ch
Feedback
Ekrem İmamoğlu

Ekrem İmamoğlu

前往频道在 Telegram

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mayor of Istanbul @istanbulbld

显示更多
9 520
订阅者
-324 小时
-247
-18430
帖子存档
Birazcık mertliğiniz varsa bu insanları bırakın, tek başıma benimle mücadele edin! 📍 Silivri

Bir yıl sonunda duruşma aşamasına geldik. Bir yıldır haksız yere tutsak haldeyiz. Yarın mahkeme salonunda olacağız ve ben savunma yapmayacağım, yargılayacağım. Duruşma öncesi neden siyasete girdiğimi, derdimin millet olduğunu anlatmak istedim. https://youtu.be/-HoElr9lEeA

Yarın Karaman’da buluşuyoruz. Memleketimin her yerinde hukuksuzluğa karşı tek yürek olduk, olmaya devam edeceğiz. Bu ülkeye adaleti getirene dek!

Fatmanur Çelik ve 8 yaşındaki Hifa İkra… Bir anne ve bir çocuk, şiddetten ve istismardan kurtulmak için mücadele etti. Emniyete gittiler, adliyeye gittiler, devletten koruma istediler. Bir annenin yapabileceği her şeyi yaptı Fatmanur. Bugün geriye tek bir soru kalıyor: Bir anne ve bir çocuk bütün bu adımları attığı halde onları neden koruyamadık? Resmi açıklamalarda çocuğun sağlık ve güvenlik açısından risk altında olduğu kabul ediliyor. Buna rağmen sorumluların koruma sürecindeki zaaflarının, ağırlıklı olarak “annenin tercihi” üzerinden anlatılması vicdanlarımızı derinden yaralıyor. Çocuk tehdit altındayken sorumluluğu yalnız ve korkmuş bir annenin omuzlarına yükleyen bir yaklaşım kabul edilemez. Bir anne ve bir kızdan oluşan o güzel aileyi, kaçtıkları şiddet failinden korumayacaksa, o adliyeler, o bakanlıklar, o kurumlar ne için var? Hiçbir çocuk içine doğduğu dünyanın kaderine terk edilmemeli. Hiçbir anne, çocuğunu korumaya çalışırken bu kadar yalnız bırakılmamalı. Fatmanur kardeşim, Hifa kızım… Sizin yerinizi bir ömürlük gözyaşlarımız dolduramaz. Ama bir daha yaşanmasın diye; Fatmanurların, Hifaların, kadınların ve kız çocuklarının yanında olacağımıza sözümüz olsun.

Karanlık hiç bir zaman kazanamayacak; gün doğacak, güneş doğacak, aydınlık kazanacak.

Biz bu mücadeleyi kazanacağız! Bu akşam Eyüpsultan - Kağıthane’de buluşuyoruz.

Yol arkadaşlarım, dostlarım, ailem 19 Mart darbesini ve bugüne kadar yaşananları anlatıyor. İlk bölümde Genel Başkanımız Özgür Özel var. İlk günden itibaren çok önemli bir mücadelenin öncüsü oldu. Kardeşlik hukukumuzu her fırsatta dile getirdi. Bu mücadelenin sonu aydınlık. https://youtu.be/vk--6C0gb4Q?si=QDNBs6NXBDRoNtUi

Memleketin her köşesi ayakta. Vatandaşın isteği belli; “adalet” Adalet için erken seçim, hemen seçim!

TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarını sona erdirerek düzenlediği raporu kamuoyuna sunmuştur. Ülkemiz için tarihi önemdeki “TERÖRSÜZ VE DEMOKRATİK TÜRKİYE” süreci için hazırlanan rapor sonrası, artık samimiyet ve mertlik zamanıdır. İktidar ve devletin ilgili kurumları derhal harekete geçerek milletimizin talep ve beklentilerini karşılamalıdır. Cumhuriyetimiz, hem topraklarımızın hem de coğrafyamızın parlayan güneşi olacak kudrettedir. Türkiye’nin büyüklüğüne yakışacak cesarette bir barışı gerçekleştirmek, demokrasiye ve hukuka doğru yol almak artık bir tercih değil zorunluluktur! AİHM ve AYM kararlarının gereği yapılmalıdır. Can ATALAY derhal tahliye edilmeli ve  milletvekilliği görevine başlamalıdır. Selahattin DEMİRTAŞ derhal serbest bırakılmalıdır. Tayfun KAHRAMAN, derhal tahliye edilmelidir. Kayyım uygulamasına son verilmeli, “İKİ AHMET”, Ahmet TÜRK ve Ahmet ÖZER görevine dönmelidir. İBB ve diğer davalarda tutuksuz yargılama yapılmalıdır. Alican ULUDAĞ ve tutuklu gazeteciler derhal tahliye edilmelidir. Seçilmiş siyasetçiler, uydurma beyanlarla rehin alınıyorken, iktidara itiraz eden sıradan vatandaşlar dahi gözaltılara, tutuklamalara muhatap oluyorken bu sürecin sağlıklı bir şekilde yürümesi ve nihayete ermesi mümkün değildir. İktidarın yargı üzerindeki keyfi tasarrufları bitmeden kimse kendini güvende hissedemez ve pozitif barış sürecine gerçek anlamda geçilemez. Şimdi tüm siyasi partilere ve Gazi Meclise düşen görev, hukukun tesisini sağlamak ve bu kardeşlik sürecini demokrasiyle tamamına erdirmektir. Aksi takdirde komisyonun raporu manasız bir kağıt parçasına dönüşür ve Meclisin onuru da zedelenmiş olur. Tercihinizi yapın! Hamaset ve aldatmaca mı? Yoksa samimiyet ve mertlik mi? MİLLETİMİZ SİZİ TAKİP EDİYOR! ARTIK TEK BİR GÜN İÇİN DAHİ MAZERETİNİZ YOKTUR!

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik tek taraflı ve geniş çaplı askeri operasyon başlatması, diplomatik çözüm ihtimali hâlâ masadayken bölgemizi yeni ve tehlikeli bir çatışma sarmalına sürüklemiştir. Bu askeri saldırıları ve bunlara karşı İran’ın bölgedeki diğer ülkelere de zarar veren missilemelerini kınıyorum. Ülkelerin rejimleri dış müdahalelerle değiştirilemez. Rejimler ülkelerin halklarının iradesiyle değişir. İran halkı İran devletinin baskılarına karşı, barışçıl yöntemlerle mücadele vermektedir. Rejim değişikliği söylemleri eşliğinde yürütülen askeri müdahaleler uluslararası hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmaz. İran halkının geleceğine yalnızca İran halkı karar verebilir. Ortadoğu’nun yeni savaşlara tahammülü kalmamıştır. Barış, adalet ve refah üreten, kendi geleceğini bölgenin istikrarında arayan, sağduyulu liderliklere ihtiyaç vardır. Tüm tarafları derhal itidale, ateşkese ve diplomasiye dönmeye çağırıyorum. Türkiye, tarihsel ve coğrafi sorumluluğu gereği asla bu çatışmanın tarafı olmamalıdır. Aksine barış ve istikrarın tesis edilmesi için aktif rol oynamalıdır. Ulusal çıkarlarımız ABD’yle kurulan kişisel ilişkilerle değil, bölgesel istikrar hedefiyle yürütülen akılcı diplomasi ile korunur.

29 yıl önce bugün, milletin seçtiği siyasetçiler darbe tehdidi ile vesayet altına alınmak istendi. Bu darbeye girişenler siyasetçilerin de ötesinde milleti vesayet altına almaya kalktılar ve hatta bu vesayetin bin yıl süreceğini iddia ettiler. Ancak milletimiz bulduğu ilk fırsatta dayatılan vesayeti reddettiğini, seçilmiş siyasetçilerin önünü sandıkta açarak gösterdi. Ne yazık ki dün bu darbeye muhatap olanlar, milletin desteği ile göreve gelenler bugün 28 Şubat zihniyetini rehber edinmiş haldeler. Seçilmiş siyasetçileri yargı yoluyla saf dışı bırakmaya, milletin seçme hakknı elinden almaya çalışmaktalar. Ne acıdır ki iktidar, içinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayını da bu kirli kutuplaşma siyasetine alet etmeye çalışıyor. Çok şükür milletimiz her şeyin farkında. Bu liyakatsizlerin; ülkedeki adaletsizliği, geçim derdini ve bozuk asayişi perdelemek için bir gölge oyunu sergilediğini herkes görüyor. Sanki Türkiye’de insanların dini inancıyla meselesi olan birileri varmış gibi kendi uydurdukları hayaletlerle kavga ediyorlar. Ülkemizde insanların inançlarını dilediği gibi yaşamasının en büyük güvencesi CHP’dir. Cumhuriyetimizin temel prensibi laik devlet anlayışı 86 milyon vatandaşımızın güvencesidir. Milletimiz zamanında 28 Şubatçıları ilk seçimlerde nasıl uğurladıysa, bugünkü darbeci anlayışı da ilk seçimlerde evine gönderecek. Kendi iradesi üzerinde hiçbir vesayeti kabul etmediğini gösterecek. Ortak paydası milli irade olan bu aziz milletle el ele verip kazanacak; özgür, adil, müreffeh ve huzurlu günlere ulaşacağız.

Yarın Burdur’dayız. Bir aradayız.

⚠️ DUYANLARA, DUYMAYANLARA ⚠️ Bir önceki döneme kıyasla 11 kat fazla teftiş, denetim yapılmıştır. HİÇBİR KAMU ZARARI TESPİT EDİLMEMİŞ, YOLSUZLUK BULUNMAMIŞTIR. 6.12 2025 tarihli başkanlık makamı İBB İç Denetim Birimi; İBB Başkanlığı’na, İSKİ Genel Müdürlüğü’ne, İETT Genel Müdürlüğü’ne, İBB Denetim ve Teftiş Kurulu Başkanlığı’na, Mali Hizmetler Daire Başkanlığı’na, İştirakler Koordinasyon Şube Müdürlüğü’ne yazı yazarak “bağlı birimlerde herhangi bir kamu zararı veya şirket zararı tespitinin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise; bulgu ve raporların hangi konu ve isimlere yönelik olduğu ile, zarar tutar bilgisi, sorgu ve rapor akıbetleri ile kesinleşmiş kamu zararı ve şirket zararına ilişkin yazıların” diyerek 23.06.2019 tarihinden bugüne olan soruların cevapları başkanlık makamınca talep edilmiştir.  Bu çerçevede; yazılarda “kesinleşmiş hiçbir kamu zararı bulunmadığı görülmüştür.” şeklinde cevaplar verilmiştir.  Sonuç: İBB, İSKİ, İETT ve 32 iştiraklerimizde (İGDAŞ, Kiptaş, Beltur, Kültür AŞ, Medya AŞ, İsfalt, İstaç ve diğerleri) Belediyemiz ve bağlı birimlerinden, iştiraklerden alınan yazılarda 23.06.2019 sonrasına dair kesinleşmiş bir kamu zararı tespiti bulunmadığı, diğer yandan özel ve genel teftişler neticesinde de tarafımıza bildirilmiş, kesinleşmiş bir kamu zararının bulunmadığı anlaşılmıştır. Aziz milletim, Böylesine asimetrik teftiş ve denetim süreci geçirilmiş olmasına rağmen, bir dönemden suçlu üretmeye çalışıldığını; yargı kumpasıyla yüzlerce masum insana ve ailelerine zulüm yapıldığını en iyi siz biliyorsunuz, görüyorsunuz. Bu yargısız infazı yapanları vicdanınızda çoktan mahkum ettiniz.

⚠️ DUYANLARA, DUYMAYANLARA ⚠️ Sayın Genel Başkanımız 24 Şubat tarihinde açıkladı. Tablo ortada. Başka bir şey söylemeye gerek
⚠️ DUYANLARA, DUYMAYANLARA ⚠️ Sayın Genel Başkanımız 24 Şubat tarihinde açıkladı. Tablo ortada. Başka bir şey söylemeye gerek yok.

Meydanlardan neden korktuklarını her seferinde gösteriyorsunuz. Sokaklar bizim, bırakın sıcak salonlar onların olsun.

⚠️ DUYANLARA, DUYMAYANLARA ⚠️
+7
⚠️ DUYANLARA, DUYMAYANLARA ⚠️

Benim tek suçum var: Girdiğim hiç bir seçimi kaybetmemek. Yine kazanacağız!

Uzun zamandır merak ediliyordu. Silivri günlerimi dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. Kahvaltının yerini sahur aldı tabi. https://youtu.be/MOkvKh2nKFE

Ağzına sağlık amcacım. Ellerinden öperim. Aynen dediğin gibi “gelsinler, sandığı koysunlar, boylarının ölçüsünü alsınlar.”

Bu ülkede hâlâ hukuk vardır demek isteyen on milyonlar için konuşuyorum. Bu yargı tacizinden korkan, çekinen, kaygı duyan herkes için konuşuyorum. Emin olun bütün muhalefet için konuşuyorum.