Kayıp Mısralar📚
رفتن به کانال در Telegram
573
مشترکین
+324 ساعت
+107 روز
+3630 روز
آرشیو پست ها
"Umutsuzluk; insanoğlunun kendine karşı hazırlayabileceği suikastların en korkuncudur, umutsuzluk manevi bir intihardır."
-Jean-Paul Sartre
𝑨𝒏𝒍𝒂𝒎𝒍𝒊 𝒔𝒐̈𝒛𝒍𝒆𝒓❦︎
•Ümit kötülüklerin en büyüğüdür çünkü eziyeti uzatır.
•İnsanın kendisini bir başkasına açması
ihanete davetiye çıkarmaktır.
•Zaman aç gözlüdür, zaman çiğneyip yutar ve geriye hiç bir şey vermez.
Irvin D. Yalom
Gri kirlenmiş bir beyaz mıydı?
Yoksa iyileşmeye çalışan bir siyah mıydı?
Penceremizden umut ve huzur eksik olmasın.. Günaydınlar
@Kayip mısralar
"Benim bir hayalim var!" diyenlerdendik.
Sonrasında Yahya Kemal'in şu cümlesiyle karşılaştık; "Zamanla zâyi oldu.."
_*İnceliğin, derinliğin, güzelliğin, nezaketin ve kıymet bilmenin tadını bir kere alınca, bir daha ne hayatımız ne insan ilişkilerimiz eskisi gibi oluyor. O güne kadar normal gelen sözler ve davranışlar bile artık bizi rahatsız etmeye başlıyor. İşte burası yeni bir dünyanın kapısıdır.*_
> _İbrahim Tenekeciᝰ✍︎_
*Mizanı Şaşmayan*
Zaman bir cellat değilmiş meğer
Zaman bir terziymiş
Ölçü aldı biçti kesti dikti
Elbisem dardı ilk başta
Yıllar geçtikçe bollaştı
Bollanan kumaş değil
Ben küçüldüm sandım
Hayır büyüdüm
Ruh genişleyince beden dar gelir
Yirmi üç yıl bir dehlizdi
Duvarları iniltiyle örülü
Tavandan damlayan su değil
Sabırdı
Her damla alnıma düştü
Alnım oyuldu
Oyulan yerde kandil yandı
Kandilin yağı gözyaşı
Fitili ah
Işık böyle doğdu
Aristo sorar
İnsan nedir
İnsan unutandır dedim
Unuttum
Dayak yediğimi unuttum
Sövüldüğümü unuttum
Ama unutamadığım bir şey var
Unutmamam gerektiğini unutmadım
Hafıza böyle bir tuzak
İşine geleni siler
İşine geleni asar
Ben astım geçmişi
Darağacı kurdum içimde
Cellat da bendim mahkûm da
Bilinçaltı bir mahzen
Sandıklar dolusu zehir
Açtım sandıkları
Zehri içtim
Panzehirim yoktu
Öleceğimi sandılar
Ölmedim
Zehirle aşılandım
Artık yılan soksa bana kâr etmez
Hırka giymek değil mesele
Hırkayı soymak
Soymak da değil
Hırkadan soyunmak
Soyundum
Derimi yüzdüler sandım
Hayır kabuk değiştirdim
Yılan gibi
Eski derim çürüdü gitti
Yeni derim ayet ayet işlendi
Kaderinle güreşme
Sarıl
Sarılınca yenilmezsin
Yenilir gibi görünürsün
Görünmek hakikat değil
Hakikat görünmeyendir
Ben görünmeyene sarıldım
Görünen zaten yalandı
Yalanın ipi kısa
Kestim
Sana şah damarından yakınım
Uzak sandım
Uzakta aradım
Kâbe’de aradım
Medine’de aradım
Kudüs’te aradım
Bulamadım
Bir gece secdeye kapandım
Alnım toprakla buluştu
Toprak fısıldadı
İçerdesin
İçime döndüm
Buluşma orada oldu
Kaybolan yıllar bir mektepmiş
Hocası bela
Kalemi çile
Mürekkebi kan
Yazdım
Okudum
Yırttım
Yine yazdım
Nihayet icazet aldım
İcazetim susmak
Sükût en büyük ders
Dersi geçtim
İntihar mı
Bir harf uğradı bir zaman
Elif gibi dik
Sonra mim oldu büküldü
Sonra hiç oldu silindi
Lügatimden çıkardım
Artık alfabemde yok
Benim alfabem yeniden başlıyor
Be ile
Be’nin noktası sabır
Nokta konunca mana başlar
Şimdi sor
Ne kazandın
Kazandığım bir sır
Sırrı ifşa etmem
Eden kaybeder
Ben kazandım
Kazandığım bana yeter
Benden taşan halka yeter
Halktan taşan hakka gider
Ey okuyan
Bu satır mezar taşı değil
Doğum belgesi
Tarih bugün
Yer burası
Anne benim
Baba kader
Çocuk umut
Umut hiç ölme
Yara eski
Şifa baki
"Gitmeyecekmiş gibi neyi seversen,
sevdiğin şeyin gidesi gelir hemen.."
Hikmet Anıl Öztekin
https://t.me/sohbetgrubulinki
https://t.me/hepberaberbuyuyoruz
https://t.me/addlist/t18XaJmKI9E4MDlk
Sıradan bir insan, iyiliği ya da kötülüğü hep dışarıda arar. Onu bir başkasından, bir olaydan ya da bir odadan bekler. Oysa düşünen bir insan her şeyi kendi içinde bulur.
Düşünsene, Diyoje’nin sıcak bir eve, rahat bir odaya ihtiyacı yoktu. Çünkü o zaten kendi içinde sıcaktı. Bir fıçının içinde uzanıp portakal ve zeytin yiyordu. Eğer Rusya gibi soğuk bir yerde yaşamak zorunda kalsaydı bile, kendine mutlaka bir sıcaklık yaratırdı. Çünkü mesele dış koşullar değil, insanın içindekini nasıl yaşadığı.
Marcus Aurelius’un dediği gibi: “Acı, hakkındaki düşüncendir.” Yani acıyı değiştirmek, onun hakkındaki düşünceni değiştirmekle mümkün. Şikâyet etmeyi bıraktığında, o acı kaybolur gider. Gerçekten de öyle. Düşünen bir insan, diğerlerinden yalnızca bir farkla ayrılır: acıyı küçümser. Çünkü bilir ki hayat, her haliyle kabul edilmelidir.
Eğer acı çekiyorsan, memnun olmadığın insanlar seni üzüyorsa, onlara şaşırdığın için aptal değilsin sadece hâlâ öğreniyorsun. Ama eğer sık sık düşünür, seni üzen şeylerin aslında ne kadar önemsiz olduğunu fark edersen, o zaman özgürleşirsin.
Hayatı derinlemesine kavramaya çalış. Gerçek lütuf, tam da hayatın içinde gizli.
Anton Çehov - Altıncı Koğuş
Neler okuyorsunuz?
#kayip@edebiyatfelsefe
HAYIRLI SABAHLAR
Ve bir gün, herkes yaşayacak; ya aldığı duaları, ya da aldığı ahları
https://t.me/hepberaberbuyuyoruz
https://t.me/sohbetgrubulinki
https://t.me/addlist/Uh9VaLCHjLA5MTg0
Duygusal Regülasyon ve Stres Yönetimi 🛡️
İnançlar, zor zamanlarda sığınılacak en büyük limanlardan biridir. Özellikle manevi inançlar, kozmik bir adalete duyulan güven ya da hayatın daha büyük bir amaca hizmet ettiği fikri, travmatik olaylar (kayıp, hastalık, büyük krizler) karşısında bireyin kontrol hissini yeniden kazanmasına yardımcı olur. Bu durum, çaresizlik hissini azaltarak depresif süreçlerin önüne geçebilir. 🌊
Bilişsel Çelişki (Cognitive Dissonance) 🧠
Mevcut inançlarımızla tamamen zıt düşen yeni bir bilgiyle veya durumla karşılaştığımızda zihnimiz ciddi bir psikolojik gerilim yaşar. Bu gerilimi azaltmak için ya inancımızı esnetip güncelleriz ya da yeni bilgiyi reddederek konfor alanımızda kalmayı seçeriz. İnançların çok katı olması, esneklik kabiliyetini azalttığı için bireyde yoğun bir kaygı ve uyum sorunu yaratabilir. ⚖️
Psikolojide en sağlıklı inanç yapısı, değişen hayat şartlarına ve yeni verilere göre esneyebilen, bireyi suçluluk döngülerine sokmak yerine çabaya ve gelişime yönlendiren inançlardır. 🌱
اکنون در دسترس! پژوهش تلگرام ۲۰۲۵ — مهمترین بینشهای سال 
