Risale-i Nur Dersleri (Edessa)
Kanalga Telegram’da o‘tish
Ko'proq ko'rsatish
4 683
Obunachilar
Ma'lumot yo'q24 soatlar
-37 kunlar
-2630 kunlar
Postlar arxiv
20190612 7.Şua Ayet-ül Kübra Risalesi 2.Bab Ef'al ve Asar Menzili 4.Hakikat
Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Kişi sevabını Ellah'tan bekleyerek ailesine bir harcamada bulunduğunda bu kendisi için sadaka olur.
Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Kadın, âdete uygun olarak ve israfa kaçmaksızın kocasının evinden birşey verirse, kendisi için verdiğinden dolayı mükâfat, kocasına da onu kazandığı için mükâfat, ona bekçilik edene de bundan dolayı mükâfat vardır. Bunlardan hiçbiri diğerinin sevabını eksiltmez.
Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Birinizin ayakkabısının bağı bile kopsa "înnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn (Biz Ellah'ın kullarıyız, yine Ona döneceğiz)" desin. Çünkü bu da bir musibettir.
Kainatta vahdet ve birlik vardır.
Sanat itibarıyla baktığımız zaman yer, gök, yıldızlar bütün alem çalışıyor meyve ve o meyve içinde de çekirdeği netice veriyor, kainatta ne varsa küçük bir misali o meyvede, çekirdekte dahil oluyor.
Sanat itibarıyla kainat külli oluyor, şu çekirdek ise onun bir cüz'isi oluyor.
Tedbir itibarıyla baktığımız zaman kainatta, bir zerrenin idaresiyle bir yıldızın idaresi birdir. Kainat bir küll, bir ceset gibi ayrılmaz bir bütündür.
Aleme baktığımız zaman tedbir cihetinde bütün alemde bir tek zerreyi kim idare ediyorsa, yıldızları idare eden de O'dur. Alem iç içedir külldür.
Sanat itibariyle kainat küllî, her bir masnu' da onun bir cüz'isidir. Çekirdek alemden süzülüp gelmiştir. Kainat kimin ise çekirdek te onundur, sanat itibariyle bütün kainat bir tek çekirdek içinde mündemiçtir.
Bu hal tevhidi isbat eder.
/Muş
Alemde bulunan ve doğrudan doğruya bir şeye taalluk ettiği zaman büyük-küçük, az-çok, cüz-küll bir olmasına sebep olan sırlar şunlardır.
1- İntizam sırrı,
2- Şeffafiyyet sırrı,
3- Mukabele sırrı,
4- Nuraniyet sırrı,
5- Muvazene sırrı,
6- İtaat sırrı,
7- Sâni'deki vücub ile tecerrüd,
8- Mahiyetinin mübayenetiyle adem-i takayyüd,
9- Adem-i tahayyüz ile adem-i tecezzi,
10- İmdad-ı Vahidiyyet,
11- Yüsr-i Vahdet,
12- Tecelliyi Ehadiyyet,
13- Kudret Zatiyedir,
14- Kudretin, melekutiyyet-i eşyaya taalluku,
15- Ellah'u Ekber sırrı.
11/06/2019 7.Şua Ayet-ül Kübra Risalesi 2.Bab Ef'al ve Asar Menzili 3.Hakikat 2.Sır
Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz ayakkabısını giydiğinde önce sağı giysin. Çıkardığında ise önce solu çıkarsın.
Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz bir meclise gittiğinde selâm versin. Oturmak isterse otursun. Kalktığında da yine selâm versin. Birincisi diğerinden daha üstün değildir.
Nuraniyet, şeffafiyet ve itaat sırrıyla ve kudret-i zâtiyenin bir cilvesiyle, az ve çok birdir, farkı yoktur, herşey, o kudret-i zâtiyenin hükmüne gayet derecede itaatli, inkıyadlı ve o kudret-i ezelînin emirlerine nihayet derece mutî ve musahhar bulunduğundan, elbette hadsiz eşyayı birtek şey gibi icad eder ve yanlarında bulunur. Bir iş bir işe mâni olmaz. Büyük-küçük, çok- az, cüz'î - küllî birdir. Hiçbiri ona ağır gelmez.
Ellah Zat'ıyla herşeye yakındır sözü edebe muhaliftir, çünkü bu söz mekaniyeti ifade eder. Kudreti İlahiyye yedi sıfatıyla beraber la zamani, la mekani, la keyfi bir şekilde her şeyden her şeye yakındır.
Güneşin aksi ayinenin gücüne göre olduğu gibi Cenab-ı Hakk'ın kudreti de bütün alemde o şeyin kabiliyetine göre tecelli eder, fakat o tecelliyat la zamani, la mekani, la keyfi bir surettedir.
/Muş
10/06/2019 7.Şua Ayet-ül Kübra Risalesi 2.Bab Ef'al ve Asar Menzili 3.Hakikat 1.Sır
Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Sizlerden biri insanlara imam olduğunda namazı kısa tutsun. Çünkü içlerinde küçük, yaşlı, zayıf ve güçsüz, hasta ve ihtiyaç sahibi olanlar vardır. Tek başına kıldığında ise istediği kadar uzatsın.
Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; İmam âmin dediği vakit siz de âmin deyiniz. Zira kimin âmin demesi meleklerin âmin demesine denk gelirse, o kişinin geçmiş günahları affolunur.
Kur'an, Hadis ölçü tutulmazsa din-i mübin-i İslamın bir harfi kalmaz.
Üstad bin yüz seneden beri teraküm edip gelen içten dıştan islamiyet içine idhal edilen çok müşkilleri bertaraf etmiştir.
Yahudiler tarafından müfteriyattan bir milyon hadisin, hadislerin içerisine konmasına mukabil, İmam Suyuti; ben Resulu Ekremin harflerini, kelimelerini, cümlelerini burnumun içerisindeki manevi bir kokuyla hissederim demiş ve müfteriyat olan sözlerin hepsini tesbit edip çıkarmıştır.
Bu dini indiren Ellah olduğu gibi, bu dini muhafaza eden yine Ellahdır.
Tasavvuf haktır fakat hakkaniyeti bugünkü şekliyle değildir.
Tasavvufun asıl gayesi mi'racı nebevinin gölgesinde Kur'an ve hadisin dediğini aklen ve kalben görüp seyretmektir. Mi'racı Nebevi akıl ve kalple beraber olmuştur. Akıldan tecerrüt ile süluk eden helak olduğu gibi, felsefeciler gibi kalpten tecerrüd edip süluk edenler de helak olur.
Tasavvuftaki ahlaktan murad, Kur'an ve hadiste geçen tevhid, haşir ve sair ne kadar emir ve nehiy varsa bu ahkamların cümlesiyle ahlak'lanmaktır.
Kudret-i İlâhiye zâtiyedir, o kudretin zıddı olan acz, o Zât-ı Kadîre ârız olması mümkün olmaz.
Bir şeyde mertebelerin bulunması, o şeyin içinde zıddının tedahülü iledir. Hararetin ziyade ve aşağı dereceleri, soğuğun karışması iledir. Elbette o kudret-i zâtiyede mertebeler bulunmaz. Bütün eşyayı, birtek şey gibi icad eder. Ve madem o kudret-i zâtiyede mertebeler bulunmaz ve zaaf ve noksan olamaz. Elbette hiçbir mâni ona engel olamaz ve hiçbir icad ona ağır gelmez, elbette haşr-i âzamı bir bahar kadar kolay ve bir baharı bir ağaç kadar suhuletli ve bir ağacı bir çiçek kadar zahmetsiz icad eder.
/Muş
20190602 7.Şua Ayet-ül Kübra Risalesi 2.Bab Ef'al ve Asar Menzili 3.Hakikat 2.Ders
Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; İki Müslüman karşılaştığında birbirleriyle müsafaha yapsınlar, eğer musafaha ettikten sonra Ellah'a hamdeder ve karşılıklı olarak birbirleri için mağfiret dilerlerse ikisinin de günahları bağışlanır.
Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; İki Müslüman birbiriyle karşılaşıp birisi diğerine selâm verdiğinde Ellah'a en çok sevimli olanı arkadaşına daha çok güler yüz gösterendir. Birbiriyle müsafaha ettiklerinde ise Ellah ilk elini uzatana doksan, diğerine de on rahmet olmak üzere yüz rahmet indirir.
/Muş
20190601 7.Şua Ayet-ül Kübra Risalesi 2.Bab Ef'al ve Asar Menzili 3.Hakikat
Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz birşey yediği zaman Ellah'ın adını ansın. Eğer başında Ellah'ın adını anmayı unutursa "Bismillâhi alâ evvelihi ve'l-âhirihî (Başında da, sonunda da Ellah'ın adıyla)" desin.
Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz birşey yediğinde, "Ellah'ım, bunu bize bereketli kıl ve onun yerine daha hayırlısını ihsan eyle" desin. Süt içtiğinde de, "Ellah'ım, bunu bize bereketli eyle, bizim için arttır" desin. Çünkü hem yemek, hem de suyun yerini tutan sütten başka birşey yoktur.
------------
Adab'ın işlenmesinde sevap vardır; fakat sünnetiyetini inkar etmedikçe ve inatla terketmedikçe işlenmemesinde günah yoktur
Adab'ı farzların yerine geçirmek ümmetin helaketine sebeptir.
Kurb-i feraiz ile Ellah'a yaklaşın.
/Muş
31/05/2019 7.Şua Ayet-ül Kübra Risalesi 2.Bab Ef'al ve Asar Menzili 2.Hakikat 3.Ayet
Bir kişi din kardeşini küfürle itham ettiğinde o küfür ikisinden birine döner.
Ehli kıble tekfir edilmez.
Tekfir konusunda ileri gidenin akibetinden korkulur.
Her bir âyet-i Kur’aniye bir mucizedir.
/Muş
29/05/2019 7.Şua Ayet-ül Kübra Risalesi 2.Bab Ef'al ve Asar Menzili 2.Hakikat 2.Ayet
Kul, Allah korkusundan dolayı ürperdiğinde, kuruyan ağacın yaprakları döküldüğü gibi günahları dökülür.
Borçludan kullanılmak üzere alınan binek, yemek ve hediye tarzı şeyler bir nevi faiz'dir, illa ki borçluyla arasında olan beşeri hukuk eskiye dayanıyorsa, aralarında daha önce de hediyeleşme, yemek ikramı gibi bir ilişki varsa o başka.
Namaz için kamet getirildiğinde koşarak gitmeyiniz. Normal yürüyüş ve vakarla gidiniz. Yetiştiğinizi kılın, yetişemedeğinizi tamamlayın.
/Muş
28/05/2019 7.Şua Ayet-ül Kübra Risalesi 2.Bab Ef'al ve Asar Menzili 2.Hakikat 1.Ayet
Birinize güzel koku verildiğinde onu reddetmesin. Çünkü reyhan ve sair güzel kokular Cennetten çıkmıştır.
Biriniz orucunu açtığında onu hurmayla açsın. Çünkü o, berekettir. Onu bulamazsa suyla açsın. Çünkü su tertemizdir.
Vukuu yaklaşmış olan bazı hadiseler hissi kablel vuku'nun güçlenmesi ile olay meydana gelmeden önce rüyada görülebilir.
Kur'anda arı ile karıncanın ve sebe melikesi Belkıs'ın misali verilmekte olup bahsi geçen arı ve karıncanın amirleri kadındır, Kur'anda geçen bu misallerde Ellah-u A'lem şöyle bir işaret var ki; arı bal yapar, karınca da devamlı yemek için malzeme toplar, arı ile karıncanın yaptığı bu iş mutfak işçiliğidir ve bir nevi aşçılıktır, bu ise kadınların işi olduğu için Kur'anın, neml suresinde Belkıs misalini getirmesinin sebeb-i hikmeti şudur ki; Kur'an ayeti manen diyor, ey belkıs sen bir kadınsın, kadının görevi evinin mutfağıdır, sen bir kadın olarak idareci olamazsın.
Bütün ef'ali İlahiyye muhittir, alemi kaplayacak güçtedir. O ihatayı iki şey durdurur, hudud altına alır;
Birincisi; adalet, irade ve kudreti İlahiyedir.
İkincisi; o şeyin kabiliyetidir.
/Muş
27/05/2019 7.Şua Ayet-ül Kübra Risalesi 2.Bab Ef'al ve Asar Menzili 2.Hakikat
Yolda yürürken arkadaşınla arana bir ağaç bile girse tekrar kavuşunca yine selam verin, selam verme konusunda cömert davranın.
Yatağına uzandığında şöyle duâ et:
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللهِ التَّامَّةِ، مِنْ غَضَبِهِ وَعِقَابِهِ، وَمِنْ شَرِّ عِبَادِهِ، وَمِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ، وَأَنْ يَحْضُرُونِ
"Ellah'ın adıyla. Onun gazabından, şiddetli azabından, kullarının şerrinden, şeytanların vesveseleri ve yanımda bulunmalarından Ellah'ın tamme olan kelimelerine sığınıyorum. Kelimat-ı tamme teklifi olan Kur’an ve tekvini olan kun emridir, Resul-u Ekrem böyle emretmiş. Yani tekvinen ve teklifen tamme olan kelimelerine sığınıyorum demektir.
Biriniz uzun müddet evinden ayrı kaldığında geceleyin habersiz olarak aniden eve dönmesin,
Seferden dönüldüğünde önce mescide uğrayıp iki rekat namaz kılmak sünnettir.
Ellah birinize bir servet ihsan ettiğinde önce kendisi ve aile efradının ihtiyaçlarına harcasın.
/Muş
Endi mavjud! Telegram Tadqiqoti 2025 — yilning asosiy insaytlari 
