uk
Feedback
IRNA Türkçe 🇮🇷🇹🇷

IRNA Türkçe 🇮🇷🇹🇷

Відкрити в Telegram

🌐 tr.Irna.ir İSLAM CUMHURİYETİ Haber Ajansı ✓HABER, RÖPORTAJ & ANALİZ TÜRKİYE İRAN ORTADOĞU DÜNYA ✓DÜŞÜNCE ✓KÜLTÜR ✓TARİH

Показати більше
1 705
Підписники
-124 години
+17 днів
-1030 днів

Триває завантаження даних...

Залучення підписників
вер '26
вересень '26
+24
в 0 каналах
серпень '26
+30
в 1 каналах
Get PRO
липень '26
+46
в 2 каналах
Get PRO
червень '26
+36
в 1 каналах
Get PRO
травень '26
+34
в 1 каналах
Get PRO
квітень '26
+98
в 1 каналах
Get PRO
березень '26
+314
в 0 каналах
Get PRO
лютий '26
+115
в 1 каналах
Get PRO
січень '26
+73
в 2 каналах
Get PRO
грудень '25
+16
в 0 каналах
Get PRO
листопад '25
+17
в 1 каналах
Get PRO
жовтень '25
+25
в 0 каналах
Get PRO
вересень '25
+28
в 1 каналах
Get PRO
серпень '25
+23
в 2 каналах
Get PRO
липень '25
+27
в 1 каналах
Get PRO
червень '25
+295
в 1 каналах
Get PRO
травень '25
+22
в 0 каналах
Get PRO
квітень '25
+39
в 3 каналах
Get PRO
березень '25
+43
в 2 каналах
Get PRO
лютий '25
+26
в 1 каналах
Get PRO
січень '25
+55
в 1 каналах
Get PRO
грудень '24
+234
в 1 каналах
Get PRO
листопад '24
+130
в 2 каналах
Get PRO
жовтень '24
+252
в 3 каналах
Get PRO
вересень '24
+108
в 1 каналах
Get PRO
серпень '24
+149
в 0 каналах
Get PRO
липень '24
+42
в 1 каналах
Get PRO
червень '24
+34
в 2 каналах
Get PRO
травень '24
+148
в 1 каналах
Get PRO
квітень '24
+202
в 1 каналах
Get PRO
березень '24
+37
в 0 каналах
Get PRO
лютий '24
+37
в 1 каналах
Get PRO
січень '24
+133
в 5 каналах
Get PRO
грудень '23
+109
в 1 каналах
Get PRO
листопад '230
в 0 каналах
Get PRO
жовтень '230
в 2 каналах
Get PRO
вересень '230
в 0 каналах
Get PRO
серпень '230
в 0 каналах
Get PRO
липень '230
в 0 каналах
Get PRO
червень '230
в 0 каналах
Get PRO
травень '230
в 0 каналах
Get PRO
квітень '230
в 0 каналах
Get PRO
березень '230
в 0 каналах
Get PRO
лютий '230
в 0 каналах
Get PRO
січень '230
в 0 каналах
Get PRO
грудень '220
в 0 каналах
Get PRO
листопад '220
в 0 каналах
Get PRO
жовтень '220
в 0 каналах
Get PRO
вересень '22
+204
в 0 каналах
Дата
Залучення підписників
Згадування
Канали
28 вересня0
27 вересня+2
26 вересня+2
25 вересня+1
24 вересня+1
23 вересня0
22 вересня+3
21 вересня0
20 вересня+1
19 вересня0
18 вересня+1
17 вересня+1
16 вересня0
15 вересня0
14 вересня0
13 вересня0
12 вересня+1
11 вересня0
10 вересня+2
09 вересня0
08 вересня+1
07 вересня+1
06 вересня0
05 вересня+2
04 вересня+2
03 вересня+1
02 вересня+1
01 вересня+1
Дописи каналу
🔊 Türkiye - İtalya maçında son durum: Saat kaçta, hangi kanalda, muhtemel 11'ler?
📌 Türkiye - İtalya maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda? Bursa'daki karşılaşmanın muhtemel 11'leri, eksikler ve maç öncesi tüm detaylar.
Türkiye, UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'taki ikinci maçında İtalya'yı Bursa'da ağırlayacak. Fransa karşısında 1-0 mağlup olan Ay-Yıldızlılar, İtalya karşısında ilk puanlarını almak için sahaya çıkacak. İtalya da gruptaki ilk maçında Belçika'ya 2-0 kaybetti. Peki, Türkiye - İtalya maçı ne zaman, saat kaçta ve hangi kanalda? İşte karşılaşmanın maç bilgileri, muhtemel 11'leri ve takımlardaki son durum. ​ Türkiye Futbol Takımı ile İtalya arasındaki UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup karşılaşması Bursa'daki Yüzüncü Yıl Atatürk Stadı'nda oynanacak. Saat 21:45'te başlayacak mücadele ATV'den canlı yayınlanacak. ​ Türkiye'de Fransa maçına kıyasla ilk 11'de üç değişiklik yapılması bekleniyor. Kalede Uğurcan Çakır'ın cezası nedeniyle Altay Bayındır'ın görev alması beklenirken, hücum hattında daha cesur bir kadro tercihinin gündeme geldiği belirtiliyor. ​ Türkiye: Altay, Zeki, Merih, Abdülkerim, Oğuz, İsmail, Salih, Ferdi, Arda, Kerem, Barış Alper ​ İtalya: Donnarumma, Kayode, Scalvini, Bastoni, Calafiori, Frattesi, Tonali, Doumbia, Cambiaghi, Esposito, Kean ​ Türkiye'nin İtalya maçı öncesinde Uğurcan Çakır cezası nedeniyle forma giyemeyecek. Fransa karşılaşmasında kırmızı kart gören milli kalecinin yerine Altay Bayındır'ın kaleyi koruması bekleniyor. ​ Sakatlığını geride bırakan Orkun Kökçü ise İtalya maçının kadrosuna dahil edildi. Türkiye'nin resmi maç kadrosunda Uğurcan Çakır'ın yanı sıra Emirhan Topçu, Adil Demirbağ, Bartuğ Elmaz, Melih Kabasakal, İlhan Fakılı ve Aral Şimşir yer almadı. ​ İtalya'da sakatlıkları bulunan oyuncular arasında Federico Chiesa, Leonardo Spinazzola, Bryan Cristante, Alex Meret, Federico Dimarco, Manuel Locatelli ve Andrea Cambiaso yer alıyor. ​ Türkiye, A Ligi seviyesindeki ilk maçında Kocaeli'de Fransa ile karşılaştı. Zinedine Zidane yönetimindeki Fransa, karşılaşmanın ilk bölümünde topa daha fazla sahip olurken Türkiye yaklaşık bir saat boyunca rakibine gol izni vermedi. ​ Fransa'nın golü 54. dakikada Kylian Mbappe'den geldi. Türkiye ikinci yarıda hücumdaki etkinliğini artırarak Mike Maignan'ı birden fazla kez sınadı ancak skoru değiştiremedi. ​ Karşılaşmanın son bölümünde Uğurcan Çakır'ın VAR incelemesinin ardından kırmızı kart görmesiyle Türkiye mücadeleyi 10 kişi tamamladı. ​ Türkiye'nin maç boyunca 12 şutu bulunurken bu pozisyonlardan elde edilen toplam gol beklentisi 1.21 oldu. Fransa ise 12 şutta 1.17 gol beklentisine ulaştı. ​ Bu sonuç, Vincenzo Montella yönetimindeki Türkiye'nin son dört maçındaki üçüncü mağlubiyeti oldu. Türkiye daha önce Avusturya ve Paraguay'a kaybederken, ABD karşısında galibiyet elde etmişti. ​ İtalya ise Uluslar Ligi'ndeki ilk maçında Roma'da Belçika'yı ağırladı. Roberto Mancini'nin ikinci döneminin ilk karşılaşmasında İtalya sahadan 2-0 mağlup ayrıldı. ​ Belçika'nın gollerini iki yarıda birer kez olmak üzere Mika Godts ve Dodi Lukebakio kaydetti. Bu sonuç aynı zamanda İtalya'nın Belçika karşısındaki rekabetçi maçlarda 1972'den bu yana aldığı ilk yenilgi oldu. ​ Vincenzo Montella, Fransa karşısında alınan 1-0'lık yenilginin ardından oyuncularının ortaya koyduğu mücadeleden memnun olduğunu söyledi. ​ Montella, futbolcularına yönelik değerlendirmesinde takımın iyi oynadığını ve mücadele ruhunu gösterdiğini belirtti. Fransa'nın golünü bir anlık konsantrasyon eksikliğine bağlayan Montella, Türkiye'nin karşıla . . . 📲 @Irna_tr​

2
🔻 İngiltere Dışişleri Bakanı: Filistinlilerin çektiği acılar dünya vicdanında bir utanç lekesidir 📌 İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, Filistinlilere dayatılan acıların dünya vicdanında bir utanç lekesi olduğunu belirterek, Batı Şeria'daki etnik temizliği ve Gazze'deki savaş suçlarına ilişkin kanıtları kınadı. Londra, İRNA - Miliband, Pazartesi günü Liverpool'da düzenlenen İşçi Partisi yıllık konferansında yaptığı konuşmada, Benjamin Netanyahu hükümetinin Gazze ve Batı Şeria halkına dayattığı acılara işaret ederek, “Bu acılar dünya vicdanında bir utanç lekesidir.” dedi. İngiltere ve diğer ülkelerde Filistinlilere dayatılan durumu protesto eden milyonlarca kişiye hitap eden Miliband, “Bu ülkede ve dünyanın diğer bölgelerinde Filistin halkının yaşadığı trajedilerden etkilenen ve öfkelenen milyonlarca kişiye şunu söylemek istiyorum: Sesinizi duyuyoruz. ​ Haklıydınız.” ifadelerini kullandı. İngiltere Dışişleri Bakanı, ardından Başbakan Andy Burnham döneminde hükümetin yaklaşımındaki değişime işaret ederek, “Batı Şeria'da terörist yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen etnik temizliği kınıyoruz. ​ Gazze'deki savaş suçlarına ilişkin kanıtları kınıyoruz. İsrail'in Filistin'i yasa dışı işgalini kınıyoruz ve sözlerimizi eylemlerle destekliyoruz.” dedi. ​ Miliband, Londra'nın planladığı adımları açıklarken İngiltere hükümetinin yasa dışı yerleşimlerden mal ithalatını yasaklayacağını, İngiltere tarafından bu yerleşimlere sağlanan finansman kaynaklarının, inşaat faaliyetlerinin ve hizmetlerin önünü keseceğini belirtti. İki devletli çözüm olarak adlandırılan yaklaşımın ortadan kaldırılmasına yönelik çabalara da değinen Miliband, “Bu parti, bu hareket ve bu hükümet, başarılı olmanıza izin vermeyeceğimizi söylüyor.” ifadelerini kullandı. ​ İngiltere Dışişleri Bakanı konuşmasının başka bir bölümünde, barışa ulaşılmasının Filistinlilerin özgürlük, onur ve kendi kaderini tayin hakkına sahip olmasını gerektirdiğini belirterek mevcut koşulların bu perspektiften oldukça uzak olduğunu kabul etti. Miliband, Londra'nın İsrail'in güvenliğine ilişkin destekleyici tutumunu yinelemekle birlikte, güvenlik tehditlerinin Netanyahu hükümetinin Gazze ve Batı Şeria halkına dayattığı acıları haklı gösteremeyeceğini vurguladı. ​ Miliband ayrıca İngiltere'nin adaletsizlik ve insanların çektiği acılar karşısında sessiz kalmayacağını söyledi. İngiltere'nin iktidardaki İşçi Partisi'nin yıllık konferansı dün (Pazar) Liverpool'da başladı ve Çarşamba gününe (30 Eylül) kadar devam edecek. ​ Bu konferans, Andy Burnham'ın göreve gelmesinin ardından İşçi Partisi'nin düzenlediği ilk yıllık konferans olma özelliğini taşıyor ve yeni hükümetin iç ve dış politikadaki yönelimlerinin açıklanması açısından bir fırsat niteliği taşıyor. 📲 @Irna_tr​
64
3
📄 Sivil havacılık siyasi ve askeri çatışmalardan korunmalı 📌 İran Merkez Barolar Birliği İnsan Hakları Komisyonu Sekreteri, sivil havacılığın güvenliği ve emniyetinin siyasi ve askeri çatışmalardan korunması gerektiğini belirterek, “Uçuş güvenliği, havacılık hizmetlerine erişim ve sivillerin ulaşım imkanları üzerinde etkili olan her türlü kısıtlama veya eylem, uluslararası hava hukuku kuralları ve insan hakları hukuku açısından incelenmelidir.” dedi. Tahran, İRNA - İran resmi haber ajansı IRNA’ya konuşan İran Merkez Barolar Birliği İnsan Hakları Komisyonu Sekreteri Salih Nokrekar, yaptırımların havacılık üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmesinde, “Sivil havacılık, milletler arasındaki iletişim alanı ve insanların ulaşım aracıdır; halka siyasi baskı uygulama aracına dönüştürülmemelidir. Ailesini görmek, tedavi olmak, eğitim almak veya zorunlu işlerini yürütmek amacıyla seyahat eden bir yolcu, devletler arasındaki herhangi bir siyasi çatışmanın tarafı değildir ve bu anlaşmazlıkların ve siyasi kararların bedelini ödememelidir.” ifadelerini kullandı. ​ Nokrekar devamında “Havayolu şirketlerine yaptırım uygulanması ve havacılık sektörünün yedek parçalar, ekipman, teknik hizmetler, sigorta ve diğer temel ihtiyaçlara erişiminin kısıtlanması yalnızca ekonomik bir tedbir değildir. Bu tür eylemler uçuş güvenliği, seyahat imkanı, hastaların sağlık hizmetlerine erişimi, aile bağları ve vatandaşların günlük yaşamı üzerinde doğrudan etkiler oluşturabilir. ​ Bu açıdan söz konusu eylemlerin etkileri, insan hakları ilkeleri ve orantılılık ilkesi çerçevesinde değerlendirilmelidir.” ifadelerini kaydetti. Bu hukukçu, 1944 tarihli Chicago Sözleşmesi’nin uluslararası sivil havacılık sisteminin temel belgelerinden biri olduğunu belirterek, sözleşmenin devletlerin kendi hava sahaları üzerindeki egemenliğini, ülkeler arasındaki işbirliğini ve havacılık güvenliği ile düzeninin sağlanmasını vurguladığını ifade etti. ​ Nokrekar, “Bu doğrultuda sivil havacılık faaliyetlerini, uçuş güvenliğini, teknik hizmetlere erişimi veya sivil uçuşların gerçekleştirilmesi imkanını olumsuz yönde etkileyen her türlü eylem, uluslararası hava hukuku kuralları çerçevesinde incelenmelidir.” dedi. Nokrekar, ekonomik yaptırımlar, uçuş kısıtlamaları ve hava sahasındaki askeri eylemler arasında ayrım yapılmasının gerekliliğine dikkat çekerek, “Hava taşımacılığındaki yaptırım meselesi ile insanların iletişim ve ulaşım imkanlarına erişimini yalnızca devletler arasındaki çatışmalar çerçevesinde analiz etmek mümkün değildir. ​ Çünkü insanların temel hakları, vatandaşlıklarından ve ülkelerin siyasi sistemlerinden bağımsız olarak dikkate alınmalıdır.” ifadelerini kullandı. İran Merkez Barolar Birliği İnsan Hakları Komisyonu Sekreteri ayrıca “Birleşmiş Milletler, Güvenlik Konseyi ve İnsan Hakları Konseyi; devletlerin vatandaşlara ve sivillere yönelik davranışlarının hak arama, kınama ve izlenmesiyle ilgili alanlarda yetki, meşruiyet ve uluslararası hukukta teamül oluşturma bakımından otorite sahibi organlardır. ​ Uluslararası hukuk teamülü, uluslararası hukuk ahlakına dayanmalıdır. Bu açıdan İranlıların hak arayışı meşrudur. ​ Devlet, İranlıların haklarının ihlal edilmesi alanında hak aramak için kendi imkanlarının yanı sıra barolar gibi bağımsız sivil toplum kuruluşlarının kapasitesinden azami ölçüde yararlanmalı ve uluslararası hukuk ihlallerini gerçekleştirenlerin cezasız kalmasına izin vermemeliyiz.” vurgusunda bulundu. 📲 @Irna_tr​
53
4
📡 İran'ın Büyük Lideri: İran, düşmanın arzuladığı döneme geri dönmeyecek 📌 İran İslam Devrimi Lideri, ilk dayatılmış savaşın başlangıç günlerinin yıl dönümü ile İran halkının sekiz yıllık ve kalıcı savunmasının “Eyyamullah” günleri dolayısıyla yayımladığı mesajında, “İran halkının hizmetkârı olarak, düşmanımızın geri dönmesini arzuladığı o eski günlerin geride kaldığını ve bir daha asla tekrarlanmayacağını ilan ediyorum” ifadelerini kullandı. Tahran, İRNA - İran İslam Devrimi Lideri ve Silahlı Kuvvetler Başkomutanı Ayetullah Seyyid Mücteba Hüseyni Hamaney, ilk dayatılmış savaşın başlangıç günlerinin yıl dönümü ile İran halkının sekiz yıllık ve kalıcı savunmasının “Eyyamullah” günleri dolayısıyla yayımladığı mesajında, egemen güçlerin Devrim’in ilk on yılında savaş dayatmak suretiyle İran’ı geri kalmışlık, “zillet ve horlanma”, bağımlılık ve kötü şöhret dönemine döndürme çabalarına işaret ederek “Geniş kapsamlı çabalara rağmen İslami nizam, öncekinden daha gelişmiş ve güçlü, daha gür bir ses ve daha yüksek bir uçuşla Anka kuşu misali yeniden ayağa kalktı. Bu, düşmanların çıkardığı sonraki olaylarda da bu nizamın süreklilik arz eden özelliği haline geldi. ​ Bugün ise o Anka kuşu, düşmanın ve özellikle son iki dayatılmış savaşın baskıları sonucunda öylesine büyümüştür ki uçuşunun gölgesi düşman topraklarının üzerine dahi düşmektedir.” vurgusunda bulundu. İran İslam Devrimi Lideri ayrıca, Arap dünyasının kahraman komutanı ve direniş cephesinin büyük sembolü Seyyid Hasan Nasrallah’ın ikinci şehadet yıl dönümünü anarak, Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım’ın ve Lübnan Hizbullahı savaşçılarının Aşura misyonlu direniş ve mücadelesini övdü. ​ Lider, “Lübnan’ın bugünleri, tarihin huzurunda ve hatta şimdiden, kendisi ve direnişin tüm mücahitleri için öne çıkan ve gurur verici günler; Siyonist düşman karşısında ise egemen güçlerin ve kendilerine düşmanlık besleyenlerin sahte vaatlerine umut bağlayanlar için zillet ve nihayetinde utanç verici günlerdir” ifadelerini kullandı. Mesajda öne çıkan başlıklar: “Düşmanın bu millete kendi uşaklarını egemen kıldığı ve sömürgeciliğin yeni bir biçimini uyguladığı o günler, Devrim’in ve dayatılmış savaş zemininde İslam ve cihat bayrağının yükseltilmesinin bereketiyle, gurur verici günlere dönüştü. ​ Bu günlerin üzerinden 38 yıl geçmesine rağmen, yaşanan olayların her bir ayrıntısının ve geride kalanların samimi anlatımlarının incelenmesiyle, her biri ibadet, cesaret, direniş, ahlak ve insanlık konusunda ders veren örnek şahsiyetler, ülkemizin tarihinin zirvesinde parlayan yıldızlar gibi ortaya çıkmaktadır. Egemenlik sisteminin uzantılarının saldırılarının başlangıcında ülkemiz, çok sayıda tehdide karşı kendisini savunmak için tağut rejiminden miras kalan boş ellerle karşı karşıyaydı. ​ Ancak hakkın tesis edilmesi ve ilahi yardımın bereketiyle bugün öyle bir noktaya gelinmiştir ki artık onların uzantıları değil, bizzat saldırgan egemen güçler, İslam savaşçılarının saldırıları karşısında sığınacak yer aramakta ve savaşın sona erdirilmesi için yalvarmaktadır. Bugün bazıları bizi dünyanın dördüncü süper gücü olarak görüyor. ​ Elbette bunu dünyevi hesaplara dayanarak söylüyorlar. Ancak ilahi hesaplara göre, kendisini Ehl-i Beyt’e ait gören, halkının büyük çoğunluğu o yüce şahsiyetlere gönülden bağlı olan ve hakkın tesis edilmesi yolunda korkuya kapılmayan bir ülke, dünyanın birinci gücü olarak kabul edilir. ​ O günlerde İran’ın güneyindeki iki deniz, düşman güçlerinin cirit attığı alanlardı. Ancak bugünlerde onlar, cesur savaşçılardan ve Hürmüz Boğazı’nın muhafızlarından aldıkları ağır darbeler nedeniyle Arap Denizi’nin ötesine geçemiyorlar. ​ Ne zaman bu riski göze aldılarsa kendileri zarar gördü. Yakında Arap Denizi’nin de kendisini onlardan arındırması uzak . . . 📲 @Irna_tr​
76
5
İran Lideri, İran İslam Cumhuriyeti’nin gücü hakkında: “İlk dayatılmış savaşın ateşinden doğan o Anka kuşu, düşmanın ve özellikle son iki dayatılmış savaşın baskıları sonucunda artık öylesine büyümüştür ki uçuşunun gölgesi düşman topraklarının üzerine dahi düşmektedir.” 📲 @Irna_tr
70
6
İran Lideri: Lübnan’ın bugünleri, tarihin huzurunda ve hatta şimdiden, Lübnan ve direnişin tüm mücahitleri için gurur verici günlerdir. Buna karşılık, Siyonist düşman karşısında hegemon güçlerin ve kendilerine düşmanlık besleyenlerin sahte vaatlerine umut bağlayanlar için aşağılanma ve nihayetinde utanç günleridir. 📲 @Irna_tr
67
7
İran Lideri: Geçmişte İran’ın güneyindeki iki deniz, düşman güçlerinin cirit attığı alanlardı. Ancak bugünlerde onlar, cesur savaşçılardan ve Hürmüz Boğazı’nın muhafızlarından aldıkları ağır darbeler nedeniyle Arap Denizi’nin ötesine geçemiyorlar. Ne zaman bu riski göze aldılarsa kendileri zarar gördü. Yakında Arap Denizi’nin de kendisini onlardan arındırması uzak değildir. 📲 @Irna_tr
67
8
İran Lideri: “Bugün bazıları bizi dünyanın dördüncü süper gücü olarak görüyor. Elbette bunu dünyevi hesaplara dayanarak söylüyorlar. Ancak ilahi hesaplara göre, kendisini Ehl-i Beyt’e ait gören, halkının büyük çoğunluğu o yüce şahsiyetlere gönülden bağlı olan ve hakkın tesis edilmesi yolunda korkuya kapılmayan bir ülke, dünyanın birinci gücü olarak kabul edilir.” 📲 @Irna_tr
66
9
İran Lideri: İran, düşmanın arzuladığı döneme geri dönmeyecek 📲 @Irna_tr
69
10
📄 Irakçi: Direniş yolu Şeyh Naim Kasım’ın liderliğinde devam etti 📌 İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Irakçi, Hizbullah’ın eski Genel Sekreteri Şehit Seyyid Hasan Nasrallah’ın ikinci şehadet yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, insanların ortadan kaldırılmasının, halkların tarihsel deneyimlerinde kök salmış düşünce ve ideallerin ortadan kaldırılması anlamına gelmediğini vurguladı. Tahran, İRNA - Bakan Irakçi, yayımladığı mesajda, Nasrallah’ın şehadetinin direniş yolunu sona erdirmediğini belirterek, “İnsanların ortadan kaldırılması, düşünce ve ideallerin ortadan kaldırılması anlamına gelmez” dedi. Seyyid Abbas Irakçi’nin mesajının tam metni; “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. ​ Bilakis onlar, Rableri katında diridirler ve rızıklandırılmaktadırlar. Lübnan’ın çağdaş tarihi, Batı Asya bölgesi ve işgale son vermek, bölge halklarının egemenliğini, onurunu ve haysiyetini savunmak için verilen onlarca yıllık mücadeleyle adı özdeşleşmiş mücahit bir adamın şehadetinin üzerinden iki yıl geçti; Hizbullah’ın şehit Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, bölgedeki siyasi gelişmelerde yıllarca seçkin bir varlık göstermesinin ve önemli bir rol üstlenmesinin ardından, Siyonist suçlu rejimin saldırısında şehit oldu. ​ O, siyaseti işgal, savaş ve bölgenin art arda yaşadığı krizlerin ortasında öğrenen ve hiçbir halkın güç, tehdit ve korkutma yoluyla kendi egemenlik hakkından, onurundan ve kendi kaderini tayin hakkından sonsuza dek mahrum bırakılamayacağı inancını taşıyan insanların neslinden ve soyundan geliyordu. Bu nedenle onun adı, bir parti veya siyasi hareketin sınırlarını aşarak, bölgenin çağdaş hafızasında şeref, direniş ve işgale ve Siyonist rejimin suçlarına karşı mücadele gibi kavramlarla kalıcı hale geldi. ​ Onun şehadeti, Hizbullah, Lübnan halkı ve dünyanın tüm özgür insanları için ağır bir kayıp olsa da bir kez daha tarihsel bir gerçeği kanıtladı: İnsanların ortadan kaldırılması, halkların tarihsel deneyimlerinde kök salmış düşünce ve ideallerin ortadan kaldırılması anlamına gelmez. Lübnan, Filistin ve bölgenin tarihi, köklü siyasi ve tarihsel meselelerin suikast, korkutma ve ortadan kaldırma yoluyla yok edilemeyeceğini göstermiştir. ​ Zira hiçbir halk, kahramanları ve liderlerinin ortadan kaldırılmasıyla kendi haklarını ve onurunu talep etmekten vazgeçirilemez. Direniş Seyyidi’nin kaybının yaşandığı zor koşullarda, Şeyh Naim Kasım’ın Hizbullah’ın liderliğinin ağır sorumluluğunu üstlenmesi, zorluklar ve hızlı gelişmelerle dolu bir dönemde, artan baskılar karşısında hak arayışı ve direniş yolunun devamlılığını ortaya koydu. ​ Şeyh Naim Kasım’ın liderlik dönemi, bir ideale olan sağlam inancın, en zor ve karmaşık koşullarda dahi direnişin, kararlılığın ve bir yolun devamlılığının kaynağı olabileceğini bir kez daha gösterdi. Şimdi Şehit Seyyid Hasan Nasrallah’ın ikinci şehadet yıl dönümünde, onun ve direnişin tüm şehitlerinin anısını ve adını yâd ediyor; bu vesileyle aziz şehit ailelerine, onurlu Lübnan halkına ve topraklarının özgürlüğü, bağımsızlığı ve onuru uğrunda mücadele eden herkese taziye ve tebriklerimi sunuyorum.” 📲 @Irna_tr​
70
11
İran Lideri, Seyyid Hasan Nasrallah’ın şehadet yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında: Şam topraklarında peygamberlerde
İran Lideri, Seyyid Hasan Nasrallah’ın şehadet yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında: Şam topraklarında peygamberlerden bu yana Şehit Nasrallah kadar büyük biri ortaya çıkmamıştı 📲 @Irna_tr
49
12
Keşm Adası’nda “İran’a Can Feda” Tatbikatı Keşm Adası’nda 5 bin kişinin katıldığı “İran’a Can Feda” tatbikatı, askeri ve emni+9
Keşm Adası’nda “İran’a Can Feda” Tatbikatı Keşm Adası’nda 5 bin kişinin katıldığı “İran’a Can Feda” tatbikatı, askeri ve emniyet güçleri, Besic güçleri ile halkın farklı kesimlerinin katılımıyla dün kentin sahil bulvarında düzenlendi. https://tr.irna.ir/photo/86277136/ 📲 @Irna_tr
62
13
İslam Devrimi Lideri’nin Savunma Haftası ve Şehit Seyyid Hasan Nasrallah’ın şehadet yıl dönümü mesajı, birkaç saat içinde yayımlanacak. #İran_SüperGüç 📲 @Irna_te
55
14
İran'ın erkekler halter 95 kilogram kategorisindeki temsilcisi Ali Alipur, koparmada 180 kilogram ve silkmede 218 kilogramlık
İran'ın erkekler halter 95 kilogram kategorisindeki temsilcisi Ali Alipur, koparmada 180 kilogram ve silkmede 218 kilogramlık ağırlıkları kaldırarak toplam 398 kilogramla Nagoya'daki Asya Şampiyonası'nda altın madalya kazandı. 📲 @Irna_tr
57
15
🌍 Keşm Adası’nda “İran’a Can Feda” Tatbikatı 📲 @Irna_tr
🌍 Keşm Adası’nda “İran’a Can Feda” Tatbikatı 📲 @Irna_tr
66
16
🔻 Umman Dışişleri Bakanı: Filistinlilerin haklarını ve Yemen’de barış çözümünü destekliyoruz 📌 Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, Maskat’ın bölgedeki gelişmelere ilişkin politikasına işaret ederek, “Çabalarımız, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığının korunması, Yemen’de siyasi çözümün vurgulanması ve Filistinlilerin desteklenmesi yönündedir.” dedi. Tahran, İRNA - Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, “Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığını korumaya, Yemen’de siyasi çözümleri desteklemeye, Filistin halkını ve onların meşru haklarını desteklemeye yönelik çabalarımızı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı. Umman’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 81. ​ oturumunda ülkesini temsil etmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Busaidi, “Diyalog ve ülkelerin egemenliğine saygı, barışın en güvenilir temelleri olmaya devam ediyor.” diye yazdı. Busaidi, “Umman, hukukun, itidalin ve işbirliğinin güvenlik ve barışı artırdığı bir dünya inşa etmeye bağlılığını sürdürüyor.” ifadelerini kullandı. ​ Busaidi, dün de bölgedeki gerilimlerin tırmanmasından duyduğu ciddi endişeyi dile getirerek, Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenliğinin korunmasının, Siyonist rejimin saldırılarının durdurulmasının ve Yemen krizinin çözümü için kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşılmasının gerekliliğini vurgulamıştı. 📲 @Irna_tr​
96
17
Немає тексту...
68
18
🌍 İran'dan Trump'ın küstah tehditleri ve iğrenç iddialarının ardından BM'ye mektup 📌 İran İslam Cumhuriyeti'nin Birleşmiş Milletler nezdindeki Büyükelçisi ve Maslahatgüzarı Gulam Hüseyin Derzi, ABD Başkanı Donald Trump'ın tehditlerinin ardından BM Genel Sekreteri ve BM Güvenlik Konseyi Başkanı'na gönderdiği mektupta, “Bu küstah ve iğrenç iddialar yalnızca siyasi bir söylem değil, aynı zamanda uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı'na aykırıdır.” dedi. İran'ın BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güvenlik Konseyi Başkanı'na gönderdiği mektup metninden; “22 Eylül 2026 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri Başkanı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 81. oturumunda yaptığı konuşmada, halkları barış ve uluslararası iş birliği doğrultusunda bir araya getirmek amacıyla oluşturulan aynı kürsüyü kötüye kullanarak, Birleşmiş Milletler'in kurucu üyelerinden biri olan İran İslam Cumhuriyeti'ni açıkça yok etmekle tehdit etti. ​ Bu nefret dolu ve iğrenç ifadeler, muğlak veya eşi benzeri görülmemiş sözler değildir; bunlar, esas sorumluluğu uluslararası barış ve güvenliği korumak olan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinden birinin başkanı tarafından İran'a yönelik sürdürülen açık tehditler örüntüsünün bir parçasıdır. Bu Genel Kurul, örgütün en önemli küresel kürsüsüdür ve temel amaçları arasında uluslararası barış ve güvenliğin korunması, milletler arasında dostane ilişkilerin geliştirilmesi ve uluslararası iş birliğinin gerçekleştirilmesi yer almaktadır. ​ Birleşmiş Milletler Şartı, bir üye devletin başka bir devleti açıkça yok etmekle tehdit etmesi durumunda doğrudan geçerli olan sorumlulukları örgüte ve onun temel organlarına yüklemektedir. Uluslararası toplumun aktif bir üyesi olarak, bir milletin, halkının ve medeniyetinin yok edilmesini hedefleyen bu tür tehditlerin ve korkunç suçların normalleştirilmesine karşı çıkılmalıdır. ​ Bu tür tehditlerin Birleşmiş Milletler kürsüsünden dile getirilmesi durumunda tehlikeler çok daha büyüktür; zira böyle bir eylem, Şart'ın otoritesini ve Birleşmiş Milletler'in uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehditleri önleme konusundaki temel sorumluluğunu ciddi şekilde zayıflatacaktır. Bu tehditlerin yalnızca boş hayaller olup olmadığına bakılmaksızın, bu tehditler geçmişte olduğu gibi İran halkının ve silahlı kuvvetlerinin kararlı direnişi ve azimli savunması karşısında hiçbir zaman gerçekleşmeyecek ve uygulamaya konulmayacaktır. ​ İran İslam Cumhuriyeti ayrıca, her türlü daha ileri saldırıya karşı kendisini savunmaya yönelik tüm tam ve dokunulmaz haklarını saklı tutmaktadır.” 📲 @Irna_tr​
85
19
🖥 Tuğgeneral Muhibbi: Hürmüz Boğazı açık olmadığı gibi Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin avlanma sahasıdır 📌 Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhibbi, yayımladığı mesajda Hürmüz Boğazı'nın açık olmadığını, aksine ABD'nin su altı araçları için Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin avlanma sahası olduğunu vurguladı. Tahran, İRNA - Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü mesajında “İkinci av da yakalandı. Bu kez Mk 18 Mod 2 Kingfish; gelişmiş, otonom, sonar ve hassas navigasyon sistemleriyle donatılmış, milyonlarca dolar değerinde bir AUV.” ifadelerini kaydetti. ​ Tuğgeneral Muhibbi ayrıca “Bu sadece bir av değil; teknoloji ve istihbarat ganimetidir.” ifadelerini kullandı. 📲 @Irna_tr​
73
20
🔊 Kalibaf'tan ABD'li yetkililerin Hürmüz Boğazı'nın açık olduğu yönündeki iddialarına tepki 📌 İslami Şura Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'li yetkililerin Hürmüz Boğazı'nın açık olduğu yönündeki iddialarına tepki göstererek, “Ya petrol piyasası aptal ya da Amerika yalan söylüyor; herkes ilkinin doğru olmadığını biliyor.” ifadelerini kullandı. Tahran, İRNA - Kalibaf, ABD'li yetkililerin Hürmüz Boğazı'nın açık olduğu yönündeki iddialarına ilişkin X sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Amerika'nın aldatma kurumu, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerinde kontrolü olmadığını söylüyor, ancak piyasa petrole ağır bir prim uyguladı; bu prim, saldırı öncesine göre 35 dolar, fiziki petrol fiyatlarına göre ise 50 dolar daha yüksek.” diye yazdı. İslami Şura Meclisi Başkanı, “Öyleyse ya piyasa aptal ve petrolü bu daha yüksek fiyatlardan satın alıyor ya da Amerika'nın anlatı aklama mekanizması bir tiyatro oynuyor.” ifadelerini kullandı. ​ Kalibaf, “Amerika'nın söylediklerine inananlar için Hürmüz Boğazı'na ücretsiz bir dolar basma makinesi koymuşlar; buyurun, gidip alın.” dedi. 📲 @Irna_tr​
68