Kitap ( PDF ve Sesli ) . şiir.Video
Kanalga Telegram’da o‘tish
Hayat bir masal gibi başlar! Yaşadıkça roman olur! Anlattıkça fıkra! Sonuç mu? Hepsi hikaye! iletişim :
Ko'proq ko'rsatish2 887
Obunachilar
+224 soatlar
+117 kunlar
+730 kunlar
Postlar arxiv
Kate Chopin - Caline - Seslendiren_ Özkan Gülhan.mp36.08 MB
Abdurrahim_Karakoç_Geleceğim_“İnsan_bir_söz_uğruna_30_yıl_bekler.mp32.76 MB
"Yıllar yirmi olsa da, otuz olsa da... Bir gün yalın ayak, terli gömlekle; gelirim, beni bekle."
Söz vermenin kendine has bir ağırlığı vardır; söyleyen ağzından çıktığı an hafifler, işiten yüreğine düştüğü an taşlaşır ve orada kalır — yıllar geçse de, mevsimler birbirinin ardına dizilse de, o taş yerinden kımıldamaz. Abdurrâhim Karakoç, gelirim dedi; sadece bir kelime, sadece bir fiil, ama içinde başı karlı dağlar var, çamurlu yollar var, yorgun bir beden ve bir tas su ile bir dürüm ekmek var — ve bütün bunlara rağmen, bütün bunların üstünden atlayarak, yine de gelirim var.
Kavuşmak bu yüzden böyle ağır bir şeydir. Sadece iki insanın bir araya gelmesi değildir — taşınan her şeyin nihayet yere bırakılmasıdır, yıllar boyunca sıkıca tutulan bir nefesi sonunda vermektir, içinde büyütülen ve büyüdükçe daha da kıymetlenen o "en temiz sevgi"yi artık saklamak zorunda kalmamaktır. Kavuşmak, bekleyişin sona ermesi değil, bekleyişin karşılığını bulmasıdır — ki bu çok farklı bir şeydir; biri kapanır, diğeri açılır.
Şiir hâlâ orada duruyor. Asırlık bir inatla, yıllar yirmi de olsa otuz da olsa, yollar kar da olsa çamur da olsa, "gelirim" diyor. Ve biz her okuyuşumuzda ona inanıyoruz — çünkü içimizde hâlâ o taş duruyor, hâlâ o sözün ağırlığını bilen, hâlâ bekleyen, hâlâ bekletilen bir yer var.
Geç kaldı diyerek gam çekme.
Gelirim.
"Uzağımdaki yakınlığım benim, kaçışlarım hep sana..."
Kaçabildiğini sanıyor insan bazen... En uzağa koştuğumuzu zannederken, aslında o en derindeki yaramıza yakalanıyoruz birden. Nasıl kaçabilir ki insan kendinden, anılarından, o ezbere bildiği tanıdık tebessümden? Radyoda ansızın çıkan bir şiir, kalabalıkta rastladığın yabancı bir yüz yetiyor her şeyi hatırlatmaya. O çoktan söndü sandığın ateş, meğer bir yanardağ gibi kaynıyormuş içten içe... Avazımızın çıktığı yerde susuyoruz ya hani; sonra içimizdeki o deli tutuyor yine en başa, o tek çıkmaz sokağa koşuyor soluk soluğa...
Sizin hayatınızdaki tek çıkmaz sokağınız kim?
Son Telve
Şair: Muhammed Emin Daştan
Şiir Sözleri:
Ayan beyan ortada değil mi haykırışlarımız
Sancılı olsa da varoluşlarımız
Hatta ayrılıklarımız
Hangi şarkıda, hangi yüz
Hangi tebessüm hatırlatmadı ki seni bana
Uzağımdaki yakınlığım benim, kaçışlarım hep sana
Titreyen kalemimden dökülen mısralarım
Başımı yastığa koyduğumda canlanır hatıralarım
Olmasa ne olur, ne çıkar
Ne kaldı ki sanki yanıma kâr
Bir avuç umudu çok gören ey nazlı yâr
Sanma ki yüreğimde küllenmiş sevdam, hâlâ yanardağ
Kaçtıklarıma yakalandım, hep tek çıkmaz sokağımdın
Kimseler bilmedi bendeki hüznün kederini
Soluğu kesilmiş yarınlar bıraktım, kendimden kaçtım
Tebessüme hep borçlu kaldım
O da hiç sormadı bana derdimi
Dürüp büksem heceleri
Yine de gelirsin bana sormadan geceleri
Sevdanın en gizemli, en sitemli hâli
Ağzıma almadığım yeminleri çiğnemedim ki
Avazımın çıktığı yerde susar
Yine sana koşar içimdeki deli
Hiç olmak ne demek, hiç…
Boğazın düğümlenmesi, nefes alıp da konuşamamak
Acılar yarışmaz, bilirim de
Sevdanın ben miyim son neferi
Ne hacet, kadere değil kırgınlığım
Peyderpey eksilen ben miyim
Yoksa bendeki sen mi
Azdan çoğa, çoktan aza koydum
Hiçbir zaman dengelenmedi terazim
Yahutlar anlamsız
Eş dost sohbeti sana gelmeden de olmuyor hani
Evet, çok mu yoruyor
Olsun…
Onlar da kalkıyor gidiyor bir zaman sonra
Kalıyor ahkâm kesen ben
O da son telveyi hep sana ikram ediyor…
Muhammed_Emin_Dastan_Son_Telve_Ne_kadar_uzağa_gidersen_git.mp33.74 MB
Yazmadım seni daha,
Sevmeye ayırdım tüm zamanları,
Yazmaya bu yüzden vaktim olmadı.
Ben düşünmeye başlayınca seni
-Ki bu bir önceki düşünmenin sonundan çok öncedir
İnan ki dağlar, taşlar, inan ki bulutlar, yağmur ve kar
Toprak, su ve gökyüzü,
güneş, ay ve yıldızlar
Onlar da benimle birlikte
Ve onlar da benim kadar seni düşünürler...
Benim kadar diyemem ama
Yemin ederim onlar da seni özler.
Hep dalgınım bu günlerde
Saati cezveye koyup yumurta tutuyorum,
Bir gün takvime bakmasam yılı unutuyorum.
Aklım başıma gelmiyor, başıma çarpmadan dallar
Yolda yürürken dalıp dalıp gidiyorum.
Nisan'a kaç var diyorum saati sorarken.
Hiç böyle olmamıştım.
Bilenlere sordum; 'aşk bu' dediler!
✒️ Şair: Metin Vural
🎙 Seslendiren: Furkan Özdemir
Lev Tolstoy'dan Masallar - Seslendiren Özkan Gülhan.mp37.83 MB
Fetihleri kadar şiirleriyle meşhur Fatih Sultan Mehmet ve İstemem Şiiri
