en
Feedback
Berceste

Berceste

Open in Telegram

@HerGunKelime Kanal içeriğiyle ilgili istek ve şikayetleriniz için @Dromomani ve @morveotesi'nden ulaşabilirsiniz. Paylaşmak istediğiniz yazı, şiir, alıntı, deneme vb. önerilerinize de açığız. ☺️

Show more
Turkey16 251The category is not specified
1 360
Subscribers
No data24 hours
No data7 days
No data30 days
Posts Archive
“İnsanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi, kronik şüpheci olmayı öğrenir. Bu gerçekleştiğinde, artık ne yazık
“İnsanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi, kronik şüpheci olmayı öğrenir. Bu gerçekleştiğinde, artık ne yazık ki çok geçtir. İnsanların tecrübe dediği şey budur. Kalbiyle bağlantısını kaybetmiş bir insana tecrübeli denir. ” Sigmund Freud

Dostoyevski, hapishanedeki bir köpekle, insan ilişkileri üzerine gözleme dayalı bir deney yapar. “Köpeği takibe alır ve yanın
Dostoyevski, hapishanedeki bir köpekle, insan ilişkileri üzerine gözleme dayalı bir deney yapar. “Köpeği takibe alır ve yanından geçen her mahkumun onu tekmelediğini gözlemler. İlginç olan şey, köpeğin mahkumlardan kaçmaması ve yanına bir mahkum yaklaştığında eğilerek tekme pozisyonu almasıdır. Köpeğin her yanından geçen her mahkum köpeği tekmelemekte ve köpek buna bir tepki vermemektedir. Dostoyevski de, bir gün köpeğe yaklaşır ve onun başını okşamaya başlar. Köpek bir süre şaşkın şaşkın ona baktıktan sonra, hızla yanından uzaklaşır ve acı acı havlar.Önüne gelen mahkumun tekmelediği köpek, o günden sonra nerede Dostoyevski'yi görse ondan kaçar ve ona bir daha asla yaklaşmaz. “Bu durum bize her zaman kötülük görenin sevgiyi gördüğünde ona uyum sağlamakta zorlanacağını hatta oradan kaçacağını gösterir.Herkesin huzursuz ve şikayetçi olduğu günümüzün belki de en büyük sorunu budur. Sevgisizlik ve kötülüğü hak görme. 📚Ölüler Evinden Anılar Fyodor Dostoyevski

"Sana şiirler okuyacağım, gitme Güneşler doğacak yalnızlığımdan sana bir ışık getireceğim Büyük aydınlığımdan. Sana bir dolu
"Sana şiirler okuyacağım, gitme Güneşler doğacak yalnızlığımdan sana bir ışık getireceğim Büyük aydınlığımdan. Sana bir dolu umut getireceğim Küçük ellerine sığmayacak Sana Afrika gecelerini getireceğim Sımsıcak... Sana çiçekler getireceğim Bozulmuş güz bahçelerinden Sana bir serinlik getireceğim Yağmur tanelerinden Sana avuç avuç yıldız getireceğim Güneşimden başka... Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim Köpük köpük dalga dalga. Sana bir rüzgar getireceğim Dağlardan, tepelerden Gitme, sana zamanı getireceğim Zamanın bittiği yerden..." 🪶Ümit Yaşar Oğuzcan

«Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatte yalnız pek başıboşlar mı oturur? Kimseler aşık değil mi bu şehirde? Kim
«Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatte yalnız pek başıboşlar mı oturur? Kimseler aşık değil mi bu şehirde? Kimseler, bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi, yüzünü bir dakika görmek için kimsenin?» Sait Faik Abasıyanık, Havuz Başı Thomas Edwin Mostyn, An Enchanted Evening in Venice (1864-1930)

Kötü, iyiyi tanır ama iyi kötüyü tanımaz… Franz Kafka
Kötü, iyiyi tanır ama iyi kötüyü tanımaz… Franz Kafka

«Ah! Yaralarıma neden olan benim kendi oklarım.» Ovidius, Heroides Caravaggio, Amor Vincit Omnia, 1601-02
«Ah! Yaralarıma neden olan benim kendi oklarım.» Ovidius, Heroides Caravaggio, Amor Vincit Omnia, 1601-02

"Dün sabaha karşı kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı. Onu vurmaya gittim
"Dün sabaha karşı kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı. Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum." Özdemir Asaf

Dün sabaha karşı kendimle konuştum Ben hep kendime çıkan bir yokuştum Yokuşun başında bir düşman vardı Onu vurmaya gittim ken
Dün sabaha karşı kendimle konuştum Ben hep kendime çıkan bir yokuştum Yokuşun başında bir düşman vardı Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum. Özdemir Asaf

Kalbim çok şey öğrendi ve yaşadı. Ve bu sayede bilgeliği,deliliği, akıllılığı öğrendim. Ama anladım ki, bu da zor bir iş. Çün
Kalbim çok şey öğrendi ve yaşadı. Ve bu sayede bilgeliği,deliliği, akıllılığı öğrendim. Ama anladım ki, bu da zor bir iş. Çünkü bilgeliğin olduğu yerde fazla üzüntü var. Çok öğrenmek isteyen kişinin çok acı çekmesi gerek. İtiraflarım, Lev Tolstoy

"Her şey ilgimi çeker, ama hiçbir şey beni avucunda tutamaz..." Huzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa
"Her şey ilgimi çeker, ama hiçbir şey beni avucunda tutamaz..." Huzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa

“Elbette seni inciteceğim. Elbette beni inciteceksin. Elbette birbirimizi inciteceğiz. Ama bu varoluşun mutlak koşuludur. Bah
“Elbette seni inciteceğim. Elbette beni inciteceksin. Elbette birbirimizi inciteceğiz. Ama bu varoluşun mutlak koşuludur. Bahar olmak, kışın riskini kabul etmek demektir. Var olmak, var olmama riskini kabul etmektir.” Diyor Exupéry. Her şey zıddı ile kaim. Aşk, hüzne en yakın. Küçük Prens, Antoine de Saint Exupery

Only channel creators can join a fed; please ask the creator to press this.

/joinfed ada4ae2c-dfab-497e-8931-a329efd0be0b

/subfed ada4ae2c-dfab-497e-8931-a329efd0be0b

/subfed ada4ae2c-dfab-497e-8931-a329efd0be0b

Bilmediğim bir şarkının delice dilime takılması gibiydi ona olan hislerim... Bilmiyorum. Sorsalar, söyleyemem ne olduğunu. Am
Bilmediğim bir şarkının delice dilime takılması gibiydi ona olan hislerim... Bilmiyorum. Sorsalar, söyleyemem ne olduğunu. Ama sürekli zihnimde… Büşra Yılmaz / Ölüme Fısıldayan Adam

“Birlikte gülüyorsanız mutluluktur, birlikte ağlıyorsanız dostluktur; ama birlikte susuyorsanız bu aşktır” Marquez
“Birlikte gülüyorsanız mutluluktur, birlikte ağlıyorsanız dostluktur; ama birlikte susuyorsanız bu aşktır” Marquez

Elden düşme sevdalar değil benim istediğim…Ya yüreğinin sahibi olmalıyım, ya da hiçbir şeyin. Cemal Süreya
Elden düşme sevdalar değil benim istediğim…Ya yüreğinin sahibi olmalıyım, ya da hiçbir şeyin. Cemal Süreya

Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun İ
Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman Sis ve intihar çöküyor bütün birahanelere Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun İsyan olur milyon kere, hiç bilmez miyim Sokul yanıma sen, ellerin sımsıcak kalsın Devriyeler basıyor karartılmış evleri yine Gidersen yıkılır bu kent kuşlar da ölür Bir tufan olurum sustuğun her yerde Gidersen Yıkılır Bu Kent, Ahmet Telli