uz
Feedback

Firibgarlarga uchmang! Telemetrio bunday kanallarni topadi va belgilaydi 👉 Belgini ko‘rmoqchi bo‘lsangiz, obuna bo‘ling

Nebi(sav)den hatıralar

Nebi(sav)den hatıralar

Kanalga Telegram’da o‘tish
636
Obunachilar
Ma'lumot yo'q24 soatlar
Ma'lumot yo'q7 kun
-330 kun
Postlar arxiv
عَنْ أَبِي مُوسَى قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِنَّ اللهَ يُمْلِي لِلظَّالِمِ ، فَإِذَا أَخَذَهُ لَمْ يُفْلِتْهُ ، ثُمَّ قَرَأَ: ﴿وَكَذَلِكَ أَخْذُ رَبِّكَ إِذَا أَخَذَ الْقُرَى وَهِيَ ظَالِمَةٌ إِنَّ أَخْذَهُ أَلِيمٌ شَدِيدٌ ﴾ Ebû Mûsâ el-Eş’arî (ra)’ den rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Hiç şüphesiz Allah zalime mühlet verir. Onu yakalayınca da kaçmasına fırsat vermez.” Sonra şu âyet-i kerîmeyi okudu: “Rabbin, zalim bir kasaba halkını yakalarken işte böyle yakalar. Onun yakalaması gerçekten çok acı ve çetindir.” (Hûd, 11/102) [Buhârî, Tefsîru sûre (11); Müslim, Birr 61].

عن سعد بن أبي وقاص - رضِي الله عنه - عن رسول الله - صلى الله عليه وسلم - أنه قال: ((أربعٌ من السعادة: المرأةُ الصالحة، والمسكنُ الواسِع، والجارُ الصالح، والمَرْكَب الهنيء، وأربعٌ من الشقاء: المرأة السوء، والجار السوء، والمركب السوء، والمسكن الضيِّق))، 1232- Sa'd b. Ebî Vakkâs'tan radıyallahu anhu nakledildiğine göre o, şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Dört şey dünya mutluluğundandır: Sâliha bir eş, geniş bir ev, iyi bir komşu, iyi bir binek. Dört şey dünya mutsuzluğundandır: Kötü komşu, kötü kadın, dar ev, kötü binek, " (Sahih, İbn-i Hibbân 4021) Kıssa Abdullah b. Mübarek'in rahimehullâh Yahudi bir komşusu vardı. Evini satmak istedi. "Kaça satıyorsun?" denildi. Kendisi de, "2000 dinar" dedi. Ona: "Senin evin ancak 1000 dinar eder." dediler. "Doğru söylediniz." dedi. "Fakat bin dinarı evim için, bin dinarı da Abdullah b. Mübarek için istiyorum." dedi. Bu haber İbn Mübarek'e ulaşınca; evin parasını verdi ve ona; "Evini satma." dedi. İbn Mukaffa'nın rahimehullâh yanı başında küçük bir ev vardı. Onu satın alıp evine katmak istiyordu. Komşusu da evi satmaktan imtina etti. Sonra komşusuna bir darlık geldi ve evini satmak istedi. İbn Mukaffa'ya arz etti. O ise, "Benim bu eve ihtiyacım yok." diye cevap verdi. İbn Mukaffa'ya, "Sen de almayı talep etmiyor muydun? İşte şimdi al." denildi. İbn Mukaffa: "Eğer ben o evi şimdi alırsam, komşuluğun hakkını hakkı ile ödememiş olurum. Çünkü o, şu an ihtiyacından dolayı satıyor." dedi ve ona evin ücretini verdi ve "Sen evinde kal ve borcunu öde" dedi. (Muhadaratü'l-Udeba, 2/629.) [Salih Amel, Berkânî,tercüme Osman Mermer]

۲۷۰ - أَخْبَرَنَا الْفَضْلُ بْنُ الحُبَابِ الْجُمَحِيُّ ، قَالَ : حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ عَجْلَانَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ يَسَارٍ أَبِي الْحُبَابِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ أَبُو الْقَاسِمِ : «مَا تَصَدَّقَ عَبْدٌ بِصَدَقَةٍ مِنْ كَسْبٍ طَيِّبِ وَلَا يَقْبَلُ اللَّهُ إِلَّا طَيِّبًا، وَلَا يَصْعَدُ إِلَى السَّمَاءِ إِلَّا طَيِّبٌ إِلَّا كَأَنَّمَا يَضَعُهَا فِي يَدِ الرَّحْمَنِ، فَيُرَبِّيهَا لَهُ كَمَا يُرَبِّي أَحَدُكُمْ فَلُوَّهُ وَفَصِيلَهُ، حَتَّى إِنَّ اللُّقْمَةَ أَوِ التَّمْرَةَ لَتَأْتِي يَوْمَ الْقِيَامَةِ مِثْلَ الْجِبَلِ الْعَظِيمِ». [٣: ٦٧] 270- Ebû Hureyre der ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: "Helal kazancından tasaddukta bulunan müslüman ki Yüce Allah ancak helal olan kazancı kabul eder ve semaya ancak helal olan kazanç yükselir- o sadakayı Rahman olan Allah'ın avucuna koymuş gibidir. Allah onu sizden birinin tayını -veya sütten kesilmiş devesini büyüttüğü gibi büyütür. Hatta o (sadaka olarak verilen) hurma ya da lokma, büyük bir dağ kadar olur." {Muvatta 2/995; Ahmed 1; Nesãî 5/57; Ibn Mâce 1842; Darimî 1/395.} İbn-i Hibbân, Sahih

photo content
+1

عن عمران بن حصين قال أخذ رسول الله صلى الله عليه وسلم بطرف عمامتي فقال:" يا عمران إن الله تبارك وتعالى يحب الإنفاق ويبغض الإقتار فأنفق وأطعم ولا تصر صرا فيعسر عليك الطلب واعلم أن الله يحب البصر النافذ عند مجيء الشهوات والعقل الكامل عند نزول الشبهات ويحب السماحة ولو على تمرات ويحب الشجاعة ولو على قتل حية " 1001. İmrân b.Husayn ra der ki: Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellem sarığımın ucundan tuttu ve şöyle buyurdu: "Ey İmran! Allah, infak etmeyi/yolunda harcama yapılmasını sever, cimriliğe ise kızar. Öyleyse infak et/dağıt ve yemek yedir. Sıkıntı oluşturacak durumlarda ısrarcı olma ki, isteklerin olduğunda sana kolaylık gösterilsin ve bil ki Allah, arzular/şehvetler gelip bastırdığında ufuk açan keskin görüşü/basireti, şüpheler sağanak sağanak boşaldığında olgun aklı, birkaç hurma ile de olsa cömertliği, bir yılan öldürmek suretiyle de olsa, korkusuzluğu/cesareti sever." Kuzâî, Müsned-i Şihâb

۱۸ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ، عَنْ مَيْمُونِ بْنِ أَبِي شَبِيبٍ، قَالَ: قَالَ صَعْصَعَةُ لِابْنِ أَخِيهِ: إِنِّي كُنْتُ أَحَبَّ إِلَى أَبِيكَ مِنْكَ، وَأَنْتَ أَحَبُّ إِلَيَّ مِنِ ابْنِي، فَإِذَا لَقِيتَ الْمُؤْمِنَ فَخَالِطُهُ، وَإِذَا لَقِيتَ الْفَاجِرَ فَخَالِفْهُ. 18- Meymûn b. Ebû Şebîb şöyle demiştir: Sa'saa b. Sûhân, kardeşinin oğluna şöyle dedi: "Ben babanı senden daha çok severdim. Seni ise oğlumdan daha çok seviyorum.(Bu sebeple sana nasihatımı dinle) Mü'minle karşılaştığın zaman onunla birlikte ol, günahkâr (facir) ile karşılaştığın zaman da ondan uzak dur." İbn Ebî Şeybe,Kitâbü'l-Edeb

Cmt 08.29 la ilahe illallah .mp36.36 MB

عن أَبي ذَرٍّ قَالَ: قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ؛ أَوْصِنِي، قَالَ: اتَّقِ اللَّهَ، وَإِذَا عَمِلْتَ سَيِّئَةً فَأَتْبِعْهَا حَسَنَةً تَمْحُهَا، قَالَ: قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ؛ أَمِنَ الْحَسَنَاتِ: لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ؟ قَالَ: مِنْ أَفْضَلِ الْحَسَنَاتِ.{وَفِي رِوَايَةٍ: هِيَ أَفْضَلُ الْحَسَنَاتِ.وفي رواية: نَعَمْ، هِيَ أَحْسَنُ الْحَسَنَاتِ} 853- Ebû Zer'den radıyallâhu anhu nakledildiğine göre o, şöyle demiştir: Dedim ki: "Ya Rasulallah! Bana tavsiyede bulun.” Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Bir kötülük işlediğinde ardından da bir iyilik yap ki, o onu silsin." Dedim ki: "Ya Rasûlallah! "Lâ ilahe illallâh" demek iyilikten midir?" Efendimiz: "O, iyiliklerin/hasenelerin en üstünüdür/en güzelidir." buyurdu. Salih Amel,Berkânî(Müsned,Ahmed bin Hanbel 21525)

٥٨٨ - (٥٩٢)عن أنس بن مالك رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: * "إِنَّ اللَّهَ لَيَرْضَى عَنِ الْعَبْدِ أَنْ يَأْكُلَ الْأَكْلَةَ فَيَحْمَدُهُ عَلَيْهَا أَوْ يَشْرَبَ الشَّرْبَةَ فَيَحْمَدُهُ عَلَيْهَا" Enes ra'den, Resûlullah sav şöyle buyurdu: "Yüce Allah, bir şey yediği zaman kendisine hamd eden, yine bir şey içtiği zaman da kendisine hamd eden kuldan razı olur." Firdevs, Deylemî (Müslim,sahih,2734)

Pzt 23.18 hasta ,su ve dünya .mp36.70 MB

إذا أحبَّ اللَّهُ عَبدًا حماهُ الدُّنيا كَما يظلُّ أحدُكُم يَحمي سَقيمَهُ الماءَ الراوي : قتادة بن النعمان,أخرجه الترمذي 2036-Katâde b. Numân ra; Resûlullah sav: "Eğer Allah bir kulunu seviyorsa, onu dünyadan korur; tıpkı sizden birinin hasta akrabasını sudan koruduğu gibi" Tirmizî,Sünen

٤٧٢٩ - أَخْبَرَنَا أَبُو عَمْرٍو مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللهِ الْأَدِيبُ، أَنبأَ أَبُو بَكْرِ الْإِسْمَاعِيلِيُّ، أَخْبَرَنِي أَحْمَدُ بْنُ الْحُسَيْنِ بْنِ نَصْرِ الْحَدَّاءُ الْعَسْكَرِيُّ، وَأَحْمَدُ بْنُ حَمْدَانَ الْقَصْرِيُّ قَالَا: ثنَا عَلِيُّ بْنُ الْمَدِينِيِّ، ثنا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ ، ثنا الْأَوْزَاعِيُّ، حَدَّثَنِي عُمَيْرُ بْنُ هَانِي، حَدَّثَنِي عِبَادَةُ بْنُ أَبِي أُمَيَّةَ، حَدَّثَنِي عُبَادَةُ بْنُ الصَّامِتِ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللهِ ﷺ : " مَنْ تَعَارَ مِنَ اللَّيْلِ فَقَالَ: لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ، وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ، وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، سُبْحَانَ اللهِ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ ، وَلَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ، وَاللهُ أَكْبَرُ، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللهِ، ثُمَّ قَالَ : رَبِّ اغْفِرْ لِي ، غُفِرَ لَهُ " ، أَوْ قَالَ : " فَدَعَا اسْتُجِيبَ لَهُ، فَإِنْ هُوَ عَزَمَ فَقَامَ فَتَوَضَّأَ وَصَلَّى، قُبِلَتْ صَلَاتُهُ ". رَوَاهُ الْبُخَارِيُّ فِي الصَّحِيحِ عَنْ صَدَقَةَ بْنِ الْفَضْلِ عَنِ الْوَلِيدِ بْنِ مُسْلِمٍ 4729- Ubâde b. es-Sâmit'in bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Her kim geceleyin uyanır da uyandığı zaman: *«Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerike leh, lehul-mülkü ve lehul-hamdu ve huve alâ külli şey'in kadir, sübhanallahi vel-hamdu lillahi velâ ilahe illallahu vallahu ekber, velâ havle velâ kuvvete illa billah* (=Allah'tan başka hiç bir ilah yoktur. Yalnız o vardır. Şeriki de yoktur. Mülk onundur. Hamd da ona mahsustur. Onun her şeye gücü yeter. Allah'ı noksanlıklardan tenzih ederim, Allah'a hamd olsun. Allah en büyüktür. Bütün güç ve kuvvet, Allah'a aittir» derse, sonra: *«Allahım! Beni bağışla»* derse bağışlanır" veya "sonra dua ederse duası kabul edilir. Sonra biraz daha gayret edip abdest alır ve namaz kılarsa namazı da mutlaka kabul edilir. " Buhârî, Sahîh'de Sadaka b. Fadl kanalıyla Velîd b. Müslim'den rivayet etti. _Beyhaki, es-Sünen'ül-Kebir, 5/398(4729)_

photo content

٢٦٤٦ - عَنْ سَخْبَرَةَ رضى الله عنَهُ عَنِ النَّبِيِّ ﷺ قَالَ: "مَنْ طَلَبَ الْعِلْمَ كَانَ كَفَّارَةً لِمَا مَضَى". 2646- Sahbere (r.a.)'den, Rasûlüllah (s.a.v.): "Her kim ilim tahsilini talep ederse bu onun geçmiş günahlarına keffâret olur/siler." buyurdular. Sünen'üt-Tirmizî

۳۷۷ - أَخْبَرَنَا الْحَسَنُ بْنُ سُفْيَانَ، قَالَ : حَدَّثَنَا هُدْبَةُ بْنُ خَالِدٍ، قَالَ: حَدَّثَنَا هَمَّامُ بْنُ يَحْيَى، قَالَ: حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ، قَالَ: «إِنَّ اللَّهَ لَا يَظْلِمُ الْمُؤْمِنَ حَسَنَةٌ يُثَابُ عَلَيْهَا الرِّزْقَ فِي الدُّنْيَا، وَيُجْزَى بِهَا فِي الْآخِرَةِ، فَأَمَّا الْكَافِرُ، فَيَطْعَمُ بِحَسَنَاتِهِ فِي الدُّنْيَا، فَإِذَا أَفْضَى إِلَى الْآخِرَةِ، لَمْ تَكُنْ لَهُ حَسَنَةٌ يُعْطَى بِهَا خَيْرًا» . [٣: ٦٦] 377- Enes'in bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Allah kimseye haksızlık etmez. Mümine, yaptığı bir iyiliğin karşılığını dünyada rızık olarak, âhirette de sevap olarak verir. Kâfire ise yaptığı iyiliğin karşılığını dünyadayken verir. Ahirette ise karşılığı verilecek bir iyiliği kalmaz." İbn-i Hibbân, Sahih

٣٣١ - ...، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ﷺ أَنَّهَا سَأَلَتْهُ عَنْ قَوْلِهِ : {يَوْمَ تُبَدَّلُ الْأَرْضُ غَيْرَ الْأَرْضِ وَالسَّمَوَاتُ، وَبَرَزُوا لِلَّهِ الْوَاحِدِ الْقَهَّارِ} فَأَيْنَ يَكُونُ النَّاسُ يَوْمَئِذٍ ؟ ، فَقَالَ: «عَلَى الصِّرَاطِ»، قَالَتْ: قُلْتُ: يَا رَسُولَ اللَّهِ ابْنُ جُدْعَانَ كَانَ فِي الْجَاهِلِيَّةِ يَصِلُ الرَّحِمَ، وَيُطْعِمُ الْمِسْكِينَ، فَهَلْ ذَاكَ نَافِعُهُ ؟، قَالَ: «لَا يَنْفَعُهُ لَمْ يَقُلْ يَوْمًا: رَبِّ اغْفِرْ لِي خَطِيئَتِي يَوْمَ الدِّينِ» 331- Hz. Aişe der ki: Resûlullah'a (sallallahu aleyhi vesellem), "O gün yeryüzü bir başka yere, gökler, başka göklere çevrilecek" (İbrâhim 48) âyeti hakkında: "O gün insanlar nerede olacaklardır?" diye sordum. Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Sırat üzerinde" buyurdu. "Ey Allah'ın Resûlü! İbn Cud'ân Cahiliye döneminde akrabasını gözetir, yoksulları yedirirdi. Bunun kendisine bir faydası olacak mı?" diye sordum. Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem): "Hayır fayda vermez. Çünkü o bir gün bile: «Ey Rabbim! Din günü (kıyamet günü) günahımı bağışla» dememiştir" cevabını verdi. İbn-i Hibbân, Sahih

۱۱۲ - أَخْبَرَنَا أَبُو يَعْلَى ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ الْمَقَابِرِيُّ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ جَعْفَرٍ، أَخْبَرَنِي الْعَلَاءُ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ، أَنَّ رَسُولَ اللهِ ، قَالَ: «مَنْ دَعَا إِلَى هُدًى كَانَ لَهُ مِنَ الْأَجْرِ مِثْلُ أُجُورِ مَنْ تَبِعَهُ لَا يَنْقُصُ مِنْ أُجُورِهِمْ شَيْءٌ، وَمَنْ دَعَا إِلَى ضَلَالَةٍ كَانَ عَلَيْهِ مِنَ الْإِثْمِ مِثْلُ آثَامِ مَنْ تَبِعَهُ لَا يَنْقُصُ ذَلِكَ مِنْ آثَامِهِمْ شَيْئًا» . [١٢:٣] 112- Ebû Hureyre'nin bildirdiğine göre Resûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur: "Hak olan bir yola davet eden kişi, bu davete icabet edenlerin sevabı kadarını alır ve onların sevaplarında bir eksilme olmaz. Sapkınlık olan bir yola davet eden kişi de, bu davete icabet edenlerin günahı kadarını yüklenir ve onların günahlarında bir eksilme olmaz." [Müslim 2674; Ebû Dâvûd 4609; Tirmizî 2674; İbn Mâce 206; Darimî 1/130, 1/131.] İbn-i Hibbân, Sahih

Paz 17.40 yakin ve zühd .mp37.28 MB

٥٢٨١ - عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ أَنَّ النَّبِيَّ - صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ - قَالَ: " «أَوَّلُ صَلَاحِ هَذِهِ الْأُمَّةِ الْيَقِينُ وَالزُّهْدُ، وَأَوَّلُ فَسَادِهَا الْبُخْلُ وَالْأَمَلُ» ". رَوَاهُ الْبَيْهَقِيُّ فِي (شُعَبِ الْإِيمَانِ) . Resûlullah sav: "Bu ümmetin ilk döneminin ıslahı zühd ve yakın ile olmuştu. Son dönemindeki bozulma ise cimrilik ve uzun emeller sebebiyle olacaktır." İbn Ömer (Şuabul-İmân, Beyhâkî) Firdevs, Deylemî,63

٥٨٥ - (٥٨٩) عن ابن عباس ، رضي الله عنهما قال : قال رسول الله صلى الله عليه وآله وسلم : إِنَّ اللَّهَ لَيَعْمُرُ بِالْقَوْمِ الدِّيَارَ وَيَكْثُرُ هُمُ الْأَمْوَالَ وَمَا نَظَرَ إِلَيْهِمْ مُنْذُ خَلَقَهُمْ بِغَضًا لَهُمْ بِصِلَتِهِمْ أَرْحَامَهُمْ İbn Abbas ra, Resûlullah sav: "Yüce Allah, bazı topluluklara gazaplandığı için yarattığından beri onlara rahmet nazarıyla bakmadığı halde, sadece akrabalık bağlarını gözettikleri için yurtlarını mamur kılar ve mallarını çoğaltır." Deylemî, Firdevs