🔸 Komplo’ya karşı bir mücadele de var. Genelde Ülke’de ve Avrupa’da gösteriler oluyor, yine Amed’de 13 Ekim’de kitlesel bir gösteri olacak. Bu konuda ne belirtebilirsiniz?
Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü amaçlayan Komplo’ya karşı mücadelede, hareketimizin, yoldaşlarımızın, halkımızın ve dostlarımızın bir emeği vardır ve 26 yıldır çok onurlu bir direniş gösterilmiştir. Bu bir gerçektir. Fakat Önder Apo’nun emek, mücadele ve direnişi karşısında, bu direniş çok yetersiz kalmaktadır. Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü mücadelesini çok daha yükseltmemiz gerekmektedir. Mevcut olan düzey yetersizdir. Bunun en büyük göstergesi, 44 aydır hiç kimsenin Önder Apo’dan hiçbir haber alamamasıdır. Şayet biz dışarıdakiler güçlü bir mücadele yürütseydik, bu tür şeyleri öyle istedikleri gibi yürütemezlerdi. Bu noktada hareket ve halk olarak bizler kendi eksikliğimizi görmeliyiz.
Geçen yıl 10 Ekim’de 74 ayrı merkezde halkımızın dostları tarafından kampanya tarzında çok değerli bir hamle başlatıldı. Bu, gerçekten çok değerli bir girişimdi. Bugün halen devam eden bu kampanya çok gelişti; birçok bilim insanı, siyasetçi ve düşünür, mektuplar gönderdiler, belli bir sahiplenme de gelişti; halkımız da bu kampanyaya katıldı ama yine de yetersiz kalmaktadır. Şimdi bu kampanyanın ikinci yılına giriyoruz ve bu yeni bir aşamayı ifade ediyor. İkinci yılında bu kampanyayı çok daha gürleştirmeliyiz. Gerçek anlamda yeni bir dönemin gelişebilmesi için tüm yurtseverlerin ve demokratların çok daha fazla fedakarlık göstermesi, mücadeleyi daha fazla yükseltmesi gerekiyor. Kampanyanın sonuç alması demek, Önder Apo’nun fiziki olarak özgürleşmesi demektir. Onun için bu konuda mücadeleyi çok daha fazla yükseltmeliyiz.
Önder Apo bir kişi değil, bir kimliktir. Önder Apo’nun özgürlüğü toplumun özgürlüğüdür. Kürt halkının özgürlüğü, bölge halklarının özgürlüğüdür. Türk, Arap, Fars, Asuri-Süryani ve diğer bölge halklarının geleceği de buradadır. Bunun için Önder Apo, “benim için değil, kendiniz için mücadele edin” demektedir. Yani herkes kendisi için Önder Apo’ya sahip çıkmalı. Önder Apo’ya sahip çıkmak, aynı zamanda kendi davana sahip çıkmak demektir. Bunun için Uluslararası Komplo’nun 27’nci yılında, yine bu kampanyanın yeni bir aşamasını temsil eden ikinci yıl mücadelesinde herkes kampanyaya daha aktif katılmalıdır. Demokrasi, eşitlik, özgürlük sorunlarının ve günümüzde Türkiye’de var olan açlık-ekonomik sorunların çözümü için buna ihtiyaç vardır. Bunun için herkes bu kampanyaya katılmalı.
Bugün biraz takip ettik; Kobanê’de, Reqqa’da, Tabka’da, Şengal’de, Halep’te bu kapsamda etkinlikler başlamıştı. Bu çıkışın yarın daha da gelişeceği açıktır. Yine hafta sonunda Avrupa’da da daha yükseleceğine inanıyorum. Ve belirttiğiniz gibi 13 Ekim günü Amed’de demokratik sivil toplum örgütleri tarafından özgürlük ve barış için kapsamlı bir miting yapılacak.
Ben her şeyden önce nerede yaşıyor olursa olsun tüm halkımızı, Komplonun bu yıldönümünü çok daha güçlü kınamaya, siyasi-toplumsal eylemlere çok daha güçlü katılmaya çağırıyorum. Bu kapsamda elbette Amed’de yapılacak miting de önemlidir. Anlaşılan demokratik çevrelerin geliştirdiği bu mitingle topluma ve dünyaya mesaj verilmek istenmektedir. Bu durumda Kürt halkı ve Türkiyeli dostları ile demokratlar Amed’de on binlerle değil yüz binlerle bir mitingi yapması anlamlı olacaktır. Bu tür etkinlikler hem tüm dünyaya mesaj vermek için, çok anlamlı ve değerlidir. Hem de kampanyanın ikinci yılına giriş açısından güçlü bir başlangıç olacaktır. Zaten bundan sonra bizler, ister ülkede olsun, isterse de yurtdışında, artık Önder Apo’ya çok daha kitlesel eylemlerle sahip çıkmalıyız. Bunu yaparsak fiziki özgürlük aşaması gelişebilir. Bunun için herkesin bu temelde hareket etmesine ihtiyaç vardır.