Risale-i Nur ile tefekkür
رفتن به کانال در Telegram
📕Biz muhabbet fedaileriyiz, husumete (düşmanlık) vaktimiz yoktur İ'lâ-yı kelimetullah vazifemiz Bu vazifenin semeresi rıza-yı ilahîdir.
نمایش بیشتر2 464
مشترکین
-224 ساعت
-77 روز
-2430 روز
آرشیو پست ها
Ya Rab!..
Her ânımız KURB-ÂNımız olsun..
Her adımımızda
Sana bir adım daha
yakın olmanın
bayramını yaşat bize..
Âmiiin..
"Aziz, sıddık kardeşlerim!
Ruh u canımızla mübarek bayramınızı tebrik ediyoruz. İnşâallah âlem-i İslâm’ın da büyük bir bayramına yetişirsiniz. Cemahir-i Müttefika-i İslâmiye’nin kudsî kanun-u esasiyelerinin menbaı olan Kur’an-ı Hakîm, istikbale tam hâkim olup beşeriyete tam bir bayramı getireceğine çok emareler var."
Kurban Bayramınızı ruh-u canımız ile tebrik ederiz
Hiç mümkün müdür ki; sinek kanadının icadından lâkayd kalmayan ve o kanadın zerrelerinde pek çok hikmet ve maslahatları takib eden Sâni'-i Zülcelal, Risale-i Nur ile onun te'lif edildiği menzillerle ve Nur Müellifinin kudsî vazifelerini gördüğü yerlerle alâkadar olmasın ve öyle kudsî hizmetlere hâdim (hizmet eden) olan mekânlar ve dershane-i Nuriyeler ve şecere-i mübarek, rahmetin kasd-ı tahsisinden hariç kalsın? Kat'iyyen mümkün değildir!
Tarihçe-i Hayat - 168
Mişail namıyla müsemma Mihail Peygamber'in kitabının Dördüncü Bâbında şu âyet var:
"Âhirzamanda bir ümmet-i merhume kaim olup, orada Hakk'a ibadet etmek üzere, mübarek dağı ihtiyar ederler.
Ve her iklimden orada birçok halk toplanıp, Rabb-i Vâhid'e ibadet ederler.
Ona şirk etmezler."
İşte şu âyet, zahir bir surette dünyanın en mübarek dağı olan Cebel-i Arafat ve orada her iklimden gelen hacıların tekbir ve ibadetlerini ve ümmet-i merhume namıyla şöhretşiar olan ümmet-i Muhammediyeyi tarif ediyor.
(Ondokuzuncu Mektub/16.İşaret/1.Kısım/3.Hüccet)
Mektubat - 168
“mesûl olduğunuz şey ile meşgûl olun” ifadesince olan gönderilerimizdir,,
"Bu makam yazıldığı zaman Kurban Bayramı geldi.
"Allahu Ekber" "Allahu Ekber" "Allahu Ekber"ler ile nev'-i beşerin beşten birisine, üçyüz milyon insanlara birden "Allahu Ekber" dedirmesi; koca küre-i arz, büyüklüğü nisbetinde o "Allahu Ekber" kelime-i kudsiyesini semavattaki seyyarat arkadaşlarına işittiriyor gibi, yirmibinden ziyade hacıların Arafat'ta ve îd'de beraber birden "Allahu Ekber" demeleri, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın binüçyüz sene evvel âl ve sahabeleriyle söylediği ve emrettiği "Allahu Ekber" kelâmının bir nevi aks-i sadâsı olarak rububiyet-i İlahiyenin "Rabbü'l-Ardı ve Rabbü'l-Âlemîn" azamet-i unvanıyla küllî tecellisine karşı geniş ve küllî bir ubudiyetle bir mukabeledir, diye tahayyül ve hiss ve kanaat ettim."
Bedîüzzaman Said Nursî
Risâle-i Nur Külliyâtından
Şualar - 233
📜 *Rasûlullah ﷺ* şöyle buysurdu:
*“Kurbanın her kılına bir sevap vardır.”*
- (Tirmizî, Edâhî 1)
