639
مشترکین
اطلاعاتی وجود ندارد24 ساعت
-27 روز
-630 روز
در حال بارگیری داده...
کانالهای مشابه
ابر برچسبها
اشارات ورودی و خروجی
---
---
---
---
---
---
جذب مشترکین
اکتبر '26اکتبر '26
اکتبر '260
در 0 کانالها
سپتامبر '26
+2
در 0 کانالها
Get PRO
اوت '26
+1
در 0 کانالها
Get PRO
ژوئیه '26
+1
در 0 کانالها
Get PRO
ژوئن '26
+1
در 0 کانالها
Get PRO
مه '26
+7
در 0 کانالها
Get PRO
آوریل '260
در 0 کانالها
Get PRO
مارس '26
+1
در 0 کانالها
Get PRO
فوریه '26
+1
در 0 کانالها
Get PRO
ژانویه '26
+1
در 0 کانالها
Get PRO
دسامبر '25
+1
در 0 کانالها
Get PRO
نوامبر '25
+25
در 0 کانالها
Get PRO
اکتبر '25
+1
در 0 کانالها
Get PRO
سپتامبر '25
+2
در 0 کانالها
Get PRO
اوت '25
+1
در 0 کانالها
Get PRO
ژوئیه '250
در 0 کانالها
Get PRO
ژوئن '25
+2
در 0 کانالها
Get PRO
مه '250
در 0 کانالها
Get PRO
آوریل '25
+5
در 0 کانالها
Get PRO
مارس '25
+6
در 0 کانالها
Get PRO
فوریه '25
+5
در 0 کانالها
Get PRO
ژانویه '250
در 0 کانالها
Get PRO
دسامبر '240
در 0 کانالها
Get PRO
نوامبر '24
+1
در 0 کانالها
Get PRO
اکتبر '24
+5
در 0 کانالها
Get PRO
سپتامبر '24
+5
در 0 کانالها
Get PRO
اوت '24
+11
در 0 کانالها
Get PRO
ژوئیه '24
+5
در 0 کانالها
Get PRO
ژوئن '24
+4
در 0 کانالها
Get PRO
مه '24
+5
در 0 کانالها
Get PRO
آوریل '24
+6
در 0 کانالها
Get PRO
مارس '24
+7
در 0 کانالها
Get PRO
فوریه '24
+19
در 0 کانالها
Get PRO
ژانویه '24
+28
در 0 کانالها
Get PRO
دسامبر '23
+26
در 0 کانالها
Get PRO
نوامبر '23
+14
در 0 کانالها
Get PRO
اکتبر '23
+1
در 0 کانالها
Get PRO
سپتامبر '23
+7
در 0 کانالها
Get PRO
اوت '23
+8
در 0 کانالها
Get PRO
ژوئیه '23
+3
در 0 کانالها
Get PRO
ژوئن '23
+6
در 0 کانالها
Get PRO
مه '23
+3
در 0 کانالها
Get PRO
آوریل '23
+6
در 0 کانالها
Get PRO
مارس '23
+6
در 0 کانالها
Get PRO
فوریه '23
+10
در 0 کانالها
Get PRO
ژانویه '23
+8
در 0 کانالها
Get PRO
دسامبر '22
+10
در 0 کانالها
Get PRO
نوامبر '22
+9
در 0 کانالها
Get PRO
اکتبر '22
+23
در 0 کانالها
Get PRO
سپتامبر '22
+12
در 0 کانالها
Get PRO
اوت '22
+10
در 0 کانالها
Get PRO
ژوئیه '22
+14
در 0 کانالها
Get PRO
ژوئن '22
+8
در 0 کانالها
Get PRO
مه '22
+12
در 0 کانالها
Get PRO
آوریل '22
+13
در 0 کانالها
Get PRO
مارس '22
+16
در 0 کانالها
Get PRO
فوریه '22
+8
در 0 کانالها
Get PRO
ژانویه '22
+13
در 0 کانالها
Get PRO
دسامبر '21
+19
در 0 کانالها
Get PRO
نوامبر '21
+14
در 0 کانالها
Get PRO
اکتبر '21
+20
در 0 کانالها
Get PRO
سپتامبر '21
+18
در 0 کانالها
Get PRO
اوت '21
+16
در 0 کانالها
Get PRO
ژوئیه '21
+50
در 0 کانالها
Get PRO
ژوئن '21
+22
در 0 کانالها
Get PRO
مه '21
+59
در 0 کانالها
Get PRO
آوریل '21
+23
در 0 کانالها
Get PRO
مارس '21
+38
در 0 کانالها
Get PRO
فوریه '21
+73
در 0 کانالها
Get PRO
ژانویه '21
+1 152
در 0 کانالها
| تاریخ | رشد مشترکین | اشارات | کانالها | |
| 11 اکتبر | 0 | |||
| 10 اکتبر | 0 | |||
| 09 اکتبر | 0 | |||
| 08 اکتبر | 0 | |||
| 07 اکتبر | 0 | |||
| 06 اکتبر | 0 | |||
| 05 اکتبر | 0 | |||
| 04 اکتبر | 0 | |||
| 03 اکتبر | 0 | |||
| 02 اکتبر | 0 | |||
| 01 اکتبر | 0 |
پستهای کانال
۲۷۱ - ...، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ، أَنَّ رَسُولَ اللهِ ، قَالَ: «اضمَنوا لي سِتًّا من أنفسِكم أضمَنْ لكم الجنَّةَ اصدُقوا إذا حدَّثتم وأوفوا إذا وعدتم وأدُّوا الأمانةَ إذا ائتُمِنتم واحفَظوا فروجَكم وغُضُّوا أبصارَكم وكُفُّوا أيديَكم.»
271-Ubade b. es-Sâmit, Resûlullah'tan (sallallahu aleyhi vesellem) bildiriyor: "Bana altı konuda garanti verin, ben de size Cennet için kefil olayım! Konuştuğunuz zaman doğru konuşun, söz verdiğiniz zaman sözünüzde durun, size bir emanet verildiğinde emanete hıyanet etmeyin, cinsel organınızı (günahtan) koruyun, gözünüzü (haramdan) sakının ve ellerinizi (günah şeylerden) çekin."
İbn-i Hibbân, Sahih
| 2 | ، عَنْ أَبي هُرَيْرَةَ، قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللهِ ﷺ : إِنَّ اللهَ الله يَقُولُ: مَنْ عَادَى لي وَلِيًّا، فَقَدْ آذَانِي، وَمَا تَقَرَّبَ إِلَيَّ عَبْدِي بِشَيْءٍ أَحَبَّ إِلَيَّ مِمَّا افْتَرَضْتُ عَلَيْهِ، وَمَا يَزَالُ يَتَقَرَّبُ إِلَيَّ بِالنَّوَافِلِ حَتَّى أُحِبَّهُ، فَإِذَا أَحْبَبْتُهُ، كُنْتُ سَمْعَهُ الَّذِي يَسْمَعُ بِهِ، وَبَصَرَهُ الَّذِي يُبْصِرُ بِهِ، وَيَدَهُ الَّتِي يَبْطِشُ بِهَا، وَرِجْلَهُ الَّتِي يَمْشِي بِهَا فَإِنْ سَأَلَنِي عَبْدِي، أَعْطَيْتُهُ، وَإِنِ اسْتَعَاذَنِي، أَعَذْتُهُ، وَمَا تَرَدَّدْتُ عَنْ شَيْءٍ أَنَا فَاعِلُهُ تَرَدُّدِي عَنْ نَفْسِ الْمُؤْمِنِ ، يَكْرَهُ الْمَوْتَ وَأَكْرَهُ مَسَاءَتَهُ» . [٣: ٦٨]
347- Ebû Hureyre der ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur:
"Yüce Allah buyurur ki: Benim dostlarımdan birine düşmanlık eden kişi bana eziyet etmiş demektir. Kulum bana en çok farz kıldığım ibadetlerle yaklaşabilir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya çalıştıkça sonunda onu severim. Sevdiğim zaman da işiten kulakları, gören gözleri, tutan elleri ve yürüyen ayakları olurum. Bu kulum benden bir şey isterse istediğini veririm. Bana sığınırsa onu korurum. Ölümü sevmeyen mümin kulumun canını alırken tereddüt ettiğim kadar yapacağım hiçbir şeyde tereddüt etmem. Zira onu üzmeyi istemem."
İbn-i Hibbân;Sahih | 54 |
| 3 | ٤٧٠ - أَخْبَرَنَا عُمَرُ بْنُ مُحَمَّدِ الْهَمْدَانِيُّ بِالصُّغْدِ، قَالَ: حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ حَمَّادٍ، قَالَ : أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ الْأَوْدِيِّ، عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ، عَنِ النَّبِيِّ ، قَالَ: «أَلَا أُخْبِرُكُمْ بِمَنْ تُحَرَّمُ عَلَيْهِ النَّارُ ؟» قَالُوا : بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ: «عَلَى كُلِّ هَينِ، لَينِ، قَرِيبٍ، سَهْلِ» .
470- Abdullah b. Mes'üd bildiriyor: Peygamber (sallallahu aleyhi vasellem): "Size, cehennem ateşine haram olan(cehenneme girmeyecek) kimseyi bildireyim mi?" diye sordu. Sahabiler: "Evet (bildir), ey Allah'ın Resûlü!" dediler. "Hoşgörülü/vakarlı, yumuşak huylu/nazik,insanlara yakın, kolaylık gösteren ve kendisiyle kolayca anlaşılan herkes" buyurdu.
İbn-i Hibbân, Sahih, 470 | 69 |
| 4 | عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ ، عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنَّهُ قَالَ :
"مَثَلُ المؤمنِ ومَثَلُ الإيمانِ كمَثَلِ الفرَسِ في آخِيَّتِه يجولُ ثمَّ يرجِعُ إلى آخِيَّتِه وإنَّ المُؤمِنَ يسهو ثمَّ يرجِعُ إلى الإيمانِ فأطعِموا طعامَكم الأتقياءَ ووَلُّوا معروفَكم المُؤمنينَ."
Ebu Said el-Hudrî ra; Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu: "Müminin örneği ve imanın örneği, ahırındaki köstekli bir at gibidir; dolaşır, sonra ahırına döner. Mümin de yanılgıya düşebilir, sonra tekrar imana döner. Öyleyse yemeğinizi takva sahiplerine verin ve iyiliğinizi müminlere sunun."
İbn-i Hibbân ,Sahih | 88 |
| 5 | ٣١ - ...، عَنِ الْمِسْوَرِ بْنِ مَخْرَمَةَ، قَالَ : سَمِعْتُ النَّبِيَّ ﷺ يَقُولُ: «مَنْ أَخَذَ شَيْئًا مِنَ الْأَرْضِ قُلّدَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مِنْ سَبْعِ أَرَضِينَ»
31- Misver b. Mahreme der ki: Allah Resûlü'nün (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Kim (haksız yere bir yerden) bir şey alırsa, kıyamet gününde o yer, yedi kat yerin dibine kadar boynuna asılır. "
El-Mu'cemu'l-Kebîr, Taberânî, 14 | 130 |
| 6 | ٦٦١ - ..، عَنْ مَالِكِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْخَثْعَمِيِّ، عَنِ النَّبِيِّ ﷺ قَالَ: «مَنِ اغْبَرَّتْ قَدَمَاهُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ حَرَّمَهُ اللَّهُ عَلَى النَّارِ»
661- Mâlik b. Abdillah el-Has'amî'nin bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Allah yolunda ayağı tozlanana Allah cehennemi haram kılar" buyurmuştur.
El-Mu'cemu'l-Kebîr, Taberânî, 14 | 136 |
| 7 | ٣٠١٥ - حَدَّثَنَا عَبْدُ اللهِ بْنُ يَزِيدَ ، حَدَّثَنَا نُوحُ بْنُ جَعْوَنَةَ السُّلَمِيُّ خُرَاسَانِي، عَنْ مُقَاتِلِ بْنِ حَيَّانَ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ: خَرَجَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِلَى الْمَسْجِدِ وَهُوَ يَقُولُ بِيَدِهِ هَكَذَا فَأَوْماً أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ بِيَدِهِ إِلَى الْأَرْضِ: مَنْ أَنْظُرَ مُعْسِرًا، أَوْ وَضَعَ لَهُ ، وَقَاهُ اللهُ مِنْ فَيْحِ جَهَنَّمَ، أَلَا إِنَّ عَمَلَ الْجَنَّةِ حَزْنٌ بِرَبْوَةٍ ثَلَاثًا، أَلَا إِنَّ عَمَلَ النَّارِ سَهْلٌ بِسَهْوَةٍ، وَالسَّعِيدُ مَنْ وُقِيَ الْفِتَنَ، وَمَا مِنْ جَرْعَةٍ أَحَبُّ إِلَيَّ مِنْ جَرْعَةِ غَيْظٍ يَكْظِمُهَا عَبْدٌ ، مَا كَظَمَهَا عَبْدٌ لِلَّهِ إِلَّا مَلَأَ اللهُ جَوْفَهُ إِيمَانًا.
3015- İbn Abbas'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Bir gün Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem mescide geldi ve eliyle işaret ederek -Ebû Abdurrahmân bunu rivayet ederken eliyle yere doğru işaret etti-: "Darda olan borçlusuna zaman tanıyan veya borcunu silen kişiyi, Allah cehennemin hararetinden korur" buyurdu. Sonra üç defa: "Bilin ki, cennete götüren amelleri yapmak çok zordur" buyurdu. Ardından da şunları söyledi: "Cehenneme götüren amelleri yapmak ise çok kolaydır. Mutlu (cennetlik) olan kişi, fitnelerden uzak tutulan kişidir. Allah katında kulun içebileceği en değerli yudum, öfke anında Allah rızası için öfkesini yudumlayıp içine atmasıdır. Allah bu şekilde öfkesini içine atan kulun içini imanla doldurur."
Ahmed B. Hanbel, Müsned (beka tercümesi) cilt/3 | 142 |
| 8 | ٦١٣ - ... عَنْ أَبِي الْأَحْوَصِ ، قَالَ : دَخَلَ أَبِي عَلَى النَّبِيِّ ﷺ فِي ثِيَابِ أَسْمَالٍ، فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ ﷺ: «هَلْ لَكَ مِنْ مَالٍ؟» ، قَالَ : مِنْ كُلِّ المَالِ قَدْ آتَانِي اللهُ ، مِنَ الْإِبِلِ وَالْبَقَرِ وَالْغَنَمِ»، قَالَ: «فَلْيُرَ
عَلَيْكَ مَا آتَاكَ اللهُ»
قَالَ : «يَا رَسُولَ اللهِ رَجُلٌ مَرَرْتُ بِهِ فَأَبَى أَنْ يُقْرِيَنِي فَأَلْجَأَهُ الدَّهْرُ إِلَيَّ أَفَأُقْرِيهِ أَمْ أَمْنَعُهُ؟،» قَالَ: «بَلْ أَقْرِهِ»
613- Ebu'l-Ahvas dedi ki: Babam Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) yanına eski elbiselerle girince Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Malın var mı?" diye sordu. O: "Allah bana deve olsun, sığır olsun, koyun olsun her türlü maldan verdi" cevabını verince Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "O zaman Allah'ın sana verdiği üzerinde görünsün" buyurdu.
Babam: "Ey Allah'ın Resûlü! Bir kişinin yanına uğradım, ancak beni ağırlamadı. Bir müddet sonra o bana geldi. Ben onu ağırlayayım mı yoksa red mi edeyim?" diye sorunca Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellen): "Bilakis, onu ağırla" buyurdu.
Diğer bir rivayette(617):
Ben: "Ey Allah'ın Resûlü! Kişi bana eziyet ettiğinde ben de ona, bana davrandığı gibi davranayım mı?" diye sorunca: "Hayır. Zira veren el, alan elden üstündür” buyurdu.
Ayrıca(622):
Ben: "Neye davet ediyorsun?" diye sorunca, Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Allah'a ve akrabalık bağlarını koparmamaya" cevabını verdi.
El-Mu'cemu'l-Kebîr, Taberânî,14 | 152 |
| 9 | ٥٦٦ - حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ خَالِدٍ الْحَرَانِيُّ، ثنا أَبِي، ثنا ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ أَبِي الْأَسْوَدِ عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، قَالَ : وَكَانَ أَوَّلَ مَنْ بَايَعَ رَسُولَ اللَّهِ ﷺ يَوْمَ الْعَقَبَةِ أَبُو الْهَيْثَمِ بْنُ التَّيْهَانِ، وَقَالَ: يَا رَسُولَ اللهِ إِنَّ بَيْنَنَا وَبَيْنَ النَّاسِ حِبَالًا - وَالْجِبَالُ: الْخَلِفُ وَالْمَوَاثِيقُ -فَلَعَلَّنَا نَقْطَعُهَا ثُمَّ تَرْجِعَ إِلَى قَوْمِكَ وَقَدْ قَطَعْنَا الْجِبَالَ وَحَارَبْنَا النَّاسَ فِيكَ، فَضَحِكَ رَسُولُ اللهِ ﷺ مِنْ قَوْلِهِ وَقَالَ: «الدَّمُ الدَّمُ ، الهَدْمُ الهَدْمُ ، فَلَمَّا رَضِيَ أَبُو الْهَيْثَمِ بِمَا رَجَعَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللهِ ﷺ مِنْ قَوْلِهِ أَقْبَلَ عَلَى قَوْمِهِ ، فَقَالَ: يَا قَوْمُ هَذَا رَسُولُ اللَّهِ ، أَشْهَدُ أَنَّهُ لَصَادِقٌ، وَإِنَّهُ الْيَوْمَ فِي مَ فِي حَرَمِ اللهِ وَأَمْنِهِ وَبَيْنَ ظَهْرَيْ قَوْمِهِ وَعَشِيرَتِهِ، فَاعْلَمُوا أَنَّكُمْ إِنْ تُخْرِجُوهُ بَرَتْكُمُ الْعَرَبُ عَنْ قَوْسٍ وَاحِدَةٍ، فَإِنْ كَانَتْ طَابَتْ أَنْفُسُكُمْ بِالْقِتَالِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَذَهَابِ الْأَمْوَالِ وَالْأَوْلَادِ، فَادْعُوهُ إِلَى أَرْضِكُمْ، فَإِنَّهُ رَسُولُ اللهِ ﷺ حَقًّا، وَإِنْ خِفْتُمْ خِذْلَانًا فَمَنَ الْآنَ، فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ : قَبِلْنَا عَنِ اللهِ وَعَنْ رَسُولِهِ مَا أَعْطَانَا ، وَقَدْ أَعْطَيْنَاكَ مِنْ أَنْفُسِنَا الَّذِي سَأَلْتَنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ فَخَلَّ بَيْنَنَا يَا أَبَا الْهَيْثَمِ وَبَيْنَ رَسُولِ اللهِ ، فَلْنُبَايِعْهُ، فَقَالَ أَبُو الْهَيْثَمِ: أَنَا أَوَّلُ مَنْ بَايَعَ، ثُمَّ تَبَايَعُوا كُلُّهُمْ، وَصَاحَ الشَّيْطَانُ مِنْ رَأْسِ الْجُبَلِ فَقَالَ: يَا مَعْشَرَ قُرَيْشٍ هَذِهِ الخَزْرَجُ، وَالْأَوْسُ مُخَالِفُ مُحَمَّدًا عَلَى قِتَالِكُمْ، فَفَزِعُوا عِنْدَ ذَلِكَ وَرَاءَهُمْ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ : لَا يَرُعْكُمْ هَذَا الصَّوْتُ، فَإِنَّمَا هُوَ عَدُوٌّ اللهِ إِبْلِيسُ ، لَيْسَ يَسْمَعُهُ أَحَدٌ مِمَّنْ تَخَافُونَ» ، وَقَامَ رَسُولُ اللهِ ﷺ فَصَرَخَ بِالشَّيْطَانِ فَقَالَ : يَا ابْنَ أَزَبَّ هَذَا عَمَلُكَ فَسَأَفْرُغُ لَكَ»
566- Urve b. ez-Zübeyr anlatıyor: Akabe günü Resûlullah'a (salallahu vesellem) ilk biat eden kişi Ebu'l-Heysem b. et-Teyyihan'dır. Ebu'l-Heysem: "Ey Allah'ın Resûlü! İnsanlarla (Mekke müşrikleriyle aramızda yapılmış) yeminler ve anlaşmalar var. Biz bu anlaşmaları bozacağız. Biz bu anlaşmaları bozup onlarla savaşırsak ve sen kavmine (Mekke'ye) geri dönersen ne olacak?" deyince Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) onun bu sözüne gülerek: "Sizin kanınız benim kanım, sizin savaşınız benim savaşımdır" buyurdu.
Hz. Peygamber'in bu sözü Ebu'l-Heysem'in çok hoşuna gidince kavmine dönüp: "Ey kavmim! Bu zât, Allah'ın elçisidir. Kesinlikle inanıyorum ki o, doğrudur. O, bugün Allah'ın hareminde korumasındadır. Kavminin ve aşiretinin önündedir. Şunu bilin ki ona yardım ederseniz Araplar size tek yaydan karşılık vereceklerdir/hepsi düşman olacaktır. Eğer Allah yolunda savaşmayı, mallarınızın çocuklarınızın gitmesini göze alıyorsanız onu yurdunuza çağırın. Çünkü o hakikaten Allah'ın elçisidir. Eğer rezil olmaktan korkuyorsanız bunu şimdi söyleyin" dedi.
Bunun üzerine Abdullah: "Allah ve Resûlü bize ne verdiyse kabul ettik. Ey Allah'ın Resûlü! Bizden istediğin canı sana verdik. Ey Ebu'l-Heysem! Resûlullah'la aramızdan çekil de ona biat edelim" dedi.
Ebu'l-Heysem dedi ki: İlk biat eden bendim. Sonra tamamı biat etti. Dağın başından şeytan feryat edip: "Ey Kureyşliler! İşte Hazrec ve Evs sizinle savaşmak için Muhammed'e biat ediyorlar" diye bağırınca orada bulunanlar dehşete kapıldılar ve korktular. Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Bu ses sizi korkutmasın Çünkü bu (sesin sahibi), Allah'ın düşmanı İblis'tir. Sizin korktuğunuz kimselerden hiçbiri onu işitmedi" buyurdu. Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) ayağa kalktı ve şeytana bağırdı: "Ey alçağın oğlu! Bu senin işindir. Yakında sana gününü göstereceğim."
El-Mu'cemu'l-Kebîr Taberânî | 129 |
| 10 | ، عَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ ، قَالَ : سَمِعْتُ رَسُولَ اللهِ ﷺ يَقُولُ : " ثَلَاتٌ مَنْ فَعَلَهُنَّ فَقَدْ أَجْرَمَ: مَنْ عَقَدَ لِوَاءٌ فِي غَيْرِ حَقٌّ، أَوْ عَقَّ وَالِدَيْهِ، أَوْ مَشَى مَعَ ظَالِمٍ ، فَقَدْ أَجْرَمَ، يَقُولُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ: ﴿إِنَّا مِنَ الْمُجْرِمِينَ مُنتَقِمُونَ}
112- Muaz b. Cebel der ki: Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Şu üç fiili kim işlerse, günaha girmiş olur: Kim hak yol dışında bir amaçla bayrak açar/savaşa öncülük eder, anne babasına saygısızlık eder ya da zalim birinin yanında yer alırsa, günaha girmiş olur. Zira Yüce Allah: «Muhakkak ki biz günahkârlardan intikam alırız»(Secde Sur. 22) buyurmaktadır."
El-Mu'cemu'l-Kebîr Taberânî 14 | 122 |
| 11 | ٤٦٩ - ...، عَنْ أَبِي رَزِينٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ، قَالَ: ضَحِكَ اللَّهُ تَعَالَى مِنْ قُنُوطِ عِبَادِهِ وَقُرْبِ غِيَرِهِ ، قَالَ أَبُو رَزِينٍ فَقُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ وَيَضْحَكُ الرَّبُّ؟، قَالَ: «نَعَمْ ، قَالَ : لَنْ نُعْدَمَ مِنْ رَبِّ يَضْحَكُ خَيْرًا
469- Ebû Rezîn'in bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Yüce Allah sıkıntılı durumun değişeceği zaman yakın olmasına rağmen kullarının ümitsizliğe düşmesine güldü" buyurunca Ebû Rezîn: "Ey Allah'ın Resulü! Rab güler mi?" diye sordu. Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Evet" cevabını verince Ebû Rezîn: "Öyleyse gülme vasfı bulunan bir Rab'dan bize hayır eksik olmayacaktır" dedi.
El-Mu'cemu'l-Kebîr, Taberânî, 14 | 172 |
| 12 | ٤٢٢ حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدَّبَرِيُّ، عَنْ عَبْدِ الرَّزَّاقِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ : أَخْبَرَنِي كُدَيْرٌ الضَّبِّيُّ : أَنَّ رَجُلًا أَعْرَابِيًّا أَتَى النَّبِيَّ ﷺ فَقَالَ : أَخْبَرَنِي بِعَمَلٍ يُقَرُبُنِي مِنَ الْجَنَّةِ وَيُبَاعِدُنِي مِنَ النَّارِ، فَقَالَ النَّبِيُّ : أَوَهُمَا أَهَمَتَاكَ؟» ، قَالَ : نَعَمْ، قَالَ: «تَقُولُ الْعَدْلَ وَتُعْطِي الْفَضْلَ» ، قَالَ : وَاللهِ مَا أَسْتَطِيعُ أَنْ أَقُولَ الْعَدْلَ كُلَّ سَاعَةِ، وَمَا أَسْتَطِيعُ أَنْ أُعْطِيَ فَضْلَ مَالِي، قَالَ :« تُطْعِمُ الطَّعَامَ وَتُفْشِي السَّلَامَ» ، قَالَ: هَذِهِ أَيْضًا شَدِيدَةٌ، فَقَالَ: «فَهَلْ لَكَ إِبل ؟» ، قَالَ : نَعَمْ، قَالَ: «فَانْظُرْ إِلَى بَعِيرٍ مِنْ إِبِلِكَ وَسِقَاءِ ثُمَّ اعْمِد إِلَى أَهْلَ بَيْتٍ لَا يَشْرَبُونَ الْمَاءَ إِلَّا غِيًّا فَاسِقِهِمْ ، فَلَعَلَّكَ لَا تُمْلِكُ بَعِيرَكَ وَلَا تَخْرِقُ سِقَاءَكَ حَتَّى تَجِبَ لَكَ الْجَنَّةُ ، فَانْطَلَقَ الْأَعْرَابِيُّ يُكَبِّرُ، فَمَا انْخَرَقَ سِقَاؤُهُ وَلَا هَلَكَ بَعِيرُهُ حَتَّى قُتِلَ شَهِيدًا
422- Kudeyr ed-Dabbi'nin bildirdiğine göre bir bedevi Resûlullah'a (sallallahü aleyhi vesellem) gelerek: "Bana, beni cennete yaklaştırıp cehennemden uzaklaştıracak bir amel söyle" deyince Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Seni, bu ikisi mi meşgul ediyor/gerçekten derdin bu mu?" diye sordu. Adam da: "Evet" cevabını verince Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Doğruyu/adil olanı söyle ve malının fazlasını başkalarına ver" buyurdu.
Bedevi: "Vallahi sürekli doğruyu söyleyemem ve malımın fazlasını veremem" deyince Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "O halde yemek yedir ve bol bol selam ver" buyurdu. Bedevi: "Bu da ağırdır" deyince Resûlullah ( aleyhi vesellem): "Deven var mı?" diye sordu. Adam: "Evet" cevabını verince Resûlullah (sallallahu aleyhi veseliem) şöyle buyurdu: "Devene ve su kabına iyi bak;daha sonra da ev halkına yönel. Susuzluktan kavrulduklarında onları sula.(Devirlerinin ve ailenin ihtiyacını gör)
Umulur ki develerin ölmeden ve su kabın delinmeden cenneti hak edersin."
Bedevi tekbir getirerek oradan uzaklaştı.
Devesi ölmeden ve su kabı delinmeden şehit olarak öldürüldü.
(Tayâlisî,2010; Abdürrezzâk,19691; Beyhâkî,4/186)
El-Mu'cemu'l-Kebîr,Taberânî, 14 | 200 |
| 13 | ٢٥٩ - ...، عَنْ كَعْبِ بْنِ عُجْرَة، عَنِ النَّبِيِّ ، قَالَ : " مُعَقِّبَاتٌ لَا يَخِيبُ قَائِلُهُنَّ : سُبْحَانَ اللهِ ثَلَاثًا وَثَلَاثِينَ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ ثَلَاثًا وَثَلَاثِينَ، وَاللهُ أَكْبَرُ ثَلَاثًا وَثَلَاثِينَ فِي دُبُرِ كُلِّ صَلَاةٍ مَكْتُوبَةٍ "
259- Ka'b b. Ucre'nin bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Her farz namazın sonunda söylenen bazı tesbihat vardır ki onları söyleyenler zarar etmezler. Her namazın arkasında otuz üç sefer "Sübhanallah” otuz üç sefer "Elhamdulillah" otuz dört sefer "Allahu ekber" demek.
El-Mu'cemu'l-Kebîr, Taberânî, 14 | 164 |
| 14 | ١٦٥ - ...، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ ﷺ سُئِلَ : أَيُّ النَّاسِ أَفْضَلُ؟، قَالَ: مُؤْمِنٌ بَيْنَ كَرِيمَيْنَ
165- Ka'b b. Malik'in bildirdiğine göre Resûlullah'a (sallallahu aleyhi vesellem): "İnsanların hangisi daha faziletlidir?" diye sorulunca: "Salih babadan gelen ve salih evlatları olan kişidir" buyurdu.
El-Mu'cemu'l-Kebîr,Taberânî,14 | 209 |
| 15 | ١٦٦ - ... ، عَنِ ابْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ ﷺ: «الْمُؤْمِنُ غَرٌّ كَرِيمٌ، وَالْفَاجِرُ خَبُّ لَئِيمٌ»
166- Ka'b b. Malik'in bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellern): "Mümin temiz ve ikram sahibidir. Facir ise düzenbaz ve alçaktır" buyurmuştur.
El-Mu'cemu'l-Kebîr,Taberânî, 14 | 213 |
| 16 | ١٥٢ - ...، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ قَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ مَاذَا تَرَى فِي الشَّعْرَ ؟ ، فَقَالَ رَسُولُ اللهِ ﷺ: إِنَّ الْمُؤْمِنَ يُجَاهِدُ بِسَيْفِهِ وَلِسَانِهِ، وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَكَأَنَّمَا تَنْضَحُونَهُمْ بِالنَّبْلِ
152- Abdurrahman b. Ka'b b. Malik, babasından bildiriyor: Ka'b b. Malik, Resûlullah'a (sallallahu aleyhi vasallen): "Ey Allah'ın Resûlü! Allah şiir hakkında indirdiğini indirmiştir, öyle değil mi?" deyince, Resûlullah: "Mümin, kılıcıyla ve diliyle cihad eder. Canım elinde olana yemin olsun ki, (şiirle/sözle) onları oklarla yaralar gibi yaralamaktasınız" buyurdu.
El-Mu'cemu'l-Kebîr,Taberânî,14 | 194 |
| 17 | ١٦٧ - حَدَّثَنَا عُبَيْدُ بْنُ غَنَّامٍ ، ثنا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، ثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَبْدِ الْعَزِيزِ الْأَنْصَارِيِّ، حَدَّثَنِي الزُّهْرِيُّ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللهِ ، قَالَ: «مَنْ رَأَى مَقْتَلَ حَمْزَةَ؟» ، قَالَ رَجُلٌ : أَعَزَّكَ اللَّهُ، أَنَا رَأَيْتُ مَقْتَلَهُ، فَانْطَلَقَ فَوَقَفَ عَلَى حَمْزَةَ فَرَآهُ قَدْ شُقَّ بَطْنُهُ، وَقَدْ مُثَلَ بِهِ، فَقَالَ : يَا رَسُولَ اللَّهِ مُثَلَ بِهِ، فَكَرِهَ رَسُولُ اللهِ ﷺ أَنْ يَنْظُرَ إِلَيْهِ، وَوَقَفَ بَيْنَ ظَهْرَانِي الْقَتْلَى، وَقَالَ: «أَنَا لِشَهِيدٌ عَلَى هَؤُلَاءِ لِفوهُمْ فِي دِمَائِهِمْ، فَإِنَّهُ لَيْسَ مَجْرُوحٌ يُجْرَحُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ إِلَّا جَاءَ جُرْحُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يَدْمَى لَوْنُهُ لَوْنُ الدَّمِ وَرِيحُهُ رِيحُ الْمِسْكِ، قَدِمُوا أَكْثَرَ الْقَوْمِ قُرْآنًا فَاجْعَلُوهُ فِي اللَّحْدِ»
167- Ka'b b. Malik'in bildirdiğine göre Resûlullah (sallahu aleyhi vesellem): "Kim Hamza'nın şehit edildiği yeri gördü" diye sorunca bir adam: "Allah seni aziz kılsın! Ben şehit edildiği yeri gördüm" dedi. Sonra adam gidip Hamza'nın başucunda durdu; karnının deşildiğini ve kendisine müsle yapıldığını görüp: "Ey Allah'ın Resûlü! Ona müsle yapılmış" deyince Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) ona bakmak istemedi. Sonra ölülerin arasında durup: "Ben bunlara şahidim. Onları kanlarıyla kefenleyiniz. Yaralanan hiç kimse yoktur ki;kıyamet günü kanı akarak ve misk gibi kokarak gelmesin. Aralarında Kur'ân'ı en çok bileni öne geçirip lahde koyunuz" buyurdu.
El-Mu'cemu'l-Kebîr Taberânî 14 | 171 |
| 18 | ١٦٤ - ...، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللهِ ، قَالَ: «مَنْ سَيِّدُكُمْ يَا بَنِي سَلَمَةَ؟» ، قَالُوا : سَيِّدُنَا الْجَدُّ بْنُ قَيْسٍ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ : لم تُسَوِّدُونَهُ ؟» ، قَالُوا : فَإِنَّهُ أَكْثَرُ مِنَّا مَالًا، وَإِنَّا لَنَزِنُهُ بِالْبُخْلِ، قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ:« وَأَيُّ دَاءٍ أَدْوَأُ مِنَ الْبُخْلِ ، لَيْسَ ذَلِكَ سَيِّدُكُمْ» ، قَالُوا : فَمَنْ سَيِّدُنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ؟، قَالَ: « سَيِّدُكُمْ بِشْرُ بْنُ الْبَرَاءِ بْنِ مَعْرُورٍ»
164- Ka'b b. Malik'in bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Efendiniz kimdir, ey Seleme oğulları?" diye sorunca: "Efendimiz Cedd b. Kays'tır" cevabını verdiler. Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Neden onu efendi olarak görüyorsunuz?" diye sorunca: "Zira onun malı bizim malımızdan daha çoktur. Ancak biz onu cimrilikle itham ediyoruz" dediler. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem): "Hangi hastalık cimrilikten daha büyüktür? Efendiniz o değildir" buyurdu. Seleme oğulları: "O zaman efendimiz kim olsun, ey Allah'ın Resûlü!" diye sorunca, Resûlullah: "Sizin efendiniz, Bişr b. el-Berâ b. Ma'rûr'dur" buyurdu.
El-Mu'cemu'l-Kebîr, Taberânî,14 | 160 |
| 19 | پیام صوتی | 157 |
| 20 | ۹۹ - ...، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ: عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكِ عَنْ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، حِينَ تَابَ اللهُ عَلَيْهِ ، جَاءَ إِلَى النَّبِيِّ ، فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّمَا أَنْجَانِيَ اللهُ بِالصِّدْقِ، وَإِنَّ مِنْ تَوْبَتِي أَنْ لَا أُحَدِّثَ كَذِبًا، وَأَنْ أَتَخَلَّى مِنْ مَالِي صَدَقَةً لِلَّهِ وَلِرَسُولِهِ، فَقَالَ رَسُولُ اللهِ : أَمْسِكْ عَلَيْكَ بَعْضَ مَالِكَ، فَإِنَّهُ خَيْرٌ لَكَ ، قَالَ كَعْبٌ : فَإِنِّي أُمْسِكُ سَهْمِي مِنْ خَيْبَرَ "
99- Ka'b b. Malik'in bildirdiğine göre yüce Allah tövbesini kabul edince Resûlullah'a (sallallahu aleyhi vesellem) gelip: "Ey Allah'ın Resûlü! Yüce Allah doğru söylediğim için kurtardı. Bunun için yaşadığım sürece hiç yalan söylemeyeceğim! Bütün malımı Allah ve Resûlü için sadaka olarak vereceğim" dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Malının bir kısmını kendinde bırakman senin için daha hayırlıdır" buyurunca Ka'b: "Öyleyse Hayber'deki hissemi elimde tutayım" dedi.
El-Mu'cemu'l-Kebîr,Taberânî,14 | 162 |
