râhiluun
Open in Telegram
1 549
Subscribers
+224 hours
+117 days
+4930 days
Posts Archive
1 550
Repost from قناة "أَحْمَد"
اللهم لا يأتي علينا يوم عرفة إلا وقد فرَّجت همومَنا وجبَرت قلوبنا ورزَقتنا ما نتمنَّى
اللهم لا يأتي علينا يوم عرفة إلا وقد غفَرت ذنوبَنا وستَرت عيوبَنا وكتَبتنا مِن أهلِ الجنة
1 550
Repost from râhiluun
"أنت أعلم بـمكان فتنتك فاهجره
أنت تعلم ما الذي يفتنك ويضعف قلبك ويبعدك عن ربك فاتركه ولا تكذب على نفسك مهما كان عظمته في قلبك سواء كان حسابات ، برامج ، أشخاص ، أماكن أو اياً كان فأهجرها لأجل ربك
جاهد نفسك ولا تنسى أن تموت وانت تجاهد نفسك لتستقيم خير لك من أن تموت مستسلماً لشيطانك وهواك
وأعلم أن ما تتركه لأجل الله ثقيل على قلبك ولكنه أثقل في ميزانك يوم القيامة
ومن ترك شيئا الله عوضه الله خيرا منه"
"Sen, neyin sana fitne sebebi olduğunu en iyi bilensin, öyleyse onu terk et.
Sen neyin sana fitne olduğunu, kalbini zayıflattığını, seni Rabb'inden uzaklaştırdığını biliyorsun. Öyleyse o şey kalbinde ne kadar büyük bir yer kaplıyor olursa olsun onu terk et ve kendini kandırma.
Bu sosyal medya hesapları olabilir, bir program olabilir, bir şahıs olabilir, bir mekan olabilir; ne olursa olsun onu Rabbin için terk et. Nefsine karşı çabala, unutma ki sebat edebilmek için nefsine karşı çabalarken ölmen; şeytana ve hevana teslim olmuş şekilde ölmenden daha hayırlıdır.
Bil ki terk edeceğin şeyin yeri kalbinde her ne kadar ağır olsa da kıyamet günü mizanda daha ağır gelecektir.
Ve kim bir şeyi Allah için terk ederse, Allah ona daha hayırlısını verir.."
1 550
Repost from diraase
لكل إنسان أسلوب في الكتابة لا يشبه غيره حتى إنك لتؤنس فيه حرارة أنفاسه وتسمع منه جرس صوته. ومتى كنت خبيرا بالأساليب عرفته وإن أخفى اسمه.
فيصل المنصور
Her insanın başkasına benzemeyen bir yazı üslûbu vardır, öyle ki onda nefesinin sıcaklığını hisseder, sesinin tınısını işitirsiniz. Üslûplar hakkında deneyimli olduğunuzda, adını gizlese bile onu (üslûbundan) tanırsınız.
Faysal el-Mansûr
1 550
Bir âlim şöyle demiştir: "İnsanların ne için çabaladıklarını düşündüm. Gördüm ki yol ve yöntemleri farklı olsa da bütün çabaları bir tek şeyi elde etmek için. Hepsi gam ve kederi atmak için çabalıyorlar. Bazısı yemek ve içmekle, bazısı ticaret yapıp kazanç elde etmekle, bazısı evlenmekle, bazısı müzik dinlemekle, bazısı oyun ve eğlenceyle bunu yapmaya çalışıyordu... Dedim ki: 'Akıllı kimselerin talip olduğu gaye budur; ancak bu yolların hiçbiri bu gayeye ulaştırıcı değildir. Aksine çoğu bu gayenin belki de zıddına ulaştırıcıdır. Allah'a dönmek, sadece O'nun için çalışmak ve O'nun rızasını her şeyden üstün görmekten başka bu yolların hiçbirinin bu gayeye ulaştırmadığını gördüm."
1 550
وما الحب إلا ان تخاف الله في من تحب
Sevgi ancak, sevdiğin kişi konusunda Allah'tan korkmandır
1 550
"تميزك الخلوات، يا صالح العلانية!"
"Ey dışarıdan salih görünen; seni başkalarından ayıran, yalnız kaldığında yaptıklarındır!"
1 550
{O, ne iyi bir kuldu. Çünkü o, çokça (Allah’a) yönelirdi}
Sad/30
-çok iyi bir kul değilim, lakin evvab (Allah'a çokça yönelen) olmayı umuyorum..
1 550
Repost from N/a
Bazı tefsir âlimleri de şöyle derdi:
Biz Kur'an ile meşgul olduk; neticede Allah Teâlâ'nın, (Bu, sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır) sözünü tasdik edercesine dünyada bereketler ve hayırlar bizi çepeçevre kuşattı.
1 550
Üzerinde pek konuşulmayan, uyarı paylaşımlarının artırılması gereken bir konu. Tesettürün gayesi aslında neydi?
Not: videodaki konuşma ve sözler bana ait değildir, videoda sadece tercüme çalışması yapılmıştır. Umulur ki faydası olur
1 550
"في قصة موسى ﷺ كان الخوف عليه من فرعون، فجعل ﷲ نجاة موسى وتربيته ورعايته في بيت فرعون! فالباب الذي كان يُخشى منه الهلاك، صار هو الباب الذي نفذت منه العافية والأمان، وهكذا يقلب ﷲ أسباب البلاء لتكون هي ذاتها أسباب اللطف، ليعلم العبد أن الأمر كله لله ﷻ"
Musa as. kıssasında, kendisinden korkulan kişi Firavun'du. Allah ise Musa'nın kurtuluşunun da, yetiştiği ve büyüdüğü mekanın da Firavun'un evi olmasını sağladı. Ölüm sebebi olacağından korkulan kapı, afiyet ve güven kapısına dönüştü. İşte Allah; musibet sebeplerini öyle evirip çevirir ki, o sebeplerin kendisi lütuf sebeplerine dönüşsün. Böylece kul, işin tümünün Allah'a ait olduğunu bilsin
1 550
"أنت أعلم بـمكان فتنتك فاهجره
أنت تعلم ما الذي يفتنك ويضعف قلبك ويبعدك عن ربك فاتركه ولا تكذب على نفسك مهما كان عظمته في قلبك سواء كان حسابات ، برامج ، أشخاص ، أماكن أو اياً كان فأهجرها لأجل ربك
جاهد نفسك ولا تنسى أن تموت وانت تجاهد نفسك لتستقيم خير لك من أن تموت مستسلماً لشيطانك وهواك
وأعلم أن ما تتركه لأجل الله ثقيل على قلبك ولكنه أثقل في ميزانك يوم القيامة
ومن ترك شيئا الله عوضه الله خيرا منه"
"Sen, neyin sana fitne sebebi olduğunu en iyi bilensin, öyleyse onu terk et.
Sen neyin sana fitne olduğunu, kalbini zayıflattığını, seni Rabb'inden uzaklaştırdığını biliyorsun. Öyleyse o şey kalbinde ne kadar büyük bir yer kaplıyor olursa olsun onu terk et ve kendini kandırma. Bu sosyal medya hesapları olabilir, programlar olabilir, bir şahıs olabilir, bir mekan olabilir; ne olursa olsun onu Rabbin için terk et. Nefsine karşı çabala, unutma ki sebat edebilmek için nefsine karşı çabalarken ölmen; şeytana ve hevana teslim olmuş şekilde ölmenden daha hayırlıdır.
Bil ki terk edeceğin şeyin yeri kalbinde her ne kadar ağır olsa da kıyamet günü mizanda daha ağır gelecektir.
Ve kim bir şeyi Allah için terk ederse, Allah ona daha hayırlısını verir.."
1 550
"İnananlar arasında çirkin şeylerin yayılmasını arzulayan kimseler için dünyada da ahirette de çetin bir ceza vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz" Nur/19
Zamanımızda insanların en çok örnek aldığı, alışkanlıklarının en çok kendisi üzere şekillendiği, zamanını fazlasıyla verdiğinden ötürü bilinçaltına ve ahlakına sirayet eden sosyal medyadaki içeriklerin bu ayetin dâhilinde olabileceğini hiç düşündünüz mü? Öyleyse özellikle geniş kitlelere, kendilerini örnek alan ve hayranlıkla izleyen genç takipçilere sahip olan Müslüman kimlikli hesapların; isteyerek veya istemeyerek herhangi bir fitneye sebep olmamak, çirkin bir gelenek başlatmamak ve Müslümanların yaşantısına sirayet edecek her türlü kötü alışkanlığa örnek olacak şekilde paylaşım yapmamakta çok dikkatli olması gerekir.
"Bilin ki fitne, adam öldürmekten daha kötüdür" Bakara, 191
1 550
Repost from diraase
Basîret taşıyan bir zühd..
« Şeyh Ali et-Tantâvî rahimehullah, hanımını yaprak sarması ve kabak/patlıcan dolması gibi zahmetli olup, tek bir lokmada biten yemekler yapmasından men ederdi..
Şeyh Ali sanki iştahına düşkün olanların gözlerinin göremediğini, yüreğinin gözüyle görmüş gibi.. Öyle ki, yolunun yoldaşını, geçici bir lokma ve unutulacak bir iştâh dışında geriye hiçbir şey bırakmayan (gereksiz) bir yorgunluktan koruyup alıkoydu.
Parmakların sâkinlik içinde ve rûhların sükûnetle gecelemesi, onların yaprak sarmak ve sebze oymak gibi işlerde boğulmasından daha hayrlıdır. Bizim yediğimiz gibi zaman da bizi yiyip tüketiyor, bizim sardığımız gibi zaman da bizi sarıp dürüyor.. Ve eğer rûhlar, önemsiz şeylerle yıpranırsa, büyük işler için güç bulamazlar. Bu yüzden, kim ışıklı bir minâre gibi bir ev inşâ etmek istiyorsa, ailesinin düşüncelerini ve emeklerini önemli işlere yönlendirir. »
-bir ilim talebesinin sözü
1 550
وَاَعْلَمُوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا ف۪ٓي اَنْفُسِكُمْ فَاحْذَرُوهُۚ
Şunu bilin ki Allah, gönlünüzdekileri (kalbinizden geçenleri) bilir; o yüzden O’ndan sakının.
1 550
{emrimiz geldiğinde Salih’i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle kurtardık}
Bu kısma dikkat et: "tarafımızdan bir rahmetle"
Darlıktan sonra ferahlığa ulaşırsan bunun Allah tarafından bir rahmetle gerçekleştiğini hatırla.
Hastalıktan sonra sağlığa kavuştuğunda, bu tedavi/doktor tarafından değil, Allah'ın rahmeti iledir.
İşsizlikten sonra işe girersen, bu senin yeteneklerin veya diplomalarınla değil, Allah'ın rahmeti iledir.
Umudu kesmiş olduktan sonra evlat sahibi olursan, bu tedaviyle ya da senin kuvvetinle değil, Allah'ın rahmeti iledir.
Tüm bu sebepler Allah'ın izni olmadan sana ne zarar ne de fayda verebilirdi.
Tedavi görmesine rağmen şifa bulamayan nice hasta vardır
İşi olmayan nice diploma sahibi vardır
Çocuk sahibi olamayan nice evli çift vardır.
İçinde olduğun tüm hayrlar Allah'ın rahmeti iledir. Öyleyse lütuf sahibine, lütuflarından dolayı şükret
1 550
Repost from diraase
Kalbinle oku..
كأنك لا تترك لله إلَّا ما لا تشتهي، أو بما لا تصدق الشهوة فيه، أو ما لا تقدر عليه؟ كذا والله عادتك..
هيهات - والله - لا نلت ولاية الله حتى تكون معاملتك لله خالصة، تبذل أطايبك، وتترك مشتهياتك، وتصبر على مكروهاتك.
ابن الجوزي | صيد الخاطر ١٥٥
Sanki sen, sadece arzu etmediğin, nefsânî olarak gerçekten istemediğin ya da kendisine zaten güç yetiremediğin şeyleri Allah için terk ediyor gibisin? Vallahi sen, hep böylesin.
Fakat heyhât..
Allah’a yemin olsun ki, bütün yaptıklarını sadece Allah için yapmadıkça, en güzel ve temiz olanı Allah için adamadıkça, nefsinin arzu ettiği şeyleri terk etmedikçe ve hoşlanmadığın şeylere sabretmedikçe, Allah’ın dostluğuna erişemezsin.
İbnu’l Cevzî | Saydu’l-Hâtır 155
1 550
"حال لا تحب ان تُقبض روحك عليه، اجتنبه"
"Ruhunu o hâl üzere teslim etmek istemediğin şeyden uzak dur"
