ch
Feedback
Risale-i Nur Dersleri (Edessa)

Risale-i Nur Dersleri (Edessa)

前往频道在 Telegram
4 683
订阅者
无数据24 小时
-37
-2630
帖子存档
20190728 İki Düsturu Hakikat.mp37.10 MB

20190720 26.Lema İhtiyarlar Risalesi.mp391.27 MB

İnsanın iradesi şartı adidir; bu şart meydana geldikten sonra Cenab-ı Hakk yaratır. Hayırlı işlerde muktazi vücuttan gelir, yaratan yine vücud sahibi olan Ellah’dır. Senin iraden sadece şartı adi olur, iraden var fakat vücudu hakikisi yoktur, emri i’tibaridir. Şuan burada ders yapıyoruz bu dersimiz, âdemden kıyamete kadar bütün havanın, güneşin, toprağın ve su’yun zerrelerine geçiyor. Buna aklımız ermiyor diyen kişiye şöyle deriz; amerikada konuşan biri aynı anda televizyon vasıtasıyla burada görülüyor, demek o adamın sesi ve sureti biranda bütün zerrata geçmiş ki, televizyonu açtığımız anda konuşuyor. Ayet ve hadislerin işareti ve evliyaların keşfiyatıyla sabittir ki su, hava, toprak ve güneş unsuru herkesin sesini ve suretini alıyor. Üstad hz havanın, sesleri ve suretleri zabtettiğini hüve risalesinde inkârı gayrı kabil bir surette bilfiil isbat etmiştir, aynen böyle olduğu gibi güneş, su ve toprak unsuru da böyledir. Yaptığımız bu ders burada durmuyor bu amelimiz levhi mahv ve isbata geçiyor, levhi mahfuza geçiyor, melekler bu amelimizi yazıyor, bu amelimiz âlemi misalde üzerinde on meyve olan bir ağaç suretinde temessül ediyor ve aynı anda bu amelimiz cennette üzerinde on meyve olan bir ağaç suretinde vücud buluyor. Bununla beraber bu suretimiz de cennette gösterilmek üzere kayıt altına alınıyor. İşlenen günahlar da aynı şekilde dört unsurun tüm zerrelerine geçer, siccine gider, aynı anda âlemi misalde temessül eder, melekler tarafından kayıt altına alınır, cehennemde film şeklinde onlara gösterilir, aynı anda zebanilerin eline geçer, kayda girer, kabirde azaba sebep olur, cehennemde aynı anda ya bir zakkumu cehennem, ya yüksek bir dağ, ya yılan, ya akrep, ya nar, ya zemherir ya da irin şeklinde mahsul verir. Bu şekilde işlenen günah tüm âlemi misali telvis eder. Bu alemi, meleklerin defterlerini, hava, su, güneş ve toprağın zerrelerini kirleten, peygamber ve ruhani alemini rahatsız eden ve bin bir ismi İlahinin karşısına çıkarak vücud alemine karşı telvis meydana getiren adem mahsulatını temizlemek için tek çare cehennemdir. /Muş

20190720 28.Söz ve 11.Şua 11.Mesele 12.Ders Cehenneme Dairdir Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Sahabîlerime dil uzatanları gördüğünüzde "Ellah'ın laneti kötülüğünüzün üzerine olsun" deyin. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Bir cenaze gördüğünüz zaman o cenazeye hürmet edin, cenaze geçene ya da indirilene kadar ayağa kalkın. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Âlemde bir ayet gördüğünüz zaman hemen iki rekat namaz kılın. <Âlemde ay tutulması ve güneş tutulması gibi bir ayet gördüğünüz zaman iki rekat namaz kılın ya da secde edin.> Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Değiştirmeye gücünüzün yetmediği bir kötülük gördüğünüzde, o şey Ellah tarafından değiştirilinceye kadar sabredin.

20190720_28_Söz_ve_11_Şua_11_Mesele.mp384.44 MB

20190717 28.Söz Zeyl 11.Ders (Cehenneme Dairdir) Cehennem kafirleri çepe çevre kuşatmıştır, ayetinde üç mana vardır; Birinci mana; cehennem ileride o kafirleri ihata edecektir, İkinci mana; tüm denizlerde ateş mevcut olup, kafirleri ihata etmiştir ve irade-i İlahiye istediği zaman onları yakalayacaktır, ibn-i abbas da bu manayı tercih ediyor. Üçüncü mana; her kafirin kalbinde bulunan inkar, kendisi bir ateştir ki; kafiri kuşatmıştır. Şu kainat içerisindeki sanat-ı İlahiyeyi ve ni'meti İlahiyeyi inkar eden adam, fikren nerededir? Ateşin tam içindedir. Çünkü, vücudunda bulunan kılların uzaması, midene giren gıdaların işlenmesi, damarlarındaki kanın dolaşması, gözünün görmesi, kulağının işletmesinden hiç haberin oluyor mu? Elbette ki; vücudundaki bu faaliyetlerin hiç birinden haberin olmuyor. Bu faaliyetleri bile bile inkar eden adam, bütün hakikatleri inkar ediyor. Hem böyle bir adam, ufak bir musibete karşı kalbinde noktayı istinadı bulamadığı gibi, cennete inancı olmadığı için noktayı istimdadı da yoktur. Noktayı istinad ve istimdadı kaybeden adamın hali, aynı cehennem halidir. Bu adam sağına baksa ölümü, soluna, istikbaline baksa mezaristanı, önüne baksa kabri, arkasına baksa eceli görür. Küçük sözler ve risale-i nur'un muhtelif yerlerindeki temsilatlar böyle bir adamın bilfiil cehennemde olduğunu, küfrün içinde aynı cehennem tohumu saklı bulunduğunu, o küfür tohumu gelişirse cehennemi kübraya inkılab edeceğini isbat etmiştir. İman, bir mânevî tûbâ-i Cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise mânevî bir zakkum-u Cehennem tohumunu saklıyor. Cennetin vücuduna hiçbir sebep olmazsa bile dua'yı nebevi ile münacatı nebevi tek başıyla cennetin icadına sebeptir. Aynen öyle de kafirlerin küfrü cehennemin icadına sebeptir. Şer'i şerife göre temizlik su ile olduğu gibi tan'dır ve benzeri maddelerin temizliği de ateş ile yani yakmak ile olur. Cehennem temizleyicidir, küfür ancak ateş ile temizlenir. Cehennem, alemin icadından şimdiye kadar gelip geçen küfrün bütün pisliklerinden alemi kurtarıyor. Cehennemin asıl ağaçları cehennemde olmakla beraber, diğer tüm ağaçları burada işlenen günahlar ile oluşmaktadır. Mü'minin işlemiş olduğu günahlar cehennemde tecessüm eder; fakat mü'min günahından tövbe ettiği için cehennemde muazzeb olmaz, cehenneme giden kafirler o günahla muazzeb olur. Kafirin işlediği güzel ameller cennette meyve verir; fakat cennete giden mü'minler onunla istifade eder. İman cennet arazisinin tapusu olduğu gibi; küfür de cehennemin tapusudur, cehennemin bütün levazımatıyla kaydına sebeptir. Cehennem hem celalli meleklerin ibadet yeridir, hem de dünyaya hararet versin, insanlar rahat yaşasınlar diye yaratılmıştır; cehennemin azab yeri olması dolayısıyladır. Cenab-ı Ellah, insanları kendisine ibadet edip cennete gitsinler diye yaratmıştır; kul, ibadet etmeyip isyan edince cehennem dolayısıyla devreye giriyor. /Muş

20190717 28.Söz Zeyl Cehenneme Dairdir 11.Ders.mp360.22 MB

20190716 28.Söz 10.Ders Ya Rab, tur'daki tecelliyat hürmetine, sair'deki tecelliyat hürmetine, hira'daki tecelliyat hürmetine; şu milleti, şu insaniyeti zillet ve perişaniyetten kurtar. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Ahiret işini taleb ettiğinde işin rast geliyor, dünya işini taleb ettiğinde işin rast gelmiyorsa bu, senin halinin güzelliğini işarettir. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Camide alış veriş yapan birini gördüğünüz zaman, Ellah ticaretinden kar ettirmesin, ticaretin hayırlı, bereketli olmasın deyin. Kaybettiği bir şeyi camide bulunanlara gördünüz mü diye soran kişiye Ellah kaybolan şeyini buldurmasın deyin. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Cahiliye adetinin nisbeti ile kendini medheden birini gördüğünüz zaman, kinayeli olmayarak, açıkça şöyle söyleyin, sen babanın menisiyle fahirleniyorsun, git babanın zekerini öp.

20190716 28.Söz 10.Ders.mp371.94 MB

20190714 28.Mektub 8.Mesele 4.Nükte Sadisen 28.Söz Cennete Dairdir 8.Ders Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz kendi şahsında, malında veya Müslüman kardeşinde çok hoşuna giden bir şey gördüğünde, bereketi için duâ etsin. Çünkü göz değmesi haktır. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz musîbete uğramış birini gördüğünde içinden, "Beni sana verdiği musibetten koruyan, beni sana ve kullarının birçoğuna gerçekten üstün kılan Ellah'a hamdolsun" derse, bu söz kendisine verilen o nimete şükür olur. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz bir Müslüman kardeşinde bir musibet gördüğünde; kendisi o musibete uğratılmadığı için Ellah'a hamdetsin. Fakat bunu ona duyurmasın. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz güzel bir kadın gördüğünde, ondan hoşlanırsa, hanımına gelsin ve onunla beraber olsun. Çünkü ikisindeki birdir, onda olan hanımında da vardır. Ey bütün insanların müşkilini halleden ve ey bütün kapalı kapıları açan Ellah’ım, başta bize ve bu cemaate hayırlı kapıları aç, ganimet olarak bize ve bu ümmete verdiğin helal malın başkalarının ellerine geçmesine fırsat verme. Âmin. Ya Rabbi, sonsuz nimetleri üstümüze sermişsin, hepsine şükrederiz; en büyük nimet bu derslerdir ki, günde bir iki saat bu derslerle iştigal ediyoruz. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Herkes birbirine düşüp, birbirine hainlik yaptığı zaman evine kapan, dışarı çıkma, diline hâkim ol, marufu al, münkerat-ı şer’iyeyi bırak, kendi nefsinin ıslahıyla meşgul ol, insanların işine karışma. Cenab-ı Hakk Cennetin mehâsininin nümunelerini, küçük bir mikyasta, cennetliklere ve hurilerine giydirir ve her biri, birer küçük cennet hükmüne geçer. Cennette giydirilen elbiseler hem canlıdır, hem renkleri birbirinden farklıdır, hem de bir elbise diğerinin görülmesine engel değildir. Cennette ne kadar enva-ı mehasin var ise, insan devamlı bir surette mübaşeret etmek istediği için, Cenab-ı Hakk insana bütün enva-ı mehasini cami bir elbise giydirir. Eşler birbirine baktığı zaman enva-ı cennetin hepsini birden müşahede eder, madde ile mana birleşir, zahiren güzelliğin son derecesi seyredilirken, batınen esma ve sıfata nazar edilir ve aynı anda aşkı hakiki tezahür eder. /Muş

20190714 28. Söz 8. Ders.mp363.31 MB

20190713 28.Söz Cennet Hakkında 7.Ders Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Ashabımın bahsi geçince, haklarında mücadele edildiği zaman sükût edin, yıldızlardan bahsedildiği zaman ve kaderden bahsedildiği zaman sükût edin, mücadeleye girmeyin. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Arab milleti zelil olduğu zaman İslam da zelil olur. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz güzel bir rüya gördüğünde onu tâbir ettirsin, başkalarına da anlatsın. Kötü bir rüya gördüğünde ise ne tâbir ettirsin, ne de başkalarına anlatsın. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz kötü bir rüya gördüğü zaman sol tarafına üç defa tükürsün ve Ellah’a sığınsın sonra da hangi tarafta yatıyorsa diğer tarafa dönsün. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz sevdiği bir rüya görürse bu Ellah'tandır. Bu sebeple Ellah'a hamdetsin. Ve başkalarına anlatsın. Sevmediği bir rüya gördüğünde ise bu şeytandandır. Ondan Ellah'a sığınsın ve onu hiç kimseye anlatmasın. Böyle yaparsa o rüya ona zarar vermez. Vukuu yaklaşmış olan bazı hadiseler hissi kablel vuku’ ile olay meydana gelmeden önce rüyada görülebilir. Velime, düğün yemeğine icabet etmek cumhurun re’yine göre vacib olmakla beraber bazı fukahaya göre sünnet, bazılarına göre ise farz-ı kifayedir. Normal yemek davetlerine iştirak ise sünnettir. İnsan iki nev’dir; kadınlara cins-i latif, erkeklere cins-i kesif denilir. Hissi müşterek ve hayal ile dünyayı hayalen bir anda gezebilirsin, cennette ise şu cesed-i insani, o his gibi cevelan eder. Diğer letaifleri buna kıyas edebilirsin. Biz güzelliği takdir ettiğimiz ülfete münhasır ediyoruz, mesela beyaza güzel deriz; bir de güzelliği göz’e münhasır ederiz, bu düşünceler yanlıştır. Güzellik sadece beyaz değildir, her rengin kendine mahsus güzellikleri vardır, siyah bir renk bazen bin beyazdan daha güzel görünür. Zahir ve batın bütün letaif ve havaslar madde ve mananın güzelliğini beraber görür, hisseder ve kendilerine mahsus güzellikleri alırlar. Cennette aşkı mecazi yoktur, bir tarafta güzelliğe bakılırken aynı anda tecelliyatı esma ve sıfata nazar edilir. /Muş

20190713 28.Söz 7.Ders.mp384.30 MB

Eman! Eman! İktisad! İktisad! İktisad! Çocuğunuzu küçükken iktisada alıştırın, çocuklara verilen çikolata ve benzeri işlenmiş ürünler hep hastalıktır, bu tür yiyecekler te’sirini yavaş yavaş gösterir, bu tür yiyeceklerde illa ki, vücudu bozacak maddeler mevcuttur; çocuklarınıza bu tür şeyleri yedirerek çocuklarınızın bünyesine hastalık sokuyorsunuz. Piyasada imal edilen işlenmiş maddeleri mümkün mertebe kullanmayın. Et aldığınız zaman da merada otlayan hayvanların etini tercih edin, mümkün mertebe sebze cinsini yemeyi tercih edin. Beşerin elinin karıştığı fabrika mallarından uzak kaçın, saçınızı sabun ile yıkayın, şampuan içerisine konulan kimyasal maddeler yüzünden, şampuan kullanan gençlerin çoğunun saçı dökülüyor. İktisaddan ayrılmayalım, Rızayı İlahiyyeyi kazanmaya çalışalım. /Muş

13/07/2019 19.Lema İktisad Risalesi Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; İktisad eden, derd-i maişeti, fakirliği ve aile sıkıntısını çekmez. Şu hadis bir mucizedir, kainata baktığımız zaman en büyüğünden en küçüğüne kadar her şeyde iktisad hâkimdir. İktisad, orta hali tutmak ve israf etmemektir. İnsan Cenab-ı Hakkın yarattığı en güzel mahlûkudur, insanı tetkik ettiğimiz zaman hiçbir hissiyatında fuzuliyyat yoktur, hepsi mücessem hikmettir, iktisattır. Bir ağacı tetkik ettiğimiz zaman, ağaçta hiçbir fuzuliyyat yoktur, ağaçtaki herşey iktisad üzerine yaratılmıştır, ağaçta fuzuli olan, yararsız bir şey yoktur. Güneş sisteminden yıldızlara kadar, yıldızlardan ay’a; ay’dan yer’e, yer’den dağlara, taşlara, hayvanata, nebatata kadar; git gide ta insan’a kadar âlemin her yerinde hikmet cereyan eder, âlemde her şey muntazamdır, hiçbir şeyde israf yoktur. Âlem tekvinen iktisad üzerine yaratılmıştır. Alemde tekvinen iktisad hakim olduğu gibi Cenab-ı Hakk teklifen de bizden iktisadı istiyor. İktisada riayet eden kâinatın hâkim isminin tecellisine muvafık hareket etmiş olur, hal böyle olunca tekvin ile teklif kardeş olur, hakikat ile şeriat birleşir. Onun için iktisad ussul esasdır, iktisadı kaybeden hâkim ismine karşı isyan etmiş olur. Mesela Resul-u Ekrem asm abdsette bazı uzuvların üç defa yıkanmasını emrediyor. Denizin kenarında bile olsan dört defa yıkaman israftır. Dinen oruç, hac, zekât, uyku gibi her hal-u kar hikmet üzerine bina edilmiştir; her şey iktisad üzerinedir, ne ifrattır ne tefrittir, orta yoldur. Din devamlı oruç tut demediği gibi devamlı yemek ye de demiyor; belki, yiyin, için israf etmeyin diyor. Aynen bunun gibi malının hepsini dağıt demiyor; belki belli oranlarda fakirin hakkı olan zekâtı verin diyor. Âlem iktisad üzerine kurulmuştur, Kur’andaki bütün emir ve nehiyler hep iktisad üzerinedir, hikmet üzerinedir. Evlerde ve medreselerde aşırı et kullanılıyor, aşırı et tüketimi genç, ihtiyar, kadın, erkek fark etmeksizin herkesin asabını bozar, vücuduna zarar verir, şehevani hislerini uyandırır, kuvve-i şeheviye ve gadabiyeyi kamçılar, bununla beraber kuvve-i akliyeyi de cerbezeye sevkeder. Aşırı et yenilmesi zararlı olduğu gibi, kırk günden fazla süre ile et yemeğini terk etmek te vücuda zarar verir, insanın dengesiz konuşmasına sebep olmakla beraber vücutta da kötülük meydana getirir. Onun için her konuda olduğu gibi yemek içmek noktasında da orta yolda gitmek en isabetli olandır. Her gün et yemeği yemeyin, daha iştihanız varken elinizi sofradan çekin. Resul-u Ekrem sav insana belini düzeltecek birkaç lokma kâfidir diyor. Hadiste geçen birkaç lokmadan murad, lokmaların küçük olmasıyla beraber, dokuz lokmayı geçmemesidir. Yemek yerken midenizin üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de havaya olmak üzere midenizi üçe bölün. Ayet ve hadislere uyun, iktisada riayet edin. ﻭَﻛُﻠُﻮﺍ ﻭَﺍﺷْﺮَﺑُﻮﺍ ﻭَﻟﺎَ ﺗُﺴْﺮِﻓُﻮﺍ Ayette yiyin için, israf etmeyin emri var. Fukahayı İslam yeme içmeye şöyle bir ölçü getiriyor: -Ölmeyecek kadar yemek içmek farz, -Ayakta duracak, rahat ibadet edebilecek kadar yemek içmek müstehab, -İsrafa girmemek şartıyla bol yemek içmek helaldir. Çok yemek hastalık sebebi olduğu gibi, az yemek te hastalık sebebidir, yeme içmede orta yolu bulup ölçülü davranın. Tam aç olmadan yememeli, daha gözümüz sofradayken kalkmalıyız. Vücud tok olunca kan kaynamaya başlar ve hemen akabinde şeytan damarların içerisinde vesvese verir. Şeytanın kanallarını kesmek için gırtlağımızdan yemeği az göndermeliyiz. Nefis aşağıdan bağlanmaz, nefsi yukarıdan bağla ki; tehlikesinden kurtulasın. Misafire çeşitli yemek yapmak, aydınlatma için birden fazla lamba yakmak caizdir. Yemek işinizde et ile ot’u dengeli götürün. Sadece et yemek doğru olmadığı gibi sadece sebze cinsini yemek te doğru değildir. İkisini ortada götürmeniz en isabetli olandır.

20190713 19.Lem'a İktisad Risalesi.mp346.77 MB

09/07/2019 28.Söz Cennete Dairdir 6.Ders Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz düğün yemeğine davet edildiğinde icabet etsin. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Biriniz bir yemeğe çağrıldığında gitsin. Oruçlu değilse yesin. Oruçlu ise bereketlenmesi için duâ etsin. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Kelle paça yemeğine davet edildiğiniz zaman tenezzül edip davete icabet edin. Cennette hem sureten güzellik görülürken, hem de güzelliğin arkasındaki tecelliyatı esma ve sıfat seyredilir. Dünyada aşık olunan güzelliğin, yani aşkı mecazinin aşkı hakikiye inkılabı çok müşkilatlıdır. Cennette ise aşkı mecazi yoktur, bir tarafta güzelliğe bakılırken aynı anda tecelliyatı esma ve sıfata nazar edilir. Cennette görülen güzelliklere fena ve zeval arız olmadığı gibi, böyle bir düşünce de hatıra gelmez. Cennetteki güzellikler daimidir, çünkü o güzelliğin arkasında esma ve sıfatın tecellîyatı görülür, böylelikle o güzellik aynı anda baki bir güzelliğe inkılab eder. Hırs ve ahlakı seyyie gibi duygular insanın fıtratında yaratılmıştır; mürşidlerin ve alimlerin sofivari bir şekilde bu duyguları ıslah et, bu duyguları terk et diyerek halkı ikaz etmeleri yanlıştır; insanın fıtratında dercedilen bu duyguları terk et demek yerine, yüzünü çevirerek tatmin et, demek lazımdır. Nasıl ki; insanda cihad ruhu var, insandaki bu cihad duygusunu tatmin için, git devletin riyasetinde cihad et denilir, çünkü insandaki cihad hırsı ancak bu şekilde tatmin olur; aksi takdirde cihad etme, kendini değiştir demek yanlıştır. Aynen öyle de, sağ yanağına tokat vurulduğu zaman, sol yanağını çevir ancak böyle yapmakla güzel ahlak sahibi olursun, şeklindeki sözler yanlıştır. Bu duygunu şeriat ölçüsünde kimsenin kalbini kırmayarak sarfedeceksin ki; cennetteki ahlakı İlahiyye ile ahlaklanasın. İnsanda bulunan kabiliyyeti nutuk, insanın ebedi aleme namzed olduğunu gösterir. Son zamanlarda gözüm za'fa uğradığı ve kitap takibinde sıkıntı hasıl olduğundan hadisten muktebes olan bu duanın gözümün şifası niyetiyle okunmasını kardeşlerimden rica ederim. اللّٰهُمَّ اِنِّى اَسْئَلُكَ وَاَتَوَجَّهُ اِلَيْكَ بِنَبِىِّ مُحَمَّدٍ نَبِىِّ الرَّحْمَةِ يَا مُحَمَّدُ اِنِّى اَتَوَجَّهُ بِكَ اِلٰى رَبِّكَ اَنْ يَكْشِفَ عَنْ بَصَرِى اَللّٰهُمَّ شَفِّعْهُ فِى ّ َ /Muş

20190709 28. Söz Cennete Dairdir 6.Ders.mp396.34 MB

20190708 28.Söz Cennete Dairdir 5.Ders Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Erkek özel ihtiyacı için hanımını çağırdığında, kadın ocak başında olsa dahi bırakıp kocasının isteğini yerine getirsin. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Erkek özel ihtiyacı için hanımını çağırdığında, kadın devenin üstünde olsa dahi bırakıp kocasının isteğini yerine getirsin Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Bir erkek hanımını yatağına çağırdığında hanımı gelmemekte di­retir, kocası da kızgın olarak sabahlarsa melekler sabaha kadar o ka­dına lanet ederler. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Birisi duâ ettiğinde kabul edilmese bile kendisine bir sevap yazılır. Resul-u Ekrem (asm) şöyle buyurmuştur; Dua ettiğinde elinin içiyle Ellah'a duâ et, tersiyle değil. Duayı bitirdiğinde de iki elini yüzüne sür. Cennetteki dünya kadınları hurilerden daha güzel olacak ve hurilerin reisi olarak yaşayacaklardır. İnsanda bulunan havas ve letaifin sayıca hududu yoktur. Cennette her latife ayrı bir lezzet alacaktır. Cenab-ı Hakk hurileri ve dünya kadınlarını öyle bir şekle getirecek ki, insanda bulunan letaiflerin hepsini tatmin edecektir. Kalb hurilerde bulunan cemalullahı görür mest olur, akıl ondaki güzelliği görür mest olur, göz ayrı bir güzelliği alır, kulak ayrı bir güzelliği alır mest olur. İnsanın ne kadar hüsünperver ve zevkperest ve ziynete meftunve cemâle müştak duyguları ve hasseleri ve kuvâları ve lâtifeleri varsa, umumunu memnun edip doyuracak ve her birisini ayrı ayrı okşayıp mes'ut edecek, maddî ve mânevî her nevi ziynet ve hüsn-ü cemâle huriler câmidirler. İşte insan böyle bir cennete namzeddir, böyle bir cennete namzet olan insanın fani şeylerle uğraşması akıl karı değildir, böyle bir cenneti kaybeden insanın vay haline. Cennetin tapusu imandır, iman ve ameli salih inkişaf eder cennet olur . İnsanın nefsen ihtiyacı mesken, ekl ve şürb'dür. Cennette bunların en a'lası vardır. Cennette yemek içmekten gelen kazurat yoktur, cennet sadece lezzet yeridir. /Muş