ES-SUNNE
Открыть в Telegram
Больше
Страна не указанаКатегория не указана
600
Подписчики
-124 часа
-47 дней
-1430 день
Количество постов
Загрузка данных...
Реакции
Комментарии
Telegram Stars
ТОП постов по
Загрузка данных...
Анализ публикаций
Посты | Динамика просмотров | |||||
🧕Ey Kızım.. Rabbine giden yol
🎀5. Bölüm6️⃣
Câbir 💚'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah 🤍 şöyle buyurmuştur:
📌مِنْ مَعَادِنِ التَّقْوَى: تَعَلُّمُكَ إِلَى مَا عَلِمْتَ مَا لَمْ تَعْلَمْ، وَالنَّقْصُ وَالتَّقْصِيرُ فِيمَا عَلِمْتَ قِلَّةُ الزِّيَادَةِ فِيهِ، وَإِنَّمَا يَزْهَدُ الرَّجُلُ فِي عِلْمِ مَا لَمْ يَعْلَمْ لِقِلَّةِ انْتِفَاعِهِ بِمَا قَدْ عَلِمَ
📌"Takvânın madenlerinden biri, bildiğin ilme ilâveten bilmediğini de öğrenmendir. Bildiğin konuda eksiklik göstermen ise o ilimdeki bereket ve artışın azalmasına sebeptir. Kişinin bilmediği ilme karşı isteksiz davranmasının sebebi de, bildiği ilimden yeterince faydalanmamasıdır."
et-Taberî, Tefsîr, 3/405.
💫Ey kızım…
🌳Ne kadar hikmetli bir söz…
🌱İnsan çoğu zaman yeni bilgiler peşinde koşar; fakat bildiğiyle ne kadar amel ettiğini düşünmez.
🍃Hâlbuki Selef, ilmin bereketini yeni bilgilerde değil, mevcut ilimle amel etmekte arardı.
🧷Amel edilen ilim artar…
🧷Bereketlenir…
🧷Kalbi nurlandırır…
🧷Kulun basiretini açar…
📎İşte bunun içindir ki büyük tâbiî Saîd b. Cübeyr rahimehullah şöyle demiştir:
🔍««إِنَّ الْخَشْيَةَ أَنْ تَخْشَى اللَّهَ تَعَالَى حَتَّى تَحُولَ خَشْيَتُهُ بَيْنَكَ وَبَيْنَ مَعْصِيَتِكَ، فَتِلْكَ الْخَشْيَةُ، وَالذِّكْرُ طَاعَةُ اللَّهِ، فَمَنْ أَطَاعَ اللَّهَ فَقَدْ ذَكَرَهُ، وَمَنْ لَمْ يُطِعْهُ فَلَيْسَ بِذَاكِرٍ، وَإِنْ أَكْثَرَ التَّسْبِيحَ وَقِرَاءَةَ الْقُرْآنِ».»
🔍"Gerçek haşyet, Allah'tan öyle korkmandır ki O'na karşı duyduğun korku seninle günahın arasına girsin; işte gerçek haşyet budur. Zikir ise Allah'a itaattir. Kim Allah'a itaat ederse O'nu zikretmiştir. Kim de O'na itaat etmezse, çok tesbih çekse ve çok Kur'ân okusa bile gerçek anlamda zikir ehli değildir."
Hilyetü'l-Evliyâ, 4/276.
🌟Ey gönlümün emaneti…
▶️İşte Selef'in takvâ anlayışı buydu.
🤎Takvâ, dilde kalan sözler değildi…
🤎Takvâ, yalnızca tesbihlerin çokluğu değildi…
🩶Takvâ, yalnızca ilmin çokluğu da değildi… | 148 | 2 | 0 | 3 | Loading... | |
2️⃣.BÂB
🤎.Kısım
⚫️Allah’ın Yardım Vaadinin Şartı: O’nun Dinine Yardım Etmek
⚫️Yardım Kuru Bir Temenni Değildir
◻️Allah Teâlâ müminlere yardım edeceğini vaat etmiş; fakat bu yardımı imandan, itaattan ve amelden koparmamıştır. İlâhî yardım, yalnızca dille istenen kuru bir temenni değildir. O, tevhid, sabır, sadakat ve Allah’ın dinine bağlılıkla ulaşılan büyük bir lütuftur.
⏪Ey güzel kardeşim, yardım istemek kolaydır; fakat yardımın yolunda sabit kalmak nefse ağır gelebilir. İnsan, zaferi arzuladığı hâlde onun sebeplerini terk edebilir. Diliyle nusret isterken ameliyle onu uzaklaştırabilir. Bundan dolayı kul, yalnızca “Allah bize yardım etsin”demekle yetinmez; önce kendisine, “Ben Allah’ın dinine nasıl yardım ediyorum?” diye sorar.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
📒يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنْ تَنْصُرُوا اللَّهَ يَنْصُرْكُمْ وَيُثَبِّتْ أَقْدَامَكُمْ
📒“Ey iman edenler! Siz Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.”
🖊Muhammed Sûresi, 47/7
✒️Allah’a yardım etmek, O’nun bir yardımcıya muhtaç olduğu anlamına gelmez. Allah bütün âlemlerden müstağnidir. Bundan maksat; O’nun dinine, tevhidine, kitabına ve Resûlü’nün sünnetine yardım etmektir.
Taberî, âyeti şöyle açıklamıştır:
📚يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنْ تَنْصُرُوا اللَّهَ يَنْصُرْكُمْ
📚“Ey iman edenler! Siz Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım eder.”
Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
🤩“Ey Allah’ı ve Resûlü’nü tasdik edenler! Allah’ın Resûlü Muhammed’e ﷺ, kendisini inkâr eden düşmanlarına karşı yardım ederek ve Allah’ın sözü en yüce olsun diye onunla birlikte onlara karşı cihad ederek Allah’ın dinine yardım ederseniz, Allah da sizi onlara karşı destekler ve size onların üzerinde zafer verir. Çünkü şüphesiz O, dininin ve dostlarının yardımcısıdır.”
Bişr rivayet ederek şöyle demiştir: Bize Yezîd, ona Saîd, ona da Katâde, Allah Teâlâ’nın şu buyruğu hakkında nakletmiştir:
📔إِنْ تَنْصُرُوا اللَّهَ يَنْصُرْكُمْ
📔“Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım eder.”
Katâde şöyle demiştir:
⚫️“Kendisinden isteyene vermesi ve dinine yardım edene yardım etmesi, Allah’ın üzerine aldığı bir haktır.”
Allah Teâlâ’nın:
⚫️وَيُثَبِّتْ أَقْدَامَكُمْ
⚫️“Ayaklarınızı da sağlamlaştırır.”
buyruğu ise şu anlama gelir:
⚫️“Allah sizi onlara karşı kuvvetlendirir ve size cesaret verir. Böylece onların sayısı çok, sizin sayınız az olsa bile onlardan yüz çevirip kaçmazsınız.”
İbn Cerîr et-Taberî, Câmiʿu’l-Beyân, Muhammed Sûresi 7. âyetin tefsiri.
🫀Canım kardeşim, âyette yalnızca düşmana karşı yardım vaat edilmemiştir. Ondan önce ayakların sabit kılınması zikredilmiştir. Çünkü kalbi çökenin bedeni ayakta kalsa ne fayda? Tevhid üzere sabit kalmayan bir topluluğun görünürde elde ettiği şey, hakiki nusret değildir.
⚫️Allah kuluna önce içeriden yardım eder. Korku anında kalbine sebat verir, şaşkınlık anında önünü açar ve insanların çokluğuna rağmen onu hak üzere tutar. Dışarıdaki zafer, işte bu iç zaferin ardından gelir.
Mukâtil b. Süleyman rahimehullah şöyle demiştir:
📚﴿يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنْ تَنْصُرُوا اللَّهَ﴾ يَقُولُ: إِنْ تُعِينُوا اللَّهَ وَرَسُولَهُ حَتَّى يُوَحَّدَ، ﴿يَنْصُرْكُمْ﴾ يَقُولُ: يُعِنْكُمْ، ﴿وَيُثَبِّتْ أَقْدَامَكُمْ﴾ لِلنَّصْرِ، فَلَا تَزُولُ عِنْدَ الثَّبَاتِ».
📚“‘Ey iman edenler! Allah’a yardım ederseniz…’
⚫️Yani Allah’ın birlenmesi için O’nun dinine ve Resûlü’ne yardım ederseniz…
‘⚫️O da size yardım eder.’
⚫️Yani sizi destekler.
⚫️‘Ayaklarınızı sabit kılar.’
⚫️Yani sebat etmeniz gereken yerde ayaklarınız kaymaz.”
Mukâtil b. Süleyman, et-Tefsîr, Muhammed Sûresi 7. âyetin tefsiri.
Kardeşlerim…
🍀Âyette önce kulun vazifesi, ardından Allah’ın yardımı zikredilmiştir. Çünkü nusret, sorumluluktan kaçanların değil; Allah’ın emrine sadakat gösterenlerin payıdır.
📌Yardım vaadi haktır. Fakat bu vaadin ehli de bellidir: Allah’ı birleyen, Resûlü’ne itaat eden, hakkı öğrenen, onunla amel eden ve gücü nispetinde onu müdafaa edenler.
🖊İsim tek başına kurtarmaz. Nispet, amelin yerini tutmaz. Allah’ın dinine bağlılık, yalnızca dilin iddiasıyla değil; itaat, sadakat ve sebatla doğrulanır. | 164 | 1 | 0 | 3 | Loading... | |
🧕Ey Kızım.. Rabbine giden yol
🎀5. Bölüm5️⃣
🌷Ey kızım…
🤩İşte gerçek takvâ budur. Kul, insanların eline değil; önce Rabbine bakar. Verenin de alanın da Allah olduğunu bilir. İşte kalp bu yakîne ulaştığında, hiçbir musibet onu Rabbinden uzaklaştıramaz. Çünkü bilir ki Allah, takvâ sahiplerini yardımsız bırakmaz; bazen çıkış yolunu hemen gösterir, bazen hikmeti gereği geciktirir. Fakat vaadinden asla dönmez. İşte takvâ, kulun karanlık günlerde tutunduğu en sağlam iptir; kopmayan, sahibini yarı yolda bırakmayan ve Allah'ın izniyle onu selâmete ulaştıran bir iptir.
🤩Ey gönlümün emaneti…
🤩Takvâ yalnızca kulun haramlardan sakınması değildir. Takvâ, Allah'ın emrine teslim olan bir kalbin, öğrendiği hakikatle amel etmesidir. Bunun içindir ki Kur'ân-ı Kerîm'de ilim ile takvâ birçok yerde birlikte zikredilmiş, Selef-i Sâlihîn de ilmin bereketini takvâya bağlamıştır.
Allah Teâlâ şöyle buyurur:
⭐وَاتَّقُوا اللَّهَ ۖ وَيُعَلِّمُكُمُ اللَّهُ
⭐"Allah'tan sakının. Allah size öğretir."
(el-Bakara, 2/282)
📚Bu âyet, ilmin yalnızca kitap okuyarak elde edilen bir bilgi olmadığını göstermektedir. Nice insanlar çok şey öğrenir; fakat öğrendikleriyle amel etmedikleri için ilim kalplerine bereket vermez. Nice kimseler ise bildiği az bir ilimle Allah'a yönelir; Allah da ona bilmediği nice kapıları açar.
Nitekim Enes b. Mâlik radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah ⏩ şöyle buyurmuştur:
▫️مَنْ عَمِلَ بِمَا عَلِمَ وَرَّثَهُ اللَّهُ عِلْمَ مَا لَمْ يَعْلَمْ
▫️"Kim bildiğiyle amel ederse, Allah ona bilmediği ilmi de miras olarak verir."
et-Taberî, Tefsîr, 3/404.
🤍Ey yavrum…
💗İşte Selef'in ilim anlayışı buydu.
🤎Onlar ilmi ezberlenecek sözler olarak görmediler…
🤎Hayata geçirilecek bir emanet olarak gördüler.
🤩Bu sebeple öğrendikleri her mesele, onları Allah'a biraz daha yaklaştırıyordu.
🤩Çünkü ilim, takvâ ile birleştiğinde nur olur; amel edilmeyen ilim ise sahibine delil olur.
Yezîd b. Seleme el-Cu'fî radıyallahu anh şöyle anlatmıştır:
🖋عَنْ يَزِيدَ بْنِ سَلَمَةَ الْجُعْفِيِّ أَنَّهُ قَالَ: يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنِّي سَمِعْتُ مِنْكَ حَدِيثًا كَثِيرًا، أَخَافُ أَنْ يُنْسِيَنِي أَوَّلَهُ آخِرُهُ، فَحَدِّثْنِي بِكَلِمَةٍ تَكُونُ جِمَاعًا، قَالَ: «اتَّقِ اللَّهَ فِيمَا تَعْلَمُ
Yezîd b. Seleme dedi ki:
🖋"Ey Allah'ın Resûlü! Senden birçok hadis işittim. Bir kısmının diğer kısmını unutturmasından korkuyorum. Bana bütün hayrı içine alan özlü bir söz söyle."
Resûlullah ⏩ buyurdu:
💗"Bildiğin hususlarda Allah'tan kork (takvâ sahibi ol)."
et-Taberî, Tefsîr, 3/405.
🌸Ey gözümün nuru…
Resûlullah ⏩ ona uzun bir nasihat yapmadı.
Yüzlerce emir de vermedi.
📚Bildiğiyle amel etmesini emretti.
✍Çünkü bildiğiyle amel eden kimse, bilmediğini öğrenmeye de muvaffak olur. Bildiğini terk eden ise, zamanla bildiği ilmin bereketini de kaybeder.
🤩Takvâ; öğrenilen hakikatin kalbe inmesi, kalpten azalara ulaşması ve sonunda insanın hayatına yön vermesiydi.
🩶Çünkü Allah katında makbul olan, çok bilen kimse değil; bildiğiyle Allah'tan korkan ve bildiğiyle amel eden kimsedir. İşte ilmi nura çeviren de, ameli bereketlendiren de ve kalbi diri tutan da bu takvâdır. | 156 | 2 | 0 | 3 | Loading... | |
1️⃣.BÂB
🤎.Kısım
⚫️«إسماعيل السُّدّيّ -من طريق أسباط- ﴿إنّا لَنَنْصُرُ رُسُلَنا والَّذِينَ آمَنُوا فِي الحَياةِ الدُّنْيا﴾، قال: لم يبعث اللهُ رسولًا إلى قوم فيقتلونه، أو قومًا مِن المؤمنين يدعون إلى الحق فيُقتلون، فيذهب ذلك القَرْن، حتى يبعث الله إليهم مَن ينصرهم، فيطلب بدمائهم مِمَّن فَعل ذلك بهم في الدنيا. قال: فكانت الأنبياء يُقتلون في الدنيا، وهم منصورون فيها.»
⚫️“Allah, bir kavme bir peygamber gönderir de onlar onu öldürürlerse yahut hakka davet eden müminlerden bir topluluğu öldürürlerse, o nesil ortadan kalkmadan Allah onlara yardım edecek kimseler gönderir. Bu kimseler, dünyada onlara bunu yapanlardan öldürülenlerin kanının hesabını sorarlar.”
Sonra şöyle demiştir:
⚫️“Peygamberler dünyada öldürülüyorlardı; bununla beraber yine de dünyada yardım edilmiş kimselerdi.”
et-Tefsîru’l-Me’sûr.
📔Peygamber Öldürülebilir, Fakat Hücceti Yenilmez
🔘Bu söz, ilâhî yardımın dünya ölçülerine hapsedilemeyeceğini göstermektedir. Peygamber öldürülebilir; fakat hücceti yenilmez. Mümin eziyet görebilir; fakat dini üzere sabit kaldığı müddetçe terk edilmiş sayılmaz.
📌İnsanların gördüğü zarar, Allah katındaki mağlubiyetin ölçüsü değildir. Hak üzere sebat eden kul, görünürde zayıf düşse de hakikatte yardımsız bırakılmış değildir.
📖En Büyük Yardım: Sebat
Kardeşlerim…
🧎Allah’ın kuluna en büyük yardımı, onu fitne anında haktan çevirmemesidir. En büyük fetih kalbin korunması; en güzel akıbet ise kulun tevhid üzere Rabbine kavuşmasıdır.
💐Allah müminlere belâ görmeyeceklerini vaat etmedi. Fakat belâ içinde onları başıboş bırakmayacağını haber verdi. Bazen belâyı kaldırır; bazen de belânın altında ezilmeyecek bir sabır verir.
🤎Öyleyse yardımın yalnızca gözle görülen suretine bakma. Kalbin hak üzere sabit kaldıysa, hüccetin bâtıl karşısında ayakta duruyorsa ve tevhidini koruyarak Rabbine yöneliyorsan, Allah’ın yardımından nasibini almışsındır.
✒️Çünkü Allah’ın vaadi haktır.
🔸Vaadin Vakti Allah’a, Kulluk Kula Aittir
Ey dava adamı…
📝Yardım geciktiğinde Rabbinin vaadinden şüphe etme. Gözünü hemen neticeye dikme; önce kendi kalbine dön. Sabrını, niyetini ve kulluğunu muhasebe et. Çünkü yardımın ne zaman geleceğini Allah belirlemiştir; fakat o vakit gelinceye kadar senin nasıl duracağını da sana bildirmiştir.
⚫️Tasdik edeceksin.
⚫️Sabredeceksin.
⚫️Emredildiğin yerde sebat edeceksin.
⚫️Neticeyi ise Rabbine bırakacaksın.
⚫️Canım kardeşim, kulun vazifesi Allah’ın takdirine vakit biçmek değildir. Kul, emrin geldiği yerde durur; Rabbinin vaadine güvenerek üzerine düşeni yerine getirir. Yardımın gecikmesi, vaadin bozulduğu anlamına gelmez. Nice şey vardır ki kul onu gecikmiş zanneder; hâlbuki Allah onu en doğru vakte saklamıştır.
✏️Sahâbenin yolu da böyleydi. Onlar yardımın zamanını tayin etmeye kalkışmadılar. Resûlullah’ın ⏩️ yanında durdular, emrine itaat ettiler ve Allah’ın haberini tasdik ettiler. Önlerinde zorluklar büyüdüğünde Rablerinin sözünü küçültmediler; bilakis görüneni vahyin terazisinde tarttılar.
✒️Vaadin vakti Allah’a, kulluk ise kula aittir.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
➖وَ َمَنْ أَصْدَقُ مِنَ اللَّهِ قِيلًا
➖“Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir?”
⏪İşte müminin kalbini ayakta tutan esas budur. İnsanların sözü değişebilir, dostların vaadi bozulabilir, sebepler tükenebilir; fakat Allah’ın sözü değişmez. O hâlde kalbini insanların elindeki imkânlara değil, Rabbinin değişmeyen vaadine bağla. | 155 | 2 | 0 | 4 | Loading... | |
📌Peygambere salât ve selâmın fazileti
▫️عَنِ الطُّفَيْلِ بْنِ أُبَيِّ بْنِ كَعْبٍ ، عَنْ أَبِيهِ قَالَ : كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إِذَا ذَهَبَ ثُلُثَا اللَّيْلِ قَامَ، فَقَالَ : " يَا أَيُّهَا النَّاسُ، اذْكُرُوا اللَّهَ، اذْكُرُوا اللَّهَ، جَاءَتِ الرَّاجِفَةُ تَتْبَعُهَا الرَّادِفَةُ، جَاءَ الْمَوْتُ بِمَا فِيهِ، جَاءَ الْمَوْتُ بِمَا فِيهِ ". قَالَ أُبَيٌّ : قُلْتُ : يَا رَسُولَ اللَّهِ، إِنِّي أُكْثِرُ الصَّلَاةَ عَلَيْكَ، فَكَمْ أَجْعَلُ لَكَ مِنْ صَلَاتِي ؟ فَقَالَ : " مَا شِئْتَ ". قَالَ : قُلْتُ الرُّبُعَ ؟ قَالَ : " مَا شِئْتَ، فَإِنْ زِدْتَ فَهُوَ خَيْرٌ لَكَ ". قُلْتُ : النِّصْفَ. قَالَ : " مَا شِئْتَ، فَإِنْ زِدْتَ فَهُوَ خَيْرٌ لَكَ ". قَالَ : قُلْتُ : فَالثُّلُثَيْنِ ؟ قَالَ : " مَا شِئْتَ، فَإِنْ زِدْتَ فَهُوَ خَيْرٌ لَكَ ". قُلْتُ : أَجْعَلُ لَكَ صَلَاتِي كُلَّهَا ؟ قَالَ : " إِذَنْ تُكْفَى هَمَّكَ وَيُغْفَرَ لَكَ ذَنْبُكَ ".
📌Tufeyl b. Ubey b. Ka‘b’dan, babasından rivayet edildiğine göre o şöyle dedi:Resûlullah (🤍), gecenin üçte ikisi geçtiğinde kalkar ve şöyle buyururdu:
➡️“Ey insanlar! Allah’ı zikredin, Allah’ı zikredin! Sarsıntı geldi; onu takip eden (ikinci sarsıntı) da gelecektir. Ölüm, beraberinde getirdikleriyle geldi; ölüm, beraberinde getirdikleriyle geldi.”
Ubey (💛) dedi ki:
🧷“Yâ Resûlallah! Sana çokça salât ediyorum; peki salâtımın ne kadarını sana ayırayım?”
📌Resûlullah (🤍) buyurdu ki:
“Dilediğin kadar.”
Dedim ki: “Dörtte birini mi?”
📌Buyurdu ki: “Dilediğin kadar; artırırsan bu senin için daha hayırlıdır.”
Dedim ki: “Yarısını mı?”
📌Buyurdu ki: “Dilediğin kadar; artırırsan bu senin için daha hayırlıdır.”
Dedim ki: “Üçte ikisini mi?”
📌Buyurdu ki: “Dilediğin kadar; artırırsan bu senin için daha hayırlıdır.”
Dedim ki: “Öyleyse salâtımın tamamını sana ayırayım mı?”
⚪️Buyurdu ki:
“O takdirde, sıkıntın giderilir ve günahın bağışlanır.”
Tirmizi
@es_sunnne | 168 | 3 | 0 | 1 | Loading... | |
🧕Ey Kızım.. Rabbine giden yol
🎀5. Bölüm4️⃣
🗝Allah Teâlâ,takvânın sadece kalbe huzur veren bir hâl olmadığını, aynı zamanda kulun hayatındaki en büyük çıkış yolu olduğunu da haber vermiştir.Nice insanlar çareyi kuvvette arar…Kimileri servette…Kimileri insanların desteğinde…Hâlbuki müminin gerçek dayanağı, Rabbiyle arasındaki takvâ bağıdır.
Allah Teâlâ şöyle buyurur:
🤩وَمَنْ يَتَّقِ اللَّهَ يَجْعَلْ لَهُ مَخْرَجًاوَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُ ۚ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ
🤩"Kim Allah'tan sakınırsa,Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder.Onu ummadığı yerden rızıklandırır.Kim Allah'a tevekkül ederse O ona yeter."
(et-Talâk 2-3)
Aynı sûrede Allah bir kez daha şöyle buyurmuştur:
💕وَمَنْ يَتَّقِ اللَّهَ يَجْعَلْ لَهُ مِنْ أَمْرِهِ يُسْرًا
💕"Kim Allah'tan sakınırsa, Allah onun işini kolaylaştırır."
(et-Talâk 4)
🌟Ey yavrum…
📎Dikkat edersen Allah Teâlâ burada önce zenginliği vaat etmedi…
📎Önce makamı vaat etmedi…
📎Önce insanların sevgisini vaat etmedi…
🎀Önce takvâyı emretti.
Ardından üç büyük müjde verdi:
▶️Çıkış yolu…
🤩Ummadığı yerden rızık…
🤩İşlerinde kolaylık…
🤩Demek ki müminin kurtuluşunun anahtarı, önce Rabbine karşı takvâ sahibi olmasıdır.
🤩Bu âyetlerin iniş sebebi de bunun en güzel misallerinden biridir.
Abdullah b.Abbâs ➡️şöyle rivayet etmiştir:
🤩عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ فِي قَوْلِهِ تَعَالَى: ﴿وَمَنْ يَتَّقِ اللَّهَ يَجْعَلْ لَهُ مَخْرَجًا﴾ قَالَ:نَزَلَتْ هَذِهِ الْآيَةُ فِي ابْنٍ لِعَوْفِ بْنِ مَالِكٍ الْأَشْجَعِيِّ، وَكَانَ الْمُشْرِكُونَ أَسَرُوهُ وَأَوْثَقُوهُ وَأَجَاعُوهُ، فَكَتَبَ إِلَى أَبِيهِ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ: اكْتُبْ إِلَيْهِ، وَمُرْهُ بِالتَّقْوَى وَالتَّوَكُّلِ عَلَى اللَّهِ، وَأَنْ يَقُولَ عِنْدَ صَبَاحِهِ وَمَسَائِهِ: ﴿لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ أَنْفُسِكُمْ...
🤩"Bu âyet, Avf b. Mâlik el-Eşcaî'nin oğlu hakkında nazil olmuştur. Müşrikler onu esir almış, bağlamış ve aç bırakmışlardı. Bunun üzerine babası durumu Resûlullah🤍 'e haber verdi. Resûlullah 🤍 şöyle buyurdu:
🪶'Ona bir mektup yaz. Kendisine Allah'a karşı takvâ sahibi olmasını, Allah'a tevekkül etmesini emret. Ayrıca sabah ve akşam şu âyetleri okumasını söyle:'
☁️لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ أَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ فَإِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ
☁️"Andolsun ki size içinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O size karşı pek düşkün, müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir. Eğer yüz çevirirlerse de ki: 'Allah bana yeter. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben yalnız O'na tevekkül ettim. O, yüce Arş'ın Rabbidir.'"
(et-Tevbe, 9/128-129)
İbn Cerîr et-Taberî, Câmiʿu'l-Beyân.
🌿Ey gözümün nuru…
🩶Resûlullah 🤍 o aileye önce silah tavsiye etmedi…
🩶Önce insanlar toplamalarını emretmedi…
🩶Önce mal ve kuvvet hazırlamalarını söylemedi…
✨İlk tavsiyesi takvâ oldu.
✨İkinci tavsiyesi tevekkül oldu.
↖️Ardından kalplerini Kur'ân'a bağladı ve sabah akşam Allah'ın kelâmıyla O'na sığınmalarını öğretti.
📎İşte bu, mümin için en büyük derstir. Gerçek çıkış yolu, önce kalbin Allah'a yönelmesiyle başlar. Takvâ ile kuvvet bulan bir kalp, tevekkülle Rabbine dayanır; Kur'ân ile teselli bulur. İşte o zaman Allah'ın vaadi gerçekleşir: Darlık genişliğe dönüşür, ümitsizlik yerini yakîne bırakır ve kul, hiç ummadığı kapılardan Allah'ın yardımını görmeye başlar.
Abdullah b. Abbâs, aynı âyeti açıklarken takvânın meyvesini şu cümleyle özetlemiştir:
☁️وَمَنْ يَتَّقِ اللَّهَ يَجْعَلْ لَهُ مَخْرَجًا﴾، قَالَ: مَخْرَجُهُ أَنْ يَعْلَمَ أَنَّهُ مِنْ قِبَلِ اللَّهِ، وَأَنَّ اللَّهَ هُوَ الَّذِي يُعْطِيهِ، وَهُوَ يَمْنَعُهُ، وَهُوَ يَبْتَلِيهِ، وَهُوَ يُعَافِيهِ، وَهُوَ يَدْفَعُ عَنْهُ.
☁️"Onun çıkış yolu şudur: Kul, başına gelen her şeyin Allah'tan olduğunu bilsin. Verenin de Allah olduğunu, engel olanın da Allah olduğunu, imtihan edenin de Allah olduğunu, afiyet verenin de Allah olduğunu ve belâyı kendisinden uzaklaştıranın da Allah olduğunu bilmesidir."
et-Tefsîru'l-Me'sûr. | 175 | 2 | 0 | 2 | Loading... | |
🪴Bir Evin Kur’ân’da Övülen Ameli
Ebû Hüreyre 🧡 şöyle rivayet etmiştir:
📎عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: أَتَى رَجُلٌ رَسُولَ اللهِ ﷺ، فَقَالَ: يَا رَسُولَ اللهِ، أَصَابَنِيَ الْجَهْدُ. فَأَرْسَلَ إِلَى نِسَائِهِ، فَلَمْ يَجِدْ عِنْدَهُنَّ شَيْئًا، فَقَالَ:
«أَلَا رَجُلٌ يُضَيِّفُ هَذَا اللَّيْلَةَ، رَحِمَهُ اللهُ؟»
✔️فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ الْأَنْصَارِ ـ وَفِي رِوَايَةٍ: فَقَالَ أَبُو طَلْحَةَ الْأَنْصَارِيُّ ـ: أَنَا يَا رَسُولَ اللهِ.
فَذَهَبَ بِهِ إِلَى أَهْلِهِ، فَقَالَ لِامْرَأَتِهِ:
🩷«أَكْرِمِي ضَيْفَ رَسُولِ اللهِ ﷺ، لَا تَدَّخِرِي شَيْئًا.»
قَالَتْ: وَاللهِ، مَا عِنْدِي إِلَّا قُوتُ الصِّبْيَةِ.
✔️قَالَ: فَإِذَا أَرَادَ الصِّبْيَةُ الْعَشَاءَ فَنَوِّمِيهِمْ، وَتَعَالَيْ فَأَطْفِئِي السِّرَاجَ، وَنَطْوِي بُطُونَنَا اللَّيْلَةَ لِضَيْفِ رَسُولِ اللهِ ﷺ.
فَفَعَلَتْ، ثُمَّ غَدَا الضَّيْفُ عَلَى النَّبِيِّ ﷺ، فَقَالَ:
«لَقَدْ عَجِبَ اللهُ اللَّيْلَةَ مِنْ فُلَانٍ وَفُلَانَةَ.»
وَأَنْزَلَ اللهُ فِيهِمَا:
📎﴿وَيُؤْثِرُونَ عَلَىٰ أَنْفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌ﴾
Ebû Hüreyre 🧡 şöyle anlatmıştır:
Bir adam Resûlullah 🩵'e gelerek:
➡️“Ey Allah’ın Resûlü! Şiddetli bir ihtiyaç ve açlık içindeyim.” dedi.
Resûlullah 🩵 hanımlarına haber gönderdi; fakat onların yanında yiyecek hiçbir şey bulunmadı. Bunun üzerine:
🩷“Bu adamı bu gece misafir edecek biri yok mudur? Allah ona rahmet etsin.” buyurdu.
Ensardan bir adam —bir rivayette onun Ebû Talha el-Ensârî olduğu belirtilmiştir—:
🖌“Ben misafir ederim, ey Allah’ın Resûlü!” dedi.
Onu evine götürerek hanımına:
➡️“Resûlullah 📿'in misafirine ikramda bulun; elinde bulunan hiçbir şeyi saklama.” dedi.
Hanımı:
▫️“Allah’a yemin olsun ki yanımda yalnızca çocukların yiyeceği kadar yemek vardır.” dedi.
O da:
🔍“Çocuklar akşam yemeği istediklerinde onları uyut. Sonra gel, kandili söndür. Bu gece Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin misafiri için karınlarımızı aç tutalım.” dedi.
Kadın da böyle yaptı. Ertesi sabah misafir, Nebî 📿in yanına gitti. Resûlullah 📿 şöyle buyurdu:
🔗“Şüphesiz Allah, bu gece falan erkek ile falan kadının yaptığına taaccüp etti.”
Allah Teâlâ da onlar hakkında şu âyeti indirdi:
🔖﴿وَيُؤْثِرُونَ عَلَىٰ أَنْفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌ﴾
🔖“Onlar, kendileri ihtiyaç içinde bulunsalar bile başkalarını kendilerine tercih ederler.”
Haşr Sûresi, 59/9 — Buhârî
💡Sahâbenin fazileti, yalnız Resûlullah 📿'i görmüş olmalarında değil; onun terbiyesi altında nefislerini yenmiş ve Allah’ın rızasını kendi rahatlarına tercih etmiş olmalarındaydı. İman, onların kalbinde yalnız söylenen bir söz değil; gerektiğinde sevdiklerinden vazgeçiren diri bir hakikatti.
🍃Bu kıssada yalnız Ensarlı sahâbînin cömertliği değil, hanımının hayra güzel iştiraki de görülür. Evin darlığını ve çocukların ihtiyacını en iyi bilen oydu. Hâllerini gizlemedi; fakat darlığı hayrın önüne bir engel olarak da koymadı. Kocasının güzel niyetini kırmayarak fedakârlığa gönülden ortak oldu.
📌İşte sâliha kadının teslimiyeti budur. Bu, düşünmeden yapılan kuru bir boyun eğiş değil; Allah’ın razı olacağı bir işte eşine yardımcı olmak, onun güzel niyetini korumak ve evini hayrın mekânı hâline getirmektir. Böylece yapılan amel, yalnız bir erkeğin cömertliği olmaktan çıkmış; iman üzere birleşen bir ailenin ortak ibadetine dönüşmüştür.
〰Onlar açlıklarını gizlediler, kandili söndürdüler ve misafirin gönlüne mahcubiyet düşürmediler. Yeryüzünde hâllerini kimse bilmiyordu; fakat Allah onların sıdkını, sabrını ve hayır üzere nasıl yardımlaştıklarını görüyordu. Az bir yemekle yapılan bu amel, göklerin üzerinde anıldı ve kıyamete kadar okunacak Kur’ân’da övüldü.🔗
▫️İşte onlar, Kur’ân’ın yalnızca sözlerini okuyan değil; hükümlerini hayatlarında taşıyan, ahlâkını yaşayışlarıyla gösteren kimselerdi. İmanları dillerinde kalan bir iddia değil, hâllerinde görülen bir hakikatti. Bu sebeple Allah onlardan razı oldu; onların izinden iman ve ihsanla yürüyenlerden de razı olacağını bildirdi.▫️
✔️Öyleyse sahâbenin yolunu bırakıp, ölçüyü onların anlayışından değil de kendi hocalarının sözlerinden ve şahısların örnekliğinden alan kimseler için bunda büyük bir ders vardır. | 222 | 4 | 0 | 5 | Loading... | |
1️⃣.BÂB
🤎.Kısım
📌ALLAH’IN VAADİ HAKTIR
📌Zaferin İlk Ölçüsü: Kalbin Hak Üzere Kalması
Ey dava adamı…
⏺️İnsanların senden yüz çevirmesini mağlubiyet, sana yönelmelerini ise zafer sanma. Nice peygamberler kavimleri tarafından yalanlandı; fakat Allah katında mağlup olmadılar. Nice bâtıl ehli kalabalıklar topladı; fakat çoklukları onları haklı kılmadı.
📖Davanın zaferi, her şeyden önce davayı taşıyan kalbin hak üzere kalmasıdır.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
📒وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ رُسُلًا إِلَىٰ قَوْمِهِمْ فَجَاءُوهُمْ بِالْبَيِّنَاتِ فَانْتَقَمْنَا مِنَ الَّذِينَ أَجْرَمُوا وَكَانَ حَقًّا عَلَيْنَا نَصْرُ الْمُؤْمِنِينَ
📒“Şüphesiz senden önce de kendi kavimlerine peygamberler gönderdik. Onlar kendilerine apaçık deliller getirdiler. Bunun üzerine suç işleyenlerden intikam aldık. Müminlere yardım etmek ise üzerimize bir hak oldu.”
🖊Rûm Sûresi, 30/47.
Hasan el-Basrî rahimehullah şöyle demiştir:
📚وَكَانَ حَقًّا عَلَيْنَا نَصْرُ الْمُؤْمِنِينَ﴾ أَنْجَاهُمْ مَعَ الرُّسُلِ مِنْ عَذَابِ الْأُمَمِ
📚“‘Müminlere yardım etmek üzerimize bir hak oldu.’
📌Yani Allah onları peygamberlerle birlikte ümmetlerin azabından kurtardı.”
📄Tefsîru’l-Begavî, 6/275.
Mukâtil b. Süleyman rahimehullah şöyle demiştir:
📚وَكَانَ حَقًّا عَلَيْنَا نَصْرُ الْمُؤْمِنِينَ﴾ يَعْنِي: الْمُصَدِّقِينَ لِلْأَنْبِيَاءِ، فَكَانَ نَصْرُهُمْ أَنَّ اللَّهَ أَنْجَاهُمْ مِنَ الْعَذَابِ مَعَ الرُّسُلِ
🍀“‘Müminlere yardım etmek üzerimize bir hak oldu.’
↗️Yani peygamberleri tasdik edenlere yardım etmek, Allah’ın üzerine aldığı bir hak oldu. Onlara yardımı, kendilerini peygamberlerle birlikte azaptan kurtarmasıydı.”
0️⃣Mukâtil b. Süleyman, et-Tefsîr,
🖋Allah’ın Vaadi Bir Borç Değil, Bir Lütuftur
🟠Allah’ın bunu kendi üzerine hak kılması, kullardan herhangi birinin O’na bir şeyi zorunlu kılması demek değildir. Bilakis Allah, fazlıyla vaatte bulunmuş ve keremiyle bu vaadi kendi üzerine yazmıştır.
📖Kulun Rabbi üzerinde zorlayıcı bir hakkı yoktur. Fakat Rabbinin kullarına verdiği, bozulmayan ve değişmeyen bir vaadi vardır.
Ey Allah’ın dinini omuzlayan kardeşim…
🌷Allah’ın yardımını kendine borç bilme. Sen kulluğunu yerine getir; yardımı ise Rabbinin lütfu olarak bekle. Kulun görevi sonucu tayin etmek değil, emredildiği yerde doğru durmaktır.
🤩Dünya ve Ahirette İlâhî Yardım:
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
🤩إِنَّا لَنَنْصُرُ رُسُلَنَا وَالَّذِينَ آمَنُوا فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ يَقُومُ الْأَشْهَادُ
🤩“Şüphesiz biz, peygamberlerimize ve iman edenlere hem dünya hayatında hem de şahitlerin ayağa kalkacağı günde mutlaka yardım ederiz.”
✒️Mü’min Sûresi, 40/51.
Abdullah b. Abbâs radıyallahu anhümâ şöyle demiştir:
📚إِنَّا لَنَنْصُرُ رُسُلَنَا وَالَّذِينَ آمَنُوا فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا﴾ بِالْغَلَبَةِ وَالْقَهْرِ
📚“‘Peygamberlerimize ve iman edenlere dünya hayatında mutlaka yardım ederiz.’
📌Yani onları galip ve düşmanlarına üstün kılarız.”
Dahhâk b. Müzâhim🧡
Allah Teâlâ’nın şu sözü hakkında:
🖊وَيَوْمَ يَقُومُ الْأَشْهَادُ
🖊“Şahitlerin ayağa kalkacağı gün…”
şöyle demiştir:
✒️“Yani ahirette şahitler, mazereti ortaya koymak ve hücceti tamamlamak üzere ayağa kalkacaklardır.”
Mukâtil b. Süleyman🧡 rahimehullah şöyle demiştir:
📚إِنَّا لَنَنْصُرُ رُسُلَنَا وَالَّذِينَ آمَنُوا فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا﴾ يَعْنِي: بِالْحُجَّةِ الَّتِي مَعَهُمْ إِلَى الْعِبَادِ».
📚“Allah onlara, kullara karşı beraberlerinde bulunan hüccetle
dünya hayatında yardım eder.
Tefsîru’l-Me’sûr.
Yardımın Suretleri Değişir
🖊️Allah’ın yardımı bazen kuvvetle, bazen hüccetle, bazen kurtuluşla, bazen de sebatla gelir. Yardımın suretleri değişir; fakat Allah’ın vaadi değişmez.
İsmâil es-Süddî rahimehullah, Esbât tarikiyle Allah Teâlâ’nın şu buyruğu hakkında:
✏️إِنَّا لَنَنْصُرُ رُسُلَنَا وَالَّذِينَ آمَنُوا فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا
✏️“Şüphesiz biz, elçilerimize ve iman edenlere dünya hayatında mutlaka yardım ederiz.” | 184 | 1 | 0 | 6 | Loading... | |
🧕Ey Kızım.. Rabbine giden yol
🎀5. Bölüm3️⃣
🌟Ey cennet yolcusu…
📎Takvânın değeri, Allah katındaki makamından anlaşılır. Allah Teâlâ takvâyı sadece emretmemiş, onun meyvelerini de müjdelemiştir. Nice insanlar çıkış yolunu servette arar... Kimileri makamda arar... Kimileri insanların desteğinde arar... Fakat Kur'ân, gerçek çıkış yolunun takvâ olduğunu haber vermektedir.
Allah Teâlâ buyurur:
💕يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا إِنْ تَتَّقُوا اللَّهَ يَجْعَلْ لَكُمْ فُرْقَانًا وَيُكَفِّرْ عَنْكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ۗ وَاللَّهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظِيمِ
💕"Ey iman edenler! Eğer Allah'tan sakınırsanız O size Furkan verir, günahlarınızı örter ve sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir."
(el-Enfâl, 8/29)
Bu âyet hakkında Abdullah b. Abbâs radıyallahu anhümâ şöyle demiştir:
🌟يَجْعَلْ لَكُمْ فُرْقَانًا﴾ قَالَ: هُوَ الْمَخْرَجُ.
🌟"'Size Furkan verir.' yani size bir çıkış yolu verir."
İbn Cerîr et-Taberî, Câmi'u'l-Beyân, 11/129.
İbn Abbâs'ın bu kısa tefsiri, büyük bir kapıyı açmaktadır.
▶️Takvâ sahibi insan bazen darlığa düşer; fakat yolunu kaybetmez.
▶️Fitneler çoğalır; fakat hak ile bâtılı ayırt edebilir.
▶️İnsanlar şaşırır; fakat o Allah'ın verdiği basiret ile hareket eder.
▶️Çünkü Furkan, sadece bilgi değildir; Allah'ın kalbe verdiği bir nurdur. O nur sayesinde kul, karanlık zamanlarda bile doğru yolu görebilir.
▶️İşte bunun içindir ki Selef, ilimden önce takvâyı, sözden önce ameli ve amelden önce ihlâsı önemsemiştir. Çünkü Allah'ın verdiği Furkan, takvâ ile gelen ilâhî bir lütuftur.
🎀Ey babasının gülü…
🤩Hayatında öyle günler gelecek ki insanlar sana farklı yollar gösterecek. Herkes başka bir istikamete çağıracak. O zaman çoğunluğa değil, Allah'ın Furkanına muhtaç olacaksın. İşte o Furkan, takvâ sahibi kalplere verilen en büyük hediyedir. | 167 | 3 | 0 | 2 | Loading... | |
◻️ALLAH’IN VAADİ HAKTIR
Mukaddime
✒️Allah’tan Daha Doğru Sözlü Kim Vardır?
➖بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
الحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي صَدَقَ وَعْدَهُ، وَنَصَرَ عَبْدَهُ، وَأَعَزَّ جُنْدَهُ، وَهَزَمَ الأَحْزَابَ وَحْدَهُ، وَصَلَّى اللَّهُ وَسَلَّمَ عَلَى نَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِهِ وَأَصْحَابِهِ أَجْمَعِينَ.
🗞Hamd; vaadi hak, sözü doğru ve hükmü değişmez olan Allah’a mahsustur. Salât ve selâm; Rabbinin haberini tasdik eden, belâlar karşısında sabreden ve işlerin neticesini Allah’a bırakan Peygamberimiz Muhammed’e 🩵, onun âline ve bütün ashabına olsun.
🗞Allah’ın vaadine iman etmek, O’nun haberini tasdik etmenin ayrılmaz bir parçasıdır. Çünkü Allah’ın sözünde yalan, vaadinde bozulma ve hükmünde acizlik bulunmaz. O’nun vaat ettiği şey, henüz gözlerle görülmemiş olsa da haktır; vakti gelince mutlaka gerçekleşecektir.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
📒وَعْدَ اللَّهِ حَقًّا وَمَنْ أَصْدَقُ مِنَ اللَّهِ قِيلًا
📒“Bu, Allah’ın hak olan vaadidir. Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir?”
🖊Nisâ Sûresi, 4/122.
Mukâtil b. Süleyman şöyle demiştir:
📚﴿وَعْدَ اللَّهِ حَقًّا﴾ يَعْنِي: صِدْقًا أَنَّهُ مُنْجِزٌ لَهُمْ مَا وَعَدَهُمْ، ﴿وَمَنْ أَصْدَقُ مِنَ اللَّهِ قِيلًا﴾ فَلَيْسَ أَحَدٌ أَصْدَقَ قَوْلًا مِنْهُ فِي أَمْرِ الْجَنَّةِ، وَالنَّارِ، وَالْبَعْثِ، وَغَيْرِهِ».
✒️“‘Allah’ın vaadi haktır.’ Yani Allah’ın kendilerine vaat ettiğini mutlaka yerine getireceği doğru bir haberdir.
📌‘Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir?’
🖊Cennet, cehennem, diriliş ve diğer hususlarda Allah’tan daha doğru sözlü hiç kimse yoktur.”
Mukâtil b. Süleyman, et-Tefsîr,
Kardeşlerim!
↗️Mümin, Allah’ın vaadini ancak gerçekleştiğini gördükten sonra tasdik eden kimse değildir. Mümin, Allah haber verdiği anda tasdik eder. Çünkü bir vaadin doğruluğu, onun ne zaman gerçekleştiğine değil, vaatte bulunanın doğruluğuna bağlıdır. Allah’tan daha doğru sözlü hiç kimse bulunmadığına göre O’nun haber verdiği her şey haktır; vaat ettiği her şey de mutlaka gerçekleşecektir.
⏪Sahâbenin imanı da işte böyleydi. Onlar yalnızca gözlerinin gördüğüne teslim olmadılar; gördükleri şeyleri vahyin haberine göre değerlendirdiler. Sebepleri terk etmediler, fakat kalplerini sebeplere bağlamadılar. Çünkü sebep yaratılmıştır; hüküm ise yalnızca Allah’a aittir. Kuvvetler değişir, ordular dağılır, şartlar tersine döner; fakat Allah’ın hükmü değişmez ve O’nun vaadi bozulmaz.
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
🖊كَتَبَ اللَّهُ لَأَغْلِبَنَّ أَنَا وَرُسُلِي إِنَّ اللَّهَ قَوِيٌّ عَزِيزٌ
🖊“Allah şöyle hükmetmiştir: ‘Ben ve peygamberlerim mutlaka galip geleceğiz.’ Şüphesiz Allah çok güçlüdür, mutlak üstünlük sahibidir.”
Mücâdele Sûresi, 58/21.
Mukâtil b. Süleyman rahimehullah şöyle demiştir:
🖊﴿كَتَبَ اللَّهُ﴾ يَعْنِي: قَضَى اللَّهُ، ﴿لَأَغْلِبَنَّ أَنَا وَرُسُلِي
🖊“‘Allah yazmıştır.’ Yani hükmetmiştir:
✒️‘Ben ve peygamberlerim mutlaka galip geleceğiz.’”
Mukâtil b. Süleyman, et-Tefsîr,
🔢Allah’ın hükmünü geri çevirecek, vaadini bozacak veya takdirine engel olacak hiçbir kuvvet yoktur. Bununla beraber Allah’ın vaat ettiği galibiyet, yalnızca düşmanın her defasında maddî olarak yenilmesiyle sınırlı değildir.
🔢Hüccetin üstün kalması galibiyettir.
🔢Hakkın bâtıldan ayrılması galibiyettir.
🔢Fitnelerin arasında müminin dini üzere sabit kalması galibiyettir.
🔢Kulun imanını koruyarak tevhid üzere Rabbine kavuşması da galibiyettir.
🔗Çünkü hakiki mağlubiyet, bedenin yorulması, malın azalması veya dünyanın geçici sıkıntılarına uğramak değildir. Hakiki mağlubiyet, kalbin haktan dönmesi; kulun Rabbinin vaadinden şüphe ederek vahyin gösterdiği yolu terk etmesidir.
✒️Bu sebeple mümin, şartlar ağırlaştığında Allah’ın vaadine daha sıkı sarılır. Gecikmiş görünen şeyler sebebiyle acele etmez;
insanların çokluğuna veya bâtılın geçici kuvvetine aldanmaz. Bilir ki Allah’ın hükmü mutlaka gerçekleşecek, hak sonunda üstün gelecek ve herkes dünyada gönderdiğinin karşılığını ahirette bulacaktır.
🖊Öyleyse kurtuluş isteyen kimse, Rabbinden gelen haberi tasdik etmeli, O’nun vaadine güvenmeli ve bu vaatlerin gerçekleşeceği güne imanla hazırlanmalıdır. Zira Allah’ın vaadi haktır; O’nun sözünden daha doğru hiçbir söz yoktur. | 184 | 1 | 0 | 3 | Loading... | |
📖 EHLİ SÜNNETİN İTİKADESASLARI
3️⃣. ESAS /🔤🔤
☝️Kaderin hayrı ve şerri Allah'tandır.
🟡Allah Teâlâ'nın Kalpleri Mühürlemesi:
خَتَمَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ وَعَلَىٰ سَمۡعِهِمۡۖ وَعَلَىٰۤ أَبۡصَـٰرِهِمۡ غِشَـٰوَةࣱۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ عَظِیمࣱ ٧
🔵"Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir; gözlerinde de perde vardır. Onlar için büyük bir azap vardır."
(Bakara, 7)
🟠Kalbin mühürlenmesi, kişinin küfrü ve isyanında ısrarı neticesinde Allah'ın onu hidayetten mahrum bırakmasıdır. Bu, Allah’ın adaletidir; zira O, hiçbir kulunu zulmen saptırmaz.
🔵Allah Dilediğini Hidayete Erdirir, Dilediğini Saptırır:
فَیُضِلُّ ٱللَّهُ مَن یَشَاۤءُ وَیَهۡدِی مَن یَشَاۤءُۚ وَهُوَ ٱلۡعَزِیزُ ٱلۡحَكِیمُ ٤
🟣"Allah dilediğini saptırır, dilediğini hidayete erdirir. O, Azîz’dir, Hakîm’dir." (İbrahim, 4)
🟩Hidayet Allah’ın elindedir. Allah dilediğini hidayete erdirir.
〰️Allah Şeytanları, İman Etmeyecekleri Saptırmak İçin Gönderir:
أَلَمۡ تَرَ أَنَّاۤ أَرۡسَلۡنَا ٱلشَّیَـٰطِینَ عَلَى ٱلۡكَـٰفِرِینَ تَؤُزُّهُمۡ أَزࣰّا ٨٣
📎“Görmedin mi ki biz şeytanları kâfirlerin üzerine saldık; onları kışkırtıp duruyorlar.”
(Meryem, 83)
إِنَّهُۥ لَیۡسَ لَهُۥ سُلۡطَـٰنٌ عَلَى ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ یَتَوَكَّلُونَ ٩٩
✳️ "Gerçek şu ki, şeytanın, iman eden ve sadece Rablerine tevekkül edenler üzerinde bir etkisi yoktur."
(Nahl, 99)
🔽Şeytanlar, sadece iman etmeyenleri saptırabilir. Müminlere zarar veremezler; çünkü bu ancak Allah’ın izniyle olur.
➖Mahlûkatın Meşîeti Allah’ın Meşîetine Tabidir:
وَمَا تَشَاءُونَ إِلَّا أَن يَشَاءَ اللَّهُ ۚ إِنَّ اللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمًا ٣٠
▫️"Siz dileyemezsiniz, ancak Allah dilerse (o olur). Allah Alîm’dir, Hakîm’dir." (İnsan, 30)
▫️Kulların iradesi yaratılmıştır; kul ister ama yaratan Allah’tır. Bu da Allah’ın mutlak kudretini gösterir.
▫️Allah’ın Cennettekileri ve Cehennemlikleri Yarattığını Bildiren Hadisler:
إِنَّ اللَّهَ ﷿ خَلَقَ خَلْقَهُ فِي ظُلْمَةٍ، فَأَلْقَى عَلَيْهِمْ مِنْ نُورِهِ، فَمَنْ أَصَابَهُ مِنْ ذَلِكَ النُّورِ اهْتَدَى، وَمَنْ أَخْطَأَهُ ضَلَّ..
سنن الترمذي - ت شاكر ٥/٢٦
▫️“Allah mahlukatı karanlıklar içinde yarattı, sonra onlara nurundan saçtı. Kime o nur isabet ettiyse hidayete erdi, kime isabet etmediyse saptı.”
▫️Allah, kullarını yaratmadan önce onların kaderlerini yazmıştır.
➖ Kalem Her Şeyi Yazdı:
كَتَبَ اللهُ مَقَادِيرَ الْخَلَائِقِ قَبْلَ أَنْ يَخْلُقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ بِخَمْسِينَ أَلْفَ سَنَةٍ
صحيح مسلم - ط التركية ٨/٥١
▫️“Allah, gökleri ve yeri yaratmadan ellibin yıl önce mahlukatın kaderini yazdı.” (Müslim)
➖Her Çocuğun Fıtrat Üzere Doğduğuna İman:
مَا مِنْ مَوْلُودٍ إِلَّا يُولَدُ عَلَى الْفِطْرَةِ، فَأَبَوَاهُ يُهَوِّدَانِهِ، وَيُنَصِّرَانِهِ...
صحيح البخاري - ط السلطانية ٨/١٢٣
▫️“Her çocuk fıtrat üzere doğar. Sonra annesi babası onu Yahudi, Hristiyan veya Mecusi yapar.”
(Buhârî)
▫️Hayır ve Şer ile Kadere İman Etmedikçe İman Sahih Olmaz:
▫️وَتُؤْمِنَ بِالْقَدَرِ خَيْرِهِ وَشَرِّهِ
صحيح مسلم - ط التركية ١/٢٨
➰“Hayrı ve şerriyle kadere iman edinceye kadar (iman etmiş sayılmazsın).”
(Müslim, İman, 8)
🟠Bilmiş ol ki, yukarıda zikredilen başlıkların bir kısmı daha önce tafsilatlı olarak açıkladığımız Ehl-i Sünnet vel-Cemaat’in kader inancının bir özeti (muhtasarı) mahiyetindedir. Konunun daha fazla uzamaması ve gereğinden fazla detaya girilmemesi için bu kadar bilginin yeterli olduğu kanaatindeyiz.
🟣Bu inanç, Ehl-i Sünnet vel-Cemaat’in kader anlayışının temel esaslarını teşkil eder. Zira bu meseleler hem Kur’ân ve sahih hadislerle, hem de sahabe ve selef imamlarının açık ve kesin ifadeleriyle sabittir.
🇸🇦Daha fazla bilgi ve delil isteyenler için, bu konuda önemli kaynaklardan bazılarını tavsiye edebiriz:
✍️İmam Firyâbî’ninKitâbü’l-Kader
✍️ İmam İbn Batta’
el-İbânetü’l-Kübrâ
✍️ İmam el-Âcurrîeş-Şerîʿa
🪶Bu konuyu ele aldığımız bu bölüm burada nihayete ermiştir. Allah Teâlâ’dan bizleri ve tüm Müslümanları sahih itikat üzere sabit kılmasını dileriz.
وَاللَّهُ الْمُوَفِّقُ وَالْهَادِي إِلَى سَوَاءِ السَّبِيلِ
💡Konunun devamını arşivimizden takip edebilirsiniz. | 184 | 3 | 0 | 4 | Loading... | |
📖 EHLİ SÜNNETİN İTİKADESASLARI
3️⃣. ESAS /🔤🔤
☝️Kaderin hayrı ve şerri Allah'tandır.
Kader Konusunda Konuşmak ve Tartışmaktan Sakındırmak İle İlgili Bazı Selef imamlarının sözleri
🔽“لَا یُسۡـَٔلُ عَمَّا یَفۡعَلُ وَهُمۡ یُسۡـَٔلُونَ ٢٣”
〰️ "O (Allah), yaptıklarından sorguya çekilmez; onlar ise sorguya çekileceklerdir."
(Enbiyâ, 23)
⏮ İmam Ahmed b. Hanbel ☝️ :
“Kader, Allah'ın sırrıdır. Onunla uğraşmak bid’attir; onu sormak günahtır; onu anlamaya çalışmak sapıklıktır.”
Lâlekâî, Şerhu Usûli İ’tikâdi Ehli’s-Sünne, no: 814
➖ Bir adam İmam Malik’e ☝️ kaderi sordu. İmam Malik dedi ki:
“Kader, Allah'ın sırrıdır. Allah sırrını kimseye açmamıştır. Sana düşen, teslim olmak ve iman etmektir. Allah, yaptığı işlerden sorguya çekilmez; ama insanlar çekilir.”
Şerh Usûli İ’tikâd, Lâlekâî, 3/530
➖ Fudayl b. Iyâd ☝️ :
"Allah’ın kaderine razı olmayan, Allah’ın rubûbiyetini tanımamış olur."
Sıfatu’s Safve, 2/199
➖Süfyan es-Sevrî ☝️ :
“Kader, Allah’tandır. Kulun yaptığı her şey Allah’ın takdiriyledir. Onun hükmüne razı olmak, teslimiyetin zirvesidir.”
Eş-Şerî’a, el-Âcurî, 1/448
🔽Kader meselesi, akılla tüm yönleriyle kavranamayacak, derinliği olan bir ilahî sırdır. Bu nedenle sahâbe, ve selef imamları kader hakkında derin tartışmalardan sakındırmış, teslimiyet gösterip bu konunun tafsilatına girmemeyi tavsiye etmişlerdir. Kader, akıl sınırlarını aşan, sadece Allah’ın ilminde olan bir meseledir. | 208 | 6 | 0 | 3 | Loading... | |
🧕Ey Kızım.. Rabbine giden yol
🎀5. Bölüm2️⃣
✨Ey gönlümün çiçeği…
▶️İnsan uzun bir yolculuğa hazırlık yaparken günlerce düşünür. Yanına yiyeceğini alır, suyunu alır, bineğini hazırlar. Fakat ömrünün en uzun yolculuğu olan kabir yolculuğu için ne hazırladığı üzerinde çoğu zaman durmaz. Hâlbuki Allah Teâlâ, en hayırlı hazırlığın ne olduğunu tek bir cümlede açıklamıştır:
📎فَإِنَّ خَيْرَ الزَّادِ التَّقْوَى
📎"Azığın en hayırlısı takvâdır."
🎀Bu azık ne çürür, ne tükenir, ne de kabirde sahibini terk eder. Takvâ, müminin kabirde yoldaşı, mahşerde ziyneti, sıratta nuru ve Allah'ın izniyle cennete ulaştıran en büyük sermayesidir. İşte bunun için Selef, mallarını koruduklarından daha fazla kalplerini korumuş, insanların övgüsünden daha çok Allah'ın rızasını önemsemiş ve amellerinin çokluğundan önce takvâlarını muhafaza etmeye çalışmıştır.
🎀Ey gözümün nuru…
🎀Takvâ, sadece kulun günahlardan uzak durması değildir. Takvâ, her şeyden önce kalbin yalnız Allah'a bağlanması, ibadetin yalnız O'na tahsis edilmesi ve O'na ortak koşulan her şeyden uzak durulmasıdır. Bunun içindir ki Selef-i Sâlihîn, takvânın ilk basamağını tevhid ve ihlâs olarak görmüşlerdir. Çünkü şirkten arınmayan bir kalbin, gerçek takvânın tadını bulması mümkün değildir.
Muâz b. Cebel radıyallahu anh şöyle demiştir:
🌟يُحْبَسُ النَّاسُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فِي بَقِيعٍ وَاحِدٍ، فَيُنَادِي مُنَادٍ: أَيْنَ الْمُتَّقُونَ؟ فَيَقُومُونَ فِي كَنَفِ الرَّحْمَنِ، لَا يَحْتَجِبُ اللَّهُ مِنْهُمْ وَلَا يَسْتَتِرُ. قُلْتُ: مَنِ الْمُتَّقُونَ؟ قَالَ: قَوْمٌ اتَّقَوُا الشِّرْكَ وَعِبَادَةَ الْأَوْثَانِ، وَأَخْلَصُوا لِلَّهِ الْعِبَادَةَ، فَيَمُرُّونَ إِلَى الْجَنَّةِ.
🌟"Kıyamet günü insanlar bir yerde toplanıp bekletilir. Bir münâdî: 'Takvâ sahipleri nerededir?' diye seslenir. Bunun üzerine takvâ sahipleri Rahmân'ın himayesinde ayağa kalkarlar. Allah onlardan perdelenmez ve onlardan gizlenmez."
Muâz'a:
🌸"Takvâ sahipleri kimlerdir?" diye sorulunca şöyle cevap verdi:
🤎"Onlar şirkten ve putlara ibadet etmekten sakınan, ibadetlerini yalnız Allah'a ihlâsla yapan kimselerdir. Sonra cennete doğru geçerler."
💌İbn Ebî Hâtim, nr. 61.
💕Ey yavrum…
💕Bu rivayet üzerinde uzun uzun düşün.
🤩Muâz radıyallahu anh, takvâyı anlatırken ilk olarak gece namazından bahsetmedi...
🤩Sadakadan bahsetmedi...
🤩Nafile oruçlardan da bahsetmedi...
🌟İlk olarak şirki terk etmeyi anlattı.
🗺️Çünkü bir bina temelsiz ayakta durmadığı gibi, tevhidsiz bir takvâ da ayakta durmaz. Kalp önce Allah'ı birleyecek, ibadeti yalnız O'na tahsis edecek, sonra O'nun emirlerini yerine getirmek için gayret edecektir. İşte Selef'in anladığı takvâ budur.
🎀Takvâ sahibi insan, insanlardan önce Rabbinin kendisine baktığını bilir. Övgü için değil, kabul edilmek için amel eder. İnsanların görmediği yerde de Rabbinin gördüğünü unutmaz. Çünkü onun gayesi insanların takdiri değil, Allah'ın rızasıdır.
🗝İşte bunun için kıyamet günü bütün insanlar beklerken, ilk çağrılanlar makam sahipleri olmayacaktır...
▫Mal sahipleri olmayacaktır...
▫Dünyada alkışlananlar olmayacaktır...
🧶İlk çağrılanlar, kalplerini şirkten temizleyen ve ibadetlerini yalnız Allah için yapan takvâ ehli olacaktır. | 235 | 6 | 0 | 5 | Loading... | |
📖 EHLİ SÜNNETİN İTİKADESASLARI
3️⃣. ESAS /🔤🔤
☝️Kaderin hayrı ve şerri Allah'tandır.
🔔Kader Konusunda Konuşmak ve Tartışmaktan Sakındırma
◀️عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ: خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ عَلَى أَصْحَابِهِ وَهُمْ يَتَذَاكَرُونَ شَيْئًا مِنَ الْقَدَرِ، فَخَرَجَ مُغْضَبًا كَأَنَّمَا فُقِئَ فِي وَجْهِهِ حَبُّ الرُّمَّانِ فَقَالَ: «أَبِهَذَا أُمِرْتُمْ؟ أَوَمَا نُهِيتُمْ عَنْ هَذَا؟ إِنَّمَا هَلَكَتِ الْأُمَمُ قَبْلَكُمْ فِي هَذَا، إِذَا ذُكِرَ الْقَدَرُ فَأَمْسِكُوا، وَإِذَا ذُكِرَ أَصْحَابِي فَأَمْسِكُوا، وَإِذَا ذُكِرَتِ النُّجُومُ فَأَمْسِكُوا»
الإبانة الكبرى - ابن بطة ٣/٢٣٩
🅰️... Ebû Zerr 💛 dedi ki: "Bir gün Rasûlullah 🤍 kaderden bir konuyu tartışan ashâbının yanına çıkageldi. Öfkeden yüzü sanki nar gibi kızarmıştı. Rasûlullah 🤍 : "Siz bununla mı emrolundunuz? Size bunu yasaklamamış mıydım? Sizden önceki ümmetler, bu konuda helâk oldu. Kader'den bahsedildiğinde susun. Ashabımdan bahsedildiğinde susun. Yıldızlardan bahsedildiğinde susun" buyurdu.
〰️قَالَ ابْنُ أَبْزَى: «بَلَغَ عُمَرَ أَنَّ نَاسًا تَكَلَّمُوا فِي الْقَدَرِ، فَقَامَ خَطِيبًا، وَقَالَ: يَا أَيُّهَا النَّاسُ، إِنَّمَا هَلَكَ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ فِي الْقَدَرِ وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ لَا أَسْمَعُ بِرَجُلَيْنِ تَكَلَّمَا فِيهِ إِلَّا ضَرَبْتُ أَعَنَاقَهُمَا قَالَ: فَأَمْسَكَ النَّاسُ حَتَّى نَبَغَتْ نَابِغَةُ أَوْ نَبْغَةُ الشَّامِ»
الإبانة الكبرى - ابن بطة ٤/٣٠٩
✔️... İbn Ebzâ dedi ki:: "Ömer'e 💛, bazı insanların kader hakkında konuştuğu haberi gelince, hutbe vermek için ayağa kalktı ve şöyle dedi: "Ey insanlar! Sizden öncekiler, ancak kader konusunda tartışmaktan dolayı helâk oldu. Canım elinde olan Allah'a yemin olsun ki, kader hakkında konuşan iki kişiyi duyarsam mutlaka onların boyunlarını vururum." Bunun üzerine insanlar, Şam'da bu olay ortaya çıkıncaya kadar bir daha konuşmadılar. "
〰️... إِسْمَاعِيلَ بْنِ رَجَاءِ، عَنْ أَبِي الْخَلِيلِ، قَالَ: «كُنَّا نَتَحَدَّثُ عَنِ الْقَدَرِ، فَوَقَفَ عَلَيْنَا ابْنُ عَبَّاسٍ فَقَالَ: إِنَّكُمْ قَدْ أَفَضْتُمْ فِي أَمْرٍ لَنْ تُدْرِكُوا غَوْرَهُ»
الإبانة الكبرى - ابن بطة ٤/٣١٠
🟣... İsmail bin Raca'dan; Ebû'l Halil dedi ki: "Biz kaderden bahsederken, İbn Abbas 💛 yanıbaşımıza geldi ve: "Siz, dibini bulamayacağınız bir konuya dalmışsınız" dedi.
✏️عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ أَبِي هِنْدَ، أَنَّ عُزَيْرًا، سَأَلَ رَبَّهُ عَنِ الْقَدَرِ، فَقَالَ: «سَأَلْتَنِي عَنْ عَمَلِي، وَعُقُوبَتِي، لَكَ أَنْ لَا أُسَمِّيَكَ فِي الْأَنْبِيَاءِ»
الإبانة الكبرى - ابن بطة ٤/٣١١
⏮... Süfyan'dan; Davud bin Ebû Hind'in rivayet ettiğine göre Uzeyr 🤍 , Rabbine kader konusunu sorunca, Allah şöyle buyurdu: "Bana sadece benim bilebileceğim bir şeyi mi soruyorsun? Ceza olarak peygamberler arasında senin adını anmayacağım!"
🔽حَدَّثَنَا الْأَوْزَاعِيُّ، عَنْ عَبْدَةَ بْنِ أَبِي لُبَابَةَ قَالَ: «عَلِمَ اللَّهُ مَا هُوَ خَالِقٌ وَمَا الْخَلْقُ عَامِلُونَ، ثُمَّ كَتَبَهُ ثُمَّ قَالَ لِنَبِيِّهِ ﴿أَلَمْ تَعْلَمْ أَنَّ اللَّهَ يَعْلَمُ مَا فِي السَّمَاءِ وَالْأَرْضِ إِنَّ ذَلِكَ فِي كِتَابٍ إِنَّ ذَلِكَ عَلَى اللَّهِ يَسِيرٌ﴾ [الحج: ٧٠]»
الإبانة الكبرى - ابن بطة ٤/٣١٦
🔽... Evzaî'den ☝️; Abde bin Ebi Lübabe dedi ki: "Allah, ne yaratacağını ve yarattıklarının ne yapacağını bilendir. Sonra bunu yazdı ve peygamberlerine şöyle buyurdu: "Bilmez misin ki, kuşkusuz Allah gökte ve yerde ne varsa hepsini bilir. Kuşkusuz bunların hepsi bir kitapta (Leuh-i Mahfuz'da)dır. Şüphesiz bu, Allah'a göre çok kolaydır." (Hac,70) | 253 | 5 | 0 | 5 | Loading... |

