Şer'i Rugye ve Psikoterapistالرقية الشرعية و العلاج النفسي
Відкрити в Telegram
1 166
Підписники
+124 години
+27 днів
-630 день
Архів дописів
Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla
Sihir Bir Kişiden Başka Bir Kişiye İntikal Eder
Mi?
Cevaplayan: Halid bin İbrahim el-Hibşi
Çeviri: İbni Kesir el-Hicazi
Soru:
Sihir'in bir kişiden başka bir kişiye intikal etmesi mümkün müdür?
Mesela: Anneye Sihir isabet ederse (büyülenirse), o sırada da hamile ise,
karnındaki çocuğa (yapılan Sihir) intikal eder mi?
Eğer cevap Evet ise, Sihir de bulaşıcı bir ruhani hastalık ise, bu durumda çocuk
doğduktan sonra Rukye yaparken çocuğa da mı Rukye yapacağız? Yoksa
sadece annesine yaparak yetinecek miyiz?
Cevap:
İnsanlar bu (Sihir) meselesini bulaşıcı bir hastalık zannederler. Bu (Sihir) bulaşıcı
birşey değildir.
Ama bazen, hatta birçok zamanlar şöyle olur: Mesela kadın hamile olmasın diye
yazarak bir Sihir yaparlar. Eğer bu kadın hamile olursa, bu durumda (annenin
karnında olan) Cenin'i düşürmek için (Sihir'in) tesiri kalıcı olabilir. Eğer Allah -
Subhanehu ve Teala- selametli bir şekilde çocuğu kurtarırsa (ve ölmezse), bu
durumda (sihirin) bu (karında olan) Cenin'e ve annesine olan eziyeti devam
edebilir.
(Böyle durumlarda) bazıları zanneder ki Sihir anneden (çocuğuna) intikal etmiş.
Bazıları da zanneder ki Sihir'lenmiş (büyülenmiş) bir kadın kendi çocuğunu
emzirdiğinde Sihir çocuğuna da intikal edecek! Bazı durumlarda bu gibi şeyler
duymaktayız. (İnsanlar) Diyorlar ki: Cin ve Sihir, anne çocuğunu emzirdiği için
çocuğa intikal edermiş! Peki (eğer dedikleri gibi ise çocuk) annesinin karnında
iken (neden ona birşey olmadı? neden karnında iken Sihir intikal etmedi de,
sadece emzirirken intikat etti? Annenin karnında iken Sihir'in intikal etmediğini
anlarsak, daha sonraki zamanlarda da intikal etmeyeceğini anlamış oluruz.)
Ama burada şunu söylemeliyiz: Ailelere yapılan Sihir'lerin çoğu, genelde ailenin
tümünü kapsar. En başta adama ve karısına olur. Sonra çocuklara olur. Ondan
sonra da eğer Sihir devamı gelen çeşitten ise, (sihirbazlar tarafından) çocukların
isimleri tafsillice alınır ve sayılarınca (Sihir'li) ipler bağlanır.
(Sihir) Meselesinin Bulaşma ile alakası yoktur. (Sihir bulaşıcı bir hastalık değildir.)
Soru:
Düşünelim ki bir evdeki Anneye Sihir yapılmış (Büyülenmiş). Veya bir kadına
güzelliğinden dolayı Sihir yapılmış, ya da bir adama, bir babaya ticareti için Sihir
yapılmış, işte bu durumda (Sihir) ailesine, çocuklarına ve eşine intikal eder mi?
Cevap:
Bu durumda da bu kadın için yapılan Sihir'e göre durumlar değişir. Veya (Sihir
neticesinde) bu kadından sorumlu tutulan şeytanların yaptıklarına göre neticeler
değişir.
Ya da bu kadına musallat olan Cin, Rukye yapıldığı için, Namaz kılındığı için,
veya başka bir nedenden dolayı türlü şekillerde eziyet vermeye çalışabilir.
(Sihir'le müvekkel olan Şeytan'ın yapacağı hareketlere göre neticeler farklı
olabilir.) Şeytan (Sihir'i durdurmak ve) kendisine karşı yapılan şeyleri bozmak için
birçok yollara başvuracaktır. Böyle bir durumda oyalamak ve namazlardan
alıkoymak için o (annenin) çocuğuna eziyet verme gibi bir durum söz konusu
olabilir. (Şeytan, Sihir'lenmiş bu kadının kocası olan) adamı da ticaretle meşkul
etmeye çalışır ki, kadının tedavisi ile ilgilenemesin, Tıbbi destek veya ilaç
bakımından (kadın tek başına çaresiz kalsın ister).
Bu gibi durumlarda kadında Sihir de olmayabilir. Kadına Mes şekli ile (Cin)
musallat olmuş olabilir. Bu durumda (kadın kendisinde) sihir varmış gibi
zannetsin diye (Cin) vesvese verip durur.
Avamdan olan insanların çoğu bu soruyu sorarlarken, kendilerinde Sihir
olduğunu zannederek sorarlar. Ama bu kişide belki de Sihir değil, sadece bir Cin
isabeti (Mes hali) olabilir.
(Yani: Şeytan Sihir olmadan kişiye musallat olursa, bu duruma Mes, Şeytan
dokunması veya çarpması denir. Şeytan'ın musallat olması Sihir desteği veya
neticesi ile olursa kişi Sihir'lenmiş ve Büyülenmiş olur.)
(En doğrusunu Allah c.c. bilir.)
3-Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- ona şöyle dedi: “Elini, vücudundaki (acıyan) yerin üzerine koy ve üç kere “Bismillâh” (Allah’ın Adıyla) de sonra yedi kere: “Eûzü bi izzeti'llâhi ve kudratihî min şerri mâ ecidü ve uhâziru (Bulduğum ve korktuğum (acının) şerrinden Allah’ın izzetine ve kudretine sığınırım.)” de [Sahih Müslim]
4-Allah’ım! Yüce saltanat sahibi, ezelî lütuf sahibi, kerîm ve rahmet sahibi, kabul edilmiş duâların ve tamamlanmış kelimelerin sahibi, cinlerin nefeslerinden ve insanların gözlerinden afiyette kıl.
5-Allah'ın adıyla sana eziyet veren her şeyden, her kötü nefsin, gözün veya hasetçinin gözünden dolayı sana Allah’ın adıyla okuyorum. Allah sana şifa versin. Allah'ın adıyla sana okuyorum." [Müslim]
6-Zemzem suyunu içmek ve onunla tedavi olmak, içerek veya yıkanarak, kolaylıkla mümkün olursa da eğer o suya rukye yaparak kullanmak daha iyidir."
7-"Zeytinyağı, özellikle rukye ayetleri okunan zeytin yağı. Bu yağ ile vücudun her yerine masaj yapılır ve ayrıca ondan yenir."
8-Bal insanlar için şifa içerir, nasıl kullanılırsa kullanılsın (içecek olarak, sürülecek olarak, kür olarak) tabi ki de okunarak kullanılmasıdaha faydalıdır.
9-"Çörek otu, Müslümanlar tarafından her türlü hastalığa şifa olarak kullanılır. (Günlük iki kez öğütülmüş küçük bir kaşık olarak tüketilerek - çay gibi içilerek - buharını solumak için kaynatılarak yağıyla sürülerek - suyuna batırılarak yıkanarak...vb.) şeklinde kullanılır."
10-"Bazı otlarla yıkanma, (sedir, deniz tuzu, 5 litre suya 1 çorba kaşığı eklenerek 3 gün boyunca bekletilerek) yapılır."
11- Hacamat ( "Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: 'Cebrail bana bildirdi ki hacamat, insanların tedavi için en faydalı yöntemidir.'")
12- "Kendine rukye yapmaktan çekinme, birine gidip sana rukye yapmasını istemekte de sakınca yok. Ancak büyücülerden ve Kur'an ile tedavi ettiğini iddia edenlerden uzak durmalısın. Eğer tedavi istiyorsan, güvenilir ve doğru yolu takip eden müminlere şeriat kurallarına uygun tedavi yöntemlerini sorman gereklidir. Falanca veya filanca kişilere danışma."
Kadınlara öğüt:
1-Belalara sebep olan günahlardan ve isyandan sakınmalısın. Özellikle açık saçık giyimden sakın; çünkü kadınlar arasından böyle davrananlar şeytanın hedefi olurlar ve onları süslü gösterir. Bu, nazarın hedefi olmanın sebeplerinden biridir.
2-Kendini, fesat ve şeytanların en kötüsü olan kişilerin sıkça bulunduğu yerlere gitmekten sakın. Çünkü böyle yerlerde, zarara uğrama olasılığın artar.
3-Haram olan kadın meclislerinden kaçın; dedikodu, gıybet, alay ve küçümseme ile dolu meclislerden uzak durun. Bu tür ortamlarda haset ve kötü rekabet yaygınlaşır ."
4-Dilini tut ve evinin sırlarını uzaklardan önce yakınlarınıza anlatmaktan kaçın. Zira birçok aile, bu yüzden zarar görmüştür.
5-Nazar ve haset için rukye yapmayı, okunan yağ ve suyu içecek ve merhem olarak kullanmayı, beş vakit namazı, nafile sünnetleri ve yatsı namazlarını kılmayı, onları tevazu ile kılmayı ve icabetin kabûlüyle Allah'a dua etmeyi kendi nefsinle taahhüt et.
Erkeklere öğüt
1- Aileni, kaderle ve kanaatle razı olmaya yönlendir ve onlar için örnek ol.
2- İşlerinin başarısı için her şeyi gizlilikle halletmeye çalış.
3- Kendi başlarına kaldıklarında, sana olan kin ve öfkelerinden dolayı parmak uçlarını ısıran Kötü arkadaşlardan sakin
4- Kendini ve aileni korumaya yönel.
Nazar ve Haset broşürü
Şeyh Halid Al-Habshi'nin Nazar için Basitleştirilmiş Kısa rukye Ayetleri,nasihatler ve faydalar."
Nazar ve Hased
Bir çok insanın inanmadığı Nazar ve haset'te olağanüstü bir güç mevcuttur hatta dağı bile yıkabilir. Zira Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:"Göz değmesi haktır yüksek dağı bile yıkar."(Sahih El Camî4146).
Nazar zihinleri etkiler, rızkı etkiler, güzelliği etkiler, dini etkiler ve ahlakı etkiler, evlilik ve aile hayatını etkiler, yaşları etkiler, bedenleri etkiler, hayvanları, bitkileri ve cansızları etkiler, ticareti, rızkı, akıl ve bilimi etkiler... vb.
Nazar ve haset hastalığı belirtileri ve işaretleri arasında şunlar bulunur: Ardı ardına gelen uyku hali olmaksızın sürekli esnemek, sık sık kusma, yememe durumu özellikle Kur'an okurken artan kaşıntı, sivilce ve ısı ya da soğuğa bağlı olmaksızın aniden ortaya çıkan şişkinlikler, göğüs sıkışması, halsizlik, tembellik ve uykusuzluk, vesvese, vücudun şişmesi (obezite) ve az yeme, bazı kanser vakaları, bazı ruhsal durumlar, delilik ve sanrılar, unutkanlık, saç dökülmesi, göz altlarının kararması ve yüzün solgunluğu stres olmaksızın sürekli baş ağrısı, cilt altında mor veya mavi renkte lekelerin belirmesi özellikle bacaklar veya kollar üzerinde, midede belirgin bir rahatsızlık, doktorlar tarafından teşhis edilemeyen ve sonuçları normal çıkan şiddetli rahatsızlıklar, hastanın vücudu organik bir hastalıkla en iyi ilaçlara bile tepki vermeme durumu ve dozajların arttırılmasına rağmen düzelme olmaması, birdenbire evde dikkat çeken bir şekilde ortaya çıkan karıncalar.Bebeklerin devamlı ağlaması, bazı kötü niyetli tanıdıklarından veya akrabalarından uyku sırasında düşmanca bakışlarla bakmaları veya üzerine söyledikleri kelimeleri duymaları ve onların gözlerini korkunç bir şekilde görmeleri.. vb.
Nazar ve hasedin Tedavisi
İlk olarak, Aişe Radıyallahu Anha'nin dediği gibi, "gözü değen kimseye (abdest alması) emredilirdi de o abdest alırdı. Sonra (o'nun abdest suyu bir kapta toplanırdı). Göz değdirilen kimse de (başı üzerine dökerek) bu suyla yıkanırdı." En iyi yöntem budur veya başka bir şekilde nazar olan kişinin teriyle veya tükürüğüyle temas etmiş olan nazarın eşyalarından bir şey alınır (örneğin, bere, atlet, elbise) ve bu eşya suya batırılır ve bu suyla yıkanılır.
Bu ayetler nazar ve haset için rukye ayetlerdir. Nazar olan kişi bunları kendi üzerine, suya, zeytinyağına, bal ve diğer şeylere okur ve içlerinde fayda ve şifa bulunur.
*Fatiha Suresi
*Bakara Suresi 7.Ayet
*Bakara Suresi 20.Ayet
*Bakara Suresi 105.Ayet
*Bakara Suresi 108.Ayet ve 109
*Bakara Suresi 247.Ayet
*Ayetul Kursi
*Bakara 285.Ayet
*Nisa Suresi 54.Ayet
*Yusuf Suresi 5.Ayet
*Kehf Suresi 39.Ayet
*Kasas Suresi 79.Ayet
*Yasin Suresi 66.Ayet
*Muhammed Suresi 29.Ayet
*Fetih Suresi 15.Ayet
*Mülk Suresi 4.Ayet
*Kalem Suresi 51.Ayet
*Kevser,Kafirun,ihlas,Felak,Nas Sureleri
Bu Rukyeyi hasta, ayetlerin anlamlarına odaklanarak dikkatlice okur ve ardından hastanın fark ettiği herhangi bir işareti kaydeder. Örneğin, hastanın uzuvlarından çıkan sıcaklık veya baş dönmesi gibi belirtiler hissedebilir. Bedeninde halsizlik, uyuşukluk, uyku hali veya karıncalanma gibi duyumlar olabilir. Bulantı, omuzlarında ve sırtında bir atom gibi dolaşan acılar, terleme, hızlı kalp atışları gibi belirtiler de olabilir. Eğer bu tür belirtiler fark edilirse, rukye tekrarlanır; mümkün olduğunca üç kez veya daha fazla tekrarlanabilir. Veya belirli bir işaretten etkilendiğini hissederse, bu belirtiyi belirli sayıda olmaksızın çokça tekrarlayabilir.
Dua ve mubah olan yönetmlerle tedavi
1-Euzu bi kelimetillahit-tammati, min şerri ma halak. (Yarattıklarının şerrinden, Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.)”[Sahih Müslim]
2-"Euzu bi kelimatillahi’ttammeh min kulli şeytanin ve hammeh ve min kulli aynin lammeh" (Bütün şeytanlardan ve tüm zehirli haşerattan, insana zarar ve musibet celbeden her bir göz den Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığınırım). [Sahih Buhari]
Dipnot [555] Bu rivayetin isnadı hasendir. Bunu İbn Ebî Şeybe ve İbnü'l-Münzir Dahhâk'tan benzer şekilde rivayet etmişlerdir. Bu rivayetler de ed-Dürrü'l-Mensûr (4/27)'de zikredilmiştir.
Ayrıca Zemahşerî de el-Keşşâf'ta (2/335) buna yakın bir açıklama zikretmiş; ancak bunu belirli bir kimseye nispet etmemiştir. Nüsha Notu : Yazma nüshada şu şekilde geçmektedir: "Abdurrahman b. Ziyâd" Doğru olan da budur. Müellifin tespit ettiği şeklin düzeltilmesi gerekir. Bu râvi daha önce birçok yerde geçmiş olup güvenilir (sika) bir râvidir. Bkz. rivayet no: 551 ve 2488.
Dipnot [556] Bu rivayetin isnadı sahihtir. Daha önce 33 numaralı rivayette de geçmişti. Bunu İbn Cerîr et-Taberî Hasen b. Muhammed → Şebâbe tarikiyle aynı lafızlarla rivayet etmiştir (16/187). Yine Taberî bunu tarih kitabında da aynı isnatla rivayet etmiştir (1/248). Ayrıca tefsirinde:
Îsâ b. Şibl'in, İbn Ebî Necîh'ten; onun da Mücâhid'den yaptığı rivayet yoluyla, ve Haccâc'ın, İbn Cüreyc'den; onun da Mücâhid'den yaptığı rivayet yoluyla aynı anlamı nakletmiştir (16/187).
____
Tefsîru İbni Ebi Hâtim Er-Râzi syf 510
📜Yüce Allah'ın "O, kardeşini kralın kanununa göre alıkoyamazdı." (Yûsuf 12/76) Kavli hakkındaki tefsir:
552 - Bize Ali b. Hüseyin rivayet etti; bize Muhammed b. Îsâ rivayet etti; bize Seleme rivayet etti; İbn İshak'tan naklen: Allah Teâlâ'nın "İşte böylece Yusuf için bir tedbir hazırladık. O, kardeşini kralın kanununa göre alıkoyamazdı." Kavli hakkında şöyle dedi:
Yani Yusuf, kralın kanununa göre kardeşini yanında tutamazdı. Ancak Allah onun için bir çare ve yol hazırladı; böylece kardeşini yanına alabildi.
🪶Yüce Allah'ın "Kralın kanununa göre" Kavli hakkında :
553 - Muhammed b. Sa‘d bana yazdığı mektupta haber verdi: Babam bana anlattı, o da amcamdan, o da babasından, o da İbn Abbas'tan naklen şöyle dedi:
"O, kardeşini kralın kanununa göre alıkoyamazdı." Yani; Kralın hüküm ve yönetim sistemine göre onu yanında tutamazdı.
554 - Bize Ali b. Hüseyin rivayet etti; bize Ebû'l-Cemâhir rivayet etti; bize Saîd b. Beşîr rivayet etti. Katâde "O, kardeşini kralın kanununa göre alıkoyamazdı." Ayeti hakkında şöyle dedi:
Kralın hükmüne göre hırsızlık sebebiyle bir kimsenin alıkonulması şeklinde bir ceza uygulanmazdı.
|Dipnot____
Bu rivayeti benzeri şekilde: İbni ebi Şeybe, İbnül-Münzir ve Dahhâk'tan nakletmişlerdir.
Ayrıca bkz.: ed-Dürrü'l-Mensûr (4/27),
Essa'lebi kitabul-Keşf (4/337), Ibn Atiyye el-Muharrer (9/345), Ebu Hayyan, el-Bahr (5/322). Hepsi Dahhâk'tan benzer anlamda rivayet etmişlerdir. Yine Ibni Cevzi, Zâdü'l-Mesîr'de (4/221) İbn Abbas'tan buna benzer bir rivayet nakletmiştir.
Dipnot [552] Bu rivayetin isnadı sahihtir. Benzeri daha önce 63 numaralı rivayette geçmişti.
Ibn Cerir Et-Taberî bunu Humeyd → Seleme tarikiyle, aynı lafızlarla rivayet etmiştir (16/189).
Hâfız Ibn Kesir şöyle der: "Bu, Allah'ın sevdiği ve razı olduğu övülmüş bir tedbirdir. Çünkü bunda hikmet ve gerekli maslahat bulunmaktadır." (Bkz. Tefsîru İbn Kesîr, 2/485)
Dipnot [553] Bu rivayetin isnadı zayıftır. Daha önce 56 numaralı rivayette geçmişti. Ibn Cerir Et-Taberî bunu Muhammed b. Sa‘d tarikiyle aynı lafızlarla rivayet etmiştir (16/188).
Ayrıca:
Ebuş-şeyh (ed-Dürrü'l-Mensûr'da nakledildiği üzere tahriç etmiştir), el-Keşf (4/337), El-Begavi (4/462),
Ibn Atiyye (9/345), Ibnul-Cevzi(Zâdü'l-Mesîr, 4/221), El-kurtubi (9/338) de bunu İbn Abbas'tan benzer şekilde rivayet etmişlerdir.
Dipnot [554] Bu rivayetin isnadı Hasen li-gayrihî (başka rivayetlerle desteklenmiş derecede güzel) kabul edilir. Çünkü Saîd b. Beşîr'i destekleyen başka rivayet yolları vardır. Bu isnad daha önce 11 numaralı rivayette de geçmişti.
____
Tefsîru İbni Ebi Hâtim Er-Râzi syf 509
555 - Bize İsmail b. İshak b. Sehl el-Kûfî — Mısır'da ikamet eden — rivayet etti. Bize Kays b. Hafs el-Basrî rivayet etti. Bize Abdülvâhid b. Ziyâd rivayet etti. Bize Ebû Revk, Dahhâk'tan naklen şöyle dedi: Allah Teâlâ'nın "O, kardeşini kralın kanununa göre alıkoyamazdı." Kavli hakkında Dahhâk şöyle dedi:
Kralın hukuk sisteminde hüküm şöyleydi: Bir kimse hırsızlık yaptığında, çalınan mal ondan alınır; ayrıca onun değeri kadar bir bedel de malından alınarak mal sahibine verilirdi.
🪶Yüce Allah'ın "Ancak Allah'ın dilemesi müstesna." Kavli hakkında:
556 - Bize Haccâc b. Hamza rivayet etti. Bize Şebâbe rivayet etti. Bize Verrâk, İbn Ebî Necîh'ten; o da Mücâhid'den naklen şöyle dedi:
Allah Teâlâ'nın "ancak Allah'ın dilemesi müstesna." Kavli anlama gelir:
Allah'ın Yusuf için hazırladığı ve ona kolaylaştırdığı bir tedbir sayesinde bu mümkün oldu. Yusuf da bu tedbiri uyguladı.
| Dipnotlar____
Bu rivayeti, tefsirinde, Ma'mer'in Katâde'den yaptığı rivayet yoluyla,
Abdürrezzâk es-San'ânî benzer şekilde nakletmiştir (1/262). Ayrıca İbn Cerîr et-Taberî, Bişr → Yezîd → Saîd tarikiyle, yani İbn Ebû Arûbe'nin Katâde'den rivayeti yoluyla bunu nakletmiştir (16/188).
Yine Ebû'ş-Şeyh ve İbnü'l-Münzir
Dahhâk'tan benzerini rivayet etmişlerdir. Bu rivayetler ed-Dürrü'l-Mensûr (4/27)'de zikredilmiştir.Ayrıca İbn Atiyye de el-Muharrer'de (9/345) Katâde'den buna benzer bir rivayet aktarmıştır.
Ayete'l_Kursi_Tefsiri_Şeyhu'l_İslam_İbn_Ebi_Hatim.pdf1.29 MB
Ayete'l Kursi Tefsiri - Şeyhu'l İslam İbn Ebi Hatim er-Razi
#الوسواس كلنا يبتلى بالوسواس والوسوسة وعلاجه سهل مع الدعاء
الله أكبر الله أكبر لا إله إلا الله الله أكبر الله أكبر ولله الحمد
#حسدالجنّ إلى الآن رقاة ولهم متابعين بالآلاف ويجهلون أن الجن يصيبون الإنس بالعين والحسد قال ابن القيم في تفسير (من الجنة والناس)يشمل الإنس والجن
أي العين التي تصيب تكون من الإنس والجن ولكنها من الجن أقوى في الغالب قال الفراء«أنفذ من أسنة الرماح»
🔹️"السحر المبخر" ⤵️
↩️ ويقصد به السحر الذي يتم عمله عن طريق رش أو تبخير المكان أو الشخص [الذي يخص الأثر] بمواد وعزائم معينة
↩️ مما يؤدي إلى دخول أثره عن طريق الشم أو التنفس أو ملامسة الجلد.
🔹️أعراضه : ⤵️
▪️ضيق التنفس والاختناق:⤵️
↩️ الشعور المفاجئ بضيق في الصدر، وكثرة التنهد، وصعوبة التنفس خاصة عند النوم أو في أوقات محددة من اليوم.
▪️الأعراض الجسدية:⤵️
↩️ صداع شديد ومتنقل في الرأس، والشعور بثقل مفاجئ في الأكتاف أو خدران في الأطراف.
▪️الاضطرابات النفسية:⤵️
↩️ تقلبات مزاجية حادة، الشعور الدائم بالخوف أو القلق بدون سبب، والميل الشديد للانعزال.
▪️الأحلام والكوابيس: ⤵️
↩️ رؤية كوابيس مفزعة، أو الشعور بوجود شخص يجثم على الصدر أثناء النوم.
▪️النفور من المنزل: ⤵️
↩️ الشعور بضيق شديد عند التواجد في مكان التبخير، والنفور من رائحة البخور (حتى الطيبة منها)، بينما يشعر المسحور براحة أكبر خارج المنزل.
🔹️خطوات الوقاية والعلاج: ⤵️
▪️التحصين بالأذكار: ⤵️
↩️ المداومة على أذكار الصباح والمساء وقراءة المعوذتين وآية الكرسي.
▪️الرقية الشرعية: ⤵️
↩️ قراءة أو الاستماع إلى آيات إبطال السحر
مثل الآيات ⤵️
↩️من سورة الأعراف [الآيات 117-120]
↩️ وسورة يونس [الآيات 80-82]
↩️ وسورة طه [الآية 69]
CİNLERİN YERLEŞİMLERİ:
Cinlerin bizlere göre cok basit yaşamları vardır, onlar doğayı bozup her yerde yerleşim yapmazlar,
kendi evlerini veya apartmanlarını yapmazlar, onların hayat şartlarına uygun yerleri ararlar ve
seçerler.
Cinler kendi yemeklerini pişiremezler ve saklayamazlar, yemekleri kemik, artıklar ve dıçkılar ile
yaşarlar, bu nedenden yapacak çok şeyleri yoktur.
Bazıları aile kurarlar, bazıları kendilerini ibaadete adarlar, bazılarıda zamanlarını savaş halinde
geçirir.
Cin insan içine girdiğinde orada kendisini ağırlar ve yaşar, evlerini ve yiyeceklerini dışarıda
arayacaklarına, insanların içinde saklı halde hem yerler hem yaşarlar ve bu onlar için yeterlidir.
Cinler insanların içine yerleşim yapabilmeleri için bir açıklık bulmaları lazım, buda yine Göz,
Büyü/sihir, ve cinerden oluşur.
Cinlerin vucudumuza girebilmelerini bir başka yöntemleri ise kızgın anlarımızda, acılı anlarımızda ve
üzgün anlarımızda meydana gelir.
Vücudumuzda bu anlarda sıcaklıklar oluşur ve onların içimize girebilmelerini sağlar.
Buyüzden kişi hayatında bu tür olaylar yaşıyorsa, ev arayan cinlerin dikkatini çeker ve o kişinin içine
yerleşmesi yüksek olanakda gerçekleşir.
Artık o kişinin namazı ve ibaadetide ona yardımcı olacağgının garantisi olmaz ve ancak tedavi
görmesi gerekir.
Bu vucudumuzdaki bir yaranın oluşması ve o yaranın mikrop kapmasına benzer.
Yara başından temiz tutulup bakımı yapılırsa sorun yaşamaz, ama mikrop kaparsa sorun yaşar ve
artık tedavi görmesi gerekir, tedavi edilmez ise, ozaman yara büyür ve kangren olur ve kesilir veya
kişinin ölümü ile sonuçlanır.
İnsanların Cinlerden korunması için, ibaadetimizi tam yapmalı, namazımızı eksiksiz ve vaktinde
kılmalı dualarımızı ve zikirlerimizi devamlı yapmalı ve heryerde herzaman ne yaparsak yapalım
besmele ile yapmalıyız.
Cinler bazen vucudumuzdadırlar ve onuları hisetmeyiz, sadece o bölgede bir ağırlık hisederiz,
bu durumda cin kendi hislerini bize aktarmak ve bizim ile birlikte olmak istediğinde bizlere
kendi hislerini aktarır, bu hisler korku, sevinç, deprasyon, sinir, istek ve isteksizlik gibi hislerdir,
sonrada kendini gösterebilir.
Sizi dinne karşı gelmenizi, ibaadetinizden uzak durmanızı ve kendi karekterine bürünmenizi onun
isteklerini yapmanız için zorlayabilir.
Bazen insanlar, cinler ile ilişkiyi kabul edebilir onları istedikleri zaman çagırıp gönderebilirler.
Bazende vucutda birden fazla cin bulunabilir, ikiside kişi ile ilişkide olabilir, ve cinler aralarında
kavga edinceye kadar, çünkü sevdiklerini paylaşmazlar, bu durumda ikisindenden biri kaybeder ve
ötekisi aradan çekilir veya kişinin içinde yaşaması izin verilir.
Cin başka nedenlerdende musallat olabilir.
Mesela; kişi dinine ve ibaadetine bağlı ise, Hiç birzaman melek olmayan Şeytan, ona başka cinler
gönderebilir, o kişiye vesvese, küfür, ve ibaatedinden uzaklaştırmaya çalışacaktır.
Cinlerin içinde iyilik varsa kendileri pasif ve nurhani gibidirler, içlerinde fesatlık ve kötülük var ise,
karanlık ve siyahisim görünürler.
Tıpkı İblisin/şeytanın ALLAH CC'ya karşı gelmeden önceki nurhani görünümü gibiki .
ALLAH CC onu meleklerin arasına almıştı. Ama iblis/şeytan ALLAH CC'ya karşı gelince meleklerin
arasından atıldı ve yüzü karardı, Cinlerden olduğu için onun gibi kötü cinlerin başına verildi,
cenneten atıldı ve onun tüm ümeeti onun gibi çirkin ve şeytani oldular.
*NAZAR GERÇEKTEN VAR MI?*
Ehl-i sünnet itikadına göre, *Nazar haktır, vardır.*
İnsanın kıskançlık, haset veya hayranlıkla bakması sebebiyle Allah Teâlâ’nın izniyle bazı zararların meydana gelmesine “nazar” denir.
Ancak bilinmelidir ki: Nazarı etkili kılan da yaratan da yalnız Allah Teâlâ’dır.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
- *“Haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden Allah’a sığınırım.”* (Felak Suresi 5)
Bu ayet, hasedin ve kötü bakışın gerçek bir etkisinin olabileceğine işaret etmektedir.
Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
- *“Nazar haktır.”* (Buhârî, Müslim)
Başka bir hadis-i şerifte:
- *“Eğer kaderi geçecek bir şey olsaydı, nazar onu geçerdi.”* (Müslim) buyurmuştur.
Bu hadisler, nazarın gerçek olduğunu açıkça göstermektedir.
*EHL-İ SÜNNETİN GÖRÜŞÜ*
Ehl-i sünnet âlimleri buyurmuştur ki:
✅ Nazar vardır.
✅ Haset insanlara zarar verebilir.
✅ Bu zarar Allah’ın yaratmasıyladır.
Fakat:
❌ Nazarın bağımsız güç olduğuna inanılmaz.
❌ Boncuk, bileklik veya batıl şeylerden medet umulmaz.
❌ Koruyucu gücün eşyalarda olduğuna inanılmaz.
Koruyan yalnız Allah Teâlâ’dır.
*NAZAR BONCUĞU TAKMAK*
Bazı insanlar nazardan korunmak için:
• nazar boncuğu
• batıl semboller
kullanmaktadır.
Ehl-i sünnete göre:
Koruyucu gücü bu eşyalarda görmek doğru değildir.
Korunma:
• dua ile,
• Kur’an ile,
• Felak ve Nâs surelerini okumakla olur.
Peygamber Efendimiz ﷺ torunları için şöyle dua ederdi:
- *“Sizi Allah’ın eksiksiz kelimelerine; her şeytanın, zararlı şeyin ve kötü gözün şerrinden Allah’a sığındırırım.”* (Buhârî)
*NAZARDAN KORUNMAK İÇİN*
✅ Felak ve Nâs surelerini okumak
✅ Ayetel Kürsî okumak
✅ Maşallah demek
✅ Sabah-akşam zikirlerine devam etmek
✅ Allah’a sığınmak
Ehl-i sünnetin öğrettiği doğru yoldur.
*ÖZETLE*
✅ Nazar haktır.
✅ Haset zarar verebilir.
✅ Her şey Allah’ın izniyledir.
Fakat:
❌ Boncuklardan medet ummak,
❌ Batıl şeyleri koruyucu görmek
doğru değildir.
Muhakkak ki güç ve kuvvet yalnız Allah’ın yardımıyladır.
"Bir gün gelir, herkes değişir; ama sen kim olduğunu unutmazsan, işte o zaman kaybolmazsın."Yanlış insanlara verdiğin değerin cezasını, doğru insanları kaybederek ödeyebilirsin
Вже доступно! Дослідження Telegram за 2025 — головні інсайти року 
