Ekrem İmamoğlu
Kanalga Telegram’da o‘tish
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mayor of Istanbul @istanbulbld
Ko'proq ko'rsatish9 450
Obunachilar
-524 soatlar
-347 kunlar
-16130 kunlar
Postlar arxiv
9 450
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik tek taraflı ve geniş çaplı askeri operasyon başlatması, diplomatik çözüm ihtimali hâlâ masadayken bölgemizi yeni ve tehlikeli bir çatışma sarmalına sürüklemiştir. Bu askeri saldırıları ve bunlara karşı İran’ın bölgedeki diğer ülkelere de zarar veren missilemelerini kınıyorum.
Ülkelerin rejimleri dış müdahalelerle değiştirilemez. Rejimler ülkelerin halklarının iradesiyle değişir. İran halkı İran devletinin baskılarına karşı, barışçıl yöntemlerle mücadele vermektedir. Rejim değişikliği söylemleri eşliğinde yürütülen askeri müdahaleler uluslararası hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmaz. İran halkının geleceğine yalnızca İran halkı karar verebilir.
Ortadoğu’nun yeni savaşlara tahammülü kalmamıştır. Barış, adalet ve refah üreten, kendi geleceğini bölgenin istikrarında arayan, sağduyulu liderliklere ihtiyaç vardır. Tüm tarafları derhal itidale, ateşkese ve diplomasiye dönmeye çağırıyorum.
Türkiye, tarihsel ve coğrafi sorumluluğu gereği asla bu çatışmanın tarafı olmamalıdır. Aksine barış ve istikrarın tesis edilmesi için aktif rol oynamalıdır. Ulusal çıkarlarımız ABD’yle kurulan kişisel ilişkilerle değil, bölgesel istikrar hedefiyle yürütülen akılcı diplomasi ile korunur.
9 450
29 yıl önce bugün, milletin seçtiği siyasetçiler darbe tehdidi ile vesayet altına alınmak istendi. Bu darbeye girişenler siyasetçilerin de ötesinde milleti vesayet altına almaya kalktılar ve hatta bu vesayetin bin yıl süreceğini iddia ettiler.
Ancak milletimiz bulduğu ilk fırsatta dayatılan vesayeti reddettiğini, seçilmiş siyasetçilerin önünü sandıkta açarak gösterdi.
Ne yazık ki dün bu darbeye muhatap olanlar, milletin desteği ile göreve gelenler bugün 28 Şubat zihniyetini rehber edinmiş haldeler. Seçilmiş siyasetçileri yargı yoluyla saf dışı bırakmaya, milletin seçme hakknı elinden almaya çalışmaktalar.
Ne acıdır ki iktidar, içinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayını da bu kirli kutuplaşma siyasetine alet etmeye çalışıyor.
Çok şükür milletimiz her şeyin farkında. Bu liyakatsizlerin; ülkedeki adaletsizliği, geçim derdini ve bozuk asayişi perdelemek için bir gölge oyunu sergilediğini herkes görüyor.
Sanki Türkiye’de insanların dini inancıyla meselesi olan birileri varmış gibi kendi uydurdukları hayaletlerle kavga ediyorlar.
Ülkemizde insanların inançlarını dilediği gibi yaşamasının en büyük güvencesi CHP’dir. Cumhuriyetimizin temel prensibi laik devlet anlayışı 86 milyon vatandaşımızın güvencesidir.
Milletimiz zamanında 28 Şubatçıları ilk seçimlerde nasıl uğurladıysa, bugünkü darbeci anlayışı da ilk seçimlerde evine gönderecek. Kendi iradesi üzerinde hiçbir vesayeti kabul etmediğini gösterecek.
Ortak paydası milli irade olan bu aziz milletle el ele verip kazanacak; özgür, adil, müreffeh ve huzurlu günlere ulaşacağız.
9 450
⚠️ DUYANLARA, DUYMAYANLARA ⚠️
Bir önceki döneme kıyasla 11 kat fazla teftiş, denetim yapılmıştır.
HİÇBİR KAMU ZARARI TESPİT EDİLMEMİŞ, YOLSUZLUK BULUNMAMIŞTIR.
6.12 2025 tarihli başkanlık makamı İBB İç Denetim Birimi; İBB Başkanlığı’na, İSKİ Genel Müdürlüğü’ne, İETT Genel Müdürlüğü’ne, İBB Denetim ve Teftiş Kurulu Başkanlığı’na, Mali Hizmetler Daire Başkanlığı’na, İştirakler Koordinasyon Şube Müdürlüğü’ne yazı yazarak “bağlı birimlerde herhangi bir kamu zararı veya şirket zararı tespitinin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise; bulgu ve raporların hangi konu ve isimlere yönelik olduğu ile, zarar tutar bilgisi, sorgu ve rapor akıbetleri ile kesinleşmiş kamu zararı ve şirket zararına ilişkin yazıların” diyerek 23.06.2019 tarihinden bugüne olan soruların cevapları başkanlık makamınca talep edilmiştir.
Bu çerçevede; yazılarda “kesinleşmiş hiçbir kamu zararı bulunmadığı görülmüştür.” şeklinde cevaplar verilmiştir.
Sonuç: İBB, İSKİ, İETT ve 32 iştiraklerimizde (İGDAŞ, Kiptaş, Beltur, Kültür AŞ, Medya AŞ, İsfalt, İstaç ve diğerleri)
Belediyemiz ve bağlı birimlerinden, iştiraklerden alınan yazılarda 23.06.2019 sonrasına dair kesinleşmiş bir kamu zararı tespiti bulunmadığı, diğer yandan özel ve genel teftişler neticesinde de tarafımıza bildirilmiş, kesinleşmiş bir kamu zararının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Aziz milletim,
Böylesine asimetrik teftiş ve denetim süreci geçirilmiş olmasına rağmen, bir dönemden suçlu üretmeye çalışıldığını; yargı kumpasıyla yüzlerce masum insana ve ailelerine zulüm yapıldığını en iyi siz biliyorsunuz, görüyorsunuz. Bu yargısız infazı yapanları vicdanınızda çoktan mahkum ettiniz.
9 450
⚠️ DUYANLARA, DUYMAYANLARA ⚠️
Sayın Genel Başkanımız 24 Şubat tarihinde açıkladı. Tablo ortada. Başka bir şey söylemeye gerek yok.
9 450
Meydanlardan neden korktuklarını her seferinde gösteriyorsunuz.
Sokaklar bizim, bırakın sıcak salonlar onların olsun.
9 450
Uzun zamandır merak ediliyordu. Silivri günlerimi dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. Kahvaltının yerini sahur aldı tabi.
https://youtu.be/MOkvKh2nKFE
9 450
Ağzına sağlık amcacım. Ellerinden öperim.
Aynen dediğin gibi “gelsinler, sandığı koysunlar, boylarının ölçüsünü alsınlar.”
9 450
Bu ülkede hâlâ hukuk vardır demek isteyen on milyonlar için konuşuyorum.
Bu yargı tacizinden korkan, çekinen, kaygı duyan herkes için konuşuyorum.
Emin olun bütün muhalefet için konuşuyorum.
9 450
Yol ne kadar engebeli olursa olsun sonu çok güzel olacak.
Yolun sonu aydınlık ve refah…
Kocaeli alana sığmayacak, umuda ortak olacak, biliyorum.
9 450
MUHALEFETE ÇAĞRIMDIR:
Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi ve liyakatsiz ekonomi yönetiminin Türkiye’ye yaşattığı çöküş sebebiyle, her alanda kaybeden bir ülke olmaya devam ediyoruz.
Ülkenin, devletin, yürütme, yasama ve yargının tek kişinin yetkisine bırakıldığı bu ucube sistemde adalet sistemine güvensizlik %80’i aşmıştır. Adaletsizlik, devletin temelini sarsacak duruma gelmiştir. Yarınların daha iyi olmayacağına inananların oranı %70’lerde, meşruiyetini kaybetmiş iktidarın oy oranı %20 seviyesindedir.
Eğitimdeki derin başarısızlık, umutsuzluk ve geleceğe dair belirsizlik, gençlerimizi tüketen bir beka sorunu olmayı sürdürmektedir.
Hep daha iyiyi değil, daha kötüyü konuşan, indirimleri değil zamları bekleyen Türkiye artık yorulmuştur.
Korku, kaygı, endişe iklimi sebebiyle konuşamayan milletimizin mutsuzluğu, huzursuzluğu ve güvensizliği derinleşmeye devam etmektedir.
BÜTÜN MUHALEFETE TARİHİ BİR SORUMLULUK DÜŞMEKTEDİR.
Toplumsal birliği ve bütünlüğü sağlamak, Cumhuriyetimizi korumak, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğünü tahkim etmek, müreffeh bir Türkiye’yi yeniden inşa etmek için birlikte düşünmemiz, ortak akıl üretmemiz artık kaçınılmazdır.
Seçimlerin adil, eşit ve güvenli bir ortamda yapılması için sorumluluk duygusuyla çalışmak muhalefet olarak hepimizin tarihi sorumluluğudur.
Milletin sandıktaki iradesinin eksiksiz tecellisi için hep birlikte düşünmeli ve çalışmalıyız.
Türkiye’nin geleceği için tarihi sorumluluğumuzu gerçekleştirecek bir ortak aklı hep birlikte kurmalıyız.
TÜRKİYE’YE SAHİP ÇIKMALIYIZ!
9 450
Sıcakta, soğukta, karda, yağmurda, her koşulda meydanları dolduruyorsunuz.
Yüreğinize sağlık. Bize umut oluyorsunuz.
9 450
Hoş geldin 11 ayın sultanı!
Ramazan ayı milletimize huzur, barış ve adalet getirsin.
9 450
Yarın İstanbul’da 39. eylemde, 39. ilçedeyiz.
Ataşehir’deyiz!
İstanbul tarih yazdı, yazmaya devam ediyor.
9 450
Erdoğan’ın yazıp yönettiği, Akın Gürlek’in yapımcılığını yaptığı film, nihayete erdi.
Film çevirenler, final sahnesi ile ortada hiç bir gizem bırakmadı.
İBB davasının 1,5 yıl öncesinden tasarlandığı şekliyle 360 derece siyasi bir dava olduğu, inkar edilemez şekilde ortadadır.
Cumhurbaşkanlığı seçimine girmemizin engellenmesi için çevrilen film sona erdiğine göre, yapımcısı da öngördüğü koltuğa oturduğuna göre, gereği de artık yapılmalıdır.
Gereği şudur:
Çevirdiğiniz filme gerçeklik katmak için oyuncu, yardımcı oyuncu gibi kullandığınız arkadaşlarımı serbest bırakın.
Film bittiğine göre arkadaşlarım evlerine, ailelerine kavuşsun.
Derdiniz benimle, bu apaçık ortada.
Ben mücadeleme devam ediyorum.
Zorla rol verdiğiniz masumları bırakın da günah sayacınız biraz yavaşlasın.
9 450
Aziz milletimiz; siyasi tarihimiz, demokrasiyi, milletimizin özgür iradesini ve umudunu hapsetmeye çalışan sayısız utanç verici yüz karası davalarla doludur. Ama bugün öyle bir skandal iddianame sonucuyla buradayız ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve yüce Türk yargısının düşürüldüğü bu mevcut durumdan, bu tablodan gerçekten hicap duyuyorum.
Bugünkü konuşmamın tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:
https://www.ekremimamoglu.com/konusmalarim/salonlarda-yazilan-senaryo-sandikta-gercegin-onune-gecemeyecek/
9 450
Bu milletin potansiyelini çevreleyen kemikleşmiş korku tabakasını kıracak büyük bir değişim şarttır.
Halkın iktidarında Türkiye yeniden özgüven kazanacak.
Türkiye yeniden üretecek.
Türkiye yeniden tarih yazacak.
Çünkü bu ülkeyi ayakta tutan şey korku değil; milletin aklı, iradesi ve inancıdır.
Bir şey değişecek, her şey değişecek. Sadece iktidar değil, iklim değişecek.
Ve Türkiye, yeniden tarihine ve kültürüne yaraşır bir geleceğe yürüyecek.
Endi mavjud! Telegram Tadqiqoti 2025 — yilning asosiy insaytlari 
