Ulu Bilge
Ir al canal en Telegram
Psikoloji, Sosyoloji, Tarih, Felsefe, Siyaset, Bilim, Sanat.. İnsana dair her şey ilgi alanımız.
Mostrar más850
Suscriptores
-124 horas
-97 días
-1530 días
Archivo de publicaciones
850
İnsanoğlu sonsuzluğun ancak tamamlanmayla olabileceğini düşünmüştür Oysa bir şeyin sonsuz olabilmesi için yarım kalması gerekir.Tıpkı yarım kalan bir kitabın merak duygusunu uyandırmaya devam ettiği ya da kavuşana kadar özlem duygusunun sürdüğü gibi.Sonsuzluk yarım kalmışlıklarda saklıdır.
850
"Bir yılan tarafından ısırıldığını düşün. Zehirden kurtulmaya çalışmak yerine yılanı yakalamaya, seni ısırmasının sebebini öğrenmeye ve ona bunu hak etmediğini anlatmaya çalışıyorsun."
850
- ... Şu aralar günde 12 ile 14 saat arası çalışıyorum ve bunu hiç istememekle birlikte böyle yapmamı gerektiren bir durumda olduğumu düşünüyorum. Kendi kendimin patronu olmama rağmen bu durumu da kendi haline bırakamam.
+ Doğruya içsel bir yönelim vardır ve eğer bu doğruysa kendine zarar vermeksizin bundan sapamazsın. Doğru karşısında kimse özgür değildir. Eğer bir şirkette sorumluluğun varsa, bu kendi şirketin bile olsa özgür değilsindir.
850
- ...Şu aralar günde 12 ile 14 saat arası çalışıyorum ve bunu hiç istememekle birlikte böyle yapmamı gerektiren bir durumda olduğumu düşünüyorum. Kendi kendimin patronu olmama rağmen bu durumu da kendi haline bırakamam.
+ Doğruya içsel bir yönelim vardır ve eğer bu doğruysa kendine zarar vermeksizin bundan sapamazsın. Doğru karşısında kimseye özgür değildir. Eğer bir şirkette sorumluluğun varsa, bu kendi şirketim bile olsa Özgür değilsindir.
850
- ...Şu aralar günde 12 ile 14 saat arası çalışıyorum ve bunu hiç istememekle birlikte böyle yapmama gerektiren bir durumda olduğumu düşünüyorum. Kendi kendimin patronu olmama rağmen bu durumda kendi haline bırakamam.
+ Doğruya içsel bir yönelim vardır ve eğer bu doğruysa kendine zarar vermeksizin bundan sapamazsın. Doğru karşısında kimse özgür değildir. Eğer bir şirkette sorumluluğun varsa, bu kendi şirketin bile olsa özgür değilsindir.
850
- ...Şu aralar günde 12 ile 14 saat arası çalışıyorum ve bunu hiç istememekle birlikte böyle yapmama gerektiren bir durumda olduğumu düşünüyorum. Kendi kendimin patronu olmama rağmen bu durumda kendi haline bırakamam.
+ Doğruya içsel bir yönelim vardır ve eğer bu doğruysa kendine zarar vermeksizin bundan sapamazsın. Doğru karşısında kimseye özgür değildir. Eğer bir şirkette sorumluluğun varsa, bu kendi şirketim bile olsa Özgür değilsindir.
850
- Şu aralar günde 12 ile 14 saat arası çalışıyorum ve bunu hiç istememekle birlikte böyle yapmama gerektiren bir durumda olduğumu düşünüyorum. Kendi kendimin patronu olmama rağmen bu durumda kendi haline bırakamam.
+ Doğruya içsel bir yönelim vardır ve eğer bu doğruysa kendine zarar vermeksizin bundan sapamazsın. Doğru karşısında kimseye özgür değildir. Eğer bir şirkette sorumluluğun varsa, bu kendi şirketim bile olsa Özgür değilsindir.
850
“Şimdi insan kaybeder. Ve gelecekte bir daha kaybeder ve yine insan şimdi de kaybetmiş olur. Önemli olan kaybetmesi, neyi veya kimi olduğu değildir. Tekrar, tekrar ve tekrar kaybetmesidir; Yani artık kazanma yetisini yitirmiş olması. Ve geleceği de sürekli şimdinin kaybetmişliğiyle özdeşleşir. Ve bundan asla kurtulamayacağı için dolayısıyla ortada artık geleceği de kalmaz. Şimdi de döner, dolaşır, durur.”
850
İnsan,yüreğinin götürdüğü yere gittikçe ve içindeki çocuğu dinledikçe dış baskılardan bağımsız hareket eder.Sadece onaylanmak için yaşayanlarsa bir süre sonra kendi başlarına karar veremez ve kendi düşüncelerini özgürce ifade edemez kendi kendilerine yetememeyi bir kabul olarak görme durumuna gelir. Kendi ruhumuzun sesini bastırmadan kendi heves ve beklentilerimizin,umut ve düşüncelerimizin sesini tümden kısmadan yaşamaya gayret etmeliyiz.Başkalarının sesini içimize almanın , insan ve tabiatla aynı ahenkli olmanın hazzını yaşabilmeliyiz aynı zamanda.Özgürlüğümüz ve isteklerimizi ile başkalarının istekleri ve onaylanma isteğimiz arasında bir denge kurabildiğimiz ölçüde mutlu ve huzurlu olabileceğiz.
850
İnsanın kişisel bir suçu varsa ve bunun arkasında duruyorsa, suç, bir güç kaynağı haline gelir. Kişi suçunun arkasında durduğu an suçluluk duygusu da kaybolur. Suçluluk duygusu, suç bastırıldığı ya da algılanmak istenmediği zaman ortaya çıkar. Suçunun arkasında duran güç kazanır. Bir güç olarak gösterir bu kendini. Suçunu inkâr eden ve sonuçları karşısında kendisini baskılayansa suçluluk duyar, zayıftır. Kişinin sahip çıktığı suç, ona daha önce gücünü yetmediği iyi şeyler yapma yetisi kazandırır. Ama bu ancak suçun arkasında durulduğunda mümkündür.
Birisi başka birisinin suçunu ve bu suçun sonuçlarını üstlendiğinde ise bu onu zayıf kılar. Bu suçla iyi şeyler yapma yetkisi yoktur. Tersine, kötü şeylere yol açar. Suçu üstlenilen insanı da zayıflatır. Çünkü başka birinin suçunu üstlendiğinde kişi, onun bununla iyi bir şey yapma gücünü de elinden almış olur.
850
“Kişi bir şeye karar verdiğinde genelde başka bir şeyden vazgeçmek zorundadır. Kararın verdiği gerçekleşendir. Bıraktığıysa olan ve gerçekleştirilen karşısında yokluk gibi hareket eder. Yani olan ve gerçekleştirilen her varlık, bir yoklukla çevrilidir; buna ait olan bir yokluk olmaksızın düşünülemez. Ama yokluğun da bir etkisi vardır. Hiçlik değil, sadece yokluktur. Varlığımda yokluk olanı hiçe sayacak olursam, yokluk, var olandan bir şeyler alır götürür.”
850
Bir gün, bir korkuluğu şöyle dedim:"Tarlanda böyle tek başına durmaktan yorulmaz mısın?" Dedi ki bana: "Korkutmanın hazzı öyle derin, öyle süreklidir ki, asla yorulmam." Bir an düşündükten sonra, "Doğru," dedim, "ben de yaşadım bu hazzı." Korkuluk cevap verdi: "Sadece, benim gibi, içi saman dolu olanlar bilirler bunu." Beni pohpohluyor mu, aşağılıyor mu, anlayamadan bıraktım korkuluğu gittim. Geçen bir yıl içinde korkuluk filozof oldu. Ve yeniden oradan geçtiğimde, korkuluğun şapkasını altında, iki kuzgunun yuva yaptığını gördüm.
Meczup / Halil Cibran
850
İnsanı yalnızlaştırdığı için mutluluk tehlikeli bir şey olarak algılanır. Aynı şey çözüm için de geçerlidir. Tehlikeliymiş gibi algılanır çünkü insanı yalnızlaştırır. Buna karşılık sorun ve mutsuzluk yaşanırken insan başkalarıyla birliktedir. Sorun ve mutsuzluk, masumiyet ve sadakat duygusuyla ilişkilendirilir. Buna karşılık çözüm ve mutluluk, ihanet ve suç duygusuyla. Bu nedenle mutluluk ve çözüm ancak kişi bu suçla karşı karşıya geldiğinde mümkündür.
850
Anne-babamızı suçluluk duymadan, korkmadan sorgulayamadıkça yetişkin olabilmemiz mümkün değil. "Eğer bir çocuk yetişkin olacaksa bu, anne-babanın ölüsünü çiğnemeden başarılamaz," demiştir Winnicott,
Alıntı
850
"Zor olan seni sevmek değildi hiçbir zaman. Seni kontrol ve manipüle edebilmek giderek daha zor hale geldi sadece. Kendi sınırlarına daha iyi saygı duyabiliyordun artık."
Dr.Caroline Leaf
850
Zor olan seni sevmek değildi hiçbir zaman. Seni kontrol ve manipüle edebilmek giderek daha zor hale geldi sadece. Kendi sınırlarına daha iyi saygı duyabiliyordun artık."
Dr.Caroline Leaf
