4 665
مشترکین
+124 ساعت
+77 روز
+1030 روز
آرشیو پست ها
20240727 21. Lem'a 2. Düstur 3. Ders – Muş
03:53 Üstad’ın ömrü hapishanelerde geçtiği için tefsir yazmaya vakit bulamamış. İleride gelecek bir heyete me’haz olsun diye Risale-i Nur’u yazmış. Ahirzamanda Kur’an’ın hakikati yeniden canlanacak, bin beş yüz sene devam edecek, kıyamete kadar parlayacaktır
14:33 Hased ve gıbta arasında ince bir fark var. Gıbta, her ne kadar hased, yâni kıskanmak demek değildir; fakat nefis emmâre olduğu için faziletfuruşluk nev’inden olan gıbta yasaktır. Risale-i Nur talebelerine layık olan, gıpta damarının hiç canlanmamasıdır. Çünkü Üstad’ımızın da ifadesiyle, Mâbeyninizdeki sırr-ı ihlâsa zarar gelebilir
26:00 İnsan-ı Kâmil, sahabe gibi bütün havas ve hissiyatını Kur’an’la terbiye edendir. Ey ehl-i küfür! Ey ecnebiler! Bize layık gördüğünüz bir lokmayla bir hırka size olsun. O lokmayla hırkayı hepinizin başına sarıyorum. Hırkanızı ve lokmanızı alıp defolun, gidin. Şimdiye kadar bizi kandırdınız. Bundan böyle malımıza sahib çıkıyoruz. Size kanmayacağız. Bizi kandırdığınız yeter.
20240723 21. Lem'a 2. Düstur 2. Ders – Muş
13:34 Üstad (ra), ileride çıkacak bir taifenin Risale-i Nur’u, sırr-ı i’caz-ı Kur’an’a götüreceğini, tefsir haline getireceğini uzaktan uzağa hissettiğini söylüyor. Münazarat isimli eserinde 2030 tarihini vererek Risale-i Nur’u, sırr-ı i’caz-ı Kur’an’a götürecek taifeyi bildirmektedir.
24:13 Gelecek olan o heyet-i ilmiye, sadece ümmet-i icabeye hitab etmeyecek, belki insan-ı kâmil nev’inden bir şahs-ı manevi haline gelmekle bütün insaniyeti kurtaracak. Bütün insanlık, ümmet-i Muhammed olduğu için hepsini sahil-i selamete çıkaracaklar, hepsini kurtaracaklar. Yeryüzünde küfür namıyla bir şey kalmayacak şekilde çalışacaklar. Nur-u Ahmed, bir bölgeye has değildir. Bütün dünya, fetih olacak. İstikbalde en yüksek gür sada, İslam’ın sadası olacak.
56:49 Mutasarrıf-ı kulub, bu durus-u Kur’aniyenin düsturlarına riayet etmeyenlere ve haddini aşanlara ilahi kaderiyle tokat vurur. Gelin, şu Kur’an hizmetine tabi olun. Muaraza etmeyin. Muarazanız beyhudedir, size zarardır.
20240720 21. Lem'a 2. Düstur – Muş
08:06 İ’caz-ı Kur’an’ı izah eden zevat-ı aliyenin güzel yüzlü, boylu, poslu olmasını mı şart koşuyorlar? Ellah’ın lütfuna mazhariyet ne güzel sima iledir ne güçledir ne kuvvetledir. Cenab-ı Hak, Kur’an’ın ve Risale-i Nur’un hizmeti için, belki şu alemin hepsini küfürden kurtarıp Küre-i Arz’da imanı yerleştirmesi için bazı simaları ezelden mesh etmiştir. İşte o gün geldiğinde Cenab-ı Hak tarafından ezelden mesh edilen o yüzler parlayacak. O yüzleri kimse kapatamayacak, o nuru kimse söndüremeyecek. Bu söylediklerim, hadis meallerinden muktebestir.
30:06 Hz. Ömer (ra) döneminde yüz binlerce insan Müslüman oldu. Müslüman olanların çoğu Arapçayı bilmiyordu. Yeni Müslüman olanlar Kur’an’ı rahat anlasınlar diye müfessirler Arapçanın gramerine, Sarf, Nahv, Mantık ve Münazaraya göre Kur’an’ın lafzını tahlil etmişler. Herkes, kendi kabiliyetine göre bu işi yapmış. Müfessirlerin Kur’an’ın kelime ve lafızlarını tahlil etmeleri, Kur’an’ın manasını ifade ettikleri anlamına gelmez.
20240713 21. Lem'a 1. Düstur 2. Ders – Muş
08:07 Ellah, bir şeyi tekvinen irade ettiyse, -nadirat hariç- hemen tatbik edilir. Geceyi irade ettiyse, gece gelir. Kışı irade ettiyse, kış gelir. Yazı irade ettiyse, yaz gelir. Teklifi şeriate baktığımız zaman ise, orada şart-ı adi olarak insanın iradesi bulunmaktadır. İnsan, irade ederse, olur. Peki insan irade etmezse, Ellah yapabilir mi? Elbette yapabilir. Ama asıl kanun böyle değildir. Ellah, teklifi şeriatte insanın iradesinin kabulünü şart-ı adi olarak kabul etmiş.
19:43 Senin vazifen, Ellah’ı razı etmektir. Muvaffakiyet için uğraşmak değildir. “Ellahım! Bu işi Sen’in rızan için yapıyorum. Sen de benim bu işimi yap” diye şart koşma. Senin vazifen, doğrudan doğruya Ellah’ı razı etmektir. Muvaffakiyet değildir. Neticede bazen muvaffak olursun, bazen olmazsın. Mühim olan, senin hareketinin Kur’an’a muvafık olmasıdır. Muvaffak olmak, irade-i İlahiyeye bağlıdır.
33:50 Sırat-ı müstakim-i Kur’anîden ayrılma, doğru yolda git, sadece rıza-yı İlahiyi hedef tut.
20240709 21. Lem'a 1. Düstur–Muş
02:47 “Biliniz” ifadesi mukallidane bilginizi ilme’l-yakin, ayne’l-yakin, hakka’l-yakine geçirin demektir. Tatbik sahasına geçmeyen, taklidi bilginin faydası yoktur.
13:35 Abdest, namaza girmenin şartı olduğu gibi, rabıta-i mevt ve tefekkür ihlasa girmenin şartıdır
Kıyam ve kıraat namazın içindeki rükünlerden olduğu gibi, dört düstur ihlasın rükünleridir
Namazda konuşmak ve aşırı hareket etmek namazı ifsad ettiği gibi, altı mâni ihlası ifsad eder, bozar
27:15 İlmî, amelî, edebî cihetle Cenâb-ı Hakk’a ibâdet etmek için yaratılmışız.
Sure-i Rahman üç noktadan tenfiz ediyor, üç yolu gösteriyor:
Birincisi: Kur'ân’ın ahkâmını ilmen, amelen, edeben kabul edip, icrasına çalışmaktır. En rahat yol budur.
İkincisi: Madem Kur'ân’ın ahkâmını ilmen, amelen, edeben kabul edip, icrasına çalışmıyorsunuz; öyleyse semavat ve Arz’ın etrafından çıkıp gitmeye kâdirseniz, çıkın gidin.
Üçüncüsü: Madem semavat ve Arz’ın etrafından çıkıp gitmiyorsunuz; öyleyse sizleri semavi taşlarla recmederim.
20240706 20. Lem'a – Muş
03:08 İslamiyet, bütün dünyaya hitab eden bir dindir. Dîn-i Mübîn-i İslâm, saray dînidir; dağ dîni, mağara dîni, çadır dîni değildir. Kur’an, Tevrat, İncil, Zebur ve sair bütün semavi kitablar saray dinidir.
Firavun ve Nemrud sarayda hükmetsin de, Kur’an, Tevrat, İncil, Zebur ve sair bütün semavi kitablar fakir, perişan ve miskinlerin kara çadırında yaşanmak için gelmiş olsun, böyle bir şey düşünülebilir mi?
10:11 Resûl-i Ekrem (asm), Ellâh yolunda bizzat cihâd etmiş, ruhbâniyyetin, bu Dîn-i Mübîn’de olmadığını, fiilleriyle isbât etmişlerdir. İsevilerin ruhbaniyeti de cihaddır; ama onlar tahrif neticesinde bu yolu intihab etmişlerdir.
16:07 “Resûl-i Ekrem (asm) dünyalık namına hiçbir şey yapmamış. Bir lokma, bir hırkayla yaşamış” sözü, dış mihrakların attığı bir iftiradır. Resûl-i Ekrem (asm) hem devlet başkanıydı hem hâkimdi hem zengindi hem eline gelen malı durdurmaz, infak ederdi. Cennet’in kapısını ağniya-i şakirinin açacağı nass-ı hadisle bildirilmektedir.
20240629 20. Lem'a 1. Nokta 7. Sebeb 2. Ders – Muş
01:02 Bozulmanın asıl ana noktası, nâ-ehillerin işin içine girmesidir. Adam abdest almasını bilmiyor, gavs-ı zaman kabul edilmiş; adam nâ-ehildir, veli görünmüş; adam nâ-ehildir, ehl-i takva görünmüş; adam nâ-ehildir, ehl-i salahat görünmüş; adam nâ-ehildir, yalancı velilikle işi götürmeye çalışmış; adam nâ-ehildir, iki kelime arapça bildiği için kendini müçtehid kabul etmiş; adam nâ-ehildir, kendisinde gördüğü ufak bir salahatla kendini kutb-u arifin kabul etmiş.
10:33 Velilik, sırr-ı veraset-i nübüvvetle mirac-ı Muhammedînin gölgesinde tecelliyat-ı esma ve sıfattan geçip tecelliyat-ı Zat’a mazhar olmaktır.
18:41 Hizmet, kâinatı arkasına atan, bin bir ism-i İlahinin tecelliyatını bitiren, bütün peygamberlerin ve bütün âlemin gerçek reisi olan Muhammed-i Arabî (asm)’ın doğrudan doğruya Ellah’dan aldığı Kur’an’ın esrarını, O Zat (asm)’ın yüksek makamına tebaiyetle almak, hizmetçilik ve ilancılık yapmaktır.
