Kuşçubaşı Eşref
Kanalga Telegram’da o‘tish
Diriliş Hilafet Tarihi olayların sansürsüz ve belgelerle anlatıldığı, siyasi ve küresel yapılanmalar hakkında analizlerin paylaşıldığı Telegram'ın en özel ve en cesur kanalına davetlisiniz! Amacımız mı? HİLAFETİN DİRİLİŞİ
Ko'proq ko'rsatish4 765
Obunachilar
-124 soatlar
-167 kunlar
-8030 kunlar
Ma'lumot yuklanmoqda...
O'xshash kanallar
Taglar buluti
Kirish va chiqish esdaliklari
---
---
---
---
---
---
Obunachilarni jalb qilish
Iyul '26
Iyul '26
+89
0 kanalda
Iyun '26
+174
4 kanalda
Get PRO
May '26
+228
5 kanalda
Get PRO
Aprel '26
+93
2 kanalda
Get PRO
Mart '26
+179
4 kanalda
Get PRO
Fevral '26
+106
5 kanalda
Get PRO
Yanvar '26
+150
4 kanalda
Get PRO
Dekabr '25
+95
4 kanalda
Get PRO
Noyabr '25
+141
6 kanalda
Get PRO
Oktabr '25
+67
6 kanalda
Get PRO
Sentabr '25
+62
7 kanalda
Get PRO
Avgust '25
+46
6 kanalda
Get PRO
Iyul '25
+30
3 kanalda
Get PRO
Iyun '25
+189
3 kanalda
Get PRO
May '25
+157
3 kanalda
Get PRO
Aprel '25
+94
5 kanalda
Get PRO
Mart '25
+89
6 kanalda
Get PRO
Fevral '25
+82
4 kanalda
Get PRO
Yanvar '25
+235
3 kanalda
Get PRO
Dekabr '24
+372
7 kanalda
Get PRO
Noyabr '24
+280
4 kanalda
Get PRO
Oktabr '24
+521
10 kanalda
Get PRO
Sentabr '24
+335
10 kanalda
Get PRO
Avgust '24
+698
6 kanalda
Get PRO
Iyul '24
+399
6 kanalda
Get PRO
Iyun '24
+283
8 kanalda
Get PRO
May '24
+236
5 kanalda
Get PRO
Aprel '24
+347
3 kanalda
Get PRO
Mart '24
+189
1 kanalda
Get PRO
Fevral '24
+224
4 kanalda
Get PRO
Yanvar '24
+629
7 kanalda
Get PRO
Dekabr '23
+500
4 kanalda
Get PRO
Noyabr '23
+195
7 kanalda
Get PRO
Oktabr '23
+530
2 kanalda
Get PRO
Sentabr '23
+59
0 kanalda
Get PRO
Avgust '23
+61
0 kanalda
Get PRO
Iyul '23
+162
0 kanalda
Get PRO
Iyun '23
+164
0 kanalda
Get PRO
May '23
+322
0 kanalda
Get PRO
Aprel '23
+181
0 kanalda
Get PRO
Mart '23
+77
0 kanalda
Get PRO
Fevral '23
+59
0 kanalda
Get PRO
Yanvar '23
+13
0 kanalda
Get PRO
Dekabr '22
+30
0 kanalda
Get PRO
Noyabr '22
+61
0 kanalda
Get PRO
Oktabr '22
+100
0 kanalda
Get PRO
Sentabr '22
+37
0 kanalda
Get PRO
Avgust '22
+77
0 kanalda
Get PRO
Iyul '22
+46
0 kanalda
Get PRO
Iyun '22
+11
0 kanalda
Get PRO
May '22
+11
0 kanalda
Get PRO
Aprel '22
+7
0 kanalda
Get PRO
Mart '22
+98
0 kanalda
Get PRO
Fevral '22
+72
0 kanalda
Get PRO
Yanvar '22
+131
0 kanalda
Get PRO
Dekabr '21
+218
0 kanalda
| Sana | Obunachilarni jalb qilish | Esdaliklar | Kanallar | |
| 25 Iyul | +2 | |||
| 24 Iyul | +1 | |||
| 23 Iyul | +4 | |||
| 22 Iyul | +2 | |||
| 21 Iyul | +2 | |||
| 20 Iyul | +1 | |||
| 19 Iyul | +5 | |||
| 18 Iyul | +3 | |||
| 17 Iyul | +1 | |||
| 16 Iyul | +2 | |||
| 15 Iyul | +2 | |||
| 14 Iyul | +5 | |||
| 13 Iyul | +4 | |||
| 12 Iyul | +7 | |||
| 11 Iyul | +6 | |||
| 10 Iyul | +2 | |||
| 09 Iyul | +5 | |||
| 08 Iyul | +5 | |||
| 07 Iyul | +4 | |||
| 06 Iyul | +8 | |||
| 05 Iyul | +6 | |||
| 04 Iyul | +4 | |||
| 03 Iyul | +5 | |||
| 02 Iyul | +2 | |||
| 01 Iyul | +1 |
Kanal postlari
Hz. Peygamber (🤍) “Din samimiyettir.” buyurdu.
Biz “Kime karşı?” diye sorduk. Bunun üzerine o, “Allah'a, kitabına, Resûlü'ne, Müslümanların idarecilerine ve bütün Müslümanlara (karşı samimi olmaktır).” buyurdu.
(Müslim, Îmân, 95)Din; maskesiz yaşamaktır. Din; Allah'a, Peygamber'e, Kur'an'a ve insanlara karşı içten ve samimi dürüst olmaktır.✓ Hayatımızın her alanına içtenlik katabilmek duasıyla; Hayırlı ve Huzurlu Sabahlar!🇹🇷
| 2 | FETHİN SEMBOLÜ, FATİH’İN EMANETİ AYASOFYA-I KEBÎR CAMİ-İ ŞERÎFİ
📆86 yıl aradan sonra Ezan-ı Muhammedîlere ve namaza 6 yıl önce bugün yeniden kavuştu.
🌷"Müjdeler olsun Ayasofya açıldı!"
🕌 Ayasofya-i Kebir Camii, 6 yıl önce bugün cemaatine kavuştu.
✍️ 10 Temmuz 2020’de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzasıyla Ayasofya'nın yeniden ibadete açılması kararlaştırıldı.
🤲 86 yıllık hasret, 24 Temmuz 2020'de kılınan cuma namazıyla sona erdi.
Üstad Necip Fazıl’ın “Bugün mü, yarın mı, bilemem; fakat Ayasofya açılacak!” müjdesine mazhar olduğumuz o muhteşem tarihi günü unutmuyoruz.
Ayasofya-i Kebîr Cami-i Şerîfimizin yeniden ibadete açılmasına liderlik eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdogan’a şükranlarımı sunuyoruz.
Gençlik hayalimize kavuştuğumuz
bugünü bizlere gösteren Rabbimize hamd-ü senalar olsun... 🌙🇹🇷 | 563 |
| 3 | "ÇÖLE İNEN NUR” İSİMLİ KİTAB'I OKUDUĞUNDA;
“Ben, sayfaları bu kadar gözyaşları ile ıslatılmış bir başka kitap bilmiyorum.”demişti.
"Müslümanca düşünmek bir yaşam biçimidir, rüzgara göre eğilmek değil,fırtınada bile köklerine sadık kalabilmektir.
Kime benzersen ona dönüşürsün insan, dış görünüşüyle ve İç dünyasıyla bir bütündür.
Giyimi, tarzı, yaşam biçimi ve tercihleri, aslında ruh dünyasının bir yansımasıdır.
Dışı kâfire benzeyen insanın içide (yavaş yavaş) ona benzemeye başlar.” diyerek
Kültürüyle, ahlakıyla, düşünce yapısıyla batılı yaşam tarzına
Duyulan özentinin, Zamanla kimlik aidiyetini yok edeceğine dikkat çekmiştir.
“Müslüman, çağın gözüyle İslâm’a bakmaz! İslâm’ın gözüyle çağa bakar.” diyerek de birileri gibi, beşeri (batıl) ideolojiler için Kemalist maske takmadan ve sığınmadan,
Güç, kuvvet, kudret ve sığınılacak yegane makamın sadece ALLAH'ın kat'ı olduğunu haykıran mümtaz şahsiyet
Rasim Özdenören üstadı vefatının sene-i devriyesinde
Rahmetle dua ile anıyoruz🤲
ALLAH (c.c) gani gani rahmet eylesin
(23 Temmuz 2022) | 535 |
| 4 | ŞAKA GİBİLER
Sırf şov yapmak ve Halk Tv'ye bir kaç dakikalık görüntü vermek için, e-devletten 1 dakikada istifa edebilecekken, 40 derece sıcakta saatlerce kuyrukta bekleyen CHP'liler, Bunlar yeni partiye geçse ne olur geçmese ne olur.
Bunlardan ülkeye ne hayır bekliyorsunuz?
40 yıl önce yağ kuyruğu, şeker kuyruğu, tüp kuyruğu olurdu, 40 yıl sonra 40 derece sıcakta CHP'den istifa etme kuyruğunu gördük.
Allah akıl fikir versin.
Ulan hani Atatürkün partisiydi?
Atatürkü nasıl bıraktınız?
Hemde Pavyonda delege satın alanların, rüşvetle delege alanların peşinden gitmek için.
Haberiniz belki yoktur, Erdoğan E-DEVLET'i icat etti, oraya girin artık Muhtarlıklarda belge beklemenize, Yada resmi dairelerde sıraya girmenize gerek yok, Evinizde çayınızı içerken CHP'den rahat rahat istifa ededebilirsiniz, Sonra Erdoğan'a yine söversiniz. Çünkü sizin hayırlı bir hizmete teşekkür ettiğiniz görülmemiştir.
Kafa 40 yıl geride kalmış bunların.
Allah akıl fikir versin.
Millete koyun cahil diyenlerin haline bakın. | 74 |
| 5 | Anne ve Baba: Dünyadaki Cennet Kapılarımız
Kardeşlerim, bizi dünyaya getiren, yemeyip yediren, giymeyip giydiren anne ve babalarımız, Allah’ın bize en büyük emanetlerindendir. İslam, Allah’a kulluktan hemen sonra ana-babaya iyilik etmeyi emreder.
Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:
"Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ve ana-babanıza iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine 'öf!' bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle."
(İsrâ Suresi, 23. Âyet)
Bakınız, ayet-i kerimede "öf" bile demek yasaklanmıştır. Onlar yaşlandıkça sabrımız sınanabilir; ancak unutmayalım ki biz çocukken onlar bizim tüm zahmetimize seve seve katlandılar.
Peygamber Efendimiz (🤍) de anne-babanın rızasını kazanmanın önemini şu müjdeyle ifade eder:
"Rabbin rızası, anne babanın rızasındadır. Rabbin öfkesi de anne babanın öfkesindedir."
(Tirmizî, Birr, 3)
Dinimiz sadece anne-babayla yetinmeyip akrabalık bağlarını korumayı da imanımızın bir gereği saymıştır. Buna literatürde "sıla-i rahim" denir. Yani akrabayı arayıp sormak, dertleriyle dertlenmek, sevinçlerini paylaşmaktır.
Yoğun iş temposunu, mesafeleri veya ufak tefek kırgınlıkları bahane ederek akrabalarla bağı koparmak caiz değildir.
Peygamberimiz (🤍) bu bağın bereketini şöyle müjdelemektedir:
"Rızkının bollaştırılmasını ve ömrünün uzatılmasını isteyen kimse, akrabasını arayıp sorsun (sıla-i rahim yapsın)."
(Buhârî, Büyû', 13; Müslim, Birr, 16)
Yine bir başka Hadis-i Şerif'te Efendimiz (🤍) uyarıda bulunur:
"Akrabalık bağlarını koparan kimse cennete giremez."
(Buhârî, Edeb, 11; Müslim, Birr, 18)
Anne-Babamız Hayattaysa: Hayır dualarını almak için sık sık ziyaret edeceğiz, gönüllerini hoş tutacağız. Uzaktalarsa bir telefonla da olsa hallerini hatırlarını soracağız.
Onlar için dualar edecek, ruhlarına sadakalar verecek ve bıraktıkları güzel mirasa sahip çıkacağız.
Akrabalar arasında geçmişte yaşanmış tatsızlıklar varsa, sırf Allah rızası için ilk adımı atan biz olacağız. Efendimizin buyurduğu gibi; "Gerçekten akrabasını gözeten, karşılık bekleyen değil, bağlar koptuğunda bile o bağı yeniden kurandır."
(Buhârî, Edeb, 15)
Rabb'imiz, bizleri anne ve babasına hayırlı birer evlat olanlardan eyle. Üzerimizdeki ana-baba haklarını ödeyebilmeyi, onların rızasını ve duasını alabilmeyi nasip et. Akrabalık bağlarımızı kuvvetlendir; yuvalarımıza huzur, ömrümüze ve rızkımıza bereket ihsan eyle... Âmîn yâ Muîn 🤲🏻
Cuma'nın Hayrı ve Bereketi Üzerimize Olsun Tefekkürlü Cum'alar Ey Câmia!🫡🇹🇷 | 559 |
| 6 | Hz. İsa'nın (a.s) Sabahları Okuduğu Münâcât:
"Allah'ım! Hoşlanmadığım şeyleri defetmeye, fayda vermesini ümit ettiğim şeyleri de elde etmeye gücüm yetmediği halde sabahladım.
Zira bütün işler senin elindedir, başkasının elinde değil.
Allah'ım! Amelim ile beraber nefsimi de sana rehin vererek sabahladım.
Bu nedenle sana, benden daha muhtaç hiç kimse yoktur. Ve sen benim yanımda zenginlerin en zenginisin.
Allah'ım! Bana düşmanımı sevindirecek bir bela, dostumu üzecek bir musibet verme.
Musibetimi dinimde kılma (Çünkü din musibeti dünya musibetinden daha büyüktür).
Dünyayı gayemden daha büyük ve sadece ilmimi elde etme yeri kılma (Bilakis ilmimi sana ulaşmaya vesile kıl). Sana karşı olan günahım sebebi ile merhametsiz kimseyi bana musallat etme."
Müslümanca Bir Hayat📚
Hayırlı Sabahlar!🇹🇷 | 576 |
| 7 | Her tarafta dans yerleri açıldı. Büyük rezaletler oldu. Aile rabıtaları kalktı. Hergün merasim, zafer bayramları adında bayram, büyük alaylar tertip edildi. Eğlenildi. Bu devreye Balo devri, Bayram devri, Dans devri, Düğün devri, Mirasyedilik devri adları da verilebilir. Osmanlı devrinin lâle sofalarını, alem-i âblarını hatta Bizans'ın eğlencelerini gölgede bıraktılar."
📕Rıza Nur, "Cumhuriyet Devrinin Perde Arkası", 2010, Sayfa: 595
"Bu esnada Mustafa Kemal yâranına, avanesine şunu diyor ve tavsiye ediyormuş:
"- İş yapın! Fırsat bu fırsattır. Zengin olun ki kuvvetli olalım. Mevkide durmak için servete lüzum vardır!.."
Hakkı var, onlar da paçaları, bilekleri sıvayıp servet yapmaya koyuldular. Artık irtikâp aldı, yürüdü. Bunları gören ufak memurlar da üç beş liraya kadar çalmaya başladılar. Öyle oldu ki, bu devlet hiçbir vakit bu derece rüşvet ile irtikâba düşmemişti. Meğerse Abdülhamid zamanı, hatta İttihadcılar devri zemzemle yıkanmış imiş!..
Derken İş Bankası açıldı. Bu banka Mustafa Kemal'indir. Biraz para koydu, fakat hükümetin bütün parası onun sermayesidir. Hükümetin parası halktan toplandıkça maliye yerine oraya gidiyor. Hatta meb'uslar bile maaşını oradan alıyor. Bazan da maaşımız gecikti. Demek sermaye hükümetten, kâr Mustafa Kemal'in. Âlâ şey!.. Gâzi bundan çok kazandı. Oraya meclis-i idare âzâsı olarak da Kılıç Ali, Salih ve emsali haydudları koydu. Cellâdın, eşkiyanın bankacı oldukları da yeni görüldü. Bunların banka ile ne alâkaları olur? Sâdıklar, adamlar ya, kâfi..."
📕Dr. Rıza Nur, Hayat ve Hatıratım-III, s. 1213-1214, İslâmbol Yayınları (Sansürsüz Tıpkı Basım)
Hüseyin Aktürk | 614 |
| 8 | KAMÂLİST BURJUVAZİNİN YOLUNU AÇIP ZENGİNLEŞTİREN YEGANE KAYNAK
🔴İş Bankası, devlet eliyle ferd zengin etme diğer bir deyişle iç sömürü çarkı idi ve Kemalist seçkin azınlığı zenginleştirmiştir:
"Adam zengin etmenin doğrudan yollarından biri de, devlet bankaları ve İş Bankası kredilerinin dağıtılmasıydı. Liderlerin yakınlarına kredi dağıtmakla ün kazanan İş Bankası, yönetici siyasi kadro içinden, iş aleminin "tatlı" ilişkilerine fazla utanıp sıkılmadan dalanların kalesi haline gelmişti."
"Kurtuluş Savaşından gelme nüfuzlu politikacılar ile sivrilmiş eşraf ve tüccarı biraraya getiren bu özel banka devlet gücüyle kısa zamanda gelişecek ve bu sayede bir- çok kapitalist imal edecektir. Banka içinde, kendilerini iş hayatının göbeğinde bulan Kurtuluş Savaşı temsilcileri de iş hayatının tadına kolayca varacaklardır. Celâl Bayar liderliğinde Muammer Eriş, Siirtli Mahmut, Kılıç Ali, Recep Zühtü, Salih Bozok, Nuri Conker, Cevat Abbas vb. gibi kişiler İş Bankası Grubu olarak tanınacak ve bu grubun adı, affairisme tartışmalarında sık sık işitilecektir."
📕İsmail Cem, Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi, 1972, s. 300-302
📕Yahya S. Tezel, Cumhuriyet Döneminin İktisadi Tarihi (1923-1950), 2015, s. 282
🔴Mustafa Kemal:
"Benim etrafımda bir sürü serseri var [..] Onlar da bana yarar. Çünkü benim yanımdaki yakınlık o kadar kolay iş değildir ve siz bu işleri yapamazsınız. [..] bu serseriler benim etrafımda kalsın. Çünkü ben, bunlara bağırırım, çağırırım, önüne bir şey atarsın işte geçinir gider. [..] bunların bir şeyler yapmasına ya yardım ederim yahut göz yumarım."
📕Arı İnan, Tarihe Tanıklık Edenler, 1997, s. 262-265
🔴Hintli Müslümanların Parasıyla Kendini Zengin Eden m.kamal
"Vefatından bir buçuk yıl öncesine değin Atatürk Türkiye'nin en büyük toprak sahiplerinden ve zenginlerinden biriydi. Bu Servet ona miras kalmamış, aylıklarından arttırmasından da oluşmamıştır. Bilinen iki kaynak; Kurtuluş Savaşı yıllarında Hint Hilafet Komitesi'nin Ankara'ya yolladığı 600.000 liraya yakın yardımla, daha ileriki yıllarda eski Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa'nın TC. Uyrukluğuna girerken CHP'ne bağışladığı 900.000 TL dolaylarındaki paradır. Ama başka armağanlar da olmalı"
📕Mete Tunçay, Eleştirel Tarih Yazıları
Hind Hilâfet Hareketi "doğrudan Mustafa Kemal'in emrine 122.000 poundluk (günümüz değeriyle takriben 45.6 milyon poundluk) kaynak" sunmuştur.
📕Şükrü Hanioğlu, "Atatürk", 2023, s. 375
⛔Müslümanların parasına ve malına çöken chp zihniyeti‼️
"Bugün Hindistan bize uzak bir diyar gibi görünür. Oysa Kurtuluş Savaşı'nda o fakir Hint Müslümanları ellerinde ne varsa, bilezik, altın, para demeden toplayıp, Müslümanların başı olan Osmanlı halifesinin İngiliz esaretinden kurtulması için Mustafa Kemal'e göndermişlerdi. Bugün en büyük bankalardan biri olan İş Bankası işte bu paralarla kuruldu. Bugün CHP'nin fiilen idare ettiği ve kârından hisse aldığı bu bankanın ilk sermayesi maalesef bu samimi Müslümanların gönderdiği yardım parasıdır."
📕Osmanlı Aklı, Savaş Ş. Barkçin, Sayfa: 14
"İş Bankasının ilk sermayesi de Hindistan'dan Mustafa Kemal'e gönderilen paranın geri kalanı idi. Bu para, millete ve devlete gönderilmişti. Mustafa Kemal el sürmemeli idi." (Falih Rıfkı Atay, Çankaya, s.455-457)
📕Gayr-ı Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi, Burhan Bozgeyik, Sayfa: 373
📌"Cumhurbaşkanı"ndan "Başbakan"a Aylık Ulûfe
"İnönü Başvekillikten ayrıldıktan sonra, Atatürk'ün emri ile, kendisine, Atatürk'ün İş Bankası'ndaki özel hesabından, her ay 3.000 TL ödenir. İnönü Başvekil iken de, Atatürk, her ay kendisine, yine İş Bankası'ndaki özel hesâbından, 2.000 TL maddi yardımda bulunuyordu.
Ayrıca, Bayar Hükümeti'nde görev almayan Refik Saydam'a da, yine Atatürk'ün arzusu üzerine, aynı kanaldan her ay 500 TL yardım yapılır."
📕Cemil Koçak, "Türkiye'de Millî Şef Dönemi (1938-1945)", 1996, c. 1, s. 99
✍️Rıza Nur:
"Sefahet, içki ve israf devri: Bu ilk tedbirler muhalif bırakmadı. Milleti yıldırdı. Saha böyle açılınca bir sefahet ve bir zevk safadır başladı. İnşaat, villâlar, havuzlar, Yalovalar, âlem-i âblar, balolar, danslar aldı yürüdü. Gece gündüz içildi. | 586 |
| 9 | KAMÂLİST BURJUVAZİNİN YOLUNU AÇIP ZENGİNLEŞTİREN YEGANE KAYNAK
🔴İş Bankası, devlet eliyle ferd zengin etme diğer bir deyişle iç sömürü çarkı idi ve Kemalist seçkin azınlığı zenginleştirmiştir:
"Adam zengin etmenin doğrudan yollarından biri de, devlet bankaları ve İş Bankası kredilerinin dağıtılmasıydı. Liderlerin yakınlarına kredi dağıtmakla ün kazanan İş Bankası, yönetici siyasi kadro içinden, iş aleminin "tatlı" ilişkilerine fazla utanıp sıkılmadan dalanların kalesi haline gelmişti."
"Kurtuluş Savaşından gelme nüfuzlu politikacılar ile sivrilmiş eşraf ve tüccarı biraraya getiren bu özel banka devlet gücüyle kısa zamanda gelişecek ve bu sayede bir- çok kapitalist imal edecektir. Banka içinde, kendilerini iş hayatının göbeğinde bulan Kurtuluş Savaşı temsilcileri de iş hayatının tadına kolayca varacaklardır. Celâl Bayar liderliğinde Muammer Eriş, Siirtli Mahmut, Kılıç Ali, Recep Zühtü, Salih Bozok, Nuri Conker, Cevat Abbas vb. gibi kişiler İş Bankası Grubu olarak tanınacak ve bu grubun adı, affairisme tartışmalarında sık sık işitilecektir."
📕İsmail Cem, Türkiye'de Geri Kalmışlığın Tarihi, 1972, s. 300-302
📕Yahya S. Tezel, Cumhuriyet Döneminin İktisadi Tarihi (1923-1950), 2015, s. 282
🔴Mustafa Kemal:
"Benim etrafımda bir sürü serseri var [..] Onlar da bana yarar. Çünkü benim yanımdaki yakınlık o kadar kolay iş değildir ve siz bu işleri yapamazsınız. [..] bu serseriler benim etrafımda kalsın. Çünkü ben, bunlara bağırırım, çağırırım, önüne bir şey atarsın işte geçinir gider. [..] bunların bir şeyler yapmasına ya yardım ederim yahut göz yumarım."
📕Arı İnan, Tarihe Tanıklık Edenler, 1997, s. 262-265
🔴Hintli Müslümanların Parasıyla Kendini Zengin Eden m.kamal
"Vefatından bir buçuk yıl öncesine değin Atatürk Türkiye'nin en büyük toprak sahiplerinden ve zenginlerinden biriydi. Bu Servet ona miras kalmamış, aylıklarından arttırmasından da oluşmamıştır. Bilinen iki kaynak; Kurtuluş Savaşı yıllarında Hint Hilafet Komitesi'nin Ankara'ya yolladığı 600.000 liraya yakın yardımla, daha ileriki yıllarda eski Mısır Hidivi Abbas Hilmi Paşa'nın TC. Uyrukluğuna girerken CHP'ne bağışladığı 900.000 TL dolaylarındaki paradır. Ama başka armağanlar da olmalı"
📕Mete Tunçay, Eleştirel Tarih Yazıları
Hind Hilâfet Hareketi "doğrudan Mustafa Kemal'in emrine 122.000 poundluk (günümüz değeriyle takriben 45.6 milyon poundluk) kaynak" sunmuştur.
📕Şükrü Hanioğlu, "Atatürk", 2023, s. 375
⛔Müslümanların parasına ve malına çöken chp zihniyeti‼️
"Bugün Hindistan bize uzak bir diyar gibi görünür. Oysa Kurtuluş Savaşı'nda o fakir Hint Müslümanları ellerinde ne varsa, bilezik, altın, para demeden toplayıp, Müslümanların başı olan Osmanlı halifesinin İngiliz esaretinden kurtulması için Mustafa Kemal'e göndermişlerdi. Bugün en büyük bankalardan biri olan İş Bankası işte bu paralarla kuruldu. Bugün CHP'nin fiilen idare ettiği ve kârından hisse aldığı bu bankanın ilk sermayesi maalesef bu samimi Müslümanların gönderdiği yardım parasıdır."
📕Osmanlı Aklı, Savaş Ş. Barkçin, Sayfa: 14
"İş Bankasının ilk sermayesi de Hindistan'dan Mustafa Kemal'e gönderilen paranın geri kalanı idi. Bu para, millete ve devlete gönderilmişti. Mustafa Kemal el sürmemeli idi." (Falih Rıfkı Atay, Çankaya, s.455-457)
📕Gayr-ı Resmi Yakın Tarih Ansiklopedisi, Burhan Bozgeyik, Sayfa: 373
📌"Cumhurbaşkanı"ndan "Başbakan"a Aylık Ulûfe
"İnönü Başvekillikten ayrıldıktan sonra, Atatürk'ün emri ile, kendisine, Atatürk'ün İş Bankası'ndaki özel hesabından, her ay 3.000 TL ödenir. İnönü Başvekil iken de, Atatürk, her ay kendisine, yine İş Bankası'ndaki özel hesâbından, 2.000 TL maddi yardımda bulunuyordu.
Ayrıca, Bayar Hükümeti'nde görev almayan Refik Saydam'a da, yine Atatürk'ün arzusu üzerine, aynı kanaldan her ay 500 TL yardım yapılır."
📕Cemil Koçak, "Türkiye'de Millî Şef Dönemi (1938-1945)", 1996, c. 1, s. 99
✍️Rıza Nur:
"Sefahet, içki ve israf devri: Bu ilk tedbirler muhalif bırakmadı. Milleti yıldırdı. Saha böyle açılınca bir sefahet ve bir zevk safadır başladı. İnşaat, villâlar, havuzlar, Yalovalar, âlem-i âblar, balolar, danslar aldı yürüdü. Gece gündüz içildi. | 9 |
| 10 | FETÖ, TÜRKİYE'DE "YENİ PARTİ" KURUYOR.
▫️Daha önce MHP'yi bölerek İyi Parti'yi kurmuşlardı ancak dişe dokunur bir başarı gösteremeyince bölmekle olmuyor diyerek direk bir partiye çökmüşlerdi.
▫️İmamoğlu saikiyle CHP ele geçirildi, tam başaracaklarken yargı olaya el koydu ve İmamoğlu yapılanması ellerinde patladı.
▫️Böylece B planına geçip mecburen CHP'yi de bölmek zorunda kalıyorlar.
▫️Özgür Özel dahil tüm o akımı İmamoğlu yönetiyor diye birşey yok, İmamoğlu burada bir piyondur.
▫️Mahrem imamı, Siyaset abisi, o kadar zira İmamoğlu ancak örgütün talimatlarını kemik kadroya aktarır.
▫️Topladığı milyarlarca para, fetö terör örgütüne toplanmış paradır.
▫️Kuruşuna dokunmamıştır zira örgütün infaz mekanizması işletilir.
➡️Ömür boyu hapis de yatsa Örgüt ailesini besler.
👁🗨Şimdi örgütün bu yeni partisi neden bu kadar geç kuruldu?
▫️Anamuhalefet olmaya yeterli Milletvekili transfer sayısını denkleştiremediler.
▫️Bu rakama Mutlak Butlan kararının ilk günü erişilseydi, daha o gün partiyi kurar ayrılırlardı.
▫️Bir hafta öncesine kadar Özgür Özel'in çalacağı Vekil sayısı maksimum 50'ler civarındaydı.
▫️Son on günde diyelim bu rakamı 80 bandına getirebildiler ki Parti şimdi kuruluyor.
➡️Malum Fetö klasiği..⤵️
▫️Muhsin Yazıcıoğlu katliamında bir fetöcü itirafçı olmuştu; Bizim safımıza çekin denilmiş.
▫️Olmayınca açığını bulun talimatı gelmiş, o da temiz çıkınca infaz emri veriliyor.
▫️Bu fetö yöntemidir.
➡️CHP içinde Muhsin Yazıcıoğlu gibi tertemiz kaç Vatan evladı var?
▫️Belli ki transferde 50'yi bulmuşlarken, kalanlarda şantaj için açık aranmış.
▫️Buldukları ölçüde Vekil sayısı 80'lere erişti.Bu rakamlara ulaşmasalar partiyi şimdi kurmaz, beklerlerdi.
▫️Belki bugün değil ama bir kısmı yola çıkmadan çark edebilir, bir kısmı da illa ki yolda yeni partiyi bırakacaktır zira bu yeni parti ve katılımcılarının yargıyla daha çok başı belaya girecek, teker teker çözülecektir.
▫️Bence önemli olan Vekil katılımları değil, seçmen katılımlarıdır.
▫️Fetö'de para çok, Parti'yi de kurdurtur, 81 il ve ilçelerde teşkilatlandırır.
▫️Tutar mı derseniz bence asla, sonları İyi partiden de, Gelecek, Deva'dan da beter olur.
▫️Bu fikrimde tek referansım, Türk Milletinin her şer oluşumunun sonunda gösterdiği feraset ve basiretli duruşu olmuştur!
İnci Salar | 616 |
| 11 | “İçinizin rahatlığı doya doya zikretmeye ve bol bol sadaka vermeye bağlıdır.
Ne müzik sesi, ne su sesi, ne kuş sesi, ne sessiz bir orman, ne bir dalga sesi... Bunlardan gâvur da pay alıyor ama mutlu olamıyor arkadaşlar...”
Abdülmetin Balkanlıoğlu Hoca (r.h)
Kulakları dinlendiren sesler çoktur amma ruha şifâ olan gıda tek'tir... Kalbimizi dünyanın fâni ritminden çıkarıp zikrin bereketiyle doldurmak duasıyla...
Gününüz aydın, ibadetleriniz makbûl ola' efendim,
Hayırlı Sabahlar!🇹🇷 | 704 |
| 12 | FE EYNE TEZHEBUN, BU GİDİŞ NEREYE?
Önceden Beyt'ü-l Hikmelerimiz vardı, şimdi Futbol Federasyonlarımız.
Önceden arz titrerdi cihada giden adımlarımızla,
Şimdi sadece avaz avaz ses tellerimiz titriyor maç tezahüratlarıyla..
Önceden bir elimiz kalem tutardı, bir elimiz silah.
Şimdi bir elimiz kumanda, diğer elimiz kredi kartı..
Önceden salabet, dirayet, şecaat ve hamiyet;
Şimdi rehavet, atalet, cebanet ve cehalet..
Devleti Aliyyenin yıkılmasına,
Sebep olan,
Osmanlı bakiyesi bu vatan'da
Müslüman Türklerin mankurtlaştırılması,
Ve bin yıllık Türk islam medeniyetinin yok edilmesinin adı,
LÂİK CUMHURİYET SİSTEMİ'DİR.
Bilindiği gibi,
Türkiye'de laik düzen, islamiyetin tasfiyesi ve ruhsuz köksüz bir nesil için
Belirli bir şablon altında tutmak, denetlemek amacıyla kurulmuştur.
Bunun onlarca acı örneği mevcuttur.
Kemalist eğitim sisteminin yetiştirdiği nesil
Asimile edilmiş gençliktir.
İlmin irfanın, inancın, ruhun, ecdadın fisebilillah Yolu,
Gerçek tarihin anlatılmadığı sistemde
Elbet dava'sız, ruh'suz, cihad'sız bir nesil çıkar.
Sonra?
Ya sarhoş,
Ya sapık,
Ya psikopat
Ya ahlaksız,
Ya'da başıboş olur'ki;
Küresel paganist düzenin amaçladığıda budur zaten
"Böl Parçala Yönet"
Artık Asimile edilmiş bir millet
Celladına aşık bir nesil olmuştur bile
Sistem
Hilafetin varisi
Medeniyetin sancaktarı
İmparatorluğun bakiyesi
Müslüman Türk milletini kandırıyorsa
100 bin icad etseniz, boşunadır.
Çocukları okutalım cahil kalmasınlar diyerek karma eğitim ile
Nesillerin Ar ve kıskanma damarını çatlatanlar
Her reklamda kadınları öne çıkararak çağdaş olmaya çalıştılar.
Necip milletin ahlakını üniversite de okuyan diplomalı cahiller ile bozdular.
İslam'i nizamın dışında olan Küfrün ve dinsizliğin,
Süslü, fakat karanlık ve yıkıcı hali açık şekilde görülmektedir.
Yanlışta, batılda, dinsiz beşeri sistemde devam etmek müslümana ziyandır.
Rabbim bu millete şuur idrak versin.
Şüphesiz büyük ve güçlü bir Türkiye ancak Zihinsel işgal ve narkoz'dan arınmış,
Maneviyat eksenli neslin ihyasıyla mümkündür...
Turgut Çelik | 730 |
| 13 | DÂVÛD (ALEYHİSSELÂM)'IN, MUSIBETE UĞRAMAMAK VE HAYIRLARA KAVUŞMAK İÇİN SABAH-AKŞAM OKUDUĞU DUÂ
İmâm-ı Ahmed ibni Hanbel (Rahimehullah) "Kitâbü'z-Zühd" isimli kıymetli eserinde Abdurrahmân ibni Cübeyr (Radıyallahu Anh)'ın şöyle anlattığını nakletmiştir:
Dâvûd Peygamber meşhur musîbetiyle karşılaştıktan sonra (artık başına bir belâ gelmemesi için) sabah-akşam 3 kere:
«اللَّهُمَّ مَا كَتَبْتَ في هَذَا الْيَوْمِ مِنْ مُصِيبَةٍ فَخَلَّصْنِي مِنْهَا، وَمَا أَنْزَلْتَ فِي هَذَا الْيَوْمِ مِنْ خَيْرٍ فَأَتِنِي مِنْهُ نَصِيبًا.»
OKUNUŞU:
Allâhümme mâ ketebte fî hâzel yevmi min musîbetin fehallısnî minhâ. Ve mâ enzelte fî hâzel yevmi min hayrin fe âtinî minhü nasîbâ.
ANLAMI:
Ey Allâh! Bugünde musîbet (belâ) olarak yazmış (takdir etmiş) olduğun ne varsa, beni ondan kurtar. Bugünde hayırdan indirdiğin ne varsa ondan bana bir nasip ver.
Duâsını üç kere okurdu.Böyle yaptıktan artık istenmeyen hiçbir şeyle karşılaşmadı.
(Süyütî, Dâ'i'-felâh fi ezkâri'l-mesâi ve's-sabah, no:136, sh:90, ed-Dürru'l-mensûr, 7/165)
Hayırlı Sabahlar!🫡🇹🇷 | 754 |
| 14 | NANKÖRLÜĞÜN ADI MUHALEFET OLAMAZ....
"Hizmeti Görmeyene Söz Yetmez“
▪️Bugün bazıları sabah metroya biniyor, Marmaray'dan geçiyor, Avrasya Tüneli'ni kullanıyor, Kuzey Marmara Otoyolu'nda yol alıyor, Osman Gazi Köprüsü'nden geçiyor, İstanbul Havalimanı'ndan dünyanın dört bir yanına uçuyor... Sonra dönüp bütün bunlar hiç yapılmamış gibi konuşuyor.
▪️İşte benim anlayamadığım da tam olarak budur.
▪️Üsküdar'dan Sancaktepe'ye dakikalar içinde gidiyorsun. Her gün yüz binlerce insanı taşıyan metro hatlarını kullanıyorsun. Peki bunlar yapılmasaydı ne olacaktı? Milyonlarca insanı hangi minibüsle, hangi otobüsle taşıyacaktınız?
▪️Marmaray olmasaydı iki kıta arasındaki yükü kim kaldıracaktı? Avrasya Tüneli olmasaydı İstanbul trafiği bugün ne halde olacaktı? Melen Projesi olmasaydı milyonlarca İstanbullu musluklarından su akacağına gerçekten inanıyor musunuz?
▪️Kuzey Marmara Otoyolu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osman Gazi Köprüsü, İstanbul-İzmir Otoyolu... Bunlar bir afişe yazılmış seçim vaatleri değil; milyonlarca insanın her gün kullandığı, ekonomiye zaman ve yakıt kazandıran gerçek eserlerdir.
▪️İstanbul Havalimanı ise yalnızca bir havaalanı değildir; Türkiye'nin dünyaya açılan vitrini ve mühendislik gücünün simgesidir. Bugün dünyanın en yoğun havalimanlarından biri olarak hizmet veriyorsa bunu da inkâr etmek mümkün değildir.
▪️Eleştiri elbette yapılır. Hükûmetlerin yanlışları da olur, eksikleri de olur. Ancak sırf siyasi öfke uğruna yapılan her yatırımı yok saymak, "hiçbir şey yapılmadı" diyebilmek ancak ideolojik körlüktür.
▪️Muhalefet etmek kolaydır. Mikrofonun karşısına geçip her gün şikâyet etmek de kolaydır. Zor olan; köprü yapmaktır, tünel yapmaktır, metro yapmaktır, baraj yapmaktır, havaalanı yapmaktır, ülkenin altyapısını onlarca yıl sonrasını düşünerek inşa etmektir.
▪️Ben sloganlara değil, eserlere bakarım.
▪️Ben afişlere değil, yapılan hizmetlere bakarım.
▪️Ben algıya değil, gerçeğe bakarım.
▪️Bu yüzden emeği geçen herkese hakkımı helâl ediyorum.
▪️Çünkü nankörlük, yapılanı görmemek değildir sadece; her gün faydalandığın eseri inkâr edecek kadar vicdanını siyasete teslim etmektir.
Haluk Cangökçe | 812 |
| 15 | HAYATIN YAŞAMI OKUMAK ZAMANI ANLAMAK
📌Yavuz Sultan Selim Han da o kadar çok okurdu ki, gözleri kan çanağına dönerdi. Kur’an-ı kerim ve fıkıh ilmi başta olmak üzere günde 8 saatini kitaba veren sultan, Mısır seferine giderken üç katır yükü kitap götürmüştü.
📌Şafii âlimlerinden Nevevî hazretleri, günde bir defa, yatsıdan sonra yemek yerdi. Bunu, ibadete daha çok vakit ayırabilmek için ve daha çok eser verebilmek için yapardı. Hiç evlenmedi, Geceleri uyumaz, kitap okur ve yazardı.
📌Ebul-Vefa hazretleri, “Yemek saatini kısaltmak için çöreği ufalayıp tirit şeklinde yemeği, ekmeğe tercih ediyorum. Zira ikisi arasında çiğneme için kaybedilecek zaman farkı vardır. Böylece yazmaya daha çok zaman ayırabiliyorum” derdi.
📌İmam-ı Veki hazretleri yemek yer, ekmek yemezdi. Sebebi sorulunca; “Ekmeği çiğneme zamanlarında, günde 50 tane ayet veya hadis öğrenirim” der, hep okurdu.
İmam-ı Malik hazretleri, 📌tuvalette geçen zamanına bile acıdığı için üç günde bir def-i hacet edecek şekilde yerdi. “Yeme, içme ve uyku ihtiyacı olmasaydı da bu zamanlarımızı ilimle ve ibadetle geçirseydik” derdi.
📌Fahreddîn-i Râzî hazretleri yemek yerken de bir şey okumak, öğrenmek ister, çare bulamaz, buna üzülürdü. Çok defa sofrada bile kitap okurdu. Evinden mescide giderken binek sırtında 300 talebesine ders verirdi. Sadece tefsire dair yazdığı eser (Tefsir-i Kebir) 20.000 sayfaydı. Beş dakika boş durmaz, her gün ortalama 15-20 sayfa eser yazardı.
📌İmam-ı Gazali hazretlerinin hayatı da kitap yazmakla geçti. Kaleme aldığı 1000 eserden 400 kadarı bugüne ulaştı. Günümüze kadar gelen kitaplarının sayfa sayısı ömrüne bölündüğünde bir güne 18 sayfa düşer.
📌Kezâ İbn-i Kemâl Paşa da 300 civarında eser yazdı. Sayfa sayısını bölünce o da günde 20 sayfadan ziyade kitap kaleme aldı.
📌Tabiinden Kahmes bin el-Minhal, bir ayda Kur’an-ı kerimi 90 defa hatmedip, anlamadığı ayetleri dönüp tekrar okurdu.
📌İsmail Hakkı Bursevi hazretleri zamanının çoğunu kütüphanelerde geçirirdi. Bazen kendisini kitapların cazibesine öyle kaptırırdı ki, yemeği içmeyi unuturdu.
Tarih Arşivi | 693 |
| 16 | "Müslümân bulunduğu yere rahmet götürmelidir.
Gönül kıran değil, gönül yapan; fitne çıkaran değil, sulh sağlayan; yük olan değil, yük alan insan olmalıdır."
Prof. Dr. Mahmud Es'ad Coşan Hoca(r.h.)
Hayat yeterince ağır; kimseye ek bir yük, kimsede derîn bir yara olmamak en büyük ahlâktır şu zamanda.
Velhâsıl, bulunduğu yere güzellik, huzur ve rahmet taşıyanlara selâm olsun;
Hayırlı Sabahlar!🇹🇷 | 779 |
| 17 | KIBRIS’TA TEHLİKELİ GELİŞMELER!
Rum öğrenciler Kıbrıs Barış Harekatı yıldönümünde Türkleri Kıbrıs’tan atmak için yürüdüler ve iğrenç sloganlar attılar:
• Kıbrıs Yunan’dır!
•Türkler Yunan toprağında öleceksiniz!
•Türklerin evlerine yıkım ve ateş!
•Türkiye, Kıbrıs’tan defol!
Bu bilinç Türk kesiminde neden yok?
Neden onların önemli biri kısmı da Türk askeri adadan çekilsin diye çırpınıp duruyor? Celladına âşık olmak çok mu cazip geliyor! AB tarafından fonlanan örgütler mi ayartıyor ahaliyi, bunları bilmek hakkımız.
Türkiye’nin laikçiliği dayatması ve toplumu kimliksizleştirmesi, adanın da kimliksizleşmesine ve Türkiye’ye düşman olmasına yol açtı.
Her zaman söyledim, bir kez daha söyleyeceğim: Kıbrısın bugünü Türkiye’nin yarınıdır!
Bir adayı açma gibi müslümanlaştıramadık!
Bu Türkiye’yi ne kadar acıklı günlerin beklediğini gösteriyor!
Tam bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan Kıbrıs’ta olmalı!
Rumlara Yunanlara ve onları kışkırtan AB ülkelerine güçlü mesaj vermek için.
Yarın çok geç olabilir!
Prof Dr Yusuf Kaplan | 1 054 |
| 18 | TARİH SİZE GELİNCE Mİ BAŞLIYOR?
📌Ne ilginç değil mi?
🎩İşinize geldiğinde yüz yıl öncesinin hesabını soruyorsunuz...
➡️İşinize gelmediğinde ise;
"Geçmiş geçmişte kaldı."
⁉️Öyle mi?
‼️O zaman buyurun...
➡️Tarihin bütün sayfalarını birlikte açalım.
🎯Çanakkale'de üzerimize bomba yağdıran İngiltere'ye neden bugün düşman değilsiniz?
🎯Antep'i, Maraş'ı işgal eden Fransa'nın markalarını giymekten neden vazgeçmiyorsunuz?
🎯İzmir'i işgal eden Yunanistan'ın adalarına tatil rezervasyonu yaparken tarih bilinciniz nereye gidiyor?
🎯Osmanlı'yla defalarca savaşan, Kafkaslar'da ve Doğu Anadolu'da binlerce insanın hayatını kaybettiği savaşların tarafı olan Rusya'yla ticaret yapılınca neden sesiniz çıkmıyor?
✅Çünkü mesele tarih değil...
🎯Mesele, tarihin sadece işinize gelen kısmını kullanmak.
🎯Batı'nın işgalleri, sömürgecilikleri, katliamları ve milyonlarca insanın ölümüne yol açan politikaları sizi rahatsız etmiyor.
➡️Onların filmlerini izliyor...
➡️Markalarını giyiyor...
➡️Dillerini öğreniyor...
➡️Şehirlerine hayranlık duyuyorsunuz.
⁉️Ama konu Müslümanlara gelince bir anda öfke seline kapılıyor, tarihten seçtiğiniz birkaç sayfayı dolaşıma sokuyorsunuz.
➡️Kusura bakmayın...
➡️Bunun adı ilke değildir.
➡️Bunun adı çifte standarttır.
✅Vicdan, kimliğe göre değişmez.
✅Adalet, inanca göre ölçülmez.
✅Mazlumun dini, milliyeti ve ırkı sorulmaz.
✅Gerçek cesaret, güçlü olana da yanlış diyebilmektir.
✅Gerçek ahlak, herkese aynı teraziyi kullanabilmektir.
🎯Yoksa tarihten işinize gelen sayfaları seçip geri kalanını yırtarak kendinizi adalet savunucusu ilan edemezsiniz.
👇Aynaya bakın...
✅Belki de asıl sorgulamanız gereken şey, tarihe bakışınız değil; vicdanınızın neden sadece işinize geldiği zaman konuştuğudur.
🎯Sizi öfkelendiren gerçekten tarih mi?
🎯Yoksa yalnızca işinize gelen tarihi kullanarak kendi önyargılarınızı meşrulaştırmak mı?
‼️Çünkü ilke sahibi insanlar ölçüyü kişiye göre değiştirmez.
✅Çifte standart ise hiçbir zaman vicdanın değil, ideolojik körlüğün en açık göstergesidir.
Haluk Cangökçe | 760 |
| 19 | Efendim, hakkınızda kötü konuşuyorlar. Dedikodunuzu yapıyorlar. Sizi sevmiyorlar. Ve de bunu yapanlar mü'min kardeşleriniz…
Siz ise onların iyiliği için duâ ediyorsunuz. Bağışlanması için Allah'a el açıyorsunuz.
Muazzam, hem de çok muazzam bir seviye!
"Rabbimiz! İman edenlere karşı kalplerimizde hiçbir nefret ve kötü duygu bırakma!"
(Haşr Suresi 10. Âyet)
Hem İmâm-ı Gazzalî Hüccetü'l İslâm ya'ni ki dinin delîli lakabıyla bilinen ol'âlim Hazretleri buyurur ki:
”Soğumuş demiri, çürümüş eşyayı düzeltmeye çalışma...”
Ya'ni ki içten çürümüş hiçbir şey için emeğini harcama.
Sözünden anlamayana kelâm etme.
Sana kalpsiz olana hislerini açma.
Dostluğa meyli olmayana gitmede ısrarcı olma.
Ba'zen yiten, yittiğiyle kalmalı...
Rabb'im, kalbimizi kimseye karşı kinle yorma; nasibimiz olmayana da bizi ısrar ettirme. Bize gıybeti değil duayı, beyhûde çabayı değil sükûneti nasip eyle... Âmîn yâ Muîn 🤲🏻
Hayırlı Sabahlar!🫡🇹🇷 | 799 |
| 20 | ÇAĞDAŞLIK MASKELİ GECE KUŞLARI
Kasabanın meydanında kürsü kurulduğunda yine en öndeydiler.
Üzerlerinde ütülü gömlekler, yakalarında “özgürlük”, ceplerinde “çağdaşlık”, dillerinde ise hiç eksilmeyen o büyük laflar vardı:
“Biz moderniz!”
“Biz ilericiyiz!”
“Biz ahlak dersi veririz!”
Kalabalığın arasından yaşlı bir adam çıktı.
Bastonunu yere vurdu, gözlüğünü düzeltti ve kürsüdekilere uzun uzun baktı.
Sonra gülerek:
“Ulan fetbazlar…” dedi. “Millete parmak sallamadan önce dönüp bir aynaya bakın hele!”
Meydanda bir sessizlik oldu.
Yaşlı adam devam etti:
“Sabah kürsüde namus nutku atarsınız, akşam otel odasında havluya sarılı halde yakalanırsınız.
Parti yönetimini konuşacağız dersiniz, pazarlık masasını pavyona kurarsınız.
Milletin gözyaşıyla toplanan yardım paralarının hesabı sorulunca da kumar masalarının sisleri arasında kaybolursunuz.”
Kürsüdekilerin yüzü düştü.
Adam bu kez meydandakilere döndü:
“Bunların çağdaşlığı da pek hareketli maşallah!
Otelde başka, yatta başka, özel jette başka…
Havada, karada, denizde sürekli görev başındalar!”
Kalabalıktan kahkahalar yükseldi.
Kürsüdekilerden biri mikrofonu eline alıp:
“Bunlar özel hayat!” diye bağırdı.
Yaşlı adam başını salladı:
“Özel hayatınız bizi ilgilendirmez.
Ama millete ahlak dersi verip kendi yaptıklarınızı ‘özgürlük’, başkasının yaptığını ‘gericilik’ diye pazarlarsanız, işte orada duracaksınız!
Çünkü çağdaşlık; otel odasında, pavyon masasında ya da kumarhanede aranmaz.
Çağdaşlık dürüstlükte, tutarlılıkta ve milletin parasına sahip çıkmakta aranır.”
Sonra meydandaki bandoya döndü:
“Haydi bakalım çocuklar… Bunların marşı eksik kaldı!”
Davullar çalmaya, zurnalar ötmeye başladı.
Kürsüdekiler ne yapacaklarını şaşırırken meydandaki kalabalık, acı bir tebessümle hep bir ağızdan haykırdı:
“İzmir’in dağlarında çiçekler açar…”
Yaşlı adam ise bastonuna yaslandı ve son sözünü söyledi:
“Çiçekler elbette açar evlat… Ama çamurun üzerine çağdaşlık etiketi yapıştırınca, o çamur çiçek olmaz!”
Haluk Cangökçe | 970 |
