en
Feedback
Hakk'a Yöneliş

Hakk'a Yöneliş

Open in Telegram

Hakk'a Yöneliş İlim ve Yardımlaşma Derneği Resmi Sayfası

Show more
1 211
Subscribers
No data24 hours
No data7 days
-1330 days
Posts Archive
photo content

photo content

https://youtube.com/shorts/yCR9sjtwwcw?si=qp3F5BcKk7Qa3aJU Ebû Cehil'den daha Ebû Cehil olanlar var. Rasûlullah'ın Aişe annemizle evliliği ile alakalı nasihat.

بِاجْتِمَاعِ النَّقْلِ وَالْعَقْلِ تُدْرَكُ الْحَقِيقَةُ الشَّرْعِيَّةُ؛ فَلَا النَّقْلُ يُفِيدُ فَاقِدَ الْعَقْلِ، وَلَا الْعَقْلُ يُفِيدُ فَاقِدَ النَّقْلِ، وَبِنَقْصِ وَاحِدٍ مِنْهُمَا تَنْقُصُ مَعْرِفَةُ الْحَقِّ الْيَقِينِيِّ، وَإِنْ تَعَارَضَا فِي الظَّاهِرِ قُدِّمَ النَّقْلُ عَلَى الْعَقْلِ؛ لِأَنَّ النَّقْلَ عِلْمُ الْخَالِقِ الْكَامِلِ، وَالْعَقْلَ عِلْمُ الْمَخْلُوقِ الْقَاصِرِ Nakil (vahiy ile gelen ilim) ve aklın birlikte bulunmasıyla şer‘î hakikat anlaşılır. Çünkü nakil, akıldan yoksun olana fayda vermez; akıl da nakilden yoksun olana fayda vermez. Bu ikisinden birindeki eksiklik sebebiyle kesin hakikatin bilgisi de eksilir. Eğer zahiren akıl ile nakil arasında bir çelişki görülürse, *nakil akla tercih edilir.* **Çünkü nakil, eksiksiz olan Yaratıcı’nın ilmidir; akıl ise sınırlı ve noksan olan yaratılmışın ilmidir.* Şeyh Abdulaziz et-Tarifi Fusulun Fi'l Akide

يَا كَثِيرَ الذُّنُوبِ قَلِيلَ الْبُكَاءِ: إبْكِ عَلَى عَدَمِ بُكَائِكَ. كَانُوا يَبْكُونَ مَعَ التَّقْوَى، وَأَنْتَ تَضْحَكُ مَعَ الذُّنُوبِ. Ey günahları çok, ağlaması az olan kimse! (Günahlarından dolayı) Ağlamadığına ağla. Onlar (Selef) takvalı olmalarına rağmen ağlıyorlardı. Sen ise günahlarına rağmen gülüyorsun. İbnu'l Cevzi el-Hanbeli rahimehullah el-Havetim 254

photo content

طُوبَى لِمَنْ مَاتَ، وَمَاتَتْ مَعَهُ ذُنُوبُهُ، وَالْوَيْلُ الطَّوِيلُ لِمَنْ يَمُوتُ، وَتَبْقَى ذُنُوبُهُ. “Ne mutlu o kimseye ki kendisi öldüğünde günahları da onunla birlikte ölür. Vay hâline o kimsenin ki ölür, fakat günahları (ardında) kalır.” İmam Şatıbi el-Muvafakat 1/229

قالَ يَحْيَى بْنُ مُعَاذٍ رَحِمَهُ اللهُ: لَا تَسْتَبْطِئِ الْإِجَابَةَ، وَقَدْ سَدَدْتَ طَرِيقَهَا بِالذُّنُوبِ. Yahyâ b. Muâz (rahimehullah) şöyle dedi: “Günahlarla onun (duanın kabulünün) yolunu kapatmışken, (duanın) kabul edilmesinin gecikmesine şaşırma.” Siyeru A'lamin Nubela 13/15

عَجِبْتُ لِلنَّاسِ يَحْتَمُونَ مِنَ الطَّعَامِ مَخَافَةَ الدَّاءِ، وَلَا يَحْتَمُونَ مِنَ الذُّنُوبِ مَخَافَةَ النَّارِ. İbn Şübrüme (rahimehullah) şöyle dedi: “İnsanlara hayret ediyorum; hastalıktan korktukları için yiyeceklerden sakınıyorlar da, ateşten (cehennemden) korktukları hâlde günahlardan sakınmıyorlar.” Tehzibu'l Kemal 10/80

Repost from Hakk'a Yöneliş
+2

https://youtube.com/shorts/aRswjW0ZRWE?si=HjS6R5FYnjRsKIWW Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe iyiliğe erişemezsiniz.

أَنْتَ فِي طَلَبِ الدُّنْيَا صَحِيحُ الْجِسْمِ، وَفِي طَلَبِ الْآخِرَةِ بِكَ أَوْجَاعٌ. "Sen dünyayı talep ederken sağlıklı sıhhatlisin ama ne hikmetse ahireti talep etmeye gelince ağrın sızın başlıyor." İbnu'l Cevzi Rahimehullah Bahru'd Dumu' 53

photo content

https://youtube.com/shorts/Ot3dLVfuRRo?si=3jO26OrJVuEpOIvg İslam beş şey üzerine bina edilmiştir.

" *Münafıklara gelince, onlar:* Ya küfürlerini gizleyip imanlarını ortaya koyan kâfirlerdir; Allah’a, kitabına ve Resûlü’ne iman ettiğini gösterdiği hâlde, iç dünyasında bunları yalanlayan kimse gibi. Bu, büyük nifaktır ( *nifâk-ı ekber* ). Ya da günahı gizleyip itaati gösteren Müslümanlardır; Ahde vefa göstereceğini ortaya koyup içinden ihanet etmeyi planlayan, konuşmasında doğru söyler gibi görünmeye çalışıp gerçekte bunun aksini gizleyen kimse gibi. Bu da küçük nifaktır ( *nifâk-ı asğar* ). Şeyh Abdulaziz et-Tarifi Fusulun Fi'l Akide. Şeyhin bu ayırımı aslında itikadi ve ameli nifak olarak daha ayırt edici olarak ifade edilebilir. Cehennemin en alt tabakasında yanacak olanlar; kafir olmasına rağmen Müslümanmış gibi görünmeye çalışan münafıklardır. Hadiste geçtiği üzere konuştuğu zaman yalan söyleyen, emanete ihanet eden, söz verdiğinde sözünde durmayan ve husumet anında haddini aşan kimsede bulunan nifak kendisini kafir yapmayan nifaktır. Yanlız bu sayılanlar münafıkların alameti olduğu için nifaktan bir şube sayılmıştır. Her biri Allah Azze ve Celle affetmezse, kıyamet gününde sahibine azap olarak dönebilir. الله أعلي و أعلم

مَا أُعْطِيَ أَحَدٌ شَيْئًا أَفْضَلَ مِنْ عِلْمٍ، يَسْتَزِيدُ بِهِ افْتِقَارًا إِلَى اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ. “Hiç kimseye, kendisiyle Allah’a (azze ve celle) olan fakirliğini ve muhtaçlığını daha da artırdığı bir ilimden daha üstün bir şey verilmemiştir.” Sehl bin Abdullah et-Tüsteri Şuabu'l İman 1287