tevhidin benden alınması ve onun dışında bir hâl üzere ölmemdir.”
|
📚 Kûtu’l Kulûb, (388)|

Ümitsizliğe Düşmeyen Karınca / Şeyh Sâlih Fevzân (hafizahullah)

Günahların Prangaları ve İtaatten Mahrum Kalmak Fudayl b. İyâd (rahimehullah) şöyle demiştir: “Gece namazını kılmaya ve gündü
Günahların Prangaları ve İtaatten Mahrum Kalmak Fudayl b. İyâd (rahimehullah) şöyle demiştir: “Gece namazını kılmaya ve gündüz oruç tutmaya güç yetiremiyorsan bil ki, mahrum bırakılmışsındır. Günahın seni zincire vurmuştur.” Bir genç, gece namazına kalkamadığından Hasan el-Basrî’ye (rahimehullah) şikâyette bulundu. Hasan el-Basrî (rahimehullah) ona şöyle dedi: “Seni günahların bağlamıştır.”
| 📚Siyeru A’lâmi’n Nubelâ (8/435)|

Şükreden mi Sabreden mi Daha Faziletlidir? Şeyh Abdurrezzâk el-Bedr (hafizahullah) Suheyb -radıyallahu anh-‘dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Müminin hayranlık verici bir hali vardır ki, onun her işi hayırdır. Bu hal, Müminden başka hiç kimsede bulunmaz. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.» (Sahih-i Müslim - 2999)

Allah ﷻ şöyle buyurdu: “Kim izzeti istiyorsa, bilsinki bütün izzet Allah'ındır.” (Fâtır, 10) Katâde (rahimehullah) dedi ki: “
Allah ﷻ şöyle buyurdu: “Kim izzeti istiyorsa, bilsinki bütün izzet Allah'ındır.” (Fâtır, 10) Katâde (rahimehullah) dedi ki: “Kim izzeti istiyorsa Allah Te’âlâ’ya itaat ederek izzetlensin.”
|📚Tefsîr İbni Ebî Zemenîn, (4/26)|
https://t.me/frktnnacyye

Faiz’den Sakının / Muhammed b. Sâlih Useymîn (rahimehullah)

İbrâhim Suresi 47, 52. Ayetler (Harika Bir Kıraat) / Şeyh Ebu Bekr el-Kurdî (hafizahullah)

Bir Şey İstediğin Zaman Allah’dan İste / Şeyh Sâlih Fevzân (hafizahullah) İbn Abbas -radıyallahu anhuma-‘dan rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Bir gün Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in bineğinin terkisinde oturuyordum. «Ey çocuk! Sana birkaç kelime öğreteceğim. Sen Allah’ı (dinini) koru ki, Allah da seni korusun; sen Allah’ı (dinini) koru ki, Allah’ı yanında bulursun. İstediğin zaman Allah’tan iste, yardım dilediğin zaman Allah’tan yardım dile. Bil ki, bütün insanlar eğer sana bir şeyle fayda vermek üzere toplansa, sana ancak Allah’ın senin lehine yazdığı şey ile fayda verebilirler ve eğer sana bir şey ile zarar vermek üzere toplansa ancak Allah’ın senin aleyhine yazdığı şeyle sana zarar verebilirler. Kalemler kaldırıldı ve sahifeler kurudu.» |Sünen-i Tirmizî - (2516)|

Mevlit Kandilini Kutlamak Sapıklık Bir Bidattır Bazı cahil kimseler Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in “Kim islamda güzel bir çığır açarsa” hadisini kendine delil getirerek bunu yapmanın islamda güzel bir çığır açmak olduğunu söyler. Oysa ümmetin tamamı bu mevlit kandilinin daha sonradan ortaya çıktığı konusunda söz birliği içindedir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem başka bir hadiste “Her bidat sapıklıktır” buyurmuştur. Şu halde mevlit kandili kendilerine delil olarak getirdikleri hadisin ikinci kısmı olan “Kim islamda kötü çığır açarsa” kısmına dahildir. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Kim, İslâm’da iyi bir çığır açarsa, o kimseye bunun sevabı vardır. O çığırda yürüyenlerin sevabından da kendisine verilir. Fakat onların sevabından hiçbir şey eksilmez. Her kim de İslâm’da kötü bir çığır açarsa, o kişiye onun günahı vardır. O kötü çığırda yürüyenlerin günahından da ona pay ayırılır. Fakat onların günahından da hiçbir şey eksilmez.» [Sahih Muslim]

Ölümü Anmanın Faydası

İşlerin İdaresi Kimin Elinde? Allâme İbn Useymîn (rahimehullah)

İbrahim el-Bûşencî (rahimehullah) şöyle dedi: “Ahmed b. Hanbel’in cenaze namazı musallada kılındı. Kerâbîsî’ye yönelik lânet açıkça ortaya çıktı. Bu durum Mütevekkil’e haber verilince, “Kerâbîsî kimdir?” diye sordu. Ona, “Kendisinden önce hiç kimsenin söylemediği yeni bir görüş ortaya atan bir adamdır” denildi. Bunun üzerine Mütevekkil, ölünceye kadar evinden çıkmamasını emretti.” Ca‘fer b. Muhammed en-Nesevî şöyle dedi: “Ahmed b. Hanbel’in cenazesine şahit oldum. Cenazede çok büyük bir kalabalık vardı. Kerâbîsî’ye yüksek seslerle defalarca lânet ediliyordu. Merîsî’ye de aynı şekilde lânet ediliyordu.”
|📚Menâkıbu’l İmâm Ahmed, (s. 561)|
https://t.me/frktnnacyye

Ebû Talha -radıyallahu anh-‘den rivayet edildiğine göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İçinde köpek ve suret bulunan eve melekler girmez.» |Muttefekun aleyh, Sahih-i Buhârî - (3322)| Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- içinde köpek veya herhangi bir canlı resmi bulunan eve rahmet meleklerinin girmeyeceğini haber vermiştir. Çünkü ruhu olan bir şeyin suretini yapmak büyük bir günah olup, Allah’ın yaratmasıyla rekabet etmeye çalışmaktır. Şirke vesile olmayı içerir ve bu suretlerin bir kısmı da Allah’ın yerine tapınılanların suretleridir. İçinde köpek bulunan bir evden uzak durmalarının sebebi ise; köpeğin çokça necis şeyler yemesidir. Bazı köpeklerin de şeytan olarak isimlendirilmesidir. Çünkü melekler şeytanların zıddı varlıklardır. Köpeğin kötü kokusu sebebiyle; melekler kötü kokudan nefret ederler. Köpekleri sahiplenmek haram olduğundan; onları sahiplenen, rahmet meleklerinin evine girmesinden, orada dua etmesinden, o kimse için istiğfar etmesinden, kendisine ve evine bereket getirmesinden ve Şeytan’ın zararını ondan uzaklaştırmasından mahrum bırakılarak cezalandırılır.