en
Feedback
Aile ve Çocuk Eğitimi

Aile ve Çocuk Eğitimi

Open in Telegram

Müslüman aile Müslüman çocuğunu nasıl eğitmeli? Bu soruya çözümler arayan bir kanal

Show more
7 939
Subscribers
No data24 hours
No data7 days
No data30 days
Posts Archive
ÇOCUĞUN OYUN OYNAMA HAKKI Peygamber Efendimiz çocukların oyun oynamalarını da tabiî bir ihtiyaç olarak görmüştür. Meselâ kendisine hizmet eden küçük yaştaki Enes’in, gönderdiği yere gitmeyip çocuklarla birlikte oyuna dalmasını müsamaha ile karşılamıştır. Söz konusu olayı Hz. Enes şöyle hikâye eder: ...Resûlullah bir gün beni bir yere göndermek istedi. Ben: – Vallahi gitmem, dedim. Hâlbuki içimden gitmeye karar vermiştim. Çünkü emri veren Allah’ın Nebîsi idi. Yola çıktım, sokakta oynayan çocukların yanlarına vardım (ve orada oyalandım). Derken Allah Resûlü arkamdan gelerek ensemden tuttu. Dönüp baktığımda gülümsüyordu. “– Enescik! Söylediğim yere gittin mi?” diye sordu. – Hemen gidiyorum Yâ Resûlallah, dedim. (Müslim, Fedâil, 54) Bir keresinde de Efendimiz toprakla oynayan çocuklara rastlamış, sahâbeden biri onlara bunu yasaklamak isteyince Hz. Peygamber: “– Bırak onları! Toprak çocukların ilkbaharıdır.” buyurmuştur. (Heysemî, VIII, 159) Bunun yanında Resûlullah’ın torunları Hasan ve Hüseyin ile oynadığı, onları sırtına alarak gezdirdiği, ayrıca amcası Abbâs’ın çocukları arasında koşu yarışı düzenlediği olmuştur. Abdullah bin Hâris diyor ki: Resûlullah Abbas’ın çocukları Abdullah, Ubeydullah ve Kesîr’i yanyana getirir ve şöyle derdi: “– Kim önce koşup bana gelirse ona şu kadar ödül var!” Çocuklar da koşarak gelirler, kimi Resûlullah’ın sırtına, kimi göğsüne çıkmaya çalışırdı. O da onları öper ve kucaklardı. (İbn-i Hanbel, I, 214)

ÇOCUĞA SIR TUTMAYI ÖĞRETMELİ Yüce Peygamberimiz’in bazı çocukları kendi akranıymış gibi muhatab kabul ederek onlara bir kısım sırlarını söylediği de olmuştur. Hz. Enes diyor ki: Bir gün, Efendimiz’in hizmetini gördükten sonra, Peygamberimiz kaylule uykusundadır, diyerek çocukların yanına gittim. Ben onların oyununa bakarken Resûlullah geldi. Oyun oynayan çocuklara selâm verdi. Ardından beni çağırdı ve bir yere gönderdi. Ben de gittim. Hz. Peygamber ben dönünceye kadar bir gölgede oturdu. Annemin yanına dönmekte gecikmiştim. Yanına vardığımda annem: – Niye geciktin diye sordu. Ben: – Hz. Peygamber beni bir iş için göndermişti, dedim. Annem: – O iş neydi, diye sordu. Bunun üzerine ben: – Resûlullah’ın sırrıdır, dedim. Annem: – Öyleyse Resûlullah’ın sırrını muhafaza et, dedi. Bu hadisi rivayet eden Sabit der ki: – Enes bana “Eğer onu birisine söyleyecek olsaydım sana söylerdim ey Sabit!” dedi. (İbn Hanbel, III, 195) Abdullah bin Ca’fer anlatıyor: “Bir gün Fahr-i Kâinât beni terkisine aldı. Bana sır olarak bir söz söyledi. Ben onu hiçbir kimseye söylemem.” (Müslim, Hayız, 79)

ÇOCUK EĞİTİMİNDE İKRAM Fahr-i Kâinât çocuklara ikramda bulunmaya teşvik eder, kendisi de uygun bulduğu zamanlarda bu hususta onlara gereken ilgiyi gösterirdi. Hz. Enes naklettiği bir hadiste Resûlullah şöyle buyurmuştur: “Çocuklarınıza ikramda bulunun ve terbiyelerini güzel yapın.” (İbn-i Mâce, Edeb, 3) Ebû Hüreyre’nin rivayetine göre Hz. Peygamber’e mevsimin ilk meyvesi getirilir ve: “Allah’ım! Bize memleketimizde, meyvelerimizde ve ölçeğimizde, bereket üstüne bereket ver.” diye dua eder, sonra o meyveyi orada bulunan en küçük çocuğa ikram ederdi. (Müslim, Hacc, 474) Hz. Âişe der ki: Necâşî’den Resûlullah’a hediye olarak bir zinet eşyası gelmişti Bunların içinde kaşı Habeş mamulü olan altın bir yüzük de bulunuyordu. Hz. Peygamber altın yüzükten kaçınarak onu bir çöple veya parmaklarının ucuyla aldı. Sonra Ebü’l-Âs ile kerîmesi Zeyneb’ten dünyaya gelen torunu Ümâme’yi çağırdı ve: “– Ey kızcağızım! Bunu zinet olarak takın!” buyurdu. (Ebû Dâvûd, Hâtem, 8)

PEYGAMBERİMİZİN HİDAYETİNE VESİLE OLDUĞU ÇOCUK Hz. Enes diyor ki: Nebî’nin hizmetinde bulunan Yahudi bir çocuk vardı. Bir gün hastalandı. Peygamberimiz onu ziyarete gitti, başucuna oturdu ve ona: “– Müslüman ol!” buyurdu. Çocuk, düşüncesini öğrenmek için, yanında bulunan babasının yüzüne baktı. Babası: – Ebü’l-Kâsım’ın çağrısına uy, dedi. Çocuk da Müslüman oldu. Bunun üzerine Hz. Peygamber: “– Şu yavrucağı cehennemden kurtaran Allah’a hamdolsun.” diyerek dışarı çıktı. (Buhârî, Cenâiz 80) Peygamber Efendimiz Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin evine ineceği sırada Neccar oğullarının küçük kızları deflerle çıkıp: “Neccar oğullarının kızlarıyız biz! Ne hoştur komşuluğu Muhammed’in.” diyerek neşideler okuyorlardı. Allah Resûlü onlara: “– Beni seviyor musunuz?” diye soruyor, onlar da: – Evet yâ Resûlallah, diyorlar, Peygamber Efendimiz: “– Allah biliyor ya vallahi ben de sizleri seviyorum! Vallahi ben de sizleri seviyorum! Vallahi ben de sizleri seviyorum!” diyordu. (İbn-i Mâce, Nikâh, 21; Diyarbekrî, I, 341) İbn-i Abbas der ki: “Hz. Peygamber Mekke’ye geldiğinde kendisini Muttalib oğullarından küçük çocuklar karşıladı. Resûlullah onlardan birini (bineğinin) önüne bir diğerini de arkasına aldı.” (Bûhârî, Umre, 13, Libâs, 99)

YENİ DOĞAN ÇOCUĞUN İLK YEDİ GÜNÜ Dünyaya gelişinin ardından çocuğun kulağına ezan okumak, onun için akika kurbanı kesmek ve doğumunun yedinci günü saçını tıraş ederek ağırlığınca gümüş ya da altın değerinde bir şeyi sadaka olarak vermek de sünnettendir. (Ebû Dâvûd, Edeb, 106, 107; Tirmizî, Edâhî, 19) Bütün bunlarla birlikte çocuğa güzel bir isim koymak Efendimiz’in bilhassa üzerinde durduğu bir husustur. Nitekim bir hadîs-i şeriflerinde: “Siz kıyâmet gününde kendi isimleriniz ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız, çocuklarınıza güzel isimler koyunuz” buyurmuş (Ebû Dâvûd, Edeb, 61), hatta hoş olmayan bazı isimleri de değiştirmiştir. (Müslim, Âdâb, 14; İbn-i Abdilberr, el-İstiâb, II, 837; III, 871, 1006) Erkek çocukların büluğ çağına basmadan önce sünnet ettirilmesi de Peygamberî uygulamalardandır. (Buhârî, Libâs, 63, 64) @ailecocuk

YENİ DOĞAN ÇOCUK İÇİN MERASİM YAPMAK CAİZ Mİ? Başka din ve kültürlerde olduğu gibi dinimizde de yeni doğan bir çocuk için muhtelif merasimler yapılması tavsiye edilmiştir. YENİ DOĞAN ÇOCUĞUN İLK GIDASI Yeni doğan bir çocuk Efendimiz’e getirildiğinde, bir hurmayı çiğneyerek çocuğun ağzına koyardı. (Ebû Dâvûd, Edeb, 106,107) Zira çocuğun öncelikle Peygamber ağzından bir şey yemesi onun için bir bereket ve rûhâniyet vesilesidir. Mekke’den Medine’ye hicret ettiğinde Kuba’da oğlu Abdullah’ı dünyaya getiren Hz. Ebûbekir’in kızı Esma diyor ki: “Çocuk doğunca, onu alıp Efendimiz’e götürdüm, kucağına bıraktım. Resûlullah bir hurma istedi, çiğneyerek ezdikten sonra onu çocuğun ağzına sürdü. Abdullah’ın midesine ilk inen şey Peygamberimiz’in ağzından çıkan hurmaydı. Daha sonra hayır ve bereketli bir hayat sürmesi için dua etti ve çocuğa Abdullah ismini verdi.” (Buhârî, Menâkıbu’l-Ensâr, 45; Müslim, Âdâb, 26) @ailecocuk

GÜNAHLAR NE ZAMAN YAZILMAYA BAŞLAR? İslâm’ın çocuğa yaklaşımı, sevgi, şefkat ve hoşgörü anlayışına dayanır. Çünkü çocuk dünyaya tertemiz bir yaratılışla ve günahsız olarak gelir. Büluğ çağına kadar da yaptığı davranışlardan dinî bakımdan sorumlu sayılmaz. Dünyaya yeni gelen bebek, her yönüyle büyüklerin yardımına muhtaç olup belli bir yaşa kadar ana babaya bağımlıdır. Dolayısıyla çocuk, kendisine gerekli olan ilginin gösterildiği ölçüde sağlam bir kişilik geliştirebilir. Bu açıdan bakıldığında Hz. Peygamber’in çocuklara yaklaşımı ve onların yetiştirilmesine yönelik tavsiyeleri son derece dikkat çekicidir. @ailecocuk

HER MÜSLÜMANIN ETMESİ GEREKEN DUA Bütün Müslümanların, Hak Teâlâ’dan kendilerine göz nuru eşler ve çocuklar vermesi için dua ve niyazda bulunmalarını tavsiye eden Kur’ân-ı Kerîm (el-Furkân 25/74), bazı peygamberlerle salih kulların da Allah Teâlâ’dan bilhassa hayırlı çocuklar ve temiz nesiller istediğini bildirmektedir. (el-Bakara 2/128; Âl-i İmrân 3/35, 38; İbrâhîm 14/35, 40) @ailecocuk

ÖLDÜKTEN SONRA SEVABI KESİLMEYEN AMEL Dinimize göre hayırlı ve iyi çocuklara sahip olmak, dünya hayatı için bir mutluluk kaynağı olduğu gibi âhiret hayatı için de kesintisiz sevap vesilesidir. Peygamberimiz kişinin ölümünden sonra bile amel defterinin kapanmamasını sağlayan üç şeyden birinin “kendisine dua eden hayırlı bir evlât” olduğunu bildirmiştir. (Müslim, Vasiyyet, 14; Tirmizî, Ahkâm, 36) @ailecocuk

İslâm fıtratı üzere doğan çocukların bu safiyetini koruma vazifesi anne ve babaya tevdi edilmiştir. Ailenin neşesi, toplumun bekâsı, yarınların ümidi olan çocukların terbiyesi, hususî bir ihtimamı gerektirmektedir. “Hepiniz çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden mesulsünüz.” (Buhârî, Vesâyâ, 9) hadis-i şerifiyle bu gerçeği ifade eden Efendimiz, çocuklarına karşı sevgi ve şefkatle davranmak sûretiyle onlara düşkün olan hanımları methetmiştir. (Buhârî, Nikâh, 12) @ailecocuk

İslam’a uygun çocuk yetiştirmek için nasıl bir yol izlenmeli? Çocuğa dini eğitim nasıl verilir? Peygamber (s.a.s.) Efendimiz çocuklara nasıl davranırdı? Dinimize göre çocuk yetiştirme nasıl olmalı? Genel hatlarıyla İslam’da çocuk eğitimi yazı serisi yayınlanacaktır...

Hemen iletişime geç! Kanalımızı sevdiklerinizle paylaşmayı unutmayın!

@ailecocuk_bot aktiftir. Bu form ile ilgili sorularınızı iletebilirsiniz. Ayrıca kanalın gidişatı, görmek istediğiniz içerikleri ve eleştirilerinizi aktarabilirsiniz.

Selamün aleyküm. Son iki gün. Form 5 Eylül'e kadar açıktır. İlginize teşekkürler.

LGS dönemindeki öğrenciler için zorlu bir maraton başlıyor. Öğrencilerin bu maraton yarışında onlara destek verebilmek adına fennibilim bünyesinde kamp dersleri açtık. Dershane fiyatlarının 25.000₺ ile 50.000₺ olduğu bu dönemde böyle kamplar ile hem öğrencilere destek olmuş olacağız. Hem de velilere ekonomik anlamda destek vermiş olacağız. LGS 1. KAMP DÖNEMİ BAŞLIYOR... Eylül ayı içerisinde Canlı Zoom Dersleri ile öğrencilerin Fen Bilimleri derslerine ait ilk 3 ünite konu anlatımları ve soru çözümleri ile bitecektir. Konu sonrası denemelerde yapılacaktır. Kardeşiniz, yeğeniniz veya öğrencilerinizi bu kamp dersine yönlendirebilirsiniz. 🤲 Başvuru formunu doldurmayı unutmayın!