en
Feedback
Selefin Adımları

Selefin Adımları

Open in Telegram

Bir gün herkes anlar, Tevhidin kıymetini... Ama gidince, Ama bitince, Ama ölünce... İş işten geçince!

Show more
700
Subscribers
No data24 hours
No data7 days
-430 days
Posts Archive
Allah Teâlâ, melekleri, yeryüzü ve gökyüzü mahlukatı ve denizin içindeki balıklara kadar hepsi insanlara hayrı/ilmi öğretenle
Allah Teâlâ, melekleri, yeryüzü ve gökyüzü mahlukatı ve denizin içindeki balıklara kadar hepsi insanlara hayrı/ilmi öğretenlere istiğfar eder" |Hadis, Darimi, 297

Abdullah ibn Mubarek dedi ki; 'Bu günler ömrümüzü, bu yıllar aylarını, aylarda günlerini ne çabuk bitirmekte.' İbn Ebi'd Düny
Abdullah ibn Mubarek dedi ki; 'Bu günler ömrümüzü, bu yıllar aylarını, aylarda günlerini ne çabuk bitirmekte.'
İbn Ebi'd Dünya, el'Umru ve'ş-Şeyb 23

Câbir b. Abdullah radiyallahu anh anlatiyor: “Rasulullah ﷺ, Rahman sûresini okuduktan sonra şöyle buyurdu: Neden sizlerin sustuğunu görüyorum? Cinler bile ayetlere sizden daha güzel cevap veriyorlardı. Onlara ‘Artık Rabb’inizin nimetlerinden hangisini inkâr edebilirsiniz?’ (Rahman, 55/13) ayetini her okuduğumda ‘Rabb’imizin hiçbir nimetini inkâr etmiyoruz. Hamd Allah’adır.’ diyorlardı.
Târihu-s Sağîr 203

Cennet ehlinin sözleri  "Doğrusu bundan önce ailemizin yanında bile korku içindeydik; Allah lütfedip bizi kavurucu azabdan korudu; doğrusu bundan önce de O'na yalvarıyorduk; şüphesiz O, iyilik yapandır, acıyandır" _Tur Sûresi 26-28_ Müminlerin Annesi Aişe'den (رضي الله عنها) O bu ayetleri okuduğun da şöyle derdi; "Allah'ım bize merhamet et, bizi kavurucu ateşin azabından koru, Muhakkaki Sen çokça esirgeyen ve merhamet edensin" Ona denildi ki; Namazda mı ? Dedi ki: Evet _İbni Ebi Hatim tefsiri_

sticker.webp0.01 KB

Repost from N/a
قول أهل الجنة: ﴿قالوا إِنّا كُنّا قَبلُ في أَهلِنا مُشفِقينَ۝فَمَنَّ اللَّهُ عَلَينا وَوَقانا عَذابَ السَّمومِ۝إِنّا كُنّا مِن قَبلُ نَدعوهُ إِنَّهُ هُوَ البَرُّ الرَّحيمُ﴾ [الطور: 26-28] عن أم المؤمنين عائشة رضي الله عنها ‏أنها قرأت هذه الآية فقالت: "اللهم مُنَّ علينا، وقِنا عذاب السَموم، إنك أنت البر الرحيم"، فقيل للأعمش : في الصلاة؟ قال: نعم. 📚[ تفسير ابن أبي حاتم ١٨٦٨٦ ]

Allame Şeyh Ali bin Hudeyr el Hudeyr (Rabb'im onu korusun esaretini çözsün) şöyle demiştir: "Kişiyi islam'dan çıkaran (kâfirlerle) dostluğun nevlerinden/çeşitlerinden biri de... (örneğin): kişi, komünist kafirlerden yardım almak için onlara övgüde bulunsa veyahut da batı'ya şirin görünmek için demokratları övse işte bu dinden çıkarıcı bir dostluktur."

Repost from N/a
أبعد كل هذه الفضائل يتوانى المرأ؟ قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ الْحُسَيْنِ: وَرُوِيَ عَنْ مُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ أَنَّهُ قَالَ: "تَعَلَّمُوا الْعِلْمَ 1) فَإِنَّ تَعَلُّمَهُ لِلَّهِ خَشْيَةٌ، 2) وَطَلَبَهُ عِبَادَةٌ، 3) وَمُدَارَسَتَهُ تَسْبِيحٌ، 4) وَالْبَحْثَ عَنْهُ جِهَادٌ، 5) وَتَعْلِيمَهُ لِمَنْ لَا يَعْلَمُ صَدَقَةٌ، 6) وَبَذْلَهُ لِأَهْلِهِ قُرْبَةٌ.." (أخلاق العلماء)

Meleklerden biri: “Onların arasında bulunan falan kimse esasen onlardan değildir, o buraya bir iş için gelip oturmuştu” deyince; Allah’u Teâla: “Orda oturanlar öyle iyi kimselerdir ki, onların arasında bulunan kötü olmaz.”

Zeyd b. Amr b. Nüfeyl Vahiy inmeden önceki zamanlarda Rasûlullah ﷺ Zeyd b. Amr. Nüfeyl ile karşılaşmıştı. Rasûlullah ﷺ Zeyd için etli bir yemek hazırlayarak onu sofraya buyur etti lakin Zeyd, eti yemeyi reddederek “Ben, müşriklerin putları adına kestikleri etten yemem yalnızca Allah’ın adının anılarak kesildiği etten yerim.” dedi.
Buhari c. 5 s. 50
Zeyd b. Hârise r.a rivâyet ediyor: “Zeyd b. Amr b. Nüfeyl vefat ettikten sonra Peygamber efendimize ﷺ vahiy geldi. Nebi ﷺ Zeyd hakkında şöyle buyurdu: “O, kıyamet günü tek başına bir ümmet olarak diriltilecek.”
Siretu’n Nebeviyye c. 1 s. 226

🍁 Allah'ım Senden Hidayet, Takva, İffet ve Zenginlik İsteriz...
Duadır müminin silahı olan Kılıçtan daha keskin Kelimelerden daha sirayetli... Gelecek için en büyük yatırımdır Muvahhidlerin güç kaynağıdır 'Bu Mutluluğunun Kaynağı Nedir?'Derlerse 'Rabbime Olan Tevekkülün ve Duanın Tecellisidir' De..

sticker.webp0.42 KB

Ebû Hureyra'dan rivayetle Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu; Allah tüm yarattıklarını yarattığı zaman kendi eliyle nefsi üzerine şöyle yazmıştır (vacib kılmıştır): ‎“Benim rahmetim gazabımı geçmiştir
Süneni Tirmizi 3543, Süneni ibn mace 4295, Müsnedi Ahmed 9597, ibni huzeyme tevhid 7

Şeybân (adlı ve haricilerden olan bir şahıs) Abdullah b. el-Mubarek'e dedi ki: 'Ya Eba Abdirrahman! Zina eden, içki içen ve benzeri (büyük günahlara düşen) kişi hakkında ne dersin?' İbnul Mubarek dedi ki: "O'nu (aslî) imandan çıkarmam!" Bu sefer (Şeybân) der ki: 'Şu yaşlı başınla mürcie mi oldun?!' İbnul Mubarek ise ona şöyle cevap verir: "Ya Eba Abdillah! Mürcie beni (kendilerinden) kabul etmiyorlar ki! Ben 'İman artar' diyorum. Mürcie bunu demiyor. Ve Mürcie 'Bizim hasenatlarımız (Allah katında) kabul edilmiştir' diyorlar. Ben ise, bir tane hasenemin bile kabul edilip edilmediğini bilmiyorum!"
[Musnedu İshak b. Rahaveyh, 3/670]

Bilirmisin yürek acısını...? O, gözden yaş dökülmediği müddetçe kalpten çıkmaz...
.....اللهم لك الحمد .....

‎"Allah’ın Kuran’da bildirdiği “El” sıfatını “Kudret” olarak tevil eden, “istiva” etmesini “istila/tahakküm etme” olarak tevil eden veya Allah her yerdedir diyen bu (kişiler) kafir midir değil midir?" Sorusuna Şeyhulİslam Muhammed bin Abdulvehhab’ın (رحمه الله) ik oğlu Allâme Hüseyin ve Allâme Abdullah şöyle cevap vermiştir: ‎“Kim böyle inanırsa sapmış bir bidatçidir ve Selef’in Akidesi’ne muhalefet etmiştir ki onlar, Nebi (صلى الله عليه وسلم), sahabe ve onlara tabi olanları takip edenlerdir. Ancak bundan dolayı ‎(böylesini) tekfir etmeye gelince ona bundan dolayı kafir hükmü verilmez. Ta ki bu inancın Rasulullah (صلى الله عليه وسلم), sahabeleri ve onlara tabi olanların akidesiyle çeliştiğini bilene kadar…” ‎Ed duraru's Seniyyye Cilt 10, Sayfa 143

Tâbiîn muhaddislerinden Ebu Âmir el-Hevzenî’den şöyle dediği rivayet edilmiştir: Muâviye bin Ebî Süfyan bir gün aramızda ayağa kalkıp şöyle dedi: ‘Haberiniz olsun ki Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gün aramızda iken ayağa kalkıp şöyle buyurdu:
“Şunu iyi bilin! Ehli kitaptan sizden önce gelenler 72 millete ayrılmışlardır. Bu millet de (islâm ümmeti) 73 fırkaya ayrılacaktır. Bunlardan 72’si cehennemde, biri cennette olacaktır. Cennette olan Ehl-i Sünnet ve’l cemaâttir.”
- Bu hadisin râvilerinden Muhammed ibni Yahya ve Amr ibni Osman, rivayet ettikleri hadiste şu ilaveyi nakletmişlerdir: “Ümmetimden bir takım kavimler çıkacak, ortaya atılan birtakım bozuk fikirler, kuduz hastalığının hayvan veya insâna bulaştığı gibi onlara da bulaşacaktır.” Amr ibni Osmân dedi ki: Bir kimse kuduz hastalığına yakalandığında, mikrop onun bütün damar ve mafsallarına kadar girer. Ahmed ibni Hanbel, Müsned IV 102, 17061. Dârimi, Siyer, 75, 2560

photo content

📌Bir ilim talebesinde bulunması gereken, şayet yoksa edinmesi gereken bazı edep ve huylar - Kur'an ve sünnet üzere olması gerektiğini idrak, - İlim aldığı hocasının Kur'an ve sünnet üzere olması gerektiğini idrak, - İlim aldığı hocasından -matematik öğretse dahi- öncelikle ahlak öğrenmesi gerektiğini idrak, - Hocasına hürmet ve saygı göstermek zorunda olduğunu idrak, - Öğrendiği ilme saygılı olması gerektiğini idrak, - Öğrendiği ilme sevgi beslemesi gerektiğini idrak, - O ilmin sorumluluğunu alması gerektiğini idrak, - İlme ve ilim öğreten hocasına hürmet etmedikçe, öğrendiği ilmin faydasını göremeyeceğini idrak, - Hocasının yanında izinsiz konuşmaması gerektiğini idrak, - Hocasının lafını bölmemesi gerektiğini idrak, - Hocası kendisine hitap ederse ona bakması, soru sorarsa cevap vermesi, hiçbir şekilde onu bekletmemesi gerektiğini idrak, -Hocasından hoşuna gitmeyen bir işi görürse, kötü düşünmemesi gerektiğini idrak, - İlim öğretenin hakkının büyük olduğunu idrak, - İlim yolunun zor olduğunu, güçlüklerle dolu olduğunu idrak, - Bu yoldaki harcamaların masraf değil yatırım olduğunu idrak, - Kolaylık isteyenlere göre olmadığını idrak, - Herkesin harcı olmadığını idrak, - İlim yolunda olmak talebeliğe dolayısıyla sıkıntıya talip olmak anlamına geldiği hakikatini idrak, - Bunu her babayiğidin yapamayacağını idrak, - Bundan mütevellit ilim yolunda olmanın bir nimet olduğunu idrak, - Ve tüm bunları idrak edebilmenin de büyük nimet olduğunu idrak. "İdrak" kelimesini her maddede özenle kullandık. Çünkü ilmin, başlı başına bir idrak meselesi olduğu İDRAK edilmeli. Velev ki dünyevi ilimler olsun, İslam dinine hizmet etme amaçlı öğrendiği vakit talebenin bürünmesi gereken hallerden bazıları işte bunlardır. https://t.me/mylingotrip

Âişe رضي الله عنها rivayetine göre; Bir gün Re­sû­lul­lahﷺ , üzerine bir örtü çekmiş olduğu hâlde istirahat ediyordu. O sırad
Âişe رضي الله عنها rivayetine göre; Bir gün Re­sû­lul­lahﷺ , üzerine bir örtü çekmiş olduğu hâlde istirahat ediyordu. O sırada Ebû Bekir رضي الله عنه kapıya geldi, içeri girmek için izin istedi. Re­sû­lul­lah tav­rında bir değişiklik yap­madan içeri girmesine izin verdi. Sonra soracağını sorup gitti. Daha sonra Ömer رضي الله عنه geldi, ona da aynı şekilde hâlini değiştirmeden izin verdi. Ondan sonra Osman رضي الله عنه, huzura girmek için izin istedi. Bu defa Re­sû­lul­lah hemen doğruldu, toparlandı. Bunun üzerine Âişe: “Ey Allah’ın Resûlü!” dedi, “Ebû Bekir ve Ömer için toparlanmadığınız hâlde, neden Osman gelince hâlinizi değiştirdiniz?” Allah Resûlü şöyle cevap verdi:
“Çünkü Osman çok hayâlı birisidir. Kendisinden meleklerin bile hayâ ettiği bir kimseden ben hayâ etmeyeyim mi?!” 
Müslim,Fezâilü-s'Sahâbe, 2:97