GÜLNÂRE...♡
Open in Telegram
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ 🌸 Cahit Zarifoğlu'nun da dediği gibi; "Bize sözlerimizden çok, yüreğimizden anlayan gerek."🌾 Reklam ve iş birliği iletişimi için 📞 @Merdmgiriz Şahsımıza ait gönderilerin alınmasına rızamız yoktur
Show more4 383
Subscribers
-324 hours
-127 days
-5830 days
Posts Archive
4 382
İletişim kurmaya çalışan elemanların selamına dahi cevap vermeyip beklediğim çaba hdhfhfhf
Not : Mecnun bir hayal ürünüdür, gerçekte böyle adamlar yok nfhdhf
4 382
1980 li yıllarda Gülنâreniz kocaman ceketli ince krem çorapli ve babaanne babetleriyle karmaşık bir tipe dönüyor hfhfhf Ama yine de ben çok sevdim bu akımı 1980'li yıllarda çok tatlı bı tipimiz olurmuş şıkır şıkır renkli renkli acaba siz nasıl olurdunuz sizlerde yorumlarda buluşalım mı göreyim nasıl olmuşsunuz yapay zekaya 1980 yıllarında beni görsel hâle getir demeniz gerekiyor 🤩
4 382
04.10 ❝Çünkü tanıdığım insanlar arasında en hayran olunmaya hakkı olan sensin.❞ 🖊️| Nazım Hikmet Ran Günaydın 🍒
4 382
Bu müzik eşliğinde size bir anımı anlatacağım. Çok eski değil gerçi daha dün yaşadığım bir anı 🫠 Anneciğim ile ilgili... Annemin hiç çocukluk gençlik fotoğrafı yok. Annem annesini çok küçükken kanserden kaybedince evin annesi olmuş. Ve çoğunluğunu neredeyse hiç yaşayamamış.. insanın annesi ölünce büyürmüş ya hani insan. Açık yeşil ve ela tonlarında capcanlı gözlü kıvırcık bir kızmış küçükken öyle tatlıymış ki hep eskileri anlatırken çevresindekilerin onu nasıl sevdiğini anlatırdı. Dün konuşurken hangi çocuğum benim çocukluğumdaki halimle bana daha çok benziyor diye düşünüyorum diye düşündü. Bende durur muyum hemen yapay zeka ile annemin fotoğrafını çekip çocukluğunu sordum. Öyle şirin bir çocuk çıktı ki çok duygulandık. Sonra düşündüm annelerimiz de bizim o genç kızlık duygularımızı hissetti. Hayatı bir kez tecrübe ediyorlar bizim gibi... O capcanlı çocukluk hâlleri geldi aklıma. Acaba nasıldı? Yaramaz bı kız mıydı? En çok neleri merak etti ? Oğlakları hep çok sever onlarla çocukken nasıl oynadı? Nasıl sevdi onları? Ahh annem... Annelerimiz.. küçücük iken annesini kaybedince kendi kardeşlerine hem abla hem anne gibi olmuş dedem de evlenmemiş bir daha.. Bazen annelerimize çok haksızlık ediyoruz. Onlara bu hayatta yaşabilecekleri en güzel hayatı sunmalıyız. Hiç Anneannemden bahsetmedi bize bir fotoğrafı dahi yok Kiraz oyalı bir yazma yapmış anneannem anneme. Onu küçükken anneme sana kim yaptı diye sorunca gözleri dolmuştu. Kardeşlerim ve ben Anneannemden hiç bahsetmedik o günden sonra soramadık hiç. Çünkü annemin hemen gözleri dolar, canım annem, kalbi çiçek annem..
Eğer elimizde imkan varsa bence bu hayatta en çok onları mutlu etmemiz gerekiyor. Hem maddi hem manevi yönden çünkü gerçekten onların hakları ödenmez. Hem cennet de annelerin ayakları altındadır. Unutmayalım. Ay duygulandım biraz ağlayıp gelicem yine 🥺
4 382
05.11
Günaydın güneşten önce uyanıp yine güneşi selamlıyoruzz
Uyandınız pisttt haydi tembellik yok namaza iyice tembel oldun bu aralar bak gözümden kaçmıyor 🫣4 382
Selam dostlarım bir arkadaşınız ile görüşme sağladık az evvel kendisi son derece güzel bir projeye dahil. "Tutun Hattı" hayat üzerimize geldiğinde, yaşamaktan vazgeçmenin sınırına ulaştığımızda bir telefon kadar yakınımızda olacak destekçilerimiz bulunuyor artık "Tutun Hattı" bu yüzden kurulmuş dilerseniz Instagram hesabından inceleyebilirsiniz. Ve tüm sorularınız için de kendileri ile görüşme sağlayabilirsiniz. Bir nevi psikolojik danışmanlık sağlanıyor bu hat üzerinden Instagram adresi olarak ulaşabilirsiniz https://www.instagram.com/tutunhatti?igsi=MWZoYXgzZDdpNW1kdQ==
4 382
En sevdiğim aktivitelerimden birini yapıcaz şimdi evime davetlisiniz dostlar lahana sarması sarıp Farsça film izlicez 🤩🌹
Not : İran filmi arıyorum (çoğunu izledim) var mı güssselll bir tavsiyeniz köşede kıyıda kalmış bir film? 🤩
4 382
Akşam güneşi tadında bir şiir bırakıyorum yüreğinize keyifli dinlemeler. Ruhunuza şifa olsun keyifli dinlemelerrrr 🌷
4 382
"Unut ile umut arasında kaldı gönlüm, bir harf bin parçaya böler mi hiç insanı.."
Dört yaşındaki Ponette, annesinin bir trafik kazasında ölümünün ardından derin bir keder ve yalnızlıkla baş başa kalan küçük bir kız çocuğunun hikayesini anlatır. Annesinin yokluğunu ve "ölüm" kavramını yetişkinlerin dünyasından farklı algılayan Ponette, onun tamamen yok olduğuna inanmayı reddeder. Babasının işi nedeniyle kuzenlerinin yanına, yatılı bir okula ve taşraya gönderilen küçük kız, çevresindeki çocukların ve yetişkinlerin tüm açıklamalarına rağmen annesinin bir gün geri döneceğine dair sarsılmaz bir umut besler. Film, Ponette'in saf bir inançla annesini geri getirebilmek için Tanrı'yla pazarlık yapmasını, büyülü ritüeller denemesini ve çocuk dünyasındaki yas sürecini olağanüstü bir doğallık ve duygusal derinlikle beyaz perdeye taşır.
