ch
Feedback
Ekrem İmamoğlu

Ekrem İmamoğlu

前往频道在 Telegram

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mayor of Istanbul @istanbulbld

显示更多
9 520
订阅者
-324 小时
-247
-18430
帖子存档
Hepinizin gözlerinden öpüyorum güzel çocuklarım. Bayramımız kutlu olsun! 🇹🇷

Çocuklarımızın her birinin alnından öpüyorum. Onlara çok güveniyorum. Geleceğimizin teminatı çocuklarımız için çalışmaya devam edeceğiz. 23 Nisan'ımız kutlu olsun.

•⁠ ⁠Bir Milli Eğitim Bakanı atanır;   Yeni sınav sistemi, yeni müfredat, yeni ders kitapları, kafa karıştıran uygulamalar, saçmalıklar! Giden mevkidaşını yerden yere vuran bakan ve zırvaları... Zannedersiniz hükümet değişti.   Halbuki yine AK Parti'nin kara düzeni; memleketi, milleti alt üst eden Erdoğan zihniyeti...   •⁠ ⁠Bir İçişleri Bakanı atanır;   Gece-gündüz operasyonlar, şehirlerimiz işgal edilmiş gibi çeteler, suç örgütleri, gözaltılar, filmlere taş çıkartan sayısız görüntüler, drone çekimleri! Yeni bakanın selefini kötüleyen açıklamalarını duydukça şoka girersiniz! "Hükümet mi değişti?" diye sorarsınız.   Halbuki yine AK Parti'nin kara düzeni; memleketi, milleti alt üst eden Erdoğan zihniyeti...   •⁠ ⁠Bir Adalet Bakanı atanır;   “Adaletsizlik aldı başını gidiyor, yeni uygulamalar şart” der. Yönetici kadrolarını tamamen değiştirir. "Üstü kapatılan dosyaların üstüne gideceğiz," "Korunan torpilli suçluları tutuklayacağız" der! Seleflerini yerin dibine gömer. Troller; adaletsiz sefil bakanlar gitmiş, her yerinden "adalet fışkıran" bir bakan gelmiş diye sahne alır. Şaşırmak yine bize kalır.   Halbuki yine AK Parti'nin kara düzeni; memleketi, milleti alt üst eden Erdoğan zihniyeti...   •⁠ ⁠Sizleri Maliye Bakanı, Tarım Bakanı vs tek tek bakan geçidi ile yormayacağım. Aziz Milletimiz;   Acımız çoktur, meselemiz büyüktür, dertlerimiz tarifsizdir. İktidar sorunları yönetemedikçe bakan değiştirip umut satarak zaman kazanmaya çalıştı bunca sene. Fakat deniz bitti. Millet artık topyekun değişim istiyor. Bu iktidar ise sandıktan korkuyor, kaybedeceğini biliyor. Rakibinin isminden, cisminden tir tir titriyor. Ancak boyun eğmez, pes etmez, milli iradeden vazgeçmez on milyonlarca yurttaşımız var. Çözüm seçimdir. O sandık sonunda kurulacak, kimse bundan kaçamayacak, aksi bir niyete millet asla izin vermeyecek. Sandık kurulduğunda, siyasi aktörlere operasyon yapınca sonuçlar değişir sananlar, onları evine göndermekte kararlı olanın milletin kendisi olduğunu görecek. Erdoğan zihniyetinin ülkemize yaşattığı fetret devri bitecek, kara düzen sona erecek!   Her şey çok güzel olacak!

ABD’nin Ankara Büyükelçisi’nin son açıklamalarını dikkatle takip ettim. Büyükelçi Barrack’ın Antalya Diplomasi Forumu’nda dile getirdiği ifadeler tüm diplomatik teamüllere aykırıdır. Demokrasiye mesafe koyan, monarşi ve “güçlü liderlik” modellerini öven bu yaklaşım, Türkiye’nin tarihsel ve toplumsal gerçekleriyle açık bir çelişki içindedir ve kabul edilemez. Türkiye Cumhuriyeti, bir monarşinin küllerinden doğmuş ve egemenliği kayıtsız şartsız millete veren bir iradenin eseridir. Bu topraklarda demokrasi, büyük bedeller ödenerek elde edilmiş bir kazanımdır. Dolayısıyla bu kazanımı anlamayan ya da alternatif rejim modellerini meşrulaştıran her yaklaşım, milletimiz nezdinde hak ettiği karşılığı bulur. Göreve geldiği günden bu yana gaf üstüne gaf yapmaktan çekinmeyen bu Büyükelçinin, hükümet tarafından hala muhatap alınıyor olması acizliktir. Türkiye’nin yolu açıktır. Bizim pusulamız bellidir: demokrasi, hukuk ve millet iradesi.

Kıymetli yol arkadaşım, genç siyasetçi Rıza Can Özdemir’e kulak verin lütfen. Allah seni korusun kardeşim!

Bugün bir kez daha görüyoruz ki, iktidar siyaset yapmayı, halka hizmet etmeyi, milletin iradesine sahip çıkmayı adeta suç saymaktadır. Ataşehir Belediye Başkanımız Onursal Adıgüzel ve çalışma arkadaşlarının gece yarısı operasyonuyla göz altına alınması bunun göstergesidir. Bilinmelidir ki; bu baskılar, bu gözdağları, bizi bir milim bile geri attırmaz. Çünkü siz aslında birkaç siyasetçiyle, birkaç belediye başkanıyla değil; doğrudan milletin iradesiyle kavga ediyorsunuz. Ve o irade, günü geldiğinde sandıkta mutlaka hükmünü verecektir. Ne yaparsanız yapın, sonunda o sandık kurulacak, pusulada milletin adayı da, milletin destek vereceği parti de olacak. Hodri meydan!

Kahramanmaraş’ta yaşanan ortaokul saldırısında hayatını kaybeden yavrularımıza ve öğretmenimize tekrar Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Bugün okullarımızda yaşanan asayiş sorunları, güvenlik açığından ibaret bir sorun olarak izah edilemez. Bu tablo, toplumda derinleşen adaletsizliğin, yoksullaşmanın ve iktidarın kamusal sorunlar yerine kendi siyasi ikbalini önceliklendirmesinin nihai sonucudur. Okullarda güvenliğin sağlanması bugün acil bir ihtiyaç olarak karşımızda durmaktadır. Bununla birlikte esas sorun, bütün topluma yayılmış derin bir asayiş krizidir. Ekonomik yıkımın büyüttüğü gelecek umutsuzluğu, kurumları içten içe çürüten yozlaşma, hukuka olan güvenin çökmesi asıl mesele olarak ortada durmaktadır. Düzenin tepesinde cezasızlık, çürüme ve keyfilik hâkimken, en aşağıda huzur, disiplin ve güven beklemek gerçekçi değildir. Biz bu karanlığı kader olarak görmüyoruz. Bu ülkenin tertemiz çocuklarına, fedakâr öğretmenlerine, alın teriyle ayakta duran ailelerine baktığımızda umudu da gücü de görüyoruz. Bizim iktidarımızda korkunun yerini güven, çürümenin yerini adalet, umutsuzluğun yerini yeniden gelecek inancı alacak. Okullarda eğitimli güvenlik görevlileri bulunduracağız, giriş çıkışları denetimli ve güvenli hale getireceğiz; her okulda yeterli sayıda rehber öğretmen ve psikolojik danışman görevlendireceğiz. Sorunu henüz oluşmadan tespit eden, potansiyel tehlikeyi suça dönüşmeden bertaraf eden bir anlayışı hakim kılacağız. Gençlerin bu ülkede kendine bir gelecek görebildiği, devletin yeniden vatandaşına güven verdiği, adaletin ve asayişin yeniden hâkim olduğu bir Türkiye’yi birlikte kuracağız. Çünkü biz bugünün yaralarını sarmanın ötesinde, yarının onurlu, huzurlu ve adil Türkiye’sini somut adımlarla inşa etmeye geliyoruz.

Bugün yas günüdür. Evlatlarımıza canımız yanıyor. İnanın çok acımız var. Öğretmenimize de… Başımız sağ olsun. Büyük acı. Bunl
Bugün yas günüdür. Evlatlarımıza canımız yanıyor. İnanın çok acımız var. Öğretmenimize de… Başımız sağ olsun. Büyük acı. Bunların her birisi fetret döneminin izleridir. Böyle “Bu siyasi değildir” falan olmaz. Bu mücadelenin zaten bir zemini de budur. Adı eğitim alanıdır, adı adalettir, adı ekonomidir. Gerçekten başımız sağ olsun, içim yanıyor. Dünden beri içim yanıyor. Hepimizin başı sağ olsun.

Milletin desteğinden umudu kesen iktidar, demokrasiyi tamamen boğmaya dönük uygulamalarına devam ediyor. Ankara İl Başkanımız Sayın Ümit Erkol da akla ziyan bir suçlama ile tutuklandı. İktidar, CHP’yi birinci parti yaptığı için iki yıldır açıkça milletimizi cezalandırmaktadır. Esas korkuları da bir sonraki genel seçimi kaybedeceklerini görmeleridir. Bu yüzden en küçük mantık öğesine bir gerek duymuyorlar. Mansur Yavaş Başkanıma soruşturma açılması izni de, bunun en bariz örneğidir. Bu operasyonlar ne Mansur Başkan’ı, ne Ümit Başkan’ı ne de partimizin herhangi bir neferini durduğu yerden milim oynatamaz. Biz milletimizle omuz omuzayız, başka da dayanacağımız bir güç yoktur. Millet büyüktür, milletin dediği olacaktır! Sizi o koltuktan indirecek olan millettir, öyle de indirecek böyle de indirecek.

Nevşehir hukuksuzluğa karşı tek yürek olacak. Hep derim; Allah’ım beni aileme, doğduğum şehre ve milletime mahcup etme. Ne mutlu bana ki hep öyle oldu ve olacak!

Sayın Erdoğan, İddianamenin hâl-i pürmelâlinden haberdar mısınız? Temelsiz iddialara karşı dile getirilen gerçekler karşısında şaşkınlığını gizlemekte zorlanan kamuoyunun tepkisini yok sayamazsınız.   Yok yere hayatı karartılan masumların, iftiraları çökerten tutsakların özgürlüklerinin elinden alınmasını, adil yargılanma isteyen haklı çığlığını işitiyor musunuz? Anaların gözyaşları adalet için akarken gözünüzü yumuyor musunuz? Bu Dava ASRIN UTANCIDIR. Farkında mısınız? Sanırım değilsiniz! Sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli, Yarın utanılacak sözleri TBMM çatısı altında kimse dile getirmesin.   Artık ah almayın! Bir kez daha pişman olmayın! Kandırılmayın, kimseyi kandırmayın! Yargılamalara şahitlik size farz! Çünkü sorumlusunuz! HAKİKATTEN KAÇMAYIN!

Türkiye’nin en büyük 4. şehri Bursa’ya da çöktünüz. Milletin iradesine, milli iradeye çöktünüz! Milletimiz, zalimlikte, hukuksuzlukta sınır tanımayan bir aymazlıkla karşı karşıyadır. Demokrasi, adalet ve cumhuriyet kolonları tehdit altındadır. Mücadelemiz büyüktür. Zaman, Türkiye’nin muhafızı olma zamanıdır!

ABD ve İsrail’in başlattığı savaşın bedelini bölge ve dünya halkları ödüyor. Kırılgan ateşkesin kalıcı olması için uluslararası toplum seyirci koltuğundan kalkmalı, sorumluluk almalıdır. Pakistan’ın arabuluculuk rolünü takdir ediyorum. Ama gerçek ihtiyaç, geçici sükûnet değil, kalıcı barıştır. Türkiye ve tüm uluslararası aktörler tek taraflı dayatmalara boyun eğmeden diplomasiye güç vermelidir. Uluslararası hukuku ihlal edenler, bu savaşı başlatanlar ve halklara acı yaşatanlar tarihte hak ettikleri yeri alacaktır. En kötü barış, en haklı savaştan daha iyidir.

Adalet devletin temelidir. Bugün o temel çürütülmüştür ve milletimizin üzerine yıkılmaktadır. Memleketin her köşesinden “adalet istiyoruz” haykırışları yükselmektedir. Adalete güvenmeyenlerin oranının %85 olduğu bir ülkede ne ekonomi düzelir ne de iç cephede tahkimat olur. Milletimizin gözyaşlarını dindirmek, devleti adaletle yeniden ayağa kaldırmak için her bedeli ödemeye hazırız. Millet kazanacak, herkes rahat bir nefes alacak.

Milli iradeye çöküyorsunuz. Milletin belediyelerine çöküyorsunuz. İstanbul’un, İzmir’in malına çöküyorsunuz. Milletin malına, mülküne, parasına, diplomasına çöküyorsunuz. Daha kötüsü: Siz böyle yaptıkça, adalet çöküyor, ekonomi çöküyor, eğitim çöküyor. Huzur, barış, güven çöküyor! Millete ait olan her şeyi kendine ait zanneden zihniyet; yüzyılın hukuksuzluğunu ve arsızlığını Türkiye’ye yaşatıyor. Aklı, cesareti, azmi ve kararlılığı kuşanma zamanıdır. Cumhuriyetin, demokrasinin, Türkiye’nin muhafızı olma zamanıdır!

Bazen tarih ülkenin siyasetçilerine büyük roller verir ve onlar rollerini çok iyi veya çok kötü oynarlar; tarihe de öyle geçerler. Bazen de tarih, adaleti sağlamakla görevli hakimlere, yargıçlara ve mahkemelerde rol verir. Onlar verdikleri kararlarla sadece tarihteki yerlerini almazlar; ülkelerinin haysiyetini ve şerefini de kurtarırlar.

İktidarın, “Ben yaptım oldu” aymazlığının, seçimleri kaybetme hazımsızlığının, seçmene had bildirme hadsizliğinin son örneği Yerebatan Sarnıcı oldu. İBB Miras tarafından titizlikle restore edilen, milyonların ziyaretine açılan bu kentin en kıymetli hazinelerinden birisi olan Yerebatan Sarnıcı’nın tapusu, hiçbir hukuki ve vicdani dayanağı olmadan Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil ettirildi. Galata Kulesi, Gezi Parkı, Beykoz Sosyal Tesisleri, Beşiktaş İskelesi, Şerefiye Sarnıcı’nda nasıl hukuksuzlukların altına imza attılarsa aynısı yaptılar. 2019’dan beri Galata Kulesi için sürdürdüğümüz hukuk mücadelesi de maç devam ederken kural değiştirildiği için sonuçsuz kaldı maalesef. Meclisten bir yasa çıkardılar, dava devam ederken vakıfların matkapla, hilti ile yaptığı restorasyonu el koymaya gerekçe saydılar. Ortada açık bir tablo var: Bir “çökme” kararı verildiyse; ne hukuku dinliyorlar, ne adaleti gözetiyorlar ne de kamu vicdanına kulak veriyorlar. Gerekiyorsa kanunu değiştiriyorlar, Gerekiyorsa hâkimi değiştiriyorlar, Ve sonunda göz koydukları mülke çöküyorlar. Ama herkes şunu bilsin: Bu kararlar nihai değildir. Nihai kararı millet verir.

Bu mesele, “Kişi kendinden bilir işi” meselesidir. Onun için, eğer bir zihniyete, kötülükte sınır tanımaz bir şahsiyete sahipse, her şey mümkündür, her şey yapılır. Konuşmamın tamamını aşaıdaki linkten okuyabilirsiniz; 👇 https://www.ekremimamoglu.com/konusmalarim/ekrem-imamoglunun-ibb-davasindaki-tahliye-talebi-konusmasi/

Millet büyüktür!

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey’in tutuklanmasının tek bir tanımı vardır: Milli iradeye darbe ve milli irade hırsızlığı. Filmin devamını anlatayım: Seçimle alamadığınız yeri hukuki müdahaleyle alıp belediyeye çökeceksiniz ve bunu da tebrik telefonlarıyla kutlayacaksınız. Seçilmiş belediye başkanlarımıza yaptığınız hukuk dışı operasyonların şablonu da aynı. Rehin almak istediklerinizi bir tahtaya yazıp, aralarına ok işaretleri çekince millet ikna mı olacak sanıyorsunuz? 86 milyon ezberledi artık bu 'sistemli' taktiklerinizi. Üstelik gizlilik kararı olan dosyayı o çok sevdiğiniz “gazetecilere” sızdırarak “yanlış bilgiyi alenen yayıyorsunuz.” Millet bunları görüyor. Şema çizme işlerini kimlerden öğrendiğinizi de biliyoruz. En güzel şemayı sandık geldiğinde milletimiz çizecek. Sabırla bekliyoruz.