fa
Feedback
BAYDNO

BAYDNO

رفتن به کانال در Telegram

Dış politika ve tarih alanında yazılar.

نمایش بیشتر
6 435
مشترکین
-324 ساعت
-197 روز
-8530 روز

در حال بارگیری داده...

جذب مشترکین
اوت '26
اوت '26
+5
در 0 کانال‌ها
ژوئیه '26
+2
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژوئن '26
+1
در 0 کانال‌ها
Get PRO
مه '26
+4
در 0 کانال‌ها
Get PRO
آوریل '26
+3
در 0 کانال‌ها
Get PRO
مارس '26
+30
در 0 کانال‌ها
Get PRO
فوریه '26
+21
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژانویه '26
+27
در 0 کانال‌ها
Get PRO
دسامبر '25
+9
در 0 کانال‌ها
Get PRO
نوامبر '25
+7
در 0 کانال‌ها
Get PRO
اکتبر '25
+9
در 0 کانال‌ها
Get PRO
سپتامبر '25
+6
در 0 کانال‌ها
Get PRO
اوت '25
+4
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژوئیه '25
+13
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژوئن '25
+41
در 0 کانال‌ها
Get PRO
مه '25
+22
در 0 کانال‌ها
Get PRO
آوریل '25
+28
در 0 کانال‌ها
Get PRO
مارس '25
+22
در 0 کانال‌ها
Get PRO
فوریه '25
+16
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژانویه '25
+10
در 0 کانال‌ها
Get PRO
دسامبر '24
+84
در 0 کانال‌ها
Get PRO
نوامبر '24
+43
در 0 کانال‌ها
Get PRO
اکتبر '24
+32
در 0 کانال‌ها
Get PRO
سپتامبر '24
+22
در 0 کانال‌ها
Get PRO
اوت '24
+101
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژوئیه '24
+34
در 1 کانال‌ها
Get PRO
ژوئن '24
+21
در 0 کانال‌ها
Get PRO
مه '24
+20
در 0 کانال‌ها
Get PRO
آوریل '24
+736
در 0 کانال‌ها
Get PRO
مارس '24
+18
در 0 کانال‌ها
Get PRO
فوریه '24
+528
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژانویه '24
+23
در 0 کانال‌ها
Get PRO
دسامبر '23
+312
در 0 کانال‌ها
Get PRO
نوامبر '23
+315
در 0 کانال‌ها
Get PRO
اکتبر '23
+4 829
در 0 کانال‌ها
Get PRO
سپتامبر '23
+39
در 0 کانال‌ها
Get PRO
اوت '23
+18
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژوئیه '23
+25
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژوئن '23
+33
در 0 کانال‌ها
Get PRO
مه '23
+31
در 0 کانال‌ها
Get PRO
آوریل '23
+20
در 0 کانال‌ها
Get PRO
مارس '23
+24
در 0 کانال‌ها
Get PRO
فوریه '23
+38
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژانویه '23
+30
در 0 کانال‌ها
Get PRO
دسامبر '22
+37
در 0 کانال‌ها
Get PRO
نوامبر '22
+65
در 0 کانال‌ها
Get PRO
اکتبر '22
+21
در 0 کانال‌ها
Get PRO
سپتامبر '22
+33
در 0 کانال‌ها
Get PRO
اوت '22
+38
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژوئیه '22
+38
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژوئن '22
+18
در 0 کانال‌ها
Get PRO
مه '22
+20
در 0 کانال‌ها
Get PRO
آوریل '22
+14
در 0 کانال‌ها
Get PRO
مارس '22
+65
در 0 کانال‌ها
Get PRO
فوریه '22
+27
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژانویه '22
+30
در 0 کانال‌ها
Get PRO
دسامبر '21
+23
در 0 کانال‌ها
Get PRO
نوامبر '21
+15
در 0 کانال‌ها
Get PRO
اکتبر '21
+13
در 0 کانال‌ها
Get PRO
سپتامبر '210
در 0 کانال‌ها
Get PRO
اوت '21
+6
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژوئیه '21
+12
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژوئن '21
+12
در 0 کانال‌ها
Get PRO
مه '21
+55
در 0 کانال‌ها
Get PRO
آوریل '21
+62
در 0 کانال‌ها
Get PRO
مارس '21
+188
در 0 کانال‌ها
Get PRO
فوریه '21
+819
در 0 کانال‌ها
Get PRO
ژانویه '21
+4 563
در 0 کانال‌ها
تاریخ
رشد مشترکین
اشارات
کانال‌ها
29 اوت0
28 اوت0
27 اوت0
26 اوت0
25 اوت0
24 اوت0
23 اوت0
22 اوت0
21 اوت+1
20 اوت0
19 اوت0
18 اوت0
17 اوت0
16 اوت+1
15 اوت+1
14 اوت0
13 اوت0
12 اوت0
11 اوت0
10 اوت0
09 اوت0
08 اوت+1
07 اوت0
06 اوت0
05 اوت+1
04 اوت0
03 اوت0
02 اوت0
01 اوت0
پست‌های کانال
Bilmiyorum unutuluyor mu yoksa İran sevdası mı ağır basıyor? Irak’ta Şii milisleri Türk üssü Başika’ya saldırtan, Suriye’de kendi mezhepsel çıkarları için Esad ile birlikte binlerce masumun ölümüne sebep olan, Lübnan’ı ve işgal sonrası Irak’ı yine kendi çıkarları için milis ülkesine çeviren, Afganistan’dan tutun da Yemen’e kadar gariban Şiileri kendi çıkarları için Suriye’de çatıştıran, Suriye’nin kuzeyinde 13 yıl boyunca PKK ile kol kola olan, ırkı geçtim kendi mezhebinden olmasına rağmen Azerbaycan’a karşı Ermenistan ile müttefik olan, Türkiye içerisindeki birçok Şii grubu kışkırtarak Cumhuriyet’in temellerine dinamit gibi yerleştirmeye çalışan bir İran var. Sayısız olay var. İran bunları yaparken Türkiye’ye açık bir savaş ilan etmedi, bir kurşun sıkmadı. İran, Türkiye’ye karşı doğrudan savaşa girmeden vekil güçler, siyasi nüfuz ağları ve örtülü operasyonlarla gri bölge stratejisi yürüttü. Bunlar son 20 yılda olanlar, aklıma gelenler. İsrail ile olan savaşta İran’ın yanındayız ama İran’ı da biliriz. Mollanın imkanı olsa Türkiye’yi bir kaşık suda boğar. Bu nedenle İsrail faktörü var diye İran güzellemesi de yapılmasın. Ilık yorumlara gerek yok. Derdimiz Türkiye’nin çıkarları ise gerekirse her sahada ve masada öncelikli olarak İsrail ile sonra da (tıpkı molla rejimi gibi) İran ile mücadele etmeliyiz. Bitti. @baydno

2
Mekke Anlaşması ile Türkiye İran’ı mı kuşatıyor? Anlaşmanın duyurulmasından bu yana “Amaç İsrail olmalı, İran olmamalı” benze
Mekke Anlaşması ile Türkiye İran’ı mı kuşatıyor? Anlaşmanın duyurulmasından bu yana “Amaç İsrail olmalı, İran olmamalı” benzeri yorumlar yapılıyor. Öncelikle şunu söyleyeyim. Bu ittifakın amacı saldırıysa büyük hata ancak savunma ittifakıysa başarılı bir anlaşma. Türkiye’yi düşünen hiçbir hükümetin İran’a saldırmayı aklından bile geçirmemesi lazım. Bu durum kazananı olmayan bir savaş olacaktır. Mekke Anlaşması’ndaki Suud’un önceliği İran iken Türkiye’nin İsrail, Pakistan’ın ise İsrail ile müttefik olan Hindistan. Anlaşma konusunda çekinceler olabilir, pratiği görmek gerekiyor tabi ki ancak bu anlaşmayı doğrudan İran odağına çekmek bana mantıklı gelmiyor. Son savaşta da görüldüğü gibi İran ile dengeyi yıllardır koruyoruz. Parçalanmamasını da istiyoruz ama bölgede bu İran yönetimiyle mücadele etmek bize farz. Bu konuda hükümet de başarılı değil…
1 485
3
Açıklanan bildiriye göre üç ülkeden birine silahlı saldırı olması halinde, diğer ülkeler bunu kendisine yapılmış bir saldırı olarak sayacak. Şimdi “Suud’a saldırı olunca yine ihaleye biz mi gireceğiz?” diye soruyor olabilirsiniz. Evet, anlaşmaya göre böyle. Eylül 2025’te Suudi Arabistan ve Pakistan arasında benzer bir anlaşma imzalanmıştı. Yaklaşık 7 ay sonra Mart 2026’da İran Suud’u vurdu. Bildiğiniz gibi Pakistan İran’a müdahale etmedi, en fazla ABD ile İran arasındaki görüşmelerde arabulucu oldu. Kendisine yapılmış gibi hissettiyse de cevap vermedi yani. Bu mesele tamamen ‘caydırıcılık’. İki anlaşmada da saldırıya otomatik cevap veya şu kadar bölük ile cevap verilecek denmiyor. NATO’da olduğu gibi. Ucu açık ama bölgesel bir paktın temeli gibi. Bölgede yeni bir güvenlik mimarisi oluşuyor ki kaynaklara göre bu anlaşma, İran ve İsrail hariç bölge ülkelerine de açık. Sadece Ortadoğu ve Körfez’de değil, Afrika’da da ortak hareket edilmesinin önü açılıyor. Pakistan, kıtadaki Hindistan etkisine karşı adım atarken ittifaka nükleer caydırıcılık ekliyor. Suudiler ise Husiler’den bölge genelindeki İsrail destekçisi BAE’ye karşı Türkiye gibi Somali’den Sudan’a, Libya’dan Mali’ye etkin olan bir ülke ile müttefik oluyor. Üçlü ittifak önceden de konuşuluyordu ancak İran Savaşı ve İsrail’in saldırganlığı bu ittifakı erkene çekti. Hem Pakistan hem de Türkiye Arap ülkelerinin ‘ağabeyi’ni yanına alarak sahada alan açacak. Muhtemelen de yeni ekonomik işbirlikleri hedefleniyor. Daha önceki adımlar düşünüldüğünde şahsen Suud güven vermiyor ama şu anki konjonktür çok farklı. Bakalım neler olacak. Takipte kalın: @baydno
1 504
4
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Mekke’de ortak savunma anlaşması imzaladı. Suud’un parası, Pakistan’ın nükleeri, T
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan bugün Mekke’de ortak savunma anlaşması imzaladı. Suud’un parası, Pakistan’ın nükleeri, Türkiye’nin ise askeri teknolojisi ve operasyon gücü. Yeni oluşturulan savunma ekseni; yaklaşık 400 milyonluk nüfusu, nominal olarak 3,3 trilyon doları aşan; satın alma gücü paritesine göre ise 8,5 trilyon dolara yaklaşan ekonomiye sahip. Üç ülke birlikte 1,1 milyondan fazla aktif askeri personele, 1.000’i aşkın savaş ve taarruz uçağına, binlerce tank ile geniş füze, İHA/SİHA, hava savunma ve deniz gücü ile caydırıcı bir eksen oluşturuyor…
1 478
5
Mesela ABD, Nvidia ve AMD gibi Amerikan şirketlerinin yüksek performanslı GPU’ları Çin’e doğrudan satmasını sınırlandırıyor. Yapay zekaları eğiten şey tam da bu çipler. Çin de bundan mahrum kalıyor. Ama bu yetmiyor; ABD, çipleri üreten makineleri, makine ABD’ye ait değilse bile içerisinde ABD üretimi parça varsa, tüm makinenin satışını engelliyor ya da kime ne kadar satacağına yasak getiriyor. Mesela dünyanın önde gelen makine üreticisi Hollandalı ASML’ye Çin engeli koydurtabiliyor. Bu konuda Güney Kore ve Japon firmalarını da kontrol ediyor. Aslında F-16 ve F-35 meselesi gibi. Aslında şu an Çin kendi GPU’larını, makinelerini ve yazılımları üretebiliyor ama pahalı ve verimi kötü. Şu an ABD seviyesi gibi ileri teknoloji de değil. Çünkü çip üretimi, fabrika kur yap gibi bir şey değil. Geçtiğimiz yıl dünyanın en değerli şirketi olan Nvidia’nın 30 yıllık birikimiyle son teknoloji çiplerini üretmenin ARGE’si, parayla değil, zamanla olabilecek bir tecrübe. ABD de bu teknolojiyi Çin’e hızlı ulaştırmak istemiyor. Ama aynı ABD, Çin’in yapay zeka konusunda gelişmesini durduramayacağının da farkında. Amacı, Pekin’in bu teknolojiye ulaşmasını masraflı hale getirmek, yavaşlatmak ve en önemlisi birkaç nesil geriden gelmesini sağlamak. Çin elbette bu birikimi edinecek ve yerlileştirecek ama o sırada ABD nerede olacak? İki ülke arasındaki savaştaki tüm mesele bu. Çin’in Şanghay kentinde, çoğunluğu ‘Doğu Bloku’ içerisindeki 29 ülke, yapay zekanın faydalı, güvenli ve adil şekilde geliştirilmesi için küresel işbirliğini hedefleyen Dünya Yapay Zeka İşbirliği Örgütünün (WAICO) kurulmasına ilişkin anlaşmayı imzaladı. Çin ise ABD tekelindeki bu sistemi, tatlı sözlerle örgüt kurarak tek çatıya toplamak istiyor. Yapay zeka sadece CHATGPT’ye soru sormak değil. Birçok üçüncü dünya ülkesinin AI modeli geliştirme veya veri merkezi kurma bütçesi de teknolojisini de yok. Çin de bu örgüt ile birlikte ülkelere altyapı sunacak ve bu ülkeleri kendi bulut sistemlerine mecbur bırakacak. Aslında Çin’in yapay zeka konusundaki düşünceleri, Batı merkezli olmayan ülkeler açısından faydalı da görünebilir. Çin’in Batı karşısında yeni bir ‘Teknoloji BM’si’ kurma girişimi, siyasi bir arkaplana sahip olsa da Pekin’in düşüncesi şu: “Her devlet, kendi ülkesindeki yapay zekâyı kendi siyasi ve kültürel şartlarına göre yönetebilmelidir.” WAICO’nun yaklaşımı, tıpkı BRICS gibi, Batılı kuruluşlardan farklı. Yapay zekâ yönetiminde “haklar ve güvenlik” merkezli Batı yaklaşımına karşı, “egemenlik ve kalkınma” merkezli ikinci bir kutup olarak tanımlıyor. Bu örgütün amacı. Çin ise yukarıda bahsettiklerimin yanında bir de şunu planlıyor: Yapay zekanın uluslararası kurallarını çizeceksek, bu Çin’in çıkarlarına göre şekillendirilmeli. İleride örgüt bünyesindeki ülkelere AI tabanlı bir sistem sunsa da muhtemelen eski nesil çipleri ve modelleri kurgulayıp, ileri seviye bilgileri kendisine saklayacaktır. Yani ABD’nin şu anda yaptığı gibi. İki ülke arasında rekabet her alanda kendisini gösterse de “gelecek = yapay zeka” olduğu için mücadelenin bu ayağı çok çetin olacak.
2 429
6
Çin, 28 ülkeyle birlikte “Dünya Yapay Zeka İşbirliği Örgütü”nü (WAICO) kurdu. Çin lideri Şi, “Yapay zekanın geliştirilmesi, t
Çin, 28 ülkeyle birlikte “Dünya Yapay Zeka İşbirliği Örgütü”nü (WAICO) kurdu. Çin lideri Şi, “Yapay zekanın geliştirilmesi, tek bir ülkenin tek başına sahnelediği bir performans değil, küresel işbirliğinin senfonisi olmalıdır.” diyerek, merkezi Şanghay’da olacak olan örgütün kuruluş açıklamasını yaptı. Aynı duyuruda, ABD’nin Çin’in dünyanın en ileri çip ve yapay zeka teknolojilerinin bir kısmına erişimini engellemesine tepki gösterdi. Önce bu meseleyi, sonra da Çin’in ‘tatlış görünümlü’ örgüt planını anlatayım.
2 028
7
İki kişinin çalışmak zorunda kaldığı, bazı kesimlere ise dayatıldığı bir toplum oluştu. Evler, en temel ihtiyaç olan gıda enflasyonu ile bir darbe daha aldı. Et almanın zorlaştığı ülkeye alışmışken, sebze ve meyveyi eve sokmanın lüks haline geldiği/yaklaştığı bir duruma sürüklendi. Kadın daha çok çalışmak zorunda kalsa da her şeye rağmen çocuk yapma kararı verildi. Kadın istihdamını artırmakla övünüldü ama evli çiftlerin çocukları için bir çözüm bulunamadı. Zor bela kreşe çocuğunu gönderen ebeveynler çocuklarına hasret, çocuklar onlara hasret kaldı. Günümüz Türkiyesinde maalesef ki yukarıda yazdıklarım, milyonların kaderi haline geldi. Tabi ki mesele sadece ekonomi değil. Sorumluluk almaktan korkan, sosyal medya hayatlarının cazibesiyle rahatının bozulmasını istemeyen, saçma sapan feminist tavırdaki ahmakların popülist söylemlerine uyanlar da var. ‘Modernitenin’ aile kavramını yok etmesi başka bir yazının konusu. Ama yukarıdaki sebepler gerçek manada Türkiye’deki sorunun yüzde açısından en temelini oluşturuyor. Artık büyük bir reform yapmanın vakti geldi de geçiyor. Bu mesele çok başlıklı, seferberlik halinde masaya yatırılması gereken bir konu. Burada birçok kez yazdım hatta son dergide röportajla da anlatmaya çalıştık. Bu yeni değil, hükümetin yeni ele aldığı bir konu. Çözüm lafla değil, icraatle olur. İşin kötüsü ise şu an adımlar atılsa, en iyi ihtimalle yıllar sonra sonuçlarını görebilecek olmamız. @baydno
2 105
8
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın düşen doğum oranlarına ilişkin açıklaması… Olay çoktan milli güvenlik sorunu oldu ama daha yeni yeni
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın düşen doğum oranlarına ilişkin açıklaması… Olay çoktan milli güvenlik sorunu oldu ama daha yeni yeni dile getiriliyor. Koskoca 24 yıllık süreçte bu sinyallerini veriyordu ama adım atılmadı. Gençlerin hepsini üniversite mezunu yapmak için taşradaki dağa, İstanbul’da ara sokağa betonarme üniversiteler açıldı. Gençler işsiz kalacağını, aile kurmakta zorlanacağını bile bile okumaya teşvik edildi. Bu kalitesiz üniversitelerle de övünüldü. İş bulan gençler evlilik yoluna girmeye niyetlendi. Süreç çok masraflı olsa da bir şekilde altından kalktılar ama evli çiftlerin en temel sorunu barınmaydı ve ülkedeki en büyük kriz bu alanda oluştu. Yabancılara kapış kapış evler satılırken, Suriyeliler ile oluşan ev krizi gözardı edildi…
1 964
9
İhracatının yüzde 60’ından fazlası petrol ve petrol ürünleri olan İran, günde yaklaşık 20 milyon varil petrol geçişinin olduğu Hürmüz Boğazı’nı kapattı. Kendi söylemine göre boğazdan geçmeye çalışan herhangi bir gemiye saldıracak. Bu boğaz öyle stratejik öneme sahip ki dünya petrol tüketiminin yaklaşık beşte biri buradan geçiyor. Ama teknik olarak boğazı kapatan İran değil. Gerçek şu ki; bu gemilerin geçişine garanti vermeyen, dünyadaki ticari gemilerin yaklaşık %90’ını sigortalayan 7 büyük deniz sigorta kulübü, bölgedeki savaş risk sigortasını iptal ettiği için bölgede gemi trafiği neredeyse sıfıra indi. Avustralyalı bağımsız analist Shanak Perera bu konuyu çok detaylı ele almış. Gemilerde sigorta olmayınca limanlar gemiyi kabul etmiyor, yük sahipleri malına sigorta yapılmayınca yükünü yüklemiyor, bankalar da finansman vermiyor. Aslında teknik olarak gemiler geçebilir ama ticari olarak artık boğazdan geçemez. En çok da dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından biri ve gazının tamamı Hürmüz’den geçen Katar bu hikayede yanan taraf oldu çünkü boğaz dışında hiçbir alternatifi yok. Savaş ne kadar uzarsa, Arap ülkeleri de o kadar yara alacak. Savaş haftalar sonra tamamen sona erip petrol akışı başlasa da asıl risk, sigorta sisteminin yeniden kurulmasının aylar alacak olması. İran dini lideri ölmeden bir gün önce brent petrol 72$ iken şu an 110$ seviyelerini gördü. Gidişat 150$ bandı olabilir. Bu da dünya genelinde bir krizin kapıda olduğunu bizlere gösteriyor. Takipte kalın: @baydno
2 372
10
Petrol farkları ve Hürmüz Boğazı meselesi… En fazla petrol rezervine sahip ülke ile en fazla petrol üreten ülke arasında fark
Petrol farkları ve Hürmüz Boğazı meselesi… En fazla petrol rezervine sahip ülke ile en fazla petrol üreten ülke arasında fark var. En fazla petrol rezervine sahip birinci ülke Venezuela, dördüncü ülke İran, dokuzuncu ülke de ABD. Ama ABD, en fazla petrol üreten ülke konumunda. İran dokuzuncu sırada ama Venezuela listede bile yok. Çünkü petrol var, petrol var… Yoğunluğu yüksek olan petrolün işlemesi yani rafine edilmesi ekstra maliyet gerektiriyor. Venezuela’daki petrol böyle bir petrol. ABD’deki petrol kalitesi çok iyi olsa da İran petrolü gibi dünya genelindeki rafinerilere tam uygunluk sağlayan bir petrol değil. İran petrolü çok kıymetli yani…
2 145
11
İlk olarak Irak’ta Saddam, Libya’da Kaddafi, Sudan’da Beşir, Yemen’de Abdullah, Suriye’de Esad ve son olarak İran’da dini lider Hamaney… Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) başladığı 2000’li yıllardan bu yana çoğu ülke krizler sonrası parçalandı. Zaten BOP’un da gayriresmi amacı buydu. Güçlü, bütün halinde ülkenin bölgede kalmaması. Şimdi gelelim asıl konuya. Son iki yıldır Trump ile birlikte Türkiye’nin rolü ABD için tekrar öne çıkmaya başladı. Bunun sebebi de onca kriz, darbe girişimi ve çatışmaya rağmen Türkiye’nin bir şekilde güçlü bir orduyla devam etmesi, savunma sanayisine yatırımları ve istikrarlı bir yönetimle devam etmesi. Burada tartışmalı çok konu olsa da Trump onlarla ilgilenmiyor. İran’da olabilecek olası kaos, rejim veya politika değişikliği sonrası sıra Türkiye’ye mi gelecek? İsrail eski Başbakanı Bennett ‘Türkiye bir tehdittir ve ikinci İran’dır’ derken, eski Pentagon çalışanı, Türkiye karşıtı Michael Rubin de ‘Ankara 2036’da, Tahran 2026’daki gibi olacak mı?’ diye soruyor. Türkiye’nin diğer ülkelerden farkı, NATO üyesi olması ve Batı bloku içerisinde yer alması. Bu nedenle İran veya Irak ile aynı kaderi yaşayacağını sanmıyorum. Ayrıca Türkiye, seçimle liderini seçiyor ve İsrail için en büyük tehdit Erdoğan olabilir. Devletin kalıcı politikası İran gibi İsrail veya ABD karşıtı değil. Bu en önemli çizgi. Türkiye’nin ABD için tehdit oluşturması da mümkün değil. Şu bir gerçek ki ‘müttefiklik’, Türkiye’nin dolaylı olarak da kontrol altında olması anlamına geliyor. Ama İsrail için tehdit oluşturması mümkün ve bunun ABD kontrolünde olacağı için İran ile aynı senaryonun yaşanacağını düşünmüyorum. Ben “vururuz, yıkarız” modunda olmasam da Türkiye’nin askeri, ekonomik, politik, kültürel ve tarihi olarak diğer hiçbir ülkeye benzemediğini, bunu İsrail’in de çok iyi bildiğini düşünüyorum. Yani özetle; bu konuda herhangi bir gerginlik yaşamaya gerek yok. Bu düşüncelerin sonu yok. Sıfır hamaset ile söylüyorum; Türkiye’den ziyade bence İsrail orta vadede akıbetini sorgulasa daha iyi olur. Onu da başka yazıya saklayalım. Takipte kalın: @baydno
3 085
12
“Sıra Türkiye’de” 2000’li yılların başında ABD tarafından başlatılan, Ortadoğu’yu tekrar dizayn etmeyi amaçlayan Büyük Ortado
“Sıra Türkiye’de” 2000’li yılların başında ABD tarafından başlatılan, Ortadoğu’yu tekrar dizayn etmeyi amaçlayan Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), resmiyette demokrasi insan hakları ve reformları amaçlasa da arka planda bölgede yeni haritalar çizilmesi ve diktatörlerin ortadan kaldırılmasının hedeflendiği söyleniyor. Açıkçası biz de bunu anlıyoruz. Geçmişte Cumhurbaşkanı Erdoğan Başbakan iken bu projenin ‘eş başkanlarından biri’ olduğunu söylemiş, zamanla bu söylemlerden vazgeçmiştir. Aslında vazgeçme sebebi de ABD’nin bu projeyi rafa kaldırması. Bana kalırsa en belirgin sebep, “one minute” krizi ve Erdoğan’ın İsrail karşıtlığı sonrası saf dışı bırakılması. Zaten bu tarihten itibaren yaşananlara baktığımızda, “Erdoğan Türkiye’sinin” ABD tarafından aforoz edildiği görülüyor. Arap Baharı sürecini de kendi lehine kullanmak isteyen Türkiye’ye karşı ABD’nin adımları da bunun başka bir kanıtı…
2 671
13
Trump, Venezuela’da Maduro’yu kaçırdığında, yerine yardımcısının geçişini sağladı. Yardımcısı Rodriguez ise Maduro’yu savunsa da ABD’li şirketlere kapıları açıp Amerikalı bakanları ülkeye davet etti. Büyük bir değişimdi bu. Trump, Venezuela’da ülkeden kaçırdığı muhalif lider Machado’yu neden başkan yapmadınız sorusuna, “Irak’ta Saddam sonrası yanlış politikalar ile Saddam’ın adamları radikalleşti ve IŞİD’i kurdu, Venezuela’da buna izin vermeyiz” dedi. Aslında bu ABD adına stratejik bir ders almaydı. İran’da neyi planlıyorlar? İran meselesinde olay tamamen İsrail güvenliği. İran’da dini lider dahil neredeyse tüm isimleri de resmi olarak İsrail öldürdü. İsrail için İran halkı önemli değil ama ABD hâlâ İran halkını, sonraki rejimi ekonomik ve politik olarak istiyor. Bu nedenle de Hamaney’in ölümü sonrası yeni isimle rejim ortadan kalmadan, ABD’ye daha ılımlı bir dini lider ile bu olaylar son bulabilir. Ben her zamanki gibi öncelikli olarak Türkiye adına endişe duyuyorum. İran’da olası bir kaosun sığınmacı akınından bölgesel çatışmalara kadar birçok krize sebep olması uzak değil. 22 milyonluk Suriye ne hale getirdi bizi. 90 milyonluk İran neler yapabilir, düşünmek bile istemiyorum. “Sıra Türkiye’ye geliyor” söylemleri ayrı mesele zaten. Acı gerçek şu ki; Saddam’ı Kurban Bayramı’nda asanları alkışlayan molla rejimi, Ramazan ayında dini liderini aynı isimlere kurban veriyor. @baydno
2 562
14
İran’da dini lider Hamaney, İsrail saldırısında öldürüldü. Ülkede 40 günlük yas ilan edildi. Önceki kayıplar İran için önemli
İran’da dini lider Hamaney, İsrail saldırısında öldürüldü. Ülkede 40 günlük yas ilan edildi. Önceki kayıplar İran için önemliydi ama dini liderin öldürülmesi, rejimi yıkmasa da baştan aşağı değiştirebilecek bir hamle. İran’daki bir kaos en çok Türkiye ve bölge ülkelerini etkiler. Ama buradaki mesele amacın İran’da rejimi yıkmak mı yoksa isimleri değiştirmek mi olduğu. Suriye ile İran’ı kıyaslamak çok sağlıklı olmasa da Suriye’de şunu gördük: Esad sonrası bir lider, tek Suriye, Batı’ya da Rusya’ya da düşman olmayan bir figür. Türkiye’nin öncülüğünde Şara yıllarca hazırlandı, uluslararası sisteme entegrasyonu da önceden planlandığı için şu anki tablo ortaya çıktı. Yani yıllarca süren iç savaş sonrası Suriye’nin bu kadar istikrarlı olmasının başka açıklaması olamazdı…
2 349
15
Yıl 2019. Mavi Vatan sınırlarına dair ilk anlaşmayı, BM’nin tanıdığı meşru Libya hükümeti ile imzaladık. Bu her şeyin başlangıcıydı çünkü Mısır, Rusya ve BAE destekli Hafter güçleri başkent Trablus kapılarına yaklaşmıştı. 2 ay sonra Libya tezkeresi meclisten geçti ve Türk askeri Libya yolunu tutmaya başladı. Bir de Korgeneral görevlendirildi. 2020 Ocak ayından Haziran’a kadar Hafter güçleri öyle bir süpürüldü ki Sirte’ye kadar püskürtüldü. Hafter ve Mısır 6 Haziran’da ateşkes ilan etti. Aslında Mısır ile Türkiye arasındaki ilişki de burada başladı. Yani Sirte’de, Kaddafi’nin doğduğu topraklarda. Şu anda Türkiye, Mısır ile birlikte Libya’daki iki ayrı hükümeti ve orduyu tek Libya haline getirmeye çalışıyor. Buradaki ortaklık öyle bir seviyeye geldi ki Sudan’da BAE destekli Hızlı Destek Kuvvetleri’ne karşı ortak hareket ediliyor. Mısır’daki gizli hava üssünden kalkan Türk SİHA’ları Sudan’da uçuyor. Yetmiyor, Türkiye’nin konuşlandığı Somali’de de işbirliği kendisini gösteriyor. Türkiye’nin ardından Mısır da hava kuvvetlerini ve 1100 askerini başkent Mogadişu’ya konuşlandırdı. Bu karar, İsrail’in Somaliland’ı resmen tanıması sonrası geldi. Yemen’den BAE’yi çıkaran Suudi Arabistan da Mısır ve Türkiye ile aynı politikayı izliyor. Türkiye ise hem Mısır’ı hem de Suudi Arabistan’ı oyuna dahil ediyor. Suud ile Somali savunma anlaşması imzaladı. Türkiye F-16 konuşlandırılmasının ardından şimdi de Somali kıyılarında petrol arayan Çağrı Bey Sondaj Gemisi’nin güvenliği için üç savaş gemisi gönderdi. Yakın zamanda da Türk Donanması’nın Somali’de deniz üssü kuracağı söyleniyor. Özetle bölge, yeni ittifaklar ile hareketlenecek gibi duruyor. Suriye, Libya, Karabağ, Somali ve Sudan derken, Türk dış politikasının ve askerinin istikrarlı bir duruş ile hedeften vazgeçmemesi ve ‘dosta güven düşmana korku’ modunda ilerlemesi takdire şayan. Takipte kalın: @baydno
3 296
16
17 yıl sonra ilk… Geriye sarıp bugüne geleceğiz. Libya’da 17 yıl sonra verilen ilk petrol ve doğalgaz ihalesinde Türk firması
17 yıl sonra ilk… Geriye sarıp bugüne geleceğiz. Libya’da 17 yıl sonra verilen ilk petrol ve doğalgaz ihalesinde Türk firması TPAO, 5 sahanın 2’sini kazandı. Bir de bu iki saha, Libya’nın en verimli bölgesi Sirte Havzası’nda. Burası çok önemli çünkü Sirte çoğu kişinin bilmediği bir öneme sahip…
2 801
17
Suriye’de hapishanedeki IŞİD’lilerin nakli nedeniyle YPG ile Suriye ordusu arasındaki ateşkesin süresi uzadı. Ateşkes uzadıkça, PKK’ya destek veren Barzani gerçeği gün yüzüne çıkmaya başladı. Barzani, normal şartlarda PKK çıkarları için bu kadar çabalamaz. Türkiye’yi de doğrudan karşısına almaz. Fırsatı bulmuşken “Kürtlerin lideri” rolünü oynuyor. Halk tabanını kaybetmemek için de bir çaba bu. Düne kadar Barzani’ye yakın Suriye’deki Kürt partileri, kontrol ettiği topraklara almayan SDG/PKK gerçeği vardı. Şimdi Barzani “Kürtler için” Papa’ya gidiyor, ABD ile görüşmede var, Kürtçülüğü damarlara kadar yaşatma gayretiyle yırtınıyor. Burada iki seçenek var. Ya kendi bölgesindeki (IKBY) Kürtlerin de gazının alarak ailesinin gücüne güç katmak istiyor ya da “PKK bitecek, sen kaldın ve sen ‘kontrolümüzde’ yürü” denildi. Komplo kurmayalım, biri demesin ve o gördü diyelim. Oluşan yeni konjonktürdeki değişimi kendi lehine kullanmak istiyor şeklinde yorumlayabiliriz. ABD, en büyük büyükelçiliğini Erbil’de açıyor, SDG’ye “ortaklığımız bitti” diyor. Amerikan güdümünde varlık gösteren Barzani buna karşı gelir mi? Gelmez, biliyor çünkü. Hakan Fidan’ın sıra Sincar’a (Irak’ın kuzeyinin Suriye sınırı) da gelecek, Irak’taki örgütün de temizlenmesi lazım yorumları boş değil. Hatırlarsanız Trump, ‘Irak’ta Saddam’ı devirdik ve IŞİD doğdu, Venezuela’da bu hatayı yapmayacağız’ dedi ve Maduro’nun yardımcısıyla yola devam etti. Burada da PKK sonrası boşluğu, yeni PKK gibi örgütlerin önünü kesmek için Barzani’ye devretmiş olabilir. Ben bunu Türkiye lehine şeklinde yorumlamıyorum. Tabi ki bunlar yorum ve zaman bize neler gösterecek göreceğiz. @baydno
2 948
18
Suriye’de olanlarla ilgili yeni yazı yayınlayamadım ama şu anki durum bizlere, Suriye’nin kuzeyinde bir PKK devleti hayalinin
Suriye’de olanlarla ilgili yeni yazı yayınlayamadım ama şu anki durum bizlere, Suriye’nin kuzeyinde bir PKK devleti hayalinin sona erdiğini gösteriyor. Bu önemli çünkü çok şükür ki bir askerimizin bile ayağına taş değmeden mesele çözüldü. Dediğimiz gibi SDG’nin 100 bin kişilik ordu söylemleri çöp çıktı, ABD aradan çekildiğinde, Arap aşiretlerle karşı karşıya kalınca şansı olmadığını görmüş oldular. 10 yıldır konuyla ilgili yazılarda ‘er ya da geç’ diye yazmalarım neticeye ulaştı. Çok şükür. Şimdi farklı bir meseleyi ele alacağım.
2 578
19
Esad gitti, iki anlaşma yapıldı. Tüm gruplar uyarken sen uymadın. Süre verildi, hep daha fazlasını istedin. Amerikan desteği kesilince İsrail’e döndün. Bir ayrıcalığın varmış gibi bir de dünyayı ayağa kaldırmaya çalıştın. 100 bin ordu safsatasıyla herkesi kandırmaya çalıştın. Sonucu gördük. Bir de her zaman Kürtlerin en özgür şekilde yurttaş olarak yaşadığı Türkiye’ye düşman olmayı sürdürdün. Sonuç; iki günde (şimdilik) Rakka ve Deyri Zor gibi büyük şehirlerin çevresi hiç çatışma olmadan elinden çıktı. Kaçtın kuzeydeki bölgelere. Suriye ordusu çatışmalara girmiyor bile. Tüm kontroller aşiretlerde. Ordu da girerse bir haftada aşiretlerle birlikte kuzeye kadar çıkılır zaten. Ortadoğu tarihini okuyorum, 15 yıldır Suriye’yi de bölgeyi de takip ediyorum. Bazı şeyler var olur, bazı şeyler var olmaz. Daha fazla yazmayacağım. İlerleyen günlerde güncelleme yaparım ama ayağına taş değmesin diye dualar ettiğimiz Türk Silahlı Kuvvetleri’ni yormadınız, Allah razı olsun. Siz ne kadar yırtınsanız da Türkiye’ye zeval getiremeyeceksiniz. Kürt de Türk de al bayrağını dalgalandırmayı sürdürecek. İzleyin ve görün. Takipte kalın: @baydno
3 311
20
Son 48 saatin özeti şu; SDG, Arap aşiretlerin ayaklanmasıyla topraklarının yaklaşık %40’ını kaybetti. Şu anda da ateşkes imza
Son 48 saatin özeti şu; SDG, Arap aşiretlerin ayaklanmasıyla topraklarının yaklaşık %40’ını kaybetti. Şu anda da ateşkes imzalandı. İçerik doğruysa ve yine bir şey çıkmazsa, özerklik meselesi sona erdi. Yıllardır sayısız kez yazdım. Arapların şehirlerini kontrol ederek devletçilik oynayamazsın. Hepsi kendinden bile olmayan yüzde 10 Kürt nüfusuyla Suriye’nin neredeyse üçte birini işgal edemezsin. Aşiretler olayını da söyledik. ABD’ye güvenerek Türkiye’yi de koskoca Suriye halkını da karşına alamazsın. Kendi çıkarlarına karşı Kürtleri heba ettin. Kendinden olmayan; Barzani’ye yakın ve diğer muhafazakar dindar Kürtleri Suriye’de kontrol ettiğin topraklara bile almadın. Tüm partilerini kapattın. Esad ile 10 yıl bilfiil anlaştın. Esad çekildi toprakları kontrol ettin, ABD geldi topraklarını genişlettin. Fırat’ın doğusunda Amerikan, batısında Rus savaş uçaklarının desteğini aldın. Yetmedi, geçen hafta Halep’teki iki mahallede yıllar önce Esad ile ortaklık kurup Halep’in kuşatmaya alınmasına neden oldun…
2 840