TR KUDÜS
Відкрити в Telegram
379
Підписники
Немає даних24 години
-17 днів
-430 день
Триває завантаження даних...
Схожі канали
Хмара тегів
Вхідні та вихідні згадування
---
---
---
---
---
---
Залучення підписників
липень '26
липень '260
в 0 каналах
червень '260
в 0 каналах
Get PRO
травень '260
в 0 каналах
Get PRO
квітень '260
в 0 каналах
Get PRO
березень '26
+1
в 0 каналах
Get PRO
лютий '26
+1
в 0 каналах
Get PRO
січень '26
+1
в 0 каналах
Get PRO
грудень '250
в 0 каналах
Get PRO
листопад '25
+2
в 0 каналах
Get PRO
жовтень '25
+1
в 0 каналах
Get PRO
вересень '25
+1
в 0 каналах
Get PRO
серпень '25
+1
в 0 каналах
Get PRO
липень '25
+2
в 0 каналах
Get PRO
червень '25
+7
в 0 каналах
Get PRO
травень '25
+2
в 0 каналах
Get PRO
квітень '25
+1
в 0 каналах
Get PRO
березень '25
+20
в 0 каналах
Get PRO
лютий '25
+1
в 0 каналах
Get PRO
січень '25
+2
в 0 каналах
Get PRO
грудень '24
+6
в 0 каналах
Get PRO
листопад '24
+12
в 0 каналах
Get PRO
жовтень '24
+10
в 0 каналах
Get PRO
вересень '24
+13
в 0 каналах
Get PRO
серпень '24
+39
в 0 каналах
Get PRO
липень '24
+24
в 0 каналах
Get PRO
червень '24
+14
в 0 каналах
Get PRO
травень '24
+23
в 0 каналах
Get PRO
квітень '24
+22
в 0 каналах
Get PRO
березень '24
+24
в 0 каналах
Get PRO
лютий '24
+40
в 0 каналах
Get PRO
січень '24
+32
в 0 каналах
Get PRO
грудень '23
+48
в 0 каналах
Get PRO
листопад '23
+25
в 0 каналах
Get PRO
жовтень '23
+357
в 0 каналах
| Дата | Залучення підписників | Згадування | Канали | |
| 05 липня | 0 | |||
| 04 липня | 0 | |||
| 03 липня | 0 | |||
| 02 липня | 0 | |||
| 01 липня | 0 |
Дописи каналу
Kudüslü çocuk şehid edildi.
İşgal altındaki Kudüs'ün kuzeyindeki Kalandiya Mahallesi'ne düzenlenen baskın sırasında işgal güçlerinin kurşunlarıyla şehid edilen Velid Nidal Abu Suneina'ya acı dolu bir veda.
| 2 | 2026 yılının ilk 6 ayında Kudüs'te neler oldu?
288 Yıkım gerçekleştirildi.
25,604'ten fazla işgalci siyonist yahudi Mescid-i Aksa'ya saldırı düzenledi.
866 kişi tutuklandı. Bunlardan 35'i 18 yaş altı çocuk ve 21'i kadın
11 Kudüslü şehid edildi.
191 Kudüslü yaralandı.
269 adet Yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen saldırı
140 kişi mahkeme kararlarıyla gözaltına alındı. Ve bunlardan 105'i idari gözaltında tutuluyor. | 12 |
| 3 | Harem-i İbrahim Camii'nde tehlike çanları çalıyor.
Kudüs'e 30 km uzaklıkta bulunan Harem-i İbrahim Camii'nde yaşananlar Mübarek Mescid-i Aksa için tasarlananlara bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Peki El Halil Camii'nde neler oluyor?
İşgal güçlerinin kararlarıyla camide ezan okunması yasakları getiriliyor. Bunların en sonuncusu 10 gün süreyle ezan okunması camide yasaklandı.
İşgalciler caminin açılış ve kapanış saatlerini kontrol ediyor.
Cami, 1994 katliamından bu yana cami hüviyetini değiştiren prosedürlere ve bölünmelere maruz kalıyor.
İbrahimi Camii'nde yaşananlar, kutsal mekanlarda kademeli değişikliklerin uygulanması için bir model olarak görülüyor.
Gözlemciler, Mescid-i Aksa'da benzer politikaların tekrarlanmaması konusunda uyarıda bulunuyor. | 13 |
| 4 | Filistin Alimleri: İşgal rejimi İslam’a ve kutsal değerlerine açtığı savaşta yeni bir aşamaya geçti
Filistin Alimleri Heyeti, İsrail işgal rejiminin İslam’a ve kutsal değerlerine açtığı savaşta insanı ve toprağı hedef almaktan daha ileride yeni bir aşamaya geçtiğini söyledi.
Heyet, konuyla ilgili yayınladığı bildiride camileri, ezanı, mushafları, Mescid-i Aksa’yı ve İbrahim El-Halil Camii’ni hedef alan ihlallerin sadece Filistinlilere değil İslam ümmetine yönelik sistematik bir saldırı olduğunu ifade etti.
İşgal rejiminin İslam’ın ibadet simgelerini hedef alma aşamasına geçmesinin tehlikesine dikkati çeken Filistin Alimleri Heyeti, ezan okunmasının engellenmesinin yanında Mescid-i Aksa’ya düzenlenen baskınların ve İbrahim El-Halil Camii’ni Yahudileştirme planlarına hız verilmesinin işgal rejiminin sadece insani ve toprağı hedef almayı bırakıp bizzat İslam’ın ibadetlerini hedef alan yeni bir aşamaya geçtiğinin göstergesi olduğunu belirtti.
İsrail’in bir dizi ihlale imza attığına işaret eden Filistin Alimleri Heyeti, Gazze Şeridi’nde savaşın başından bu yana yaklaşık bin caminin yıkıldığını, mushafların yırtıldığını ve yakıldığını, Yahudi yerleşimcilerin baskını sırasında Mescid-i Aksa’da Peygamber Efendimize hakaret edildiğini, Batı Şeria’da birçok caminin kundaklandığını ve son olarak ezanı susturma yasa tasarısının Knesset’teki ön oylamada kabul edildiğini bildirdi.
İşgal rejiminin ihlallerine karşı harekete geçilmesi çağrısında bulunan Filistin Alimleri Heyeti, İslam ülkeleri yöneticilerinden de Filistin’e destek ve kutsal değerlerini koruma konusunda üzerlerine düşen görevi yerine getirmelerini istedi. | 12 |
| 5 | Cuma namazı öncesi Mübarek Mescid-i Aksa'dan görüntüler. | 23 |
| 6 | Mübarek Mescid-i Aksa'da bulunan Kıble Mescidi'nde sabah namazı vakti. | 26 |
| 7 | Mübarek Mescid-i Aksa'da sabah namazı vakti. | 23 |
| 8 | Mübarek Mescid-i Aksa'da akşam namazı vakti. | 22 |
| 9 | Sadece bir dolara!
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, işgal altındaki Kudüs'te ABD büyükelçiliğini inşa etmek için 99 yıllığına bir dolara arazi kiraladı. | 21 |
| 10 | Mübarek Mescid-i Aksa'da bu sabah. İşgalci siyonist yahudiler Mübarek Mescid-i Aksa'yı zamansal olarak maalesef böldüler. Müslümamların ilgisizliğinin neticeleri bunlar. | 23 |
| 11 | Tapınak Tepesi'ndeki gruplar, Mübarek Mescid-i Aksa'nın doğu avlusunu Yahudiler ve yerleşimciler için bir dini okula dönüştürme planlarını ve hedeflerini gösteren yapay zeka tarafından oluşturulmuş bir görsel yayınladı. | 28 |
| 12 | CB Erdoğan:
Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 75 bin masum Gazzeli'nin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kale almıyoruz
Bizim tarihimizde Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır.
Bizim tarihimizde ‘tahtımı veririm ama devletime sığınanı vermem’ diyen ecdadın vakur duruşu vardır | 26 |
| 13 | Mübarek Mescid-i Aksa'da akşam namazı vakti. | 22 |
| 14 | Mübarek Mescid-i Aksa'da öğle namazı vakti. | 27 |
| 15 | Mübarek Mescid-i Aksa'da sabah namazından bir bölüm. | 27 |
| 16 | Mübarek Mescid-i Aksa'da sabah namazı vakti. | 25 |
| 17 | Belçikalı bir Yahudi grup, Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Filistinlilerin maruz kaldığı insan hakları ihlallerinin sürdüğünü vurgulayarak Belçika ve Avrupa’nın, İsrail’e karşı yaptırım uygulamasını istedi. | 23 |
| 18 | İsrail Başbakanı Netanyahu, Mescid-i Aksa’nın statükosunun değişmeyeceğini söylese de İsrail'de pek çok kesim Ben Gvir ve Yahudi yerleşimcilerin bu statükoyu fiilen ihlal edip değiştirdiğini öne sürdü.
Filistin meselesine ilişkin sürdürülen çok sayıda müzakere sürecinde Mescid-i Aksa üzerindeki İslami egemenliğe son verilmesini, İslam Vakıfları İdaresi’nin feshedilmesini ve Mescid-i Aksa’nın denetimini İslam Vakıfları İdaresi’nin yerine işgal devletinin de dahil olduğu uluslararası bir kurula devredilmesini öngören ve ABD tarafından hazırlandığı belirtilen bir plana dair haberler sızdı. Ancak ABD, böyle bir plandan haberdar olmadığını savunurken İsrail, herhangi bir yorum yapmadı. | 23 |
| 19 | Rifai, “Tüm bunlar Mescid-i Aksa içinde yeni fiili gerçeklikler dayatmaya yönelik tehlikeli bir eğilimi yansıtıyor” diye vurguladı.
Tüm bunlar, işgal polisi ile aşırı sağcı ‘Tapınak’ grupları arasında emsalsiz bir koordinasyon düzeyini yansıtan başka adımlarla eş zamanlı gerçekleşti. İşgal polisi 3 Haziran'da ‘Tapınak Dağı Birimi’ olarak adlandırdığı yapıya yeni gönüllüler kazandırmayı hedefleyen bir kampanya başlattı. Söz konusu birim, yerleşimcilere eşlik ederek mescide baskınlarını güvence altına almak ve onları korumakla görevlendiriliyor.
Rifai, bu yönelimin işgalci İsrail’in Mescid-i Aksa içinde aşırılıkçı grupların nüfuzunu genişletmeye çalıştığını açıkça ortaya koyduğunu vurguladı. Bu girişim, İslam Vakıfları İdaresi’nin rolünü kısıtlama ve çalışmalarını engelleme girişimleriyle eş zamanlı yürütülüyor. Böylece Mescid-i Aksa ve ona bağlı alanların İsrail’in kontrolüne geçirilmesi projesine zemin hazırlanıyor.
Mescid-i Aksa üzerindeki egemenlik savaşı
Mescid-i Aksa üzerindeki egemenlik mücadelesinin geçmişi çok eskilere uzanıyor. Bu mücadele İsrail'in kurulması kararından önce başladı. Siyasi, güvenlik ve çok cepheli hassasiyetler olmasaydı İsrail bu meseleyi çok daha erken çözüme kavuşturmuş olabilirdi.
Ürdün Dışişleri Bakanlığı'na göre hikâye 1924 yılında Şerif Hüseyin bin Ali döneminde başladı. Mescid-i Aksa'nın tüm hakları o dönemde kendisine bırakıldı. Bu gelenek, 1954 yılında Mescid-i Aksa ve Kubbetu's-Sahra'nın imarı için bir komisyon kuran merhum Kral Hüseyin bin Talal döneminde de sürdü. Ürdün'e bağlı İslam Vakıfları İdaresi, bu kutsal mekanlar üzerinde gözetim yetkisini elinde bulunduran son dini idari otorite olması nedeniyle bu uygulama İsrail'in Kudüs'ü işgalinin ardından da devam etti. Ürdün'ün 1988'de Batı Şeria ile yasal ve idari bağını kopardığını ilan ettiğinde, kentin bir boşluğa düşmesine ya da işgalin buraya sızmasına zemin hazırlamamak amacıyla Kudüs şehri bu kararın kapsamı dışında tutuldu.
Ürdün, 1994'te İsrail ile imzaladığı ‘Vadi Arabe Barış Anlaşması’ uyarınca Kudüs'teki dini işlere ilişkin gözetim hakkını korudu.
2013 yılının mart ayına gelindiğinde Ürdün Kralı Abdullah ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Filistin’deki Kudüs ve kutsal mekânlar üzerinde Ürdün Haşimi Krallığı'nın ‘vesayet ve savunma hakkını’ teyit eden bir anlaşma imzaladı.
Filistin Yönetimi Ürdün'ün kutsal mekânlar üzerindeki gözetim rolünü kabul ediyor, ancak bu durum İsraillilerin hiç hoşuna gitmiyor.
İsrail, yıllar içinde Mescid-i Aksa üzerindeki kontrolünü sıkılaştırdı, İslam Vakıfları İdaresi’nin rolüne karşı girişimlerde bulundu, her olayı mekân üzerindeki tam hâkimiyetini sergileme fırsatına dönüştürdü. Savaşlar ve dini bayramlar sırasında Müslümanların Mescid-i Aksa’ya erişimini engelledi. Erişimi kısıtladı ve belirli yaş ve kategorilerin yalnızca belli zamanlarda girebileceğini belirledi.
İsrail hükümetleri Mescid-i Aksa’ya baskınları destekledi. Bakanlar bu baskınlara öncülük etti. Hem İsrailli hem Filistinli taraflar, 1969 yılında Mescid-i Aksa içinde yer alan Kıble Mescidi’nin yakılması olayından başlayarak 2000 yılındaki Mescid-i Aksa İntifadası'na, ‘Aksa Hareketi’ ve ‘Kapılar Savaşı’ gibi küçük çaplı çatışma ve intifadalara, 2021'de Gazze'de Hamas ile yaşanan toğyekun savaşa ve son olarak Hamas'ın büyük ölçüde Mescid-i Aksa ile ilgili gerekçelerle başlattığı ‘Aksa Tufanı’ adını verdiği 7 Ekim’de başlayan savaşa kadar uzanan süreçte kutsal mekândan kaynaklanan pek çok çatışmayı birlikte deneyimledi.
Filistinliler, Ürdünlüler ve tüm Müslümanlar Mescid-i Aksa'yı İslam dininin üçüncü en kutsal mekânı olarak benimseyip tüm Müslümanlara ait olduğunda ısrar ederken fanatik Yahudi gruplar bir gün orada ‘Tapınak’ inşa edeceklerini söylüyor.
İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı İtamar Ben Gvir, son iki yılda Mescid-i Aksa’ya düzenlenen çok sayıdaki baskına öncülük etti. Orada Yahudi inancına göre ibadet etti ve ‘Tapınağın yıkılışı’ olarak adlandırdıkları yıldönümünde başkalarını da burada ibadet etmeye teşvik ederek Mescid-i Aksa’da ‘hâkimiyet ve egemenlik’ kuracağı vaadinde bulundu. | 25 |
| 20 | İsrail'in Mescid-i Aksa’nın idaresi üzerindeki kontrolünü güçlendirme girişimleri endişeleri artırıyor
Bir yetkili: Aşırı sağcı grupların nüfuzunu genişletme çabaları kapsamında Mescid-i Aksa görevlilerinin sayısı azaltıldı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kudüs'teki Mescid-i Aksa ile ilgili herhangi bir karar alınmadığını ve oradaki ‘statükoyu’ değiştirme niyeti bulunmadığını defalarca kez öne sürmesine karşın Mescid-i Aksa çevresinde yaşanan her gelişme bunun tam tersini ortaya koyuyor.
İsrail, fiili durum itibarıyla Mescid-i Aksa’nın güvenliğini kontrol ediyor. Oysa onlarca yıldır uluslararası ve ikili anlaşmalar çerçevesinde gözetim hakkına sahip olan Ürdün Haşimi Krallığı'na bağlı İslam Vakıfları İdaresi Mescid-i Aksa’nın yönetiminden sorumlu.
Bununla birlikte İsrail, bu idareyi sessiz sedasız hedef alarak sahadaki fiili gerçeklikleri değiştirmeye çalışıyor.
Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliği Vali Vekili Maruf er-Rifai, salı günü ‘İsrail'in İslam Vakıfları İdaresi’ni ve çalışanlarını sürekli olarak hedef aldığını, bu durumun idarenin mescitteki rolünü ve yönetim işlevini yerine getirme kapasitesini tehdit ettiğini’ söyledi.
Logo
Ana içeriğe atla
ARAP DÜNYASI
İsrail'in Mescid-i Aksa’nın idaresi üzerindeki kontrolünü güçlendirme girişimleri endişeleri artırıyor
Bir yetkili: Aşırı sağcı grupların nüfuzunu genişletme çabaları kapsamında Mescid-i Aksa görevlilerinin sayısı azaltıldı
Doğu Kudüs'te Mescid-i Aksa kubbesi ile Kubbetu's-Sahra'nın bir bölümünden görünüm (AFP)
Doğu Kudüs'te Mescid-i Aksa kubbesi ile Kubbetu's-Sahra'nın bir bölümünden görünüm (AFP)
Ramallah: Kefah Zebun
10:55-25 Haziran 2026 AD ـ 10 Muharram 1448 AH
TT
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Kudüs'teki Mescid-i Aksa ile ilgili herhangi bir karar alınmadığını ve oradaki ‘statükoyu’ değiştirme niyeti bulunmadığını defalarca kez öne sürmesine karşın Mescid-i Aksa çevresinde yaşanan her gelişme bunun tam tersini ortaya koyuyor.
İsrail, fiili durum itibarıyla Mescid-i Aksa’nın güvenliğini kontrol ediyor. Oysa onlarca yıldır uluslararası ve ikili anlaşmalar çerçevesinde gözetim hakkına sahip olan Ürdün Haşimi Krallığı'na bağlı İslam Vakıfları İdaresi Mescid-i Aksa’nın yönetiminden sorumlu.
Bununla birlikte İsrail, bu idareyi sessiz sedasız hedef alarak sahadaki fiili gerçeklikleri değiştirmeye çalışıyor.
Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliği Vali Vekili Maruf er-Rifai, salı günü ‘İsrail'in İslam Vakıfları İdaresi’ni ve çalışanlarını sürekli olarak hedef aldığını, bu durumun idarenin mescitteki rolünü ve yönetim işlevini yerine getirme kapasitesini tehdit ettiğini’ söyledi.
İran, İsrail ve ABD arasında ateşkes anlaşması imzalanmasının ardından Kudüs’ün Eski Şehri’ndeki El-Aksa Camii avlusunda bir işçi, alanı temizliyor (AP)
Rifai açıklamasında işgal makamlarının Mescid-i Aksa içindeki görevli ve personel sayısını sistematik biçimde azaltma politikası izlediğini teyit etti. Buna göre her vardiyada 50 kişi olması gereken görevli sayısı 20'ye düşürüldü. Bu durum yıllardır Mescid-i Aksa’nın güvenlik sisteminin karşılaştığı en ağır krizlerden biri.
Rifai, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu tarihi, keskin ve emsalsiz gerileme, 37'den fazla görevli ve personelin mescitten uzaklaştırılması ve Batı Şeria'dan gelen 30 idari personelin erişim izninin iptal edilmesi dahil bir dizi keyfi uygulamanın ürünüdür. Bu durum, idari, teknik ve hizmet boyutlarıyla Vakıflar İdaresi’nin farklı birimlerinde açık bir felce uğrattı.”
Rifai, söz konusu uygulamaların İslam Vakıfları İdaresi’nin rolünü zayıflatmayı ve mescidin yönetim kapasitesini engellemeyi hedefleyen daha kapsamlı bir İsrail politikasından bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurguladı.
Açıklamaya göre İsrail, Vakıflar Dairesi'nin bakım ve restorasyon çalışmaları yapmasını engellemeye devam ediyor. Mescid-i Aksa avlusunda zorunlu olan basit işleri bile sekteye uğratıyor. Öte yandan polis, İmam Gazali Kubbesi, Daru'l-Hadis eş-Şerif, Süleyman Kubbesi ve Musa Kubbesi gibi yapılar için güvenlik bahanesiyle Mescid-i Aksa'daki tesis ve tarihi alanlara el koyma politikasını artırarak sürdürüyor. | 18 |
Вже доступно! Дослідження Telegram за 2025 — головні інсайти року 
