fa
Feedback
Risale-i Nur ile tefekkür

Risale-i Nur ile tefekkür

رفتن به کانال در Telegram

📕Biz muhabbet fedaileriyiz, husumete (düşmanlık) vaktimiz yoktur İ'lâ-yı kelimetullah vazifemiz Bu vazifenin semeresi rıza-yı ilahîdir.

نمایش بیشتر
2 470
مشترکین
+524 ساعت
اطلاعاتی وجود ندارد7 روز
-2630 روز
آرشیو پست ها
يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَيُحْـيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاؕ وَكَذٰلِكَ تُخْرَ
يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَيُحْـيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاؕ وَكَذٰلِكَ تُخْرَجُونَ O ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarıyor ve yeryüzünü ölümünün ardından canlandırıyor. İşte siz de böyle (diriltilip) çıkarılacaksınız. Rum 19

photo content

photo content

Sabri ağabeyin duâsı 📕🌻📕🌻📕🌻📕 🪷Ey Mâlikü'l-Mülk, 🪷Ey Hâlık-ı Zülcelal, 🪷Ey Hâkim-i Bîmisal! 🪷Senin Zât-ı Azamet-i Kibriyana iltica ederek niyaz ediyorum, şöyle ki: 🍁Ahkâm-ı Kur'aniyeyi i'lâ ve 🍁tarîk-ı Ahmediyeyi ibka ve 🍁hakikî verese-i enbiyanın âmâl ve makasıdını teshil ve teysir buyurarak, bu bîçare kullarını Kur'an-ı Azîmüşşan'ın daire-i nuraniyesinde mes'udane i'lâ-yı kelimetullah etmeyi göstermeden hayat-ı bâkiye âlemine göçürme ALLÂH'ım 🕋🪷🕋🪷🕋🪷🕋 Barla - 105📕

hastalık gözüyle, her halde gideceğin bir menzilin olan kabrini ve daha arkasında uhrevî menzilleri görürsün Lemalar - 208
hastalık gözüyle, her halde gideceğin bir menzilin olan kabrini ve daha arkasında uhrevî menzilleri görürsün Lemalar - 208

• Hıfz, dikkat ve alâkanın gücü derecesinde kuvvetli olur. • Çok defa kolayca öğrenilen şeyler çabuk unutulur • Sarf edilen gayret, fikirde birçok bağların vücuda gelmesine sebep olur. • Hafızada fasılalı tekrar, fasılasız tekrardan daha faydalıdır. Çünkü zihin, fâsılalar esnasında şuursuz bir surette o mevzu hakkında faaliyette bulunur. Bir Dava Adamının Notları 1📕

Hakkı gel sırrını eyleme zahir, Olmak ister isen bu yolda mahir, Harabat ehlini hor görme şakir, Defineye malik viraneler var
Hakkı gel sırrını eyleme zahir, Olmak ister isen bu yolda mahir, Harabat ehlini hor görme şakir, Defineye malik viraneler var. {Erzurumlu İbrahim Hakkı}

> ☀️ Rᴇꜱᴜ̂ʟᴜʟʟᴀʜﷺ ᴜʏᴋᴜᴅᴀɴ ᴜʏᴀɴıɴᴄᴀ ꜱ̧ᴜ ᴅᴜᴀʏı ᴇᴅᴇʀᴅɪ; 🤲🏻 *ᴇʟʜᴀᴍᴅᴜ̈ʟɪʟʟᴀ̂ʜɪʟʟᴇᴢɪ̂ ᴀʜʏᴀ̂ɴᴀ̂ ʙᴀ‘ᴅᴇ ᴍᴀ̂ ᴇᴍᴀ̂ᴛᴇɴᴀ̂ ᴠᴇ ɪʟᴇʏʜɪ’ɴ-ɴᴜ
> ☀️ Rᴇꜱᴜ̂ʟᴜʟʟᴀʜﷺ ᴜʏᴋᴜᴅᴀɴ ᴜʏᴀɴıɴᴄᴀ ꜱ̧ᴜ ᴅᴜᴀʏı ᴇᴅᴇʀᴅɪ; 🤲🏻 *ᴇʟʜᴀᴍᴅᴜ̈ʟɪʟʟᴀ̂ʜɪʟʟᴇᴢɪ̂ ᴀʜʏᴀ̂ɴᴀ̂ ʙᴀ‘ᴅᴇ ᴍᴀ̂ ᴇᴍᴀ̂ᴛᴇɴᴀ̂ ᴠᴇ ɪʟᴇʏʜɪ’ɴ-ɴᴜ̈şᴜ̂ʀ"* -Bɪᴢɪ ᴏ̈ʟᴅᴜ̈ᴋᴛᴇɴ ꜱᴏɴʀᴀ ᴅɪʀɪʟᴛᴇɴ Aʟʟᴀʜ’ᴀ ʜᴀᴍᴅᴏʟꜱᴜɴ. Yᴇɴɪᴅᴇɴ ᴅɪʀɪʟᴛɪᴘ ʜᴜᴢᴜʀᴜɴᴅᴀ ᴛᴏᴘʟᴀʏᴀᴄᴀᴋ ᴏʟᴀɴ ᴅᴀ O’ᴅᴜʀ.” > 🌹ʀᴇsᴜ̈ʟᴜʟʟᴀʜ ﷺ şᴏ̈ʏʟᴇ ʙᴜʏᴜʀᴅᴜ: 🤲🏻 *ᴋɪᴍ ʜᴇʀ sᴀʙᴀʜ ᴠᴇ ʜᴇʀ ᴀᴋşᴀᴍ ᴜ̈ᴄ̧ ᴅᴇғᴀ ʙᴜ ᴅᴜᴀʏı ᴏᴋᴜʀsᴀ, ᴏɴᴀ ʜɪᴄ̧ʙɪʀ şᴇʏ ᴢᴀʀᴀʀ ᴠᴇʀᴍᴇᴢ.* ʙɪsᴍɪʟʟᴀ̂ʜɪʟʟᴇᴢɪ ʟᴀ̂ ʏᴇᴅᴜʀʀᴜ ᴍᴀ’ᴀsᴍɪʜɪ şᴇʏ’ᴜ̈ɴ ғɪʟ ᴇʀᴅı ᴠᴇ ʟᴀ̂ ғɪssᴇᴍᴀ̂ɪ ᴠᴇ ʜᴜ̈ᴠᴇs-sᴇᴍɪ’ᴜʟ ᴀʟɪᴍ.» •| Tirmizî

ve kendisine mensub talebelerini hiçbir yerde mağlub ve mahcub etmeyen.. Şualar - 275
ve kendisine mensub talebelerini hiçbir yerde mağlub ve mahcub etmeyen.. Şualar - 275

bir nur-u Kur'anîyi Kur'an bize vermiştir. Nurun İlk Kapısı - 144
bir nur-u Kur'anîyi Kur'an bize vermiştir. Nurun İlk Kapısı - 144

Elde Kur'an gibi bir mu'cize-i bâki varken, başka bürhan aramak aklıma zaid görünür. Elde Kur'an gibi bir bürhan-ı hakikat va
Elde Kur'an gibi bir mu'cize-i bâki varken, başka bürhan aramak aklıma zaid görünür. Elde Kur'an gibi bir bürhan-ı hakikat varken, münkirleri ilzam için gönlüme sıklet mi gelir? 🔴 Sözler - 365.sayfa / Risale-i Nur Külliyatı 📕 Bediüzzaman Said Nursi

Hazret-i Yusuf Aleyhisselâm gibi bir Peygamber-i Âlîşan, وَمَٓا اُبَرِّئُ نَفْس۪ى اِنَّ النَّفْسَ لَاَمَّارَةٌ بِالسُّٓوءِ اِلَّا مَا رَحِمَ رَبّ۪ى dediği halde, nasıl nefse itimad edilebilir? Nefsini ittiham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiaze eder. İstiaze eden, şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanlıktır. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar; itiraf etse, afva müstehak olur. Lemalar - 88📕

Kur'an dersinde hâlis bir dostluk ve hakikat yolunda bir arkadaşlık Tarihçe-i Hayat - 417
Kur'an dersinde hâlis bir dostluk ve hakikat yolunda bir arkadaşlık Tarihçe-i Hayat - 417

hizmet-i imaniyede hâlis bir kardeşlik Tarihçe-i Hayat - 407
hizmet-i imaniyede hâlis bir kardeşlik Tarihçe-i Hayat - 407

hizmet-i imaniyede hâlis bir kardeşlik Tarihçe-i Hayat - 407
hizmet-i imaniyede hâlis bir kardeşlik Tarihçe-i Hayat - 407

Bir temsil ile şu ulvî hakikata şöyle bir işaret ederiz ki, meselâ: Gayet güzel ve şaşaalı bir bağda muhteşem bir zât gayet büyük bir ziyafet, gayet müzeyyen bir seyrangâh öyle bir surette ihzar etmiş ki: "Kuvve-i zaikanın hissedecek bütün lezaiz-i mat'umatı câmi', kuvve-i bâsıranın hoşuna gidecek bütün mehasini şamil, kuvve-i hayaliyeyi keyiflendirecek bütün garaibi müştemil ve hâkeza... bütün havass-ı zahire ve bâtınayı okşayacak ve memnun edecek her şeyi içine koymuştur." "Şimdi iki dost var. Beraber o ziyafete giderler. Bir locada, bir sofrada oturuyorlar. Fakat birisinin kuvve-i zaikası pek az olduğundan cüz'î zevk alır. Gözü de az görüyor. Kuvve-i şâmmesi yok. Sanayi-i garibeden anlamaz. Hârika şeyleri bilmez. O nüzhetgâhın, binden ve belki milyondan birisini, kabiliyeti nisbetinde ancak zevkederek istifade eder. Diğeri ise bütün zahirî ve bâtınî duyguları, akıl ve kalb ve his ve latifeleri, o derece mükemmel ve o mertebe inkişaf etmiştir ki; o seyrangâhtaki bütün incelikleri, güzellikleri ve letaifi ve garaibi ayrı ayrı hissedip zevkederek, ayrı ayrı lezzet aldığı hâlde, o dost ile omuz omuzadır." "Madem bu karmakarışık, elemli ve daracık şu dünyada böyle oluyor. En küçük ile en büyük beraber iken, seradan süreyyaya kadar fark oluyor. Elbette dâr-ı saadet ve ebediyet olan cennette bittarîk-ıl evlâ dost dostu ile beraber iken, her birisi istidadına göre sofra-i Rahmanürrahîm'den, istidadları derecesinde hisselerini alırlar." "Bulundukları cennetler ayrı ayrı da olsa, beraber bulunmalarına mani olmaz. Çünki cennetin sekiz tabakası birbirinden yüksek oldukları hâlde, umumun damı Arş-ı A'zam'dır. Nasılki mahrutî bir dağın etrafında, birbiri içinde, birbirinden yüksek, kaidesinden zirvesine kadar surlu daireler bulunsa; o daireler birbirinin üstündedir, fakat birbirinin güneş görmelerine mani olmaz, birbirinden geçebilir, birbirine bakar. Öyle de cennetler de buna yakın bir tarz ile olduğu, ehadîsin mütenevvi rivayatı işaret ediyor.” (bk. Sözler, Yirmi Sekizinci Söz)

Hadis-i şerifte ifade edilen sevgi, Allah için sevmek anlamındadır. Peygamberlerle, velilerle cennette beraber olabilmek için
Hadis-i şerifte ifade edilen sevgi, Allah için sevmek anlamındadır. Peygamberlerle, velilerle cennette beraber olabilmek içinş insanları teşvik amaçlıdır. Bir kimse cehenneme gitse de mümin ise tekrar çıkacak ve cennette sevdikleri ile birlikte olacaktır. İmansız kimseye beslenen sevgi ise, batıl bir sevgi olduğundan hadisin kapsamına girmez. Hadis, müminleri hem Allah rızası doğrultusunda yaşamaya hem de Allah rızası dairesinde yaşayanları sevmeye davet etmektedir.

Anne kuşun yavrusuna rızık taşıması, sadece bir annelik refleksi değil; Rahmân’ın sonsuz merhametinin bir yansımasıdır. Rızık veren o değil, vesile olan bir elçidir sadece… Her lokmada görünen, Rezzâk isminin şefkat dolu tecellisidir. Ankebut 60. Ayet'in düşündürdükleri...

🌎bütün mevcudat gibi 🧬zerreler ve herbir zerre, ☝🏻mebde'-i hareketinde *"Bismillah"* der. 💪Çünki nihayetsiz, kuvvetinden
🌎bütün mevcudat gibi 🧬zerreler ve herbir zerre, ☝🏻mebde'-i hareketinde *"Bismillah"* der. 💪Çünki nihayetsiz, kuvvetinden fazla yükleri kaldırır ve 🌾buğday tanesi kadar bir çekirdeğin 🫘 🌲koca bir çam ağacı gibi bir yükü omuzuna alması gibi... Risale-i Nur Külliyatından 📕