ES-SUNNE
Open in Telegram
Show more
The country is not specifiedThe category is not specified
628
Subscribers
+124 hours
+27 days
+730 days
Posts Archive
628
🧕Ey Kızım.. Rabbine giden yol
🎀3. Bölüm1️⃣
🤍MUHABBETULLAH
🌷Allah Sevgisi, İmanın En Büyük Aslıdır
🌷بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
💕Canım kızım...
🌷Allah Teâlâ, kullarını yalnız kendisine ibadet etmeleri için yaratmıştır. İbadetin ruhu ise muhabbettir. Bu sebeple Kur'ân, kalpteki sevgilerin en büyüğünün yalnız Allah'a ait olmasını emretmiştir.
Allah Teâlâ şöyle buyurur:
💡«﴿قُلْ إِنْ كَانَ آبَاؤُكُمْ وَأَبْنَاؤُكُمْ وَإِخْوَانُكُمْ وَأَزْوَاجُكُمْ وَعَشِيرَتُكُمْ وَأَمْوَالٌ اقْتَرَفْتُمُوهَا وَتِجَارَةٌ تَخْشَوْنَ كَسَادَهَا وَمَسَاكِنُ تَرْضَوْنَهَا أَحَبَّ إِلَيْكُمْ مِنَ اللَّهِ وَرَسُولِهِ وَجِهَادٍ فِي سَبِيلِهِ فَتَرَبَّصُوا حَتَّىٰ يَأْتِيَ اللَّهُ بِأَمْرِهِ ۗ وَاللَّهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِقِينَ﴾»
💡"De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, durgunluğundan korktuğunuz ticaretiniz ve hoşlandığınız evler size Allah'tan, Resûlünden ve O'nun yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah, fâsık toplumu doğru yola iletmez."
📖(et-Tevbe, 9/24)📋Bu âyet, müminin kalbini tartan en büyük terazidir. Allah Teâlâ, sevilmesi fıtrî olan nimetleri saymış; fakat bunların hiçbirinin kendi sevgisinin önüne geçirilmesine razı olmamıştır. Resûlullah 🤍 de bu ilâhî ölçüyü açıklamış ve imanın kemâlini Allah ve Resûlü'nün sevgisine bağlamıştır. Enes b. Mâlik rivayet eder: ✨««لَا يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَتَّىٰ أَكُونَ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِنْ وَالِدِهِ وَوَلَدِهِ وَالنَّاسِ أَجْمَعِينَ»» ✨"Sizden hiçbiriniz, ben kendisine babasından, evladından ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça (kâmil) iman etmiş olmaz."
📒(Buhârî, 15; Müslim, 44)🪶Bu sevgi, yalnız sözle söylenen bir iddia değildir. Gerektiğinde insanın kendi nefsini bile Allah ve Resûlü'nün rızâsının gerisine koyabilmesidir. Bunun en güzel örneklerinden biri Ömer b. el-Hattâb ➡️'dur. Abdullah b. Hişâm ➡️ şöyle rivayet eder: ⏺️««قَالَ عُمَرُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، لَأَنْتَ أَحَبُّ إِلَيَّ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ إِلَّا مِنْ نَفْسِي. فَقَالَ النَّبِيُّ ﷺ: لَا، وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ، حَتَّىٰ أَكُونَ أَحَبَّ إِلَيْكَ مِنْ نَفْسِكَ. فَقَالَ عُمَرُ: فَإِنَّهُ الْآنَ وَاللَّهِ لَأَنْتَ أَحَبُّ إِلَيَّ مِنْ نَفْسِي. فَقَالَ ⏩️: الْآنَ يَا عُمَرُ.»» ⏺️"Ömer dedi ki: 'Ey Allah'ın Resûlü! Sen bana nefsim hariç her şeyden daha sevgilisin.' Nebî ⏩️ buyurdu: 'Hayır! Ben sana nefsinden de daha sevgili olmadıkça olmaz.' Bunun üzerine Ömer dedi ki: 'Şimdi vallahi sen bana nefsimden de daha sevgilisin.' Nebî ⏩️ de: 'İşte şimdi oldu ey Ömer.' buyurdu.
💚(Buhârî, 6632)📎Ömer 💚'un bu sözü, Allah ve Resûlü sevgisinin öğrenilen ve kemâle eren bir hâl olduğunu göstermektedir. İşte bundan dolayı Resûlullah 💚 ümmetine, dünyalıkları değil; Allah'ın sevgisini istemeyi öğretmiştir. Davud aleyhisselam şöyle dua ederdi: 📎««اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ حُبَّكَ، وَحُبَّ مَنْ يُحِبُّكَ، وَالْعَمَلَ الَّذِي يُبَلِّغُنِي حُبَّكَ، اللَّهُمَّ اجْعَلْ حُبَّكَ أَحَبَّ إِلَيَّ مِنْ نَفْسِي، وَأَهْلِي، وَمِنَ الْمَاءِ الْبَارِدِ»» 📎"Allahümme! Senden Senin sevgini, Seni sevenlerin sevgisini ve beni Senin sevgine ulaştıracak ameli isterim. Allah'ım! Senin sevgini bana nefsimden, ailemden ve serin sudan daha sevgili kıl." 💚Ey kızım... 📝Kulun Allah'ı sevmesi büyük bir nimettir. Fakat bundan daha büyük bir nimet vardır ki o da Allah'ın kulunu sevmesidir. Nitekim Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem رحمه الله şöyle demiştir: ❕««إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْعَبْدَ، فَيَقُولُ: اذْهَبْ فَاعْمَلْ مَا شِئْتَ، فَقَدْ غَفَرْتُ لَكَ.»» ❕"Allah bir kulunu öyle sever ki ona: 'Git, dilediğini yap; seni bağışladım.' buyurur."
📚(Tirmizi, 3490)
628
📖EHLİ SÜNNETİN İTİKAD ESASLARI
2️⃣. ESAS /🔤
☝️Kur'ân Allah'ın Kelâmıdır, İndirilmiştir. Hiçbir Yönüyle Mahluk Değildir.
♥️ ...حَنْبَلُ بْنُ إِسْحَاقَ قَالَ: سَمِعْتُ أَبَا عَبْدِ اللَّهِ أَحْمَدَ بْنَ حَنْبَلٍ وَسَأَلَهُ يَعْقُوبُ الدَّوْرَقِيُّ عَمَّنْ قَالَ: الْقُرْآنُ مَخْلُوقٌ؟ فَقَالَ: مَنْ زَعَمَ أَنَّ عِلْمَ اللَّهِ وَأَسْمَاءَهُ مَخْلُوقَةٌ فَقَدْ كَفَرَ، يَقُولُ اللَّهُ تَعَالَى: ﴿فَمَنْ حَاجَّكَ فِيهِ مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَكَ مِنَ الْعِلْمِ﴾ [آل عمران: ٦١] أَفَلَيْسَ هُوَ الْقُرْآنُ؟ فَمَنْ زَعَمَ أَنَّ عِلْمَ اللَّهِ وَأَسْمَاءَهُ وَصِفَاتَهُ مَخْلُوقَةٌ فَهُوَ كَافِرٌ لَا يُشَكُّ فِي ذَلِكَ، إِذَا أَعْتَقَدَ ذَلِكَ، وَكَانَ رَأْيُهُ وَمَذْهَبُهُ وَكَانَ دِينًا يَتَدَيَّنُ بِهِ، كَانَ عِنْدَنَا كَافِرٌ
الشريعة للآجري ١/٥٠٣
▫️(...) Hanbel b. İshak tahdis etti, dedi ki: Ya'kûb ed-Devrakî'nin kendisine "Kur'ân mahluktur" diyen kimse hakkında sorması üzerine Ebû Abdullah Ahmed b. Hanbel'in şöyle dediğini işittim: "Kim Allah'ın ilminin ve isimlerinin yaratılmış olduğunu söylerse kâfir olur. Allah Teâlâ 'Artık sana gelen ilimden sonra onun hakkında kim seninle tartışırsa...' (Âli İmrân, 61) buyurmaktadır. Bu (yani ona gelen ilim) Kur'ân değil midir? Kim Allah'ın ilminin, isimlerinin ve sıfatlarının yaratılmış olduğunu söylerse kâfirdir. Bunda şüphe yoktur. Buna itikad ettiği, bu onun görüşü, mezhebi ve din edindiği bir din olduğu takdirde bizim nezdimizde kâfirdir."
⏺️...سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ إِدْرِيسَ: وَسَأَلَهُ رَجُلٌ عَمَّنْ يَقُولُ: الْقُرْآنُ مَخْلُوقٌ فَقَالَ: مِنَ الْيَهُودِ؟ قَالَ: لَا، قَالَ: مِنَ النَّصَارَى؟ قَالَ: لَا، قَالَ: مِنَ الْمَجُوسِ؟ قَالَ: لَا، قَالَ: فَمِمَّنْ؟ قَالَ: مِنْ أَهْلِ التَّوْحِيدِ، قَالَ: مَعَاذَ اللَّهِ أَنْ يَكُونَ هَذَا مِنْ أَهْلِ التَّوْحِيدِ، هَذَا زِنْدِيقٌ، مَنْ زَعَمَ أَنَّ الْقُرْآنَ مَخْلُوقٌ فَقَدْ زَعَمَ أَنَّ اللَّهَ تَعَالَى مَخْلُوقٌ، يَقُولُ اللَّهُ تَعَالَى ﴿بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ﴾ [الفاتحة: ١] فَالرَّحْمَنُ لَا يَكُونُ مَخْلُوقًا، وَالرَّحِيمُ لَا يَكُونُ مَخْلُوقًا، وَاللَّهُ لَا يَكُونُ مَخْلُوقًا، فَهَذَا أَصْلُ الزَّنْدَقَةِ...
الشريعة للآجري ١/٤٩٦
♦️(...)Abdullah b. İdris'i işittim. Bir adam ona "Kur'ân yaratılmıştır" diyen kimse hakkında sordu. Abdullah "O yahudilerden mi?" dedi. Adam "Hayır" diye cevap verdi. Abdullah "Hristiyanlardan mı?" diye sordu. Adam "Hayır" diye cevap verdi. Abdullah "Mecûsîlerden mi?" diye sordu. Adam yine "Hayır" diye cevap verdi. Abdullah "Peki kimlerden?" diye sordu. Adam "Tevhid ehlinden" dedi. Bunun üzerine Abdullah şunları söyledi: "Bu kimsenin tevhid ehlinden olmasından Allah muhafaza buyursun! Bu zındıktır. Kim Kur'ân'ın mahluk olduğunu söylerse Allah Teâlâ'nın yaratılmış olduğunu söylemiş olur. Allah Teâlâ Bismillahirrahmanirrahîm' buyurmuştur. Rahmân yaratılmış olamaz. Rahîm yaratılmış olamaz. Allah yaratılmış olamaz. Bu zındıklığın aslıdır."
⏺️...ثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ الْمُبَارَكِ قَرَأَ شَيْئًا مِنَ الْقُرْآنِ ثُمَّ قَالَ: مَنْ زَعَمَ أَنَّ هَذَا مَخْلُوقٌ، فَقَدْ كَفَرَ بِاللَّهِ الْعَظِيمِ
الشريعة للآجري ١/٥٠٠
▫️(... )Ahmed b. Yûnus ☝️ tahdis etti, dedi ki: Abdullah b. el-Mubarek'in ☝️ Kur'ân'dan bir şey okuduğunu işittim. Sonra dedi ki: "Kim bunun yaratılmış olduğunu söylerse Azîm Allah'a kâfir olur.
🌕...سَمِعْتُ مَالِكَ بْنَ أَنَسٍ، يَقُولُ: الْقُرْآنُ كَلَامُ اللَّهِ، وَكَلَامُ اللَّهِ مِنَ اللَّهِ، وَلَيْسَ مِنَ اللَّهِ شَيْءٌ مَخْلُوقٌ
الشريعة للآجري ١/٥٠١
🔸(...) Mâlik b. Enes'i ☝️ şöyle derken işittim: "Kur'ân Allah'ın kelâmıdır. Allah'ın kelâmı Allah'tandır. Allah'tan yaratılmış olan bir şey yoktur."
✨قَالَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ: لَوْ كَانَ لِيَ الْأَمْرُ لَقُمْتُ عَلَى الْجِسْرِ، فَلَا يَمُرُّ بِي أَحَدٌ يَقُولُ: الْقُرْآنُ مَخْلُوقٌ، إِلَّا ضَرَبْتُ عُنُقَهُ، وَأَلْقَيْتُهُ فِي الْمَاءِ
الشريعة للآجري ١/٥٠٢
📖(...) Abdurrahmân b. Mehdî ☝️dedi ki: "Otorite elimde olsaydı köprünün başında dikilirdim: Yanımdan geçip de 'Kur'ân yaratılmıştır' diyen her bir kimsenin boynunu vurur ve onu suya atardım."
Eş şeria c.1
628
💌Ey gönlümün emaneti...
❤️İşte Selef'in yolu buydu. Allah'ın haber verdiğine iman ettiler, Resûlullah 🌟'in bildirdiğini tasdik ettiler ve Allah'ın açıklamadığı hususlarda sustular. Bu sebeple akıllarını vahyin önüne geçirmediler; vahyin rehberliğinde yürüttüler. Kim bu yola sarılırsa selâmet bulur; kim bu yolu terk ederse hevâ ve ihtilaf yollarına açılan kapıları kendisine açmış olur.
🌟 اللهمَّ ارزقنا معرفتَكَ كما تُحبُّ وترضى، وثبِّتنا على الكتابِ والسُّنَّةِ، واجعلنا من أهلِ الاتباعِ، ولا تجعلنا من أهلِ الأهواءِ والبدعِ، واختم لنا بالحسنى، إنك سميعٌ قريبٌ مجيبُ الدعوات.
🌟"Allah'ım! Bize, razı olacağın şekilde Seni tanımayı nasip et. Bizi Kitabın ve Sünnet üzere sabit kıl. Bizleri Sünnet'e tâbi olanlardan eyle, hevâ ve bid'at ehli olanlardan eyleme. Akıbetimizi hayırla tamamla. Şüphesiz Sen işiten, yakın olan ve dualara icabet edensin."
🌟وَصَلَّى اللَّهُ وَسَلَّمَ عَلَى نَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ.
🌟وَالْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ.
@es_sunnne
628
🧕 Ey Kızım... Rabbine Giden Yol
🎀2. Bölüm6️⃣
🌿 Selef, Allah'ın Sıfatlarını Keyfiyetlendirmedi; Vahyin Önünde Edeple Durdu
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
🌷Ey canım kızım...
📎Selef-i Sâlihîn, Allah'ın isim ve sıfatları hakkında ne Allah'ın kendisi için ispat ettiği sıfatları inkâr etti ne de onların keyfiyetini araştırdı. Onlar, Allah'ın ve Resûlü'nün haber verdiğine iman ettiler; bunun ötesinde ise durmaları gereken yerde durdular. Çünkü biliyorlardı ki, bu bâbın esası çok konuşmak değil, teslim olmaktır.
Velîd b. Müslim رحمه الله şöyle rivayet etmiştir:
💐«قال الوليدُ بنُ مسلمٍ رحمه الله:
«سألتُ الأوزاعيَّ ومالكَ بنَ أنسٍ، وسفيانَ الثوريَّ، والليثَ بنَ سعدٍ عن هذه الأحاديثِ التي فيها الصفاتُ، فقالوا: أمِرُّوها كما جاءت.»
الشريعة (رقم ٧٢٠)»
🌻"Evzâî'ye, Mâlik b. Enes'e, Süfyân es-Sevrî'ye ve Leys b. Sa'd'a sıfat hadislerini sordum. Onlar: 'Bunları geldikleri gibi kabul edin.' dediler."
🌸Ey yavrum...
🍃Bu kısa cevap, Selef'in bu konudaki en büyük kaidelerinden biridir. Onlar ne lafızları değiştirdiler ne de keyfiyetini araştırdılar. Sahih haber nasıl geldiyse öyle kabul ettiler.
Bunun en güzel misallerinden biri İmam Mâlik رحمه الله'ın şu meşhur cevabıdır:
📎«جعفرُ بنُ عبدِ اللهِ رحمه الله قال:
«جاء رجلٌ إلى مالكِ بنِ أنسٍ فقال: يا أبا عبدِ اللهِ، ﴿الرَّحْمٰنُ عَلَى الْعَرْشِ اسْتَوَى﴾ كيف استوى؟
📎فما رأيتُ مالكًا وجد من شيءٍ كوجدِه من مقالته، وعلاه الرُّحَضاءُ، وأطرق رأسَه مليًّا، ثم قال:
📎الاستواءُ غيرُ مجهولٍ، والكيفُ غيرُ معقولٍ، والإيمانُ به واجبٌ، والسؤالُ عنه بدعةٌ، وما أراك إلا رجلًا ضالًّا.
ثم أمر به فأُخرج.»
الصفات للدارقطني (٦٢)»
📎"Bir adam İmam Mâlik'e gelerek: 'Ey Ebû Abdullah! Rahmân Arş'a istivâ etti. Nasıl istivâ etti?' dedi.
İmam Mâlik'in rengi değişti, terledi, başını bir müddet önüne eğdi, sonra şöyle buyurdu:
🪴'İstivâ bilinmeyen bir şey değildir. Keyfiyeti akıl ile kavranamaz. Ona iman etmek vaciptir. Bu konuda soru sormak bid'attir. Seni ancak sapık bir kimse olarak görüyorum.'
Sonra da onun meclisten çıkarılmasını emretti."🪴
🌻Ey güzel kızım...
🌙İmam Mâlik'in cevabı, Selef'in edebini göstermektedir. Allah'ın haber verdiğine iman edilir; keyfiyeti ise Allah'a havale edilir. Çünkü bu konuda konuşulacak yer, vahyin durduğu yerden ileri geçmez.
Süfyân b. Uyeyne رحمه الله şöyle demiştir:
🕯«قال سفيانُ بنُ عيينةَ رحمه الله:
«كلُّ ما وصفَ اللهُ به نفسَه في كتابِه، فقراءتُه تفسيرُه، لا كيفَ ولا مثلَ.»
الصفات للدارقطني (٦١)
شرح أصول اعتقاد أهل السنة (٧٣٦)»
🕯"Allah'ın kitabında kendisini ne ile vasfetmişse, onun tefsiri onu okumaktır. Ne keyfiyet verilir ne de benzetme yapılır."
Yine Yahyâ b. Maîn رحمه الله şöyle rivayet etmiştir:
📎«قال يحيى بنُ معينٍ رحمه الله:
«شهدتُ زكريَّا بنَ يحيى سأل وكيعَ بنَ الجرَّاحِ فقال:
🌷يا أبا سفيانَ، هذه الأحاديثُ مثلُ حديثِ: "الكرسيُّ موضعُ القدمين"؟
فقال وكيعٌ:
🌷أدركتُ إسماعيلَ بنَ أبي خالدٍ، وسفيانَ، ومسعرًا يُحدِّثون بهذه الأحاديثِ، ولا يُفسِّرون منها شيئًا.»**
الصفات للدارقطني (٥٨)»
📘"Zekeriyyâ b. Yahyâ'nın Vekî' b. el-Cerrâh'a: 'Ey Ebû Süfyân! "Kürsî iki ayağın konduğu yerdir." hadisi gibi rivayetler hakkında ne dersin?' diye sorduğuna şahit oldum.
Vekî' şöyle dedi:
📎'İsmâîl b. Ebî Hâlid'i, Süfyân'ı ve Mis'ar'ı bu hadisleri rivayet ederken gördüm. Onlar bunlardan hiçbir şeyi tefsir etmezlerdi.'"
Ardından Ahmed b. Nasr رحمه الله şöyle rivayet etmiştir:
🔖«قال أحمدُ بنُ نصرٍ رحمه الله:
«سألتُ سفيانَ بنَ عيينةَ عن أحاديثَ، منها:
حديثُ ابنِ مسعودٍ: "إنَّ اللهَ يمسكُ السماواتِ على إصبعٍ..."
وحديثُ: "قلوبُ بني آدمَ بين إصبعينِ من أصابعِ الرحمنِ."
وحديثُ: "إنَّ اللهَ يضحكُ."
كيف نأخذُ بها؟
فقال:
أمِرُّوها كما جاءت،
نُقِرُّ بها،
ونُحدِّثُ بها،
بلا كيفٍ.»**
الصفات للدارقطني (٦٣)
العلو للذهبي (٣٨٤)»
🔖"Ahmed b. Nasr dedi ki: Süfyân b. Uyeyne'ye bu hadisleri nasıl anlayacaklarını sordum. O da şöyle dedi:
🖌'Bunları geldikleri gibi kabul edin. Onlara iman edin. Onları rivayet edin. Fakat keyfiyet vermeyin.'"
628
☁️Bizim zamanımızda güvenilir ilim ehli de, bir meselede Resûlullah 🤍'den sahih bir sünnet bulamadıklarında sahâbenin sözlerine dönerlerdi. Eğer sahâbe o meselede ittifak etmişse onların icmâını alırlardı. Eğer ihtilaf etmişlerse onların görüşlerinden birini tercih eder, fakat onların sözlerinin dışına çıkmazlardı. Eğer sahâbeden biri bir görüş söylemiş ve ona muhalefet eden başka bir sahâbî de bulunmamışsa, o görüşü esas alırlardı."
🩷Ey güzel kızım...
📎Hak yolunu arayan kimse için bu sözler büyük bir ölçüdür. Sahâbenin izinden ayrılmayan, onların yolunu koruyan Selef imamlarına sarılan kimse, Allah'ın izniyle hevânın yollarında kaybolmaz. Çünkü din, sonradan kurulacak yeni bir yol değil; Resûlullah 🤍'in bıraktığı ve ilk nesillerin emanet olarak muhafaza ettiği hidayet yoludur.✅
628
🧕 Ey Kızım... Rabbine Giden Yol
🎀2. Bölüm5️⃣
🌿Selef'in Yolu, Vahyi Emanet Bilmek ve İlk Nesillerin İzinden Yürümektir.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
📎Ey gözümün nuru...
🩷Allah Teâlâ bu ümmeti yalnız Kur'ân ile değil, Kur'ân'ı doğru anlayan bir nesille de nimetlendirmiştir. Resûlullah 🤍'in terbiyesinde yetişen sahâbe, onların ardından gelen tâbiîn ve etbâu't-tâbiîn, vahyi yalnız rivayet etmemiş; onu nasıl anlamak gerektiğini de ümmete miras bırakmıştır. Bu sebeple Selef, kendisinden önceki imamların yolunu terk edip yeni bir yol açmayı ilim değil, emanetin zedelenmesi olarak görmüştür.
İmam ed-Dârimî şöyle demiştir:
🏙️«قال الإمام الدارمي رحمه الله:
**«وقد أخذنا بقولِ رسولِ اللهِ ﷺ، فلم نقبلْ منها إلا ما رواه الأئمَّةُ الأثباتُ من أهلِ الحفظِ والإتقانِ والفقهِ، كمعمرٍ، ومالكِ بنِ أنسٍ، وسفيانَ الثوريِّ، وابنِ عيينةَ، وزهيرِ بنِ معاويةَ، وزائدةَ، وشريكٍ، وحمَّادِ بنِ سلمةَ، وابنِ المباركِ، ووكيعٍ، وأشباهِهم، ممَّن عُرفوا بروايةِ هذه الأحاديثِ، ومعرفتِها، والفقهِ فيها.
ففهمُهم لا يُشبِهُ فهمَ المريسيِّ وأصحابِه.
📎فما تلقَّوه بينهم بالقبولِ قبلناه، وما ردُّوه رددناه، وما لم يعملوا به تركناه؛ لأنهم كانوا أعلمَ بتأويلِ القرآنِ ومعانيه، وأعلمَ بما يُوافِقُه من الحديثِ وما يُخالِفُه.
فلذلك وثقنا بروايتهم، وقبلنا ما قبلوا، ورددنا ما ردوا...»**
النقض (ص ٣٤٣)»
📖"Biz Resûlullah 🤍in haberlerini aldık. Ancak bunlardan; Ma'mer, Mâlik b. Enes, Süfyân es-Sevrî, İbn Uyeyne, Zuheyr b. Muâviye, Zâide, Şerîk, Hammâd b. Seleme, Abdullah b. el-Mübârek, Vekî' ve benzeri hıfz, itkân ve fıkıh imamlarının rivayet ettiklerini kabul ettik. Çünkü onların anlayışı, el-Merîsî ve arkadaşlarının anlayışına benzemez. Onların kabulle karşıladıklarını biz de kabul ettik, reddettiklerini reddettik, terk ettiklerini terk ettik. Çünkü onlar Kur'ân'ın manalarını, Resûlullah 🤍'in muradını ve hadislerin hangisinin Kur'ân'a uygun olduğunu bizden daha iyi biliyorlardı. Bundan dolayı onların rivayetlerine güvendik; kabul ettiklerini kabul ettik, reddettiklerini reddettik."
🎀Ey yavrum...
🌱İşte Selef'in usûlü buydu. Kendilerini hakem yapmadılar; vahye en yakın yaşayan nesli rehber edindiler. Çünkü onlar biliyorlardı ki, vahyi en iyi anlayanlar, onun inişine şahit olan ve Resûlullah 🤍in terbiyesinde yetişen kimselerdir.
İmam eş-Şâfiî şöyle demiştir:
📖«قال الإمام الشافعي رحمه الله:
**«أثنى اللهُ تعالى على أصحابِ رسولِ اللهِ ﷺ في القرآنِ، والتوراةِ، والإنجيلِ، وجرتْ لهم على لسانِ رسولِ اللهِ ﷺ من الفضلِ ما ليس لأحدٍ بعدهم، فرحمهم اللهُ، وبلَّغهم بما آتاهم من ذلك غايةَ مراتبِ الصدِّيقينَ، والشهداءِ، والصالحينَ.
📋وقد نقلوا إلينا سننَ رسولِ اللهِ ﷺ، وشاهدوه حين ينزلُ عليه الوحيُ، فعرفوا ما أراد رسولُ اللهِ ﷺ عامًا وخاصًّا، وعزمًا وإرشادًا، وعلموا من سنَّته ما علمنا وما جهلنا، وهم فوقَنا في كلِّ علمٍ، واجتهادٍ، وورعٍ، وعقلٍ، وبآرائهم يُدركُ العلمُ ويُستنبط، وآراؤهم لنا أحمدُ وأولى بنا من آرائنا لأنفسنا.
🌱فمن ارتضيناه ممَّن أدركنا من أهلِ العلمِ ببلدِنا ممَّن نُقل إلينا عنه، إن لم يجدوا في المسألةِ سنَّةً عن رسولِ اللهِ ﷺ رجعوا إلى قولِ الصحابةِ، فإن اجتمعوا أخذوا بإجماعهم، وإن اختلفوا أخذوا بقولِ بعضِهم، ولا يخرجون عن أقوالهم، وإن قال واحدٌ منهم قولًا ولم يُخالفه غيرُه أخذوا به.»**»
🌱"Allah Teâlâ, Resûlullah 🤍'in ashâbını Kur'ân'da, Tevrat'ta ve İncil'de övmüştür. Resûlullah 🤍'in diliyle de onlara, kendilerinden sonra hiçbir kimseye nasip olmayan faziletler verilmiştir. Allah onlara rahmet etsin. Allah, kendilerine ihsan ettiği bu faziletlerle onları sıddîkların, şehidlerin ve sâlihlerin en yüksek mertebelerine ulaştırmıştır.
✅Onlar bize Resûlullah 🤍'in sünnetlerini naklettiler. Vahiy inerken ona bizzat şahit oldular. Bu sebeple Resûlullah 🤍'in sözlerinden hangisinin umumî, hangisinin hususî; hangisinin kesin emir, hangisinin irşad ve tavsiye olduğunu en iyi onlar bildiler. Onun sünnetinden bizim bildiklerimizi de, bilmediklerimizi de öğrendiler. Onlar ilimde, ictihadda, verâda ve akılda bizden üstündürler. İlim onların görüşleriyle elde edilir, hükümler onların anlayışıyla istinbat edilir. Onların görüşleri, bizim kendi görüşlerimizden daha övgüye lâyık ve bizim için daha önceliklidir.
628
📖 EHLİ SÜNNETİN İTİKAD ESASLARI
2️⃣. ESAS /🔤
☝️Kur'ân Allah'ın Kelâmıdır, İndirilmiştir. Hiçbir Yönüyle Mahluk Değildir.
☝️KUR'ÂN'IN ALLAH'IN KELAMI OLDUĞUNA DAİR RASULULLAH'IN SÜNNETİ İLE SAHABEDEN GELEN DELİLLER
〰️عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ: «إِنَّ فَضْلَ الْقُرْآنِ عَلَى سَائِرِ الْكَلَامِ كَفَضْلِ اللَّهِ عَلَى خَلْقِهِ»
الإبانة الكبرى - ابن بطة ٥/٢٢٥
➖Ebû Said el-Hudri'den 💛Rasûlullah 🤍 şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah'ın kelamının diğer kelamlara olan üstünlüğü, Allah'ın yarattıklarına olan üstünlüğü gibidir.
El ibanet'ul kubra🟤عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ: كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ يَعْرِضُ نَفْسَهُ عَلَى النَّاسِ بِالْمَوْقِفِ، فَيَقُولُ: «هَلْ مِنْ رَجُلٍ يَحْمِلُنِي إِلَى قَوْمِهِ، فَإِنَّ قُرَيْشًا مَنَعُونِي أَنْ أُبَلِّغَ كَلَامَ رَبِّي» الإبانة الكبرى - ابن بطة ٥ ➖Cabir bin Abdullah'tan; 💛 (Cabir) dedi ki: Rasûlullah 🤍 vakfe yerinde kendini insanlara arz eder, şöyle derdi: "Beni kavmine götürecek biri var mı? Doğrusu Kureyş, beni Rabbimin kelamını tebliğ etmekten alıkoydu. "
El ibanet'ul kubra▫️قَالَ مَسْرُوقٌ: عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، عَنِ النَّبِيِّ ﷺ قَالَ: «الْقُرْآنُ كَلَامُ اللَّهِ» قَالَ: وَسَمِعْتُ الدَّغْشِيَّ يَقُولُ: قَالَ مُجَالِدٌ: قَالَ عَامِرٌ: قَالَ مَسْرُوقٌ: قَالَ عَبْدُ اللَّهِ: مَنْ قَالَ غَيْرَ ذَا، فَقَدْ كَفَرَ الإبانة الكبرى - ابن بطة ٥/٢٤٠ ➖Mesruk'tan ☝️ , o Abdullah bin Mes'ud'dan 💛 ; Rasûlullah 🤍 şöyle buyurdu: "Kur'ân Allah'ın kelamıdır." 🔸Mesruk'tan 💛; Abdullah 💛dedi ki: "Kim bundan başkasını söylerse. gerçekten kâfir olmuştur." ⏳عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ﷺ قَالَ: «إِنَّمَا هُمَا اثْنَتَانِ: الْكَلَامُ وَالْهَدْيُ، فَأَحْسَنُ الْكَلَامِ كَلَامُ اللَّهِ،... الإبانة الكبرى - ابن بطة ٥/٢٤٢ ➖ Abdullah bin Mes'ud'dan 💛 Rasûlullah 🤍 şöyle buyurdu: "Onlar ancak iki tanedir; kelam ve yol. Kelamın en güzeli, Allah'ın Kelâmıdır... "
El ibanet'ul kubra İbn batta✒️عَنْ فَرْوَةَ بْنِ نَوْفَلٍ، قَالَ: قَالَ خَبَّابُ بْنُ ⦗٢٤٦⦘ الْأَرَتِّ، وَأَقْبَلْتُ مَعَهُ مِنَ الْمَسْجِدِ إِلَى مَنْزِلِهِ، فَقَالَ: «إِنِ اسْتَطَعْتَ أَنْ تَقَرَّبَ إِلَى اللَّهِ ﷿، فَإِنَّكَ لَا تَقَرَّبُ إِلَيْهِ بِشَيْءٍ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِنْ كَلَامِهِ» قَالَ ابْنُ أَبِي الْعَوَّامِ: اشْهَدُوا عَلَيَّ أَنَّ دِينِي الَّذِي أَدِينُ اللَّهَ ﷿ بِهِ أَنَّ الْقُرْآنَ كَلَامُ اللَّهِ غَيْرُ مَخْلُوقٍ، وَأَنَّ مَنْ زَعَمَ أَنَّ الْقُرْآنَ مَخْلُوقٌ، فَهُوَ كَافِرٌ، وَهَذِهِ كَانَتْ مَقَالَةَ أَبِي الإبانة الكبرى - ابن بطة ٥/٢٤٤ 💳Ferve bin Nevfel dedi ki: Birlikte mescitten çıkıp evine doğru yöneldiğimizde Habbab bin Eret 💛 bana şöyle dedi: "Eğer Allah Teâlâ ya yakınlaşmaya gücün yeterse, bil ki O'na O'nun kelamından daha sevimli herhangi bir şeyle yaklaşamazsın.
ibn batta⏺️Ravilerden İbn Ebi'l Avvâm dedi ki: "Şahit olun ki kendisiyle Allah Teâlâ ya kulluk ettiğim dinim, Kur'ân'ın Allah'ın kelamı olduğu, yaratılmış olmadığıdır. Her kim Kur'ân'ın mahluk olduğunu söylerse, o kimse bir kafirdir. Babamın görüşüde böyleydi. 📍 İbn Abbas 💛 dedi ki: Allah'ın Rasûlü 🤍 , Hasan ve Hüseyin'i "Sizi her şeytandan, haşereden ve her kem gözden Allah'ın tastamam olan kelimelerine sığındırırım" ..
Ahmed, müsned 6/21🪶İbn Batta ☝️ şöyle der: Allah size rahmet etsin! Şu hadisleri anlamaya çalışın. Acaba Rasûlullah'ın 🤍 herhangi bir yaratılmışa sığınması, hatta kendi sığınmasıyla birlikte ümmetine de mahluka sığınmalarını emretmesi olur iş midir? 🔸Peki, insanın kendisine veya kendi gibi yaratılmış olan başkasına sığınıp "Kendimi semaya, dağlara, peygamberlere, Arş'a, Kürsi'ye, yere... sığındırıyorum" vb. sözler söylemesi caiz midir? 🩶Şayet kişinin kendi gibi bir yaratılmışa sığınması caizse, şu halde kendine sığınması da başkasını kendisine sığındırıp "Seni kendime sığındırıyorum" demesi de caizdir. ✔️Abdullah bin Mes'ud 💛Kur'ân üzerine yemin eden kimsenin (yeminini bozduğunda) her âyet için kefaret ödemesi vacip kılmadı mı? Peki, herhangi bir mahluk ile yemin edenin kefaret vermesi vacip mi?
El ibanet'ul kubra c.2 s.401
628
🧕 Ey Kızım... Rabbine Giden Yol
🎀2. Bölüm4️⃣
🌿 Selef, Sahih Haber Karşısında Teslimiyeti Seçti
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
🌟Ey gönlümün emaneti...
⭐️Marifetullahın ilk meyvesi, kulun kendi aklının sınırını bilmesidir. Rabbini tanıyan kimse, O'nun hakkında kendi görüşüyle konuşmayı değil; Kitabına ve Resûlü 🤍'in sahih haberine teslim olmayı seçer. İşte Selef-i Sâlihîn'in yolu da buydu. Onlar için ölçü, insanların sözleri değil; Allah'ın kelâmı ve Resûlü 🤍'in sahih sünnetiydi.
et-Teymî el-Asbehânî şöyle demiştir:
📋«قال التَّيْمِيُّ الأَصْبَهَانِيُّ رحمه الله:
«قولُ أهلِ السُّنَّةِ: إنَّ ما صحَّ عن رسولِ اللهِ ﷺ بإسنادٍ صحيحٍ في الصفاتِ، فكلُّه حقٌّ.»
الحُجَّة في بيان المحجَّة (١/٤٣٦)»
📋"Ehli Sünnet'in sözü şudur: Allah'ın sıfatları hakkında Resûlullah 🤍'den sahih isnadla gelen rivayetlerin tamamı haktır."
✨Ey güzel kızım...
🪶Bu söz, Selef'in bütün bu bâbdaki usûlünü özetlemektedir. Onlar sahih olarak gelen haberleri akıllarına arz etmediler; vahyin haberi olarak kabul edip teslim oldular. Çünkü Resûlullah 🤍 Rabbi hakkında ancak vahiy ile konuşur.
Ardından Ebû Nasr es-Siczî bu usûlü biraz daha açıklayarak şöyle demiştir:
🌷«قال أبو نصر السِّجْزِيُّ رحمه الله:
«ولا يجوزُ أن يُوصَفَ اللهُ سبحانه وتعالى إلا بما وَصَفَ به نفسَه، أو وَصَفَه به رسولُه ﷺ. وذلك إذا ثبتَ الخبرُ وصحَّ، وزالَ الشكُّ في صحَّته. فأمَّا الأخبارُ المُعلَّةُ والطرقُ الواهيةُ، فإنَّه لا يجوزُ عندَ علماءِ الأثرِ أن يُعتقَدَ شيءٌ منها في ذاتِ اللهِ سبحانه، ولا في صفاتِه.»
رسالة الحرف والصوت (ص ١٢١)»
📖"Allah Teâlâ ancak kendisini vasfettiği veya Resûlullah 🤍'in O'nu vasfettiği sıfatlarla vasfedilir. Bu da haber sahih olarak sabit olduğu zaman böyledir. İlletli rivayetlere ve zayıf tariklere gelince, Eser ehli âlimlere göre bunlarla Allah'ın zâtı ve sıfatları hakkında inanç kurulmaz."
🌷Ey yavrum...
📒Selef yalnız sahih habere teslim olmakla kalmamış, hangi haberin sahih olduğuna da büyük bir titizlik göstermiştir. Çünkü Allah hakkında söylenecek her söz, en ağır emanetlerden biridir.
💡Bu usûlün nasıl yaşandığını İmam Ahmed رحمه الله'ın şu sözü açıkça göstermektedir.
☁️««سألتُ أبا عبدِ اللهِ عن الأحاديثِ التي تُروى: أنَّ اللهَ يُرى، وينزلُ إلى سماءِ الدنيا، ويضعُ قدمَه، فقال: نؤمنُ بها ونُصدِّقُ بها، لا نردُّ منها شيئًا إذا كانت بأسانيدَ صحاحٍ، ولا نردُّ على رسولِ اللهِ ﷺ قولَه.»
لمعة الاعتقاد لابن قدامة (ص ٣٩)»
☁️"Ebû Abdullah'a (İmam Ahmed'e), Allah'ın görüleceği, dünya semasına ineceği ve ayağını koyacağına dair rivayet edilen hadisleri sordum. Şöyle buyurdu: 'Bunlara iman ederiz, bunları tasdik ederiz. İsnadları sahih olduğu müddetçe bunlardan hiçbirini reddetmeyiz. Resûlullah 🤍'in hiçbir sözünü geri çevirmeyiz.'"
📎Ey canım kızım...
📋İmam Ahmed'in ilk sözü dikkat çekicidir: "نؤمن بها" — "Bunlara iman ederiz." Çünkü Selef biliyordu ki, sahih olarak Resûlullah 🤍'den gelen haber karşısında müminin vazifesi tartışmak değil; iman etmek ve teslim olmaktır. İşte onların ilmi de, edebi de, selâmeti de bu teslimiyet üzerine kurulmuştur.
628
📖 EHLİ SÜNNETİN İTİKAD ESASLARI
2️⃣. ESAS /🔤
☝️Kur'ân Allah'ın Kelâmıdır, İndirilmiştir. Hiçbir Yönüyle Mahluk Değildir.
☝️KUR'AN'IN ALLAH'IN KELAMI OLDUĞUNA, ALLAH'IN BİLEN VE KONUŞAN OLDUĞUNA DAİR KUR'ÂN'DAN DELİLLER
Allah Teâlâ şöyle buyurur:
🎙 وَإِنۡ أَحَدࣱ مِّنَ ٱلۡمُشۡرِكِینَ ٱسۡتَجَارَكَ فَأَجِرۡهُ حَتَّىٰ یَسۡمَعَ كَلَـٰمَ ٱللَّهِ ثُمَّ أَبۡلِغۡهُ مَأۡمَنَهُۥۚ ذَ ٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ قَوۡمࣱ لَّا یَعۡلَمُونَ ٦
💾"Eğer Allah'a ortak koşanlardan biri senden sığınma talebinde bulunursa, Allah'ın kelamını işitebilmesi için ona sığınma hakkı tanı." (Tevbe, 6)
Yine şöyle buyurur:
🪶أَفَتَطۡمَعُونَ أَن یُؤۡمِنُوا۟ لَكُمۡ وَقَدۡ كَانَ فَرِیقࣱ مِّنۡهُمۡ یَسۡمَعُونَ كَلَـٰمَ ٱللَّهِ ثُمَّ یُحَرِّفُونَهُۥ مِنۢ بَعۡدِ مَا عَقَلُوهُ وَهُمۡ یَعۡلَمُونَ ٧
💾"Oysa içlerinden birtakımı, Allah'ın kelamını dinler, iyice anladıktan sonra, onu bile bile tahrif ederlerdi." (Bakara, 75)
Yine şöyle buyurur:
〰فَـَٔامِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِ ٱلنَّبِیِّ ٱلۡأُمِّیِّ ٱلَّذِی یُؤۡمِنُ بِٱللَّهِ وَكَلِمَـٰتِهِۦ وَٱتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ ١٥٨
▫️"O hâlde, Allah'a ve O'nun sözlerine inanan Rasûlü'ne, o ümmi peygambere iman edin." (A'raf, 158)
Yine şöyle buyurur:
♦️قُل لَّوۡ كَانَ ٱلۡبَحۡرُ مِدَادࣰا لِّكَلِمَـٰتِ رَبِّی لَنَفِدَ ٱلۡبَحۡرُ قَبۡلَ أَن تَنفَدَ كَلِمَـٰتُ رَبِّی وَلَوۡ جِئۡنَا بِمِثۡلِهِۦ مَدَدࣰا ١٠٩
🔷"De ki: Rabbimin sözlerini yazmak için denizler műrekkep olsa ve bir o kadar da ilave etsek (denizlere deniz katsak); Rabbimin sözleri tükenmeden önce denizler tükenirdi." (Kehf, 109)
Yine şöyle buyurur:
▫️قَالَ یَـٰمُوسَىٰۤ إِنِّی ٱصۡطَفَیۡتُكَ عَلَى ٱلنَّاسِ بِرِسَـٰلَـٰتِی وَبِكَلَـٰمِی فَخُذۡ مَاۤ ءَاتَیۡتُكَ وَكُن مِّنَ ٱلشَّـٰكِرِینَ ١٤٤
◻️"(Allah) "Ey Mûsâ! Vahiylerim ve konuşmamla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Öyleyse sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol" dedi." (A'raf, 144)
Yine şöyle buyurur:
〰 وَلَوۡ أَنَّمَا فِی ٱلۡأَرۡضِ مِن شَجَرَةٍ أَقۡلَـٰمࣱ وَٱلۡبَحۡرُ یَمُدُّهُۥ مِنۢ بَعۡدِهِۦ سَبۡعَةُ أَبۡحُرࣲ مَّا نَفِدَتۡ كَلِمَـٰتُ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِیزٌ حَكِیمࣱ ٢٧
🩶"Eğer yeryüzündeki ağaçlar kalem, deniz de mürekkep olsa, arkasından yedi deniz daha ona katılsa, Allah'ın sözleri (yazmakla) yine de tükenmez." (Lokman, 27)
Yine şöyle buyurur:
🎙 "Allah'ın kelamını değiştirmek istiyorlar." (Fetih, 15)
Yine şöyle buyurur:
▫️وَكَلَّمَ ٱللَّهُ مُوسَىٰ تَكۡلِیمࣰا ١٦٤
⏩️ "Allah Musa ile gerçekten konuştu." (Nisa, 164)
Yine şöyle buyurur:
▫️وَمَنۡ أَصۡدَقُ مِنَ ٱللَّهِ حَدِیثࣰا ٨٧
⬅"Kimdir sözü Allah'ın kinden daha doğru olan?" (Nisa, 87)
Görüldüğü gibi "Yaratması daha doğru olan kimdir?" demedi.
➿Görüldüğü üzere Allah'ın kitabı, bizlere Kur'ân'ın Allah'ın kelamı olduğunu O'nun Allah'ın ilminden bir ilim olduğunu göstermektedir. Kaldı ki Allah'ın kelamı, Allah'tandır.➿
↔Allah Teâlâ şöyle buyurur: "... diye benden kesin söz çıkmıştır." (Secde, 13). Her kim Allah'tan olan herhangi bir şeyin mahluk (yaratılmış) olduğunu iddia ederse, gerçekten kâfir olmuştur.
El ibanet'ul kubra c.1
628
🧕Ey Kızım.. Rabbine giden yol
🎀2. Bölüm3️⃣
📖Sünnet, Kur'ân'ın Bildirdiğini Açıklar.
🤩Ey cennet yolcusu...
🤩Kur'ân, kullara Rablerini tanıtmış...
🤩Sünnet ise bu marifeti daha da açıklamıştır.
🤩Resûlullah 🤍, ümmetine yalnız namazı, orucu ve haccı öğretmedi.
✅Onlara, Rablerini de tanıttı.
↖️Allah Teâlâ hakkında haber verdiği her söz, vahyin bir parçasıydı.
📎Bu sebeple sahâbe, Resûlullah 🤍'den Allah'ın isim ve sıfatlarına dair bir haber işittiğinde onu diğer dinî hükümlerden ayırmamıştır.
☁️Nasıl ki namazın farziyetini kabul etmişlerse...
☁️Nasıl ki zekâtın miktarını kabul etmişlerse...
📋Allah'ın sıfatları hakkında gelen sahih haberleri de aynı teslimiyetle kabul etmişlerdir.
İshâk b. Mansûr el-Kevsec şöyle şöyle demiştir :
🪶«حدَّثنا أبو محمدٍ عبدُ اللهِ بنُ العباسِ الطيَّاليُّ، قال: حدَّثنا إسحاقُ بنُ منصورٍ الكَوْسَجُ، قال: قلتُ لأحمدَ -يعني ابنَ حنبلٍ-: ينزلُ ربُّنا تبارك وتعالى كلَّ ليلةٍ حين يبقى ثلثُ الليلِ الآخرُ إلى السماءِ الدنيا، أليس تقولُ بهذه الأحاديثِ: ويَراه أهلُ الجنةِ، ولا تُقَبِّحوا الوجهَ فإنَّ اللهَ خلقَ آدمَ على صورتِه، واشتكتِ النارُ إلى ربِّها حتى وضعَ فيها قدمَه، وإنَّ موسى لطمَ ملكَ الموتِ؟
قال أحمدُ: كلُّ هذا صحيحٌ.
🪶“Ahmed’e (yani İbn Hanbel’e) dedim ki: ‘Rabbimiz Tebâreke ve Teâlâ her gece, gecenin son üçte biri kaldığında dünya semasına iner.’ Sen bu hadisleri kabul etmiyor musun?
‘Cennet ehli O’nu görür.’
‘Yüzü çirkin saymayın! Çünkü Allah Âdem’i kendi sûreti üzere yaratmıştır.’
‘Cehennem Rabbine şikâyette bulundu, O da içine ayağını koydu.’
‘Mûsâ, Ölüm Meleği’ne tokat attı.’
☁️Ahmed dedi ki: ‘Bunların hepsi sahihtir.’
Bunun üzerine İshâk b. Mansûr şöyle dedi:
🪶قال إسحاقُ: هذا صحيحٌ، ولا يدفعُه إلا مبتدعٌ أو ضعيفُ الرأي.»
🪶"Bunların hepsi sahihtir. Bunları ancak bid'at sahibi veya görüşü zayıf olan kimse reddeder."
💭Bu rivayette dikkat çeken husus, İmam Ahmed'in bu hadisleri tek tek tartışmaması, hepsini sahih oldukları için kabul etmesidir.
🤩Onun ölçüsü, haberin akla uygun görünmesi değil...
🤩Resûlullah 🤍'den sahih olarak sabit olmasıdır.
İmam Ahmed’in öğrencisi Hanbel de aynı usûlü nakleder.
📒قال حنبلٌ رحمه الله:
«سألتُ أبا عبدِ اللهِ عن الأحاديثِ التي تُروى: أنَّ اللهَ يُرى، وينزلُ إلى سماءِ الدنيا، ويضعُ قدمَه، فقال: نؤمنُ بها ونُصدِّقُ بها، لا نردُّ منها شيئًا إذا كانت بأسانيدَ صحاحٍ، ولا نردُّ على رسولِ اللهِ ﷺ قولَه.»
لمعة الاعتقاد لابن قدامة (ص 39)
📖Hanbel dedi ki: "Ebû Abdullah'a Allah görülür', 'Dünya semasına iner' ve 'Ayağını koyar' gibi rivayet edilen hadisleri sordum. Ebû Abdullah ( İmâm Ahmed) şöyle dedi: 'Bunlara iman eder ve bunları doğrularız. Resûlullah ﷺ'den sahih olarak gelen hiçbir sözü geri çevirmeyiz ve reddetmeyiz."
İbn'i Kudâme s.39🌷Ey yavrucuğum... 🤩
Burada Selef'in dikkati, rivayetlerin mahiyetini tartışmaya değil, onların sıhhatine yönelmiştir.🎀
🩷Çünkü onlar için sünnet, Kur'ân'ın açıklamasıydı.
🩷Allah Teâlâ'nın kitabını indiren de O'ydu...
🩷Onu açıklamak üzere Resûlünü gönderen de O'ydu.
🩷Bu sebeple Kur'ân ile sünnet arasında hiçbir ayrılık görmediler.🌱
🌺Allah'ın kitabından gelen haberi nasıl kabul ettilerse...
🌺Resûlullah 🩷'in sünnetinden gelen haberi de aynı teslimiyetle kabul ettiler.
🌱🩷İşte bu anlayış, sonraki nesillerin akîdesini şekillendiren en önemli esaslardan biri oldu.🩷
🩷Çünkü onlar için sünnet, Kur'ân'ın dışında bir söz değil; Kur'ân'ın beyanı ve açıklamasıydı.🌱
@es_sunnne628
📖 EHLİ SÜNNETİN İTİKAD ESASLARI
2️⃣. ESAS /🔤
➖Kur'ân Allah'ın Kelâmıdır, İndirilmiştir. Hiçbir Yönüyle Mahluk Değildir.
➖Muhammed b. el-Huseyn el Acurri dedi ki: Bilin ki kalpleri haktan sapmayan ve hidâyete muvaffak kılınan müslümanların eskiden beri söyleye geldikleri söz şudur: Kur'ân Allah Teâlâ'nın yaratılmamış kelâmıdır. Çünkü Kur'ân Allah'ın ilmindendir. Allah'ın ilmi ise yaratılmış olamaz. Allah bundan çok yücedir.
➖Kur'ân, Sünnet, Sahâbe'nin Allah onlardan râzı olsun sözleri ve müslümanların imamlarının sözleri buna delâlet etmektedir. Bunu habis bir cehmiden başkası inkâr etmez. Cehmi de âlimler nezdinde kâfirdir.
Eş şeria c.1s.236➖İmâm İbn'i Batta şöyle der: Kardeşlerim! Allah'ın kitabı ile O'nun Rasûlü'nün 🤍 sünnetine yapışmalı; sahâbe, tabiin ve onlardan sonra gelip Allah'ın göğüslerini İslam'a ve hidayete açtığı alimlerden olan selef-i salihine tabi olmalılar. ➖Bilmeliler ki Allah Teâlâ hikmeti onların diliyle konuşmuş, koruma çatısını onların üzerine kurmuş, onları İblis'ten ve İblis'in fitnesinden kendisine sığındırmış: onları kendilerine tâbi olanlar için rahmet ve bereket, yollarına girenler için ünsiyet ve hayat, onlara muhalefet edenler aleyhine hüccet kılmıştır. Allah Teåla şöyle buyurur: وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلْهُدَىٰ وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَبِيلِ ٱلْمُؤْمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصْلِهِۦ جَهَنَّمَ ۖ وَسَآءَتْ مَصِيرًا** ➖"Kim, kendisine hidayet (doğru yol) besbelli olduktan sonra peygambere karşı çıkar, mü'minlerin yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir varış yeridir." (Nisa, 115) ➖Kardeşlerimi Cehm bin Safvan ile Allah'ın kalplerini eğriltip gözlerini hidayet yollarından perdelediği taraftarlarının sözlerinden sakındırırım! Onlar Allah Teâlâ'ya kendisinden tüylerin ürperdiği, söyleyenlerin cehenneme sürüklendiği iftiralar atmışlardır. Kur'ân'ın mahluk olduğunu söylemişlerdir. ➖Halbuki Kur'ân, Allah Teâlâ'nın ilmindendir, içerisinde Allah'ın yüce sıfatları ile en güzel isimleri vardır. Bu yüzden her kim Kur'ân'ın yaratılmış olduğunu iddia ederse, gerçekten Allah'ın ilmi olmadığını söylemiş demektir. Her kim Allah'ın isim ve sıfatlarının yaratılmış olduğunu söylerse, Allah Teâlâ'nın yaratılmış ve sonradan meydana gelmiş olduğunu yani Allah önceden yok olup sonradan var olduğunu söylemiş demektir. Allah, inkârcı Cehmiyye'nin tüm söylediklerinden ve O'na nispet ettiklerinden yana çok yücedir, büyüktür. ➖Allah Teâlâ gerçekten Kitabı'nda, Rasûlü'nün 🤍 sünnetinde, Sahâbenin sözlerinde, önceki ve sonraki Müslümanların icmasında onları yalanlamıştır. Çünkü Allah Teâlâ sürekli bilen, işiten, gören ve konuşan olmaya devam edegelmiştir. Yüce sıfatları ve en güzel isimleri ile tamdır, kainatın var olmasından ve eşyaların yaratılmasından öncedir. Bunu ancak çok inkârcı, Allah'ın Kitabı ile O'nun Peygamberi'nin 🤍sünnetini yalanlayan sapık Cehmiyye inkar edip kabul etmez.
El ibanet'ul kubra c.1s.382
628
🧕Ey Kızım.. Rabbine giden yol
🎀2. Bölüm2️⃣
💡Kur'ân, Allah'ı Kullarına Kendi İsim ve Sıfatlarıyla Tanıtır.
⏺Ey yavrum...
☑️Kur'ân-ı Kerîm yalnız emir ve yasaklardan ibaret değildir.
🩷Onun en büyük gayelerinden biri, kulların Rablerini tanımalarını sağlamaktır.
🌱Bu sebeple Kur'ân'ın hemen her sûresinde Allah Teâlâ, bazen isimlerini, bazen sıfatlarını, bazen de fiillerini zikrederek kullarını marifetullaha davet eder.
İnsan, Kur'ân'ı dikkatle okuduğunda şunu açıkça görür:
🤎 🤎
Allah Teâlâ, kendisini insanlara başkasının diliyle değil, kendi kelâmıyla tanıtmaktadır.
🩷İşte bunun için Selef, Allah'ın isim ve sıfatlarını öğrenirken önce Kur'ân'a yönelmiştir.
🩶Çünkü Kur'ân'da bildirilen her isim ve her sıfat, Allah'ın kullarına kendisini tanıtmasının bir parçasıdır.
🩶Bu haberlerin hiçbiri gelişi güzel değildir.
🤎Her biri, kulun Rabbini daha doğru tanıması içindir.
Allah Teâlâ buyurur:
🩷كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ
🩷"Yeryüzünde bulunan herkes fanidir. Celâl ve ikram sahibi Rabbinin vechi ise bâkî kalacaktır."
🤎(er-Rahmân, 55/26-27)Yine buyurur: 🩷كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجْهَهُ 🩷"O'nun vechi dışında her şey helâk olacaktır."
🤎(el-Kasas, 28/88)Bu iki âyette Allah Teâlâ, kendi vechini haber vermektedir. 🤎Selef bu âyetleri okurken, onların lafızlarını değiştirmeye çalışmamıştır. 🌹Çünkü onlar için en büyük edep, Allah'ın kendi kelâmına müdahale etmemekti. İmam ed-Dârimî, bu âyetleri farklı mânalara çekenlere cevap verirken şöyle demiştir: 🌷قال الإمام الدارميُّ رحمه الله في ردِّه على المريسي: 🤎«وأمَّا قولُك في الأعضاءِ والجوارحِ وتخويفُك به الناسَ، فليس هذا ممَّا يقولُه مسلمٌ، ولكنَّا نقولُ كما قال اللهُ تعالى: ﴿كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ وَيَبْقَى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ﴾، لا نُريدُ به الأعمالَ الصالحةَ، ولا القبلةَ، ولا ما تخرَّصتَ به من التأويلاتِ، بل نُثبِتُ الوجهَ للهِ على ما يليقُ به، كما هو عند المؤمنين، وكذلك قولُه تعالى: ﴿كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجْهَهُ﴾، أي ذاتُه، التي هي أحسنُ الوجوهِ وأنورُها، الموصوفةُ بالجلالِ والإكرامِ، التي لا يستحقُّ هذه الصفةَ غيرُه، وأنَّ كلَّ وجهٍ هالكٌ إلا وجهَه.» 🩷“Senin uzuvlar ve organlar hakkında konuşman ve bu şekilde insanları korkutmaya çalışmana gelince; bu, bir Müslümanın söyleyeceği bir şey değildir. Ancak biz Allah Teâlâ’nın buyurduğu gibi deriz: ‘Onun üzerindeki herkes fânîdir. Ancak Rabbinin celâl ve ikram sahibi yüzü kalacaktır.’ (Rahmân 26-27). 🌷Biz bununla sâlih amelleri, kıbleyi veya senin ortaya attığın bâtıl tevilleri kastetmiyoruz. Bilakis Allah için, müminlerin anladığı şekilde, O’na layık olan yüz sıfatını isbat ederiz. Yine ‘O’nun yüzü dışında her şey helâk olacaktır’ (Kasas 88) ayetindeki mana da budur. Yani O’nun zâtı; yüzlerin en güzeli ve en nurlusu olan, celâl ve ikram ile nitelenmiş olan yüzüdür. Bu sıfatı O’ndan başkası hak etmez. Bütün yüzler helâk olacak, yalnızca O’nun yüzü kalacaktır.” 🤎ووجهُه غيرُ يدَيه، ويداه غيرُ وجهِه، وإن كره ذلك الزنادقةُ والجهميَّةُ.» 🤎“O’nun yüzü iki elinden başkadır; iki eli de yüzünden başkadır. Zındıklar ve Cehmiyye bundan hoşlanmasa da.”
الرد على المريسي (ص 420)💕Bu rivayette dikkat çeken husus, İmam Dârimî'nin önce Kur'ân'ın lafzına sarılmasıdır. 🩶O, tartışmayı insanların kurduğu ihtimaller üzerine değil, Allah'ın indirdiği âyetler üzerine kurmuştur. 🩷Çünkü Kur'ân, Allah'ın kendisini tanıttığı ilk kaynaktır. 🌹Kulun vazifesi de, Rabbinin kendisi hakkında haber verdiği şeyi kabul etmektir. 💜İşte bu sebeple Selef'in akîdesi, önce Kur'ân'ın haber verdiği isim ve sıfatlar üzerine bina edilmiştir. Onlar, Allah'ın kelâmını esas almış... ✅Sonra Resûlullah 🤍'in sünnetini onun açıklaması olarak kabul etmişlerdir. Marifetullahın yolu da buradan geçmektedir. 🩷
Rabbin seni kendisine çağırdığı yerden O'nu tanı.🦋
🩷Çünkü O'nu, O'ndan daha doğru tanıtacak hiçbir söz yoktur.🦋
@es_sunnne628
🧕Ey Kızım.. Rabbine giden yol
🎀2. Bölüm2️⃣
💡Kur'ân, Allah'ı Kullarına Kendi İsim ve Sıfatlarıyla Tanıtır.
⏺Ey yavrum...
☑️Kur'ân-ı Kerîm yalnız emir ve yasaklardan ibaret değildir.
🩷Onun en büyük gayelerinden biri, kulların Rablerini tanımalarını sağlamaktır.
🌱Bu sebeple Kur'ân'ın hemen her sûresinde Allah Teâlâ, bazen isimlerini, bazen sıfatlarını, bazen de fiillerini zikrederek kullarını marifetullaha davet eder.
İnsan, Kur'ân'ı dikkatle okuduğunda şunu açıkça görür:
🤎 🤎
Allah Teâlâ, kendisini insanlara başkasının diliyle değil, kendi kelâmıyla tanıtmaktadır.
🩷İşte bunun için Selef, Allah'ın isim ve sıfatlarını öğrenirken önce Kur'ân'a yönelmiştir.
🩶Çünkü Kur'ân'da bildirilen her isim ve her sıfat, Allah'ın kullarına kendisini tanıtmasının bir parçasıdır.
🩶Bu haberlerin hiçbiri gelişi güzel değildir.
🤎Her biri, kulun Rabbini daha doğru tanıması içindir.
Allah Teâlâ buyurur:
🩷كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ
🩷"Yeryüzünde bulunan herkes fanidir. Celâl ve ikram sahibi Rabbinin vechi ise bâkî kalacaktır."
🤎(er-Rahmân, 55/26-27)Yine buyurur: 🩷كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجْهَهُ 🩷"O'nun vechi dışında her şey helâk olacaktır."
🤎(el-Kasas, 28/88)Bu iki âyette Allah Teâlâ, kendi vechini haber vermektedir. 🤎Selef bu âyetleri okurken, onların lafızlarını değiştirmeye çalışmamıştır. 🌹Çünkü onlar için en büyük edep, Allah'ın kendi kelâmına müdahale etmemekti. İmam ed-Dârimî, bu âyetleri farklı mânalara çekenlere cevap verirken şöyle demiştir: 🌷قال الإمام الدارميُّ رحمه الله في ردِّه على المريسي: 🤎«وأمَّا قولُك في الأعضاءِ والجوارحِ وتخويفُك به الناسَ، فليس هذا ممَّا يقولُه مسلمٌ، ولكنَّا نقولُ كما قال اللهُ تعالى: ﴿كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ وَيَبْقَى وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ﴾، لا نُريدُ به الأعمالَ الصالحةَ، ولا القبلةَ، ولا ما تخرَّصتَ به من التأويلاتِ، بل نُثبِتُ الوجهَ للهِ على ما يليقُ به، كما هو عند المؤمنين، وكذلك قولُه تعالى: ﴿كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ إِلَّا وَجْهَهُ﴾، أي ذاتُه، التي هي أحسنُ الوجوهِ وأنورُها، الموصوفةُ بالجلالِ والإكرامِ، التي لا يستحقُّ هذه الصفةَ غيرُه، وأنَّ كلَّ وجهٍ هالكٌ إلا وجهَه.» 🩷“Senin uzuvlar ve organlar hakkında konuşman ve bu şekilde insanları korkutmaya çalışmana gelince; bu, bir Müslümanın söyleyeceği bir şey değildir. Ancak biz Allah Teâlâ’nın buyurduğu gibi deriz: ‘Onun üzerindeki herkes fânîdir. Ancak Rabbinin celâl ve ikram sahibi yüzü kalacaktır.’ (Rahmân 26-27). 🌷Biz bununla sâlih amelleri, kıbleyi veya senin ortaya attığın bâtıl tevilleri kastetmiyoruz. Bilakis Allah için, müminlerin anladığı şekilde, O’na layık olan yüz sıfatını isbat ederiz. Yine ‘O’nun yüzü dışında her şey helâk olacaktır’ (Kasas 88) ayetindeki mana da budur. Yani O’nun zâtı; yüzlerin en güzeli ve en nurlusu olan, celâl ve ikram ile nitelenmiş olan yüzüdür. Bu sıfatı O’ndan başkası hak etmez. Bütün yüzler helâk olacak, yalnızca O’nun yüzü kalacaktır.” 🤎ووجهُه غيرُ يدَيه، ويداه غيرُ وجهِه، وإن كره ذلك الزنادقةُ والجهميَّةُ.» 🤎“O’nun yüzü iki elinden başkadır; iki eli de yüzünden başkadır. Zındıklar ve Cehmiyye bundan hoşlanmasa da.”
الرد على المريسي (ص 420)💕Bu rivayette dikkat çeken husus, İmam Dârimî'nin önce Kur'ân'ın lafzına sarılmasıdır. 🩶O, tartışmayı insanların kurduğu ihtimaller üzerine değil, Allah'ın indirdiği âyetler üzerine kurmuştur. 🩷Çünkü Kur'ân, Allah'ın kendisini tanıttığı ilk kaynaktır. 🌹Kulun vazifesi de, Rabbinin kendisi hakkında haber verdiği şeyi kabul etmektir. 💜İşte bu sebeple Selef'in akîdesi, önce Kur'ân'ın haber verdiği isim ve sıfatlar üzerine bina edilmiştir. Onlar, Allah'ın kelâmını esas almış... ✅Sonra Resûlullah 🤍'in sünnetini onun açıklaması olarak kabul etmişlerdir. Marifetullahın yolu da buradan geçmektedir. 🩷
Rabbin seni kendisine çağırdığı yerden O'nu tanı.🦋
🩷Çünkü O'nu, O'ndan daha doğru tanıtacak hiçbir söz yoktur.🦋
@es_sunnne628
📖 EHLİ SÜNNETİN İTİKAD ESASLARI
1️⃣. ESAS/🔤
➖Îmân söz ve ameldir. Artar ve eksilir.
الاعتراض على من يقول إنّ الإيمان مخلوق
"İmanın yaratılmış olduğunu söyleyenlere itiraz"
➖ Ebû Bekr Ahmed b. Selmân en-Neccâd ☝️ şöyle demiştir: "Helâk olan fırkalardan biri de âlimlerin karşı çıktığı bir şeyi ortaya atan kimselerdir. Anlatıldığına göre es-Sûrî doğu tarafından gelip Bağdat'ta Yahya Çarşısı'nda konaklamış. Kendisini zâhid göstermiş. Sözleri arasında “İman yaratılmıştır ama ben bununla hareketi kastediyorum' da demiş. İnsanlar onun durumu hakkında konuşmaya başlamışlar. Bir grup onu desteklerken başka bir grup ona karşı çıkmış. Bunu Abdulvehhâb el-Verrâk'a ve Hârûn el-Hammâle sormuşlar. Onlar da bunu Ahmed b. Hanbel'e arz etmişler."
El ibanet'ul kubra, 2536➖ Hanbel ☝️ şöyle demiştir: Kendisine "İman yaratılmış mıdır?" diye sorulması üzerine Ebû Abdullah'ı ☝️ şöyle derken işittim: "Bu kötü ve aşağılık bir sözdür. Bundan sonra geriye ne kalmaktadır ki? Hâlbuki Nebi 🤍 İman, Allah'tan başka ilâh olmadığına şehadet etmektir' buyurmaktadır. Şimdi Lâ ilahe illallâh yaratılmış mı olmaktadır? Bunu kim söylerse bu kötü bir sözdür. Cehm'in görüşüne çağırmaktadır. Bu sözü söyleyenden sakındırılır. Tevbe edip dönene kadar onunla oturulmaz ve konuşulmaz. Bana göre bu Cehm'in görüşüne çağırmaktadır. İman, Allah'tan başka ilâh olmadığına şehâdet etmektir. Lâ ilahe illallah yaratılmış mıdır yani? Allah Teâlâ 'Al-lah'tan başka ilah yoktur; O Hayy'dır, Kayyûm'dur' (Bakara, 255) buyurmuştur. Yine O 'O'ndan başka ilah yoktur; Melik'tir, Kuddüs'tür, Selâm'dır, Mü'min'dir, Müheymin'dir, Azîz'dir, Cebbar'dır, Mütekebbir'dir' (Haşr, 23) buyurmuştur. Bunlar O'nun yaratılmamış sıfatları ve isimleridir ki Allah bunlarla kendisini vasfetmiştir. Nebi 🤍 'İman Allah'tan başka ilâh olmadığına şehadet etmektir buyurmuştur. Şu hâlde kim Lâ ilahe illallah'ın yaratılmış olduğunu söylerse Cehmiyye'nin sözünü söylemiş olur. Bu sözü söyleyen kimseden sakındırılır. Allah'ın sıfatları ve isimleri yaratılmamıştır. Bu da Allah Teâlâ'nın sıfatlarındandır. Allah ezelden beri bilen idi. Şu hâlde kim Lâ ilahe illallah'ın yaratılmış olduğunu söylerse Cehmiyye'nin sözünü söylemiş olur."
El ibanet'ul kubra➖ Ebú Talib ☝️ Ebû Abdullah'ın (yani Ahmed b. Hanbel'in) iman hakkında şöyle dediğini nakletmiştir: "Kim (İman) yaratılmıştır derse cehmidir. Kim de 'Yaratılmış değildir' derse bidat ortaya atmış olur. Sözünden dönünceye kadar terk edilir. "
Tabakātu'l Hanabile, 3/319➖ İbn Batta ☝️ "el-İbânetul Kubra"da (2/346) şöyle demiştir: "Bu konuda söylenecek söz ilim ehlinin tercih ettiğidir. Onların söylediğine teslim olmak gerekir. Dolayısıyla kim imanın yaratılmış olduğunu söylerse Yüce Allah'a kâfirdir. Çünkü imanın aslı ve doruğunun zirvesi Allah'tan başka ilâh olmadığına şehadet etmektir. Kim imanın yaratılmamış olduğunu söylerse bidatçidir. Çünkü Kaderiyye kulların fiillerinin ve hareketlerinin yaratılmamış olduğunu söylemektedir. Şu durumda uygulanması gereken prensip, alimlerin söylediğine teslimiyet göstermek ve imamların hakkında konuşmadığı konular hakkında konuşmamaktır. Örnek olan onlardır. (Bir şey hakkında konuşulacaksa) konuşmaya bizden daha lâyık olan da onlardır. Allah'tan bizi kendisine isyan etmekten muhafaza buyurmasını ve kendisine karşı gelmekten korumasını niyaz ederiz." ➖ Hafız Abdulğanî b. Abdulvahid şöyle demiştir: "İmamımız Ahmed'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: 'Kim imanın yaratılmış olduğunu söylerse kâfirdir. Kim imanın kadîm olduğunu söylerse bidatçidir. Onun imanın yaratılmış olduğunu söyleyen kimseyi tekfir etmesinin sebebi; kıraati, tesbihi ve Allah (azze ve celle)'yi anmayı içerisinde barındıran namazın da imandan olmasıdır. Bunların yaratılmış olduğunu söyleyen kimse kâfir olur. Yine namaz; kıyam, oturuş, hareket ve sükûn gibi fiilleri barındırmaktadır. Bunların kadim olduğunu söyleyen de bidatçi olur. "
Zeylu't Tabakât, 3/55
628
🧕Ey Kızım.. Rabbine giden yol
🎀2. Bölüm1️⃣
✨ALLAH'I İSİM VE SIFATLARIYLA TANI
↖️Marifetullahın İlk Kapısı:Allah'ı Ancak Kendisini Tanıttığı Gibi Tanımaktır.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
💗Canım Kızım...
🟣İnsan, Rabbini tanımadan O'na hakkıyla ibadet edemez.
🟣Çünkü ibadetin ruhu marifettir.
🟣Muhabbet marifetten doğar.
🟣Haşyet marifetten doğar.
🟣Tevekkül marifetten doğar.
🟣İhlâs marifetten doğar.
🟣Kalp, Rabbini tanıdığı kadar O'na bağlanır.
🎀İşte bunun için Kur'ân'ın en büyük maksatlarından biri,kullara Rablerini tanıtmaktır.
🔴Kur'ân'ın ilk daveti yalnız putları kırmak değildir.
🟣Önce kalplerde Rabbin azametini yerleştirmektir.
🟣İnsan,Allah'ı ne kadar doğru tanırsa
🔗Tevhidi de o kadar sağlam olur.
📌Allah'ı tanımada meydana gelen her sapma ise zamanla ibadetin de bozulmasına yol açar.
🌾İşte bunun içindir ki Selef-i Sâlihîn,Allah'ın isim ve sıfatları konusunu dinin en büyük ilimlerinden biri kabul etmişlerdir.
▫️Fakat onlar bu ilmi insanların görüşlerinden öğrenmediler.
▫️Filozoflardan öğrenmediler.
▫️Kelâm ehlinin tartışmalarından öğrenmediler.
▫️Allah'ı, Allah'ın kendisini tanıttığı gibi tanıdılar.
🤎Resûlullah 🩷in öğrettiği gibi tanıdılar.
🤎Sahâbenin anladığı gibi tanıdılar.
🤎Bu sebeple Allah hakkında söz söylemenin ilk şartı...
🤎Vahyin önünde susmasını bilmektir.
Allah Teâlâ şöyle buyurur:
🤎لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ وَهُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ
🤎"O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O hakkıyla işiten ve hakkıyla görendir."
Şûrâ11
Bu âyet, isim ve sıfatlar bahsinin en büyük temelidir.
🤎Allah Teâlâ önce benzerinin olmadığını bildirmiş...
🤎Ardından kendisi için işitme ve görme sıfatlarını ispat etmiştir.
Böylece kullarına iki büyük ölçü öğretmiştir:
🩶Birincisi...
🩷Allah'ın hiç bir benzeri olmadığını
💜İkincisi...
🩷Allah kendisi için bildirdiği sıfatlarla hakiki olarak nitelenir.
💜İşte Selef'in yolu bu iki esas üzerine kurulmuştur.
İmam el-Âcurrî şöyle demiştir:
🌷قال الإمام الآجُرِّي:
مذهبُ أهلِ الحقِّ أن يَصِفوا اللهَ عزَّ وجلَّ بما وصفَ به نفسَه،وبما وصفَه به رسولُه،وبما وصفَه به أصحابُه,هذا مذهبُ العلماء الذين اتَّبعوا ولم يبتدعوا
الشريعة
🩷"Hak ehli Allah'ı; O kendisini ne ile vasfetmişse, yine Rasulullah (🌱) O'nu ne ile vasfetmişse, Sahâbe (❕) O'nu ne ile vasfetmişse onunla vasfederler. Bu (sünnete) ittibâ edip bidat çıkarmayan âlimlerin mezhebidir."
eş-Şeria" (2/1051)
İmâm Âcurrî'nin bu sözü, yalnız bir akîde cümlesi değildir.
🤩Aynı zamanda ilimde takip edilecek yolu da göstermektedir.
🩷Canım kızım...
🤩Allah'ın isim ve sıfatları, insanların üzerinde fikir yürüteceği bir alan değil; teslimiyet göstereceği bir alandır.
Eflah b. Muhammed -Rab (☝️)'nin sıfatını kastederek- şöyle demiştir:
🤩قال أفلحُ بنُ محمدٍ:
«قلتُ لابنِ المباركِ:يا أبا عبدِ الرحمنِ، إنِّي لا أُحِبُّ الكلامَ في الصفة.
فقال عبدُ اللهِ بنُ المباركِ رحمه الله: أنا من أشدِّ الناسِ كراهيةً لذلك، ولكن إذا جاء الكتابُ بشيءٍ قلناه،وإذا جاء الأثرُ بشيءٍ تجرَّأنا على القول به.
شرح أصول اعتقاد أهل السنة والجماعة لللالكائي
🤩"İbnul Mubarek'e 'Ey Abdurrahmân! Ben sıfattan'(Yani Allah'ın sıfatları hakkında nas olmadan konuşmaktan) hoşlanmıyorum.' dedim." Bunun üzerine Abdullah b. el-Mubarek ona şöyle dedi: "Ben insanlar arasında bundan en çok hoşlanmayan kimseyim. Ancak Kitab bir şeyi söylerse biz de onu söyleriz. Eserlerde bir şey varid olmuşsa bu konuda konuşmaya cüret ederiz." Ve buna yakın şeyler söyledi.
El Lâlekâî' 737
🤩İşte gerçek ilim budur.
🤩Delil konuşunca konuşmak...
🤩Delil susunca susmak...
Bunun için İmam Ahmed şöyle demiştir:
🤩قال الإمام أحمد:
لا يُوصَفُ اللهُ إلا بما وَصَفَ به نفسَه،أو وَصَفَه به رسولُهﷺلا يُتَجاوَزُ القرآنُ والحديثُ
مجموع الفتاوى
🤩 "Allah O kendisini ne ile vasfetmişse ve Resûlü (🤍) O'nu ne ile vasfetmişse ancak onlarla vasfedilir. Kur'ân ve hadislerin ötesine geçilmez. "
Mecmuu'l fetâvâ 16/472
📌İnsanlar zamanla değişir; fakat Allah'ın kitabı ve Resûlullah 🤍'in sünneti değişmez.
📌Rabbini, O'nun kendisini tanıttığı gibi tanı.
📌Çünkü marifetullahın kapısı buradan açılır; tevhid de burada sağlamlaşır.
@es_sunnne
