en
Feedback
Arap Dili Akademisi

Arap Dili Akademisi

Open in Telegram

Profilimiz vesilesi ile ulaşılan islama aykırı olan şeyleri red ediyoruz. Mesaj için ⤵️ @Arapcadersleri_bot

Show more
3 229
Subscribers
+324 hours
+227 days
+2830 days
Posts Archive
تَفَكَّرْ قَبْلَ أَنْ تَنْدَمَ Pişman olmadan önce düşün. فَإِنَّكَ مَيِّتٌ فَاعْلَمْ Çünkü sen ölümlüsün, bunu bil. وَلَا تَغْتَرَّ بِالدُّنْيَا Dünyaya aldanma. فَإِنَّ صَحِيحَهَا يَسْقَمْ Çünkü onun sağlıklısı hastalanır. وَإِنَّ جَدِيدَهَا يَبْلَى Onun yenisi eskir. وَإِنَّ شَبَابَهَا يَهْرَمْ Onun genci yaşlanır. وَإِنَّ نَعِيمَهَا يَفْنَى Onun nimeti/zenginliği yok olur.

photo content

https://t.me/Belagatdersleri Bu akşam dersler başlıyor inşaAllah.

Şöyle bir nükte gördüm. Gelin okuyalım: Şerefeddin Muhammed b. İsa hastalandı bunun üzerine melike şöyle bir mektup yazdı: انْظُرْ إِلَيَّ بِعَيْنِ مَوْلًى لَمْ يَزَلْ     يُولِي النَّدَى وَتَلَافَ قَبْلَ تَلَافِي أَنَا كَـ «الَّذِي» أَحْتَاجُ مَا يَحْتَاجُهُ      فَاغْنَمْ دُعَائِي وَالثَّنَاءَ الْوَافِي Bak bana! daima iyilik ve cömertlik yapan dostun gözüyle (Ziyaretime hızla gelerek) yetiş helak olmamdan önce. Ben "ellezî" (ismi mevsulü) gibiyim, muhtacım onun muhtaç olduğu şeye Öyleyse (gel) ganimet elde et! benim duam ve övgüm ile. Bunun üzerine melik ona geçmiş olsun ziyaretine gitti. Yanında da bin dinar vardı.   Ona dedi ki: "Sen 'ellezî'sin (ismi mevsulsün), ben 'âid'im (ziyaretçiyim) ve bu (bin dinar) da 'sıla'dır. (nahiv ıstılahında sıla, kendisiyle ismi mevsulün anlamının tamamlandığı ve ismi mevsulden sonra gelen cümledir."

Ebu Davud es-Sicistani dedi ki: Ahmed b. Hanbel insanların dünyalık işlerle ilgili konularda dalıp gittikleri şeylerden konuşmuyordu. İlim konuşulunca konuşuyordu. (Menakıbu’l İmam Ahmed Bin Hanbel, İbn Cevzi)

İbni Hacer el-Askelanî (Allah ona rahmet eylesin) diyorki : “Her kim alanı olmayan bir konuda (mahir olmadan) konuşursa garip şeyler ortaya atar. [Fethu’l’barî, 3, 584]

Yakında arapça belagat derslerimiz başlayacaktır inşaAllah. https://t.me/Belagatdersleri

Mümin, kalıcı bir huzur ve uzun bir rahata erişmek için kısa süreli sıkıntılara sabretmek zorundadır.

Bir arkadaşımız tercüme becerisini geliştirmeyi sordu kısaca şu şekilde ifade edebiliriz Tercüme konusunda gelişebilmek için şunlar önemli; 1) Metin anlama becerisini güçlendirmek. Bu da bol bol okuma yapmayla olur. Okuma yaparken de seviyemize uygun okumalar yapmamız gerekiyor. Yavaş yavaş zorluğu artırarak kendimizi geliştirebiliriz. 2) Özellikle bir alandaki metinleri anlamak istiyorsanız o alanda genel bir bilgiye sahip olmak önemli. Mesela fıkıh metinlerini tercüme etmek istiyorsunuz bunun için fıkıh bilginizin de olması lazım. Eğer fıkıh bilginiz olursa ve bol bol fıkıh metni okursanız daha güzel cevirirsiniz. 3) Türkçe'ye kelime kelime çevirmek yerine Türkçe yapısına uygun bir şekilde çevirmeye çalış. Bunun içinde tabi kişinin Türkçesini geliştirmesi de faydalı olur. Aslında kişi hem Arapçayı hemde kendi dilini güzel bilirse en güzel o şekilde çevirir. 3) bir metni sesli okumak ve aynı metni tam olarak anlayıncaya kadar bir kaç defa okumak. 4) düzenli okumak. Mesela her gün yarım saat bir saat arapça okumak... Tercüme için gerekli beceriler: 1) Kelime (lugat) bilgisi. Yani kelime haznemizi artırmak. 2) Temel sarf 2) Temel nahiv 3) Temel belgat Dikkat edilmesi gerekenler: 1) Arapçada ki deyimlere dikkat etmek ve Türkçeye uygun çevirmek. 2) Terim olarak kullanılan kelimelere dikkat etmek. Mesela fıkıhta kullanılan "hades" kelimesinin anlamı ile bir haber metninde geçen "hades" kelimesi haliyle ayrı olacaktır. Yine akaidde kullanılan حادث ve şeri kitaplarda yer alan حديث ile bir haber metninde geçen bu kelimeler elbette farklı manalarda olacaktır. Elbette zikrettiğimiz bu maddeler artırılabilir ve genişletilebilir.

Bir arkadaşımız irabta zorlanmış. Bunun için bir kaç tavsiye: 1) irab ve mana ayrılmaz iki parçadır. Dolayısıyla manaya odaklanmak manayı çözmeye çalışmak irabı bulma konusunda da bize yardımcı olacaktır. Yine "kim" sorusunun cevabını faili vermesi "neye, kime" gibi soruların mefulü vermesi gibi doğru sorular yönelterek cümledeki konumları yani irabları bulabiliriz. Unutmayın irab mana ilişkisi çok kuvvetlidir. Çünkü İran'ın degismesiyle manalarda değişir. Hatta irabın olmasının sebebi de manalar karışmasın diyedir. Çünkü İrab sayesinde failiyet ve mefuliuet gibi manalar ayırt edilir. 2) birde irab alametleri var onları ezberlemek gerekiyor burada yapacak bir şey yok :) 3) bol bol pratik yapmak. Burada irabı yapılmış bir metnin irabını yaparsınız ve sonra karsilastirirsiniz. Veya irab yapip hocanıza gosterebilirsiniz ...

Bir arkadaşımız en çok nahivde zorlanmış. Bir şeyde zorlanıyor olmak bazen iyidir. Nitekim kaslar da zorlandığında gelişir değil mi? :) İmdi bu zorluğu aşmak için bir kaç tavsiye vetelim; 1) Eğer bir kitaptan çalışıyorsak ve kitap ağır geliyorsa daha kolay bir kitaba geçelim. Biz bazen hemen öğrenelim gelişelim diye seviyemize uygun olmamasına rağmen bazı kitaplara başlıyoruz bu doğru değil. Öğrenme basamakları sabır ile çıkılır. 2) bir hocadan ders almak. Çünkü hoca aciklayarak örnekler vererek anlatır ve daha kolay anlaşılır. 3) anlaşılmayan yerleri hocaya sormak. Soru sormaktan çekinmemek. 4) bir konuyu tam güzel bir şekilde anlamadan diğer konuya geçmemek. Yavaşta olsa sağlam adımlarla yürümek. ...

Arapça öğrenirken en zorlandığımız konu neydi? Arapçaya yeni başlayanlara bir tavsiyeniz var mı? Buraya mesaj atabilirsiniz ✍️ ⤵️ @Arapcadersleri_bot

Bir arapça hocası gösterdiğin çabaya da çabalarken yaptığın hataya da gülmez. Gülenler genelde hiçbir şey bilmeyenlerdir. En çok konuşanlar da yine onlardır. O yüzden onları boşver ve yoluna devam et...

photo content

Nahiv Alimi Zeccâc dedi ki: "Ben cam yontuculuğu yapıyordum. Nahiv ilmine ilgi duydum ve onu öğrenmek için Müberred'in yanına gittim. Müberred ücretsiz ders vermezdi; ücret karşılığında da ancak aldığı ücret ölçüsünde öğretirdi. Bana: 'Mesleğin nedir?' diye sordu. Ben de: 'Cam yontuculuğu yapıyorum. Günlük kazancım bir dirhem iki dânik (veya bir buçuk dirhem) kadardır. Bana en güzel şekilde ders vermeni istiyorum. Buna karşılık sana her gün bir dirhem vereceğim. Ayrıca ister artık ders almaya ihtiyaç duyayım ister duymayayım, ölüm bizi ayırıncaya kadar bu bir dirhemi sana vermeyi taahhüt ediyorum.' dedim. Bunun üzerine onun yanına devam ettim. İşlerinde kendisine hizmet ediyor, bununla birlikte her gün bir dirhem de veriyordum. O da bana samimiyetle ders verdi. Nihayet ilimde yeterli seviyeye ulaştım. Daha sonra Benî Mâriye'den, Sırât bölgesinden Müberred'e bir mektup geldi. Çocuklarına nahiv öğretecek bir hoca istiyorlardı. Ben Müberred'e: 'Beni onlara tavsiye et.' dedim. O da beni tavsiye etti. Bunun üzerine onların yanına gittim ve çocuklarına nahiv öğretmeye başladım. Her ay Müberred'e otuz dirhem gönderiyor, ayrıca imkânım ölçüsünde onun ihtiyaçlarını da gözetiyordum. Bir müddet sonra Vezir Ubeydullah b. Süleyman, oğlu Kāsım için bir öğretmen istedi. Müberred ona: 'Bu iş için Benî Mâriye'nin yanında bulunan Zeccâc'tan daha uygun birini tanımıyorum.' dedi. Bunun üzerine Ubeydullah, beni yanına göndermeleri için mektup yazdı. Onlar da beni gönderdiler. Beni huzuruna çağırdı ve oğlu Kāsım'ın eğitimini bana verdi. İşte zengin olmamın sebebi bu oldu. Buna rağmen Müberred vefat edinceye kadar ona söz verdiğim bir dirhemi her gün vermeye devam ettim. Ayrıca gücüm yettiği ölçüde onun ihtiyaçlarını gözetmeyi de hiç bırakmadım.

Hasan’a radıyallahu anh cimrilik hakkında sorulduğunda şöyle cevap verdi: “Cimrilik; kişinin harcadığı şeyi bir kayıp olarak,
Hasan’a radıyallahu anh cimrilik hakkında sorulduğunda şöyle cevap verdi: “Cimrilik; kişinin harcadığı şeyi bir kayıp olarak, elinde tuttuğu şeyi ise bir şeref olarak görmesidir.” 📚 Behcet'l-Mecâlis

‏ولقد يَنالُكَ في الطريقِ مَشقّةٌ لكــنَّ أسـقامَ الجهـالةِ أوجَـــعُ! (İlim) Yolunda sana mutlaka bir sıkıntı erişir; Fakat cehaletin hastalıkları çok daha acı vericidir.

إِذَا أَعْطَيْتَ الطِّفْلَ كُلَّ مَا يُرِيدُ، مَرِضَ.
"Çocuğa istediği her şeyi verirsen, hastalanır.

إِنَّمَا يُطْلَبُ إِلَى الزَّهْرَةِ عِطْرُهَا، وَإِلَى الْإِنْسَانِ أَدَبُهُ. Çiçekte koku, insanda edep aranır.

ضَيَّعتَ عُمرَكَ فَاِحزَن إِن فَطِنتَ لَهُ فَالعُمرُ لا عِوَضٌ عَنهُ وَلا بَدَلُ
Eğer farkına vardıysan, boşa geçen ömrüne üzül. Çünkü ömrün ne telafisi vardır ne de yerine başkası gelir.