fa
Feedback
Risale-i Nur ile tefekkür

Risale-i Nur ile tefekkür

رفتن به کانال در Telegram

📕Biz muhabbet fedaileriyiz, husumete (düşmanlık) vaktimiz yoktur İ'lâ-yı kelimetullah vazifemiz Bu vazifenin semeresi rıza-yı ilahîdir.

نمایش بیشتر
2 466
مشترکین
اطلاعاتی وجود ندارد24 ساعت
-147 روز
-2730 روز
آرشیو پست ها

Âyâ bu insan zanneder mi ki, başı boş kalacak? Hâşâ!.. Belki insan, ebede meb'ustur ve saadet-i ebediyeye ve şekavet-i daimeye namzeddir. Küçük-büyük, az-çok her amelinden muhasebe görecek. Ya taltif veya tokat yiyecek. Risale i Nur Külliyatından Mesnevi-i Nuriye 179 📕

hayvanattan hiçbirisi yoktur ki; 🔸 *cisminde gayet muntazam saatler gibi işleyen ve işlettirilen dâhilî ve haricî a'zâlarıyla* ve 🔹 *bedeninde gayet ince bir nizam ve gayet hassas bir mizan ve gayet mühim faideler ile yerleştirilen âlât ve duygularıyla* ve 🔸 *cesedinde gayet san'atlı bir yapılış ve gayet hikmetli bir tefriş ve gayet dikkatli bir muvazene içinde konulan cihazat-ı bedeniyesiyle,* senin vücub-u vücuduna ve sıfatlarının tahakkukuna şehadet etmesin. Risale-i Nur Külliyatından`` 📕📖💎

photo content

Ey kardeş! Benden birkaç nasihat istedin. Sen bir asker olduğun için askerlik temsilatıyla, sekiz hikâyecikler ile birkaç hak
Ey kardeş! Benden birkaç nasihat istedin. Sen bir asker olduğun için askerlik temsilatıyla, sekiz hikâyecikler ile birkaç hakikatı nefsimle beraber dinle. Çünki ben nefsimi herkesten ziyade nasihata muhtaç görüyorum. Sözler📕

photo content

1 - Yani: Yalnız biri iste, başkaları istenmeye değmiyor. 2 - Biri çağır, başkaları imdada gelmiyor. 3 - Biri taleb et, başka
1 - Yani: Yalnız biri iste, başkaları istenmeye değmiyor. 2 - Biri çağır, başkaları imdada gelmiyor. 3 - Biri taleb et, başkalar lâyık değiller. 4 - Biri gör, başkalar her vakit görünmüyorlar, zeval perdesinde saklanıyorlar. 5 - Biri bil, marifetine yardım etmeyen başka bilmekler faidesizdir. 6 - Biri söyle, ona aid olmayan sözler malayani sayılabilir. نَعَمْ صَدَقْتَ اَىْ جَام۪ى ٭ هُوَ الْمَطْلُوبُ ٭ هُوَ الْمَحْبُوبُ ٭ هُوَ الْمَقْصُودُ ٭ هُوَ الْمَعْبُودُ Evet Câmî pek doğru söyledin. Hakikî mahbub, hakikî matlub, hakikî maksud, hakikî mabud; yalnız odur. كِه لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُو بَرَابَرْ م۪يزَنَدْ عَالَمْ Çünki bu âlem bütün mevcudatıyla muhtelif dilleriyle, ayrı ayrı nağamatıyla zikr-i İlahînin halka-i kübrasında beraber "Lâ ilahe illâ Hu" der, vahdaniyete şehadet eder. لَٓا اُحِبُّ الْاٰفِل۪ينَ in açtığı yaraya merhem sürüyor ve alâkayı kestiği mecazî mahbublara bedel, bir Mahbub-u Lâyezalî'yi gösteriyor. Sözler - 217📕

Cenab-ı hak Meryem süresi 15nci ayetinde meâlen şöyle buyuruyor. 15 - Doğduğu gün, öleceği gün ve diriltileceği gün ona selâm
Cenab-ı hak Meryem süresi 15nci ayetinde meâlen şöyle buyuruyor. 15 - Doğduğu gün, öleceği gün ve diriltileceği gün ona selâm olsun! (*) (*)Bu âyet-i uzmânın sırrıyla, insanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi Hâlık-ı Kâinatı tanımak ve Ona iman edip ibadet etmektir . Ve o insanın vazife-i fıtratı ve fariza-i zimmeti, mârifetullah ve iman-ı billâhtır ve iz'an ve yakîn ile vücudunu ve vahdetini tasdik etmektir. Ş. 100 - Vicdanın anâsır-ı erbaası ve ruhun dört havassı olan "irade, zihin, his, lâtife-i Rabbaniye" herbirinin bir gayetü'l-gàyâtı var: İradenin ibadetullahtır. Zihnin, mârifetullahtır. Hissin, muhabbetullahtır. Lâtifenin, müşahedetullahtır. Takvâ denilen ibadet-i kâmile, dördünü tazammun eder. Şeriat, şunları hem tenmiye, hem tehzip, hem bu gayetü'l-gàyâta sevk eder Hizmet Düsturları📕

photo content

”Başına gelen sıkıntılar sonucunda teslimiyette acemi isen; kolları koptuğu halde sancağı bırakmayan, Resullah’ı asla yalnız koymayan, ‘rizâ-i ilahi yolunda biraz cefa çektik diye, Rahman’a naz mı edeceğiz?’ diyen Musab Bin Umeyr’i hatırla…” Hayatu's sahabe

”Başına gelen sıkıntılar sonucunda teslimiyette acemi isen; kolları koptuğu halde sancağı bırakmayan, Resullah’ı asla yalnız koymayan, ‘rizâ-i ilahi yolunda biraz cefa çektik diye, Rahman’a naz mı edeceğiz?’ diyen Musab Bin Umeyr’i hatırla… Hayatus_Sahabe

Resailin-nur🍂 (Albay) Hulusi Bey: “Bugün yine radyoda kulağıma çalındı Oltu’nun bir yerinde yine deprem olmuş. Demek ki arz unsurunu hiddete getiren memleketimizde şeyler var hala. Var mı Hacı?” -Evet, var. Hulusi (Yahyagil) Bey: “Anasırı hiddete getiriyor. HA ORADA OLMUŞ, HA BURADA OLMUŞ, HA ŞARK, HA GARP YOK. Demek ki insanlar arasında tevhid dairesinden çıkıp, küfür, nifak, şirk dairesine girmek vaziyeti devam ediyor. ONUN İÇİN NE YAPMAMIZ LAZIM? Kendimiz için aynen burada olmuş gibi Ya Rabbi memleketimizi en hücra köşesine kadar, en mamuresinden, en viranesine kadar her türlü AFAT-İ ARZİYE VE SEMAVİYEDEN HAFIZ İSMİ ŞERİFİN HÜRMETİNE MUHAFAZA BUYUR YA RABBİ. Âmin. GÜNAHIMIZ ÇOK, KUSURUMUZ ÇOK, BİZİ ‘ORDA OLMUŞ DEMEK Kİ BİR KUSURLARI VAR Kİ BÖYLE OLDU’ DEYİP DE BAŞINDAN ATANLARDAN EYLEMESİN. Âmin. Bizde kusur var ki, memleket bir vücud halindedir bir azada böyle bir hal olursa, elbet vücutta demek ki bir eksiklik var. Bu vücudun sahibi, bu mülkün sahibi, mülkünde kendi nizamına muhalif hareket edildiğini görürse tokatlar. Arz unsurunu, hava unsurunu, rüzgâr unsurunu ne yapar? Bunları bir kamçı gibi sırtımıza, yüzümüze şaklatır. İLAHİ, AFFIN BÜYÜKTÜR, KUSURUMUZ ÇOKTUR, BİZİ AFFINLA MUAMELEYE LAYIK GÖR. ÂMİN. Yurdumuzu, memleketimizi, sair bilad-ı İslamiyeyi her türlü afat-ı arziye ve semaviyeden esirge, bekle, iyiler hürmetine, başta Habib-i Zişanın hürmetine, Kur’an-ı azimüşşanın hürmetine, HER TÜRLÜ BELALARDAN, MUSİBETLERDEN MUHAFAZA BUYUR, YA HAFIZ, YA ERHAMERRAHİMİN.”

📖Kur'an ve 📚Kur'an'ın tayin etmiş olduğu 📕🩺💊💉🩸manevî doktorlar, kıyamete kadar gelecek mü'minlere maddî ve manevî doktorluk vazifesini görecekler. Barla Lâhikası 📕

Samimi bir selâm bazen bir hayatın değişmesine vesile olabiliyor. Rabbim her halimizde ihlâslı olan kullarından olmamızı nasip eylesin

her müşkilât, O'nun kudretiyle hallolur. Ve açılmaz düğümler, O'nun iradesiyle açılır. 💖Ve kalbler O'nun zikriyle mutmain olur. Risale-i Nur Külliyatından 📕

Vücud-u insan, tavırdan tavıra geçtikçe acib ve muntazam inkılablar geçiriyor. Nutfeden alakaya, alakadan mudgaya, mudgadan azm ve lahme, azm ve lahmden halk-ı cedide yani insan suretine inkılabı, gayet dakik düsturlara tabidir. O tavırların her birisinin öyle kavanin-i mahsusa ve öyle nizamat-ı muayyene ve öyle harekât-ı muttarideleri vardır ki cam gibi altında bir kasd, bir irade, bir ihtiyar, bir hikmetin cilvelerini gösterir. İşte şu tarzda o vücudu yapan Sâni'-i Hakîm, her sene bir libas gibi o vücudu değiştirir. O vücudun değiştirilmesi ve bekası için inhilal eden eczaların yerini dolduracak, çalışacak yeni zerrelerin gelmesi için bir terkibe muhtaçtır. İşte o beden hüceyreleri, muntazam bir kanun-u İlahî ile yıkıldığından yine muntazam bir kanun-u Rabbanî ile tamir etmek için rızık namıyla bir madde-i latîfeyi ister ki o beden uzuvlarının ayrı ayrı hâcetleri nisbetinde Rezzak-ı Hakiki, bir kanun-u mahsus ile taksim ve tevzi ediyor. Şimdi o Rezzak-ı Hakîm'in gönderdiği o madde-i latîfenin etvarına bak, göreceksin ki o maddenin zerratı bir kafile gibi küre-i havada, toprakta, suda dağılmış iken birden hareket emrini almışlar gibi bir hareket-i kasdîyi işmam eden bir keyfiyet ile toplanıyorlar. Güya onlardan her bir zerre, bir vazife ile bir muayyen mekâna gitmek için memurdur gibi gayet muntazam toplanıyorlar. Hem gidişatından görünüyor ki bir Fâil-i Muhtar'ın bir kanun-u mahsusu ile sevk edilip, cemadat âleminden mevalide, yani zîhayat âlemine girerler. Sonra nizamat-ı muayyene ve harekât-ı muttaride ile ve desatir-i mahsusa ile rızık olarak bir bedene girip; o beden içinde dört matbahta pişirildikten sonra ve dört inkılabat-ı acibeyi geçirdikten sonra ve dört süzgeçten süzüldükten sonra bedenin aktarına yayılarak bütün muhtaç olan azaların muhtelif, ayrı ayrı derece-i ihtiyaçlarına göre Rezzak-ı Hakiki'nin inayetiyle ve muntazam kanunları ile inkısam ederler. Sözler📕❤️‍🔥