fa
Feedback
Kalp Huzuru

Kalp Huzuru

رفتن به کانال در Telegram

نمایش بیشتر
کشور مشخص نشده استدسته بندی مشخص نشده است
231
مشترکین
اطلاعاتی وجود ندارد24 ساعت
+17 روز
+130 روز
آرشیو پست ها
2. STRES Stres: sükunet ve huzurun zıddıdır. Gergin olma ve korkma özelliği bulunan psikolojik bir hastalıktır. Bu, ya belirli şeyler ya da bilinmeyen şeylerden dolayı olabilir. Kronik de olabilir. Allah'a sığınırız. Stres, normal olarak, belirli şartlar karşısında herkesin başından geçen bir olaydır. STRESİN BELİRTİLERİ 1- Kalp ağrıları ve kalp atışlarının düzensiz hale gelmesi. 2- Baş dönmesi ve denge kaybı. 3- Devamlı ve şiddetli baş ağrısı. 4- Uyku düzensizliği ve şiddetli uykusuzluk. 5- Hafıza zayıflığı ve düşünme zorluğu. STRESİN SEBEPLERİ En önemli sebepler şunlardır: 1- Korku ve endişe içinde olmak, bilinen ve bilinmeyen şeylerden kötülük beklemek. 2- İnsanın, eğilimleriyle, bunlara engel olan şart ve kayıtlar arasında mücadele etmesi. 3- Zihni veya bedeni yorgunluk. Bunlar birbirlerine bağlantılıdır. Stresin süresi uzadıkça, kronik hale gelir, yorgunluk belirtileri artar. Kalp hastalığı, tansiyon, mide ve bağırsak ülseri, kolit ve birçok hastalık gibi rahatsızlıklar ortaya çıkar. Allah'a sığınırız. STRESİN TEDAVİSİ Stres, huzur ve sükunetin zıddı olduğuna göre ondan korunma ve onu tedavi etme Allah'ın Kitab'ıyla ve Rasulünün Sünneti'yledir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Bilesiniz ki, kalpler ancak, Allah'ı anmakla huzur bulur." (Rad 28) Eğer stresin sebebi, korku ve endişe ise, İslam bu probleme çare bulmuştur. İnsanın korkusu başlıca üç şeyden meydana gelir. Rızık, ölüm, mutluluk ve mutsuzluk. Yüce Alla bunlar için garanti vermiştir. O, rızık hakkında şöyle buyurmuştur: "Nice canlı var ki, rızkını (yanında) taşımıyor. Onlara da size de rızık veren Allah'tır. O, her şeyi işitir ve bilir." (Ankebut 60) "Şüphesiz rızık veren, güç ve kuvvet sahibi olan ancak Allah'tır." (Zariyat 58) Ölüm hakkında şöyle buyurmuştur: "O, yaşatan ve öldürendir, gecenin ve gündüzün değişmesi O'nun eseridir. Hala aklınızı kullanmaz mısınız?" (Zariyat 22) Mutluluk ve mutsuzluk, zarar ve fayda da böyledir. Bunların hepsi, tek olan Allah'ın elindedir. Bunlar, insan için, daha anasının karnındayken yazılıp belirlenmiştir. Stresin sebebi, nefiste istekleriyle, bunlara sınır getiren kayıt ve şartlar arasındaki bir mücadeleyse, Kur'an, Müslümanı hakka tabi olmak üzere yetiştirmiş ve bu istekleri uygun olan yerlere yerleştirmiştir. İslam, nefsin istekleriyle çatışmamıştır, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Ben yatarım da kalkarım da, bazen oruç tutarım bazen tutmam, benim de hanımlarım var. Kim Sünnetimden uzak dururarsa o benden değildir." Namaz, zikir ve Kur'an okumak gibi, ibadetler de öyledir. Bunların hepsi, gönle huzur ve sükunet verir. Kişiyi, Yüce Allah'la irtibata geçirir, ona ruhi bir güç verir. Korkmaya sebep olan şeylerden uzaklaştırır. Yalnızlık duygusunu yok eder. Çünkü insan doğrudan doğruya Rabbiyle irtibat halindedir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem birşeyden dolayı üzüldüğünde: "Bilal! Bizi namazla rahatlat" derdi. Yine O şöyle buyurmuştur: "Namaz gözümün nurudur." Namaz kalbin rahatlatıcısı ve gözün nurudur. Böyle durumlarda da kişi yalnız kalmamaya dikkat etmelidir. Çünkü yalnız kaldıkça ve bir işle de ilgilenmedikçe endişe ve korkular daha da artar ve büyür. Allah'a sığınırız. Allah'tan af ve afiyet istiyoruz. @KalpHuzuru

Allah'ın izniyle "Stres" ile alakalı bazı paylaşımlarımız olacak. @KalpHuzuru

⬇️ Şu ondört ilaç da üzüntü, gam, tasa ve depresyon hastalığı içindir: 1- Rabbin tek olduğuna inanmak. 2- İlahın tek olduğuna inanmak. 3- Yüce Rabbi, kullarına haksızlık yapmayacağından ve sebepsiz yere, onları hesaba çekeceğinden tenzih etmek. 4- Kulun, kendisinin haksız olduğunu itiraf etmesi. 5- Yüce Allah'a en sevimli isimleriyle yalvarıp yakarmak. "Hayy" ve "Kayyum" bunların özü durumundadır. 6- Sadece Allah'tan yardım istemek. 7- Kulun, Allah'tan umduğunu ikrar etmesi. 8- Allah'a dayanıp güvenmek ve her şeyi O'na havale etmek. İşinin O'nun elinde olduğunu ve O'nun dilediği şekilde hareket edeceğini, O'nun hükmünün geçerli olduğunu ve hakkında adaletle hükmedeceğini itiraf etmek. 9- Kalbinin Kur'an bahçelerinde dolaşması, şüphe ve şehvet karanlıklarında onunla aydınlanması. 10- İstiğfar 11- Tevbe. 12- Cihad. (Cihad sadece silahla yapılmaz, Cihad aynı zamanda şeytan ve nefisle de yapılması gerekir ki bunlar silahla cihad yapmaktan önce gelir.) 13- Namaz. 14- Kendisinin güç ve kuvveti olmadığını, güç ve kuvvetin ancak Yüce Allah'ta olduğunu bilmek. 📍 Son olarak depresyon iç sebeplerden kaynaklanıyorsa yukarda dendiği gibi Bu sebepler, insanın içerden organik yapısıyla ilgili olanlardır. Mesela: Beyin hücreleri, tiroid, hormon eksikliği veya vitamin eksikliği. Bu durumda bir hekime başvurmak gerekmektedir. En doğrusunu Allah bilir. Allah'tan af ve afiyet istiyoruz. @KalpHuzuru

7- Ebu Said el Hudri radiyallahu anh dedi ki: Bir gün Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem mescide girdi. Bir de ne görsün Ensardan olan Ebu Umame içerde. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ona: "Ey Ebu Umame! Seni niye namaz vaktinin dışında mescidde görüyorum?" dedi. Ebu Umame: "Üzerime çöken üzüntü ve borçlar yüzünden ey Allah'ın Rasulü" dedi. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Sana bazı sözler öğreteyim de, onları söylediğinde, Allah senin üzüntünü gidersin ve sana borcunu ödeme imkanı versin" dedi. Sabah ve akşam şunları söyle: اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ، وَالْعَجْزِ وَالْكَسَلِ، وَالْبُخْلِ وَالْجُبْنِ، وَضَلَعِ الدَّيْنِ وَغَلَبَةِ الرِّجَالِ "Allah'ım! Keder ve hüzünden, acizlik ve tembellikten, cimrilik ve korkaklıktan, borcun belimi bükmesinden ve insanların bana galip gelmesinden Sana sığınırım." Devamında Ebu Umame radiyallahu anh dedi ki: "Ben bunu yaptım. Yüce Allah, üzüntü ve kederimi giderip bana borcumu ödeme imkanı verdi." (İmam Buhari) 8- İbn Abbas radiyallahu anh'tan nakledilen bir hadis şöyledir: "Kim devamlı istiğfar ederse, Allah, o kimsenin, her türlü kederini sevince, her türlü sıkıntısını rahatlığa çevirir ve ummadığı yerden ona rızık gönderir." (Ebu Davud) 9- İbn Abbas radiyallahu anh şöyle dedi: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kimin gam ve kederi çok olursa: "'La havle ve la kuvvete illa billah' 'Güç ve kuvvet ancak Allah'tandır' sözünü çok söylesin." (Buhari-Muslim) Devamı gelecek inşaAllah. @KalpHuzuru

DEPRESYONA KARŞI TEDAVİ Depresyon, psikolojik hastalıklardan olduğuna göre, özellikle, sebepleri dıştan olursa, onun tedavisi Kur'an ve Sünnetledir. Hastaya, Allah'a ve kadere iman etmesi, sabredenlere ecir verileceği söylenir bunun yanında da olumlu, yapıcı şeyler söylenir ve kişinin olumlu düşünmesi sağlanır. Ashabın ve buna benzer kimselerin hayatlarına dair örnekler verilir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in üzüntü, keder ve stresi tedavide uyguladığı zikir ve duaları bol bol okuması tavsiye edilir. Bu zikir ve dualardan bazıları şunlardır: 1- İbn Abbas radiyallahu anh dedi ki: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem tasa anında şöyle derdi: لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ الْعَظِيمُ الْحَلِيمُ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَرَبُّ الْأَرْضِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْكَرِيمِ Azim ve Halim olan Allah'tan başka hak ilah yoktur. Aşr'ın Yüce Rabbi Allah'tan başka hak ilah yoktur. Aşr'ın Kerim Rabbi, Yerin Rabbi ve Göklerin Rabbi Allah'tan başka hak ilah yoktur." (Buhari-Muslim) 2- Enes radiyallahu anh şöyle dedi: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in canı sıkıldığında şöyle derdi: يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ بِرَحْمَتِكَ أَسْتَغيثُ "Ey Hayy ve Kayyum olan (diri ve her şeyin idarecisi olan Allah'ım!) Rahmetinle Senden yardım istiyorum." (Tirmizi) 3- Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Üzgün kişinin yapacağı dualar şunlardır: يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ بِرَحْمَتِكَ أَسْتَغيثُ أَصْلِحْ لِي شَأْنِيَ كُلَّهُ وَلاَ تَكِلْنِي إِلَى نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ "Allah'ım! Senin rahmetinle yardım isterim. Tüm işlerimi ıslah et ve beni göz açıp kapayacağım kadar bile nefsime (kendime) bırakma. (Hakim Mustedrek) 4- Esma binti Umeysa radiyallahu anha şöyle demiştir: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bana: "Sıkıntı ve üzüntü anında söyleyeceğin sözleri sana öğreteyim: اللَّهُ اللَّهُ رَبِّي لاَ أُشْرِكُ بِهِ شَيْئاً Allah'ım, Allah'ım Rabbim! Sana hiçbir şeyi ortak koşmam. (Ebu Davud) Başka bir nakilde bu sözü yedi defa söylediği şeklindedir. 5- Ebu Musa el Eşari radiyallahu anh dedi ki: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim kederlenir veya üzülürse şu şekilde dua etsin: اللَّهُمَّ إِنِّي عَبْدُكَ، ابْنُ عَبْدِكَ، ابْنُ أَمَتِكَ، نَاصِيَتِي بِيَدِكَ، مَاضٍ فِيَّ حُكْمُكَ، عَدْلٌ فِيَّ قَضَاؤُكَ، أَسْأَلُكَ بِكُلِّ اسْمٍ هُوَ لَكَ، سَمَّيْتَ بِهِ نَفْسَكَ، أَوْ أَنْزَلْتَهُ فِي كِتَابِكَ، أَوْ عَلَّمْتَهُ أَحَداً مِنْ خَلْقِكَ، أَوِ اسْتَأْثَرْتَ بِهِ فِي عِلْمِ الغَيْبِ عِنْدَكَ، أَنْ تَجْعَلَ القُرْآنَ رَبِيعَ قَلْبِي، وَنُورَ صَدْرِي، وَجَلاَءَ حُزْنِي، وَذَهَابَ هَمِّي Allah'ım! Ben Senin kulunum. Erkek ve kadın kullarının çocuğuyum. Allah'ım (kontrolum) Senin elindedir. Hakkımda Senin hükmün geçerlidir. Hakkımdaki takdirin adalettir. Kendini isimlendirdiğin, Kitabında indirdiğin, kullarından birine öğrettiğin veya katında gayb ilminde Kendine has kıldığın Sana ait her İsimle: Kur'an'ı, kalbimin baharı, göğsümün nuru, hüznümün ortadan kalkması ve kederimin gitmesi için (vesile) kılmanı isterim. (İmam Ahmed Musned) 6- Sad bin Ebi Vakkas radiyallahu anh dedi ki: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Zunnun (Yunus aleyhisselam) balığın karnındayken Rabbine şu duayı yapmıştı: لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظّالِمِينَ (Allah'ım!) Senden başka hak ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum. Devamında Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Herhangi bir şey hakkında, bu duayı yapan bir kimsenin, Allah mutlaka duasını kabul eder." (Tirmizi) Başka bir nakile şöyle geçmektedir: "Ben bir söz biliyorum, onu söyleyen bir dertlinin sıkıntısı mutlaka gider." @KalpHuzuru

1. DEPRESYON Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla Depresyon: aşırı üzüntü demektir ve yaygın, hatta en yaygın psikolojik hastalıklarından birisidir. Aşırı olmayan üzüntü ise, Mü'minin bile pek kurtulamadığı, fıtri duygulardan meydana gelir. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Gizli konuşmalar şeytandandır. Bu, iman edenleri üzmek içindir." (Mücadele 10) Üzüntü artar, insana hakim olursa, depresyon haline gelir. DEPRESYON BELİRTİLERİ 1- Sıkıntı ve üzüntü duymak. 2- Yemeğe karşı isteksizlik. 3- Kendini toplayamama, unutkanlık. 4- Uyku bozuklukları ve kilo kaybı. 5- Cinsel isteksizlik. DEPRESYON SEBEPLERİ 1- Dış sebepler. 2- İç Sebepler. DIŞ SEBEPLER Bunlar, dünya olayları gibi, insanın tamamen kendi dışında meydana gelen sebeplerdir. Mesela: değerli bir şeyin kabedilmesi, maddi yönden sıkıntılara uğramak vb. İnsanın imanla ilgili bir sığınağı olmazsa, depresyon safhasına varacak kadar birçok merhaleden geçer. İÇ SEBEPLER Bu sebepler, insanın içerden organik yapısıyla ilgili olanlardır. Mesela: Beyin hücreleri, tiroid, hormon eksikliği veya vitamin eksikliği. Devamı gelecek inşaAllah. @KalpHuzuru

Allah'ın izniyle "Depresyon" ile alakalı bazı paylaşımlarımız olacak. @KalpHuzuru

Allah nasip ederse bugün evinizde korunma amaçlı cinlere, şeytanlara karşı kolayca uygulayabileceğiniz faydalı bir yöntem paylaşacağız. @KalpHuzuru

Said bin Museyyeb rahimehullah dedi ki: Abdurrahman bin Semure bin Cundub radiyallahu anh'dan naklederek şöyle dedi: "Biz Medine de Suffa da otururken Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem geldi ve ayağa kalkıp bize şöyle hitap etti: 'Dün gece tuhaf bir rüya gördüm: Ölüm meleği, ümmetimden birinin ruhunu almaya geldi, ancak anne-babasına yaptığı iyilik ölüm meleğine engel oldu. Ümmetimden birini gördüm, kabir azabı ona açılmıştı. Ancak (ibadet için aldığı) abdesti geldi ve onu bundan kurtardı. Ümmedimden başka birini de şeytanlar kuşatmıştı, zikir geldi ve şeytanları kovdu. Ümmetimden birini gördüm, azap melekleri onu korkutuyordu. Namazı geldi ve onu, o meleklerin elinden kurtardı. Ümmetimden birini gördüm, susuzluktan dili dışarı çıkmıştı. Havuza ne zaman yaklaşsa kendisine engel olunuyor ve oradan kovuluyordu. Ramazan orucu geldi ve onu suya kavuşturdu. Ümettimden birini gördüm, Nebiler halka halka oturmuşlardı. Onlara yaklaşmak isteyince kovuluyordu. Cünüplükten arınmak için aldığı gusül abdesti geldi, onu elinden tuttu ve benim yanıma oturttu. Yine ümmetimden birini gördüm, onun önü arkası, sağı, solu, üstü, altı hep karanlıktı. O ise şakın şakın halde bulunuyordu. Haccı ve umresi geldi, onu karanlıklardan çıkarıp nur'a soktu. Ümmetimden birini gördüm, ateşten ve kıvılcımlarından korunmak için eliyle kendini koruyordu. Sadaka geldi ve onunla ateş arasına kalkan oldu. Ümmetimden birini gördüm, Mü'minlerle konuşmak isityor ancak Mü'minler onunla konuşmuyorlardı. Sılah-i rahim geldi ve: 'Ey Mü'minler topluluğu! Onunla konuşun' dedi ve onlar da bu kişi ile konuştular. Ümmetimden birini gördüm, Cehennem zebanileri etrafını çevirmişlerdi. Emr-i bil Maruf, nehy-i anil mumkeri onu zebanilerin elinden kurtardı ve rahmet meleklerinin yanına götürdü. Ümmetimden birini gördüm, dizleri üzerinde oturmuş, onunla Allah arasında bir perde var. Derken güzel ahlakı geldi, sayfasını yakalayıp sağ tarafına koydu. Ümmetimden birini gördüm, sayfası sola gidiyordu, Allah korkusu geldi, sayfasını yakalayıp sağ tarafına koydu. Ümmetimden birini gördüm, misanı hafif geliyordu. Ölmüş çocukları geldi ve o mizanı ağırlaştırdı. Ümmetimden birini gördüm, Cehennemin kenarında duruyordu. Allah'a beslediği umut geldi ve onu kurtardı o da geçip gitti. Ümmetimden birini gördüm, Cehenneme yuvarlanıyordu. Allah için akıttığı gözyaşları geldi, onu oradan çıkardı. Ümmetimden birini Sırat'ta dururken gördüm, hurma dalının şiddetli rüzgarda sallanması gibi titriyordu. Allah'a olan hüsn-ü zannı geldi, titremesi durdu ve geçip gitti. Ümmetimden birini Sırat'ta gördüm. Bazen sürünüyor, bazen emekliyor, bazen de takılıp düşüyordu. Bana olan salavatı geldi. Onu ayakları üzerinde durdurdu ve kurtardı. Ümmetimden birini gördüm. Cennetin kapısına kadar gelmişti ancak kapı yüzüne kaptılmıştı. La ilahe illallah şehadeti geldi ve kapılar açıldı, onu Cennete sokru.'" | Bu hadisi Hafız Ebu Musa el Medeni "et Tergib fi'l Hisali'l Munaciye ve't terhib Mine'l Hilali'l Muradiye" adlı eserinde nakletmiştir. O, kitabının konusunu bu hadis üzerine bina etmiş ve bu hadisin şerhini yapmıştır. O rahimehullah şöyle demiştir: "Bu hadis hasen hadistir. @KalpHuzuru

Muhakkak ki şeytanlar insanlara düşman olmalarından dolayı onları abluka altına alır. Öfke dolu düşmanları tarafından kuşatılmış bir insan hakkında ne düşünülür? Her şeytan gücü yettiği oranda insanlara kötülük yamaya ve eziyet vermeye güç yetirir. İşte bu şeytan güruhunu dağıtmanın tek yolu Allah'ı zikretmektir. (Zikretmek istediğimiz bir hadis var) Zikredeceğimiz bu değerli ve azametli hadisi her Müslümanın ezberlemesi gerekir. Biz umumi bir fayda ve insanların buna ihtiyacından dolayı bu hadisi uzunluğu ile beraber zikredeceğiz. İnşaAllah. @KalpHuzuru

Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla İnsanı ümitsizliğe düşürmek şeytanın savaşta kullandığı bir silahtır. Bununla asla mukayese edilmeyecek büyüklükte iki silahı daha var: YAYGARA ÇIKARMAK VE SARSMAK. Allahu Ekber! Müthiş bir çarpışma... Ortalık toz duman. Etrafı görebilmek nerdeyse mümkün değil. Her tarafta batıl için yükselen, batıla davet eden şeytani sesler... Kur'an hususunda şüpheye düşürmeye çalışan sayısız sesler. Sapık fikirler, muhtelif görüşler.. Her şeyi mübah bilmeye davet eden çağrıcılar... Şu gezegenin her yanından yükselen korkunç ve çirkin bir ses: "Hakkı yok edin, hakkı yok edin." "Sesinle onlardan gücünün yettiği kimseleri yerlerinden oynar." (İsra 64) Allahu Ekber! Savaş alanının her tarafında atlar... Batılın savaş atları. Her yanı doldurmuş, nallarıyla her yeri çiğniyorlar. Hakkı yok etmek için dönüyorlar ve yüksek sesle kişniyorlar. Değişik renk ve şekillerde kendilerini batıla satmış, batıl davete sounmuş insalar, işte batılın atları. Silahlarını doğrultmuş, parmaklarını tetiklere koymuş ve hakka doğru çevirmişler. Gayeleri hakkı yok etmek " "Onlara karşı yaya ve atlılarınla haykırarark yürü." (İsra 64) Allahu Ekber! İşte, hak ile batılın sürekli savaşı... Bu zorlu bir dövüş, çetin bir savaştır. Bunca fitnenin, kargaşanın içinde yorulmuş ancak pes etmeye niyeti olmayan yiğitler, zayıf güçsüz olsalarda, ellerinde silah namına tek bir duaları dillerinde LA HAVLE VELA KUVVETE İLLA BİLLAH nidaları. Yıkıntılar içinde dik durmaya çalışan yiğitler. Karanlıklar içinde ışık olup etrafı iman nuruyla aydınlatmaya çalışan yiğitler. Bunca zorluğun içinden yükselen bir zafer müjdesi. (Ey inananlar zalimlere, yeryüzünde fesat çıkaranlara karşı) gevşemeyin, (yaptıklarından dolayı da) üzülmeyin! Eğer (gerçekten) Mü'minseniz mutlaka onlara galip geleceksiniz (ve inandığınız sürece de galip gelmeye/üstün olmaya devam edeceksiniz). (Ali İmran 139) Yenilsekte, hor görülsekte, fitnelere maruz kalsakta EN ÜSTÜN BİZLERİZ. Allahu Ekber ve Lillahil Hamd @KalpHuzuru

KULU ŞEYTANDAN KORUYAN ŞEYLER En yararlı bilgi, kulu şeytandan koruyan, şerrini baştan savan ve kendisini himaye eden şeyleri bilmektir. Şu on şey insanı, şeytan tehlikesinden korur: 1- İstiaze duası okuyarak şeytandan Allah'a sığınmak. 2- Felak ve Nas surelerini okumak. şeytanın şerrinden Allah'a sığınmada, onu baştan savmada ve ondan korunmada, bu iki surenin şarşırtıcı biçimde etkisi vardır. Bu yüzden Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Koruma talep edenler, bu iki sureyle korundukları kadar başka bir şeyle korunamazlar." (Nesai 5453; Darimi 3440) Son derece yararlı olması nedeniyle Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem her yatmak istediğinde bu iki sureyi mutlaka okurdu. 3- Ayete'l Kursi'yi okumak. Muhammed bin Sirin rahmehullah şöyle demiştir: Ebu Hureyre radiyallahu anh dedi ki: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem beni ramazanda toplanan zekat mallarını korumakla görevlendirdi. Nöbet tuttuğum sırada birisi gelip malları dağıtmaya başladı. Onu yakaladım ve: Seni Allah Rasulüne götüreceğim!" dedim. Hadisin devamında: "Bunun üzerine bana şöyle dedi: "Yatağına girdiğin zaman Ayete'l Kursi'yi oku. Artık Allah'ın himayesine girersin ve sabahlayıncaya kadar şeytan sana asla yaklaşamaz." dedi. Durumu Rasulullah'a anlattım, şöyle buyurdu: "Yalancı biri olduğu halde o sana doğru söyledi. O, bizzat şeytanın kendisiydi." (Buhari 2311) 4- Bakara suresini okumak. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz. Şeytan, içinde Bakara suresi okunan eve giremez." (Muslim 780) 5- Bakara suresinin son iki ayetini (Amene'r Resulü'yü) okumak. Ebu Musa el Ensari dedi ki: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Geceleyin Bakara suresinin son iki ayetini okuyan kimseye bu yeterlidir." (Buhari 4008; Muslm 807) 6- Mu'min suresinin ilk üç ayetini, Ayete'l Kursi ile birlikte okumak. Ebu Hureyre radiyallahu anh dedi ki: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim sabahladığında Mu'min suresinin ilk üç ayetini Ayete'l Kursi ile birlikte okursa akşamlayıncaya kadar bu ikisi onu korur. Kim de akşamladığında onları okursa, sabahlayıncaya kadar onu korur." (Tirmizi 2879; Darimi 3386) 7- Yüz defa "La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh, lehu'l mulku velehu'l hamdu ve huve ala kulli şey'in kadir" duasını okumak. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim günde yüz defa "La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh, lehu'l mulku velehu'l hamdu ve huve ala kulli şey'in kadir" derse, on köleyi özgürlüğüne kavuşturmuş gibi sevap alır, kendisine yüz iyilik sevabı yazılır, yüz kötülüğün günahı silinir ve akşam oluncaya kadar onun için şeytana karşı bir kalkan olur. Bu duayı kendisinden daha fazla okuyan dışında hiç kimse, onun yaptığından daha güzel bir şey yapamaz." (Buhari 3293; Muslim 2691) İşte son derece kolay, rahat ve büyük faydaları olan ve şeytana karşı da sağlam bir kalkan olan dua. 8- şeytana karşı koruyan bir diğer sağlam kalkan, Allah'ı çokça anmaktır (zikir). Rasulullah sallallahu şöyle buyurdu: "Allah Teala Yahya aleyhisselam'a amel etmesi için beş söz emretti ve İsrailoğullarına da bu sözlerle amel etmelerini söylemesini emretti... Yahya aleyhisselam dedi ki... Bana emredilen beşinci söz ise, Allah'ı çokça anmaktır. Ben de size, Allah'ı çokça anmanızı emrediyorum. Allah'ı zikreden kimsenin misali, kendisini takip eden düşmanından kaçan ve bir kaleye sığınarak canını kurtaran adam gibidir. İşte kul da, ancak Allah'ı zikrederek nefisini şeytandan koruyabilir... (Tirmizi) 9- Abdest almak ve namaz kılmak. Bunlar da şeytanı kovan önemli ibadetlerdir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şeytan ateşten yaratılmıştır. Ateş ise, su ile söndürülür..." 10- Her şeyin fazlasından sakınmak. Bakışların, sözlerin, yemeğin ve insanların arasına karışmanın fazlasından sakınmak gerekir. Çünkü şeytan genelde bu dört yönden insanoğluna yaklaşır ve amacına ulaşır. @KalpHuzuru

Yüce Allah, bildiği bir sır gereği insanoğluna azılı bir düşman musallat etmiştir. Bu düşman insanı helak etme yollarını çok iyi bilen, kötülük yolunda uzmanlaşmış, deneyimli, hırslı, uyku ve uyanık halde bile görevinden vazgeçmeyen, bıkıp usanmayan bir düşmandır. O, şu altı şeyden birine mutlaka ulaşmak ister: 1- İnsanoğlunu bilgi ve imandan uzaklaştırmak. şeytanın temel hedefi budur. Bu hedefe ulaşmayı başardığı zaman, insanın ilahi gerçekleri inkar etmesini sağlamış olur. Böylece hedefine ulaşan şeytan, artık o insanla uğraşmaktan vazgeçer ve rahat eder. 2- Eğer şeytan bu temel amacına ulaşamazsa hidayet yoluna giren insanın, inkardan sonra gelen bid'at yoluna sapması için çalışır. Bid'at yolu şeytan için günah yolundan daha sevimli bir yoldur. Zira Mü'min, tevbe ederek kolaylıkla günahlardan dönebilir, ama bid'atlardan dönmesi daha zordur. Çünkü bid'at yoluna sapan kişi, kendisinin doğru yolda olduğuna inanır. şeytan, eğer bu planında başarılı olursa, askerlerini o insanların arasına gönderir ve daha fazla zevklere dalmalarını sağlar. 3- Eğer bu planında başarılı olmazsa büyük günahları işletmeyi amaçlayan üçüncü planı uygular. 4- Eğer bundan da başarı sağlayamazsa, dördüncü olan küçük günahları onlara işletmeye çalışır. 5- Bu da bir yarar sağlamazsa beşinci planı devreye sokar. Bu plan insanı, daha yararlı olanı terk edip daha az yaralı olan şeylerle meşgul etmeyi esas alır. Şeytan bu planı ile insanoğlunu, daha verimli işler yapmaktan men etmeyi amaçlar. 6- şeytan eğer bu planda da bir başarı elde edemezse, altıncı ve son planını uygulamaya koyar. Bu plan, şeytanın yukarda saydığımız beş tuzağından kurtulan Mü'mine eziyet edecek, aşağılayacak, onu şaşkına çevirecek, duygu dünyasını çökertecek, aklını başından alacak ordularını ona musallat etmesidir. Bu planın amacı, Mü'mini derinden üzmek ve kalbini ilim, irade ve diğer hayırlı amellerden uzak tutarak, onu meşgul etmektir. Bütün bu planlardan haberi olmayan, düşmanını tanımayan ve korunma metodlarını bilmeyen bir kimse şeytandan nasıl korunabilir? şeytanla ve askerleriyle mücadele etmek ancak bilgiyle mümkün olur. Bilgisiz kimseler, bu büyük mücadeleden ve tehlikeden habersizdirler. Allah'a sığınırız. ❗️Çok Önemli Mutlaka oku! @KalpHuzuru

KALP SAĞLIĞINI BOZAN ŞEYLER Bil ki; kalp sağlığını bozan şeyler beş tanedir 1- İnsanlar arasına fazla karışmak, 2- Olması veya olmaması yönündeki istekler (temenni), 3- Allah'tan başkasının yardımına fazlasıyla güvenmek, 4- Doyuncaya kadar yemek, 5- Çok uyumak. Bu beş şey, kalp sağlığını bozan en önemli etkenlerdendir. Şunu bil ki; kalp Allah'a ve ahiret yurduna doğru yol almaktadır. Bu esnada Allah'a giden yolu, nefsin ve amellerin afetlerini ve hak yolun yol kesicilerini kendi nuru, gücü, sağlığı, azmi, kulak ve gözünün afiyet içinde oluşu ve meşgalelerin ortadan kalkmasıyla kapar. Bu beş davranış ise, kalbin nurunu söndürür, basireti kör eder. Tümden sağır etmese de, işitmesini ağırlaştırır, onu dilsiz yapar. Sağlığını bozar, azmini kırar, niyet ve maksadını yapmaktan alıkoyar ve onu gerisin geriye döndürür. Bu durumun farkında olmayan insanın kalbi ölmüş demektir. Nasıl ki yara ölüye acı vermezse, ölmüş kalp de bunlardan dolayı acı duymaz. Kuşkusuz mutluluk, refah, sevinç ancak Allah'ı tanımak, O'nu sevmek, O'nun zikriyle huzur bulmak, O'na yakın olmakla sevinmek ve O'na kavuşmayı arzu etmekle gerçekleşir. Kalbin dünyadaki cenneti işte budur. ❗️Önemli Mutlaka oku! @KalpHuzuru

KİM BİR HASTALIKTAN RAHATSIZ OLURSA Ebu'd Derda radiyallahu anh dedi ki: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kim bir hastalıktan rahatsız olursa şu duayı okursa iyileşir: 'Ey ismi gök yüzünde, emri hem gökte hem yerde yüce olan Rabbimiz! Gökteki rahmetin gibi yerde de (bize) rahmet kıl! Büyük günahlarımızı ve hatalarımızı bağışla! Sen iyilerin Rabbisin. Bu acıya, şifandan bir şifa, rahmetinden bir rahmet indir!' | Ebu Davud 3892 @akidetulmuslim

Her türlü sıkıntıdan Alemlerin Rabbi olan Allah'a sığınırız. Alemlerin Rabbine sığınana kim ne yapabilir. İnsanız aciziz bu inkar edilemez bir gerçektir. Ancak bizim Çok Güçlü, Çok Büyük, Çok Yüce bir Rabbimiz var. O ki kullarına merhamet edendir, zorda kalmışlara yardım edendir, hasta olanlara şifa verendir, düşman tarafından saldırı altında olanları koruyandır. Hamd ve minnet Allah'adır. Allah'ım ruhumuzu, kalbimizi her türlü zulme karşı koru. Allah'ım bedenimizi de her türlü musibete karşı koru. Amin Ya Mucib Ya Vehhab Ya Fettah Ya Şafii Ya Rahmanu Ya Rahim Ya Zu'l Celali ve'l Ikram Ya Semi Ya Basir Ya Cebbar Ya Veliy Ya Gani Ya Rezzak Ya Tevvab Ya Samed Ya Hadi Ya Allah. @KalpHuzuru

Repost from HİCAB
Kalbinin hüznünü Rabbine yönlendirme vakti geldi! Hüzünle geçen günlerin, aklının neyle meşgul olduğunu bile bilmediğin bir meşguliyet, ağırlık. Ruhunu yoran hayatın gidişatında rastlanan tüm herşey. Bir değişimin sancısı, zamanın yorgunluğu, belki de kalbinin bıkkınlığı. Ne isim verirsen ver, işin sonunda çözüm aynıdır. Kalbini asıl sahibine yönlendirmek, şifa olan Kur'anı şifa olsun diye okumak. Durağanlığını bozup hareketlenmek. Düşüncelerini toplayıp asıl düşünülmesi gerekenlere yöneltmek. İşte bu ay tamda bunun için. Şifalanmak, yenilenmek, tazelenmek. Umudunu kaybetmiş, çiçekleri solmuş yüreğini yeşillendirmek, çiçekleri yeniden canlandırmak için. Gözyaşlarının akıtıp her akan yaşla gönlünü ferahlatmak için. Bu günleri kendine ganimet bil! Eğer malını yitirirsen geri bulabilirsin ama giden günü asla geri getiremezsin. Bu yüzden günün öneminin farkına var. Yorgun kalbini dirilt, hüzünlü ruhunu Rabbi için ayağa kaldır. Gücünü topla ve hepsini ibadete harca. Eğer ilerlemek için kendini tembel ve güçsüz hissedersen, amelini yaptıktan sonra ki lezzeti hatırla ve yeniden kendini ayağa kaldır. Hareketin verdiği berekete sen bile şaşıracaksın. Meşgul olmaya başladıkça ruhunun ve kalbinin rahatladığını hissedeceksin. Durmanın, sızlanmanın vakti değil, Dirilmenin, harekete geçmenin vakti... @Hicab1

"O şeytan ancak dostlarını korkutur. Eğer muminler iseniz onlardan korkmayın, Benden korkun. (Ali İmran 175) Allah düşmanının tuzaklarından biri de Muminleri kendi askerlerinden ve dostlarından korkutmasıdır. O böyle yapar ki Muminler onlarla cihad etmesin, onlara iyiliği emretmesin, onları kötülükten sakındırmasın. Allah Teâlâ bunun şeytanın tuzaklarından ve korkutmalarından olduğunu haber vermiştir. Bizi onlardan korkmaktan sakındırmıştır. Bütün müfessirlere göre buradaki mana 'Şeytan sizi dostlarıyla korkutur' dur. Katade şöyle demiştir: "Şeytan onları sizin kalplerinizde büyük gösterir." Şu halde kulun imanı ne kadar kuvvetli olursa onun kalbinden şeytanın dostlarına duyduğu korku o ölçüde ortadan kalkar. İmanı ne kadar zayıf olursa onlardan korkusu o ölçüde kuvvetlenir. Bu ayet yalnızca Allahtan korkmanın imanın kemalinin şartlarından olduğuna delalet etmektedir. | Kitabu't Tevhid Kurratu Uyunil-Muvahhidin @KalpHuzuru

Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla Dedik ki: Şeytanın insanlara karşı uyguladığı birçok tuzağı vardır en önemlilerinden biri "korku" bir diğeri de "fakirlik". Evet şeytanın en büyük tuzaklarından birisi de insanlara fakirlik korkusunu aşılamasıdır. İnsanların yaşantısına bakarsak bu gerçeği rahatlıkla görebiliriz. İnsan fakir düşmemek için her türlü işi yapabilmekte, buna Allah'a ortak koşmakta dahildir. Zaten insanların çoğunun iman etmemesindeki engel maddi yönden sıkıntıya düşerim korkusudur. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayâsızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet va’dediyor. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir." (Bakara 268) @KalpHuzuru

şeytanın bir tuzağı da insanlara korku aşılamasıdır Her geçen gün, batılın sayısı ve çeşidi artıyor, ürkütücü boyutlara ulaşıyor. Bu artış ve gelişmenin sebebi batılın elindeki yıkıcı silahlar ve güçlü propaganda araçlarıdır. Batılın bu derece yaygın oluşu, zaman zaman insanların kalbinde bir takım korkulara sebep olabiliyor. Ancak Allah Teala'nın sözü bu korkuları tamamen izale ediyor: "şeytan ancak kendi dostların korkutabilir. İnanmışsanız onlardan değil, Benden korkun." (Ali İmran 175) @KalpHuzuru