fa
Feedback
TKP’nin Sesi

TKP’nin Sesi

رفتن به کانال در Telegram

نمایش بیشتر
2 938
مشترکین
اطلاعاتی وجود ندارد24 ساعت
-57 روز
-1430 روز
آرشیو پست ها
Yıldızlar SSS Holding’e peşkeş çekilen maden işletmelerinde çalışan yüzlerce işçi aylardır maaşlarını almak için Ankara’nın göbeğinde direniyor. Bu direnişe gözünü kapatan, patrona hesap sormayı aklının ucundan bile geçirmeyen iktidar, ilk günden itibaren işçilere eziyet ediyor. Bu açık işçi düşmanı saldırı bugün yeni bir aşamaya taşındı ve işçilerin örgütlü olduğu Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır ve sendikanın örgütlenme uzmanı Başaran Aksu tutuklandı. İktidarın bu hukuksuz adımları derhal sonlanmalı, tutuklanan sendikacılar serbest bırakılmalı, işçilerin talepleri karşılanarak holdinglere peşkeş çekilen madenlerin tamamı devletleştirilmeli. https://x.com/tkpninsesi/status/2092718232960405962

Genişletilmiş Cumhur İttifakı cenahı "çözüm" sürecine ve yeni anayasa dayatmasına karşı oluşan her türlü toplumsal direnci "dış kaynaklı ve maksatlı" diyerek yaftalama telaşına düştü. ABD ve İngiltere öncülüğünde uluslararası sermayenin, Orta Doğu'yu yeni ticaret, enerji, lojistik ve üretim ağları üzerinden yeniden yapılandırması ve bölge ülkelerini etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden parçalamaya girişmesi "dış kaynaklı ve maksatlı"dır. Türkiye'deki adımların, İran'ı çevreleme veya İsrail'in bölgesel güvenliğini sağlama gibi daha geniş ve yıkıcı senaryolar için bir pazarlık aracı hâline gelmesi, NATO'ya verilen tavizler, ABD'ye teslimiyet "dış kaynaklı ve maksatlı"dır. Barış ve demokrasi gibi kavramların arkasına saklanarak Türkiye ve bölge ülkelerdeki emekçilerin, çok uluslu tekellerin kâr hırsı uğruna ucuz, güvencesiz, en ağır koşulların dayatıldığı bir iş gücü deposuna dönüştürülmesi "dış kaynaklı ve maksatlı"dır. Eşitlikçi, laik bir toplumsal düzende Cumhuriyet'in yurttaşları olarak onurla yaşamak yerine, mezhepçi ve Yeni Osmanlıcı bir zeminde güya kardeşlik masalları anlatılması ve Türkiye'nin altına dinamit döşenmesi "dış kaynaklı ve maksatlı"dır. Türkiye işçi sınıfının sınıfsız, sömürüsüz, laik ve bağımsız Türkiye mücadelesini baltalayacak; bizzat sorunun kaynağı olan emperyalist, kapitalist sistemin çıkarları doğrultusunda yürütülen, ayrışmayı derinleştirecek her türlü süreç "dış kaynaklı ve maksatlı"dır. Sahte bir "yerli ve milli" söyleminin ardına gizlenerek ülkenin kaynaklarını, geleceğini, bağımsızlık ve egemenliğini emperyalizmin planlarına bağlayan "dış kaynaklı ve maksatlı" süreçlerin karşısında yükselen haklı itirazı yaftalamaya kimsenin gücü yetmeyecektir! https://x.com/tkpninsesi/status/2092241229014528031

Başkumandan Fidel’in 100. doğum yılı için TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan ve Küba Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Alejandro Francisco Díaz Palacios’un katılımıyla İzmir Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde bir araya geldik. https://x.com/tkpninsesi/status/2090888041418174893?s=20

Genel Sekreterimiz Kemal Okuyan, Havana'da 49 partinin katılımıyla gerçekleştirilen 24. Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı üzerine Anka Haber'in sorularını yanıtladı. https://ankahaber.net/haber/tkp-genel-sekreteri-okuyan-kuba-da-49-partinin-katildigi-toplanti-dayanisma-acisindan-basarili-gecti-ac290fc5

Süleymancılar, Furkancılar ve karışan kafalar… TÜM TARİKAT VE CEMAATLER DERHAL DAĞITILMALI, HOLDİNGLERİ DEVLETLEŞTİRİLMELİ! AKP iktidarının ilk günden bu yana en büyük dayanaklarından biri her zaman tarikat ve cemaatler oldu. https://www.tkp.org.tr/aciklamalar/tum-tarikat-ve-cemaatler-derhal-dagitilmali-holdingleri-devlestirilmeli/

Genel Sekreterimiz Kemal Okuyan, soL Portal'ın sürece ve gelişmelere ilişkin sorularını yanıtladı. "Şimdi Kürt sorunu bir dönüşümün önünü açmak, ona destek bulmak için kullanılıyor. Bu çözüm filan değil. Türkiye NATO şemsiyesinde yeni çatışmalara yol alıyor. Biz salak mıyız bunlara gözümüzü kapatacağız? Her şey ortada, apaçık" Söyleşinin tamamı için: https://haber.sol.org.tr/haber/soylesi-kemal-okuyandan-cozum-sureci-yanitlari-turkiyenin-etnik-kodlarla-dinsel-referanslarla

Genel Sekreterimiz Kemal Okuyan, Cumhuriyet TV'de Çağdaş Bayraktar'ın sorularını yanıtladı. Programın tamamını aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz: https://www.youtube.com/watch?v=y8qoSBzlh_Q

Büyük devrimci Fidel Castro 100 yaşında. Komünist hareketin tarihine damga vuran az sayıdaki özel tarihsel liderden biri olan
Büyük devrimci Fidel Castro 100 yaşında. Komünist hareketin tarihine damga vuran az sayıdaki özel tarihsel liderden biri olan Fidel’i saygı ve sevgiyle anıyoruz. Fidel’in mirası, Küba halkının direnişinde ve dünyanın dört bir yanındaki komünistlerin mücadelesinde yaşamaya devam ediyor. Bu mirasa ilişkin, kendi ülkemizde yürüttüğümüz mücadeleden hareketle çıkardığımız sonuçlar için TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan’ın 10 Ağustos’ta Havana’da düzenlenen Fidel Kolokyumu’nda yaptığı konuşmayı okuyabilirsiniz: https://www.tkp.org.tr/haberler/tkp-gs-kemal-okuyanin-fidel-kolokyumundaki-konusmasi/ Yaşasın Küba, yaşasın Fidel!

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan'ın 24. Dünya Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı'nda yaptığı konuşmanın tam metnine internet sitemizden ulaşabilirsiniz: https://www.tkp.org.tr/haberler/tkp-genel-sekreteri-kemal-okuyanin-24-imcwpdeki-konusmasi/

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, 2 hafta önce katıldığı yayında İpek Özbey'in yeni çözüm sürecine dair sorularını yanıtlamıştı👇🏼 "Süreci değerlendirirken doğrultuya bakmak gerekiyor: ABD elçisi Barrack niye Osmanlı'yı övdü? Niye 'ulus devletler değil de imparatorluk' dedi? Türkiye NATO ve ABD himayesinde bir Yeni-Osmanlı hayaline girdi. Bu hikayenin arka planında Türkiye sermaye sınıfının bölgesel yatırımları var. Yeni çözüm sürecine de bu gözle bakmak gerekiyor. Kürt sorunu burada hem bir engel, hem bir olanak. Zaten Öcalan da onu söylüyor: 'Bizi yanınıza alın, sizi bölge gücü yapalım.'" https://x.com/tkpninsesi/status/2087248032555249898

Fidel Castro’nun 100. doğum günü dolayısıyla 10-13 Ağustos tarihlerinde Havana’da düzenlenen Fidel Kolokyumu’nun ilk gününde Genel Sekreterimiz Kemal Okuyan’ın yaptığı konuşmanın tam metnine internet sitemizden ulaşabilirsiniz: https://www.tkp.org.tr/haberler/tkp-gs-kemal-okuyanin-fidel-kolokyumundaki-konusmasi/

24.Dünya Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı ve Fidel’in 100. doğum yılı etkinlikleri dolayısıyla Küba’da bulunan Genel Sekreterimiz Kemal Okuyan ve beraberindeki parti heyetimizi konuk eden Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri ve Küba Cumhuriyeti Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel’e teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bu vesileyle Küba ile dayanışmamızı kendisinin nezdinde Küba Komünist Partisi’ne ve Küba halkına bir kez daha ifade etme imkanı bulduk. https://x.com/tkpninsesi/status/2086360660867211755

Bu ancak Türkiye’de tutarlı bir anti-emperyalist halk iradesinin güçlenmesiyle sağlanabilir. Halkımızın örgütlü gücü büyümeden Türkiye sermaye sınıfının hırslarının ülkeyi soktuğu savaş cenderesinden kurtulamaz. Emperyalizmin ve gericiliğin ülkemize biçtiği kaderi reddetmek ve kendi geleceğimize sahip çıkmak için örgütlenmek artık yaşamsal bir ihtiyaçtır. TKP bunun için ne gerekiyorsa yapacaktır. TKP Merkez Komite https://x.com/tkpninsesi/status/2085970040323489919?s=20

Askeri ittifaklar güvenlik değil savaş getirir AKP iktidarı, “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” adı verilen anlaşmaya imza atarak ülkemizi yeni ve son derece tehlikeli bir askeri maceranın içine sokmuştur. Anlaşmanın açıklanan en önemli hükmü, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının diğerlerine de yapılmış sayılmasıdır. AKP böylece, Türkiye’yi hangi koşullarda ve kimin uğruna savaşa sokacağı belirsiz, son derece ağır sonuçlar doğurabilecek bir yükümlülüğün altına girmiştir. Üstelik bu yükümlülük, emperyalist saldırganlığın, bölgesel rekabetlerin ve gerici iktidarların hesaplarının iç içe geçtiği, her an yeni çatışmalara gebe bir coğrafyada üstlenilmiştir. Bugün Suudi Arabistan’ın Yemen’de ve Kızıldeniz’de taraf olduğu çatışmaların yarın Türkiye’nin önüne bir “ortak savunma yükümlülüğü” olarak getirilmeyeceğinin hiçbir güvencesi bulunmamaktadır. İran’a yönelik yeni bir saldırı dalgasının, Yemen’de büyüyecek bir savaşın ya da başka bir bölgesel hesaplaşmanın Türkiye’yi doğrudan çatışmanın tarafı haline getirmeyeceğini kimse garanti edemez. Zaten mesele tam da budur: Türkiye’nin askeri gücü emperyalizmin bölgesel planlarına bağlanmakta, halkımızın bu planların bedelini kanıyla ödemesinin önü açılmaktadır. Bu yüzden anlaşmayı dünya kamuoyuna müjdeleyen Trump’ın “Türkiye’nin ordusu ve silah sanayii, Suudi Arabistan’ın finansal gücü ve Pakistan’ın nükleer silahları” derken ellerini nasıl ovuşturduğunu hayal etmek güç değildir. AKP çevrelerinin bu anlaşmayı İsrail’e karşı bölge güçlerinin harekete geçmesi, hatta yeni bir denge kurulması olarak pazarlamaya çalışmasının hiçbir inandırıcılığı bulunmamaktadır. AKP bölgedeki “düşman kardeşi” İsrail’i dengelemiyor, güçlendirilmiş bir İsrail, zayıflatılmış bir İran ve emperyalizmin ihtiyaç duyduğu her uğursuz rolü üstlenmeye hazır gerici bölgesel güçlerin eşlik ettiği bir “Amerikan barışı”nın taşeronluğuna soyunuyor. Artık Vaşington’un, İsrail’in merkezinde bulunduğu daha geniş bir bölgesel mutabakatın önündeki direnç noktalarını ortadan kaldırmak ve bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda yeniden hizaya sokmak konusunda yol aldığı açıkça görülüyor. İran’ı zayıflatmaya dönük saldırılar sürerken Gazze Planı’nın devreye sokulması; Yemen ve Kızıldeniz’de gerilim tırmanırken Türk-Suudi-Pakistan güvenlik anlaşmasının imzalanması birbirinden bağımsız gelişmeler değildir. ABD bu stratejinin askeri yükünü bölgedeki müttefiklerine dağıtmak, aynı zamanda bölgeye ilişkin yönelimini NATO’nun ortak stratejisine dönüştürmek istemektedir. Türkiye tam da bu noktada kritik bir önem kazanmaktadır. Ankara’daki NATO Zirvesi’nde Türkiye’nin savaş gücünün ve silah sanayisinin ısrarla öne çıkarılması, ülkemize biçilen bölgesel rolün pazarlığının burada yapılması tesadüf değildi. Şimdi Ankara’da pazarlığı yapılanın bölgede adım adım icraata geçirildiğini görüyoruz. Mekke Anlaşması bu nedenle üç ülke arasında imzalanmış bir “savunma anlaşması” değildir. Türkiye’nin NATO bünyesindeki savaş gücü ve askeri kapasitesi, Suudi Arabistan gibi bölgenin gerici güçleriyle kurulan yeni mekanizmalar üzerinden daha geniş bir coğrafyadaki emperyalist planlara bağlanmaktadır. Ortadoğu’dan Kızıldeniz’e ve Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyayı sert bir dönem bekliyor. Enerji ve ticaret yollarına hâkim olma, yeni ve kârlı yatırım alanlarını ele geçirme kavgası büyürken, bu kavgaya yeni askeri saflaşmaların ve kanlı hesaplaşmaların eşlik edeceği açıktır. Tüm bu nedenlerle halkımız, iktidarın milliyetçi hamasetle, “yeni Osmanlı” hayalleriyle, mezhepçi söylemlerle ya da “milli güvenlik” gerekçeleriyle önüne koyacağı yeni savaş senaryolarına karşı uyanık olmalıdır. Türkiye’nin güvenliği daha fazla askeri ittifaktan, daha fazla silahlanmaktan, emperyalist planlarda daha önemli roller üstlenmekten geçmiyor. Türkiye’nin güvenliği NATO’dan çıkmaktan, emperyalist üsleri kapatmaktan, yabancı askerleri ülkemizden göndermekten ve bütün komşularımızla eşitliğe, egemenliğe ve karşılıklı saygıya dayanan ilişkiler kurmaktan geçiyor.

24. Uluslararası Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı için Havana'dayız. Küba Komünist Partisi'nin ev sahipliğinde, Fidel Castro'nun 100. doğum günü öncesinde düzenlenen toplantı, “Fidel’in doğumunun yüzüncü yılında Küba Devrimi’nin mirasının savunulması ve sosyalist Küba ile dayanışmanın güçlendirilmesi; emperyalist saldırganlığa karşı barış için ortak mücadelenin büyütülmesi" temasıyla gerçekleştiriliyor. 49 partiden 100'ün üzerinde temsilcinin katıldığı toplantının açılışına Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri ve Küba Cumhuriyeti Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Küba Komünist Partisi Siyasi Büro Üyesi Örgütlenme Sekreteri Roberto Morales Ojeda ile Küba Komünist Partisi Siyasi Büro Üyesi ve Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodríguez Parrilla katıldı. Bir önceki toplantının ev sahibi olan Türkiye Komünist Partisi adına Genel Sekreterimiz Kemal Okuyan, hazırlık sürecine sunduğu katkılar nedeniyle Küba Komünist Partisi yönetimiyle birlikte divanda yer aldı ve toplantının açış konuşmasını gerçekleştirdi. Dünya komünistlerinin, ABD’nin soykırım niteliğindeki abluka ve baskı politikalarıyla karşı karşıya olan Küba'da bir araya gelmesi; sosyalist Küba ile dayanışmanın ve anti-emperyalist mücadelenin güçlendirilmesi açısından önemli bir mesaj niteliği taşıyor. Toplantı, katılan partilerin katkılarıyla 7-8 Ağustos boyunca devam edecek. https://x.com/tkpninsesi/status/2085825026742444438?s=46

Proletaryanın büyük savaşçısı ve öğretmeni Friedrich Engels'in hatırası sonsuza dek sürecek! https://x.com/tkpninsesi/status/2085030918113095906?s=20

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan yazdı: 📌CHP’nin bölünmesi ve komünistler: 'Yeni' ile kavgalıyız ama biz... https://haber.sol.org.tr/haber/chpnin-bolunmesi-ve-komunistler-yeni-ile-kavgaliyiz-ama-biz-412397 ❝ Bu sistem akılla işlemiyor, bir. Sürdürülebilir değil, iki. AKP Türkiyesi’nin kalıcı olma şansı yok, üç. AKP Türkiyesi’nden kapitalizmin içinde durarak kurtulmak mümkün değil, dört. AKP’den kurtulmak AKP Türkiyesi’nden kurtulmak anlamına gelmiyor artık, beş. Cumhuriyetçi birikimin AKP Türkiyesi’ne tamamen teslim olmayacağı açık, altı. Bu birikimin akabileceği ve enerji toplayabileceği tek mecra sosyalizm, yedi. ❞

Bugün, Karşıyaka İlçe Binamızı Karşıyaka İZBAN önünde gerçekleştirdiğimiz törenle açtık. Açılışta, TKP Merkez Komite Üyesi Be
+2
Bugün, Karşıyaka İlçe Binamızı Karşıyaka İZBAN önünde gerçekleştirdiğimiz törenle açtık. Açılışta, TKP Merkez Komite Üyesi Berkay Kemal Önoğlu’nun konuşmasının ardından programımız, müzisyen Ece ve Sinan’ın dinletisiyle devam etti. Tüm dostlarımızı, Karşıyaka’da açtığımız bu mücadele ve dayanışma kapısından içeri girmeye; memleketimizin kurtuluşu, aydınlık geleceği ve insanca yaşayacağımız bir ülkenin kuruluşu için Türkiye Komünist Partisi saflarında mücadeleyi büyütmeye davet ediyoruz. https://x.com/IzmirTkp/status/2082916455301947638

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, bu akşam saat 20.00'da Sözcü TV Youtube kanalında İpek Özbey'in konuğu olacak. 📌Aşağıdaki bağlantıdan kanalı ziyaret edebilirsiniz: https://youtube.com/@sozcutelevizyonu?si=m9ZDz6vjJi-meQP4

26 Temmuz'un yaktığı ateş yol göstermeye devam ediyor. 26 Temmuz 1953'te Moncada Kışlası'na 135 Kübalı genç devrimcinin düzenlediği baskın, Küba halkının Batista diktatörlüğüne, emperyalist tahakküme ve sömürüye karşı ayağa kalkışının simgesi oldu. Kışlanın bulunduğu Santiago de Cuba geçmişte İspanyol sömürgeciliğine karşı ilk isyan ateşinin yakıldığı kentti. Moncada Kışlası'na yürüyen genç devrimciler, José Martí'nin başlattığı bağımsızlık savaşını tamamına erdirmek için, bağımsızlık önderinin 100. doğum gününde yola çıkmışlardı. Eylemleri, Küba’da ulusal kurtuluş davasını sosyalizmle buluşturacak bir dönemin kapısını aralayarak tarihe geçti. Açıklamamızın tamamı için: https://www.tkp.org.tr/aciklamalar/26-temmuzun-yaktigi-ates-yol-gostermeye-devam-ediyor/