𝕴̇𝖑𝖒î 𝕹𝖔𝖙𝖑𝖆𝖗
رفتن به کانال در Telegram
👉 İlmi Paylaşımlar 👉 İnanç Meseleleri 👉 Fıkıh, Dualar, Hikmetli Sözler 👉 Ehl Sünnet Büyüklerinden Kıssalar
نمایش بیشتر4 367
مشترکین
اطلاعاتی وجود ندارد24 ساعت
+17 روز
-1730 روز
آرشیو پست ها
4 367
Rahmetli zamanında neler anlatmış ama kimse dinlememiş.
8 SENE DEĞİL 80 SENE
KESİNTİSİZ EĞİTİM VERSENİZ.
DİN EĞİTİMİ VERMEDEN İNSAN YETİŞTİREMEZSİNİZ.
Timurtaş Uçar
(rahmetullahi aleyh)
4 367
🕌ASHAB-I KEHF VE KITMÎR✨
Yedi uyurlar
Kıtmir bir köpekti. Ashab-ı Kehf-in köpeği. Ama Cennet'e gitti. Kim olduğun kadar kimlerle olduğunda önemli!"
(Necip Fazıl Kısakürek🌿🌿🌿
4 367
“Belâ, ağızdan çıkan söze bağlıdır.”
[الْبَلَاءُ مُوَكَّلٌّ بِالْقَوْلِ]
Kaynaklarda hem Resülullah (sav)'in hadisi hem de sahabi sözü (mevkûf) olarak nakledilen bu ifade, halk arasında oldukça yaygın ve meşhur bir rivayettir. Sözün özü; insanın maruz kalacağı musibetlerin, ağzından çıkan hatalı beyanlar, haksız kınamalar veya kibirli ifadeler sebebiyle vuku bulabileceğini ihtar eder. Bu hikmetli uyarı, kontrolsüz konuşmanın dünyevî sıkıntılara, itibar kaybına ve ahlâkî yıkımlara yol açabileceğini; dolayısıyla dilin hem dünyevî hem de uhrevî sonuçlar doğuran keskin bir araç olduğunu beyan eder.
Sahih hadislerde de konuştuğu bir kelimenin insanı cennete yaklaştırabileceği gibi cehenneme de sürükleyebileceği bildirilmiştir; bu sebeple söz konusu rivayet, doğrudan hadis olarak sabit kabul edilmese dahi İslam’ın genel ilkeleri ve dilin muhafazasına dair hikmetlerle tam bir uyum içindedir. Mümin, konuşmadan önce düşünmeli, dilini kontrol altında tutmalı ve her kelimesinin manevi bir mesuliyeti olduğunu bilerek hareket etmelidir.
Bu hadis-i şerif; Hz. Ebû Bekr, Hz. Ali, Hz. Aişe, Abdullah b. Mes‘ûd, Ebü'd-Derdâ, Hüzeyfe, Abdullah b. Abbâs, Enes b. Mâlik gibi sahabilerden, ayrıca Hasan el-Basrî, İbrahim en-Nehaî gibi tabiînin büyüklerinden rivâyet edilmiştir. Rivâyetlerin bazısı merfû bazısı ise mevkûf’tur.
Bütün bu rivâyetleri nakleden İmam Sehâvî der ki: "Zikrettiğimiz bütün bu rivâyetlerin toplamına uydurma demekle İbnü'l-Cevzî doğru yapmamıştır."
(Sehâvî, Makâsıdü’l-hasene, 311.)
4 367
💐💐💐
“Îmân yetmş küsur yahud altmış küsur şubedir.
Bunların en efdal ‘Lâ ilâhellallah/Allah’dan başka lâh yoktur’ demektir.
En aşağısı ise yoldan eziyet verecek şeyler gidermektir.
Hayâ da îmânın bir şubesidir.”“Ey Ukbe! Dikkat et, sana dünya ve âhiret ehlinin en üstün ahlâkından haber vereyim: Gelmeyene gitmen, vermeyene vermen ve sana kötülük eden affetmendir.” “Siz mallarınızla insanlara yardımı yetiştiremezsiniz (yani yardıma malınız yetmez) huy ile hoşnut etmeye gayret ediniz.” Hiç olmazsa onları güler yüz ve güzel huy ile hoşnut etmeye gayret ediniz.”
4 367
.
💐SELÂM ALINMADIĞINDA.
MELEKLER LANET EDER💐
Bir başka rivayette de şöyle buyurmuştur:
"Bir müslüman bir müslümana selam verdiğinde, o müslüman selamı alırsa, melekler ona yetmiş defa dua ve istigfar ederler.
Selamı almadığı takdirde de melekler ona lanet ederler."Anlatıldığına göre Ebû Müslim el-Havlani (🍃) bir topluluğun yanından geçmiş fakat onlara selam vermemişti. Kendisine neden selâm vermediğini soranlara, - Benim onlara selâm vermeyişimin tek nedeni, ben selâm verdiğim takdirde onların selâmımı almayacakları ve dolayısıyla meleklerin länetine uğrayacakları korkusudur, diye cevap vermiştir.🍁
4 367
Repost from N/a
İLİM EVİ
🔗 Canlı Derslerin Yapıldığı Kanal Linki:
😙 https://t.me/+jbfngfMqmJ8zOTQ0
🎧 Canlı olarak katılamayan kardeşlerimiz için bütün dersler kayıt altına alınmakta ve bu grupta paylaşılmaktadır.
Dilediğiniz zaman izleyebilir, ilmin bereketinden istifade edebilirsiniz.
👉 Katılım Linki:
🔗 https://t.me/+W03Kr9TypW9kYjY0
4 367
Ebû Hüreyre, İbn Mes’ud ve Berâ b. Âzib’den (radıyallâhu anhüm) gelen farklı rivayetlerde faizin yetmiş, yetmiş iki veya yetmiş üç büyük günah [bab/hûb] derecesinde olduğu; bu derecelerin en hafifinin dahi kişinin öz annesiyle zina etmesi kadar ağır bir cürüm teşkil ettiği bildirilmiştir. Aliyyülkârî’nin şerhinde vurguladığı üzere, hadislerde geçen “en ağır faiz” ifadesi Müslüman bir kimsenin ırzına, şerefine ve haysiyetine haksız yere dil uzatmak olarak tanımlanmıştır. Faizin zina masiyetinden bile daha ağır bir tonda zikredilmesinin temel hikmeti, zinanın genellikle iki tarafın rızasıyla gerçekleşen şahsi bir günah olmasına karşılık, faiz ve ırza saldırı fiillerinin doğrudan kul hakkıyla irtibatlı olmasıdır. Nitekim Allah Teâlâ, { الزَّانِيَةُ وَالزَّانِي } “Zina eden kadın ve zina eden erkek...” [Nûr, 24/2] ayetinde kadını önce zikrederek bu fiildeki rıza ve teşvik boyutuna işaret etmiştir; ancak bir Müslümanın mahremiyetini ve onurunu çiğnemek, toplumsal hukuku ve kul hakkını ihlal ettiği için günahın mertebesi katlanarak artmaktadır. [Aliyyülkârî, Mirkâtü’l-mefâtîh, 5/1925 nr. 2826]
Üslubun Değerlendirilmesi
Bu sözün üslubuna gelince, burada doğrudan “erkekliğe dokunma” şeklinde bir hitap tarzından ziyade, Arap belâgatında bilinen teşdîd ve tağlîz (şiddetli ifade) üslubu söz konusudur. Maksat, faizin ne derece çirkin ve ağır bir günah olduğunu zihinde sarsıcı bir benzetme ile yerleştirmektir. Yani bu ifade, muhatabın onuruna yönelik bir ithamdan çok, günahın büyüklüğünü tasvir eden çarpıcı bir temsil (teşbih) mahiyetindedir. Dolayısıyla “senin erkekliğin bu mu?” gibi bir anlam doğrudan metinden çıkarılmaz; esas vurgu, fiilin vahametinedir.
Faiz ve “Allah’a Savaş Açma” Meselesi
Faizle muamele yapan bir bankadan kredi çeken kimsenin, Kur’ân’daki ifadeye göre “Allah ve Resûlü’ne savaş açmış” sayılıp sayılmayacağı meselesine gelince; ilgili âyet şudur: { فَإِنْ لَمْ تَفْعَلُوا فَأْذَنُوا بِحَرْبٍ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِهِ } “Eğer (faizi terk etmezseniz) Allah ve Resûlü tarafından size açılmış bir savaşı bilin.” [Bakara, 2/279]. Müfessirler bu âyeti, faizin haramlığının en şiddetli şekilde vurgulanması olarak tefsir etmişlerdir. Buradaki “harp” ifadesi, hakikî anlamda kişinin fiilen Allah’a savaş açması değil; bu günahın büyüklüğünü ve sonuçlarının ağırlığını bildiren bir tehdittir. Yani bu fiili işleyen kimse, büyük bir haramı işlemiş olur ve ilâhî tehdide muhatap olur; ancak bu, kişinin dinden çıkması veya kelimenin literal anlamıyla savaş ilan etmesi demek değildir. Bununla birlikte, faiz meselesi çok ağır bir günah olduğu için, mü’minin bundan son derece sakınması ve mümkünse alternatif yollar araması gerekir.
Muvaffakiyet Allah’tandır, en doğrusunu Allah bilir.
4 367
Soru: “Faizin en hafifi, Kâbe’de annesiyle zina etmek gibidir” sözü hadis midir? Bu hadis zayıf mıdır, yoksa sahih midir? Allah Resûlü (s.a.v.) bu ifadeyle, evini idare eden erkeğe yönelik sert bir üslup kullanarak onun hassasiyetine hitap etmeyi mi amaçlamıştır; yani “Senin erkekliğin bu mu?” demek mi istemiştir? Ayrıca, faizle işlem yapan bir bankadan kredi çeken kimse, Kur’ân’daki ilgili âyete göre Allah’a ve Resûlü’ne savaş açmış sayılır mı? Bu âyet hangisidir ve nasıl te’vil edilir?
Cevap:
Hadisin Kaynağı ve Sıhhat Durumu
“Faizin en hafifi Kâbe’de annesiyle zina etmek gibidir” anlamındaki söz, hadis olarak rivayet edilmiştir. Ancak bu ifade tek bir sabit lafızla gelmemiş, farklı rivayet varyantlarıyla nakledilmiştir. Rivayetler farklı sahâbîlerden gelmiş olup, hadis âlimlerinin bir kısmı bu rivayetlerin isnadlarında ciddi bir kusur görmemiş, bazılarını hasen veya sahih kabul etmiştir. Özellikle “faizin yetmiş/küsur derece olduğu ve en hafifinin annenin zina edilmesi gibi olduğu” mânâsı, çoklu tariklerle geldiği için muhaddisler tarafından mânen sabit ve kabul edilebilir görülmüştür. Bu sebeple, rivayetlerin toplamı itibariyle faizin son derece büyük bir günah olduğuna dair anlam sahih bir çerçevede yerleşmiştir.
Ebû Hüreyre radıyallâhu anh’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallellâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: { الرِّبَا سَبْعُونَ جُزْءًا أَيْسَرُهَا إِثْمًا أَنْ يَنْكِحَ الرَّجُلُ أُمَّهُ } “Faiz yetmiş cüzdür [yetmiş çeşit günahtır]. Bunların günah bakımından en hafifi, kişinin annesiyle nikâhlanması [zina etmesi] gibidir.” [İbn Mâce, 2274; Beyhakî, Şu‘abül-îmân, 5522. Hâfız Münzirî, isnadında bir sakınca olmadığını söylemiştir. Bk. et-Terğîb ve’t-terhîb, 3/6]
Abdullah b. Mes‘ûd radıyallâhu anh, Resûlüllâh sallellâhu aleyhi ve sellem’den şöyle rivayet etmiştir: : { الرِّبَا ثَلَاثَةٌ وَسَبْعُونَ بَابًا أَيْسَرُهَا مِثْلَ أَنْ يَنْكِحَ الرَّجُلُ أُمَّهَ، وَإِنَّ أَرْبَى الرِّبَا عِرْضُ الرَّجُلِ الْمُسْلِمِ } “Faiz yetmiş üç baptır. Bunların en hafifi, kişinin annesiyle nikâhlanması gibidir. Faizin en ağırı [en büyük faiz] ise Müslüman bir adamın ırzına [şerefine/haysiyetine] dil uzatmaktır.” [Hâkim, el-Müstedrek, 3/202, nr. 2290. Hâkim ve Azîzî hadisin isnadının sahih olduğunu söylemişlerdir. Bk. Azîzî, es-Sirâcü’l-münîr, 3/195].
Berâ b. Âzib radıyallâhu anh, Resûlüllâh sallellâhu aleyhi ve sellem’den şöyle rivayet etmiştir: { الرِّبَا اثْنَانِ وَسَبْعُونَ بَابًا أَدْنَاهَا مِثْلَ إِتْيَانِ الرَّجُلِ أُمَّهُ، وَإِنَّ أَرْبَى الرِّبَا اسْتِطَالَةُ الرَّجُلِ فِي عِرْضِ أَخِيهِ } “Faiz yetmiş iki baptır. Bunların en aşağısı, kişinin annesiyle münasebette bulunması gibidir. Faizin en ağırı ise kişinin din kardeşinin ırzına dil uzatıp haksızlık etmesidir.” [Abdurrezzâk, el-Musannef, 8/314 nr. 15345; Taberânî, el-Mu‘cemü’l-evsat, 7/158 nr. 7151. Hadisin isnadı sahihtir. Bk. Azîzî, es-Sirâcü’l-münîr, 3/195; Albânî, es-Sahîha, 4/488 nr. 1871]
Hadisin Anlamı ve Hikmeti
Hadis hafızı Münâvî’nin naklettiği üzere; faizin yetmiş iki baptan [dereceden] oluştuğu ve en hafifinin kişinin annesiyle zina etmesi gibi olduğu bildirilen hadiste, "en büyük faiz" [erbâ’r-ribâ] Müslüman bir kimsenin ırzına ve onuruna dil uzatmak, onu küçümsemek ve gıybetini yaparak itibarını sarsmak olarak tanımlanmıştır. Kadı Beyzâvî’nin de vurguladığı üzere, kişinin başkasının onurundan hak ettiğinden fazlasını alıp haddi aşması, mülkiyet sınırlarını ihlal eden faiz fiiline benzetilmiştir. Hatta onur ve haysiyet hem şer’an hem de aklen maldan daha kıymetli ve hassas bir değer olduğu için bu fiil faizin tüm çeşitlerinden daha ağır ve fesadı daha şiddetli bir cürüm sayılmıştır. Nitekim Şâri' [Allah ve Resûlü], insanların ırz ve iffetinin alenen çiğnenmesine karşı, malların yağmalanmasına nispeten çok daha ağır ve caydırıcı müeyyideler öngörerek bu değerin korunmasına verilen önceliği teyit etmiştir. [Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, 4/50 nr. 4506]
4 367
Değerli Kardeşlerim, para isteyen dolandırıcı sahte hesap açan çok oluyor, kanmayın inanmayın
4 367
ÖZELLİKLE TELEGRAMDA SAHTE HESAPLAR ÇOĞALDI DİKKAT EDELİM.
Sosyal medya da isim ve profil resmi kullanarak çok kişi dolandırıldı! bizzat konuşmadan! tanımadan! emin olmadan! böyle şeylere aldanmayın!
4 367
HANIMINIZI METHEDİN
Adamın biri evliyadan bir zata hanımının dilinin uzunluğundan ve huysuzluğundan şikayet etti.
Şeyh adama, "Ona her zaman tatlı sözler söyle, hangi iş olursa olsun onu methet" dedi.
Adam akşam eve geldi. Kadın sofrayı hazırladı. Adam ilk lokmayı alınca, bağladı medihler düzmeye, yemeği övmeye...
"Hayatım, ömrüm, hiç bu kadar güzel bir yemek yemedim!" deyince, Kadın; "zehir zıkkım ye, yıllar oldu benim yemeğimi bir kere methetmedin, bugün komşunun getirdiği yemeği methettin" dedi.
Siz siz olun, eğer methedecekseniz, yemeği hanımınızın yaptığından emin olun 😁
4 367
Ahlak manifestosu:
1•Kardeşinin elindekine göz dikme (Tirmizi)
2•Misafir olduğun evin salonuna (mahremiyet sebebiyle) izinsiz bakma (Buhari, El-Edebü’l-Müfred)
3•Müslümana [yanlış anlamaması için] göz ucuyla bakma (Buhari, el-Edebü’l-Müfred)
4•Çalımlı/kibirli yürümeyin (İbn Hişam, Siyer)
5•Hakkına girdiğiniz kişilerden helallik dileyin (Buhari)
6•Hapşırana (yerhamukallah diye) dua et (Buhari)
7•Kinayeli sözler sarfetmeyin. (El-Edebü’l-Müfred)
8•Yarım parça hurma ile de olsa sadakada bulunun (Buhâri)
9•Sevdiğini ölçülü sev, sevmediğine de ölçülü buğzet (Tirmizi)
10•Haset beslemeyin, zulmetmeyin, buğzetmeyin (Buhâri)
11•size yapılmasından hoşlanmadığınız şeyi kardeşinize de yapmayın. (Ebû Ya'la, Hadis)
Bunları yayalım ki her yer Sünnet koksun ve buna sen de mazhar ol: ❝Benden işittiği hadisi aktaran kişiyi Allah celle celaluhu yüzünü aydınlatsın❞ |Tirmizi
4 367
Hayata Yön Veren 10 Hadis-i Şerif: -1-
— başkasının istediği kıza aday olma [Müsned]
— sırf bazı yönlerinden ötürü eşinden soğuma [Buhâri]
— vesvese ile yöneten ifsat eder [Ebû Dâvûd]
— kişi arkadaşını dini/âhlakı üzeredir. Dostluk ettiği kişiye dikkat etsin [Ebû Dâvûd]
— yemeği önünden ye; bismillah diyerek başla [Buhâri]
— başkasını hanımını kocasına kötüleyen bizden değildir [Müslim]
— bir evi delikten izlemeyin, salonuna izinsiz bakmayın [El-Edebü’l-Müfred]
— yolun ortasında/mahallede durmayın [Müslim]
— ağzınızı çemkirerek kibirli konuşma [Tirmizî]
— Kur'an ile yemeyin, Kur'an'da aşırıya kaçmayın, Kur’ân'da kibirli olmayın [Müsned]
Bunları yayalım ki her yer Sünnet koksun ve buna sen de mazhar ol: ❝Benden işittiği hadisi aktaran kişiyi Allah celle celaluhu yüzünü aydınlatsın❞ |Tirmizi | İbrahim KAYA kardeşinize dua etmeyi de unutmayın. 🌹🌹
