1 490
Subscribers
-424 hours
-87 days
-2030 days
Posts Archive
1 489
İbadetler ve dualar, sadece manevi bir huzur vesilesi değil; insanı şerden, kötülükten ve vesveseden koruyan en güçlü kalelerdir.
Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) müjdesiyle; aldığımız her Basmele, eve girerken ve çıkarken okuduğumuz her dua, evimizde yankılanan Kur’an sesleri ve yatarken sığındığımız Allah’ın adı, etrafımızdaki manevi zırhı güçlendirir.
Unutmayalım; zikir ve dua ile donatılmış bir kalp ve yuvaya hiçbir kötülük yaklaşamaz. RABBİM bizleri ve yuvalarımızı her türlü şerden korusun. 🤲
.
.
#Bismillah #Sünnet #Dua #Maneviyat #KuranıKerim İslam Zikir Huzur ManeviKalkan Ayet HadisiŞerif İslamGüzelliktir Huzurİslamda Dualar İslamiPaylaşımlar
https://www.instagram.com/reel/Dc3eh7uKZT5/?igsi=MWMyamJqeGhueGFoMw==
1 489
Repost from NABAWİ
Hasan-ı Basrî'ye, "Teheccüde kalkan kimselerin yüzleri, niçin insanların yüzü en güzel olanlarıdır?" diye sorulduğunda
şu hikmetli cevabı vermiştir: "Çünkü onlar (herkes uykudayken O'na ibâdet ederek) Rahmân ile yalnız kaldılar. O da onlara, kendi nûrundan bir nûr giydirdi."
1 489
HİKMETİ HÜDAYA BAKARMISINIZ !
1940’ların sonuna doğru Amerika’da bir olay cereyan ediyor.
Zengin bir adamın ölümünden birkaç yıl sonra bir kadın yanında bir çocukla mahkemeye başvuruyor.
Çocuğun ölen adamdan olduğunu iddia ediyor.
Ölüden DNA testi yapılamayan bir dönem dünya için.
Amerika hukuk sistemlerinde bu olayın bir karşılığını bulamayınca başka sistemlere müracaat ediyorlar.
Roma hukukuna bakıyorlar yok. Yunan, Hint, Uzakdoğu’da yok.
Bir heyet Türkiye’ye geliyor.
Dönemin İstanbul Müftüsü Ömer Nasuhi Bilmen’e yönlendiriliyorlar.
İlk başta anlam veremiyor gelen ekip. Gönülsüz de olsa görüşüyorlar.
Bilmen onlara ölen adamın kemiklerinin durup durmadığını sorduğunda şaşkınlıkları iyice büyüyor.
Durduğunu söylüyorlar.
Ömer Nasuhi hoca efendi onlara kuyruk sokumu kemiğinden bir yer tarif ediyor.
Tarif ettiği yere çocuğun bir damla kanını damlatmalarını, eğer o kemik kanı emerse çocuğun o adamdan olduğunu aksi olursa kadının yalancı olduğunu ve buna göre hüküm verebileceklerini anlatıyor.
Gelen ekip görüşmeden memnun olmaksızın şaşkınlıklarını da yanlarına alıp ülkelerine dönüyorlar.
Bir müftünün böyle bir tıp bilgisine nasıl hâkim olabileceğine ihtimal veremiyorlar.
Ekipteki bir doktorun ise kafasını kurcalıyor bu mesele.
Müftünün yanlışlığını ispat etmek için mezar açtırılıp adamın bedeni çıkarılıyor.
Tarif edilen kemiğin üzerine önce kendi kanını damlatıyor. Kan akıp gidiyor kemiğin üzerinden.
Sonra çocuğun kanını döktüğünde gözleri fal taşı gibi açılıyor.
Kemiğin kanı emdiğini gördüğünde hayretini gizlemiyor.
Görüşmede Ömer Nasuhi’nin yanında olanlar da ilk duymuş olacaklar ki heyet gittikten sonra bu meseleyi nereden bildiğini soruyorlar.
Adı geçen kemiğin sadece kendi neslini kabul ettiğini uzun uzun anlatıyor.
Oradaki küçük bir parçanın önemine değiniyor.
Vücuda ne yaparsanız yapın o kemiği yok edemediğinizi, kıyamete kadar hiçbir gücün de buna muktedir olamayacağını, zira mahşerde insanlar o kemik parçasından yeniden diriltileceğini anlatıyor.
Bu dünya insanlığını ŞÖKE eden hadiseye Kainatın efendisi Hz. Peygamberimiz’in (sav) Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre şöyle bildirmektedir.
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ﷺ قَالَ:
«كُلُّ ابْنِ آدَمَ يَأْكُلُهُ التُّرَابُ إِلَّا عَجْبَ الذَّنَبِ، مِنْهُ خُلِقَ، وَفِيهِ يُرَكَّبُ»
“Âdemoğlunun bütün bedenini toprak yer. (Çürütür.)
Ancak kuyruk sokumundaki ‘acbü’z-zeneb’ denilen kemik bundan müstesnadır.
İnsan ondan yaratılmıştır ve yeniden yaratılışı da onun üzerinden olacaktır.” (Kaynak: Sahih al-Buhari, Tefsîr, 78/1; Sahih Muslim, Fiten 141-143.)
Buhârî Rivayetinde de;
لَيْسَ شَيْءٌ مِنَ الإنْسَانِ إِلَّا يَبْلَى إِلَّا عَظْمًا وَاحِدًا، وَهُوَ عَجْبُ الذَّنَبِ، وَمِنْهُ يُرَكَّبُ الخَلْقُ يَوْمَ القِيَامَةِ
“İnsanda bir kemik hariç her şey çürür. O da kuyruk sokumu kemiğidir. Kıyamet günü yaratılış bundan terkib edilecektir.” (Buhârî)
عَجْبُ الذَّنَب acbü’z-zeneb İnsanın kuyruk sokumunun en alt
kısmındaki küçük kemik olarak açıklanmıştır.
Hadis,özellikle ölümden sonra diriliş (ba‘s)konusuna dikkat çekmektedir.
Rabbım yaşamımızı Rizasına uygun olan kullarından olmayı,
Emri hakkın vukuunda ruhümüzü razı olacağı İman ve Salih amel ile teslim almayı,
Mahşerde LİVAÜL HAMD SANCAĞI altında toplananlardan olmayı,
Cennette Hz. Peygamberimiz’e ve Sahabe-i Güzin’e komşu olmayı nasib etmesi dualarıyla kalalım İSLAM AHKAM VE AHLAKİ üzere…
19.08.2026
Yusuf Şahin
Emekli Müftü
Orhangazi/Bursa
1 489
10 Maddede Misvakın Önemi:
1• Efendimiz sav dişlerini sürekli misvakla beyaz tutmuştur.
2• Efendimiz sav, Kur'an, Namaz, ve abdeste başlamadan misvakı kullanırdı.
3• Efendimiz sav, Erak ağacından yapılan misvakı daha çok tercih ederdi.
4• "Cibril, bana misvakı o kadar önerdi ki Farz olacağından endişe duydum" der Efendimiz sav. [Müsned]
5• Efendimiz sav, "Misvak, ağzı temizler, rabbi razı eyler" [ibn Mace] diyerek misvakın ubudiyet yönüne de atıfta bulunmuştur.
6• "2 rekaat namazı misvakla kılmak, 70 rekaat misvaksız kılmaktan daha hayırlıdır" [müsned] diyerek sadece bir temizleme aleti olmadığına değinmek istemiştir.
7• Efendimiz sav, dişini sararmış bir sahabiyi görünce "Ne oluyor ki dişlerinizi sararmış bir biçimde görüyorum" [Müsned] diyerek toplumsal bir temizliğe verdiği önemi göstermiştir.
8• Efendimiz sav, misvakı son nefesinde sekeratta iken kullanmıştır. Misvaka müthiş bir anlam yüklemiştir. [Buhâri]
9• Dişleri sıkı kılar, ağız etini tahriş etmez, diş etini pek kuvvetli kılar ve 70 faide ihtiva eder.
10• Diş fırçası günde 4 kez kullanıldığı zaman etleri tahriş eder. Misvakı sadece temizleme aleti olarak görenler çağın salt aklın illetine maluldur!
Allah aşkına, günde 100 kez rahat misvak kullanmış bir Peygamber s.a.v sadece temizlemek için mi kullanmış? Yapmayın kardeşlerim. Şayet bu alet sadece temizleme görevi görmüş olsaydı Efendimiz sav günde 5 kez kullanır veya eve girip çıkınca kullanırdı?
Ancak o eve girince, çıkınca, her ibadet evvelinde, her ibadet ahirinde kullanmıştır. Çağın oğlu olun, çağdaş olmayın kardeşlerim.
Salat ve selam şarkın ve garbın efendisine olsun. Oku, okut, yaşa ve yay ki her yer Nebi sav koksun. İbrahim Kaya kardeşine dua etmeyi unutmayın. "Benim Hadisimi işitip aktaranın yüzünü Allah c.c ak etsin" der Hadis-i Şerif.
1 489
Cuma Gününün son saatleri dualara icabet vaktidir..
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem
Şöyle demiştir:
Cuma günü öyle bir vakit vardır'ki kul o vakit'te hayır duası ederse kabul olunur.
Sahihi müslim
Bu vaktin ne zaman olduğunda âlimler tarafından ihtilaf edilmiştir
Sanki doğruya en yakın görüş:
Güneş batma'dan önce'ki vakitlerdir
Tam hangi vakit'de olduğu bilinmeme'siyle beraber kişinin ikindi vakinden güneş batana kadar duaları çoğalması en güzelidir.
Dua'larınızda dünyanın dört bir yanından zulüm altında olan müslüman kardeşlerimizi unutmayın!!!!
الله أعلم
Rabb'im gönlümüzden geçen hayırlı dualarımızı ömrümüze hayır ve kolaylıkla nasip eylesin 🤲
Allahümme Âmin 🤲
1 489
Bir gün kendi kendime, "Allah gerçekten seni seviyor mu?" diye sordum. Sonra Allah'ın, kullarına olan sevgisinin sebeplerini Kitabında belirttiğini hatırladım. Soruma cevap bulmak için Allah'ın Kitabının sayfalarını karıştırmaya başladım. Baktığımda, "O, takvalıları sever" diyen bir ayet buldum. Kendimi takvalılardan saymaya cesaret edemedim. Sonra, "O, sabredenleri sever" diyen bir ayet buldum. Sabırsız olduğumu hatırladım. Sonra, "O, iyilik yapanları sever" diyen bir ayet buldum. Yeterince ilerlemedim ve aramayı bıraktım. Çünkü Allah'ın beni sevmesini sağlayacak bir şey bulamayacağımdan korkuyordum. Sonra amellerimi incelemeye başladım. Baktığımda, çoğunun ihmal, eksiklik ve günahlarla karışık olduğunu hissettim. Sonra, "Allah tövbe edenleri sever" sözünü hatırladım. Bu ayetin bana ve benim gibi günahkarlara da uygulanabileceğini fark ederek, Allah'ın da beni seveceğini umarak, "Estağfirullah el-Azim ve atuubu ilayh" (Yüce Allah'tan bağışlanma diliyorum ve O'na tövbe ediyorum) diye fısıldamaya başladım.
✍🏻 Şeyh Ali Tantavi, Allah ona rahmet etsin
https://t.me/sahihrukye
1 489
Bu hadis, tevekkülün, Allah'a güvenmenin ve kader inancının en güzel ifadelerinden biridir. Hadis, Tirmizi'nin kitabında yer almaktadır.:
İbn Abbas (radıyallahu anhuma) şöyle dedi:
Bir gün Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) arkasında bulunuyordum. Bana şöyle buyurdu:
> "Ey çocuk! Sana bazı sözler öğreteceğim:
Allah'ın emirlerini koru ki Allah da seni korusun.
Allah'ın haklarını gözet ki O'nu karşında bulasın.
Bir şey isteyeceğin zaman Allah'tan iste.
Yardım dileyeceğin zaman Allah'tan yardım dile.
Şunu iyi bil ki, bütün insanlar sana bir fayda vermek için toplansalar, Allah'ın senin için yazdığından başka hiçbir fayda veremezler.
Ve bütün insanlar sana bir zarar vermek için toplansalar, Allah'ın senin hakkında yazdığından başka hiçbir zarar veremezler.
Kalemler kaldırılmış, sayfalar kurumuştur (yani kader yazılmış ve hüküm kesinleşmiştir)."
1 489
" Sabretmem gerekiyor, tâ ki sabrım sabrıma tahammül edemeyene kadar . Sabretmem lazım , tâ ki Allah meselem için bir kapı açana kadar . Ve sabretmem lazım , tâ ki sabrım , sabretmem gereken bir meseleye sabrettiğimi bilene kadar ."
-İmam Şâfiî ( رحمه الله )
1 489
İbn Kayyim el-Cevziyye:
ثلاثُ كلماتٍ كان يكتب بها بعضُ السلف إلى بعض، فلو نَقَشَها العبدُ في لوح قلبه يقرؤها على عدد الأنفاس لكان ذلك بعض ما يستحقه، وهي:
مَن أصلحَ سَرِيرتَه أصلحَ أللهُ علانيتَه،
ومَن أصلح ما بينه وبين الله أصلحَ اللهُ ما بينَه وبينَ الناس،
ومَن عَمِلَ لآخرتِه كفاه الله مَؤُوْنةَ دنياه.
‘’Üç söz var ki, seleften bazıları bunları birbirlerine yazardı. Kul bunları kalbinin levhasına nakşedip her nefesinde okusaydı, bu bile hak ettiğinin bir kısmı olurdu (hakkını tam veremezdi.) O sözler şunlardır:
Kim iç halini düzeltirse, Allah da onun dış halini düzeltir.
Kim Allah ile arasını düzeltirse, Allah da onun insanlarla arasını düzeltir.
Kim ahireti için amel ederse, Allah ona dünya işlerinde yeterli olur (ihtiyaçlarını karşılar.)’’
(er-Risâletu’t-Tebûkiyye)
1 489
Arefe Günü Programı
Birçoğumuz "Arefe günü ne yapmalıyım?" diye merak eder.
Birincisi: Mümkün olduğunca gece erkenden uyu; uykundan da sevap kazanmak için niyetin Allah'a itaat yolunda güç toplamak olsun.
İkincisi: Sahur için sabah namazından (fecirden) önce kalk, çünkü Allah ve melekleri sahur yapanlara rahmet eyler.
Üçüncüsü: En az 4 rekat gece (teheccüd) namazı kıl ve secdedeyken Rabbinden dünya ve ahiret iyiliklerini iste.
Dördüncüsü: Seher vaktinde istiğfar edenlerden yazılman için imsaktan önceki vaktini bol bol istiğfar ederek (tövbe dileyerek) geçir.
Beşincisi: Ezan okunmadan 5 dakika önce sabah namazı için hazırlıklara başla ve abdest alırken her organından süzülen son damlayla birlikte günahlarının da dökülüp gittiğini hisset.
Altıncısı: Abdestten sonra şu duayı oku: "Eşhedü en lâ ilâhe illallah, ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve resûluh. Allahümmec'alnî minet-tevvâbîn, vec'alnî minel-mütetahhirîn." (Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve şahitlik ederim ki Muhammed O'nun kulu ve elçisidir. Allah'ım, beni tövbe edenlerden ve çokça temizlenenlerden eyle). Bu duayı okuyan kimseye (Cennetin sekiz kapısı açılır).
Yedincisi: Sabah namazını kıl ve güneşin doğuşundan çeyrek saat (15 dakika) sonrasına kadar namaz kıldığın yerde oturmaya devam et.
• Selam verdikten hemen sonra tekbir getirmeye başla.
• Güneş doğana kadar seccadende oturarak tesbih, tehlil ve tahmid eşliğinde Kur'an oku ve sabah zikirlerini unutma.
Sekizincisi: Güneş doğup kerahet vakti çıktıktan sonra iki rekat (İşrak) namazı kıl ki, Allah sana tam bir hac ve umre sevabı yazsın. Sakın bu fırsatı kaçırma.
Dokuzuncusu: Artık seçim sana kalmış. Eğer başarabilirsen bugün hiç uyuma; tek bir saniyeni bile zikir ve dua etmeden geçirme ve dualarının kabul olacağına kesin olarak inan.
Onuncusu: Ya da günün geri kalanında Allah'a ibadet etmek için güç toplamak niyetiyle bir veya iki saat uyu.
On Birincisi: Sonra uykudan kalk, abdest al ve en az 4 rekat kuşluk (Duha) namazı kıl. Sıkılmamak için ibadetlerini çeşitlendir: Tekbir getir, zikir çek, Kur'an oku, dua et.
On İkincisi: Öğle namazını kıl, tekbir getir, tesbih çek ve biraz Kur'an oku.
On Üçüncüsü: Bolca dua et ve şu zikri çokça tekrarla: "Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh. Lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr." (Allah'tan başka ilah yoktur, O tektir ve ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır ve O her şeye gücü yetendir). Bu, Arefe gününde yapılabilecek en faziletli duadır!
On Dördüncüsü: İkindi namazını kıl, tekbir getir ve akşam zikirlerine başla.
• Kur'an oku, ardından güneş batana kadar huşu içinde dua et. Allah'a, Arefe gününün güneşi batmadan önce seni cehennemden azat ettiği kullarından eylemesi için yalvar.
On Beşincisi: Arefe günündeki bu gayretinle başkalarından daha hayırlı (üstün) olduğunu sakın düşünme. İbadetlerinin kabul edilip edilmeyeceği garanti değildir, sen sadece bunu umut edersin. Kabul edildiği garanti olsa bile ayaklarının din üzere sabit kalacağı garanti değildir. Nitekim İblis, uzun yıllar meleklerle birlikte Allah'a ibadet etti, ama sonunda malum sonuna ulaştı. Bu yüzden kendi amelinle övünme, Allah'tan amellerini kabul etmesini ve sana sebat vermesini dile, dualarının kabul olacağına da tam manasıyla inan.
On Altıncısı: Akşam ezanıyla birlikte iftarını yap ve unutma ki oruçlunun geri çevrilmeyen bir duası vardır..
On Yedincisi: Bu günde sadaka vermek çok faziletlidir, zira bu günde büyük bir bereket vardır. Aynı zamanda Allah'ın yaratılışı, O'nun kudreti, yüceliği ve kulları üzerindeki nimetleri üzerine tefekkür etmek de güzeldir.
Okuma zahmetinde bulunduğunuz için teşekkürler; lütfen bunu favorilerinize ekleyin, mutlaka ihtiyacınız olacak. Sevap kazanmak için paylaşarak yayılmasına katkıda bulunun.
En içten selamlarımla: Kardeşiniz Faysal el-Anzi
