Risale-i Nur ile tefekkür
رفتن به کانال در Telegram
📕Biz muhabbet fedaileriyiz, husumete (düşmanlık) vaktimiz yoktur İ'lâ-yı kelimetullah vazifemiz Bu vazifenin semeresi rıza-yı ilahîdir.
نمایش بیشتر2 464
مشترکین
-224 ساعت
-77 روز
-2430 روز
آرشیو پست ها
🤲Allah’ım, kalplerimizi imân ve Kur’ân nuruyla nurlandır.
🤲Allah’ım, bizi Sana muhtaç olduğumuzun şuuruyla zenginleştir;
🤲Senden müstağnî durma fakirliğine düşürme.
🤲Kendi güç ve kuvvetimizden teberrî ediyor, Senin havl ve kuvvetine sığınıyoruz.
🤲Bizi Sana tevekkül edenlerden kıl.
🤲Bizi nefsimizin eline bırakma. Bizi, koruyuculuğunla muhâfaza eyle.
Âmin. 🤲
Sözler / Yedinci Söz / 37
Madem ki, Nur'u hâkikat, îmana muhtaç gönüllerde te'sirini yapıyor, bir sait değil, bin sait feda olsun. Yirmi sekiz sene çektiğim eza ve cefalar ve maruz kaldığım müsibetler helal olsun. Bana zulmedenlere, beni kasaba kasaba dolaştıranlara, hakaret edenlere, tütlü türlü ithamlarla mahkum etmek isteyenlere, zindanlarda bana yer hazırlayanlara, hakkımı helâl ettim.
İhlas Risalesi.
Bediuzzaman Said Nursi.
Herbir nebat ve ağaç ve otların ipek gibi yumuşak kök ve damarları, "Bismillah" der. Sert olan taş ve toprağı deler geçer. Allah namına, Rahman namına der, her şey ona musahhar olur.
Sözler - 6
🤍🌿🤍🌿🤍🌿🤍🌿🤍🌿🤍🌿🤍🌿
Risale-i Nur, bu asrın ihtiyacına tam cevab veren yegâne tefsir-i Kur'anî olduğu, enaniyetini hakka feda eden faziletperver İslâm uleması tarafından tasdik ve fevkalâde bir şekilde takdir ve tahsin edilmiş ve edilmektedir. Elli sene evvel Bedîüzzaman Said Nursî'nin te'lifatındaki hususiyetler ve bir bahr-i umman gibi onun ilmî dehasıdır ki; Mısır matbuatında "Bedîüzzaman, fatînü'l-asr'dır" diye yüksek ehl-i ilme hüküm verdirmiştir.
Bedîüzzaman, mukabelesiz hediye kabul etmemeyi düstur-u hayat edindiği düşmanlarınca da tasdik edilerek, İslâmiyet düşmanlarının ehl-i ilme yaptığı ithamı, bu düsturuyla fiilen tekzib ve ilmin hiçbir şeye âlet olmadığını yine fiiliyatı ile isbat etmiştir.
Tarihçe-i Hayat - 697
*Bana: "Sen şuna buna niçin sataştın?" diyorlar. Farkında değilim; karşımda müdhiş bir yangın var.. alevleri göklere yükseliyor, içinde evlâdım yanıyor, imanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, imanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış; ne ehemmiyeti var? O müdhiş yangın karşısında bu küçük hâdise, bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler, dar görüşler..."*
Asa-yı Musa - 262
Zira helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur.
Sözler - 29
Yekpare taşlardan ibaret olan ekser dağların zelzele veya bazı hâdisat-ı arziye suretinde tecelliyat-ı celaliye ile o dağların yüksek zirvelerinden o haşyet verici tecelliyat-ı celaliyenin zuhuruyla taşlar parçalanarak, bir kısmı ufalanıp toprağa kalbolup, nebatata menşe' olur. Diğer bir kısmı taş kalarak, yuvarlanıp derelere, ovalara dağılıp, sekene-i zeminin meskeni gibi birçok işlerinde hizmetkârlık ederek ve mahfî bazı hikem ve menafi' için kudret ve hikmet-i İlahiyeye secde-i itaat ederek, desatir-i hikmet-i Sübhaniyeye emirber şeklini alıyorlar.
Sözler - 249
