Aile ve Çocuk Eğitimi
Ir al canal en Telegram
📚 @islamiKitaplik 💐 @tevhidcicekleri Kur'an ve Sünnetten, aile ve TEVHİDİ çocuk eğitimi üzerinde bilgiler aktaran bir kanaldır.
Mostrar más1 889
Suscriptores
-124 horas
+17 días
-830 días
Archivo de publicaciones
Repost from Müslüman Aile
"...zaten hep orda diye ilgilenmediğin herşey bir gün yok olur."
@Musluman_Aile
Repost from Tevhid Çiçekleri
1⃣7⃣
ما معنى "محمد رسول الله"؟ وماذا يجب علينا نحوه؟
❓Soru - "Muhammed Allah'ın rasulüdür" cümlesinin manası nedir?
أي أرسله الله للناس كافة بشيرا ونذيرا.
ويجب علينا:
طاعته فيما أمر.
وتصديقه فيما أخبر.
واجتناب ما عنه نهى وزجر.
وأن لا يعبدَ الله إلا بما شرع.
✓ Cevap - Yani Allah Azze ve Celle Muhammed sallallahu aleyhi sellem'i bütün insanlar için müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndermiştir.
"Muhammed Allah'ın rasulüdür" cümlesinin manası için bize vacip olan şunlardır:
• Onun emrettiği ne varsa itaat etmek
• Onun haber verdiği herşeyi tasdik edip doğrulamak
• Onun nehyedip sakındırdıklarından uzak durmak
• Allah'a ancak ve ancak onun şeriat kıldığı şekilde ibadet etmek
@tevhidcicekleri
🌱
Çocuklarla alakalı 40 hadis çalışmasından bir not
Yakında @kitapdf'de inşeellah.
@cocuk_egitimi
🌱
Çocuklarla alakalı 40 hadis çalışmasından bir not
Yakında @kitapdf'de inşeellah.
@cocuk_egitimi
Repost from Aile ve Çocuk Eğitimi
Aşağıdakilerden hangisi Rasûlullah ﷺ'in en büyük mucizesidir?
Repost from Aile ve Çocuk Eğitimi
🌱YUMUŞAK SÖZLÜ OLUN
بِسْــــــــــــــــــــــمِ ﷲِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
٤٣- اذْهَبَا إِلَى فِرْعَوْنَ إِنَّهُ طَغَى
٤٤- فَقُولَا لَهُ قَوْلاً لَّيِّناً لَّعَلَّهُ يَتَذَكَّرُ أَوْ يَخْشَى
43- İkiniz Firavun'a gidin çünkü o tuğyan etti.
44- Firavun'a yumuşak söz söyleyin, belki o öğüt alır yahut korkar. [Ta-Ha -Suresi]
⚡️Emirin güzelliğine bak dostum! İki Rasûlu asrın en azılı, zorba hükümdarına gönderirken bile "yumuşaklık" emrediyor Yüce Yaradan!
Güzelliğin farkında mısın?
O halde;
Eşin çok mu sert bir insan? Firavun değil ya be dostum, sen, yumuşak söyle!
Kayınvaliden çok mu acımasız? Firavun değil ya be dostum, sen yumuşak davran!
Arkadaşın çok mu öfkeli? Firavun değil ya be dostum, sen yumuşak ol!
🌤Sen yumuşak ve güzel ol dostum! Gün gelir ki sendeki güzellik karşısında, demir olsa onu yumuşatır!
Gülümsüyorsun değil mi?
İşte "tebessümle" bakmaya başladın bile dünyaya!
Mutlu olmayı öğreniyorsun!
Kur'an'ın o muhteşem ikliminde yaşayıp, mutlulukla tebessüm etmemek mümkün değil ki zaten!
بِسْــــــــــــــــــــــم ﷲِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
٢٤- أَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللّهُ مَثَلاً كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرةٍ طَيِّبَةٍ أَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَاء
٢٥-تُؤْتِي أُكُلَهَا كُلَّ حِينٍ بِإِذْنِ رَبِّهَا وَيَضْرِبُ اللّهُ الأَمْثَالَ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ
٢٦- وَمَثلُ كَلِمَةٍ خَبِيثَةٍ كَشَجَرَةٍ خَبِيثَةٍ اجْتُثَّتْ مِن فَوْقِ الأَرْضِ مَا لَهَا مِن قَرَارٍ
24- Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? Güzel bir söz, kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir.
25- Bu ağaç, Rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir.
26- Kötü bir sözün durumu da; yerden koparılmış, ayakta durma imkânı olmayan kötü bir ağacın durumu gibidir." [İbrahim Suresi]
@cocuk_egitimi
Repost from Aile ve Çocuk Eğitimi
Aşağıdakilerden hangisi Rasûlullah ﷺ'in en büyük mucizesidir?
Repost from N/a
Şiilerin Muta nikahı hakkında anlatmaktan haya edilen sözleri var. Aktarmayacağım ama özetle;
Şiilerin Muta nikahı fuhuş evlerinde fahişelerle parayla yapılan zinadan farksızdır. Mehir karşılığında belli bir süre karşılığında muta nikahı kıyıp ilişki yaşıyorlar. Bu nikah için belirlenen süre bir saat, iki saat yahut bir gün de olabilir. Bakire kızın bu konuda babasından izin almasına da gerek yok. Yani fuhuşhanelerde olan zina ile arasındaki tek fark kadının ben süreli bu nikahı kabul ettim demesi. İlişki için kadından belli bir bir müddet faydalanıyorlar. Süre bitince muta nikahı da bitiyor.
Öyle ki Şiilerin fuhushanelerde (gene.l.evlerinde) olduğu gibi muta yerleri (pazarları) vardır. Buraya gelip belli para karşılığında anlaşıp kadınlarla ilişkiye girip zina yaparlar. Ancak bunu dini kılıfta muta diye sunarlar. Şiiler arasında zina dini değer olarak yaygınlaşmış, teşvik edilmiş ve ecir kapısı kabul edilmiştir. Sonuç olarak bu evli kadınların muta nikahı yapmasına kadar varmıştır.
Bu nikahta veli, şahit, miras hakkı yoktur. Ayette geçen talak ve iddet gibi hükümler de söz konusu değildir. Muta kadın ve erkek arasında zina olan ilişkiden sonra hiçbir bağ oluşturmaz.
Bu sebeple Şii toplumlarda haya yoktur. Soylar birbirine karışmış, böylece birbirine mahrem olanlar başka bir muta ile ilişki yaşamış babanın kızından hamile olduğu görülmüştür. Sonuç olarak nesil ve ırz emniyeti ortadan kalkmıştır. Aile olmayı hedef almayan bu nikahla akrabalık bağları da kopmuştur. Çünkü muta ile kişinin kardeşleri olsa da haberi olmuyor, kendi babaları bile çocukları tanımıyordur. Kim kimden belli olmadığı için birbirlerine olan akraba bağından gelen merhametleri de kalmamıştır. Miras yönünden mal emniyeti de zarara uğramıştır.
Muta Şiilerin zinasıdır.
-
Bunun dışında ferci ödünç verme diye başka iğrenç bir uygulamaları vardır. Erkek karısını başkasına belli bir müddet ilişki yaşaması için ödünç verebiliyor. Şii alimleri bunun caiz oluşuna fetva vermiştir ki bu toplum içinde dini kisveyle yaygındır.
-
Bir diğer sapkınlıkları ise Şiiler kadınlara arkadan yaklaşmayı helal görürler. Şii alimleri buna izin verir, bu cürümü uydurma rivayetlerle ehli beyte dayandırırlar. Ehli Beyt bundan beridir. Şii toplumlarda bu da yine din adı altında yaygındır.
-
Birçok küfür ehlinde de bu çirkin fiiller yaygındır. Ancak bu amelleri çirkin görür ve suç kabul ederler. İnsanlık bu amelleri fıtri olarak reddeder ve cevaz vermez. Bu çirkin amelleri işlemeleri şehvetleri yüzündendir, dinlerinden dolayı değil. Şiiler ise bu sapkınlıkları dini değer olarak gösterip amel eder ve bunları yapana Allah katında bulunan ahirette verilecek ecirler vaad ederler. İnne lilleh ve inne ileyhi raciun.
Bunca namus yoksunluğuna rağmen;
Şiiler, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in temiz ailesine, eşlerine iftira atar, özellikle Aişe annemizin namusuna dil uzatıp -haşa!- zina etti diyerek saldırırlar. Böylece Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in ırzına kadar habis dillerini uzatmışlardır. Yine erkek ve kadın diğer sahabelerin namusuna da dil uzatır, dile getirilmesi ağır gelecek iftiralarla suçlarlar. En temiz evin sahiplerine söver, lanetler okurlar.
Allahu alem, Allah Azze ve Celle Şiileri suçlarının aynısıyla cezalandırmıştır. Çünkü onlar zinayı dini esasları kılıp dini fetvalarla zinayı emretmiş ve korumaya almış, erkek, kadın ve çocukları arasında fuhşiyata cevaz vererek yaygın hale getirmişlerdir. Fuhşu kendi dini inanç ve değerleri kabul etmiş, buna dair fetvalar yayınlamışlardır. Kadınları fuhşiyatla erkekleri, deyyuslukla anılır olmuştur. Hiçbir millet böylesine namusu ile imtihan edilmemiştir. Bu Allah'ın onlara cezasıdır. Zira ceza suç cinsinden gelir.
Şu an Şiilerin sevimli gösterilmeye çalışılması, Müslüman dahası Ehli Sunnet gösterilmeye çalışılması en büyük rezilliklerden biridir. Şiilerde ne din ne ahlak ne namustan eser kalmıştır. Üzerlerinde küfür, şirk, bid'at ve fuhşiyat dışında bir iz yoktur.
Bizi Şiilerin sapkın yolundan ayıran ve Kur'an ve Sünnet'i sevdirip, Ehli Sünnet'in izinden gitmeye muvaffak kılan Allah'a hamdolsun.
Repost from N/a
Şiilerin Muta nikahı hakkında anlatmaktan haya edilen sözleri var. Aktarmayacağım ama özetle;
Şiilerin Muta nikahı fuhuş evlerinde fahişelerle parayla yapılan zinadan farksızdır. Mehir karşılığında belli bir süre karşılığında muta nikahı kıyıp ilişki yaşıyorlar. Bu nikah için belirlenen süre bir saat, iki saat yahut bir gün de olabilir. Bakire kızın bu konuda babasından izin almasına da gerek yok. Yani fuhuşhanelerde olan zina ile arasındaki tek fark kadının ben süreli bu nikahı kabul ettim demesi. İlişki için kadından belli bir bir müddet faydalanıyorlar. Süre bitince muta nikahı da bitiyor.
Öyle ki Şiilerin fuhushanelerde (gene.l.evlerinde) olduğu gibi muta yerleri (pazarları) vardır. Buraya gelip belli para karşılığında anlaşıp kadınlarla ilişkiye girip zina yaparlar. Ancak bunu dini kılıfta muta diye sunarlar. Şiiler arasında zina dini değer olarak yaygınlaşmış, teşvik edilmiş ve ecir kapısı kabul edilmiştir. Sonuç olarak bu evli kadınların muta nikahı yapmasına kadar varmıştır.
Bu nikahta veli, şahit, miras hakkı yoktur. Ayette geçen talak ve iddet gibi hükümler de söz konusu değildir. Muta kadın ve erkek arasında zina olan ilişkiden sonra hiçbir bağ oluşturmaz.
Bu sebeple Şii toplumlarda haya yoktur. Soylar birbirine karışmış, böylece birbirine mahrem olanlar başka bir muta ile ilişki yaşamış babanın kızından hamile olduğu görülmüştür. Sonuç olarak nesil ve ırz emniyeti ortadan kalkmıştır. Aile olmayı hedef almayan bu nikahla akrabalık bağları da kopmuştur. Çünkü muta ile kişinin kardeşleri olsa da haberi olmuyor, kendi babaları bile çocukları tanımıyordur. Kim kimden belli olmadığı için birbirlerine olan akraba bağından gelen merhametleri de kalmamıştır. Miras yönünden mal emniyeti de zarara uğramıştır.
Muta Şiilerin zinasıdır.
-
Bunun dışında ferci ödünç verme diye başka iğrenç bir uygulamaları vardır. Erkek karısını başkasına belli bir müddet ilişki yaşaması için ödünç verebiliyor. Şii alimleri bunun caiz oluşuna fetva vermiştir ki bu toplum içinde dini kisveyle yaygındır.
-
Bir diğer sapkınlıkları ise Şiiler kadınlara arkadan yaklaşmayı helal görürler. Şii alimleri buna izin verir, bu cürümü uydurma rivayetlerle ehli beyte dayandırırlar. Ehli Beyt bundan beridir. Şii toplumlarda bu da yine din adı altında yaygındır.
-
Birçok küfür ehlinde de bu çirkin fiiller yaygındır. Ancak bu amelleri çirkin görür ve suç kabul ederler. İnsanlık bu amelleri fıtri olarak reddeder ve cevaz vermez. Bu çirkin amelleri işlemeleri şehvetleri yüzündendir, dinlerinden dolayı değil. Şiiler ise bu sapkınlıkları dini değer olarak gösterip amel eder ve bunları yapana Allah katında bulunan ahirette verilecek ecirler vaad ederler. İnne lilleh ve inne ileyhi raciun.
Bunca namus yoksunluğuna rağmen;
Şiiler, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in temiz ailesine, eşlerine iftira atar, özellikle Aişe annemizin namusuna dil uzatıp -haşa!- zina etti diyerek saldırırlar. Böylece Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in ırzına kadar habis dillerini uzatmışlardır. Yine erkek ve kadın diğer sahabelerin namusuna da dil uzatır, dile getirilmesi ağır gelecek iftiralarla suçlarlar. En temiz evin sahiplerine söver, lanetler okurlar.
Allahu alem, Allah Azze ve Celle Şiileri suçlarının aynısıyla cezalandırmıştır. Çünkü onlar zinayı dini esasları kılıp dini fetvalarla zinayı emretmiş ve korumaya almış, erkek, kadın ve çocukları arasında fuhşiyata cevaz vererek yaygın hale getirmişlerdir. Fuhşu kendi dini inanç ve değerleri kabul etmiş, buna dair fetvalar yayınlamışlardır. Kadınları fuhşiyatla erkekleri, deyyuslukla anılır olmuştur. Hiçbir millet böylesine namusu ile imtihan edilmemiştir. Bu Allah'ın onlara cezasıdır. Zira ceza suç cinsinden gelir.
Şu an Şiilerin sevimli gösterilmeye çalışılması, Müslüman dahası Ehli Sunnet gösterilmeye çalışılması en büyük rezilliklerden biridir. Şiilerde ne din ne ahlak ne namustan eser kalmıştır. Üzerlerinde üfür, şirk, bid'at ve fuhşiyat dışında bir iz yoktur.
Bizi Şiilerin sapkın yolundan ayıran ve Kur'an ve Sünnet'i sevdirip, Ehli Sünnet'in izinden gitmeye muvaffak kılan Allah'a hamdolsun.
Repost from N/a
Şiilerin Muta nikahı hakkında anlatmaktan haya edilen sözleri var. Aktarmayacağım ama özetle;
Şiilerin Muta nikahı fuhuş evlerinde fahişelerle parayla yapılan zinadan farksızdır. Mehir karşılığında belli bir süre karşılığında muta nikahı kıyıp ilişki yaşıyorlar. Bu nikah için belirlenen süre bir saat, iki saat yahut bir gün de olabilir. Bakire kızın bu konuda babasından izin almasına da gerek yok. Yani fuhuşhanelerde olan zina ile arasındaki tek fark kadının ben süreli bu nikahı kabul ettim demesi. İlişki için kadından belli bir bir müddet faydalanıyorlar. Süre bitince muta nikahı da bitiyor.
Bu nikahta miras hakkı yoktur, ayette geçen talak ve iddet gibi hükümler de söz konusu değildir.
Bu sebeple Şii toplumlarda haya yoktur.
Muta Şiilerin zinasıdır.
Bizi Şiilerin sapkın yolundan ayıran ve Kur'an ve Sünnet'i sevdirip, Ehli Sünnet'in izinden gitmeye muvaffak kılan Allah'a hamdolsun.
Bazen dinliyorum eskilerden sevdiklerini anlatıyorlar. Sevmişler ama zinasız temiz en azından.
Gölgem gölgesine değer de laf olmasın incinmesin diye uzağında dururdum. Dokunmak şöyle dursun utancımızdan bakamazdık. Evlilik için beklerken ismini kimsenin yanında anamazdık diyorlar.
Erkek ve kadın arasında sevgi de Allah'ın verdiği nimettir. Evlilik böyle ilerler.
Şimdi tüm değerler bitti. Sevgi dedikleri de sevgi değil. Gerçek samimi sevgiyi hiç yaşamadan ölecek artık insanlık.
Bu çağı sevmiyorum.
@cocuk_egitimi
✍ İslam'ın İlk Öğretmenleri
Selefi Salihin'den muallimler;
Ebu Ubeyd el Kasım bin Sellam (d. 154 - ö. 224)
Ebu Ubeyd rahimehullah bir muallim (öğretmen) ve mueddib idi. Öğretmen olarak görev almıştır. Yöneticilerin ve seçkinlerin çocuklarına hocalık yapmıştır.
Önemli Arap dilcilerinden birisidir. Garibul Hadis, neseb ve fıkıh konularında alimdi. Nerdeyse ölene kadar dersler vermiştir.
Aynı zaman hadis alimi olup, Ehli Sünnet'in önde gelen alimlerindendir.
Dil ve akaid konusunda güzel eserler bırakmıştır. Türkçe'ye 3 kitabı tercüme edilmiştir;
- İman & Alametleri, Sünnetleri ve Dereceleri - Neda y.
- Nebilerden ve Sahabeden Hutbeler ve Öğütler - Neda y.
- Kur'an-ı Kerim'in Faziletleri - Beka y.
@cocuk_egitimi
